Sırası gelmeden aşı olan, İspanya Genelkurmay Başkanı istifa etti

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Yarın sabah saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı devam ediyor. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)
Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.
Unutmayın sakın, olur mu?
Cezası az buz değil çünkü.
Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Dünyanın meşhur bilim insanları bir araya gelmişler. Araştırma konuları "Önümüzdeki asırda dünyanın hakimi kim olacak, dünya kime kalacak?" imiş. Bilgisayara bütün ülkelerin nüfus yapısından, ekonomiye, eğitimden sağlığa ve siyasetten askeriyeye kadar bütün bilgiler yüklenmiş. Uzmanlar "Dünya kime kalacak" diye sorularını yazmışlar ve "enter"e basmışlar. 1 dakika sonra ekranda büyük harflerle cevap görünmüş:
"Dünya Türklere kalacak."
Uzmanların hepsi şokta tabii. En nihayet birisi şaşkınlıktan kurtulup, "neden" diye yazmış ve "enter" tuşuna basmış. Bilgisayardan hemen cevap gelmiş:
"Bütün milletler uzaya gidecek, böylece dünya Türklere kalacak."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyor ve sözü bana ileten Fahri Kalın abime çok teşekkür ediyorum:

"Bir kadının yapabileceği en büyük hata; kendisi elde edebilecekken, hayalini kurduğu dünyayı bir erkeğin yaratmasını istemektir." demiş Anais Nin...
Hayallerimizi gerçekleştirmek için hiç kimseye ihtiyacımız olmamalı zaten.
Çünkü hayalimizi veya hayallerimizi sadece kendimiz gerçekleştirebiliriz.
Vazgeçmediğimiz sürece tabii.
Ama yaşamaktan vazgeçeriz eğer hayallerimizden vazgeçebilirsek.
Ve ölümü beklemeye başlarız sadece.
Ne yapıyoruz o halde?
Sıkıca tutunuyoruz hayallerimize ve gerçekleştirmek için elimizden geleni ardımızda koymuyoruz.
Anlaştık, değil mi?

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Sos ve çorbaları krema yerine düşük yağlı sütle pişirin."
Ki, kalorisi daha düşük olsun.
Mümkün olduğunca az kalori almalıyız hareket alanımızın sınırlandığı bu günlerde çünkü.
Bana katıldığınızı düşünüyorum sizlerin de.

Bir de nerede kullanacağınızı bildiğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Telefonunuzun radyasyon seviyesini *#07#’ı tuşlayarak ölçebilirsiniz.
Eğer ölçtüğünüz değer 1.6 w/kg’dan fazlaysa o telefonu kullanmayı acilen bırakmalısınız."


Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
İstanbul barajlarında 14 günde doluluk yüzde 63 arttı
İstanbul'un barajlarında doluluk oranlarında artış devam ediyor. İSKİ verilerine göre, barajlardaki doluluk oranı yüzde 31,89'a ulaştı. Barajların doluluk oranlarındaki artış 14 gün içindeki yüzde 63 oldu. Daha önce adeta kuruma noktasına gelen Sazlıdere Barajı su havzası tekrar suyla dolmaya başladı. İstanbul'da kuraklık nedeniyle barajlardaki doluluk oranı 9 Ocak 2021 tarihinde yüzde 19,16'ya kadar düşmüştü. Önce yağmur ardından gelen kar yağışlarıyla birlikte barajların su seviyelerindeki artış sürüyor. Karların da erimesiyle 20 Ocak tarihinde yüzde 30,77, 21 Ocak'ta yüzde 31,04'e ulaşan doluluk oranları dün yüzde 31,39, bugün ise yüzde 31,89 olarak ölçüldü. Barajlarda 14 gün içinde meydana gelen artış yüzde 63 olarak kayıtlara geçti. Daha önce adeta kuruma noktasına gelen Sazlıdere Barajı su havzası yağışlardan olumlu yönde etkilendi. Daha önce kuruyan ve araçların rahatlıkla hareket edebildiği alanlar tekrar suyla dolmaya başladı. Sazlıdere barajında doluluk oranı yüzde 12,64'e kadar yükseldi. Bölgedeki durum havadan görüntülendi.
İstanbul barajlarının bugün itibarıyla doluluk oranları şöyle:
Ömerli Barajı doluluk oranı yüzde 32,55
Papuçdere barajı doluluk oranı yüzde 13,38
Sazlıdere barajı doluluk oranı yüzde 12,64
Büyükçekmece barajı doluluk oranı yüzde 31,45
Alibeyköy barajı doluluk oranı yüzde 42,87
Terkos barajı doluluk oranı yüzde 32,57
Kazandere barajı doluluk oranı yüzde 35,40
Elmalı barajı doluluk oranı yüzde 35,48
Darlık barajı doluluk oranı yüzde 50,32
Istrancalar barajı doluluk oranı yüzde 54,45

Korona haberlerine gelince:
 
Covid-19 aşısında torpil dönemi
Koronavirüs salgınında, filyasyon ekiplerinin VIP hastalara yönlendirilmesi ve yoğun bakım yataklarının da VIP hastalara ayrılması uzun bir süre tartışılırken şimdi de Covid-19 aşısında VIP döneminin başladığı ortaya çıktı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sağlıkçı olmayan ve şu an aşılanacak grupta da olmayan kişilere Covid-19 aşısı yapıldığı öğrenildi. BirGün’ün ulaştığı hastane yönetimleri ise tüm soruları yanıtsız bırakarak açıklama yapmadı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eşbaşkanı Kubilay Yalçınkaya BirGün’e yaptığı açıklamada, “Sadece önceki gün Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bağlı hastanelerde aşılama kapsamında olmayan 30’a yakın kişi aşılandı. Bu kişiler sağlık çalışanı değil ve şu an aşılama kapsamında olan 85 yaş üstü kişiler de değiller. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde de aynı durum söz konusu. Yine orada da sağlıkçı olmayan ve aşılama kapsamında bulunmayan kişilere Covid-19 aşısı yapılıyor” diye konuştu. “VIP filyasyon, VIP yoğun bakım hizmeti sunan Sağlık Bakanlığı’nın VIP aşı hizmeti de sunması bizleri şaşırtmadı” diyen Yalçınkaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Aşılama kapsamında olmayanlara aşı yapıldığını sağlıkçı arkadaşlarımız fark ediyor. Daha sonra aşı yapılanların üniversite yöneticileri ile hastane yöneticilerinin akrabaları olduğu ortaya çıkıyor. Arkadaşlarımız bu durumu Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile üniversite yetkililerine de haber veriyor. Aşılama kapsamında olmayanlara nasıl üzerinde barkod yer alan aşının sistem üzerinden nasıl çıktığını anlayabilmiş değiliz. Burada çok ciddi soru işaretleri var.”

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir sağlıkçı ise “Sağlıkçılara ve 85 yaş üstüne aşı yapılıyor, ama bazı hastane yöneticilerinin akrabalarına ve kim olduğunu bilmediğimiz kişilere de sistem üzerinden Covid-19 aşısı çıktığını gördük. Bu kişiler 85 yaşının altında. Mesele 65 yaşında bir emekli öğretmen de var, ev hanımı olanlar da. Hatta yaşı genç olup memur olanlar dahi var. Bizler, sistemde bu kişilere nasıl Covid-19 aşısı çıktığını anlayabilmiş değiliz. Bu kişilerin kimlerin akrabası olduğunu ve sistem üzerinden nasıl aşı olabildiklerini merak ediyoruz” dedi.

Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Ali Karakoç ise “Hacettepe Hastanesi’nde üniversite idarecilerinin ve yöneticilerinin de öncelikli listeye yazıldığı ve aşı olduğunu duyduk. Önce sağlıkçılar sonra toplu alanlarda yaşayanlar ve ardından 65 yaş üstü aşılanmalı. ATO’ya 58 sağlık çalışanı çeşitli nedenlerden dolayı aşıya ulaşamadığı için başvurdu. Topu topu 3 milyon doz aşı gelmiş ve aşı sayısı da bu kadar yetersizken sıralamada bir yeri olmayan imtiyaz sahibi insanlar aşı oluyor ve elbette doğru bulmuyoruz” diye konuştu.(Kaynak:İsmail ARI)

Müteahhitler aşıda öncelik istedi
Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün, aşı için öncelik talebinde bulunduklarını açıkladı. Yurt dışında çalışan firmaların iş geliştirme için yüz yüze temasların önemli olduğu iddiasında bulunan Yenigün, aşı önceliği için Ticaret Bakanlığı ile görüştüklerini, talepte bulunan şirketlerin listesini sunduklarını dile getirdi. Bloomberg HT'ye konuşan Yenigün, "Pandemi tüm sektörlerdeki çalışma biçimlerini ağırlaştırmış olsa da biz sektör olarak bu konuda pandeminin getirdiği yavaşlamayı kabul etmiyoruz. Konuya ilişkin de hareket geçtik ve geçtiğimiz günlerde DEİK toplantısında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a talebimizi ilettik. Kendisine sektörün yüz yüze görüşmelerinin önemini aktardık ve aşıda ayrıcalık talep ettik. Sektörümüzün sık sık yurt dışına çıkıp büyümesi ve gelişmesi adına girişimleri olduğunu aktardık. Ardından da Ticaret Bakanlığı’na talebimizi ilettik. Her firmaya yönetici iş geliştiricisi ya da proje koordinatörü gibi birkaç kişilik kontenjan olmasını talep ettik.Şimdiye kadar 45 firma başvurmuş, ancak arkasının da geleceğini düşünüyorum" dedi.

İspanya Genelkurmay Başkanı, sırası gelmeden aşı olduğu için istifa etti
İspanya Genelkurmay Başkanı Miguel Ángel Villarroya, kendisinin ve diğer üst düzey komutanların öncelikli aşılama gruplarının bir parçası olmamalarına rağmen Covid-19 aşısı vurulmalarının ortaya çıkmasının ardından bugün istifa etti. Ülke basınında yer alan haberlere göre, 63 yaşındaki Villarroya, ‘silahlı kuvvetlerin itibarını korumak’ için, Savunma Bakanı Margarita Robles’e görevden alınmasını talep eden bir mektup yazdı. Villarroya mektubunda, ‘her zaman astlarına örnek olmaya çabaladığını’ ifade etti. İspanya’da Covid-19 nedeniyle şu ana kadar 55 bin 441 kişi hayatını kaybetti. Kayıt altına alınmış 2.4 milyondan fazla da enfeksiyon var. Villarroya’ya ve diğer komutanlara protokollere aykırı bir şekilde öncelik tanınması, toplumun tepkisini çekmişti.

Dünyaca ünlü ABD'li sunucu Larry King, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi
Amerikan yayın kuruluşu CNN'in en ünlü sunucu ve yorumcularından Larry King'in Meksikalı medya patronu Carlos Slim ile kurduğu Ora Media'dan yapılan yazılı açıklamada, ünlü sunucunun, Kovid-19 nedeniyle Los Angeles'ta kaldırıldığı hastanede bu sabah yaşamını yitirdiği belirtildi. Açıklamada, "63 yıldır, radyo, televizyon ve dijital medya platformlarında Larry'nin binlerce röportajı yayımlandı, binlerce ödül adı. O eşsiz bir yetenekti." ifadelerine yer verildi. 87 yaşında olan King, meslek hayatının neredeyse yarısı boyunca yaptığı ve CNN'de yayımlanan "Larry King Live" programı ile dünya çapında bir üne kavuşmuştu.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.
Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Yazarı&Şairi” olarak 59 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Fatih ilçesinin Şehzadebaşı semtinde doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım'dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya'da geçti. Annesini Kerkük'ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915'te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya'da tamamladıktan sonra yüksek öğrenim için 1918'de İstanbul'a gitti. Halkalı Ziraat Mektebinde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra lise öğrencisiyken şiirlerinden tanıdığı Yahya Kemal Beyatlı'nın etkisiyle 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. Burada başta Yahya Kemal olmak üzere Mehmed Fuad Köprülü, Cenab Şahabeddin, Ömer Ferit Kam, Babanzâde Ahmed Naim gibi hocaların derslerine devam etti. 1923 yılında Şeyhî'nin "Hüsrev ü Şirin" başlıklı mesnevîsi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi'nden mezun oldu.

1923'te Erzurum Lisesi'nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Tanpınar 1926'da Konya Lisesi'nde, 1927'de Ankara Lisesi'nde, 1930'da Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü'nde ve 1932'de İstanbul'daki Kadıköy Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Gazi Orta Muallim Mektebi'ne bağlı Mûsiki Muallim Mektebi'nin diskoteğinde yer alan plaklar ve okulda görevli Alman hocalar sayesinde klasik batı müziği ile tanıştı. Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki dersleri de batı plastik sanatlarına karşı ilgisini uyandırdı.

1932 yılında Kadıköy Lisesi'ne atanması üzerine İstanbul'a döndü. Ahmed Hâşim'in vefâtıyla boşalan "estetik mitoloji" derslerini vermek üzere 1933'te Sanayi-i Nefise'ye tâyin edildi. Tanzimat'ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939'da Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan "19'uncu asır Türk edebiyatı" kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, "yeni Türk edebiyatı profesörü" olarak atandı ve Tanzimat'tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940'lı yıllarda yazı faaliyetlerini yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi'ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. 1943-1946 yılları arasında Maraş milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu. 1946 seçimlerinde parti tarafından aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı'nda müfettişlik yaptı. 1948'de akademideki estetik hocalığına ve 1949'da Edebiyat Fakültesi'ndeki kürsüsüne döndü.

1953'te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar'ı altı aylığına Avrupa'ya gönderdi. 1955'te Paris Filmoloji Kongresi'ne katılmak üzere üç haftalığına, 1955'te Venedik Sanat Tarihi Kongresi'ne katılmak üzere bir aylığına, 1957'de Münih Müsteşrikler Kongresi'ne katılmak üzere yine bir haftalığına, 1958'de Venedik'te gerçekleşen felsefe kongresine katılmak üzere bir haftalığına yurt dışına çıktı. 1959'da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa'ya gitti. Yurtdışı seyahaterinde İngiltere, Belçika, Hollanda, İspanya, İtalya, Almanya ve Avusturya'yı gezerek görme imkânı buldu.

Sağlığı gittikçe bozulan Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Ocak 1962 tarihinde, 60 yaşındayken geçirdiği kalp krizi neticesinde İstanbul'da hayata veda etti. Cenaze namazı Süleymaniye Camii'nde kılındı ve Rumelihisarı Âşiyân Mezarlığı'nda Yahya Kemal'in mezarının yanı başında toprağa verildi. Mezartaşına meşhûr "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır:

"Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında..."

Ahmet Hamdi Tanpınar Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu, Yahya Kemal'i Sevenler Derneği ve Fransa'daki Marcel Proust Dostları Derneği üyesiydi.

Yahya Kemal, onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan'ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”'taki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920). Daha sonraki şiirleri Dergâh, Millî Mecmua, Anadolu Mecmuası, Hayat, Görüş, Yeni Türk Mecmuası, Varlık, Kültür Haftası, Ağaç, Oluş, Ülkü, İstanbul, Aile, Yeditepe gibi kültür ve edebiyat dergilerinde yayımlandı. Yahya Kemal'in çıkardığı Dergâh'ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı.

1926'da Millî Mecmua'da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928'de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi'nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann'’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri ise Anatole France'tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930'da ilk makalesi "Şiir hakkında" yayımlandı. 1930 yılında Ankara'da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresinde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat'ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara'da Görüş dergisini çıkarmaya başladı.

En tanınmış şiiri olan “Bursa'da Zaman”ın ilk hâli “Bursa'da Hülya Saatleri” başlığıyla 1941'de Ülkü mecmuasında yayımlandı. Vefâtına yakın zamanda yaptığı bir seçimle "Şiirler" adıyla basılan kitabına otuz yedi şiirini aldı. Bu eser, Tanpınar'ın ilk ve tek şiir kitabıdır. Bu esere alınmasını uygun bulduğu şiirlerin hepsi hece vezniyledir. Vefâtından sonra İnci Enginün tarafından bir araya getirilen ve "Bütün Şiirleri" başlıklı antolojide 74 şiir bulunmaktadır.

Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. Hem bu eserde, hem de diğer edebiyat yazılarında ayrıntılara büyük önem vermiş, edebî şahsiyetler ile metinler hakkındaki şâirâne üslubunu belgelere dayanan bilimsel bir tarih anlayışıyla harmanlamıştır. Bu eser iki cilt hâlinde düşünülmüş, fakat tamamlanamamıştır. Yayımlanan birinci cilt, Tanzimat'tan başlayıp 1885'e kadar olan dönemi ele almaktadır. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1943'te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”'nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa'da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa'da Zaman” adıyla tekrar basıldı.

İlk romanı Mahur Beste 1944'te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar'ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946'da kitaplaştı. Huzur romanı 1948'de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949'da yayımlandı. Aynı yıl Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Euripides'ten "Alkestis" (Ankara 1943), "Elektra" (Ankara 1943) ve "Medeia" (Ankara 1943), Henry Lechat'tan da "Yunan Heykeli" (İstanbul 1945) tercümeleri de bulunmaktadır.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır. 1970'li yıllardan sonra Tanpınar'a artan ilgiyle onun hayatı, hâtıraları, şahsiyeti ve eserlerindeki başlıca tema ve fikirleri üzerine çok sayıda eser ve makale yazılmış, tezler hazırlanmıştır. Abdullah Uçman ile Handan İnci'nin hazırladığı "Bir Gül Bu Karanlıklarda: Tanpınar Üzerine Yazılar" başlıklı derleme, Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında 2007'ye kadar yayımlanmış 855 yazı ile 27 kitabın ayrıntılı bibliyografyasını ve aralarından seçilmiş 110 yazının metnini bir araya getirmektedir. Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar'dan Hasan Âli Yücel'e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar'ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adı altında toplanarak yayımlandı. 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar, 2007'de "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Baş başa" başlığıyla neşredildi. Bunların dışında Zeynep Kerman tarafından derlenen 111 mektup "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektupları" başlığıyla yayımlandı. Canan Yücel Eronat, "Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel'e Mektuplar"ı hazırladı. Alpay Kabacalı, "Bedrettin Tuncel'e Mektuplar" başlığıyla 7 mektubu derledi. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın günlükleri de İnci Enginün ile Zeynep Kerman tarafından gerekli notlar ve açıklamalarla birlikte "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Baş başa" adı altında toplandı. Öğrencilerinin tuttuğu ders notları "Edebiyat Dersleri" ve "Tanpınar'dan Yeni Ders Notları" ismiyle basıldı.

Tanpınar, özellikle roman alanında çok sayıda eser vermemesine rağmen, ölümünden sonra yapıtlarının yayımlanmasının yanı sıra, hakkında kırka yakın inceleme kitabı çıkmış ve yeni Türk edebiyatının başlıca inceleme alanlarından biri haline gelmiştir. Tanpınar, çağdaşlaşma sürecinde bireyin, geleneksel kültürle modern kültür arasında sıkışması, yaşadığı çatışma, bunun toplum hayatına yansıması, bireyin iç dünyasındaki yansımalarını romanlarında işlemiştir.

YAPITLARI:
Roman:
Huzur (1949)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962)
Sahnenin Dışındakiler (1973)
Mahur Beste (1975)
Aydaki Kadın (1987)
Suat'ın Mektubu (2018, haz. Handan İnci)
Şiir:
Şiirler (1961)
İnceleme:
XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949, 1966, 1967)
Tevfik Fikret (1937)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

HER ŞEY YERLİ YERİNDE

Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi

Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak…

Biliyorum gölgede senin uyuduğunu
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.

Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,
Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde,
Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.

Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda
Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan,
Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan
Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.

#AhmetHamdiTanpınar

LEYLA

Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma;
İpek saçlarını elimle ördüm,
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm.

Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır.
Kurmuş diye sevda yolunda pusu
Döktüğü gözyaşı, çektiği ahdır.
Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu.

Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ızdırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka alem ki ruhunun yası
Sessiz incileşir kirpiklerinde.

#AhmetHamdiTanpınar


Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

24 Ocak 41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus, muhafızları tarafından öldürüldü.
24 Ocak 1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
24 Ocak 1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
24 Ocak 1921 - Ankara-Sivas Demiryolunun inşasına ilişkin yasa, TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
24 Ocak 1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
24 Ocak 1924 - Rusya'da Sankt-Peterburg şehrinin adı, devrimci liderin (Vladimir Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
24 Ocak 1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
24 Ocak 1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
24 Ocak 1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virginia'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
24 Ocak 1938 - İzmir Telefon Şirketi Hükûmetçe satın alındı.
24 Ocak 1939 - Şili'deki depremde 28 bin kişi öldü.
24 Ocak 1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
24 Ocak 1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
24 Ocak 1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
24 Ocak 1949 - Behçet Kemal Çağlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
24 Ocak 1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
24 Ocak 1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkûm ayaklandı.
24 Ocak 1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
24 Ocak 1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
24 Ocak 1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
24 Ocak 1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk donarak öldüler, donmuş cesetleri 25 Ocak'ta Çatalca yakınlarında bulundu.
24 Ocak 1964 - Türk ekonomisinde olumsuz etki yapan ATAŞ grevi, işveren ve sendikanın anlaşmasıyla sona erdi.
24 Ocak 1965 - Alfred Hitchcock'un Sapık filmi Türkiye'de vizyona girdi.
24 Ocak 1966 - Hindistan Havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenevre kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
24 Ocak 1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Millî Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Millî Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
24 Ocak 1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
24 Ocak 1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
24 Ocak 1972 - Guam ormanlarında II. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan, Japon millî askeri bulundu.
24 Ocak 1973 - Ali Haydar Yıldız, Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinin Vartinik köyünde askerle girdiği çatışma sonucu öldürüldü. Arkadaşı İbrahim Kaypakkaya ise yaralı vaziyette kaçtı.
24 Ocak 1975 - 28 bin Sümerbank işçisi ücretlerine yüzde 70 zam aldı. Bir süre önce grev kararı alınan Sümerbank ile Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) arasında toplu iş sözleşmesi imzalandı.
24 Ocak 1977 - Türk ve Yugoslav yolcularını taşıyan bir otobüs, Üsküp yakınlarında Kumanova nehrine düştü. Kazada 24 kişi öldü, 19 kişi yaralandı.
24 Ocak 1978 - Eurovision elemelerinde yarışan "Biz" adlı şarkı Danıştay kararı ile finalist oldu.
24 Ocak 1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
24 Ocak 1980 - Başbakan Süleyman Demirel, Hükûmetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıkladı.
24 Ocak 1980 - Tariş olayları: Tariş'te çatışmalar sürdü. 20'si polis biri jandarma 35 kişi yaralandı. 450 öğrenci göz altına alındı.
24 Ocak 1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve Yazı İşleri Müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
24 Ocak 1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
24 Ocak 1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
24 Ocak 1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
24 Ocak 1990 - Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye Emlak Bankası'nı 60 milyon dolar ve 34 milyon İsviçre Frangı dolandırdığı iddiasıyla yargılanan iş adamı Kemal Horzum'u 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırdı. Bankanın iki görevlisine de aynı ceza verildi.
24 Ocak 1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
24 Ocak 1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
24 Ocak 1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu Türksat 1A, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
24 Ocak 1997 - Denizbank, çekişmeli bir ihale ile 66 milyon dolara Vestel'in de sahibi olan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu'ya satıldı.
24 Ocak 2000 - Top Air'e ait bir uçak Güdül civarında düştü, 4 kişi öldü.
24 Ocak 2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
24 Ocak 2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el-Ahmed el-Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad I Al-Abdullah Al-Salim Al-Sabah'ı azletti. Parlamento, oy birliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
24 Ocak 2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
24 Ocak 2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
24 Ocak 2008 - Gaziantep'te, El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis öldü, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
24 Ocak 2011 - Domodedovo Havalimanı saldırısı'nda 37 kişi öldü ve 173 kişi yaralandı.
24 Ocak 2020 - Elâzığ'da, Merkez üssü Sivrice-Kalaba olan Richter Ölçeğine göre 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

24 Ocak 76 - Hadrianus, Roma İmparatoru; "Beş İyi İmparator"un üçüncüsü (ö. 138)
24 Ocak 1679 - Christian Wolff, Alman filozof (ö. 1754)
24 Ocak 1705 - Farinelli, İtalyan kontralto, soprano ve kastrato sanatçısı (ö. 1782)
24 Ocak 1712 - II. Friedrich, Prusya Kralı (ö. 1786)
24 Ocak 1732 - Pierre Beaumarchais, Fransız oyun yazarı, şair ve diplomat (ö. 1799)
24 Ocak 1776 - E. T. A. Hoffmann, Alman besteci, korku hikâyeleri yazarı ve karikatürist (ö. 1822)
24 Ocak 1850 - Hermann Ebbinghaus, Alman psikolog (unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan) (ö. 1909)
24 Ocak 1862 - Edith Wharton, Amerikalı yazar ve moda tasarımcısı (ö. 1937)
24 Ocak 1886 - Henry King, Amerikalı film yönetmeni (ö. 1982)
24 Ocak 1889 - Hermann-Bernhard Ramcke, Alman general ve yazar (ö. 1968)
24 Ocak 1891 - Walter Model, Alman mareşal (ö. 1945)
24 Ocak 1893 - Viktor Şklovskiy, Rus eleştirmen ve yazar (1920'lerde Sovyet edebiyatını etkileyen "Biçimcilik" akımının öncülerinden) (ö. 1984)
24 Ocak 1907 - Maurice Couve de Murville, Fransız siyasetçi ve eski başbakan (ö. 1999)
24 Ocak 1912 - Naşide Saffet Esen, Model ve 1931 Türkiye güzeli (ö. 1988)
24 Ocak 1916 - Rafael Caldera, Venezuelalı siyasetçi (ö. 2009)
24 Ocak 1917 - Ali Yaramancı, Asker, mühendis ve bilim adamı (Türkiye'nin ilk jeofizik mühendisi ve ilk jeofizik profesörü) (ö. 2008)
24 Ocak 1917 - Ernest Borgnine, İtalyan asıllı Amerikalı tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2012)
24 Ocak 1925 - Maria Tallchief, Amerikalı bale sanatçısı (ö. 2013)
24 Ocak 1928 - Michel Serrault, Fransız aktör (ö. 2007)
24 Ocak 1940 - Fatoş Balkır, Ses sanatçısı (ö. 1986)
24 Ocak 1940 - Joachim Gauck, Alman politikacı.
24 Ocak 1941 - Neil Diamond, Amerikalı şarkıcı.
24 Ocak 1941 - Dan Shechtman, İsrailli profesör, kimyager ve Nobel Kimya Ödülü sahibi.
24 Ocak 1943 - Sharon Tate, Amerikalı oyuncu (ö. 1969)
24 Ocak 1946 - Güven Hokna, Tiyatro, sinema ve dizi sanatçısı.
24 Ocak 1946 - Şahin Yenişehirlioğlu, Yazar, düşünür ve oyuncu.
24 Ocak 1949 - John Belushi, Amerikalı oyuncu (ö. 1982)
24 Ocak 1953 - Moon Jae-in, Güney Koreli siyasetçi ve Güney Kore'nin 12. Cumhurbaşkanı.
24 Ocak 1961 - Nastassia Kinski, Alman sinema oyuncusu.
24 Ocak 1982 - Resul Dindar, Türk halk müziği ses sanatçısı.
24 Ocak 1983 - Scott Speed, Amerikalı yarış pilotu.
24 Ocak 1986 - Mischa Barton, Amerikalı oyuncu.
24 Ocak 1987 - Kia Vaughn, Amerikalı basketbolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

24 Ocak 41 - Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus), Roma İmparatoru (d. 12)
24 Ocak 1822 - Tepedelenli Ali Paşa, Osmanlı Yanya Valisi (d. 1744)
24 Ocak 1851 - Gaspare Spontini, İtalyan besteci (d. 1774)
24 Ocak 1916 - İsa Bolatin, Kosovalı Arnavut gerilla ve siyasetçi (d. 1864)
24 Ocak 1920 - Amedeo Modigliani, İtalyan ressam ve heykeltıraş (d. 1884)
24 Ocak 1945 - Hezi Aslanov, Azeri asıllı Sovyet general (d. 1910)
24 Ocak 1962 - Ahmet Hamdi Tanpınar, Yazar ve şair (d. 1901)
24 Ocak 1965 - Winston Churchill, Birleşik Krallık Başbakanı. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1874)
24 Ocak 1973 - Ali Haydar Yıldız, Devrimci ve TKP/ML-TİKKO kurucularından (d. 1953)
24 Ocak 1983 - George Cukor, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1899)
24 Ocak 1986 - Gordon MacRae, Amerikalı aktör ve şarkıcı (d. 1921)
24 Ocak 1986 - L. Ron Hubbard, Amerikalı yazar (d. 1911)
24 Ocak 1989 - Ted Bundy, Amerikalı seri katil (d. 1946)
24 Ocak 1993 - Uğur Mumcu, Gazeteci ve yazar (suikast) (d. 1942)
24 Ocak 2001 - Ali Gaffar Okkan, Eski Diyarbakır Emniyet Müdürü (suikast) (d. 1952)
24 Ocak 2003 - Aysel Baykal, Siyasetçi ve Devlet Bakanı (d. 1939)
24 Ocak 2004 - Leônidas da Silva, Brezilyalı futbolcu (d. 1913)
24 Ocak 2006 - Chris Penn, Amerikalı aktör (d. 1965)
24 Ocak 2006 - Mümtaz Sevinç, Tiyatro ve seslendirme sanatçısı (cinayet) (d. 1952)
24 Ocak 2007 - İsmail Cem, Siyasetçi, gazeteci ve eski Dışişleri Bakanı (d. 1940)
24 Ocak 2010 - Erdinç Dinçer, Sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu (d. 1944)
24 Ocak 2010 - Şakir Eczacıbaşı, Eczacı, fotoğraf sanatçısı ve iş adamı (d. 1929)
24 Ocak 2011 - Hanna Yablonskaya, Ukraynalı oyun yazarı ve şair (d. 1981)
24 Ocak 2012 - Theodoros Angelopoulos, Yunan yönetmen (d. 1935)
24 Ocak 2015 - Julio Canessa, Şilili asker ve siyasetçi (d. 1925)
24 Ocak 2015 - Otto Carius, Alman asker ve Heer Tank Komutanı (d. 1922)
24 Ocak 2016 - Füruzan, İranlı sinema oyuncusu, yapımcı ve sanat yönetmeni (d. 1937)
24 Ocak 2016 - Marvin Minsky, Amerikalı bilim insanı (d. 1927)
24 Ocak 2019 - Elio Berhanyer, İspanyol moda tasarımcısı. (d. 1929)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazar.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?