Bırakın toprağın üstünü, bize altı lazım!

Toprağın üstü mü değerlidir, altı mı?
Örneğin; üstündeki zeytin ağacı mı, altındaki altın mı?
Ya da ormanı mı tercih edersiniz, yerine taş ocaklarını, madenleri mi?
Bu konuda yapacağınız tercih sadece sizi etkilemekle kalmaz, torunlarınızı da, onların torunlarını da etkiler.
Dünyaya bakarsak;
Kanada üstünü tercih eder, yüzde 50'ye yakını ormandır. Bu orman bolluğunda bir ağaç kesmek isterseniz eğer bittiniz; en ağır suç işlemiş olursunuz. Onun içindir ki Kanadalı altın şirketleri kendi ülkelerinde değil de bizim gibi ülkelerde altın ararlar. Ormanı, doğayı yok eder, toprağın altını üstüne getirirler! (Kaz Dağları gibi.)
Gelişmiş hemen hemen tüm ülkelerde böyledir bu! Avrupa'da da olduğu gibi. Böylece o orman binlerce yıl yaşar. İçindeki canlılar doğal ortamlarında yaşama devam eder. Çiftçi toprağını ekip, biçer. Torunlarının torunlarına miras bırakır.
Biz uzunca bir süredir üstünü bıraktık, altına bakıyoruz!
Önümüze gelene istediği yerden maden arama izni veriyoruz.
Sahilde, dağda, tepede, ovada, dere yatağında, sulak alanda, zeytinliklerde, ormanlarda... Her tarafı delik deşik ediyoruz! Tarımı da bitiriyoruz.
Bakın... Bugünlerde ayçiçek yağı neden bu kadar pahalı diye merak ediyorsunuz ya... Ayçiçeğini yurt dışından alıyoruz da ondan! Çünkü bir zamanlar Trakya bölgesi ayçiçeği tarlalarıyla doluydu. Bugün gidin de bakın; çoğu tarlaların ya üzerinde binalar, ya da taş ocakları, madenler var.
Çoğu ürünü yurt dışından ithal ettiğimizi biliyordum bilmesine de... Bir araştırma yapayım dedim; neyi nereden alıyoruz diye; ben de şaştım kaldım.
Meğerse yanlış uygulamalar yüzünden son 20 yılda 3 milyona yakın tarım işçisi üretimi bırakmış. Çünkü çalışacak toprak kalmamış.
Nohutu Meksika, Arjantin, ABD'den almışız.
Hollanda, İran ve Rusya'dan Soğan gelmiş.
Ayçiçeği Bulgaristan, Romanya, Moldova'dan...
Kuru fasulye Kırgızistan, ABD, Kanada, Peru'dan...
Buğday Kırgızistan, Meksika'dan...
Bezelye Rusya, Kanada, ABD'den...
Elma Şili'den... Biraz da İtalya ve Fransa'dan...
Patates bile Hollanda, Almanya, Fransa'dan gelmiş iyi mi?
Daha say sayabildiğince uzayıp gidiyor liste böyle...
Biz ilkokulda okurken çok gururlandığımız bir şeyi öğretmişlerdi bize; "Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik!"
Şimdi yetmiyor, yetemiyoruz.
Çünkü toprağın altını üstünden çok önemsedik, daha çok sevdik. Bizi fakirleştirse de sevdik, yok ettik!
Oysa hepimiz kavuşacağız bir gün toprağın altıyla...
Neden öldürüyoruz üstünü, altına girmeden?
Bırakın yaşasın dağlar, ormanlar, nehirler, ovalar, üstündeki canlılar.
Bırakın yaşasın Zeus'un doğduğu İda Dağı (Kaz Dağı). Karacaoğlan'ın Torosları, Dadaloğlu'nun Nur Dağları...
Anadolu'nun verimli toprakları nasıl doyurduysa binlerce yıldır üstünde yaşayanları... Binlerce yıl sonra da doyursun.
Ne demiş Aşık Veysel:

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır

Âdem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyve yetirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yârim kara topraktır.

Hepimizin sadık yari... Bırakın yarınlarda yaşayacakların da sadık yari olsun; koyun, kuzu; süt, yemek, meyve versin.
Kara toprağa kıymayın! Üstündekilere dokunmayın. Nasıl olsa altında hepimize yatacak bir yer var!

*

Biraz da futbol: 14 yabancı yetmedi, 16 oldu!

Televizyondan maç izliyorum! Spiker herhalde daha iyi olduğunu sanarak avazı çıktığınca bağıra bağıra anlatıyor:
- Borini... Topu uzak köşeye vurdu, kaleci Nordfeldt harika çıkardı!
- Ndiaye topu elle kesti, penaltı. Evet, hakem penaltı dedi. Atışı kim kullanıyor, atışı Piris da Motta kullanıyor. Vuruyooorr ve gooolll!
- Ndao geliyor... Sağdan geliyor... Ortaaa Sabo kafaaa... Sobiech sahnede... Gooollll!
Böyle anlatıp gidiyor işte... Oynayan takımlar bizim takımlarımız... Fatih Karagümrük'le Gençlerbirliği... Takımlarda tek tük Türk futbolcu var. Bütün takımlarda bu böyle... 14 yabancı transferi serbest ya... Herkes iyi kötü demeden dünyanın dört bir yanından alabildiğince almış işte...
Oysa öğreniyoruz ki... Meğer 14 yabancıdan da fazla yabancı futbolcu varmış ellerinde de 14 sınırlaması engel oluyormuş onları da oynatmalarına... Kulüpler gidip hep birlikte federasyona başvurmuşlar, kendilerine bunun yetmediğini bildirmişler. Federasyon da 16'ya çıkarmış sayıyı.
Aferin!
Türk futbolu böyle gelişir işte!
Bu arada... Zaten berbat yöneticiler, kabiliyetsiz yıldızlar (!), kötü ama burnu kaf dağında olan teknik adamlar yüzünden futboldan soğumaya başladık... Şu Beinsports'un birbirinden kötü spikerleri yüzünden televizyonun sesini de açamıyor, maçları sessiz sessiz izliyoruz.
Sahi... Şu koronavirüs günlerinde evde hapis yatan mahkumlar gibi otururken... Bir de bu ızdırabı niye çekiyoruz!

*
Bi Mesut Özil eksikti?

 
Rahmetli babamın sık sık kullandığı bir laf vardı. Boyumuzu aşan bir işe kalkıştığımızda ya da çok pahalı bir şeyi istediğimizde "Poposu külde, padişahla kahvaltı ediyor" derdi.

Mesut Özil'in Fenerbahçe'ye transferinin gerçekleşmekte olduğu sık sık basınımızda haber konusu olurken, benim de aklıma bu laf geliyor.

Diğer büyük kulüpler gibi borcu gırtlağını da aşmış olan ve harcama sınırı getirilen Fenerbahçe, camiasında büyük heyecan yaratan Mesut Özil için yüklü miktarda taahhüde girmeye hazırlanıyor.

Şimdi bırakalım Mesut'un kimliğini, Türklüğünü, Alman vatandaşlığını, milli takım için zamanında Türkiye yerine Alman Milli Takımı'nı tercih etmesini... Olaya futbol açısından bakalım.

- Mesut 33 yaşında. Fenerbahçe ile sözleşmesinin 3.5 yıllık olacağı söyleniyor. Bu demektir ki Mesut 37 yaşına girdiğinde hala Fenerbahçe'de futbol oynayacak!

- Yıllık 3.5 milyon euro net para alacağı ileri sürülüyor. Ancak primleri ve bonuslarının bir hayli yüksek olacağı belirtiliyor. Bir de imza parası ödeneceği bildiriliyor. Bu da milyonlarca euro demek. Maliyeti yıllık 10 milyon euroya yakın olacak demek ki... Eviydi, arabasıydı gibi ekstralar da eklendiğinde varın siz düşünün gerisini.

- Mesut, bu yıl Arsenal'de hiç forma giymemiş. Geçen sezon ise oynadığı lig maçı sayısı 18. Arsenal böylesine bir yıldıza para verirken neden oynatmamış acaba? Bir de uzun süredir futbol oynamayan birisi bu sezon için ne kadar yararlı olabilir?

- Transfermarkt'a göre Mesut'un bonservis bedeli değeri 5 milyon euroya kadar inmiş. Hem sözleşmesi de sezon sonunda bitiyor. Yani zaten serbest kalıyor. Sezon sonunda serbest kalacak olan bir yıldıza nasıl oluyor da şimdiye kadar hiçbir Avrupa kulübü talip olmuyor!

- Hem Mesut'a ödenecek astronomik paralar takım içinde bütünlüğü bozmaz mı? Onun 4'te birine oynayan futbolcuya nasıl izah edeceksin durumu?

Adı ister Mesut olsun, ister Hans, ister Corc. Ben kulüplerimizin şu ortamda böylesine pahalı transferler yapmasına karşıyım. Nasıl Avrupalı gidip buluyorsa dünyanın dört bir yanından yetenekli gençleri... Ben de böyle bir sistem kurulması taraftarıyım.

Bir futbolcuya, üstelik aylardır oynamayan ve de jübilesi yaklaşmış olan bir oyuncuya verilecek bu kadar paranın alt yapı için harcanmasının, gençlere yatırım yapılmasının, kendi içimizdeki genç yıldızlarımızın bulunmasının taraftarıyım.

Koronavirüs nedeniyle tribünde seyirci yok. Ne zaman döneceği de belli değil. Naklen yayın paralarını yayıncı kuruluş geciktirince her kulüp tıkanıyor. Borç yükü giderek artıyor. Yine de kulüpler para saçıyor. Sonra da gidip halkın binbir zorlukla ödediği vergilerin oluşturduğu hazineden pay isteniyor, kulüpler vergilerini ödememek için binbir türlü yola başvuruyor.

Ondan sonra... Popon külde padişahla kahvaltı masasına otur!

Gürel YURTTAŞ / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?