İmamoğlu'nun teşekkürü bir anda kampanyaya dönüştü


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
Temel hastane girişinde ağlayan bir adam görmüş.
Adama yaklaşmış ve sormuş:
- "Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?"
- "Kan tahlili yaptırmaya geldim, parmağımı kestiler." demiş adam.
Bu kez Temel ağlamaya başlamış.
Adam:
-"Hayırdır hemşerim, sen niye ağlamaya başladın?" demiş.
Temel iç çekerek yanıtlamış:
- "Ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:
"Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?" demiş Hz. Mevlana...
"Topraktan geldik, toprağa gideceğiz" denir ya.
Yanımızda da hiçbir şey götüremeyeceğiz doğal olarak...
Bunu unutmayın da, ona göre davranın ne olur...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:
"Kendinizi gergin, bitkin mi hissediyorsunuz (Özellikle ders çalışan öğrenciler, yeni bebek sahibi olmuş anneler ve diğer herkes) ? Bir tas kaynar suyun içine bir bütün salatalığı ince dilimler halinde keserek koyun. Tası da bulunduğunuz odada uygun bir yere koyun. Salatalıktaki kimyasallar ve diğer besinler kaynar suyun içine girince tepki gösterirler ve suyun buharı ile birlikte bulunduğunuz odaya yayılarak nefis bir aroma yayarlar. Bu aroma sizlerin tüm gerginliğini alarak sakin kişiliğinize dönmenizi sağlayacaktır. Özellikle öğrenciler bunu denemelidir."
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:
"Fransa'da fırıncıların iş yerlerine 'fırın' diyebilmesi için sattıkları tüm ekmekleri tamamen kendileri yapmaları gerekmektedir."

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İmamoğlu'nun teşekkürü bir anda kampanyaya dönüştü
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından bir vatandaşın Beşiktaş'taki büfeden tüm ekmekleri satın alıp ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtmasına teşekkür etti. İmamoğlu teşekkür mesajında "Beşiktaş Meydanı’ndaki Mobil Halk Ekmek Büfemizdeki tüm ekmekleri satın alarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtılmasını talep eden hayırsever İstanbullu vatandaşımıza teşekkürler. 785 ekmek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Bu zor günleri dayanışma ve sevgi ile aşacağız." ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun bu teşekkürü daha sonra kampanyaya dönüştü. İmamoğlu'nun paylaşımının altında vatandaşlar ekmek bağışlama kampanyası başlattı.

Yargıtay, Facebook paylaşımına bakarak SGK’nın aylığını kestiği kişinin temyiz talebini kabul etti.
Whatsapp’ın veri politikasını değiştirmesiyle sosyal medya platformları yeniden tartışmanın merkezine oturdu. Kullanıcılar, kişisel verilerinin üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığını merak ediyor. Independent Türkçe'den Ali Kemal Erdem'in haberine göre, bazı kamu ve özel kuruluşların, hakkında bilgi sahibi olmak istediği kişilerin sosyal medya hesaplarını adeta markaja aldığı da bu tartışmayla birlikte gün yüzüne çıktı. Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), usulsüz olarak aylık aldığına inandığı kişilerin tespiti için sosyal medya takibinden faydalanıyor.

Eşleriyle anlaşmalı ayrılıp babalarından kalan maaşla “Dul aylığı” alıyorlar. En çok takip edilen kişilerin başında, halk arasında “Dul aylığı” olarak da bilinen “Ölüm aylığı” alanlar geliyor. Çünkü geçtiğimiz yıllarda özellikle bazı ileri yaşlı kadınların eşleriyle anlaşmalı olarak boşanarak babalarından kalan emekli maaşına dayanarak kendilerine “Dul aylığı” bağlattıkları tespit edilmişti. Ancak bu kişilerin çoğunun ayrıldıkları eşleriyle birlikte yaşamaya devam ettikleri ve boşanma işlemini sadece kağıt üzerine yaptığı tespit edildi. SGK'yı aldatmaya çalışanlar hakkında yasal işlemler yapıldı. SGK, ölen ilk eşinden dul aylığı alan kadının ilk eşiyle yaşadığını Facebook’tan tespit etti

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/6431 sayılı kararında benzer, ama içerik olarak biraz farklı olan bir olayda sonuca vardı. Burada davaya konu olan kişi ise ölen eşinden dolayı ölüm yani dul aylığına bağlanan biri. Karar metninde konu kısaca şöyle anlatıldı:
2009 yılında eşinden boşanan davacı kadın, 2011 yılında başka bir erkekle evlendi. Ancak evlendiği kişinin 2012 yılında ölmesi üzerine davacıya ölüm aylığı bağlandı. Fakat bir süre sonra sosyal güvenlik denetmeninin hazırladığı raporda ayrıldığı ilk eşiyle yeniden fiilen yaşamaya başladığı öne sürülerek buna kanıt olarak Facebook’ta birlikte çekilmiş yeni fotoğrafları gösterildi ve aylığın iptali istendi. Denetmenin talebi doğrultusunda SGK aylığı iptal etti ve davacının kararın iptali amacıyla yapılmış başvurusunu da kabul etti. Bunun üzerine yargıya başvurulan kişiye ilk mahkemeden de ret kararı verildi. Buna itiraz amacıyla başvurduğu istinaf mahkemesinde de durum değişmedi. Davacının avukatı bu defa temyiz talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Facebook fotoğraflarının delil olduğunu kabul etti ama bu fotoğrafların davacının eski eşiyle birlikte yaşadığının ispatı için tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yargıtay kararında, bunun için mahalli birimlerin ve güvenlik kurumlarının da destek vereceği daha detaylı bir araştırmaya, bilgiye ve delile ihtiyaç olduğunu kaydetti. Yargıtay, eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle istinaf mahkemesinin kararını bozdu ve dosyayı daha kapsamlı araştırılması için davanın görüldüğü ilk mahkemeye geri gönderdi.

Sosyal medya üzerine çalışmalar yapan bir hukukçu olan Avukat Rıdvan Yıldız, öncelikle SGK’nın uygulaması hakkında şu bilgiyi verdi:
"Ülkemizde kadınlara, yaşlarına bakılmaksızın, evli ve çalışıyor olmamaları gibi şartlarla vefat eden eşlerinden, anne ve babalarından dolayı ölüm aylığı bağlanabilmektedir. Bu gibi durumlarda maaşın alınması için boşanıp birlikte yaşama, imam nikahı ile yaşama gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Boşandığı halde birlikte yaşanıldığının tespiti halinde bu maaş kesileceği gibi o ana kadar yapılan ödemeler de geri alınır. Yargıtay’ın kararında SGK tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan fotoğraflar göz önüne alınıp maaşın kesildiği görülmektedir." Son olayda mahkemenin SGK’nın kararını doğru bulduğunu, Yargıtay’ın ise Facebook fotoğraflarını tek başına yeterli bulmadığı için daha kapsamlı araştırma yapması amacıyla kararı bozduğunu hatırlatan Yıldız, tespitlerini şöyle sürdürdü:
"Bu da Facebook fotoğraflarının boşanılan eş ile birlikte yaşanıldığının tespitinde başlangıç noktası oluşturarak diğer delillere de ulaşılabileceğini göstermektedir. Sosyal medyada basit bir paylaşım gibi görünen şeylerin çok önemli sonuçları olabildiğini görmekteyiz. Bankaların kredi verirken, sigorta şirketlerinin sigorta yaparken sosyal medya hesaplarını incelediği yönünde iddialar dahi bulunmaktadır. Örneğin icra borcu olan birinin sosyal medyada paylaştığı düğün davetiyesi tespit edilip alacaklı tarafından düğünde takıların haczi bile söz konusu olabilir." Bu örneklerin çoğaltılabileceğini söyleyen Yıldız, iddialarını şöyle tamamladı:
"Bunun yanı sıra sosyal medya hesabı bulunmayanların dahi 'gizli insanlar', 'olağan şüpheliler' olarak fişlenmesi istihbarat, ya da resmi birimlerin takibine alınması söz konusu olabilir. Özetle sosyal medya kullansanız da, kullanmasanız da artık bunun etkilerinden kaçışın mümkün olmadığı görülüyor."

Bitlis'te 10 köy ve mezralarında sokağa çıkma yasağı ilan edildi
Valilikten yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İl merkezine bağlı Kayalıbağ, Kaşıklı, Karaca, Aşağıçobansuyu, Çobansuyu, Güllüce, Esenburun, Harmanyeri, Sarıkonak, Konalga köy ve mezraları bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarının bulunduğu ve barınma amaçlı sığınak ile barınak tesis ettikleri bilgisi alınması neticesinde, bahse konu bölgelerde örgüt mensuplarının yakalanmaları, halkımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması için 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesi gereğince, bugün saat 21.30'dan itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir." (AA)
 
Korona haberlerine gelince:
Türkiye'ye 'gizlice' getirildiği söylenen Biontech aşısıyla ilgili skandal: İkinci dozunu bugün yaptırdım!
Biontech aşısının kimlere yapılacağı merak edilirken, CHP eski Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Türkiye'ye 25 bin doz Alman Biontech aşısının getirildiğini, ancak aşıların nerede olduğunun bilinmediğini iddia etmişti. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Saadettin Hülagü, Kasım ayında Biontech aşısının 2’nci dozunu da olduğunu sosyal medya hesabından açıkladı.

Sözcü’den Halil Ataş’ın haberine göre; Türkiye'ye gizlice getirildiği iddia edilen 25 bin doz Alman Biontech aşısının nerede ve kimlere uygulandığı tartışmaları yaşanırken, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Saadettin Hülagü’nün ilk dozu Ekim ayında ikinci dozu ise Kasım ayında olduğu ortaya çıktı. Hülagü sosyal medya hesabından 30 Kasım 2020'de yaptığı paylaşımda “Çocukken büyüklerimizin zoruyla aşıya götürülürdük. Covid-19 bizim bu huylarımızı da değiştirdi. 4 hafta önce ilk dozu yapılan Biontech firma aşısının 2.dozunu bugün yaptırdım. Lütfen Maske. Mesafe ve Temizlik kurallarına dikkat edelim İşin şakası ve telafisi yok” ifadelerini kullandı. 61 yaşındaki Hülagü bir takipçisinin "Çin aşısını niye vurulmadınız" sorusuna "Yaş tutmuyor" yanıtını verdi. Hülagü’nün bu yanıtıyla birlikte, Çin aşısının kaç yaş üstüne uygulanmayacağı merak edildi.

Çin’de koronavirüs kabusu sürüyor: Langfang kenti karantinaya alındı
Çin'in Hebei eyaletinine bağlı olan 4,9 milyon kişinin yaşadığı Langfang kenti 7 gün karantina altına alındı. Çin’de dün son 6 ayın en kritik koronavirüs bilançosu açıklandı. Başkent Pekin’e bağlı, yaklaşık 1,2 milyon insanın yaşadığı kırsal bir bölge tam karantina altına alındı. Çin medyası, Hebei eyaletinin bir başka şehir olan ve 4,9 milyon kişinin yaşadığı Langfang tecrit altına alındığını aktardı. 

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi & Yazarı” olarak 20 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 100. doğum günü olan Necati Cumalı'yı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Necati Cumalı, 13 Ocak 1921 tarihinde, Yunanistan sınırları içinde bulunan, o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine (Manastır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma kazasında doğdu. Altı çocuklu ailenin en büyük çocuğudur. Ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Ortaöğrenimini 1938’de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamladı.

Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. Askerlikten döndüğü 1945 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı. 1949 yılında Ankara’daki görevinden ayrılarak İzmir’e gitti. 1957'ye kadar Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. 1957 yılında avukatlığı bırakarak kendi imkanları ile Paris'e gitti. 1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. 1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla yurda döndü; İstanbul'a yerleşti. 1959 - 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. 1960 yılında hariciyeci Berin Teksoy ile evlenen sanatçı, 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Necati Cumalı'nın yazdığı bazı yazılar nedeniyle 1966'da eşi Berin Hanım görevinden alınınca İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya, Finlandiya'ya yurt dışı geziler yaptı. Bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu.

Necati Cumalı, 10 Ocak 2001 tarihinde, 79 yaşındayken, yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

İlk şiiri, 1939'da Urla Halkevi Dergisi olan "Ocak"'ta "A. N. Acar" ismiyle yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" ismiyle yayımlandı. Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Sıtkı, Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanıştı ve onların etkisiyle şiirine yön verdi. Çocukluğundan başlayarak hayatında yer alan olayları şiirlerinde konu edindi. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerliği sırasında yazdığı şiirleri aynı yıl “Harbe Gidenin Şarkıları” adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü, Ankara gibi dergilerde sürekli olarak şiirleri yayınlandı. Yayınlanan ilk hikâyesi, 1945 yılında Yücel dergisinin yayımladığı "Aysız Geceler" oldu. Ulus gazetesinde şiirlerin yanı sıra hikâye alanındaki ilk denemelerini yayımlamayı sürdürdü. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı. 1949 yılında sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunu ile dikkat çekti. “Güzel Aydınlık” (1951), “İmbatla Gelen” (1955), “Güneş Çizgisi” (1955) adlı şiir kitapları ve "Yalnız Kadın" adlı hikâye kitabı İzmir'de iken yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye, roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimlere eserlerine şekil verdi. Özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarının işledi. İlk hikâye kitabı “Yalnız Kadın”, 1955'te yayımlandı. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"'yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. 1957'de “Değişik Gözle” kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikâyelerine kaynaklık etti. İlk romanı "Tütün Zamanı" 1959'da tefrika edildi. Avukatlık yıllarında edindiği gözlemlerine dayanan Susuz Yaz öyküsünü 1960 yılında yazdı. Üç perdelik bir oyun olarak tiyatroya da uyarladığı öykü, Metin Erksan tarafından filme çekilmiş (1963) ve 14.Uluslararası Berlin Film Festivali‘nde Altın Ayı’yı kazanarak (1964) Türk sinemasında çığır açmıştır.

Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır.

Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulundu ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ev "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açıldı.İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikilmiştir. Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.

YAPITLARI:
Öykü:
Yalnız Kadın (1954)
Değişik Gözle (1956)
Susuz Yaz (1962)
Ay Büyürken Uyuyamam (1969)
Makedonya 1900 (1976)(1978'de Dilâ Hanım adıyla yeniden yayımlandı)(Filme alındı)
Kente İnen Kaplanlar (1976)
Revizyonist (1979)
Yakup'un Koyunları (1979)
Aylı Bıçak (1981) ("Uzun Bir Gece" adıyla ikinci basım 1991)
Roman:
Tütün Zamanı (roman) (1959) (1971'de "Zeliş" adıyla yeniden basıldı)
Yağmurlar ve Topraklar (1973)
Acı Tütün (1974)
Aşk da Gezer (1975)
Üç Minik Serçem (1990)
Viran Dağlar (1994)
Oyun:
Boş Beşik (1949)
Mine (1959)
Nalınlar (1962)
Derya Gülü (1963)
Yaralı Geyik
Oyunlar 1: Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri (1969)
Oyunlar 1: Susuz Yaz, Tehlikeli Güvercin, Yeni Çıkan Şarkılar Ya da Juliette (1969)
Oyunlar 3: Nalınlar, Masalar, Kaynana Ciğeri (1969)
Oyunlar 4: Derya Gülü, Aşk Duvarı, Zorla İspanyol (1969)
Oyunlar 5: Gömü, Bakanı Bekliyoruz, Kristof Kolomb'un Yumurtası (1973)
Oyunlar 6: Mine, Yürüyen Geceyi Dinle, İş Karar Vermekte (1977)
Yaralı Geyik (1981)
Dün Neredeydiniz (1983)
Vatan Diye Diye (1990)
Devetabanı (1992)
Şiir:
Kızılçullu Yolu
Harbe Gidenin Şarkıları
Mayıs Ayı Notları
Güzel Aydınlık
Denizin Yükselişi
İmbatla Gelen
Güneş Çizgisi
Yağmurlu Deniz
Başaklar Gebe
Ceylan Ağıdı
Ay Güneş
Bozkırda Bir Atlı
Yarasın Beyler
Bütün Şiirleri
Aşklar ve Yalnızlıklar, Toplu Şiirleri I
Kısmeti Kapalı Gençlik, Toplu Şiirleri II
Hatıra:
Yeşil Bir At Sırtında (1978)
Senaryo:
Bağımsızlık ya da Ölüm (1990)
Deneme:
Niçin Aşk (1971)
Senin İçin Ey Demokrasi (!976)
Etiler Mektubu (1982)
Niçin Af? (1989)
Şiddet Ruhu (1998)
Ulus Olmak (Atatürk Denemeleri) (1995)
İnceleme:
Muzaffer Tayyip Uslu, Şiirleri, Yazıları ve Kendisi için Yazılanlar (1956)
Guillaume Apollinaire, Yaşamıi Sanatı ve Şiirleri (1986)

ÖDÜLLERİ:
1957 Sait Faik Hikâye Armağanı ("Değişik Gözle" adlı kitabıyla)
1969 Türk Dili Kurumu Şiir Ödülü ("Yağmurlu Deniz" adlı kitabıyla)
1970 Sait Faik Hikâye Armağanı ("Makedonya 1900" adlı kitabıyla)
1981 Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülü ("Dün Neredeydiniz” adlı oyunuyla)
1984 Yeditepe Şiir Ödülü (“Tufandan Önce” kitabıyla)
1995 Yunus Nadi Roman Ödülü ("Viran Dağlar" romanı ile)
1995 Orhan Kemal Roman Armağanı("Viran Dağlar" romanı ile)
1995 1. Ömer Asım Aksoy Ödülü ("Viran Dağlar" romanı ile)
2000 Tiyatro Yazarlar Derneği Onur Ödülü (Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı)
2001 P.E.N Yazarlar Derneği Şiir Büyük Ödülü

Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

BİR GÜL AÇIYORSA

Kanın aktığı yerde
Gözyaşının aktığı yerde
Karanlığı içinde kahrın
Güller açıyor işte
Güller ışık aydınlık içinde

Güller bütün güller bu sabah
Bir ağızdan türkü söyler gibi açıyor her bahçede
Geceler gündüze dönüyor işte
Karanlık ışığa dönüyor işte
Kahır sevince dönüyor işte
Akan kan dökülen yaş
Güle dönüyor işte

Hasetsiz korkusuz kinsiz
Binlerce güller açıyor işte
Dargın kardeşe dönüyor işte
Artık yaşamak bütün Türkiye’de
Bir ağızdan söylenen bir türküye dönüyor.

#NecatiCumalı

SON

İçimden hep iyilik geliyor
Yaşadığımız dünyayı seviyorum
Kin tutmak benim harcım değil
Çektiğim bütün sıkıntıları unuttum
Parasız pulsuzum ne çıkar
Gelecek güzel günlere inanıyorum.

#NecatiCumalı

Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

13 Ocak 1830 - Büyük New Orleans (Louisiana) yangını başladı.
13 Ocak 1840 - Lexington adlı buharlı gemi, Long Island (New York) açıklarında yandı ve battı: 139 kişi öldü.
13 Ocak 1854 - Amerikalı Anthony Faas, akordeonun patentini aldı.
13 Ocak 1863 - Darülfünun, Kimyager Derviş Paşa'nın verdiği halka açık fizik dersi ile eğitim hayatına başladı.
13 Ocak 1888 - National Geographic Society kuruldu.
13 Ocak 1898 - Emile Zola'nın L'Aurore gazetesinde yayımladığı J'accuse (İtham ediyorum) başlıklı açık mektup, Dreyfus davası'nı kamuoyunun dikkatine taşıdı.
13 Ocak 1915 - Avezzano'da (İtalya) deprem: 29800 kişi öldü.
13 Ocak 1920 - Sultanahmet Meydanı'nda 150 bin kişinin katıldığı büyük bir miting yapıldı.
13 Ocak 1923 - Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey (Orbay), TBMM’de Lozan Konferansı’yla ilgili olarak Hükümet görüşünü açıkladı.
13 Ocak 1928 - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği'nin toplantısında, "Türkiye'de Türkçeden başka lisan konuşulamaz" kararı alındı.
13 Ocak 1930 - Miki Fare karikatürleri, Amerikan gazetelerinde yayımlanmaya başladı.
13 Ocak 1931 - Japon Prensi Takamutsu, Türkiye'ye geldi.
13 Ocak 1942 - II. Dünya Savaşı: Ekmek Karnesi uygulamasına başlandı.
13 Ocak 1943 - Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere, 4357 sayılı kanun ile İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İlksan) kuruldu.
13 Ocak 1944 - "Refah faciası" davası sona erdi. Amiral Mehmet Ali Ülgen ve bütün sanıklar beraat etti.
13 Ocak 1947 - Pan Am Havayolu Şirketi, New York-Londra-Ankara uçak seferlerine başladı.
13 Ocak 1951 - Demokrat Parti'nin, komünistlere saldırısı ve TKP tevkifatı.
13 Ocak 1956 - Adnan Menderes ve Namık Gedik hakkında 6-7 Eylül Olayları nedeniyle soruşturma açılmasını isteyen önerge reddedildi.
13 Ocak 1957 - Wham-O Şirketi, ilk frizbi'yi üretti.
13 Ocak 1958 - Amerika Birleşik Devletleri, uzay uydusu Explorer 1'i fırlattı.
13 Ocak 1959 - Kadın avukatlar Refik Erduran aleyhine dava açtı. Erduran'ın "Bir Kilo Namus" adlı yapıtında kadınların şeref ve haysiyetlerinin zedelendiğini ileri sürdüler.
13 Ocak 1966 - Hürriyet gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lyndon Johnson'un, eski Başbakan İsmet İnönü'ye yazdığı mektuba ilişkin, gazeteci Cüneyt Arcayürek'in haberini yayımladı. Mektup ve İnönü'nün cevabi mektubu, 14 Ocak'ta TBMM'de görüşüldükten sonra, 15 Ocak'ta kamuoyuna açıklandı. Bu mektup 1964'teki Kıbrıs bunalımı sırasında yazılmıştı ve Lyndon Johnson mektubunda, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahale etmemesini istemişti.
13 Ocak 1968 - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İsmet İnönü, Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) çattı; "Şimdi kalkmışlar kalkınma, plan, yabancı sermaye, petrol geleceği ve antiemperyalist mücadele hakkında bizimle doğru yön yarışması yapmak istiyorlar" dedi.
13 Ocak 1969 - Devekuşu Kabare Tiyatrosu, "Bir Şehr-i İstanbul Ki" oyununu sahneye koydu.
13 Ocak 1970 - Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) yöneticisi, Fakir Baykurt, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açığa alındı.
13 Ocak 1982 - Air Florida Havayolu Şirketine ait bir Boeing 737 tipi bir yolcu uçağı, kalkıştan hemen sonra, Amerika Birleşik Devletleri Washington'daki 14. Cadde köprüsüne çarptı ve daha sonra Potomac nehrine düştü: 78 kişi öldü.
13 Ocak 1986 - İşkence yapanlara verilen cezaların arttırılması ve sorgu sırasında sanık avukatlarının da hazır bulunmasını öngören yasa önerisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde reddedildi.
13 Ocak 1986 - Savunma Sanayii Müsteşarlığı kuruldu.
13 Ocak 1990 - Atatürk Barajı'nda su tutulmaya başlandı.
13 Ocak 1990 - Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk zenci valisi L. Douglas Wilder, Virginia'da görevine başladı.
13 Ocak 1992 - Japonya, II. Dünya Savaşı sırasında Japon askerlerinin, on binlerce Koreli kadını seks kölesi olmaya zorlamalarından ötürü özür diledi.
13 Ocak 1993 - Irak'a karşı başlatılan ikinci harekata, İncirlik Üssü'nden kalkan "Çekiç Güç" uçakları da katıldı.
13 Ocak 1993 - Samanyolu TV kuruldu.
13 Ocak 1994 - Başkent Üniversitesi kuruldu.
13 Ocak 1994 - Grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı istemek ve yüzde 15'lik memur zammını protesto etmek için memurlar Ankara'da eylem yaptı. Polis, memurlara müdahale etti. Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar bazı memurları tokatladı.
13 Ocak 1994 - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bedrettin Dalan, "Dolmabahçe Sarayı sanat adına bir rezalettir ve mimarı Ermeni Balyan Usta'dır" dedi. Dalan'ın bu sözlerine Mimarlar Odası tepki gösterdi.
13 Ocak 1997 - Susurluk soruşturması kapsamında özel tim görevlisi polisler Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy, tutuklanarak ceza evine gönderildi. 14 Ocak'ta ise Sedat Bucak'ın 3 koruma polisi ile şoförü de, DGM'ye sevk edildi. Koruma polisi Ömer Kaplan, savcılık tarafından serbest bırakıldı. 2 polis ile şoför tutuklandı.
13 Ocak 2001 - El Salvador'da 7,6 büyüklüğünde deprem: 840 kişi öldü.
13 Ocak 2005 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ile 5 polis memuru dahil, 13 kişinin öldürülmesi, çok sayıda kişinin yaralanması olaylarına katıldığı iddiasıyla yargılanan Hizbullah üyesi Mehmet Fidancı, müebbet hapse mahkûm edildi.
13 Ocak 2007 - Dünyanın ilk tüp bebeği olarak 1978'de sezaryenle dünyaya getirilen Louise Brown, doğal yoldan doğum yaptı.
13 Ocak 2007 - Japonya'nın kuzeyinde, Büyük Okyanus'ta 8,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
13 Ocak 2010 - Haiti'de 7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 30.000 ile 50.000 arasında insan öldü.
13 Ocak 2010 - Hulki Cevizoğlu, DSHP Genel Başkanlığından istifa etti.
13 Ocak 2012 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı, Rauf Denktaş solunum yetmezliği nedeniyle kaldırıldığı hastanede vefat etti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

13 Ocak 1864 - Wilhelm Wien, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1928)
13 Ocak 1879 - Melvin Jones, Amerikalı Lions Clubs International'ın kurucusu (ö. 1961)
13 Ocak 1893 - Chaim Soutine, Rus dışavurumcu ressam (ö. 1943)
13 Ocak 1899 - Lev Vladimiroviç Kuleşov, Sovyet sinema teorisyeni ve yönetmeni (ö. 1970)
13 Ocak 1906 - Zhou Youguang, Çinli ekonomist, bankacı ve dilbilimci (ö. 2017)
13 Ocak 1921 - Necati Cumalı, Yazar (ö. 2001)
13 Ocak 1921 - Şecaettin Tanyerli, Tango şarkıcısı (ö. 1994)
13 Ocak 1933 - Shahnon Ahmad, Malezyalı yazar, siyasetçi (ö. 2017)
13 Ocak 1940 - Edmund White, Amerikalı yazar ve araştırmacı (ABD'deki eşcinsel topluluğun yaşamına yönelen eserleriyle çağdaş toplumbilim ve toplumsal tarihe yaptığı katkılarla tanınan)
13 Ocak 1941 - Pasqual Maragall i Mira, İspanyol (Katalan) politikacı.
13 Ocak 1943 - Hadi Çaman, Tiyatro sanatçısı (ö. 2008)
13 Ocak 1946 - Ordal Demokan, Bilim insanı (ö. 2004)
13 Ocak 1961 - Julia Louis-Dreyfus, Amerikalı aktris ve komedyen.
13 Ocak 1966 - Erhan Güleryüz, Müzisyen.
13 Ocak 1966 - Patrick Dempsey, Amerikalı oyuncu.
13 Ocak 1972 - Ozan Doğulu, DJ ve aranjör.
13 Ocak 1977 - Şeyla Halis, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
13 Ocak 1977 - Orlando Bloom, İngiliz sinema oyuncusu.
13 Ocak 1978 - Seda Akman, Sinema ve dizi oyuncusu.
13 Ocak 1983 - Ender Arslan, Basketbolcu.
13 Ocak 1983 - Lemi Filozof, Sinema ve televizyon oyuncusu.
13 Ocak 1986 - Duygu Çetinkaya, Oyuncu.
13 Ocak 1988 - Max Payne, Bilgisayar oyunu karakteri.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

13 Ocak 1599 - Edmund Spenser, İngiliz şair (d. 1552)
13 Ocak 1923 - Alexandre Ribot, Fransız siyasetçi (d. 1842)
13 Ocak 1929 - Wyatt Earp, Amerikalı kanun adamı (d. 1848)
13 Ocak 1932 - Ernest Mangnall, İngiliz teknik direktör (d. 1866)
13 Ocak 1941 - James Joyce, İrlandalı yazar (Ulysses adlı romanıyla ünlü) (d. 1882)
13 Ocak 1957 - Ebül’ula Mardin, Hukukçu, akademisyen ve siyasetçi (medeni hukuk alanındaki çalışmalarıyla bilinen) (d. 1881)
13 Ocak 1961 - František Drtikol, Çek fotoğrafçı (d. 1883)
13 Ocak 1973 - Sabahattin Eyüboğlu, Türk sanat tarihçisi, yazar ve eleştirmen (d. 1908)
13 Ocak 1982 - Marcel Camus, Fransız sinema yönetmeni (d. 1912)
13 Ocak 1989 - Kadri Şençalar, Besteci ve udi (d. 1912)
13 Ocak 1994 - Muammer Erken, Siyasetçi ve Sanayi Bakanı.
13 Ocak 2003 - Norman Panama, Amerikalı sinema yönetmeni ve senaryo yazarı (d. 1914)
13 Ocak 2007 - Michael Brecker, Amerikalı ünlü caz müzisyeni, tenor ve saksafoncu (d. 2007)
13 Ocak 2009 - Mansour Rahbani, Lübnanlı besteci ve söz yazarı (d. 1925)
13 Ocak 2012 - Lefter Küçükandonyadis, Futbolcu (d. 1925)
13 Ocak 2012 - Rauf Raif Denktaş, Kıbrıs Türkü siyasetçi, hukukçu ve KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı (d. 1924)
13 Ocak 2012 - Abdullah Müctebavi, İranlı serbest güreşçi (d. 1925)
13 Ocak 2017 - Yaşar Yücel, Tarihçi, akademisyen ve yazar (d. 1934)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Çarşamba.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?