Perşembenin Öyküsü: Araba

YA SONRASI…

Bebeklikten arkadaştı Bayhan ve Ayhan. Daha büyüktü iki saat Ayhan, Bayhan’dan. Gitmezdi ayrı yedikleri ve içtikleri. Aynı mangada geçmişti askerlikleri…

Gitmiyor koşulları yaşamın aynı, yönü belli değil esen rüzgârın. Yapılacaktı apartman tek katlı evlerinin yerine Bayhan’ın. Taşındılar eski kenar mahalle evine ailesi Bayhan’ın…

Koptu Bayhan ile Ayhan zaman selinde, üç beş görüşme sonrası.

Ve bir yıl sonrası. Bir öğleden sonrası. Durdurdu arabasını Bayhan, bir kırmızı ışık sonrası. Parıldadı sevinçle gözleri. Geçiyordu karşıdan karşıya Ayhan, yeşil ışık sonrası.

Seslendi: “Park edeyim arabayı. Buluşalım şu kahvede.”.

Oturdular. Söyleşiyorlardı... Ve anlatmaya başladı Bayhan, hal hatır sonrası.

Biliyorsun. Torna tesfiye baba mesleği. Gittim okudum üstüne iki yıl torna tesfiyede. Ve başladım iş aramaya okuldan aldığım belge sonrası. Başvurduğum yerler uygun görmemişti beni. Uygun göreceklerse bulamamıştı beni. Ve bir minicik atölye açtım sonrası.

İyi gidiyordu işler. Taşındık evden sonrası. Ama artık yürüyerek gidip gelemezdim işe. Bu triportörü aldım sonrası. Hem kesiyor yerden ayakları hem de malzeme taşıyorum. Ayhan sen ne yapıyorsun?”.

Bayhancığım ben içiyorum.”.

Unuttum Ayhan! Bitmiş işleri teslim edecektim. Kalksak olur mu? Hem bırakayım cadde üstündeyse gideceğin yer.”.

Sağol kardeşim. Dört sokak ileriye gidiyordum. Görüşürüz.”.

Ve gene bir yıl sonrası. Gene bir öğleden sonrası. Durdurdu gene arabasını Bayhan, bir kırmızı ışık sonrası. Parıldadı gene sevinçle gözleri. Geçiyordu karşıdan karşıya Ayhan gene, yeşil ışık sonrası.

Seslendi: “Park edeyim arabayı. Buluşalım şu kahvede.”.

Oturdular. Söyleşiyorlardı... “Değiştirdin mi arabayı?”. Ve anlatmaya başladı Bayhan soru sonrası.

Biliyorsun. Ve bir minicik atölye açmıştım iş bulamadığımdan sonrası. Ve başladım onarmaya araba parçaları senle görüştükten sonrası. İlk kez işime yarıyordu o kıllık derecesindeki titizliğim. Beğeniliyordu yaptıklarım. Yetişmek için bir sürü araba tamircisine, dönüştürdüm atölyeyi bir küçük işletmeye sonrası.

Eh artık olmazdı. Gidemezdim üç ayaklıyla. Dört ayaklısını alıverdim sonrası. Bakmazdı kimse eskisine modelin. Kaçıncı elmiş. Eee. Sen neler şapıyorsun?”.

Abi bişi şapmıyom. Ben içiyom. Hah! Hanım arıyor. Söyle bir tanem. ‘………’. Peki hemen geliyorum. Önce ‘Salak mısın, başkası da mı var’ dedi. Neyse Bayhan. Gitmeliyim. Görüşmek üzere.”.

Ve gene bir yıl sonrası. Gene bir öğleden sonrası. Durdurdu gene arabasını Bayhan, bir kırmızı ışık sonrası. Parıldadı gene sevinçle gözleri. Geçiyordu karşıdan karşıya Ayhan gene, yeşil ışık sonrası.

Seslendi: “Park edeyim arabayı. Buluşalım şu kahvede.”.

Oturdular. Söyleşiyorlardı... “Gene mi değiştirdin arabayı?”. Ve anlatmaya başladı Bayhan soru sonrası.

Söylemiştim. Beğenilince onardıklarım bir küçük işletme açmıştım sonrası. Ve bir fabrikatörün dikkatini çekmiş sonrası. Önerdi. Oldum fabrikalarına üretimlerden sorumlu kazanca ortak müdür. Eh yani! Ancak keserdi bir ikinci el araba bundan sonrası. Ve gene işime yaramıştı o kıllık derecesindeki titizliğim. Hem bakmazdı kimse arabanın ikinci eline. Eee. Sen neler yapıyorsun?”.

N’olsun! Ben içiyorum abi”.

Seslendi garson: “Abi trafik arabaları çekiyor.”.

Hadi Bayhan. Çek arabanı. Görüşürüz sonra.”.

Ve gene bir yıl sonrası. Gene bir öğleden sonrası. Durdurdu gene arabasını Bayhan, bir kırmızı ışık sonrası. Ve beş saniye sonra yaklaştı yanına bir Rolls Royce. Baktı şöyle bir. Baktı şaşkın şaşkın bir daha. Ve gözleri açılarak baktı dikkatli! Direksiyonda Ayhan!

Seslendi: “Park edelim arabaları. Buluşalım şu kahvede.”.

Oturdular. Girdi hemen söze Bayhan: “Len oğlum. Çok sevindim. Çok kıyak bir işe girmişsin. Almazlar kolay kolay o işe insanı. Doğru seçim olmuş. Milyon Dolar valizi bırakıp, ‘Bir yıl sonra alacağız’ deseler. Açıp bakmazsın bile. Yakışır senin ciddi güleryüzlülüğüne de!

Bayhan bana güvendiğini biliyorum. Sağol. Ancak özel sürücü değilim.”.

Arkadaşından ödünç demek ki.”.

Hayır. Ödünç almadım.”.

Ödünç almadın mı?”.

Anladııım. Servise götürüyorsuuun.”.

Servise de götürmüyoruuum.”.

Anahtar üzerindeydi. Ve sen arakladın! Haydi! Geçtiyse hevesin, git bulduğun yere bırak. Girecek başın belaya Ayhan!”.

Hayır Bayhan! Bulduğum yere bırakmayacağım. Üstelik heves de değil.”.

Ayhan! Biliyor musun ne yaptığını?”.

Biliyorum. Bu araba benim.”.

Yeter artık Ayhan! Beni salak yerine koyma! Bak oğlum. İşlerim açıldıkça açıldı. Kapıdaki araba son model. Ve ben parasıyla aldım sonrası. Sen nasıl alabilirsin son model Rolls Royce? İçip içip durmadan sonrası!”.

***

***

Murat Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?