Korona virüste saç biti ilacı umudu


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
Zamanın birinde mükemmel erkek ve mükemmel kadın karşılaşmışlar.
Mükemmel bir flört döneminden sonra, mükemmel bir evlilik yapmışlar. Birlikte mükemmel bir hayat sürmüşler. Bu mükemmel çift karlı, fırtınalı bir Noel akşamı mükemmel arabalarıyla giderken yolda donmak üzere olan bir adam görmüşler.
Mükemmel çift olduklarından adama yardım etmek için durmuşlar.
Adam meğer sırtında oyuncak çuvalıyla Noel Baba’ymış.
Mükemmel çiftimiz Noel akşamı çocukların hayallerini karartmamak için Noel Baba ve oyuncaklarını arabaya yüklemişler.
Oyuncakları çocuklara dağıtarak yollarına devam etmişler..
Maalesef tipi artmış, araca hakim olmak zorlaşmış ve mükemmel çift ve Noel Baba trafik kazası geçirmişler.
Kazada bunlardan yalnızca biri kurtulmuş.
SORU:
Kim kurtulmuş?
YANIT:
Mükemmel kadın kurtulmuş.
Her şeyden önce mükemmel kadın gerçekten vardır.
Herkes bilir ki Noel Baba ve mükemmel erkek diye birileri yoktur.
DİKKAT : Kadınlar burada okumayı bıraksınlar, onlar için yazının sonu burası!

ERKEKLER OKUMAYA DEVAM ETSİNLER.
Eğer mükemmel adam ve Noel Baba yoksa, arabayı mutlaka mükemmel kadın kullanıyordur. Bu bize kazanın nedenini ve en mükemmel kadının bile araba kullanmak gibi bazı konularda pek de mükemmel olmadığını açıklar.

SADECE ERKEKLER OKUMAYA DEVAM ETSİNLER.
Şimdi eğer bir kadınsanız ve hâlâ bunu okuyorsanız, bu da başka bir noktayı açığa kavuşturur:
"Kadınlar hiç söz dinlemezler."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:
"Oğlum evleninceye kadar oğlumdur, fakat kızım ölünceye kadar kızımdır." demiş Thomas Fuller...
Biz 3 kardeşiz. Bir kız, iki erkek.
Bu sözü annem de çok sık kullanırdı.
Huzurla uyusun yerinde.
Bence de kız evladın yeri çok daha başka.
Bunu şimdiye kadar çevremde de gözlemledim.
Yine de "Evladın da hayırlısı" diyorum ama.
Hiç belli olmuyor çünkü.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:
"Tarçın şeker ihtiyacını azaltır. Meyve salatası, bitki çayları, meyveli yoğurt ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin. Farkı göreceksiniz."
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:
"Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmezse onun tadını anlayamayız."

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Cumhurbaşkanı’nın 8 uçağı var
TBMM’de bütçe görüşmelerinde Cumhurbaşkanlığı’na ait uçak sayısını soran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan yanıt geldi. Bugüne kadar milletvekillerinin bu konudaki sorularına cevap vermeyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ilk kez, Cumhurbaşkanlığı envanterinde 8 uçak olduğunu açıkladı. Fuat Oktay daha önce bu konudaki sorulara “Bahsi geçen hususlar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına girmektedir” yanıtını veriyordu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer bu yanıt sonrası şu açıklamayı yaptı:
“Ülkemiz ekonomik kriz ve salgınla mücadele ederken, bir kişinin kullanımında 8 uçağın bulunmasını israftır, lükstür, savurganlıktır. 8 uçak sadece Cumhurbaşkanı'na tahsisli bulunurken, Bakanlıklar, Genelkurmay, Emniyet'e ait VİP uçaklarla birlikte bu sayı 15-16'ları buluyor. İhtiyaç dışı uçaklar satılarak, şu zor dönemde 83 milyon için kullanılmalı. Bu krizde yapılması gereken, VİP uçak sayısını azaltmaktır. Türkiye, dünyanın en fazla VİP uçağına sahip ülkesi. Bu uçak filosunun bakımı için de milyonlarca dolar harcanıyor.''

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu: Kapı kırıkmış, kelepçe o nedenle takılmış
Prof. Dr. Melih Bulu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
- Öğrencileri bir yanlış bilgilendirme var. Benim Boğaziçi'nde 8 senem geçti. Ben bir Boğaziçili'yim.
- Ben dışarıdan yapılan ilk atama değilim. Benden önce de İTÜ'den bir rektör atandı. Ben de bir Boğaziçili'yim. Yüksek lisans ve doktoramı burada yaptım. Ortak ders verdim. Oradaki hocalarla yemek yediğim, içtiğim bir yerdir. Gökten zembille inmedim.
- (Atama mı seçilme mi?) O da doğru değil. Hocaların oy verilmesiyle rektör seçilmesi büyük üniversitelerde yok. Rektörler atanıyor. Yalnızca bunların farklı metodları var. Biz bir devlet üniversitesi olduğumuz için, dünyadaki gelişmiş üniversitelerle aynı şekilde seçiyoruz üç aşağı beş yukarı rektörü. Yönetici kişinin seçimle gelmesi pek kullanılan ve verimli bir yöntem değil.
- Ders verdiğim dönemde öğrenciler benimle ilgili çok şey yazarlardı. İçim dışım birdir. Boğaziçi öğrencisi çok zekidir. Onlar da hocalarını denemeyi sever. O nedenle bu tepkilere alışığım. Açıkçası bir şey olacağını bekliyordum.
- Böyle bir provokasyonu öngörmedim. Tutuklanan insanlardan da bu belli. Bu provokasyon olmasa biz standart Boğaziçi’nin kültürünü görecektik. Beni tanımayan hocalar sırtını dönüyor ama bin hocamız var. Hepsi tanımayabilir.
- (Gözaltına alınan öğrenciler) 17 tanesinden iki tanesi sadece Boğaziçili. Boğaziçi öğrencileri buna nasıl izin verdi, bunu bilmiyorum. Üniversiteli olmayan, alakasız insanlar var. Anladığım kadarıyla bazı örgütlerin.
- Ben şunun talimatını veriyorum; Boğaziçi öğrencisi her tür protestoyu yapabilir, her yerde yapabilir. Boğaziçi öğrencisi olmayanları ise asla kampüse almayalım.
- Üniversite kapısına takılan kelepçenin çok pratik bir nedeni var. Kapı kırıkmış. O yüzden kapıyı tutturmak için kapıyı kelepçeyle tutturmuşlar. Benim talimatım değil. Polis amirinin talimatıyla ile yapılmış.
- Kampüse polis davet edilmedi. Polis kampüsün dışında ve öğrenci olmayanların girişini engellemek için oradaydı. En istemeyeceğimiz şey Boğaziçi'nin 150 yıllık tarihinin harabeye dönmesi. Polis orada doğru olanı yaptı. Çünkü Boğaziçi’nden olmayan oranın değerlerini bilmeyenlerin okula girmesi züccaciye dükkanına girmek gibi olacaktır. Boğaziçililer her zaman okula girebilir, olmayanlar ancak bir işi varsa okula girebilirler.
- İstifa etmem. Neden edeyim. Biz birbirimizi tanıdıkça, öğrencilerle irtibata geçtikçe bu değişecek. Zaman içinde irtibatı kurarız.
- ODTÜ'de okurken siyasete CHP'de başladım. Bunlarda biliniyor ama görülmüyor. Beni AK Partili olarak yansıtıyorlar. O zaman eski SHP'ydi. Eski Ankara Belediye başkanlarından Ali Dinçer yardımcı istemişti. O zaman o milletvekiliydi. Ben ona araştırma yapıyordum. Daha sonra Liberal demokrat Parti'den teklif vardı. Onların gençlik teşkilatını iki yıl yönettim. Benim merakım yönetim ve organizasyon.
- AK Parti ile Boğaziçi'nde doktora yaparken tanıştım. AK Parti'nin kuruluş sürecinde yer almaya karar verdim. Onlar da sağ olsun dahil etti. Bu partilerin hepsi Türkiye’ye hizmet isteyen partiler. Ben buna da karşıyım. Bizim birleştirici olmamız lazım. Boğaziçi’nde de böyle birleştirici olmalıyız.
- 2009 yılında aktif siyaseti bıraktım. (2015'te milletvekili adayı oldunuz ama sorusu üzerine) 2015'te aday adayı oldum ama çok önemli değildi. Bir kere aday oldum, ama çok önemli değil.
- Tekrar siyasete girmek gibi bir hedefim yok.
- (Doktora tezinde intihal iddiası) İntihal meselesi iftira. Burada bu teknik bir şey, ama doktora tezlerinin literatür kısmı var. Buradaki her şeyin hepsi alıntıdır. Kaynaklarda bazı şeyleri tırnak içine almamışım işte o mesele. Kaynağını yazmışım ama.
- (80 darbesinden sonra ilk kez dışardan bir atama gerçekleşiyor iddiası doğru mu?) Hayır, İTÜ'den bir atama var.
- Boğaziçi bizim gözbebeğimiz. En elit kurumlardan ve bilime en fazla katkı sunan yerlerden biri. Ona gözümüzün bebeği gibi bakmamız lazım. Ben bu refleksle Boğaziçi'ne bakıyorum. Hocalarımız, öğrencilerimiz bunu görmeyebilirler. Ben büyük resmi görüyorum. Boğaziçi'nde değişik mücadeleler olabilir. Buna engel olmamız lazım. Bizim Boğaziçi'ni mutlaka korumamız lazım. Bunlar anlaşıldıkça insanlarla daha iyi anlaşacağımızı düşünüyorum.
- Konuştuğumuz hocalarım şunu soruyor. Boğaziçi kültürüne bir şey yapacak mısınız? Ben Metallica dinleyen bir rektörüm, hâlâ da devam ediyorum. Bu kültürle ilgili en ufak bir şey düşünmüyorum. Çeşitli güncellemeler yapacağız. Bunu paydaşlarla konuşarak yapacağız. Boğaziçi'ni ilk 100'e sokma hedefim var. Şu anda 600'lerde. İki makaleme baksalar insanlar, Boğaziçi'nin çok hızlı yükselebileceğini görürler. İddialı hedef koymak lazım. Böyle iddialı bir hedef koymak lazım.


Korona haberlerine gelince:
İzmir'de yeni koronavirüs önlemleri
İzmir Valiliği İl Hızıssıhha Kurulu yeni koronavirüs tedbirleri alındığını açıkladı.
Buna göre, "Pasaport ibraz etmeksizin, kimlik göstererek ülkemize giriş hakkına sahip ülke vatandaşlarına da son 10 gün içerisinde İngiltere’de bulunup bulunmadıkları sorulup buna göre işlem tesis edilmesine karar verildiği" söylendi.
Kararlara göre Türkiye'ye giriş esnasında son 72 saat içerisinde yapılmış negatif SARS-CoV-2 PCR testi sonucu ibraz edemeyen kişiler, test sonuçları çıkana kadar yalnızca konaklayacaklarını beyan ettikleri adreslerde kalabilecek.

Korona virüste saç biti ilacı umudu
Yeni bir çalışmaya göre saç biti tedavisinde kullanılan bir ilaç, hastanede tedavi gören Kovid hastalarının ölüm riskini yüzde 80'e kadar azaltabilir. 1,50 euro (yaklaşık 13 TL) gibi düşük maliyetli Ivermektin isimli ilacın Kovid-19'u şiddetli geçiren hastaların tedavi süresini yarıya indirebileceği de tespit edildi. Analizin ardındaki isim, Liverpool Üniversitesi'nden virolog Dr Andrew Hill, ilacın virüsle savaşta “dönüşümsel” bir etki yaratabileceğini ifade etti. Ancak diğer bilim insanları söz konusu bulguya şüpheyle yaklaşıyor ve potansiyel bir tedavi olarak kullanılmadan önce daha fazla veri gerektiğini söylüyor.

Independent Türkçe'den Çağla Üren'in Daily Mail ve New York Post'tan derlediği habere göre; 1970'lerde keşfedilen Ivermektin, kısa süre içinde, saç biti ve uyuz gibi birçok parazit enfeksiyonunda kullanılan bir ilaç haline geldi. Öte yandan bazı bilim insanları, ilacın Kovid-19 tedavisinde de kullanılabileceğini öne sürüyor. İlacı inceleyen araştırmacılar, etken maddelerin SARS-CoV-2 virüsünü felç ederek, çoğalmasını önlediğini savunuyor. Önümüzdeki ay yayımlanması beklenen çalışmadan sızdırılan ve Daily Mail'in aktardığı bilgilere göre, çalışmanın ardındaki bilim insanları, bin 400'den fazla hastayı kapsayan 11 denemenin sonuçlarını birleştirdi. Bunun sonucunda plasebo verilen 510 hastadan 44'ünün, Ivermektin alan 573 kişidense sadece 8'inin hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Ayrıca hastaların virüsten kurtulma süresinin de, Ivermektin alındığında kısaldığı ortaya çıktı. Bu bulgu yeni araştırmaya dahil edilen iki farklı çalışmadan elde edildi. Mısır'da yapılan bir deneyde, hafif semptomlar gösteren 100 hasta, ilacı aldıktan sonra yaklaşık 5 gün içinde virüsten kurtuldu. İlacı almayan 100 hastada bu süre, yaklaşık 10 gün olarak belirlendi. Şiddetli belirtilerle mücadele eden ve Ivermektin verilen 100 hasta Kovid'i 6 günde atlatırken, 100 kişilik benzer bir hasta grubunda iyileşme 12 gün sürdü. Bangladeş'te yapılan başka bir çalışmada da benzer sonuçlar görüldü. Çalışmalar ağırlıklı olarak, Bangladeş, Arjantin ve Mısır gibi gelişmekte olan ülkelerde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından gerçekleştirildi. İlk analizler, ilacın Kovid hastalarının tedavisine yardımcı olabileceğini öne sürüyor ama diğer bilim insanları bulgulara şüpheyle yaklaşıyor. Zira söz konusu çalışmalarda, farklı dozlarda Ivermektin kullanılmış ve kontrol gruplarının tedavisinde farklı yöntemler kullanıldığı görülmüştü. Ayrıca, bazı denemelerde katılımcılar, Ivermektin mi mı yoksa plasebo mu aldığını biliyordu. Bunun da denemelerin güvenilirliğine gölge düşürdüğü belirtiliyor. Dr. Andrew Hill ise bulguları sunduğu bir videoda şöyle söylüyor:
"Aynı eğilimler tutarlı bir şekilde daha fazla çalışmada görülürse, bu gerçekten dönüşümsel bir tedavi olur."
Bunun yanında 7 bin 100 katılımcının daha yer aldığı denemelerin önümüzdeki aylarda yayımlanacağı düşünülüyor. Denemelerden üçünün Ocak'ta yayımlanması bekleniyor.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.


“Günün Şairi” olarak 90 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 138. doğum günü olan Lübnan asıllı Amerikalı ressam, şair ve filozof Halil Cibran’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Halil Cibran, 6 Ocak 1883 tarihinde, Kuzey Lübnan’ın Bişerri semtinde, Hıristiyan Maruni mezhebine bağlı bir ailede doğdu. Ailesinin yoksulluğu nedeniyle resmi bir eğitim alamadı. Köy papazından Süryanice ve Arapça dillerinin yanı sıra dinin temel esasları ve İncil dersleri aldı. Sekiz yaşındayken, babası vergi kaçırmakla suçlanıp hapse atıldı ve Osmanlı yetkilileri Cibranlar’ın mülkiyetine el koyup onları evsiz bıraktı. 1895’te annesi ve kardeşleriyle Amerika’ya göçerek Boston’a yerleşti. Burada göçmen çocuklarına ayrılmış bir sınıfta okula başladı. Kara kalemle yaptığı çizim ve resimler öğretmenlerinin dikkatini çekti ve sonrasında bazı kişilerin desteğiyle erken yaşta sanat çevreleriyle tanıştı. Sonrasında eğitimini tamamlamak ve Arapça öğrenmek için 1898’de Lübnan/Beyrut’a döndü. Maruni Kilisesine bağlı olan Me’hadul-Hikme Okulu'na gitti, bu okulda müzik, din tarihi, tıp ve uluslararası hukuk okudu. 1901 ile 1903 yılları arasında Paris’ e gitti. Burada resim eğitimi gördü. 1910 yılında New York’a yerleşti.

Amerika’da birçok aşk serüvenleri yaşadı, âşık olduğu kadınlar evlenme tekliflerini kabul etmedi, ama sanat çalışmalarına desteklerini sürdürdüler. 1923 yılında Mısır’da yaşayan Arap yazar Mey Ziyade ile mektup yoluyla ilişki kurdu ve yaşamının sonuna kadar Mey Ziyade ile mektuplaşmayı sürdürdü. Halil Cibran ve Mey Ziyade birbirlerine karşı derin bir aşk beslemelerine ve bir araya gelme imkânına sahip olmalarına rağmen ne birbirlerinin sesini duydu, ne de bir kez olsun bir araya geldi. Mektuplar soylu sevdalarını taşıdı. Aşkın çok özel bir halini yürekten yaşadı.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçirdi. Halil Cibran’ın sağlığı 1928 yılından sonra kötüye gitmeye başladı. Yazar ilerlemiş siroz ve tüberkülozdan, 10 Nisan 1931 tarihinde, 48 yaşındayken, ABD'de, New York'da hayata veda etti. 1932’de Cibran’ın cenazesi doğum yeri Bişerri’ye gönderildi ve küçük bir kilisenin bahçesine defnedildi. Ömrü boyunca yaşadığı sürgünlük yetmezmiş gibi mezarından kemikleri çalındı. Bugün kemiklerinin nerede sürgün hayatına devam ettiği bilinmemektedir. Hırsızlar lahiti çalmasınlar diye de mermer lahit yere zincirlenmiş bir vaziyette tutulmaktadır.

Batı dünyası onu "Kahlil Gibran" adıyla tanımaktadır. Halil Cibran’ın evrensel sanatla tanışması eğitimiyle ilgilenen hamisi olan fotoğraf sanatçısı Fred Holland Day sayesinde olur. Fred Holland sayesinde yaptığı resimler kitap kapağı olarak yayımlanır. 1904 yılında el-Muhacir adlı gazetede deneme türündeki ilk edebi ürünlerini yayımlamıştır. İlk çalışmasında kafesteki bir kuşu betimlemiştir. Bu makale "Vizyon" adını taşımaktadır. Halil Cibran genç şair olan Josephine Preston ile tanıştıktan sonra onunla duygusal olarak yakınlaşmıştır. Genç şair, yazarımıza ‘genç ermişim benim’ diye hitap etmektedir. Halil Cibran’a esin kaynağı olan bu sözcükler "Ermiş" kitabının yazılmasında büyük rol oynamıştır. 1923 yılında yayımlanan "Ermiş" adlı başyapıtı 26 şiirden oluşmuş karma şiir denemelerini içerir. Halil Cibran’ın “Ermiş” kitabı özellikle Avrupa ve Amerika’da 68 kuşağının elinden düşürmediği kitaplar arasında yer almaktadır. Ünlü Amerikalı şarkıcı Elvis Presley Halil Cibran’ın eserlerine hayranlığıyla bilinirdi. Çoğu zaman onun kitaplarını ücretsiz dağıtmıştır. Halil Cibran daha sonraki eserlerinde kadın hakları konusunu ve ruhban sınıfına eleştirilerini kaleme almıştır. Yazdığı bu eserler yüzünden gençleri zehirlemesi ve tehlikeli, ihtilalci bulunması bahane gösterilerek kilise tarafından aforoz edilmiştir. Halil Cibran New York’a yerleştikten sonra Arapça ve İngilizce olarak yazdığı edebi denemeler ve öyküler kaleme almıştır. Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırmıştır. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressamdı. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
 
Halil Cibran bütün eserlerinde kutsal kitapları andıran bir dil kullanmıştır. Eserlerinde hangi konudan söz ederse etsin, en sonunda geldiği nokta sevgidir. Sevgi konusunu çok fazla işlemiştir. Tabiat sevgisi, sanat sevgisi, doğa ve vatan sevgisi işlediği temel konulardandır. En çok üstünde durduğu konu ise Tanrı ile buluşma noktası olan evrensel sevgidir.

TÜRKÇEYE ÇEVRİLMİŞ ESERLERİ:

Bir Damla Yaş ve Bir Gülümseyiş (1997), Sözler (1999), Kendimle Konuşmalar (2000), Asi Ruhlar (2001), Dünya Tanrıları (2002), İnsanoğlu İsa (2004), Dost Mektupları (2004), Lazarus ve Sevgilisi (2004), Haberci (2004), Ermiş ve Gezgin (2008), Nebi (2009), Kırık Kanatlar (2010), Kalbin Sırları İlham Veren Yazılar (2010), Sevgili Ermiş (2010), Kabuklar ve Özler (2011), Öncü (2012), Gönlün Sırları (2012), Deli (2012), Fırtınalar (2012), Gözyaşları ve Kahkahalar (2012), Gece ile Sabah Arasında (2012), Mezarların Çığlığı (2012), Yeryüzü Tanrıları (2012), Aşk Mektupları (2012), Vadinin Perileri (2013), Cibran Neden Evine Gidemedi (2013), Efendinin Sesi (2013), Başkaldıran Ruhlar (2013), Mezarlar Ne Söyler (2013), Bir Gözyaşı Bir Tebessüm (2013), Aforizmalar (2013), Rüzgâr Gülü (2013), Halil Cibran - Bütün Eserleri 1 (2013), Halil Cibran - Bütün Eserleri 2 (2014), Bilgelik Kitabı (2014), Meczup (2014), Ermiş (2014), Bilgelik ve Erdem (2014), Umutsuz Aşık (2014), Kum ve Köpük (2014), Mey'e Mektuplar (2014), İnsanlık Yalnızlığında Oturur (2014), Kum ve Köpük (2014), Gezgin (2015), Çıkılamayan Yolculukların Dönüşü (2016), Ermişin Bahçesi (2016), Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır (2017), Usta'nın Sesi (2017), Halil Cibran Sırlar Ajandası (2017).

Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

AŞK


Şöyle derler: Çakal da köstebek de
Aslanla aynı dereden su içermiş.
Ve şöyle derler, kartal ve akbaba
Aynı leşi gagalar.
Barış içerisinde, birbirlerine sataşmadan
Ölü bedenin başında.

O asil eliyle
Arzularımı dizginleyen,
Artan açlığımı ve susuzluğumu
Asalete ve onura dönüştüren
Ey aşk,
Beni baştan çıkarak o zayıflığın
içimde var olan sürekli o gücü yenmesine,
Ekmek yiyip, şarap içmesine izin verme.

Bırak açlık çekeyim onun yerine,
Bırak kavrulsun kalbim susuzluktan,
Senin doldurmadığın kadehe
Ya da kutsamadığın kâseye
Uzanacaksa elim
Bırak ölüp, gideyim.

#HalilCibran


EVLİLİĞE DAİR

Sonra El Mitra tekrar konuştu ve dedi ki,
"Ya Evlilik üstadım?"
Ve o şöyle yanıt verdi:
"Birlikte doğdunuz
ve sonsuza kadar birlikte olacaksınız.
Ölümün ak kanatları ömrünüzü savurduğunda
birlikte olacaksınız.
Evet Tanrı'nın sessiz belleğinde bile birlikte olacaksınız.
Fakat mesafeler bırakın birlikteliğinizde,
Ve bırakın göklerin rüzgârları dans etsin aranızda.

Birbirinizi sevin fakat aşkı pranga eylemeyin:
Bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan
bir deniz olsun aşk.
Birbirinizin tasını doldurun
ama aynı tastan içmeyin.
Birbirinize ekmeğinizden verin
ama aynı somundan yemeyin
Şarkı söyleyin ve dans edin birlikte ve eğlenin,
fakat birer başınıza olun ikiniz de,
Aynı müzikle titreseler de
ayrı ayrı duran telleri gibi lavtanın..

Yüreklerinizi verin
fakat teslim etmeyin birbirinizin eline
Çünkü bir tek Hayat avucunda tutabilir yüreklerinizi
Ve birlikte durun
ama yapışmayın birbirinize:
Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları
Ve birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi."

#HalilCibran


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Ceyhan'ın Kurtuluş Günü:
6 Ocak 1922 tarihi Adana'nın Ceyhan ilçesinin Türk ordusu tarafından Fransız işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Ceyhan ilçesinin 99. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

6 Ocak 1838 - Samuel Morse, telgrafı kamuya tanıttı.
6 Ocak 1907 - Maria Montessori tarafından ilk çocuk okulu, Casa dei Bambini açıldı.
6 Ocak 1912 - New Mexico, 47. eyalet olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne katıldı.
6 Ocak 1921 - Yunan birliklerinin Eskişehir ve Afyon doğrultusundaki taarruzuyla, I. İnönü Muharebesi başladı.
6 Ocak 1929 - Yugoslavya Kralı I. Aleksandar, parlamentoyu feshetti ve ülkede askeri diktatörlük kurdu.
6 Ocak 1930 - İlk dizel motorlu otomobil, Indianapolis'ten New York'a yaptığı seyahatini tamamladı.
6 Ocak 1931 - Thomas Edison, son patent başvurusunu yaptı.
6 Ocak 1938 - Nazi baskısından kaçan Sigmund Freud, Londra'ya gitti.
6 Ocak 1945 - Geleceğin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George H. W. Bush, Barbara Pierce ile New York'ta evlendi.
6 Ocak 1950 - Birleşik Krallık, Çin'in Komünist Hükümetini tanıdı.
6 Ocak 1954 - İsmail el-Ezheri, Sudan'ın ilk başbakanı oldu.
6 Ocak 1955 - On İki Ada karasuları sınırının saptanması için, Yunanistan ile görüşmelere başlandı.
6 Ocak 1956 - Kanada'da 14 ülkenin katıldığı hava gösterisi yarışmalarında, Türkiye birinci oldu.
6 Ocak 1969 - Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ni (ODTÜ) ziyaret eden Amerikan Büyükelçisi Robert Komer'in makam otomobili öğrenciler tarafından yakıldı.
6 Ocak 1977 - Dev-Genç İstanbul Başkanı Paşa Güven yakalandı. İstanbul Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği kapatıldı ve 39 kişi gözaltına alındı.
6 Ocak 1981 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında gözaltında tutulan 39 kişiden 15'i tutuklandı. Tutuklananlar arasında Genel Başkan Kemal Nebioğlu da var.
6 Ocak 1983 - Yılmaz Güney ve Cem Karaca, Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarıldı.
6 Ocak 1984 - Tunus'ta, ekmek fiyatlarının %125 oranında artması üzerine ayaklanma başladı; 75 kişi öldü, sıkıyönetim ilan edildi.
6 Ocak 2015 - İstanbul Sultanahmet'te bomba patladı, canlı bomba ile yapılan saldırıda bir polis hayatını kaybederken, bir polis de yaralandı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

6 Ocak 1367 - II. Richard, İngiltere Kralı (ö. 1400)
6 Ocak 1412 - Jan Dark, Fransız kahraman (ö. 1431)
6 Ocak 1655 - Jakob Bernoulli, İsviçreli matematikçi (ö. 1705)
6 Ocak 1745 - Jacques-Étienne Montgolfier, Fransız sıcak hava balonunun mucidi (ö. 1799)
6 Ocak 1800 - Anna Maria Hall, İrlandalı yazar (ö. 1889)
6 Ocak 1817 - J. J. McCarthy, İrlandalı mimar (ö. 1882)
6 Ocak 1822 - Heinrich Schliemann, Alman arkeolog (ö. 1890)
6 Ocak 1832 - Gustave Doré, Fransız baskı ve gravür ustası (19. yüzyıl sonlarının en hünerli ve başarılı kitap illüstratörlerinden) (ö. 1883)
6 Ocak 1838 - Max Bruch, Alman besteci ve orkestra şefi (ö. 1920)
6 Ocak 1849 - Hristo Botev, Bulgar şair ve Osmanlı egemenliğine karşı Bulgar ulusal ayaklanmasının kahramanlarından (ö. 1876)
6 Ocak 1850 - Eduard Bernstein, Alman sosyalist (Karl Marx'ın kapitalist ekonominin tasfiyesi ve iktidarın proletarya tarafından fethi düşüncesini gözden geçirmeye girişen ilk revizyonistlerden) (ö. 1932)
6 Ocak 1854 - Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle tarafından oluşturulan Britanyalı hayalî dedektif ve kahraman.
6 Ocak 1862 - August Oetker, Alman iş adamı, kabartma tozunun mucidi ve Dr. Oetker firmasının kurucusu (ö. 1918)
6 Ocak 1870 - Gustav Bauer, Weimar Cumhuriyeti'nin 1919-1920 yıllarındaki şansölyesi (ö. 1944)
6 Ocak 1872 - Alexander Scriabin, Rus besteci (ö. 1915)
6 Ocak 1880 - Tom Mix, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 1940)
6 Ocak 1883 - Halil Cibran, Lübnan kökenli Amerikalı felsefi denemeci, şair ve ressam (ö.1931)
6 Ocak 1896 - Vecihi Hürkuş, Pilot, mühendis ve müteşebbis (Türk havacılık önderi) (ö. 1969)
6 Ocak 1913 - Edward Gierek, Polonyalı komünist önder ve 1970-80 arasında Polonya Birleşik İşçi Partisi Birinci Sekreteri (ö.2001)
6 Ocak 1913 - Loretta Young, Amerikalı aktris ve En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü sahibi (ö. 2000)
6 Ocak 1915 - Alan Watts, Amerikalı filozof (ö. 1973)
6 Ocak 1925 - Jane Harvey, Amerikalı şarkıcı (ö. 2013)
6 Ocak 1928 - İsmet Sezgin, Siyasetçi, eski Maliye Bakanlarından (ö. 2016)
6 Ocak 1929 - Babrak Karmal, Afgan politikacı (ö. 1996)
6 Ocak 1931 - Juan Goytisolo, İspanyol yazar.
6 Ocak 1946 - Syd Barrett, İngiliz müzisyen, gitarist ve Pink Floyd'un kurucusu (ö. 2006)
6 Ocak 1954 - Anthony Minghella, İngiliz film yönetmeni (ö. 2008)
6 Ocak 1955 - Rowan Atkinson, İngiliz komedi aktörü ve yazar.
6 Ocak 1967 - Delko Lesev, Bulgar sırıkçı.
6 Ocak 1969 - Norman Reedus, Amerikalı oyuncu.
6 Ocak 1972 - Pascal Nouma, Fransız futbolcu.
6 Ocak 1978 - Erdem Kınay, Besteci, aranjör ve prodüktör.
6 Ocak 1982 - Eddie Redmayne, İngiliz oyuncu, model ve şarkıcı.
6 Ocak 1986 - Alex Turner, İngiliz müzisyen, İndie Rock grubu Arctic Monkeys'in solisti, gitaristi ve bestecisi.
6 Ocak 1986 - Irina Shayk, Rus model.
6 Ocak 1986 - Biran Damla Yılmaz, Sinema ve dizi oyuncusu.
6 Ocak 1989 - Nicky Romero, Hollandalı DJ.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

6 Ocak 1478 - Uzun Hasan, Akkoyunlular Hükûmdarı (d. 1423)
6 Ocak 1693 - IV. Mehmet (Avcı Mehmet), Osmanlı'nın 19. Padişahı (d. 1642)
6 Ocak 1731 - Étienne François Geoffroy, Fransız kimyacı (d. 1672)
6 Ocak 1852 - Louis Braille, Fransız mucit (körler alfabesini icat eden) (d. 1809)
6 Ocak 1884 - Gregor Mendel, Avusturyalı genetik bilimci (d. 1822)
6 Ocak 1918 - Georg Cantor, Alman matematikçi (d. 1845)
6 Ocak 1919 - Theodore Roosevelt, ABD'nin 26. Başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1858),
6 Ocak 1949 - Victor Fleming, Amerikan sinema yönetmeni (d. 1889)
6 Ocak 1959 - Baha Toven, Dil bilimci
6 Ocak 1974 - David Alfaro Siqueiros, Meksikalı ressam ve muralist (d. 1896)
6 Ocak 1978 - Burt Munro, Yeni Zelandalı motosiklet yarışçısı (d. 1899)
6 Ocak 1981 - A.J. Cronin, İskoç yazar (d. 1896)
6 Ocak 1984 - Ernest Laszlo, Macar asıllı Amerikan görüntü yönetmeni (d. 1898)
6 Ocak 1990 - Pavel Çerenkov, Rus fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1904)
6 Ocak 1991 - Ahmet Adnan Saygun, Besteci (d. 1907)
6 Ocak 1993 - Dizzy Gillespie (John Birks Gillespie), Amerikan cazcı (d. 1917)
6 Ocak 1993 - Rudolf Nureyev, Rus balet (d. 1938)
6 Ocak 1995 - Muharrem Ergin, Yazar ve Türkolog (d. 1923)
6 Ocak 1997 - Ergün Arıkdal, Metapsişik araştırmacı, yazar ve Türkiye Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği eski Başkanı (d. 1936)
6 Ocak 2000 - Don Martin, Amerikan çizgi romancı (Mad Dergisi) (d. 1931)
6 Ocak 2000 - Mehmet Akif İnan, Şair, yazar, araştırmacı, öğretmen (d. 1940)
6 Ocak 2006 - Comandante Ramona, Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) Tzotzil halkına mensup yerli otonom devrimcisi (d. 1959)
6 Ocak 2010 - İhsan Devrim, Oyuncu (d. 1915)
6 Ocak 2012 - Azer Bülbül, Arabesk, fantezi müzik sanatçısı ve oyuncu. (d. 1967)
6 Ocak 2013 - Metin Kaçan, Yazar ve senarist (d. 1961)
6 Ocak 2018 - Nigel Sims, İngiliz futbolcu (d. 1931)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Çarşamba.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?