KYK borçlusu gençlerden Ankara'ya yürüme kararı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Ve bu sabah 05.00'de 4 günlük sokağa çıkma yasağı bitti işte.

Ama yasak bitse de mümkün olduğunca ve mecbur kalmadıkça kalabalık ortamlara girmeyelim şu korona virüs bizleri bırakıp gidene kadar lütfen.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Alican bir gün yolda ağlayarak geziyormuş. Kadının biri Alican'ı durdurarak sormuş:

– "Niye ağlıyorsun evladım?"

Alican:

– "Paramı kaybettim teyze." demiş.

"Ne kadardı?" diye sormuş kadın.

Alican:

"Elli lira teyze." diye cevap vermiş.

Kadın çantasından 50 TL çıkarıp Alican'a vermiş. Alican bu kez daha çok ağlamaya başlamış.

Kadın:

– "Şimdi niye ağlıyorsun evladım?" diye sorunca Alican cevap vermiş:

– "Elli liramı kaybetmeseydim şimdi yüz liram olacaktı."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Bir adam karısına arabasının kapısını açıyorsa emin olabilirsiniz: ya arabası yenidir, ya da karısı." demiş Albert Camus.

Çok haklı bence.

Erkekler böyle demeyeceğim.

Genelde insanlar eski olana değil, yeni olana daha çok değer veriyorlar çünkü.

Anıların, yaşanmışlıkların pek fazla değeri yok artık.

Her şeyi o kadar kolay harcıyoruz ki.

Aslında harcanan biziz.

Bunun da farkında değiliz.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Kek veya kurabiye yaparken içindeki kalori ve yağ oranını azaltmak için yağsız süt tercih edebilirsiniz."

Bence de gayet mantıklı bir öneri.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Dünyanın en uzun ağacı olan 'Hyperion'un yeri birkaç bilim adamı dışında kimse tarafından bilinmiyor."muş.

Niye böyle sır olarak saklanıyor, bilemedim.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

KYK borçlusu gençlerden Ankara'ya yürüme kararı

Sayıları 5,5 milyonu bulan KYK borçlusu gençler, borçlarının silinmesi için Türkiye’nin birçok ilinden Ankara’ya yürüme kararı aldı. Öğrenciler, “Gençler işsiz, ama onlardan borcu ödemesi bekleniyor” dedi. Seslerini duyurmaya çalışan gençler örgütlenerek, 'KHK Borçluları Hareketi’ni kurdu. Çeşitli illerde yaptıkları eylemlerle seslerini duyurmaya çalışan gençler şimdi Ankara’ya yürümeye hazırlanıyor. Talepleri ise 'KHK borçlarının silinmesi.'

KYK Borçluları Hareketi’nden Kübra Denli, yürüyüşlerinin tarihinin henüz belli olmadığını ancak ilerleyen günlerde tarihin belli olmasıyla beraber Türkiye’nin birçok şehrinden Ankara’ya yürüneceğini söyledi. KHK Hareketi’nden Candeniz Aksu ise yaklaşık 3 aydır borçların silinmesi için mücadele ettiklerini belirterek, “Bu borçlar silinmezse biz farklı noktalardan birleşe birleşe Ankara’ya yürüyeceğiz” diye uyarıda bulundu. KYK Hareketi’den Ebru Sert, üniversite döneminde yemekhaneye, ulaşım gibi masraflarını karşılamak için aldıkları kredilerin ödenemeyecek seviyelerde olduğunu vurgulayarak, “Bu borcu istihdam edilemediğimiz, iş bulamadığımız için ödeyemiyoruz. İş bulanlarımız da haftalık, günlük işlerde veya en fazla asgari ücretle çalışıyor” dedi. KYK kredisinin taksitlerinin asgari ücretle ödenemeyeceğini kaydeden Sert, “En az borcun 10 bin lira olduğu bir durumdan bahsediyoruz. Gün geçtikçe faiz ekleniyor. Faizler katlanıyor ve faizler ana borcunu katlamış birçok arkadaşımız var. Gençler işsiz ama onlardan borcu ödemesi bekleniyor” dedi.

KYK’lı gençlere siyasilerden de destek var. CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, “Neredeyse gençlerin yarıdan çoğu devlete borçlu gözüküyor. Halbuki devletin gençlere borcu var" derken, CHP Parti Meclisi Üyesi Gaye Usluer, “Siyaset grubuna sesleniyorum: Gençlerimiz işsiz, gençlerimiz borçlu. KYK borçlarının silinmesi için el ele verelim, gençlerimize destek olalım m KYK borçları silinmeli” diye çağrıda bulundu. Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Vahit Arık, “Birçok şirketin vergisini silmek için bütçe bulan hükümet KYK borçlarını göz ardı etmektedir. KYK borçlularının çağrısına kulak verilmeli ve KYK borçları silinmelidir” diye vurguladı. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya gençlerin yaşama sırtında kamburla başladığını söyleyerek, “KYK mağduru gençlerimizin sesi olalım. Kredi ve Yurtlar Kurumu'na on binlerce lira borçlanarak yaşama bir kamburla başlamaya çalışan gençlerimiz bizden destek bekliyor. KYK borçları silinsin" dedi. Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, “Hükümete sesleniyorum: Gençlerin üzerindeki yükü alın, KYK borçlarını silin” diyerek gençlere destek oldu. İyi Parti Grup Başkanvekili Lütfi Türkkan, “Kalyon İnşaat’a 9,5 milyarlık vergi muafiyeti getireceğinize öğrencilerin KYK borçlarını silin” diyerek KYK’lı gençlerin yanında olduğunu dile getirdi.

İstanbul'da barajların doluluk oranı yüzde 19'a indi

İSKİ verilerine göre İstanbul barajlarının doluluk oranı bugün 19,91'e indi. DHA'da yer alan habere göre, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, önümüzdeki hafta gelecek olan 2 yeni yağışlı hava dalgasına dikkat çekerek, "Ama biz tabii ki meteorolojik modellerin tahmin tutarlılığı zaman arttıkça yanılma payları yüksek. Elimizde var olan su kaynaklarını sanki barajlarımızda su bitmişçesine veya yarın bitecekmiş gibi çalışma yapmamız gerekiyor. Kendi çapımızda suyu nasıl tasarruflu kullanırız diye hızlı bir şekilde çalışmalara devam etmemiz gerekiyor" dedi.

Arkasındaki aynayı fark etmeyen belediye başkanı fena yakalandı

Belçika'da ana muhalefetteki milliyetçi Yeni Flaman İttifakı (N - VA) lideri ve ülkenin ikinci büyük kenti Anvers'in (Antwerpen) Belediye Başkanı Bart De Wever, arkasındaki aynayı fark etmeyince, yeni yılın ilk canlı yayınına iç çamaşırıyla katıldı. De Wever, Cumartesi günü kamu yayıncısı Radyo 2'nin, aynı zamanda internet üzerinde görüntülü olarak yayınlanan programına konuk oldu. BBC Türkçe'den Yusuf Özkan'ın aktardığına göre, koronavirüs önlemleri nedeniyle evinden çalışan Anvers Belediye Başkanı, üzerinde spor bir gömlek ve altında iç çamaşırıyla yatak odasındaki bilgisayarın karşısına geçti. Ancak arkasındaki aynayı fark etmeyen Bart De Wever'in çıplak bacakları ve toplanmamış yatağı ekrana yansıdı. Radyo suncusu Kim Debrie'nin, "Sayın De Wever, gömleğimiz çok şık, ama biraz dikkatim dağıldı, siz iç çamaşırıyla mı oturuyorsunuz?" demesi üzerine şaşıran N - VA lideri, "Bunu nereden anladınız?" diye sordu. Daha sonra arkasındaki aynayı fark eden Belçikalı politikacı, "Kahretsin, aynayı hesaba katmadım. Yeni yıl, utanç verici bir anla başladı. Bunu uzun süre unutmayacağım" diye konuştu. De Wever, izleyicilerden özür diledi.

Korona haberlerine gelince:

Prof. Dr. Kurugöl: 60 yaş üzeri ve kronik hastalığı olanlara Pfizer-BioNTech aşısının yapılması daha doğru

Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, koronavirüs aşısına yönelik aşı karşıtları ve gericilerin iddialarına ilişkin, "İddiaları trajikomik buluyorum. Bunu çıkaranlar belki eğlenmek için yapıyorlar, ama toplumun sağlığına zarar veriyorlar" dedi. Hürriyet'ten Meltem Özgenç'e konuşan Prof. Dr. Zafer Kurugöl, Çin'den getirilen koronavirüs aşısıyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Aşı öncesi test yapılmayacağını söyleyen Kurugöl, "Ne PCR ne de antikor testi yapılacak. Milyonlarca kişinin en kısa sürede aşılanması gerekiyor. Bu kadar çok kişiye test yapmak hem zaman, hem de maliyet bakımından olanaksız" diye konuştu. Kurugöl, aşı hakkındaki komplo teorileriyle ilgili, "Komplo teorilerine inanmayın. Böyle iddiaları, çip takılması, aşı yapılanın gözlerinin çekikleşmesi gibi düşünceleri trajikomik buluyorum. Tartışılmaya değer bulmuyorum. Bunu çıkaranlar, belki eğlenmek, belki dikkat çekmek için yapıyorlar ama toplumun sağlına zarar veriyorlar. İnsanların kafasını karıştırmaya yönelik bu haberleri görmezden gelmenizi rica ediyorum" dedi.

Prof. Dr. Kurugöl, "Çin kendi ülkesine bu aşıyı uyguladı mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Tabii ki uyguladı. Faz-2 çalışması zaten Çin’de yapıldı. Çin’de hastalık neden bir anda kontrol altına alındı? Sebeplerinden biri de aşı uygulamasıdır. Çin’de şu an itibari ile üç koranavirüs aşısı onay aldı, üçü de inaktif aşı. Bunlardan biri Sinopharm aşısı Çin’de onay almıştır, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de onay alarak, aşılamaya başlanmıştır. Sinovac aşısı da kısıtlı kullanım onayı almıştır. Çin’de askeri birliklere ve bazı bölgelerde yaşayanlara Sinovac ile aşılama yapılmıştır." Kurugöl, "Çin aşısının (Sinovac) henüz 60 yaş üzeri kişilerde ve kronik hastalığı olanlarda faz-3 çalışması sonuçları açıklanmadı. Ama, Türkiye’ye Ocak ayında geleceği söylenen Alman (Pfizer-BioNTech) aşısının 60 yaş üzeri kişiler ve kronik hastalığı olanlarda faz-3 çalışması sonuçları var ve bu gruplarda etkili olduğu açıklandı. Bu nedenle, 60 yaş üzerindekilere ve kronik hastalığı olanlara, şu andaki bilgilere göre, bu gruplarda faz-3 sonucu olmayan Sinovac aşısının değil, çalışması olan Pfizer-BioNTech aşısının yapılmasının daha doğru olacağı kanısındayım" diye konuştu.

Çin Dışişleri Bakanı: Pandeminin muhtemelen tek merkezi yok, fakat ilk bildiren biz olduk

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin menşeli Xinhua'ya ' 2020'de uluslararası gündemde Çin'in diplomasisi' konulu bir söyleşi verdi. Global Times'ın aktardığı söyleşide Vang Covid-19 çerçevesinde Çin'in Afrika, ABD ve AB'yla olan ilişkilerini konu aldı. Söyleşide dünyayı sarsan pandemiye ilişkin, virüsü bildiren ilk ülkenin kendileri olduğunu ancak yüksek ihtimalle virüsün başka yerlerde de ortaya çıkmış olabileceğini söyledi. "Zamana karşı yarıştık ve dünyaya vakaları ilk bildiren ülke olduk." diyen Vang, "Giderek daha fazla araştırma, pandeminin muhtemelen dünyanın birçok yerinde ayrı salgınlardan kaynaklandığını gösteriyor." sözlerini ekledi. Vang "Çin, bilinmeyen bir koronavirüs tarafından vurulduğunda, epidemiyolojik araştırma yapmak, patojeni belirlemek ve virüsün genom dizilimi de dahil olmak üzere önemli bilgileri duyurmak için acil önlemler aldı. Tüm bunlar dünya çapında alarm zillerini çaldı." ifadelerini kullandı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi&Yazarı” olarak 94 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Süleyman Nazif'i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Süleyman Nazif, 29 Ocak 1870 tarihinde, Diyarbakır'da dünyaya geldi. Babası, şair ve tarihçi Said Paşa; annesi bir aşiret liderinin kızı olan Ayşe Hanım'dır. Şair Faik Ali Ozansoy'un ağabeyi, İffet Halim Oruz'un da dayısıdır. Babasının görevi nedeniyle Harput ve Maraş’ta bulunduktan sonra Diyarbakır’da Rüştiye öğrenimi gördü. 1879'da Mardin'deki babasının yanına gitti ve öğrenimini özel yollardan gerçekleştirdi. Farsça'yı babasından, Arapça'yı Muş müftüsü Emin Efendi'den, Fransızca'yı da Aleksander Gregoryan adlı bir Ermeniden öğrendi.

1892’de babasını kaybettikten sonra Diyarbakır Valiliğinde Meclis-i Vilayet kâtipliği, yaptı; 1895 tarihli Diyarbakır Vilayet Salnamesi’ni hazırladı. Bir yanda da Diyarbakır Gazetesi’nde başyazarlık yaptı, vilayet matbaasını yönetti. 1896'da Diyarbakır'a Ermeni meselesini araştırmak için gelen Abdullah Paşa'nın takdirini kazandı ve Abdullah Paşa ile Musul'a gitti. Yedi ay sonra tekrar Diyarbakır’a döndü; görevlerinden istifa ederek İstanbul'a gitti. II. Abdülhamit yönetimine karşı mücadele edebilmek için 1897'de Paris'e kaçtı. Sekiz ay kaldığı Paris’te Ahmet Rıza Bey'in çıkardığı Meşveret gazetesinde istibdat aleyhine yazılar yazdı ; “Malumu İ'lam” isimli risale ile “Namık Kemal” adlı risalesini “Abdullah Tahir” takma adıyla bastırdı.

Yurda dönüşünden sonra II. Abdülhamit tarafından vilayet mektupçusu sıfatıyla Bursa'da ikamete memur edildi; 1908’e kadar Bursa’da kaldı. Bu dönemde Mısır'da İmzasız Risaleler'i yayınlanmış, ve Servet-i Fünun dergisine de dedesinin ismi olan "İbrahim Cehdî" müstearı ile yazılar göndermişti. 1906'da ilk şiir kitabı “Gizli Figanlar”’ı imzasız olarak Mısır’da bastırdı. Ardından "El Cezire Mektupları" adlı eseri yayımlandı.

1908'de II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul'a döndü; İttihat ve Terakki Partisi’ne üye oldu. Bir süre Ebuzziya Tevfik ile birlikte Tasvir-i Efkâr gazetesini çıkardı. Daha önce Paris'te yayımladığı Malumu İ'lam isimli risaleyi yeniden bastırdı. Yeni yönetim tarafından Basra (1909), Kastamonu (1910), Trabzon (1911) valiliklerinde görevlendirildi. 1912'de İstanbul'a gelerek Hak Gazetesi'ni çıkardı. 1913'te Musul ve 1914'te Bağdat valilikleri yaptı. Bağdat valisi iken Şıpka Kahramanı Süleyman Paşa’nın mezarını yaptırarak mezarının başında okunmak üzere bir hitabe hazırlamak istedi, ancak bunu gerçekleştiremeyince bu arzusunu hitabeyi risale olarak “Süleyman Paşa” ismiyle bastırmak suretiyle gerçekleştirdi. 1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı. Yazılarını 1917’de “Batarya ile Ateş” adıyla bastırdı. Aynı yıl Türk askerinin Galiçya Cephesindeki kahramanlıklarını anlatan “Âsitân-ı Tarihte” yayınladı. 1918’de “Firâk-ı Irak” adlı ikinci şiir kitabını yayımladı. Kitapta “Kübalılar" adlı şiir dışında tüm nesir ve nazım yazılar, Irak'ın Osmanlı Devleti’nden ayrılması üzerine kaleme alınmıştır.

1918'de Cenap Şahabettin ile birlikte "Hadisât" gazetesini çıkardı. İstanbul’un işgalinden sonra Hadisat gazetesinde işgalcileri uyararak halkın böyle bir işgali kaldıramayacağını söyledi. Vilayât-ı Şarkiyye Müdafâ-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasına öncülük etti. 23 Ocak 1920’de Darülfünun’da Türk dostu Pierre Loti'yi anmak üzere düzenlenmiş gibi gösterilen, ancak Fransız kuvvetlerini protesto niteliği taşıyan toplantıda meşhur “Pierre Loti Hitabesi” ile dinleyicileri coşturdu. İstanbul'un işgalini sert dille eleştirdiği “Kara Bir Gün” başlıklı yazısı Hadisat’ta yayınlandığında büyük yankı uyandırdı. Yazısında İstanbul'a küstah bir Napolyon çalımıyla giren Fransız komutanını ayıplıyor, yeriyor; Paris'in de bir zamanlar Almanlar tarafından böyle işgal edildiğini hatırlatıyor, onları alkışlarla karşılayan azınlıkları da yerden yere vuruyordu. Bu hareketleri nedeniyle İngilizler tarafından Malta adasına sürüldü. Süleyman Nazif, Malta’da 20 ay kadar kaldı. Oradayken “Çal Çoban Çal” adlı eseri basıldı (1921) “Dâüssılâ” adlı şiiri ününü iyice arttırdı. 1922’de İstanbul’a dönebildi.

Malta sürgünü dönüşünde millî duygulara hitap eden yazılar yazmaya devam etti. İstanbul Muallim Mektebi’nde verdiği “Namık Kemal” adlı konferansın metni, 1922’de aynı isimle yayımlandı. Aynı yıl, mektuplar ve makalelerden oluşan “Tarihin Yılan Hikâyesi” adlı eserinde son Osmanlı hükümdarı Mehmet Vahdettin'e şiddetle hücum etti. Padişahların halkın elinden gasp etmek suretiyle sahip oldukları mallarla ilgili makalelerini de 1922’de “Çalınmış Ülke” adıyla kitaplaştırdı. Daha önce yeni Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlanan “Nâsîrîddün Şâh ve Bâbîler” adlı eserini 1923’te yayımladı. Malta sürgünündeki ruh hâlini anlatan “Malta Geceleri” adlı üçüncü şiir kitabı, 1924’te yayımladı. Cemiyet-i Akvam’daki İngiliz delegesinin Türkiye’deki Hıristiyan azınlığa yapılan muamelenin tespiti için bir heyet gönderilmesini istemesi ve aynı dönemde Fas’taki istiklâl mücadelesini bastırmak için Fransız, İspanyol ve İngiliz kuvvetlerinin birleşmesi üzerine Süleyman Nazif, bu konudaki makalelerini bir araya getirdiği “Hazret-i İsâ’ya Açık Mektup” adlı eserini 1924'te bastırdı. Bu, Hristiyanları İsa’ya şikayet eden bir şikayetname idi.

Süleyman Nazif, 4 Ocak 1927 tarihinde, 56 yaşındayken, İstanbul'da zatürreden öldü. Cenazesini kaldıracak mal varlığı dahi bulunmuyordu. Cenaze giderleri, Türk Hava Dergisi'ne yaptığı birçok yazı yardımlarının yüklediği manevî bir borçla Türk Tayyare Cemiyeti tarafından karşılandı. Cenaze, belediye cenaze arabasıyla Ayasofya Camii'ne getirildi. Namazı orada kılındıktan sonra Edirnekapı dışında toprağa verildi. Kabri İstanbul Belediyesi’nce yaptırıldı. Daha sonra vefat eden yakın dostu "vatan şâiri" Mehmet Âkif Ersoy, hemen yanıbaşına defnedilmiştir.

Servet-i Fünûn dönemi şairi olan Süleyman Nazif, edebî anlayış ve üslup olarak Namık Kemal’in takipçisidir. Edebî mahareti kadar, hazırcevaplığı ve nükteleri ile de üne kavuşmuştur.

BAŞLICA ESERLERİ:

Gizli Figanlar (Şiirler, 1908)

Batarya ile Ateş (1917)

Fırâk-ı Irak (Irak’tan Ayrılış, Şiirler, 1918)

Fuzuli (1920)

Tarihin Yılan Hikâyesi (1922)

Çal Çoban Çal (1922)

Malta Geceleri (1924)

Mehmet Akif (1924)

Külliyât-ı Ziya Paşa (1924)

Hz. İsa'ya Açık Mektup (1924)

İmâna Tasallut-Şapka Meselesi (1925)

Kâfir Hakîkat(1926)

İki Dost (1926)

Fuzûlî (1926)

Lübnan Kasrı’nın Sahibesi (1926)

Yıkılan Müessese (1927)

El-Cezire mektupları

Mâlum-u İlâm

Victor Hugo'nun Mektubu

Boş Herif

Süleyman Paşa

İki İttifakın Tarihçesi

Sizlerle Süleyman Nazif'in Malta'ya sürgüne gönderildiğinde memleketine özlemiyle yazdığı şiiri paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

DAÜSSILA

Bu şeb de cûşiş-i yâdınla ağladım…

Gel ey kerîme-i târîh olan güzel yurdum

Ufukların nazarımdan nihân olup gideli,

Bu hâk-dân-ı fenânın karardı her şekli.

 

Gözümde kalmadı yer, gök; batar, çıkar, giderim…

-Zemîne münkesirim, asûmâna muğberim-

 

Gelir bu cevv-i kebûdun serâirinde güler,

Çocukluğumdaki ruyâya benzeyen gözler.

 

Zevâhirin beni ta’zib eden güzelliğine,

Taaccüb etme, melâlim durursa bîgâne.

 

Dumanlı dağların ağlar, gözümde tüttükçe,

Olur mehâsin-i gurbet de başka işkence

 

Bizim diyar-ı tahassürden etmemiş mi güzer?

Acab yine neden lâ-kayd eser nesîm-i seher?

 

Verirdi belki tesellâ bu ömr-i me’yûsa,

Çiçeklerden uçan ıtra âşinâ olsa.

 

Demek bu mahbes- i âmâl içinde ben ebedî,

Yabancıyım… Bana her şey yabancıdır şimdi:

 

Ne rüzgârında şemîm-i cibâlimizdir esen,

Ne dağlarda haber var bizim sehâvilden.

 

Garîbiyim bu yerin şevki yok, harâreti yok;

Doğan, batan güneşin günlerime nisbeti yok.

 

Olunca yâdıma hasret-fiken fezâ-yı vatan,

Semâ-yı şark sual eylerim bulutlardan.

                            

#SüleymanNazif (Malta Geceleri)

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Veremle Savaş Eğitimi Haftası (4-10 Ocak)

Verem hastalığına dikkat çekmek için ve insanları bilinçlendirmek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl Ocak ayının ilk Pazartesi günüyle başlayan hafta "Veremle Savaş Eğitimi Haftası" olarak ilan edilmiştir. 

Myanmar Ulusal Günü

Myanmar'ın 4 Ocak 1948 yılında Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı gün olan 4 Ocak Myanmar'da "Myanmar Ulusal Günü" olarak kutlanmaktadır.

Süleyman Nazif'i Anma Günü (Diyarbakır)

Diyarbakırlı şair Süleyman Nazif'in öldüğü gün olan 4 Ocak günü Diyarbakır'da "Süleyman Nazif'i Anma Günü" olarak kutlanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

4 Ocak 1755 - Haliç dondu.

4 Ocak 1885 - İlk başarılı apandisit ameliyatı, Dr. William W. Grant tarafından, hastası Mary Gartside'a gerçekleştirildi.

4 Ocak 1896 - Utah, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45. eyaleti oldu.

4 Ocak 1911 - Babıâli yangını.

4 Ocak 1918 - Rusya, Finlandiya'nın bağımsızlığını tanıdı.

4 Ocak 1926 - İstanbulspor, Kemal Halim Gürgen tarafından kuruldu.

4 Ocak 1932 - Hindistan'da Mahatma Gandhi tutuklandı.

4 Ocak 1939 - Japonya'da faşist Hiranuma Kiichirō başbakan oldu.

4 Ocak 1944 - Sovyet askerleri, savaş öncesinin Polonya sınırını geçti.

4 Ocak 1948 - Burma, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.

4 Ocak 1951 - Çin ve Kuzey Kore birlikleri, Seul'ü işgal etti.

4 Ocak 1954 - Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Kayseri'de Türkiye'nin ilk İşçi Bankasını açtı.

4 Ocak 1962 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı John F. Kennedy, Vietnam'a daha fazla asker göndereceklerini açıkladı.

4 Ocak 1967 - 490 kilometre uzunluğundaki Batman-İskenderun petrol boru hattı hizmete açıldı.

4 Ocak 1967 - Irak petrol boru hattı açıldı.

4 Ocak 1969 - Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Yılanlıoğlu, "Bu memleket Moskof uşaklarının değil, Ergenekon aslanlarınındır" dedi.

4 Ocak 1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.

4 Ocak 1976 - Çanakkale'de antik Truva kentinin bulunduğu yere, 12 metre yüksekliğinde Truva Atı yapıldı.

4 Ocak 1979 - Anadolu Ekspresi ile Boğaziçi Ekspresi, Sincan yakınlarında çarpıştı. Kazada on dokuz kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

4 Ocak 1986 - İstanbul Boğazı'nda, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yapımına başlandı.

4 Ocak 1987 - Washington'dan Boston'a giden bir yolcu treni, bir başka trenle çarpıştı: 16 kişi öldü.

4 Ocak 1990 - Pakistan'ın Sindh bölgesinde bir yolcu treni, bir yük treni ile çarpıştı: 300 kişi öldü.

4 Ocak 1996 - Ümraniye E-Tipi Cezaevi'nde çıkan olaylara askerlerin müdahalesi sonucu 3 kişi öldü, 67 kişi yaralandı.

4 Ocak 2004 - Afganistan'da büyük meclis Loya Jirga, yeni anayasayı kabul etti.

4 Ocak 2004 - Gürcistan'da "Kadife Devrim" öncülerinden Mihail Saakaşvili, Eduard Şevardnadze'nin yerine devlet başkanı seçildi.

4 Ocak 2006 - İsrail Başbakanı Ariel Şaron beyin kanaması geçirerek komaya girdi. Yeni parti Kadima'nın 28 Mart'taki seçim zaferinden sonra Ehud Olmert, İşçi Partisi lideri Amir Peretz ile yeni hükûmeti kurdu ve başbakan oldu.

4 Ocak 2010 - Burç Halife’nin inşaatı tamamlandı ve dünyanın en yüksek gökdeleni ünvânını elde etti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

4 Ocak 1341 - Wat Tyler, İngiliz devrimci lider (ö.1381)

4 Ocak 1643 - Isaac Newton, İngiliz matematikçi ve modern fiziğin kurucusu (ö. 1727)

4 Ocak 1710 - Giovanni Battista Pergolesi, İtalyan müzisyen (ö. 1736)

4 Ocak 1725 - Petro Aleksandroviç Rumyantsev, Rus general (ö. 1796)

4 Ocak 1785 - Jacob Grimm, Alman yazar (Grimm Kardeşler'in büyüğü) (ö. 1863)

4 Ocak 1809 - Louis Braille, Fransız eğitimci (görme engellilerce yaygın olarak kullanılan ve kendi adıyla anılan baskı ve yazı tekniğini icat eden) (ö. 1852)

4 Ocak 1882 - Yoshijirō Umezu, Japon asker (ö. 1949)

4 Ocak 1896 - André Masson, Fransız ressam (ö. 1987)

4 Ocak 1900 - Nazlı Ecevit, Ressam, Bülent Ecevit'in annesi (ö. 1985)

4 Ocak 1903 - Georg Elser, Alman marangoz (Hitler'e karşı başarısız suikast girişiminde bulunan) (ö. 1945)

4 Ocak 1905 - Aristid von Grosse, Alman-Amerikalı kimyager ve akademisyen (ö. 1985)

4 Ocak 1918 - Étienne Dailly, Fransız senatör, hukukçu (ö. 1996)

4 Ocak 1927 - Sabite Tur Gülerman, Ses sanatçısı (ö. 1989)

4 Ocak 1929 - Özcan Başkan, Dil bilimci (ö. 1997)

4 Ocak 1931 - Coşkun Özarı, Eskifutbolcu ve teknik direktör (ö. 2011)

4 Ocak 1932 - Carlos Saura, İspanyol film yönetmeni.

4 Ocak 1935 - Floyd Patterson, Amerikalı boksör (ö. 2006)

4 Ocak 1941 - George Pan Cosmatos, Yunan asıllı İtalyan film yönetmeni (ö. 2005)

4 Ocak 1942 - John McLaughlin, İngiliz müzisyen.

4 Ocak 1956 - Nur Yoldaş, Türk pop müzik sanatçısı.

4 Ocak 1963 - Till Lindemann, Alman müzisyen.

4 Ocak 1971 - Tayfun Güneyer, Senarist ve yönetmen.

4 Ocak 1980 - Öner Erkan, Oyuncu.

4 Ocak 1987 - Marissa Coleman, Birleşik Amerikalı basketbolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

4 Ocak 1877 - Cornelius Vanderbilt, Amerikan girişimci (d. 1794)

4 Ocak 1892 - James Redhouse, İngiliz dil bilgini, mütercim, sözlük yazarı (d. 1811)

4 Ocak 1913 - Alfred Graf von Schlieffen, Alman general (d. 1833)

4 Ocak 1927 - Süleyman Nazif, Şair, yazar ve devlet adamı (d. 1870)

4 Ocak 1941 - Henri Bergson, Fransız filozof ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1859)

4 Ocak 1960 - Albert Camus, Fransız yazar, düşünür ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1913)

4 Ocak 1961 - Erwin Schrödinger, Avusturyalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1887)

4 Ocak 1963 - Muzaffer Sarısözen, Ozan, âşık (d. 1899)

4 Ocak 1965 - T.S. Eliot, ABD asıllı Britanyalı şair ve oyun yazarı (d. 1888)

4 Ocak 1967 - Boris Kraigher, Sloven komünist partizan, eski Slovenya Sosyalist Cumhuriyeti başbakanı (d. 1914)

4 Ocak 1975 - Carlo Levi, İtalyan ressam, yazar, doktor, aktivist ve antifaşist (d. 1902)

4 Ocak 2000 - Spiros Markezinis, Yunan siyasetçi (d. 1909)

4 Ocak 2003 - Sabiha Gürayman, İnşaat mühendisi ve voleybolcu (Türkiye'nin ilk kadın inşaat mühendisi) (d. 1919)

4 Ocak 2006 - Maktum bin Raşid Al Maktum, Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı (d. 1946)

4 Ocak 2010 - Kemal Demir, Tıp doktoru, siyasetçi ve Kızılay eski Genel Başkanı (d. 1921)

4 Ocak 2013 - Şenay Yüzbaşıoğlu, Türk pop müzik şarkıcısı ve söz yazarı (d. 1951)

4 Ocak 2016 - Sedat Üründül, Yüksek inşaat mühendisi ve müteahhit (d. 1920)

4 Ocak 2019 - Leo J. Dulacki, Amerikalı asker (d. 1918)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?