Ah güzel İzmir... Sana geldim yeniden!

İzmir'de doğmadım.
İzmir'de yaşamadım da.
Ama İzmir'i çok severim.
Hatta kendimi "düşüncede" İzmirli sayarım.
İzmirlileri kendi tarzıma, yaşantıma, görüşüme, bakış açıma daha yakın bulurum.
Muhabirlik yıllarımda İzmir'e sık sık giderdim. Her İzmir seyahati büyük keyifti benim için. Biletimi bir gün önceye aldırır, bir gün daha fazladan Ege kokusunu içime çekmeye bayılırdım.
Askerliğimin acemiliğini de İzmir Narlıdere'de yaptım. Milliyet'teydim. Bülent Ulukan ile Tayyar Özdemir'in abiliğini, Gürsel Kuru'nun arkadaşlığını yaşamanın zevkini tattım.
1980'li yıllarda Güneş Gazetesi'ndeyken İzmir'e görev çıktığında mutluluktan uçardım.
Efes Oteli evim gibiydi. Eşyalarımı bırakıp da bir an önce gazete bürosunun spor servisine gitmek için can atardım.
Spor servisi şefi Sedat Kaya ile Deniz Restorant'a gidip, kaya barbunu yemek ve iki duble de içmek gibisi yoktu.
Hakan Güray'la gecenin bir saatinde ağacın altındaki sabahçı kahvesinde kahvemizi yudumlarken, "Demek ki bir kahvenin 40 yıl hatırı varmış diyenler burada kahve içmişler" diye geçirirdim içimden. Hakan'ın bende kaç yüz yıl hatırı var; bir bilsem!
Haluk Güney'in her zaman gülen yüzüyle karşımda kadehini kaldırmasına bayılırdım.
Mehmet Ali Varış abimin o yıllarda beni götürdüğü köftecisindeki tadı o gün bugün hiçbir köfteden alamadım ben.
Çok dostum oldu İzmir'den. Hepsiyle de yaşadıklarım tatlı birer anı zihnimin derinliklerinde. Bazen dalarım o anılara, saatlerce çıkamam içinden.
İzmirli kötü bir insan tanımadım.
"İzmirin denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız hem deniz kokar" demiş ya Cahit Külebi.
O kokuyu içime çekmeye bayılırım. Kadını açık sözlü, merttir.
Erkekleri arkadaşdır, dosttur, adamdır.
İstanbul'da yaşıyorum ama İzmir'in yeri çok farklı bende işte bu nedenlerden.
İbrahim Irmak abim "Gürel bizim Haber Hürriyeti'ne yazı yazar mısın?" diye sorduğunda hem heyecanlandım, hem de sevindim.
İzmir'de olmasam bile İzmirlilerle buluşacağım ya... Taa 500 kilometre uzakta olmama rağmen o güzel İzmir kokusunu hissettim, içime çektim.
Değerli Haber Hürriyeti okurları...
Ben İzmir'i her zaman çok sevdim.
Bakalım siz de beni sevecek misiniz?


Bozburun yarım adasında adaletsiz yıkım!

Marmaris'in cennet yarım adası Bozburun'da kaçak yapılaşma çok.
Söğüt'te, Bozburun'da, Selimiye'de... Her sene çirkin yapılara yenileri ekleniyor.
Öylesine hoyratça bir yapılaşma ki bu; her yapan kendinde hak görüyor, diğer yapanı her yere şikayet ediyor.
Örneğin Selimiye'de... Deniz kıyısının tamamı dolmuş. Kapatılmış da. Denizin içine duvar ören bile var. Deniz kenarındaki yerlerin müşterisi değilseniz denize bile giremiyorsunuz, hatta denizi göremiyorsunuz da.
Denizin dibine ev yapıp da (onlar da kaçak) önüne iskele konduran, "Burası özel mülk" deyip, denizin üstündeki iskeleye bile kimseyi yaklaştırmıyor.
Şu sıralarda devlet harekete geçmiş; önceki yıllarda da zaman zaman olduğu gibi kaçak yapıların aralarından seçtiklerini yıkıyor.
Yıkım ekibinin elinde bir liste var; Söğüt, Bozburun, Selimiye'de o listede olan yapıları yerle bir ediyor!
Adaletsiz bir yıkım bu. Neye göre, kime göre, hangi kurala göre bu yıkımlar yapılıyor; bilinmiyor.
Devlet bir türlü imar planı getirmiyor bu yerlere. Evini şu ölçülere göre yap, şuralara yapabilirsin, buralara yapamazsın da demiyor.
Bir yeri yıkıyor ama onun yanındaki diğer kaçak yapıya dokunmuyor!
Biri kat üstüne kaç çıkmış, görmüyor! Diğeri küçük yapısına küçük bir oda eklemiş, yıktırıyor.
Biri motel yapmış ya da evinin üstüne ev çıkmış ilgilenmiyor! Diğerinin evine dozerle giriyor.
Eğer amaç kaçak binaları yıkmaksa hepsini yık! Bu ayrım neden?
Sakın imar affından sonra yapı kayıt belgesi alanların dışındaki evler yıkılıyor demeyin. İmar affından sonra yapılan bir sürü yer oralarda duruyor.
Ayrıca neden imar planı yapılmıyor?
Adam gitmiş, orada bir yer almış. Diyorsun ki, "Arkadaş sen bu yere hiç bir şey yapamazsın!" Neden? Adam orayı park yapmak için mi almış?
Halbuki imar planını yapmış olsan o adam o yerin alınmayacağını bilir, gider plana olan bir yere bakar.
Hem... Önce sahilleri halka açmak gerekmez mi? Sahiller tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değil mi? Denizin sahibi mi olur? Nasıl oluyor da denize girmek isteyen bir vatandaş oralardan sahile alınmıyor?
Bu sorun sadece Bozburun yarım adasında değil, her yerde var. Önce bu sorunun çözülmesi gerekiyor.

Toprağın altı mı değerli, üstü mü?

Gün geçmiyor ki yeni bir haber gelmesin Ege'den.
Sürekli bir yerler için maden arama izni alınıyor. Alan kişiler belki de orayı hiç görmemişler bile.
Bu yerler genellikle deniz manzaralı, ya da güzelim ormanların içlerinde.
Köylü atalarından kalmış topraklarda otururken bir bakıyor ki içinden kamyonlar, dozerler geçmeye başlıyor.
Bir şirket maden, altın gibi değerli (!) şeyler arayacak ya... Toprağı talan etmeye başlıyor.
Oysa o toprağın üstü daha değerli orada yaşayan için.
O toprak ki... Dedesini doyurmuş, babasını doyurmuş, anasını doyurmuş, şimdi de kendini doyuruyor.
O toprak ki... Mis gibi kokuyor.
O toprak ki... İçinden dereler akıyor.
Maden çalışması başladığında... Ne toprağın kokusu kalıyor, ne derelerin temizliği, ne de dereler.
O yörede yaşayan insanlar açlığa mahkum ediliyor.
Yazık değil mi?
Artık yeter... Lütfen durun.
Kıymayın doğaya... Yaşam hakkına n'olur saygı duyun.

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?