RTÜK dört kanala ceza kesti

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bugün 2020 yılının son günü.

İstisnasız tüm dünyalılar olarak çok zor bir yıl geçirdik.

Sevdiklerimize uzak, kendimize yakındık.

Azaldık, kapandık, yalnızlaştık.

Meğer ne güzelmiş sevdiklerimize sarılmak, öğrendik(mi?).

Öpmenin, dokunmanın kıymetini anladık(mı?).

Gölgemizden bile ürker, insan görünce kaçar olduk.

Her şeyin başı sağlıkmış, öğrendik(mi?).

Sağlıklı olmak, nefes almak ne kadar da güzelmiş meğer.

Böyle geçti 2020 işte.

"Lütfen git artık!" diyorum 2020 yılına.

Gelen gideni de aratmasın istiyorum ayrıca.

Klasik yeni yıl dileklerim olmayacak bu yıl sizin için.

Sadece SAĞLIKLI BİR YIL diliyorum hepimize.

Sağlık olunca gerisi de gelir nasıl olsa.

Enseyi karartmıyoruz ve dik, dimdik duruyoruz her şeye rağmen.

Unutmayın lütfen...

Ayrıca bu akşam(Perşembe) saat 21.00'den Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasaplara ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

İçişleri Bakanlığı’nın genelgesine göre:

Market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçiler 10.00-17.00 saatleri arasında açık olacaktır. Yine belirtilen süre içerisinde marketler ve bakkallar telefonla ya da online olarak aldıkları siparişleri teslim edebileceklerdir.

Lokanta/restoran, pastane ve tatlıcı tarzı işyerleri ise 10.00-24.00 saatleri arasında paket servis faaliyetlerine devam edebileceklerdir.

Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacaktır.

Online sipariş firmaları da 10.00-24.00 saatleri arasında siparişleri teslim edebileceklerdir.

Yeni bir karar alınıncaya kadar sokağa çıkma kısıtlaması süresince balıkçı/balık tezgahı şeklindeki işyerleri de 10.00-17.00 saatleri arasında vatandaşlara hizmet sunabilecek.

Sokağa çıkma yasağını unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Şimdi biraz gülümseyelim güne başlarken:

Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlamışlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okumuşlar. Mektupta şöyle yazıyormuş:

“Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diger arkadaşlarıma birçok hediye geldi, ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim.”

Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acımışlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel Baba'ya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar vermişler. Kalem ve ayakkabıyı almışlar, para yetmediği için kalem kutusunu alamamışlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelmiş. Mektup şöyleymiş:

“Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır.”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de..." demiş Halil Cibran.

Ne yapıyoruz o halde?

2020 yılını arkamızda bırakırken yanımıza sadece güzellikleri alıyoruz.

Bizi mutlu eden, bizi umutlandıran her şeyi.

Ve asla arkamıza da bakmıyoruz.

Anlaştık mı?

Şuraya da sevgilinize, eşinize, hayat arkadaşınıza alacağınız yeni yıl hediyeleriyle ilgili biraz da esprili "Günün Püf Noktaları"nı bırakıyorum:

SEVGİLİYE YENİ YIL HEDİYESİ FİKİRLERİ

▪Gözü yükseklerde olan sevgiliye: Drone

▪Dalıp dalıp giden sevgiliye: Şnorkel

▪”Bu ilişkide bi gelecek göremiyorum” diyen sevgiliye: Gözlük

▪Uzaklardaki sevgiliye: Dürbün

▪Abayı yakan sevgiliye: Yangın söndürücü

▪Enerjisi düşük sevgiliye: Powerbank

▪Gözü kara sevgiliye: Makyaj temizleme mendili

▪”Beni ne kadar seviyorsun” diyen sevgiliye: Mezura

▪”Bu ilişki nereye gidiyor” diyen sevgiliye: Navigasyon cihazı

▪Her gördüğüne atlayan sevgiliye: Trambolin

▪Bi dediği bi dediğini tutmayan sevgiliye: Hafıza kartı

▪Her konuyu evliliğe bağlayan sevgiliye; Bağlama

▪Yeni bi sayfa açmak isteyen sevgiliye: A4 kağıdı

▪”Nerde kaldın” diyen sevgiliye: Kitap ayracı

▪Herkesten sakınılan sevgiliye: Saklama kabı

▪Kalbini çalan sevgiliye: Güvenlik kamerası

▪Üstüne titreyen sevgiliye: Polar

▪Yuvarlanıp gidiyoruz diyen sevgiliye: Kış lastiği

▪Gecelere akan sevgiliye: Akım ölçer

▪Başına çorap ören sevgiliye: 8 numara örgü şişi

▪Yerinde duramayan sevgiliye: Hız sabitleyici

▪Çocuk taklidi yapan sevgiliye: Boyama kitabı

▪Yabancı sevgiliye: Türkçe sözlük

▪Ciddi düşünen sevgiliye: Çeyiz sandığı

▪Çiçeği burnunda sevgiliye: Vazo

▪Kalp kıran sevgiliye: Japon yapıştırıcısı

▪Uzatmalı sevgiliye: Uzatma kablosu

▪Mühendis sevgiliye: Tost makinesi

▪Sabreden sevgiliye: 2000 parça puzzle

▪Çok fena tutulan sevgiliye: Masaj aleti

▪Eski sevgiliye: Dış kapı mandalı

#GassanBicer

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Tarihteki ilk yılbaşı kutlaması bundan 4000 yıl önceye dayanıyor. Roma İmparatoru Julius Sezar 1 Ocak'ı ilk milli tatil ilan eden kişi olma özelliği taşıyor"muş.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

CHP'li Manyas Belediyesi asgari ücreti 4 bin 200 lira yaptı

Balıkesir’de CHP’li Manyas Belediyesi, 3 bin 314 lira olarak uyguladığı en düşük asgari ücreti 2021’de 4 bin 200 TL olarak belirledi. Manyas Belediye Başkanı CHP’li Tancan Barçın, kararı sosyal medya hesabından yaptığı şu açıklama ile duyurdu:

“Manyas Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışı ile yönettiğimiz güzel ilçemizde kendi çalışanlarımızın refahı bizim için büyük öneme sahiptir. Bu sebeple biz Manyas Belediyesi olarak 2020 yılında Aralık ayı itibariyle en düşük işçi maaşı net 3 bin 314 TL olarak ödüyorduk. Son zamanlarda yaşanan gelişmeler izinde 2021 yılı için de zam yapılma kararı ile belediye çalışanlarımıza en düşük asgari ücret net 4.200 TL olarak ödeme kararı aldık. Buradan tüm çalışma arkadaşlarıma emekleri için çok teşekkür ediyor, aldığımız kararın hayırlı olmasını diliyorum. Umarım aldığımız bu karar tüm ülkemizdeki işverenlere örnek olur ve yayılır.”

28 Aralık'taki son toplantıda asgari ücret, brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş, net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlenmişti. Bu kararın ardından CHP’li belediyeler de ard arda en düşük ücretlere dair aldıkları kararları paylaşmıştı. CHP’nin yönetiminde bulunan İstanbul, Ankara ve İzmir, Adana Büyükşehir Belediyelerinde asgari ücret 3 bin 100 lira olarak belirlenirken ilçe belediyelerinde ise bu ücretten az olmamak kaydıyla asgari ücretler belirlendi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde asgari ücret 3 bin 350 olarak belirlenirken CHP’li belediyelerin belirlediği asgari ücret miktarları bazı belediyelerde 4 bin 500 TL’ye kadar ulaştı.

Milletvekili, kaymakam, müftü, belediye başkanı İsmailağa 'vekil'inin cenazesinde saf tuttular

İsmailağa cemaatinin koronavirüsten hayatını kaybeden 'Rize vekili' Resul Bölükbaş'ın cenazesine milletvekili, kaymakam, emniyet müdürü, belediye başkanı ve ilçe müftüsü de katıldı. AKP'ye yakınlığıyla bilinen İsmailağa cemaati 'şeyh'i Mahmut Ustaosmanoğlu'nun 'Rize vekili' Rasul Bölükbaş, koronavirüs kaynaklı olarak hayatını kaybetti. Bölükbaş'ın Rize Pazar'da bulunan Sahil Camii'ndeki cenazesine ise devlet erkanının da katılım gösterdiği görüldü. Cemaatin "ekran yüzü" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün duasını yaparak namazını kıldırdığı cenazeye AKP Rize Milletvekili Muhammed Avcı, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ın yanı sıra Pazar Kaymakamı, Pazar Belediye Başkanı, Rize İl Müftüsü, Eğitim Merkezi Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü ve İlçe Müftüsü de katıldı. Bölükbaş’ın cenazesi daha sonra Tütüncüler köyündeki aile mezarlığına defnedildi.

RTÜK dört kanala ceza kesti

İzleme uzmanlarının raporlarını görüşmek üzere toplanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ilk olarak FOX televizyonu ile ilgili raporu görüştü.

27 Aralık tarihinde yayınlanan, ‘İlker Karagöz ile Çalar Saat Hafta Sonu’ programına konuk olarak katılan ünlü kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, corona virüs aşısı olmakta tereddüt eden kişilere yönelik, “Ben aşı yaptırmam’ diyenler birer vatan haini, onlara kız bile vermeyeceğiz, resmî dairelere bile giremeyecekler, okullara gidemeyecekler. Nasıl sokağa çıkma yasağının kuralları var. Aşıda da kural koyacağız, toplu taşımadan faydalanamayacaklar” açıklamasını yapmıştı. Uzman raporunda, Türkiye’de başta Sağlık Bakanlığı tarafından aşının önemine vurgu yapılırken, yayındaki ifadelerin aşılamanın yaygınlaşmasına ve aşı tereddüdü bulunan kişilerin ikna edilmesine katkı sunmayacağı tespitinde bulunuldu. Üst Kurul, Sönmez’in ifadelerinin eleştiri sınırlarının çok ötesinde bir itham olduğu kanaatine varırken, kanundaki, ‘Yayın hizmetleri, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ ilkesinin ihlali nedeniyle FOX Tv’ye idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

RTÜK ayrıca, Habertürk’te yayınlanan Teke Tek programının sunucusu Fatih Altaylı'nın Suriyeli mülteciler hakkında, “Türkiye’nin sahibi onlar, biz misafir gibiyiz. Yani yakında bizi atacaklar buradan, öyle bir hal var ortalıkta. Çünkü son derece özgürler, hiçbir konuda yükümlülükleri yok. Hesap verme durumları yok. Yasaklar onları bağlamıyor, bizi bağlıyor. Açık söylemek gerekirse biz Türkiye’yi Suriye’ye savaşsız kaybettik diyebilirim. 4 milyon askerle gelip Türkiye’yi şu anda esir almış vaziyette görünüyorlar” şeklindeki ifadeleri için de kanala cezai müeyyide uyguladı. Yayında Suriyeli mülteciler için, ‘asker’ ve ‘esir alma’ metaforları kullanılarak onlara karşı toplumda antipati ve olumsuz kanaat oluşturabilecek benzetmelerin yapıldığı tespitinde bulunan Üst Kurul, kanundaki, ‘yayın hizmetleri, ırk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez’ ilkesinin ihlali nedeniyle yayıncı kuruluş Habertürk TV’ye idari para cezası uyguladı.

RTÜK yılın son toplantısında Akit TVnin ‘Derin Kutu’ programına konuk olarak katılan Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun üniversite olan şehirlerindeki apart evlere yönelik ‘fuhuş evleri’ ifadelerini de ele aldı. Söz konusu yayında Sofuoğlu’nun yaklaşık 5 dakikalık konuşma boyunca yapılan uyarılara aldırmadan ve sürekli genelleme yapmak suretiyle üniversite öğrencilerinin kaldığı konutlarla ilgili ‘fuhuş evi’ benzetmesi yapmaya, gençlerin millî ve manevi hassasiyetlerden yoksun kimseler olduğuna yönelik ithamlarda bulunmaya devam ettiği ve bu durumun moderatör tarafından engellenemediği uzman raporunda belirtildi. Raporda teklif edilen yaptırımı yerinde bulan Üst Kurul, Akit TV’ye idari para cezası verilmesine karar verdi.

Üst Kurul ayrıca, Halk TV’de yayınlanan ‘Medya Mahallesi’ programı hakkında hazırlanan raporu da görüşerek, Halk TV’ye idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

Korona haberlerine gelince:

Türkiye'de bir ilk: Koronavirüs meslek hastalığı sayıldı

Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Servis Hizmetleri'nde ambulans şoförü olan Hasan Aslan, koronavirüsten ölümü meslek hastalığı sayıldı. Türkiye'de bir ilk olan SGK Yüksek Sağlık Kurulu kararı ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Servis Hizmetleri’nde çalışan Hasan Aslan'ın (42) vefatı üzerine alındı.

Çankırı Devlet Hastanesinde uzman hekim, hemşire ve ebelerin evleri ile hastane arasında ulaşımını sağlayan şoför olarak çalışan Aslan, 17-18 Ağustos 2020 tarihlerinde iki PCR testi yaptırdı ve testleri pozitif çıktı. 23 Ağustos’ta koroner yoğun bakıma alınan Aslan, 27 Ağustos 2020 tarihinde koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Aslan’nın ölümünden önce koronavirüs testinin pozitif olduğu belirlendi. Aslan’ın ölümünün meslek hastalığı olup olmadığının belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuruldu, ancak SGK Ankara Sağlık Kurulu yapılan başvuruyu koronavirüs meslek hastalığı listesinde olmadığı için reddetti. Ancak bu karara da itiraz edilince Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi, nihai kararın verilmesi için dosyayı SGK Yüksek Sağlık Kurulu'na gönderdi. Kurul, Aslan’ın ölümünün meslek hastalığından olduğuna karar vererek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 19. Maddesinin 2. Fıkrasında, bu listede yer almayan, fakat görülen iş ve görev gereği olarak bulaştığı kesin olarak saptanan diğer bulaşıcı hastalıklar da meslek hastalığı sayılır. Bu husustaki teşhisin laboratuvar deneyleriyle kanıtlanması gereklidir. Hastalığın en uzun kuluçka süresi yükümlülük süresi olarak alınır şeklinde belirtilmiştir. Bu bağlamda COVID-19 hastalığının yükümlülük süresi için; hastalığın etkeni SARS-CoV-2 virüsünün kuluçka süresi olan 2-14 gün kabul edilmekle birlik içinde bulunduğumuz pandemi döneminin özel koşulları sebebiyle bu sürenin 30 güne kadar uzayabileceğine oy birliğiyle karar verildi.”

Çankırı Hastanesi'nde 1997'den beri çalışan Aslan'ın ölümü üzerine verilen bu kararla birlikte "listede yer almasa da iş ve görev gereği olarak bulaştığı kesin olarak saptanan diğer bulaşıcı hastalıklar da meslek hastalığı" sayılacak. Bu karar sayesinde görevi başındayken koronavirüs nedeniyle yaşamını yitiren tüm sağlık çalışanlarının meslek hastalığı nedeniyle yaşamlarını yitirdiğini kanıtlaması çok daha kolay olacak. Sadece gerekli başvurunun 30 gün içerisinde yapılması büyük önem taşıyacak. Kararın geriye dönük işletilip işletilmeyeceği ise SGK ve hukukçular arasında tartışma konusu olacak.

İçişleri Bakanlığı’ndan ‘yılbaşı’ genelgesi

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine “Cadde, Bulvar, Meydan Tedbirleri” konulu genelge gönderdi. Genelgeye göre yılbaşında il ve ilçe merkezlerinde simgesel özellikte olan, toplanma ve kutlama alanı olarak bilinen cadde, bulvar veya meydanlara yabancı turist girişleri sınırlandırılacak. Sınırlama 31 Aralık 2020 Perşembe günü saat 21.00’den 1 Ocak 2021 Cuma günü saat 10.00’a kadar sürecek.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Yazarı” olarak 37 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Sevim Burak'ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Sevim Burak, 26 Haziran 1931’de İstanbul, Ortaköy’de dünyaya geldi. Tam adı Zeliha Sevim Burak'tır. Babası bir gemi kaptanı olan Mehmet Seyfullah Burak; annesi 1910’lı yıllarda Bulgaristan’dan göçmüş Yahudi asıllı bir ailenin kızı olan ev hanımı Aysel Kudret Hanım (Marie Mandil)’dır. Ailenin ikinci çocuğudur.

İlkokula 1938 yılında babasının görevi nedeniyle bulundukları Çanakkale’de başladı. İlköğrenimini Kuzguncuk’taki Suleyman Şefik Paşa Nakkaştepe 45. İlkokulu’nda, ortaokulu Tünel'deki Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra okul hayatına son verdi. 21 yaşına kadar babaannesi ve büyükbabasıyla Kuzguncuk'un tepesindeki evlerinde yaşadı. Bu durum hikâyelerinde azınlık kültürünün yaşlı insanlarına ağırlık vermesinde etkili oldu.

Annesini 17 yaşında iken kaybetti. İlk evliliğini 18 yaşında, keman sanatçısı Orhan Borar ile yaptı (1949). 1950’de Olgunlaşma Enstitüsü’nde mankenliğe başladı. Dönemin Amerikan Büyükelçisi Mc Ghee’nin öncülüğünde düzenlenen kültür etkinlikleri kapsamında Amerika’ya giderek, orada defilelere çıktı. Amerika dönüşünde kendine ait bir modaevi ve atölye açtı.

Orhan Borar ile evliliğinden oğlu Karaca Borar dünyaya geldi (1955). Bu evliliği sırasında romancı Peyami Safa ile bir aşk yaşayan sanatçının öykü dünyasının şekillenmesinde bu ilişki etkili oldu; eserlerinde kahramanları da bu ilişkiye benzeyen yasak aşklar yaşadı. 1958 yılında ilk eşinden boşandı. Bu dönemde amatör hikayeler yazmaya başladı.

İkinci evliliğini ressam Ömer Uluç'la yaptı; bu evlilikten Elfe Uluç adındaki kızı dünyaya geldi. 1960 ihtilalinden sonra bozulan ekonomi nedeniyle işyerini kapattı ve tamamen hikâye yazarlığı üstüne yoğunlaştı.

İlk hikâyesini on iki yaşında yazdı. Yayımlanan ilk hikâyesi 1951’de Yeni İstanbul gazetesinde çıkan “Büyük Günah”, gazetenin katıldığı Dünya Hikâyeleri Yarışmasında ilk altı içine girdi. İlk hikâyeleri Hırsız, Her Şey Beyazdı, Büyük Günah, Mankenin Hayatı, 5’ten Sonra 1950-54 arasında Ulus, Yeni İstanbul, Milliyet  gazetelerinde, Yenilik, Türk Dili ve Dost gibi dergilerde yer aldı. İlk hikâye kitabı "Yanık Saraylar"ı 1965'te yayımladı. Kapalı ve alışılmadık biçimsel üslubu nedeniyle kitap çok tartışıldı. Sait Faik Ödülü’ne aday oldu, ancak ödülü alamadı. Kitabının aforoz edildiğini düşünen Burak, bu kitaptan sonra on yedi yıl boyunca edebiyat piyasasından çekildi. Bu süre içinde “Mach 1” adını verdiği romanı üzerinde çalıştı.

Yazar, çocukluğunda geçirdiği kalp romatizması tekrarladığı için 1970'li yıllarda bir tedavi sürecine girdi; ancak eşinin Nijerya’ya atanması üzerine olması gereken kalp kapakçığı ameliyatını geciktirerek 1976’da Nijerya’ya gitti ve bir buçuk yıl orada yaşadı. Buradaki izlenimlerinin Afrika Dansı hikâyesinde güçlü etkileri olmuştur. Bu dönem dışında tüm yaşamını İstanbul’da geçirdi. 1980 yılında İstanbul’da bir ameliyat geçiren Sevim Burak, ameliyata girerken aldığı karar sonucu Ömer Uluç’tan ayrıldı.

Yeniden yazılarını yayımlamaya başlayan sanatçı, 1982 yılında "Sahibinin Sesi" adlı oyunu yayımladı. Aynı yıl “Palyaço Ruşen” isimli öyküsüyle Sabahattin Ali Öykü yarışmasına katıldıysa da hak ettiğini düşündüğü bu ödülü alamadı ve tepki olarak hikayelerini yayımlanacak antolojiden çekti. 1983’te "Afrika Dansı" adlı öykü kitabı yayımlandı. Çok farklı teknikler denediği bu kitap, edebiyat dünyasında büyük tartışmalara neden oldu. Aynı yıl "Everest My Lord (İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar)” adlı kitabını yazdı ve romanını yazmayı sürdürdü.

Yeni bir kalp ameliyatı geçirmek üzere yattığı Haseki Hastanesi'nde 31 Aralık 1983 günü ameliyat edilemeden, 52 yaşında hayatını kaybetti. 5 Ocak 1984 günü Kuzguncuk Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“Everest My Lord (İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar)” (1984) adlı oyunu ve son öykü kitabı "Palyaço Ruşen" (1993) ölümünden sonra yayımlandı. Ayrıca oğluna yazdığı mektuplar “Mach I’dan Mektuplar” adıyla kitaplaştırıldı (1990).

Öyküleri bilinç akışı tekniğinin yetkin örnekleri olarak kabul edilir. Genellikle kadın sorunlarını anlattığı yapıtlarında sözdizimi ve yazım kurallarını zorlayarak yer yer şiire yaklaşan bir anlatım oluşturdu. Aradığı anlam uğruna dil içinde en uç noktalara kadar gitti. Tiyatro, roman, anı-mektup gibi türlerde eserleri bulunan sanatçı, en çok öykücü kimliği ile ön plana çıkmıştır. Mevcut edebiyat topluluklarının hiçbirinin içinde yer almamış, kendi edebiyat dilini oluşturmaya çalışmış bir yazardır.

ESERLERİ:

Hikaye: 

Yanık Saraylar (Ö. Uluç’un resimleriyle, 1965)

Afrika Dansı (1982)

Ford Mach I (Haz. Nilüfer Güngörmüş, 2003)

Oyun:

Sahibinin Sesi (oyun, 1982)

Everest My Lord / İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar (roman-3 perde-oyun, 1984).

Diğer Eserleri:

Mach I’dan Mektuplar (oğluna mektuplar, 1990)

Palyaço Ruşen (1993)

Sizlerle Sevim Burak'ın "Yanık Saraylar" adlı kitabından bazı alıntılar paylaşmak istiyorum:

Ben sizi tanımıyorum, Ben sizin ne olduğunuzu bilmek istemiyorum, Ben size acımıyorum. Bende bu çeşit düşünce yok, özür dilerim ki...

Günahlar bitmek bilmiyor, ben tükenmek üzereyim.

...benim elimden çıkmış bir insanmışçasına istediklerimi yapıyor, buna karşılık onun ölümünü göreyim istiyor. Oysa, kırmızı güllü perdemin ardında, hiçbir şeyi yönetemiyorum,

Oysa, biz de çocuk olduk bir vakitler ...

Halbuki, biz de kendi havamızda yaşardık.

Bazı şeyleri neden yaptığını, bazı şeyleri neden yapmadığını bilemiyordu hala.

...birbirine benzeyen başka şeyleri düşündü; sonunda her şeyi birbirine benzetti. Düşüne düşüne hayatının en hurda ayrımlarına kadar indi.

İçimden geçeni okuyor.

Bu yüzden kırık bana.

Çok kaygılı.

#SevimBurak (Yanık Saraylar)

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle sevgili hemşerim, değerli şair Murathan Mungan'ın bir şiirini paylaşmak istiyorum:

Bir Yılın Son Günleri

I.

bir yıl daha bitiyor

İşte bu kadar duru,bu kadar yalın

bu kadar el değmemiş

sıradan bir gerçeği daha

kolları bağlı hayatımızın

bir şiire nasıl dahil edilir bir yılın son günleri

her sonda her başlangıçta ve her defasında

alır gibi bir başkasını karşımıza

perdeler çekip,ışıklar söndürüp

oturup yatağın içine bir başımıza

sorgulamak kendimizi

öğrenmek ikizin anadilini,ikinci belleğimizi

öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini

bu aynaların dehlizlerinde gezinirken görürüz

karanlık günlerimizin kenar süslerini

biterken bir yılın son günleri

biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini

gençlik ikindilerini

kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri

II.

bir yıl daha bitiyor

düşlerim,tasarılarım,yarım kalmış onca şey

her yıl biraz daha kısalıyor öncekinden

bana mı öyle geliyor

yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman

insan yaşlanırken?

III.

kırdım mı incittim mi birilerini

kimleri kazandım,yitirdiklerim kimler?

kendimi yineledim mi yazdıklarımda?

yeniden düşünmeliyim

dostluklarımı,ilişkilerimi

dağınık yatağım,mutsuz yatağım

çoğalttın mı eksiklerimi

gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı

yitirdim mi yoksa masumiyetimi?

borçlarımı ödedim mi?

doğru seçtim mi soruların fiillerini?

tırnaklarım kesilmiş,dişlerim fırçalanmış,saçlarım taranmış,

giysilerim ütülü,odam düzenli mi?

ödünç aldığım kitapları geri verdim mi?

geri verdim mi aldıklarımı:

aşkları,dostlukları,sevgileri,güvenleri,bağları

kitaplara,sayfalara,satırlara borcumu ödedim mi?

yokladım mı duygularımı

hala sevebiliyor muyum insanları?

ovmalı gümüşlerimi,bakırlarımı,cila geçmeli ahşaplarıma

ovmalı umutları

saklı tutumalı gelecek inancını,yarınları,eksik etmemeli ağzımızdan

hançer kıvamındaki karamizah tadını

şimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım Yavuz'a

sonra köşe başından bir demet çiçek alıp öyle başlamalıyım akşama

yeni bir yıla

ama nedense her şeyin tadı dağılıyor ağzımda

bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında

aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta

#MurathanMungan

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Yılbaşı arifesi ve Yılbaşı

Yılbaşı arifesi, Miladi takvimde 31 Aralık'a denk gelen yılın son günüdür. "Yılbaşı" ise Miladi takvim kullanan ülkelerde 31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan geceye denmektedir. Yılbaşı, Jülyen takvimine göre Hristiyanlık öncesi Roma'da, Ocak ayının da adının verildiği geçit ve başlangıç ​​tanrısı Janus'a adanmıştı. Yılbaşında pek çok ülkede insanlar gece bir araya gelip yemek yerler, dans ederler ve atılan havai fişekleri izlerler. Filipinler, Letonya, Venezuela ve San Marino'da resmî tatildir. Kutlamalar genelde gece yarısından sonra da devam eder ve 1 Ocak'a sarkar.

Mutlu, huzurlu, keyifli ve her şeyden önce sağlıklı bir 2021 yılı diliyorum hepimize.

Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma Günü

Asıl adı "Dünya Azerbaycanlılarının Hemreylik(Dayanışma) Bayramı" olarak Azerbaycan'da kutlanan, Azerbaycan Türklerinin birlik bilincine ilişkin özel bir gündür. Dünya Azerbaycanlıların Hemreylik (Dayanışma) Günü'nün esası 31 Aralık 1989’ da Nahçıvan’ da sınırların (Sovyet Bloğu-İran Sınırları) dağılması zamanında konuldu. Güney ve Kuzey Azerbaycan’ ı birbirinden ayıran sınırların direkleri dağıtıldı. 1993’ te Azerbaycan Cumhurbaşkanı H. Aliyev 31 Aralık’ ı Dünya Azerbaycanlıların Hemreylik (Dayanışma) Bayramı olarak ilan etti. Bu bayramın esas amacı, ayrı ayrı ülkelerde yaşayan Azerbaycanlıların birbirleri ile ilişki kurarak birlik ve beraberliğinin sağlanmasıdır. "31 Aralık Dünya Azerbaycanlıların Hemreylik Dayanışma Bayramı" dünyanın 70’ ten fazla ülkesinde Azerbaycanlılar tarafından kutlanmaktadır. Hemreylik (Dayanışma) günü Azerbaycan Diasporası için en önemli bayramdır. Yeni yıl ise ondan sonra gelmektedir. Elçibey’in 31 Aralık gününün zamanlanması da buna bağlıdır.

31 Aralık Dünya Azerbaycanlılarının Hemreylik (Dayanışma) Bayramı mübarek olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

31 Aralık 1759 - İrlandalı girişimci Arthur Guinness, Dublin'de St. James Gate'deki boş bir bira fabrikasını 9000 yıllığına kiralayarak burayı dünyanın en büyük bira fabrikasına dönüştürme yolunda ilk adımı attı.

31 Aralık 1808 - Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac, sonradan kendi adıyla bilinecek olan gaz kanununu denklem haline getirdi.

31 Aralık 1879 - Thomas Edison, elektrik ampulunu kamuya tanıttı.

31 Aralık 1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.

31 Aralık 1892 - Deutsche Bank'ın da katılımcısı olduğu grubun yaptığı demiryolu Ankara'ya ulaştı.

31 Aralık 1921 - Mustafa Kemal, Çerkez Ethem güçlerinin dağıtılması için Batı Cephesi Komutanlığı'na talimat verdi.

31 Aralık 1939 - İstanbul-Berlin arası düzenli uçak seferleri başladı.

31 Aralık 1946 - ABD Başkanı Harry Truman, II. Dünya Savaşının bittiğini resmen açıkladı.

31 Aralık 1960 - Demirköprü Barajı ve hidroelektrik santrali hizmete girdi.

31 Aralık 1977 - Türkiye'de ilk kez gensoruyla hükûmet düşürüldü: 218 güvenoyuna karşılık, 228 güvensizlik oyuyla İkinci Milliyetçi Cephe (MC) iktidarı devrildi.

31 Aralık 1979 - İspanya'da Katalonya Özerk Bölgesi kuruldu.

31 Aralık 1985 - Pakistan'da 8,5 yıldan beri yürürlükte bulunan sıkıyönetim kaldırıldı.

31 Aralık 1989 - Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma Günü

31 Aralık 1990 - Microsoft tarafından Windows 3.0 piyasaya sürüldü.

31 Aralık 1994 - Avusturya, Finlandiya ve İsveç, Avrupa Birliği'ne üye oldu. Birliğin üye sayısı 15 oldu.

31 Aralık 1998 - Danıştay, Sincan'da düzenlenen Kudüs Gecesinin ardından İçişleri Bakanlığınca görevden alınan ve yargılama sonucunda 4 yıl 7 ay ağır hapis cezasına çarptırılan eski Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın Belediye Başkanlığını düşürdü.

31 Aralık 1999 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, ani bir kararla istifa etti ve görevini Başbakan Vladimir Putin'e devredeceğini söyledi.

31 Aralık 2012 - Maya halkının hazırlamış olduğu Maya takviminin son günü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

31 Aralık 695 - Muhammed bin Kasım, Suriyeli general (ö. 715)

31 Aralık 1378 - III. Callixtus, İspanyol din adamı ve Papa (ö. 1458)

31 Aralık 1491 - Jacques Cartier, Fransız denizci ve kâşif (ö. 1557)

31 Aralık 1514 - Andreas Vesalius, Flemenk anatomist (ö. 1564)

31 Aralık 1668 - Herman Boerhaave, Hollandalı hümanist ve hekim (ö. 1738)

31 Aralık 1738 - Charles Cornwallis, (I. Marki Cornwallis), İngiliz general (ö. 1805)

31 Aralık 1741 - Parmalı Isabella Maria, gelecekte Kutsal Roma İmparatoru'nun eşi (ö. 1763)

31 Aralık 1763 - Pierre-Charles Villeneuve, Fransız amiral (ö. 1806)

31 Aralık 1805 - Marie d'Agoult, Alman yazar (ö. 1876)

31 Aralık 1815 - George Meade, Amerikalı iç savaş generali (ö. 1872)

31 Aralık 1830 - İsmail Paşa, Osmanlı Mısır hidivi (ö. 1895)

31 Aralık 1830 - Alexander Smith, İskoç şair (ö. 1867)

31 Aralık 1869 - Henri Matisse, Fransız ressam (ö. 1954)

31 Aralık 1880 - George Marshall, Amerikalı asker, devlet adamı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (II. Dünya Savaşı sonrası kendi ismi ile anılan yardım planını hazırlayan) (ö. 1954)

31 Aralık 1908 - Simon Wiesenthal, Avusturyalı Yahudi Nazi avcısı (ö. 2005)

31 Aralık 1932 - Muhterem Nur, Sinema ve ses sanatçısı (ö. 2020)

31 Aralık 1935 - Selman bin Abdülaziz el-Suud, Suudi Arabistan'ın 7. Kralı.

31 Aralık 1937 - Anthony Hopkins, Amerikalı oyuncu ve Oscar ödülü sahibi.

31 Aralık 1938 - Berkant Akgürgen, Besteci, müzisyen, şarkıcı ve oyuncu (Samanyolu şarkısının sahibi) (ö. 2012)

31 Aralık 1940 - Birsen Menekşeli, Sinema oyuncusu.

31 Aralık 1941 - Sarah Miles, İngiliz sinema ve tiyatro oyuncusu.

31 Aralık 1941 - Sir Alex Ferguson, İskoç futbolcu ve teknik direktör.

31 Aralık 1943 - Ben Kingsley, İngiliz oyuncu ("Gandhi" rolüyle Oscar ödülü'nü alan)

31 Aralık 1946 - Hikmet Karagöz, Sinema ve dizi oyuncusu (ö. 2020)

31 Aralık 1948 - Donna Summer, Amerikalı sanatçı (ö. 2012)

31 Aralık 1954 - Muhsin Yazıcıoğlu, Siyasetçi, Büyük Birlik Partisi eski genel başkanı (ö. 2009)

31 Aralık 1959 - Val Kilmer, Amerikalı oyuncu.

31 Aralık 1965 - Gong Li, Çinli oyuncu.

31 Aralık 1966 - Hiromi Goto, Kanadalı roman yazarı.

31 Aralık 1971 - Ömer Özkan, Plastik cerrah.

31 Aralık 1972 - Açelya Akkoyun, Tiyatro ve dizi film oyuncusu.

31 Aralık 1976 - Ceza (Bilgin Özçalkan), Rap sanatçısı.

31 Aralık 1981 - Deniz Çakır, Sinema ve dizi oyuncusu.

31 Aralık 1983 - Jaqueline Maria Pereira De Carvalho, Brezilyalı voleybolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

31 Aralık 192 - Commodus, Roma imparatoru (d. 161)

31 Aralık 1719 - John Flamsteed, İngiliz gökbilimci (d. 1646)

31 Aralık 1877 - Gustave Courbet, Fransız ressam (d. 1819)

31 Aralık 1934 - Cafer Cabbarlı, Azeri oyuncu, şair, yazar (d. 1899)

31 Aralık 1936 - Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür ve yazar (d. 1864)

31 Aralık 1949 - Rıza Tevfik Bölükbaşı, Şair, filozof ve devlet adamı (Sevr Antlaşması'nı imzalayan delegelerden) (d. 1869)

31 Aralık 1950 - Karl Renner, Avusturya eski Devlet Başkanı (d. 1870)

31 Aralık 1961 - Tevfik İleri, Siyasetçi, eski DP'li bakanlardan ve Yassıada mahkûmlarından (d. 1911)

31 Aralık 1980 - Marshall McLuhan, Kanadalı iletişim kuramcısı ve akademisyen (d. 1911)

31 Aralık 1980 - Raoul Walsh, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1887)

31 Aralık 1983 - Sevim Burak, Yazar (d. 1931)

31 Aralık 1988 - Seyyid Ahmet Arvâsî, Toplum bilimci, pedagog ve yazar (d. 1932)

31 Aralık 1990 - Giovanni Michelucci, İtalyan mimar, şehir planlamacısı ve gravürcü (d. 1891)

31 Aralık 1995 - Haluk Tezonar, Heykeltıraş ve ressam (d. 1942)

31 Aralık 2003 - Arthur Von Hippel, Alman asıllı Amerikalı fizikçi (d. 1898)

31 Aralık 2006 - Seymour Martin Lipset, Amerikalı toplum bilimci (d. 1922)

31 Aralık 2006 - Yener Süsoy, Gazeteci ve yazar (d. 1947)

31 Aralık 2015 - Ekrem Pakdemirli, Siyasetçi, eski bakan (d. 1939)

31 Aralık 2015 - Hasan Karakaya, Gazeteci (d. 1957)

31 Aralık 2015 - Steve Gohouri, Fildişi Sahilli futbolcu (d. 1981)

31 Aralık 2018 - Gülriz Sururi, Tiyatro oyuncusu ve yazar (d. 1929)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Perşembe.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları.

Ve hoş gel 2021...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?