Afşin Elbistan santral bölgesinde heyelan

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Evet, 2020 yılını da bitiriyoruz işte.

Bugün yılın son Pazartesi günü.

2020 yılını uğurluyoruz diye üzgün değilim işin doğrusu.

“Hayatlarımızın en zor yılıydı” desem katılmayanınız olmaz sanırım.

Bakalım 2021 neler getirecek bizlere?

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Mühendisin biri iş için birkaç günlüğüne Trabzon'a gitmiş. Denize nazır bir otelde de yerini ayırtmış. Neyse otele gelmiş, odasına yerleşmiş. Güzel bir uyku çektikten sonra sabah uyanmış, resepsiyonu arayıp kahvaltısını odasına getirtmiş, balkonda kahvaltı yapacakmış ki dikkatini yolun karşı kaldırımındaki iki adam çekmiş. Adamlardan birisi harıl harıl çukur kazıyor, diğeri de arkasından kazılan çukuru dolduruyormuş. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, öğlen olmuş, akşam üzeri olmuş, durum aynı. Bu iki adam bütün sahil kenarında kaz-kapat şeklinde devam ediyorlar. Mühendis en sonunda dayanamamış, inmiş aşağıya, adamların yanına gitmiş:

- “Yahu kardeşim, sabahtan beri sizi seyrediyorum. Biriniz çukur kazıyorsunuz, diğeriniz de kazılan çukuru kapatıyorsunuz. Allahaşkına siz ne yapıyorsunuz? ” demiş.

Bizim Karadenizlilerden fırlama olanı cevap vermiş:

- “Uşağum, aslında biz üç kişi belediye için çalişiyruk. Ha ben Temel çukuru kazıyrım, Tursun çukura dikilecek fidanı koyar, şu karşında olan Hasan da çukuru kapatır. İki gündür Tursun hasta, ama biz işimizi harfiylen yapiyrik da... ”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"İnsan, bir kere tek başına kalmaya görsün! Nerede olsa tek başınadır. Meydan savaşında bile..." demiş Kemal Tahir.

Tek başınayız belki, ama yalnız değiliz çok şükür çoğumuz.

Öyle güzel insanlarımız var ki bizi düşünen, yalnız bırakmayan, destek olan.

Onlar, iyi ki varlar.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

Hayatın Ritmini Yakalamanın Püf Noktaları Nelerdir?

İnsan ömrü, günümüzde biraz daha artmış olsa da ortalama 70 yıldır. Kaba bir hesapla insanlar bu ömrün yarısını uyuyarak geçirirler. Geriye 35 yıl ömür kalır. Bu 35 yıl ömrün 18 yılı da kişinin çocukluk ve gençlik dönemi, yani kendini arama, bulmayla geçer. Sonuçta kişiye 17 yıl ömür kalır. Yapmış olduğumuz bu kaba hesapla insanlar 17 yıl yaşamaktadır. Bu 17 yıl boyunca insan hayatın ritmini nasıl yakalayabilir ve yaşamını nasıl mutlu ve huzurlu geçirebilir? İşte bunun cevabı:

Hayat Arkadaşınızı Bulun

Ömrünüze ömür katacak, sizi mutlu edecek, birlikteliğinize değer verecek ve sizi anlayacak kafa denginiz ve kültür yapınız aynı olan bir hayat arkadaşı bulun.

Planlı Yaşayın

Planlı yaşayın ve ölçülü davranın. Yapacağınız işleri planlayın. Her daim plana sadık kalın. Anlık heveslere ve gelişen olayların ardına kapılıp gitmeyin.

Fikir Alın, Danışın

Yapacağınız işler ve alacağınız kararlar öncesi mutlaka istişare edin. Bin biliyorsanız dahi yine bir bilene danışın. Unutmayın ki, bu sizin adınıza çok isabetli bir davranış olacaktır.

Arkadaşlarınızı İyi Seçin

“Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” atasözünü hatırlatarak arkadaşlarınızı iyi seçin. Çevrenizdeki insanların kaliteli ve dürüst kişiler olmasına özen gösterin. Ayrıca size ileride yol gösterebilecek tecrübeli bir kişiyle, yeni trend ve gelişmeleri size aktaracak ve haber verecek sizden daha genç bir arkadaşla, sizi anlayacak ve fikirlerinizi tartışacağınız bir yaşıtınızla da arkadaşlık kurun.

Bir Sosyal Projede Görev Alın

İlişkilerinizi geliştirin, yani insanlarla olan ilişkilerinizi geliştirecek adımlar atın. İnsanların düşüncelerine değer verin ve en az bir sosyal projede görev alın.

Her Zaman Aktif Olun

Her zaman zinde olmak ve sağlıklı kalmak için günlük egzersizlerinizi ihmal etmeyin. Spor hayatınızın bir köşesinde her zaman yer bulsun. Kısacası hayatı pasif yerine aktif bir şekilde yaşayın.

Yeterli ve Dengeli Beslenin

Uzun ve sağlıklı yaşamını sırrı yeterli ve dengeli beslenmektir. Sağlıklı olan her şeyden yeterli oranda istifade edin. Unutmayın ki, sağlık her şeyin başıdır. Sağlıksız süren bir yaşamdan huzur ve mutluluk beklemeyin.

İnsanları Anlamaya Çalışın

Hayatınızın her anında sizinle aynı fikri taşımayan, sizinle aynı yolda yürümek istemeyen, yani kısacası tamamen sizinle zıt görüşlü insanlarla mutlaka karşılacaksınız. Bu durumlarda onları da yok saymayarak onların dünyasını anlamaya çalışın, yani empati kurun. Göreceksiniz ki bu gibi durumlarda mutlu olan yine siz olacaksınız.

Sinemaya Gidin ve Kitap Okuyun

Ayda en az bir defa sinemanın yolunu tutun. Sevdiğiniz bir filmi yalnız ya da arkadaşınızla izleyin. Öte yandan sevdiğiniz türden bir kitabı takip edin ve güncel olayları fazla derinleşmeden izleyin. Rotanızı ona göre belirleyin.

Teknoloji Kullanın

Teknolojik gelişmelerden ve teknolojinin nimetlerinden faydalanın. Efor sarf ederek ve zaman harcayarak yapacağınız birçok işi teknoloji kullanarak da halledebilirsiniz. Bu sayede kendinize daha çok zaman bırakmış olursunuz. Asla teknolojiden korkmayın ve uzak kalmayın.

Stresten Uzak Durun

Günümüzde birçok hastalığın baş aktörü maalesef strestir. Sizi her daim mutsuz ve huzursuz edecek stresten uzak durmaya özen gösterin. Stresli ortamlardan mümkün olduğunca kaçın. Ayrıca sizde stres yaratan insanlardan da uzak durun.

İşlerinizi Önem Sırasına Göre Sıralayın

Sizin hem zamanınızı verimli kullanmanıza, hem de fazla emek harcamanıza engel olacak işlerin önem sırasını belirleyin. Yani işlerinizi önemi fazla olandan aza doğru yapmayı deneyin. Böylece gereksiz işlerin sizin zamanınızı boş yere meşgul etmesini de önlemiş olursunuz.

Ben ilk maddeden sınıfta kaldım zaten.

Umarım sizler de birçok şeye geç kalmamışsınızdır.

Ama bence geç kalmış olsak da bir yerden başlamalıyız yine de.

Umutla ve sevgiyle, kendimiz için mutlaka.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar."mış.

"İyi ki kelebek değilim" diye düşündüm hemen okur okumaz.

Eminim sizler de öyle düşündünüz.

Yiyeceklerden tat almak için tabağıma ayağımı sokmak istemezdim doğrusu.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Afşin Elbistan santral bölgesinde heyelan: Yeni bir Çöllolar faciasına ramak kalmış!

Afşin Elbistan termik santrallerine kömür temin edilen sahada dün gece saat 23.50 sularında heyelan meydana geldi. Vardiya değişimi saatinde meydana gelen heyelandan hemen önce şevlerdeki kaymayı fark eden işçilerin kaçması nedeniyle herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın olmadığı dile getirirken, birçok iş makinesinin toprak altında kaldığı belirtiliyor. Bölgede termik santrallerin çevresel yıkımına karşı mücadele eden Afşin ve Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü İbrahim Yalçın, göçükle ilgili daha önce hem devlet kurumlarını hem kömür ocağını işleten Çelikler Holdingi uyardıklarını söyledi.

Afşin - Elbistan Termik santrali A ve B ünitelerine kömür temin edilen Kışlaköy yakınlarındaki maden ocağında dün gece yarısı meydana gelen heyelanla ilgili görüşlerini aldığımız Afşin ve Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü İbrahim Yalçın, kendilerine gelen bilgilere göre herhangi bir can kaybının olmadığını belirtti. Yalçın, "Ancak Çelikler bilgi konusunda çok ketum. İşçiler dışında başka birileri var mıydı bölgede bilemiyoruz. Umarız yoktur" dedi. Yalçın şu bilgileri verdi; "Heyelan A termik santrali için kömür alınan yer olan Kışlaköy kömür sahasında meydana gelmiş. B santraline kömür temin edilen Çöllolar kömür sahası dokuz yıl önce göçmüştü. Dün gece heyelanın olduğu Kışla kömür sahası daha önce devlet tarafından işletiliyordu. Devlet işletirken belli ölçüde önlemler alınıyordu. Ancak özelleştirme ile burayı alan Çelikler Holding çok vahşi bir şekilde kazdı ocağı".

Bölgeden sadece A ünitesi için değil B ünitesi için de kömür temin edildiğini belirten Yılmaz, "B ünitesinin kömür sahası kapatılınca buradan kömür almaya, bantlarla ve kamyonlarla santrale taşımaya başlamışlardı. Bizler Çelikler’in vahşi bir şekilde, gerekli önlemleri almadan çalışmasının yol açtığı sıkıntıları biliyoruz. Hatta beş altı ay kadar önce bu heyelanın olduğu yerde gözle görülür bir şekilde meydana gelen çatlağı işçiler bize anlattıklarında biz hem EÜAŞ'ı hem de Çelikler'i uyardık. 'Burada bir sorun var. Göçük olabilir, bir felakete yola açmasın, önlem alın' diye. EÜAŞ müfettiş gönderdi ancak üstünü örttüler" dedi.

Termik santraller bölgesinde hemen her ay işçi ölümlerinin yaşandığını aktaran Yılmaz, "Gerekli işçi sağlığı, iş güvenliği önlemleri alınmadığı için, iş kazalarında hemen her ay bir işçi canından oluyor. 9 yıl önce, Park Holdingin Çöllolar kömür sahasında daha çok kömür çıkarma, daha çok kâr etmek için tedbirsizce yaptığı kazıların ardından yaşanan göçükte kalan 9 işçinin cesetlerine hâlâ ulaşılabilmiş değil. Özel firmalar sadece daha çok kar etmeyi gözetiyorlar. Doğa, işçi sağlığı, yaşamı vs. onlar için bir anlam ifade etmiyor" dedi.

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç ise heyelanda dün Elazığ'da 4.1 büyüklüğünde meydana gelen depreminin de etkisinin olabileceğini söyledi. Uzmanların o yönde araştırma yaptıklarını kaydeden Öztunç, "Afşin Elbistan deprem bölgesi, Bunu uzun yıllardır söylüyoruz zaten. Bu olan olay riskin ne kadar büyük olduğunu gösterdi. Bölgede iki termik santral var zaten ve yenilerini yapıp bölgeyi adeta bir termik santral cehennemine çevirmeye çalışıyorlar. Kullanılan teknoloji çok eski zaten. Bütün dünyanın terk ettiği bir çöp teknolojinin peşinden koşuyor bizimkiler" diye konuştu.

Geçtiğimiz yıl Afşin Elbistan termik santralleri bölgesinde yaptığımız Çepeçevre Yaşam çekimlerinde göçük olan kömür sahasını da görüntülemiş, Kışla köyünden termik santralde çalışıp emekli olan Mükremin Göçer adlı emekli işçi ile söyleşi gerçekleştirmiştik. Özel şirketin işlettiği termik santralin filtre takmaması nedeniyle halkın çok şikayetçi olduğunu belirterek, "İsyan mı çıkar halk mı ayaklanır bilemiyorum. Gece 12'den sonra dumanı bırakıyorlar, kokudan durulmuyor" demişti. Göçer, bu durumları şikayet ettikleri hiçbir yetkilinin kendilerinin dertleriyle ilgilenmediğini iler sürmüştü.

Birkaç gün önce Afşin Elbistan termik Santralleri bölgesinde yaptığı ölçümlerin sonuçlarını paylaşan Greenpeace örgütü açıklamasında, Afşin Elbistan A ve Afşin B Santralinin bölgeyi hava kirliliğinde dünya 5.si yaptığı ortaya konmuştu. Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül "Ölçüm sonuçlarına baktığımızda; PM10 değerinin, Türkiye’de yasaca aşılamayacağı belirtilen limit değerin 8 katına çıktığını; bölgedeki yüksek kanser vakalarının en önemli nedeni olan PM2,5’un DSÖ’nün önerdiği değerlerin 10 katından daha yüksek değerlere ulaştığını; en tehlikeli gazlardan kükürt dioksitin, Türkiye’de yasanın müsaade ettiği değerlerin yer yer 3 katına kadar çıktığını görüyoruz" demişti. (Kaynak:Özer AKDEMİR)

SOL Parti Rize İl yöneticisi tutuklandı

SOL Parti Rize İl Yönetim Kurulu üyesi Uğur Mert, hastanede babasına refakat ettiği sırada sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınarak tutuklandı. 25 Aralık Cuma sabah saatlerinde polisler tarafından evi basılarak arama yapılan Mert, aynı gün Trabzon’da hasta olan babasına hastanede refakat ederken gözaltına alındı. Gözaltına alınan Mert, bugün Pazar Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanarak Kalkandere Cezaevine gönderildi.

Konuya ilişkin açıklama yapan SOL Parti Rize İl Yönetimi, "Kaçma şüphesi ve delilleri karartma durumu yokken arkadaşımız tutuklanmıştır. Hukuki itirazımızı yapacağız ve süreci yakından takip edeceğiz. Uğur Mert arkadaşımızın tutukluğuna bir an önce son verilmelidir" dedi.

Korona haberlerine gelince:

Almanya'da koronavirüse karşı aşılama yarın başlıyor

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, koronavirüse karşı aşılamanın yarın başlanacağını açıkladı. Spahn, Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech’in yeni tip koronavirüse ( Covid-19) karşı geliştirdiği aşı ile yarın başlanacak aşılama sürecine ülkesinin hazır olduğunu söyledi.

Putin kararını verdi! Corona aşısı olacak

Rusya'da 60 yaş üstü kişilere yarından itibaren aşı uygulaması başlatılacağı duyurulması üzerine 68 yaşındaki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in aşı olup olmayacağı merak konusu oldu. Daha önce yaptığı açıklamalarda sırası geldiğinde aşı olacağını ifade eden Putin, kendi ülkesinde geliştirilen Sputnik V aşısına güven duyduğunu dile getirmişti. 

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Yazarı” olarak 2 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız İsrailli yazar Amos Oz’u seçtim. Saygıyla anıyorum.

Amos Oz, asıl adıyla Amos Klausner, 4 Mayıs 1939 tarihinde Kudüs'te doğdu. 15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibbutzda (İsrail'de ortaklaşa kullanılan yerleşim bölgelerine verilen isim.) yaşamaya başladı. İbrani Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat okudu. Üniversite eğitimini bitirdikten sonra kibbutza geri döndü. Yazarlık, çiftçilik, kibbutztaki lisede öğretmenlik yaparak hayatını sürdürdü.

1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında Sina yarımadasında Mısırlılara karşı, 1973'teki Yom Kippur Savaşı'nda Golan Tepeleri'nde Suriyelilere karşı ihtiyat subayı olarak savaştı. Filistin ihtilafı için iki devletli çözüm planının İsrail'deki ilk savunucularından olan Oz, İsrail'deki barış örgütü Şimdi Barış (Peace Now) hareketinin kurucularındandır. 1977'den itibaren barışa karşı toprak, iki ayrı devlete dayalı çözüme inanmış parlamento dışı, sol bir hareket olan "Barış Şimdi Hareketi"nde mücadele etti. ( İsrail devletinin yayılmacı siyasetinden vazgeçerek güvence altına alınabileceğine inanan hareket, Filistinlilerle müzakereyi önemser ve Filistin Devleti'ne sıcak bakar.) Üniversite yıllarından itibaren İsrail-Filistin süreci üstüne sunduğu barışçıl çözüm önerileri ve pozitif demeçleriyle tanınmıştır.

1980'lerde ülkesinin en sevilen yazarlarından birisi olan Oz, 1986'da oğlunun astımı nedeniyle kibbutzdan ayrılarak Arad şehrine yerleşti. Yaşamının geri kalanında yazmak ve Ben Gurion Üniversitesi'nde ders vermekle meşgul oldu. 1960 yılında Nily Zuckerman ile yaptığı evliliği 2018 yılında ölünceye kadar sürdü. Fania Oz-Salzberger,  Daniel Oz ve Gallia Oz adlarında 3 çocukları oldu.

Çağdaş İsrail edebiyatının önemli bir yazarıdır. Hayatı boyunca İsrail'in önde gelen yaşayan yazarlarından biri olarak kabul edildi. İlk öyküleri 20 yaşındayken yayımlandı. 1966'da yayınladığı "Başka Yerde, Belki" adlı romanıyla adını duyurdu. 1965-2011 arasında 35 kitap, çeşitli konularda 480 makale yayımladı; kitapları 42 dile çevrildi.

Siyonist Sol görüşlü olduğunu belirten Amos Oz, İsrail'deki siyonist olmayan sol harekete karşı eleştirileriyle de tanınmıştır. Aralık 2008'de, Gazze Savaşı'ndan birkaç gün önce Yediot Aharonot'ta yayımlanan ve Hamas'a karşı İsrail Hükûmeti'ni askerî harekâta çağıran bir beyanı imzalayanlardan olmuşsa da, iki hafta sonrasında yine Yediot Aharonot'ta Hamas ile ateşkesi destekleyen bir yazı kaleme almıştır.

Amos Oz, hayatının son dönemlerinde kanserle savaşıyordu. 2018'in son günlerinde savaşını kaybetti. 28 Aralık 2018 tarihinde, 79 yaşındayken, İsrail'de Tel Aviv'de hayata veda etti. Ölüm haberini kızı Fania Oz-Salzberger duyurdu. Oz-Salzberger, Twitter'dan yaptığı açıklamada "Kanserle bir süredir mücadele eden sevgili babam dünyadan göçtü. Umarım onun bıraktığı miras, tüm dünyayı değiştirmeye devam eder" dedi.

TÜRKÇEYE ÇEVRİLEN KİTAPLARI:

Aşk ve Karanlık

Michael ile Hannah

Kara Kutu

Pusudaki Panter

Köy Hayatından Sahneler

Dostlar Arasında

Yaşam ve Ölüm Kafiyeleri

Fima

Bir Kadını Tanımak

Yahuda'ya Göre İncil

Bisikletim Ve İlk Aşkım

İsrailli Yazarlardan Seçme Öyküler

ÖDÜLLERİ:

1997'de Jacques Chirac tarafından "Şeref Nişanı" ile ödüllendirildi.

1998'de ise ülkesinin en prestijli edebiyat ödülü olan "İsrail Edebiyat Ödülü"ne layık görüldü.

2002'de Norveç Yazarlar Birliği'nin "İfade Özgürlüğü Ödülü" ile ödüllendirildi.

2005 yılından itibaren Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterildi.

2008 yılında "Geçmişin Yaratıcı Çevirisi" sebebiyle "Dan David Ödülü" aldı.

2013 yılında "Franz Kafka Ödülü"nü aldı.

Sizlerle "Bir Kadını Tanımak" adlı kitabından alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

Şiirin söylediği gibi: Ben senden sana kaçıyorum.

Hayat alınganlıklar ya da kendini hakarete uğramış gibi hissetmek için çok kısa.

Özlemle sınırsız deliliği ayıran çizgi ne?

Hiç olmamaktansa, geç olsun.

Belki sırlarımız var, belki de yok, ama her iki durumda da bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Eğer tüm yaşamın, yaşamın kutsanmasına adanmışsa, bu yaşam değil, ölümdür.

En iyisi gözlerini kapat, uyumaya çalış: Ne olacaksa zaten olacaktır.

Kesinlikle biliyordu ki, şiddete başvurmaktan daha kötüsü, şiddete baş eğmekti.

Yalanın kurgulanış biçimi, söyleyenin ruhunu gösteren, korumasız bir gözetleme deliği gibidir.

İnsanlar sahip olmadıkları ve de hiçbir zaman kendilerine verilmeyecek olanı isterler. Ulaşabileceklerini ise dikkate almazlar.

#AmosOz (Bir Kadını Tanımak" kitabından.)

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle sevgili şairlerimden Edip Cansever'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Huzurla uyusun.

İNFİLAK

Ben gidince hüzünler bırakırım

Bu senin yaşadığındır

Bir ev sıkılır kadınlardaki

Bir adam sıkılır kadınlardaki

Seni sevmek bu kadar mı

O benim yaşadığımdır.

Bazan da bir yerde kuşlar vardır

Ne uçmak, ne görünmek için

Bir karanfil pencereyi deler

Bir kapı kendiliğinden kapanır

İstesek sevişirdik, ama olmadı

Biz değil yaşayan acılardır.

Gitsem de her yerde biraz vardır

Hatırda zamansız bir plak

Bir otel kapısı, biraz istasyon

Vardır o seninle birlikte olmak

Buluşur çok uzaktan ellerimiz

Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.

#EdipCansever

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Fırtına:

Halk takvimine göre 28 Aralık'ta bir günlük fırtına yaşanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

28 Aralık 1612 - Galileo Galilei, Neptün'ü keşfeden ilk astronom oldu. Fakat yanlışlıkla onu bir yıldız olarak tanımladı.

28 Aralık 1785 - NGC 2022 bulutsusu, Frederick William Herschel tarafından keşfedildi.

28 Aralık 1836 - İspanya, Meksika'nın bağımsızlığını tanıdı.

28 Aralık 1846 - Iowa, Amerika Birleşik Devletleri'nin 29. eyaleti oldu.

28 Aralık 1869 - Ohio'lu (ABD) diş doktoru William F. Semple, sakızın patentini aldı.

28 Aralık 1878 - Dundee (Birleşik Krallık) yakınlarındaki bir demiryolu köprüsü (Tay Bridge) çöktü: 75 kişi buzlu sularda boğuldu.

28 Aralık 1895 - Alman bilim insanı Wilhelm Röntgen, X ışınlarını keşfettiğini duyurdu.

28 Aralık 1895 - Lumière kardeşler, Paris'te Boulevard des Capucinesdeki Grand Cafede izleyiciden ücret alınan ilk gösterimlerini yaparak dünyanın ilk gerçek sinema gösterisini gerçekleştirmiş oldular.

28 Aralık 1897 - Edmond Rostand'ın yazdığı "Cyrano de Bergerac" adlı oyun Paris'te gösterime girdi.

28 Aralık 1908 - Sicilya Messina'da 7,5 büyüklüğünde deprem: 80 bin kişi öldü.

28 Aralık 1967 - Kıbrıs Türk toplumu, Ada'da "Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi"ni kurdu.

28 Aralık 1973 - Aleksandr Soljenitsin, Sovyet hapishanelerini anlattığı "Gulag Takımadaları" adlı eserini yayımladı.

28 Aralık 1973 - İsmet İnönü, devlet töreniyle Anıtkabir'e defnedildi.

28 Aralık 1981 - Amerikalı ilk tüp bebek Elizabeth Jordan Carr, Norfolk-Virginia'da dünyaya geldi.

28 Aralık 1989 - Yeni Güney Galler-Avustralya'da, 5,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 13 kişi öldü.

28 Aralık 1997 - Ankara metrosu açıldı.

28 Aralık 1999 - Saparmurat Niyazov, kendisini Türkmenistan'ın yaşam boyu lideri ilan etti.

28 Aralık 2000 - Adrian Năstase, Romanya Başbakanı oldu.

28 Aralık 2011 - Uludere olayı; Şırnak'ın Uludere ilçesi yakınlarındaki Irak topraklarında, Türk Hava Kuvvetlerinin F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda, Kürt kökenli vatandaşların oluşturduğu bir kaçakçı kafilesinden, 34 kişi hayatını kaybetti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

28 Aralık 1856 - Thomas Woodrow Wilson , ABD'nin 28. Başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1924)

28 Aralık 1888 - F. W. Murnau, Alman sinema yönetmeni (ö. 1931)

28 Aralık 1922 - Stan Lee, Amerikalı çizgi roman yazarı (ö. 2018)

28 Aralık 1924 - Milton Obote, Uganda Devlet Başkanı (ö. 2005)

28 Aralık 1925 - Hildegard Knef, Alman aktris, şarkıcı ve yazar (ö. 2002)

28 Aralık 1926 - Gökşin Sipahioğlu, Gazeteci ve foto muhabiri (ö. 2011)

28 Aralık 1932 - Manuel Puig, Arjantinli yazar (ö. 1990)

28 Aralık 1934 - Maggie Smith, İngiliz oyuncu.

28 Aralık 1947 - Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türkü siyasetçi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 4. Cumhurbaşkanı.

28 Aralık 1954 - Denzel Washington, Amerikalı sinema oyuncusu.

28 Aralık 1955 - Liu Xiaobo, Çinli insan hakları savunucusu ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 2017)

28 Aralık 1965 - Dany Brillant, Tunuslu Yahudi asıllı Fransız şarkıcı.

28 Aralık 1969 - Linus Benedict Torvalds, Finlandiya asıllı Amerikalı bilgisayar mühendisi ve Linux geliştiricisi.

28 Aralık 1977 - Keremcem, Şarkıcı, müzisyen ve sinema oyuncusu.

28 Aralık 1977 - Mine Çayıroğlu, Sinema ve dizi oyuncusu, şarkıcı.

28 Aralık 1978 - Özgü Namal, Sinema ve dizi oyuncusu.

28 Aralık 1980 - Vanessa Ferlito, Amerikalı aktris.

28 Aralık 1981 - Sienna Miller, İngiliz kadın oyuncu, model ve moda tasarımcısı.

28 Aralık 1987 - Thomas Dekker, Amerikalı oyuncu.

28 Aralık 1989 - Kamilė Nacickaitė, Litvanyalı basketbolcu.

28 Aralık 1999 - Merih Öztürk, Model ve Oyuncu. Best Model Of Turkey 2018 üçüncüsü.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

28 Aralık 1912 - Ahmet Mithat Efendi, Yazar, gazeteci ve yayıncı (d. 1844)

28 Aralık 1925 - Sergey Yesenin, Rus şair (d. 1895)

28 Aralık 1937 - Maurice Ravel, Fransız besteci (d. 1875)

28 Aralık 1942 - Ahmet İhsan Tokgöz, Bürokrat, siyasetçi, yazar, çevirmen ve spor yöneticisi (d. 1868)

28 Aralık 1952 - Alexandrine, İzlanda Kraliçesi (d. 1879)

28 Aralık 1963 - Paul Hindemith, Alman besteci (d. 1895)

28 Aralık 1971 - Max Steiner, Avusturya doğumlu Amerikalı besteci (d. 1888)

28 Aralık 1984 - Sam Peckinpah, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1925)

28 Aralık 1985 - Dian Fossey, Amerikalı etolojist (d. 1932)

28 Aralık 2004 - Susan Sontag, Amerikalı yazar ve aktivist (d. 1933)

28 Aralık 2009 - The Rev, Amerikalı müzisyen ve rock sanatçısı (d. 1981)

28 Aralık 2011 - Hasan Mutlucan, Türk halk müziği sanatçısı (d. 1926)

28 Aralık 2015 - Lemmy Kilmister, İngiliz müzisyen ve söz yazarı (d. 1945)

28 Aralık 2018 - Amos Oz, İsrailli romancı ve gazeteci (d. 1939)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?