Koronavirüs testi olmayan Kırklareli'ne giremeyecek

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

İçişleri Bakanlığı’nın genelgesine göre:

Market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçiler bugün ve yarın 10.00-17.00 saatleri arasında açık olacaktır. Yine belirtilen süre içerisinde marketler ve bakkallar telefonla ya da online olarak aldıkları siparişleri teslim edebileceklerdir.

Lokanta/restoran, pastane ve tatlıcı tarzı işyerleri ise bugün ve yarın 10.00-24.00 saatleri arasında paket servis faaliyetlerine devam edebileceklerdir.

Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacaktır.

Online sipariş firmaları da 10.00-24.00 saatleri arasında siparişleri teslim edebileceklerdir.

Vatandaşlarımız sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan günlerde (Cumartesi-Pazar) 10.00-17.00 saatleri arasında ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap, kuruyemişçi ve fırın ya da ekmek satış bayine yürüyerek gidip gelebileceklerdir.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Şimdi biraz gülümseyelim güne başlarken:

Padişahın biri veziriyle birlikte gezintiye çıkmış. Gezi sırasında bir köye gelmişler. Küçük, şirin bir evin önünde oturmuş, örgü ören bir genç kız görmüşler. Padişah kızın yanına yaklaşıp sormuş:

– "Merhaba kızım. Baban evde mi?"

Kız:

– "Babam evde yok! Azı çok etmeye gitti."

Padişah:

– "Annen evde mi?"

Kız:

– "Annem de evde yok! O da biri iki etmeye gitti."

Padişah:

– "Kızım, eviniz çok güzel; ama bacası eğri."

Kız:

– "Bacası eğridir, ama dumanı doğru tüter."

Padişah:

– "Sana bir kaz yollasam yolar mısın?"

Kız:

– "İzninizle en ince tüylerine kadar yolarım!"

Padişah kıza:

-"Öyleyse selametle kal!" deyip, veziriyle tekrar yola koyulmuş. Saraya varınca padişah vezirine sormuş:

– "Kız ile ne konuştuğumuzu anladın mı?

Vezir:

– "Doğruyu söylemek gerekirse anlamadım padişahım." demiş.

Padişah:

– "O halde tez vakitte git öğren. Yoksa seni vezirlikten azlederim." demiş.

Vezir telaşla fırlamış. “Nasıl öğrenirim?” diye düşünürken, en iyisi ilk ağızdan bilgi almak deyip gitmiş padişahın konuştuğu kızı bulmuş. Vezir:

– "Aman kız, hanım kız!… Biz bu gün yanımda biriyle senin yanına gelmiştik. Yanımdaki kişi senle sohbet etmişti. O sohbette konuştuklarınız ne anlama geliyordu? Onları bana bir deyiver. Dile benden ne dilersen."

Kız:

– "Konuştuklarımızı açıklarım, ama her cevap için on altın isterim." demiş. Vezir kabul etmiş. Kız anlatmaya başlamış:

– "O amca bana babamı sorduğunda 'Azı çok etmeye gitti' demekle; babamın çiftçi olduğunu, tarlaya tohum ekmeye gittiğini anlatmak istedim."

Vezir on altını vermiş, kız devam etmiş:

– "O amca annemi sorduğunda 'Annem biri iki etmeye gitti' demekle; annemin ebe olduğunu, doğum yaptırmaya gittiğini anlatmak istedim."

Kız vezirden on altın daha alıp devam etmiş:

– "Amca 'Eviniz çok güzel, ama bacası eğri.' demekle; benim güzel olduğumu, ama gözlerimin şaşı olduğunu söyledi. Ben de 'Bacası eğridir, ama dumanı doğru tüter.' diyerek; 'Şaşıyım, ama gözlerim iyi görür.' demek istedim. "

Vezir kıza on altınını verip hemen atılmış:

– "Peki, ya 'Sana bir kaz yollasam yolar mısın?' ne demek?"

Kız tebessüm edip açıklamış:

– "O kaz da sizsiniz." demiş. "Bunları öğrenmek için bana onlarca altın verdiniz."

(Fıkrayı bana ileten Fahri Kalın abime çok teşekkür ediyorum.)

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Güçlü bir hafıza, ağır bir cezadır. Ve işin kötüsü, iyi anıları nadiren, kötü anıları sıklıkla hatırlatır." demiş Orhan Kemal.

Unutmak da çözüm olmuyor bazen.

Öyle saçma sapan bir anda hatırlıyor ki insan bazı şeyleri; bir anda darmadağın oluveriyor işte.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"İngiltere’deki Surrey Üniversitesi’nden bilim adamlarının araştırması, hatırlamak için gözlerini kapatanların hafıza testinde kapatmayanlara göre yüzde 23 daha başarılı olduğunu bulmuş. Bu nedenle bir şeyi hatırlamaya çalışırken gözlerinizi kapatmanız faydalı olabilir."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Yorgunluk sadece fiziksel değil, duygusal olarak da yaşanır. Yani karşınızdaki sizi ne kadar çok severse sevsin, bir süre sonra yorulacaktır."

Belki de bu yorgunluk sürecinde mola verip dinlenmeli, sonra devam etmeli insan; bilemedim şimdi.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

AKP'li ilçe belediyesi İBB'ye ait 73 taşınmazın kira ve işgaliye bedellerini toplamış

Eyüpsultan'da İBB'ye ait 73 taşınmazın kira ve işgaliye bedellerini ilçe belediyesi toplamış. Sayıştay raporuna göre, Piyer Loti'nin de dahil olduğu taşınmazlardan toplanan ücretleri Eyüpsultan Belediyesi, İBB'ye teslim etmemiş. Sayıştay'ın 2019 yılı İBB denetim raporunda büyükşehire ait bazı taşınmazların Eyüpsultan Belediyesi tarafından kiraya verildiği ve kiralar ile işgaliye bedellerinin de belediye tarafından tahsil edildiği belirlendi. Mevzuata göre geçerli bir yasal dayanağı olmaksızın belediye taşınmazlarının işgali halinde, işgalcilerden tazminat niteliğinde ecrimisil istenmesi gerektiği belirtilerek ecrimisilin tespit ve tahsilatı ile ilgili yetkinin söz konusu taşınmazların sahibi olan kamu idaresine ait olduğu vurgulandı.

Sözcü'den Özlem Güvemli'nin haberine göre, yapılan incelemede, mülkiyeti İBB'ye ait olan Eyüpsultan'daki Başak Oto Sanayi Sitesinde yer alan 58, Piyer Loti tepesinde yer alan 12 ve Eyüpsultan Belediyesi şirketinin kullanımında 2 adet olmak üzere toplam 72 taşınmazın işgal edildiği, işgal nedeniyle İBB tarafından tahsil edilmesi gereken ecrimisil bedellerinin Eyüpsultan Belediyesi tarafından tahsil edildiği tespit edildi. Mülkiyeti İBB'ye ait olduğu halde 1 adet taşınmazın da Eyüpsultan Belediyesi tarafından çeşitli kişilere kira sözleşmesi karşılığında kullandırıldığı belirlendi. Böylece İBB'ye ait toplam 73 taşınmazın kira ve işgaliye bedelinin mevzuata aykırı şekilde ilçe belediyesince tahsil edildiği ortaya çıktı.

İBB yapılan tespit ile ilgili Sayıştay denetçilerine verdiği yanıtta, ilçe belediyesince tahsil edilen yerlerin kira ve ecrimisil bedellerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsilinin sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmaya başlandığını açıkladı. Sayıştay raporunda, mülkiyeti Büyükşehir Belediyesine ait olan taşınmazlara ilişkin geçmişe dönük tespitlerin yapılması, ilçe belediyesince tahsil edilen bedellerin büyükşehire ödenmesi, tahliye işlemleri yapılıncaya kadar ecrimisil bedellerinin İBB tarafından tahsil edilmesi ve kiraya verme işlemlerinin de yine büyükşehir belediyesince yapılması uygun bulundu.

 

Korona haberlerine gelince:

Kırklareli'nde flaş karar! Koronavirüs testi olmayan şehre giremeyecek

Kırklareli Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, kente giriş yapmak isteyen vatandaşları koronavirüs testi uygulanması yönünde karar aldı.

Geçtiğimiz aylarda yoğun vaka artışının yaşandığı ve kısıtlamalarla birlikte vaka sayılarında düşüş gözlenen Kırklareli’nde, İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, virüsle mücadele kapsamında önemli bir karar aldı. Açıklanan karar kapsamında kente giriş yapmak isteyen kişilere korona virüsle mücadele kapsamında Kovid-19 tarama testi yapılmasına karar verildi.

ÇEŞİTLİ MESLEK KOLLARINA TARAMA TESTİ YAPILACAK

İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu sadece şehre girmek isteyen kişilere değil, başta Vefa Sosyal Destek Grupları olmak üzere çeşitli meslek kollarına da virüs testi yapılması kararı aldı. Karar kapsamında Kırklareli’nde faaliyet gösteren berberler, kuaförler, güzellik ve bakım merkezi çalışanları, kuryeleri dahil kargo firması çalışanları, paket servis hizmeti vermekte olan iş yerlerinin kuryeler dahil tüm çalışanları, taksi şoförleri, şehir içi otobüslerin ve işçi servislerinin şoförleri ile Vefa Sosyal Destek Grubu görevlileri de korona virüs tarama testine tabi tutulacak.

APARTMAN TOPLANTILARI ERTELENDİ

Öte yandan alınan bir diğer karar da apartman ve site sakinlerini ilgilendirdi. Bu kapsamda Kırklareli genelinde site ve apartman genel kurul toplantıları Şubat ayı sonuna kadar ertelendi.

 

Topbaş’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor

Corona virüsü tedavisi hastanede devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Kadir Topbaş'ın durumu ciddiyetini koruyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Kadir Topbaş, kaldırıldığı özel hastanede 16 Kasım’dan bu yana corona virüsü tedavisi görüyor. Yaklaşık 40 gündür hastanede tedavi gören Topbaş’ın tedavisi entübe edilerek devam ediyor.

16 Kasmı’da hastaneye kaldırılan Kadir Topbaş'ın sağlık durumu ile ilgili sosyal medyadan oğlu Mustafa Ömer Topbaş bir açıklama yapmış, “Babamız Kadir Topbaş bu sabah yoğun bakıma alındı. Doktorlar önümüzdeki saatlerde şu an uygulanan basınçlı oksijen desteğinden pozitif bir ilerleme kaydedilemezse entübe etme durumunda kalabileceklerini söylüyorlar. Bu zor anımızda arkadaşlarımız, dostlarımız ve sevenlerinden dua bekliyoruz. Sizlerin duası ve Allah'ın izniyle babamızın kısa zamanda sağlığına kavuşacağına inanıyoruz. Selam ve dua ile Allah'a emanet olun” paylaşımında bulunmuştu. (İHA)

Yurt dışından Türkiye'ye gelecek yolculara PCR testi şartı

THY Genel Müdürü Bilal Ekşi, Türkiye'ye gelecek yolcular için 72 saatte alınmış PCR(-) sonuç belgesi isteneceğini açıkladı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "27 Aralık saat 21'den itibaren yurt dışından hava yolu ile Türkiye'ye giriş yapacak yolcuların ülke girişlerinden önceki son 72 saat içinde yapılmış negatif PCR testlerini ibraz etmeleri gerekecek" denildi. Açıklamaya göre negatif test ibraz etmeyen yolcular 7 gün karantinaya alınacak ve uygulama 1 Mart 2021'e kadar sürecek.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

 

Günün Yazarı” olarak 40 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 129. doğum günü olan Henry Miller'ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

 

Henry Miller, 26 Aralık 1891 tarihinde, ABD New York'ta, Alman göçmeni katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tam adı Henry Valentine Miller'dır. Babası terzi Heinrich Miller, annesi ise Louise Marie Neiting'di. Çocukluğu Brooklyn'de geçti. Gençliğinde çeşitli işlerde çalıştı ve kısa bir süre New York Şehir Üniversitesi'nde okudu.

1928 ve 1929 yıllarında ikinci karısı June Edith Smith (June Miller) ile birlikte birkaç ay Paris'te geçirdi. 1930 yılında tek başına Paris'e taşındı ve II. Dünya Savaşı patlak verene kadar burada yaşadı. Bu dönemde meteliksiz bir şekilde arkadaşlarından geçinerek avare bir hayat sürdü. Anais Nin, Alfred Perles, ve Lawrence Durrell gibi yazarlarla dostluk kurdu. 1931'in sonbaharında Alfred Perlés vasıtasıyla Chicago Tribune'un Paris baskısında bir iş buldu. Sevgilisi Anais Nin'in desteğiyle 1934 yılında ilk kitabı Yengeç Dönencesi'ni (Tropic of Cancer) yayımladı. Ardından Kara İlkbahar (Black Spring) (1936) ve Oğlak Dönencesi'ni (Tropic of Capricorn) (1939) yazdı. Kitapları ABD'de müstehcen bulunduğu için yasaklandı. Ancak elden ele ulaştırılan kitapları ona belli bir ün kazandırdı.

1940'ta ABD'ye döndü ve Kaliforniya'da Big Sur'a yerleşti. ABD'nin kültürel değerlerine ve ahlâkî tavrına meydan okuyan çalışmalarına devam etti. Hayatının son yıllarını Pacific Palisades'de geçirdi. Miller 7 Haziran 1980 tarihinde, 88 yaşındayken, ABD, Kaliforniya'da hayata veda etti.

Yengeç Dönencesi'nin 1961 yılında ABD'de yayımlanması bir müstehcenlik davasına neden oldu. 1964 yılında ABD Yüksek Mahkemesi kitabın bir edebiyat çalışması olduğuna karar verdi. Bu olay cinsel devrimin kilometre taşlarından biriydi. Kitabın basılmasını savunan avukat Elmer Gertz ve Miller sonraki yıllarda yakın arkadaş oldular.

Yaşadığı dönemdeki edebiyat formlarının dışına çıkarak roman, otobiyografi, felsefe ve mistizmi karıştırarak kendi tarzını yaratmıştır. Kendi hayatından aldığı gerçekleri yeniden kurgulayarak kitaplarına aktarmıştır. Tolstoy, Knut Hamsun, Nietzsche, Goethe, D. H. Lawrence etkilendikleri yazarlar arasındadır. Edebiyat çalışmalarının yanında Miller bir ressam ve amatör bir piyanistti.

Türkçede yayımlanmış eserleri:

Yengeç Dönencesi

Kara İlkbahar

Oğlak Dönencesi

Hatırlamayı Hatırlamak

Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş

Seksus

Pleksus

Clichy'de Sakin Günler

Big Sur ve Hieronymus Bosch'un Portakalları

Rimbaud ya da Büyük İsyan

Neksus

Cennette Bir Şeytan

Uykusuzluk

Çılgın Üçlü

Sizlerle iki kitabından alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

"Uykusuzluk" isimli kitabından:

Benim için kitap insandır ve benim kitabım benim olduğum insandır; aklı karışık, savsak, huzursuz, kösnül, edepsiz, kavgacı, düşünceli, kılı kırk yaran, yalancı, şeytancasına içten ve gerçekçi insan.

Ben iyi tanırım Şeytan'ı; yollarımız çok sık kesişti onunla. Beceriksiz bir ip cambazı gibi ipte yürümemi keyifle izler. Ayağımın kaymasına seyirci kalır ama düşmeme izin vermez.

Beni bulmuş olsaydın arıyor da olmazdın.

Aşka inanabilsen, onun gereklerini yerine getirebilsen mükemmel olur. Yalnızca bir ahmak, katıksız bir aptal becerebilir bunu. Bir tek o özgürdür derinliklere inmeye ve göklerde fink atmaya. Masumiyeti, korumaya alır onu. Kendisi korunma isteğinde bulunmaz.

Ve özlemini çektiklerimiz artık istenmeyen şeyler kılığında çıkabilir karşımıza.

Belki de aşık olduğumu sanıyordum yalnızca. Belki de yalnızca açtım, yalnızlık çekiyordum; herhangi birinin oyuncak bir tabancayla vurabileceği bir hedeftim.

"Yengeç Dönencesi" isimli kitabından:

Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır; onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da onu edebiyata çevirebilirsin.

Her sabah ya kendine ya işine ya da dünyaya küfrederek uyanır. Bu kadar sıkıntılı uyanan başka birini tanımıyorum; uykusunda gebermediği için bozguna, hayal kırıklığına uğramış gibi.

“Hayat” demiş Emerson, “insanın sabahtan akşama kadar düşündüklerinden ibarettir.” Gerçekten öyleyse eğer, benim hayatım devasa bir bağırsaktan başka bir şey değil. Bütün gün yemek hayalleri kurduğum yetmezmiş gibi, geceleri de düşünü görüyorum.”

Her taş yüreğin dibinde birkaç damla sevgi bulunur, kuşları beslemeye yetecek kadar.

Sağlık ve huzur yaylası değil, okyanus dalgalarıyla bir inip bir kalkan kadife vücutlu bir kadındır dünya.

#HenryMiller

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle 10 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız değerli şair Ahmet Necdet'in çok sevdiğim bir şiirini paylaşmak istiyorum:

NE ÇOK ENKAZ

sizi bir yerlerden tanır gibiyim

galiba bodrum'daydı geçen yaz

t-shirt'leriniz vardı türkuvaz

pabuçlar 'all star american'

ne tutucuydunuz ne de bağnaz

sabah kahvaltısında beethoven chopin

akşamları hacı ârif incesaz

n e ç o k e n k a z

sizi bir yerlerden tanır gibiyim

sanırım bodrum'daydı geçen yaz

güngörmüş saçlarınız vardı beyaz

bakışlarınız alaycı ve delişmen

mavi yolculuklarda yıldız-poyraz

balık yemekten ve çok sevişmekten

gut'a yakalanmıştınız biraz

n e ç o k e n k a z

sizi bir yerlerden tanır gibiyim

her halde bodrum'daydı geçen yaz

daracık sokaklarınız vardı çıkmaz

viskiyi çok sever az içerdiniz

gün boyu meyhane cafée-bar caz

"yine de en büyük rakı" derdiniz

iki cami arasında beynamaz

n e ç o k e n k a z

sizi bir yerlerden tanır gibiyim

elbette bodrum'daydı geçen yaz

sözcükleriniz vardı ince mecaz

aşklarınızı şiirle yıkardınız

bir yığın kadın huysuz utanmaz

her biriyle ayrı yatardınız

bin türlü işve bin türlü naz

n e ç o k e n k a z

sizi bir yerlerden tanır gibiyim

mutlaka bodrum'daydı geçen yaz

dostlarınız vardı köylü ve kurnaz

bireysel konularda acımasız

ülke sorunlarında vurdumduymaz

batı'lı düşünür doğu'lu yaşardınız

azıcık hicazkâr her dem şehnaz

n e ç o k e n k a z

#AhmetNecdet

 

(Saygıyla, sevgiyle anıyorum.)

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Kwanzaa: Afrika kökenli Amerikalıların bayramı

Kwanzaa, her yıl 26 aralık-1 Ocak tarihleri arasında çoğunlukla ABD'de yaşayan Afrika kökenlilerin aile, toplum, kültür gibi unsurlarının kutlandığı, dini öğeler taşımayan bir kış bayramıdır. Aslında Pan-Afrikancı bir bayram olsa da, büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri'nde kutlanır ve Afrika kökenli ABD vatandaşlarıyla özdeşleşmiştir. Adı, Swahili dilindeki ‘matunda ya kwanza(ilk meyveler)’ deyiminden alınan festivalin fikir babası, Dr. Ron “Maulana” Karenga adlı Californialı bir akademisyen. Karenga, siyahların Noel yerine kendi ulusal bayramları olması gerektiği düşüncesiyle Kwanzaa fikrini ortaya atmış ve çevresindekilerle beraber 1966 yılından itibaren kutlamaya başlamış. Uzunca bir süre siyah ırkçısı hareketlerin bir tür politik eylemi olarak devam etmiş. 1990’lı yılların ortalarından itibaren apolitik bir kimliğe bürünen Kwanzaa 1997’den itibaren ise, ‘aile, kültür ve toplum festivali’ olarak anılmaya başlandı. Kwanzaa fikrini ilk ortaya atan Ron Karenga da, zaman içinde düşüncelerini değiştirerek, Kwanzaa’nın denk geldiği Noel ya da diğer dini bayramlara alternatif olmak gibi bir amacı olmadığını belirtti. Karenga’ya göre, Kwanzaa, dini inancı ve ırkı ne olursa olsun bütün Afrikalıların ortak kültürel bir festivali olarak kutlanmalıdır. Kwanzaa günlerinde evleri Pan-Afrikan renkler olarak anılan sarı, kırmızı ve yeşille süsler, kadınlar ‘uwole’ denen geleneksel Afrika kıyafetlerini giyer, ‘Kinaras’ denen renkli mumlar yakarlar.

Kwanzaa’nın 7 günü ve 7 ilkesi

Kwanzaa boyunca her gün Swahili dilinde yedi ilke anlamına gelen ‘Nguzu Saba’ adlı ilkelerden biri anılır. Bu ilkeler ve kutlanacakları günler şöyle:

Umoja (Birlik): 26 Aralık Salı. Aile, toplum ve millet arasındaki birliğin pekiştirilmesi amaçlanır.

Kujichagulia (Öz hakimiyeti): 27 Aralık Çarşamba. Kendi adına konuşma, kendini temsil ve kendi için üretme hakkının anıldığı ilkedir.

Ujima (Dayanışma): 28 Aralık Perşembe. Başkalarının dertlerine çare bulmaya çalışmak, yardımlaşmak ilkesi.

Ujamaa (Sosyal adalet): 29 Aralık Cuma. Zenginliğini toplumla paylaşmayı anlatır.

Nia (Gaye): 30 Aralık Cumartesi. Toplumu ve geleneklerini yeniden inşa etmek için ortak çaba harcama azmi ve kararlılığı anılır.

Kuumba (Üreticilik ve verimlilik): 31 Aralık Pazar. Toplumu güzelleştirmek için verimlilik ve üretkenliğin anılmasını anlatır.

İmani (İman): 1 Ocak Pazartesi. Kendine ve değerlerine inanma ilkesidir.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

26 Aralık 1865 - Amerikalı James H. Nason, süzme kahve makinasının patentini aldı.

26 Aralık 1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler. Curie'ler, 1903'te bu buluşlarıyla Nobel Fizik Ödülünü aldılar.

26 Aralık 1908 - Jack Johnson, Sidney Avustralya'da Tommy Burns'ü yenerek dünyanın ilk siyah ağır siklet boks şampiyonu oldu.

26 Aralık 1923 - Kısmî genel af kanunu kabul edildi.

26 Aralık 1925 - Uluslararası saat ve takvimin kullanımı, TBMM'de kabul edildi.

26 Aralık 1925 - Türkiye, bir kanunla Gregoryen takvime geçti.

26 Aralık 1932 - Samsun-Sivas demiryolu hattı açıldı.

26 Aralık 1933 - FM radyo'nun patenti alındı.

26 Aralık 1934 - Menemen'de yapılan Kubilay anıtı törenle açıldı.

26 Aralık 1938 - Cumhuriyet Halk Partisi olağanüstü kurultayı toplandı. Kurultayda Mustafa Kemal Atatürk "Ebedi Şef", İsmet İnönü ise "Millî Şef" ilan edildi.

26 Aralık 1957 - Dokuz subayın, isyan muharrikliği (kışkırtıcılığı) yapmak ve fesat çıkarmaktan tutuklandıkları açıklandı. 26 Mayıs 1958'de başlayan yargılamalar sonucunda, Dokuz Subay Olayı sanıklarından Kurmay Binbaşı Samet Kuşçu, 2 yıl hapis ve ordudan tart cezasına çarptırıldı, öteki sanıklar beraat etti.

26 Aralık 1968 - İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciler, Rektörlük Binasını işgal ettiler. Üniversite süresiz kapatıldı.

26 Aralık 1972 - Yazar Fakir Baykurt ve 7 arkadaşı, sekizer yıl onar ay hapse mahkûm oldu. Fakir Baykurt ve arkadaşları gizli örgüt kurmak iddiasıyla yargılanıyorlardı.

26 Aralık 1975 - Sovyetler Birliği, Dünyanın ilk süpersonik taşıma uçağı olan Tupolev Tu-144'ü hizmete soktu.

26 Aralık 1982 - Time dergisi yılın adamı listesine ilk kez insan olmayan bir nesne girdi: Kişisel bilgisayar.

26 Aralık 1983 - Hisarbank, İstanbul Bankası ve Ortadoğu İktisat Bankası, Ziraat Bankası'na devredildi. Devredilen bankalarda çalışan 1329 kişi tazminatları ödenerek işten çıkarıldı.

26 Aralık 1986 - Dünyanın nüfusu 5 milyara ulaştı.

26 Aralık 1988 - Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, sinema alanındaki çalışmaları ve katkıları nedeniyle sinema yönetmeni Lütfü Akad'a verildi.

26 Aralık 1991 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti milletvekili Mahmut Alınak, "Geçenlerde iki kardeşimiz öldü, biri asker, biri PKK'lı" deyince Meclis'te olay çıktı. Alınak zorla kürsüden indirildi.

26 Aralık 1991 - Rusya bağımsızlığını ilan etti.

26 Aralık 1992 - Ankara-Haydarpaşa hattındaki ilk elektrikli tren hizmete girdi.

26 Aralık 1994 - 37 aydının Madımak Oteli'nde yakılmasıyla ilgili Sivas davası sonuçlandı. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 22 sanığa verilen idam cezasını on beşer yıl ağır hapis cezasına çevirdi. Mahkeme, Aziz Nesin'in halkı tahrik ettiğini ve olayların çıkmasına yol açtığını öne sürdü.

26 Aralık 1995 - Uzun yıllar devam edecek olan Manisa davasına konu olan Manisalı gençler göz altına alındı.

26 Aralık 1996 - TBMM, Susurluk Komisyonu'na bilgi veren Millî İstihbarat Teşkilatı (Millî İstihbarat Teşkilatı) Kontr-terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Millî İstihbarat Teşkilatı'nın Abdullah Çatlı'yı 1980 sonrası yurt dışı operasyonlarda kullandığını açıkladı.

26 Aralık 2003 - İran İslam Cumhuriyeti'nin Kirman Eyaleti'nde 6.6 büyüklüğünde deprem oldu. Çoğunluğu Bam'da olmak üzere 20.000 kişi öldü.

26 Aralık 2004 - Hint Okyanusu tabanında (Kuzey Endonezya, Aceh yakınlarında) meydana gelen 9,7 şiddetindeki güçlü depremin yarattığı tsunami, Güneydoğu Asya'da okyanusa kıyısı bulunan 13 ülkede 200.000 den fazla kişinin ölümüne veya kaybolmasına yol açtı. Yalnızca Endonezya'da 128.000 kişi öldü.

26 Aralık 2005 - TÜBİTAK'ın geliştirdiği Pardus GNU Linux'un ilk sürümü yayınlandı.

26 Aralık 2006 - Nijerya'nın Lagos kentinde bir petrol boru hattında meydana gelen patlamada 500'den fazla kişi öldü.

26 Aralık 2006 - Tayvan'ın güney ucundaki Hengchun'un 23 km açığında 7,2 şiddetinde deprem meydana geldi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

26 Aralık 1791 - Charles Babbage, İngiliz matematikçi (ö. 1871)

26 Aralık 1863 - Charles Pathé, Fransız film ve ses endüstrisi öncüsü (ö. 1957)

26 Aralık 1867 - Phan Boi Chau, Vietnamlı ulusalcı (ö. 1940)

26 Aralık 1883 - Maurice Utrillo, Fransız oyuncu (ö. 1955)

26 Aralık 1891 - Henry Miller, Amerikalı yazar (ö. 1980)

26 Aralık 1893 - Mao Zedung, Çinli devrimci, siyasetçi ve Çin Komünist Partisi kurucusu (ö. 1976)

26 Aralık 1904 - Alejo Carpentier, Kübalı yazar (ö. 1980)

26 Aralık 1914 - Richard Widmark, Amerikalı oyuncu (ö. 2008)

26 Aralık 1918 - Ali Şen, Sinema oyuncusu (ö. 1989)

26 Aralık 1918 - George Rallis, Yunan siyasetçi (ö. 2006)

26 Aralık 1926 - Earle Brown, Amerikalı besteci (ö. 2002)

26 Aralık 1927 - Heyecan Başaran, Tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2016)

26 Aralık 1930 - Jean Ferrat, Fransız şarkıcı ve şarkı sözü yazarı (ö. 2010)

26 Aralık 1934 - Raoul Dauce, Amerikalı oyuncu.

26 Aralık 1936 - Kayhan Yıldızoğlu, Sinema ve dizi oyuncusu.

26 Aralık 1937 - John Horton Conway , İngiliz matematikçi (ö. 2020)

26 Aralık 1938 - Bahram Beizai, İranlı oyun yazarı ve yönetmen.

26 Aralık 1940 - Edward C. Prescott, Amerikalı ekonomist.

26 Aralık 1941 - Şener Şen, Sinema ve dizi oyuncusu.

26 Aralık 1947 - Kunio Okawara, Japon mekanik tasarımcı.

26 Aralık 1948 - Ali Kırca, Haber sunucusu ve yazar.

26 Aralık 1949 - José Ramos-Horta, Doğu Timor'un 2. Cumhurbaşkanı ve siyasetçi.

26 Aralık 1960 - Cem Uzan, Siyasetçi ve iş adamı.

26 Aralık 1963 - Lars Ulrich, Danimarka asıllı Amerikalı müzisyen ve Metallica'nın davulcusu.

26 Aralık 1971 - Jared Leto, Amerikalı oyuncu ve müzisyen.

26 Aralık 1980 - Ceylan Ertem, Şarkıcı.

26 Aralık 1986 - Ilia Tkachenko, Rus buz patenci.

26 Aralık 1986 - Kit Harington, İngiliz televizyon ve sinema oyuncusu.

26 Aralık 1986 - Mükerrem Selen Soyder, Türk model ve 2007 Türkiye güzeli.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

26 Aralık 1530 - Bâbür Şah, Bâbürlüler Devleti'nin kurucusu ve Sultanı (d. 1483)

26 Aralık 1771 - Claude Adrien Helvétius, Fransız filozof (d. 1715)

26 Aralık 1869 - Jean Louis Marie Poiseuille, Fransız fizyolog (d. 1797)

26 Aralık 1890 - Heinrich Schliemann, Alman arkeolog (d. 1822)

26 Aralık 1931 - Melvil Dewey, Amerikalı kütüphaneci (d. 1851)

26 Aralık 1972 - Harry S. Truman, ABD'nin 33. Başkanı (d. 1884)

26 Aralık 1977 - Howard Hawks, Amerikalı sinema yönetmeni ve yazar (d. 1896)

26 Aralık 1981 - Suat Hayri Ürgüplü, Siyasetçi ve Türkiye'nin 11. Başbakanı (d. 1903)

26 Aralık 1997 - Cahit Arf, Matematikçi (d. 1910)

26 Aralık 1997 - Cornelius Castoriadis, Yunan filozof (d. 1922)

26 Aralık 2000 - Jason Robards, Amerikalı oyuncu (d. 1922)

26 Aralık 2002 - Armand Zilciyan, Osmanlı asıllı Amerikalı bateri zilleri üreticisi (d. 1921)

26 Aralık 2006 - Gerald Ford, ABD'nin 38. Başkanı (d. 1913)

26 Aralık 2011 - Şahin Özyüksel, Heykeltıraş ve akademisyen (d. 1943)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?