AKP'den AİHM'in Selahattin Demirtaş kararı hakkında ilk açıklama

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için araziye çıkmışlar. Birden yağmur bastırmış. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınmışlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılmış. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanmış. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerinde duruyormuş. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlamış aralarında.

Kimyacı:

-"Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış."

Fizikçi:

-"Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş."

Jeolog:

-"Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış."

Matematikçi:

-"Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış."

Antropolog:

– "Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş."

Bu sırada ev sahibi içeri girmiş ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sormuşlar. Adam cevap vermiş:

– "Boru yetmedi."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Taşı delip çıkan çiçekler, taşla hesaplaşır. Taş durdurur, çiçek yürür. Aslında uzun düşmanlıklar da bir sadakat meselesidir. Yani çiçek de taş da birbirini bilir. Ama esas mesele yoldan öylesine geçen birinin, yani öylesine geçiverirken, çiçeği öylesine koparıvermesi ihtimalidir. Taştan çıkan çiçeğin asıl göze aldığı budur." demiş Ece Temelkuran.

Göze almak veya almamak.

İşte bütün mesele bu değil mi?

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Makarnanın haşlandığı suya yağ konulmamalıdır. Haşlama suyuna yağ konulursa makarnalar birbirine yapışmaz gibi bir rivayet vardır. Oysa yağ makarnanın etrafında koruyucu tabaka oluşturur ve makarnanın sos tutuşunu azaltır."

Ben de öyle biliyordum ne yazık ki.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Sıradan evcil köpekler birkaç haftalık eğitimin ardından sadece nefes aracılığıyla meme kanserini neredeyse %100 doğrulukla tahmin edebiliyorlar."mış.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Başak Demirtaş'tan AİHM'in Demirtaş kararına ilk yorum!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili kararı açıkladı. AİHM, Demirtaş'ın derhal tahliye edilmesi kararını verdi. Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, konuyla ilgili açıklama yaptı. Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, AİHM'in kararına ilişkin Twitter hesabından değerlendirmelerde bulundu. Başak Demirtaş açıklamasında:

"Selahattin’in suçsuz olduğunu halk biliyordu ve şimdi AİHM Büyük Daire tarafından da kesin olarak tescillendi. Dört yıldır içeride tutulması ağır bir suçtu, şu dakikadan itibaren tahliyesinin engellenmesiyle manevi işkence suçu da oluşacaktır. #DemirtaşİçinÖzgürlük" ifadelerini kullandı.

AKP'den AİHM'in Selahattin Demirtaş kararı hakkında ilk açıklama

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 4 Kasım 2016 tarihinde tutuklanan ve halen Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında "derhal serbest bırakılması için Türk hükümetinin gerekli tüm tedbirleri almasını" talep ettiği kararı hakkında açıklama yaptı. Ömer Çelik AİHM kararına ilişkin, "Bu sıcak bir karar. Yaklaşık 100-150 sayfalık bir gerekçeli kararı var. Hukuk sistemimiz tabii ki bunu değerlendirecek ve buna göre bir yaklaşım üretilecektir" ifadelerini kullandı.

Pegasus Hava Yolları, Umman ve Kuveyt uçuşlarını askıya aldığını duyurdu.

Pegasus Hava Yolları, COVID – 19 virüsüne karşı alınan tedbirler kapsamında Umman ve Kuveyt uçuşlarını geçici olarak durdurdu. Pegasus, Umman uçuşlarını 29 Aralık 2020, Kuveyt uçuşlarını ise 1 Ocak 2021 tarihine kadar askıya aldığını duyurdu.

 

Korona haberlerine gelince:

TTB, Aralık ayında Kovid-19 pozitif çıkan kişi sayısını paylaştı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 'Aile Hekimliği Pandemi Anketi Aralık 2020' sonuçlarına ilişkin online basın toplantısı yaptı. Covid-19 pandemisindeki durumu aile hekimleri aracılığıyla aktaran çalışmaya 75 farklı ilden bin 520 aile hekimi katıldı.

TTB’nin çalışmasına göre, aile hekimliği listelerinde kasım ayında 476 bin 293 olan PCR pozitif sayısı aralık ayında 543 bin 39, kasım ayında izlemde olan kişi sayısı ise 1 milyon 435 bin 214’den 1 milyon 519 bin 815’e çıktı. TTB’nin Aile Hekimliği kolunun hazırladığı çalışmaya göre eylül ayında 186 bin 780, ekim ayında 143 bin 732, kasım ayında ise 476 bin 293 PCR pozitif vaka sayısı tespit edilmişti.

Gazete Duvar'da yer alan habere göre; Aralık ayında tespit edilen 543 bin 39 PCR pozitif ile birlikte geride kalan dört ayda TTB’nin tespit ettiği toplam PCR pozitif sayısı 1 milyon 349 bin 884 oldu. Sayılarda genel olarak büyük bir azalmanın olmadığını belirten ve yapılan anket çalışmasına ilişkin toplantıda sunum gerçekleştiren TTB Aile Hekimliği Kolu Üyesi Emrah Kırımlı, “Biz bu çalışmaya başladığımızda sokağa çıkma yasağı tedbirleri başladı. Bu tedbirlerin yansımasını bazı yerlerde gördük bazı yerlerde göremedik. Bu da tedbirlerin kapsamlılığıyla ilgili soru işareti doğuruyor” dedi. Salgının devam ettiğini belirten Kırımlı, “Kasım ayında Türkiye genelinde aile hekimine düşen Covid-19 hastası sayısı 19’ken aralık ayında 22’ye çıktı. İzlem hastası sayısı kasımda 59’ken 63’e çıktı. Salgın İstanbul’a gelince tüm Türkiye’de önlem alınıyor. Bu günlerde İstanbul’da büyük oranda azaldı, İstanbul’dan gidince tedbirler de gevşeyecek, ama öyle değil. Tüm Türkiye’ye baktığımız zaman görüyoruz ki bazı illerde salgın yoğun bir şekilde devam ediyor” ifadelerini kullandı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“İllerin sayısını görürsek burada büyük farklılıklar var. Kasımdan Aralığa geçtiğimizde İstanbul’da yüzde elliden fazla düşüş oldu. Ankara’da ve Bursa’da düşüş oldu. Bunlar kasım ayında çok yoğun vakaların olduğu yerler. Ama İzmir’e bakıyorsunuz, Ekim, Kasım ve Aralık’ta hep arttı. Muğla’da iki katına çıktı, Adana’da dört katına çıktı. Aydın’da üç katına, Antalya’da iki katına, Artvin’de üç katına, Hatay’da dört katından fazla artmış. Kocaeli’de, Samsun’da, Sakarya’da artmış. Bizim meslektaşlarımız buralarda ölüyor. Akdeniz tarafında o illerde ne yazık ki çok yoğun vakalar olduğunu görüyoruz.”

Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) Covid-19 geçirenlerin sayısının da artış gösterdiğini belirten Kırımlı, “3 ASM’den 2’sinde en az bir sağlık çalışanı hastalandı. 5 bin ASM’de en az 15 bin birinci basamak çalışanı Covid-19 geçirmiş durumda. Bu da büyük bir oran. Elli bine yakın bir birinci basamak çalışanı var ve yüzde 30’lara aran bir rakam. Aile Sağlığı Merkezleri’nde hastalanan insan sayısı toplumun kat kat üstünde” dedi.

Türkiye’de toplum tabanlı kanser taramalarının büyük çoğunluğunun birinci basamakta yapıldığını belirten Kırımlı, aile hekimlerinin salgın döneminde kolon kanseri, rahim ağzı ve meme kanseri taramalarında azalma olduğunu belirttiklerini ifade ederek şunları söyledi:

“Arkadaşlarımıza sorduğumuzda yüzde 90’lara varan tarama azalmasından bahsettiler. Sağlık Bakanlığı bütçesine baktığımızda 2019 için 9 milyon kanser taraması yapıldığını söylerken 2020’de bu sayının 3 milyon olduğunu söylüyor. 6 milyona yakın kişinin kanser taraması yapılmadı. Bu insanlar erken tanı şansını kaybetti. Genel olarak hekimler yüzde 90 kanser taramasının azaldığını söyledi. 2019’da 1 milyon 850 bin kolon kanseri taraması yapmışız. Yüzde 60 oranda azalmış olsa bile tespit edilen en az 3 bin kişinin kolon kanseri erken tanı şansını kaybettiğini söyleyebiliriz. Büyük ihtimalle daha büyük bir sayı bu.”

AKP'den mutasyona uğrayan virüsle ilgili açıklama

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısının ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Çelik mutasyona uğrayan ve yayılmaya başlayan koronavirüs ile ilgili “Mutasyona uğrayan virüs ile ilgili tedbirler alınacaktır. 96 ülke ile uçuşlarımız sürüyor, ama gerekirse yeni tedbir alırız. Aşı gelse de bir süre virüs ile yaşamaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde gevşemenin olmaması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Yazarı” olarak 89 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Mehmet Rauf'u seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Mehmet Rauf, 12 Ağustos 1875 tarihinde İstanbul'da doğdu. Kütahyalı Hafız Ahmet Efendi’nin oğludur. Ferik Atıf Paşa’nın oğlu Mehmet Rauf’la sadece isim benzerliği vardır.  Dört yaşında Balat Mektebinde öğrenimine başladı, yedi yaşın­da Eyüp Rüştiyesine (ortaokul), on yaşında Soğukçeşme Rüştiyesine devam etti. 1891 yılında Heybeliada'daki Bahriye Mektebini bitirdi, deniz subayı oldu. Bu yıllarda İngilizce ve Fransızca öğrendi, tiyatroyla ilgilendi. 1894'te staj için Girit'e gönderildi.  Stajının bir bölümünü Kiel Kanalının açılış törenine katılmak için gittiği (1895) Almanya’da tamamladı. Dönüşünde İstanbul Tarabya’da elçilik gemilerinin irtibat subaylığı görevine getirildi.  Zanbak adlı erotik bir hikâyesinin yayımlanması üzerine 1908'de subaylıktan çıkarıldı. Bundan sonra hayatını kalemiyle kazandı.

Mehmet Rauf, 1900 yılında Tevfik Fikret’in halasının kızı Ayşe Sermet Hanım’la evlendi. Bu evlilikten, biri sonradan Selâmı İzzet Sedes’in eşi olan, biri de küçük yaşta ölen iki kızı oldu. Evlendikten sonra bir süre Tevfik Fikret’in Hisar’daki evinde kaldı, sonra Büyükada’ya yerleşti. 1910’da ikinci defa evlendi. İz­mir’de yaptığı bu evlilikten de bir kızı oldu. 1926’da Muazzez Hanım’la evlendi, bu evlilikten çocuğu olmadı. Bir süre şeker ticareti de yapan Mehmet Rauf yaşamının son yıllarını yoksulluk içinde geçirdi. 1927’de hastalandı, beş yıl boyunca acı çekti. Mehmet Rauf, 23 Aralık 1931 tarihinde, 56 yaşındayken, İstanbul'da Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata veda etti. Maçka’daki aile mezarlığında toprağa verildi.

Mehmet Rauf ilk yazı çalışmalarına Bahriye Mektebi'nde öğrenci iken başladı. O dönemde Denaet yahut Gaskonya Korsanları adlı bir macera roman ve Ruznâme-i Hayâtım adıyla anılarını yazdı. Bu sıralarda Ahmet Midhat, George Ohnet, Octave Feuillet, Alphonse Daudet, Emile Zola, Gustave Flaubert gibi yazarları okudu. Bu arada realistlere özenerek Canfezâ adlı bir hikâye yazdı. Edebiyat dünyasına, Halit Ziya Uşaklıgil’e gönderdiği Düşüş adlı hikâyesinin Halit Ziya Uşaklıgil'in İzmir'de çıkardığı Hizmet  gazetesinde yayımlanmasıyla girdi. O yıllarda Halit Ziya ile mektuplaşmaya başladı, onun aracılığıyla Servet-i Fünûncularla tanışıp aralarında yer aldı. Mehmet Rauf'un Türk edebiyatında kendine üstâd olarak kabul ettiği isim, Halit Ziya Uşaklıgil'dir. Yakından takip ettiği Halit Ziya Uşaklıgil'in eserlerine ve realizm akımına ilgi duydu. Fransız yazar Paul Bourget'yi okudu ve ondan etkilendi. Mektep ve Servet-i Fünun dergilerindeki yazılarıyla tanındı.

Halit Ziya Uşaklıgii'den sonra Servet-i Fünûn romanının ikinci önemli ismi olarak edebiyat tarihimizde yer almaktadır. Yazı hayatının çeşitli dönemlerinde Rauf Vicdani, Besim Rauf, Cemil, Jüpon, Ali Necdet, Mehmet Nazif gibi müstear isimler kullanmıştır. Tevfik Fikret, Cenab ve Hüseyin Cahit’le tanıştı ve dost oldu. Cenab, memuriyeti dolayısıyla Hi­caz’a giderken Mektep dergisinin idaresini Mehmet Rauf’a bıraktı. Hikâyeleri, Resimli Gazete’de (Rauf Vicdani adıyla), bir ara yazı işleri müdürlüğünü yaptığı  Mekteb  dergisinde yayımlandı. 1896’da Servet-i  Fünûn dergisinde yayımladığı  Nekahatte ile Uzaktan adlı hikâyeleriyle yazmaya başladı. Daha sonra dergide edebiyat incelemeleri, eleştirinin Batı’da gelişimi, Türk edebiyatında hikâye ve roman gibi çeşitli konularda oldukça hacimli yazıları yayımlandı. Mehmet Rauf 1896 yılından itibaren önce Servet-i Fünûn ve Mekteb başta olmak üzere Resimli Gazete, Resimli Kitap, Mehasin, Musavver Hale gibi gazete ve dergilerde yayımlanan mensur şiirlerini 1901 yılında Siyah inciler adı ile kitaplaştırmıştır.   Servet-i Fünûn ve Resimli Gazete’den başka kendi çıkardığı  Mehâsin  dergisinde (1910-24) küçük hikâye­ler yazdı, sonra bunları kitaplaştırdı. Servet-i Fünûn’un kapatılmasın­dan sonra, 1908’e kadar olan dönemi durgunluk içinde geçirdi. Ezhar  adlı bir karikatür ve hikâye albümü çıkardı. 1908-1909 arasında "Mehasin", 1923-1924 arasında "Süs" adlarında iki kadın dergisi yayınladı.

Mehmet Rauf, edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak bilinen Eylül(1901) romanıyla büyük ün kazandı. Bu romanı, yirmi dört yaşlarındayken memur bulunduğu sefaret gemisinin süvarisi ile eşinin ilişkisinden etkilenerek yazdı. Bu kitabını “ilk eserim son üstadıma” diyerek Halit Ziya’ya ithaf etti.  Eylül,  Edebiyat-ı Cedîde Kütüphanesinin altıncı ki­tabı olarak yayımlandı. Türk edebiyatında kendi tarzının ilk ve tek örneğidir. Edebî ve estetik değeri tartışılmaz bu eserdeki tahlilleri Halit Ziya, aynı yerde dönen ve durmadan derin­leşen bir burguya benzetti. Eylül, adıyla, anlatıcısının tavrıyla, bilinç akışı ve iç monolog teknikleriyle ve kurgusal olarak yenilikçi bir roman sayılmalıdır. Bundan sonra Ferdâ­yı Garam, Karanfil ve Yasemin, Genç Kız Kalbi, Bö­ğürtlen, Kan Damlası, Halâs adlı romanlarını yazdı. Ancak Eylül’deki başarısına ulaşa­madı. Bazı erotik içerikli kitaplarıyla ününe gölge düşürdü. Mensur şiir, hikâye, roman, tiyatro türlerinde otuzun üzerinde eser bıraktı. Romanlarında genel olarak aşk maceralarını işledi, aşkın psi­kolojik tahlilini yaptı. Servet-i Fünûn topluluğu içinde üslûba en az dikkat eden yazardır. Olayların kahramanları çoğunlukla Mehmet Rauf’u temsil eden, onun arzu  ettiği hayatı yaşayan ve onun duygularıyla hisseden idealize edilmiş tipler oldu. Onlara olabildiğince ideal bir kimlik yarattı. Romanlarında düşünsel yön az ve dağınık durumdadır. Onun asıl başarısı, ince ve kuvvetli bir şe­kilde yaptığı insan ruhuna ait betimlemelerde görülür. Pençe, Cidal, Ferdi ve Şürekâsı, Yağmurdan Doluya, Sansar, Cerîha gibi tiyatro eserleri oldukça ilgi gördü.

Mehmet Rauf, İstiklâl Savaşı’nı anlattığı  Halâs (1929) adlı romanı ile para mükâfatı aldı. Bu eser MEB Talim ve Terbiye Dairesi tarafından okul kütüphanelerine tavsiye edildi. İstiklâl Savaşının sevinci ve heyecanı ile yazılan bu yarı tarihî romanın başında, Atatürk’e ithaf vardır. Basılmamış pek çok eseri kaldı. Çeşitli dergilerde çıkan makaleleri arasında Servet-i Fünun’da yayımlanan önemli yazıları, Tekâmül-i Tenkit, Bizde Roman, Bizde Hikâye, İngiliz Şâirleri, Üç İngiliz Şâiri (Byron, Shelley, Keats)’dir. 1896’da Garâm-ı Şebab adlı romanı  İkdam gazetesinde tefrika edilmişti.

Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir. Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır. Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır. Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserler verdi.

ESERLERİ:

ROMAN: Eylül (1900, aynı yıl tefrika),  Ferdây-ı Gâram (1913; Servet-i Fünûn’da tefrika), Karanfil ve Yasemin (1924), Genç Kız Kalbi (1925),  Böğürtlen (1926),  Define (1927), Son Yıldız (1927),  Ceriha (1927), Kan Damlası (Define’nin devamı, 1928),  Halas (1929).

HİKÂYE: İhtizar (1909), Âşıkane (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında(1914),  Bir Aşkın Tarihi (1915),  Menekşe  (1915),  Üç Hikâye (1919), Kadın İsterse  (1919),  Pervaneler Gibi (1920), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923),  Gözlerin Aşkı (1924), Eski Aşk Geceleri (1927).

ŞİİR: Kazım, Sonbahar.

MENSUR ŞİİR: Siyah İnciler (1901).

OYUN: Ferdi ve Şürekası (1909, Halid Ziya’nın aynı adlı romanından uyarlama),  Pençe (1909, filme alındı, 1917),  Cidal (1911),  Yağ­murdan Doluya (1919),  Sansar (1920).

ANI: Mehmed Rauf’un Anıları (yay. haz. Rahim Tarım, 2001).

Sizlerle iki kitabından bazı alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

"Siyah İnciler" kitabından:

Benim olsaydın hayatı severdim.

Fakat biz insanlar o kadar ruhî göründüğümüz halde bazen bir nef (menfaat) için doksan dokuz zarara göğüs gereriz.

Her güzel şey kalbimde başka bir yara açarak geçer.

Ya aşk olmayınca vefa nasıl olur? Onun için yüzde kaç aşkta vefa vardır?

Mes'ud olmak için evvela hiç olmazsa mes'ud görünmek lazım.

hayatımın sebebini anlardım, benim olsaydın hayatı severdim.

Fakat benim ruhumun, benim zavallı ruhumun baharı gelmiyor.

Fakat bu gece sus, ey bülbül! Bu gece seni dinlemeye gücüm, senin arzularının şiirine dayanacak kuvvetim yok.

"Eylül" kitabından:

Nedir bu insanın içten içe çürüyüşü...

İnsan eminim sandığı şeylerde o kadar çok yanılır ki!

Yüreğinizdeki sevgiyi israf ediyorsunuz.

Ama nasıl yaşıyorlar yarabbim. Sevmeden, sevilmeden nasıl yaşanıyor?

Erkekler var ki olmasalar iyi olmazdı, fakat kadınlar var ki olmasalar hiçbir şey olmazdı.

Bu büsbütün başka bir aşk... Onu, ele geçiremeyeceği, sahiplenemeyeceği için seviyordu, bakışı için, gülümseyişi için...

Ah insanlar! Şu insan kalbi!... Yüz bin manalı bir muamma...

İçinden çıkmak mümkün değil...

Herkes, samimiyetini başka bir zamana saklıyormuş gibi...

#MehmetRauf

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle sevgili Ayten Mutlu'nun bir şiirini paylaşmak istiyorum:

KAR TANELERİ

ellerinden yağardı

en güzel yalanından dünyanın

bedenimde titreyen kar taneleri

hangi sevişme bir vedadan daha uzundur

nedir ki aşk çağımızda bir merhabadan başka?

demiştin ya, aşk

kış yorgunluğu gibi yürürken aramızda

bir merhaba yeterdi güneşi ısıtmaya

gecenin gömdüğü gümüş bir yıldız gibi

mermer bir unutuşun mücevherine

bağışladım kar sesini

yüreğinde

donup kalmış kışın merhametine

kurudu bir içdeniz, güneş çekildi

bir mevsim gözlerini bırakıp gitti

kar kokan bir rüzgârı çıkarıp sandığından

derken bir "merhaba" sildi kendini

içimdeki ülkelerin haritasından

gecenin gömdüğü gümüş bir yıldız gibi

öyle sevdim ki, unuttum sevmeyi

bağışlamaz beni artık hiçbir hatıra

#AytenMutlu

Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

23 Aralık 1872 - Vefa Lisesi'nde eğitime başlandı.

23 Aralık 1876 - I. Meşrutiyet, II. Abdülhamit'in hattı hümayunuyla ilan edildi. 13 Şubat 1878'de sona erse de, ülkede parlamento düşüncesini doğurdu.

23 Aralık 1888 - Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh kulağını kesti.

23 Aralık 1916 - I. Dünya Savaşı: Megdaba Muharebesi'nde, Birleşik Kuvvetler Sina yarımadasında bir Türk garnizonunu ele geçirdiler.

23 Aralık 1928 - Şair Nâzım Hikmet, 3 yıl 3 ay hapse mahkûm oldu.

23 Aralık 1930 - Menemen'deki ayaklanmada, yedek subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, Cumhuriyet karşıtlarınca öldürüldü. Aynı olayda Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki de öldürüldü.

23 Aralık 1930 - Türkiye ile Yunanistan arasında, nüfus mübadelesi gerçekleştirildi.

23 Aralık 1947 - Bell Laboratuvarları, ilk kez transistör'ü dünyaya tanıttı.

23 Aralık 1948 - Japonya'nın savaş dönemi Başbakanı Hideki Tojo ve o dönemin liderlerinden 6 kişi Tokyo'da asıldı.

23 Aralık 1953 - Sovyetler Birliği'nin eski Gizli Polis Şefi Lavrenti Beria kurşuna dizildi. Beria ajanlıkla suçlanıyordu.

23 Aralık 1954 - İnsandan insana ilk böbrek nakli, Boston'daki Peter Bent Brigham hastanesinde gerçekleştirildi. Dr. Joseph Murray ve Dr. J. Hartwell Harrison ikiz kardeşlerin birinden diğerine böbreğini nakletmişlerdi.

23 Aralık 1963 - Kanlı Noel olayları: Olaylar sonucu, küçük köylerdeki Türkler daha büyük köylere göçe başladı.

23 Aralık 1967 - Fransız düşünür François-Noël Babeuf'ün Devrim Yazıları adlı eserinin Türkçeye çevrilmesi kovuşturmaya uğramış ve kitap toplatılmıştı. Bu durumu protesto etmekten yargılanan aydınlar beraat etti. Yargılanan aydınlar Yaşar Kemal, Melih Cevdet Anday, Demir Özlü, Şükran Kurdakul, Edip Cansever, Arif Damar, Memet Fuat, Orhan Arsal, Hüsamettin Bozok, Sabri Altınel idi.

23 Aralık 1972 - Nikaragua'nın Başkenti Managua'da 6.5 büyüklüğünde deprem.

23 Aralık 1973 - Fas'ta yolcu uçağı düştü: 106 kişi öldü.

23 Aralık 1979 - Türk Hava Yolları'nın Trabzon adlı uçağı Samsun-Ankara seferini yaparken yoğun sis nedeniyle düştü; 39 kişi öldü.

23 Aralık 1980 - Mısır'ın Ankara Büyükelçiliğini basan 4 Filistinli idama mahkûm edildi.

23 Aralık 1986 - 6 yıldır süren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu davası sona erdi. DİSK kapatıldı. 1477 sanıktan 264'ü için 15 yıla kadar varan hapis cezaları verildi.

23 Aralık 1986 - Geliştirilmiş kompozit malzemelerden yapılmış Voyager adlı uçak, Dünya etrafındaki turunu, durmaksızın ve yakıt ikmali yapmaksızın tamamladı.

23 Aralık 1989 - Romanya'nın devrik Başkanı Nicolae Ceauşescu ve karısı Elena, Ülkeden kaçmaya çalışırlarken yakalandılar.

23 Aralık 1990 - Yugoslavya'nın üç Cumhuriyetinden biri olan Slovenya'da referandum yapıldı; halk bağımsızlık kararı aldı.

23 Aralık 1995 - Hindistan'ın Dabwali kentinde, yıl sonu partisi sırasında çıkan yangında 170'i çocuk 540 kişi öldü.

23 Aralık 1996 - Bergama halkı siyanürlü altın üretimini protesto amacıyla çıplak yürüyüş yaptı.

23 Aralık 2002 - İran'ın Ardestan kenti yakınında Trabzon aktarmalı Ukrayna uçağı düştü. Uçaktaki Ukraynalı ve Rus 46 bilim adamı öldü.

23 Aralık 2004 - Güney Okyanusu'ndaki Macquarie Adasında 8.1 büyüklüğünde deprem oldu.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

23 Aralık 1597 - Martin Opitz von Boberfeld, Alman şair (ö. 1639)

23 Aralık 1646 - Jean Hardouin, Fransız bilim insanı (ö. 1729)

23 Aralık 1777 - I. Aleksandr, Rus Çarı (ö. 1825)

23 Aralık 1790 - Jean-François Champollion, Fransız filolog, doğu bilimci ve Mısır bilimci (ö. 1832)

23 Aralık 1805 - Joseph Smith, Jr., Amerikalı din adamı, İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesinin kurucu ve ilk peygamberi (ö. 1844)

23 Aralık 1862 - Henri Pirenne, Belçikalı tarihçi (ö. 1935)

23 Aralık 1867 - Sarah Breedlove Walker, ABD'nin ilk siyah kadın milyoneri, iş kadını ve hayırsever (ö. 1919)

23 Aralık 1908 - Yousuf Karsh, Ermeni asıllı Kanadalı fotoğrafçı (ö. 2002)

23 Aralık 1911 - Niels Kaj Jerne, Danimarkalı immünolog ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1994)

23 Aralık 1918 - Helmut Schmidt, Almanya Başbakanı (ö. 2015)

23 Aralık 1920 - Sadettin Bilgiç, Siyasetçi (ö. 2012)

23 Aralık 1925 - Pierre Bérégovoy, Fransız siyasetçi ve eski Başbakan (intihar) (ö. 1993)

23 Aralık 1929 - Chet Baker, Amerikalı caz müzisyeni (ö. 1988)

23 Aralık 1933 - Akihito, Japonya İmparatoru.

23 Aralık 1937 - Doğan Hızlan, Gazeteci ve yazar.

23 Aralık 1944 - Wesley Clark, Amerikalı asker ve siyasetçi.

23 Aralık 1950 - Vicente Del Bosque, İspanyol futbol teknik direktörü.

23 Aralık 1955 - Şivan Perwer, Kürt müzisyen, şair ve yazar.

23 Aralık 1956 - Dave Murray, İngiliz müzisyen ve Heavy Metal grubu Iron Maiden'ın elektro gitaristi.

23 Aralık 1959 - Demet Akbağ, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

23 Aralık 1961 - İhsan Eliaçık, Yazar ve müfessir.

23 Aralık 1964 - Eddie Vedder, Amerikalı müzisyen, grunge türü rock müzik grubu Pearl Jam'in solisti, güftecisi ve gitaristi.

23 Aralık 1967 - Carla Bruni, İtalyan asıllı Fransız müzisyen ve fotomodel.

23 Aralık 1968 - Manuel Rivera-Ortiz, Amerikalı fotoğrafçı.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

23 Aralık 1834 - Thomas Malthus, İngiliz iktisatçı (d. 1766)

23 Aralık 1930 - Mustafa Fehmi Kubilay, Öğretmen ve asker (d. 1906)

23 Aralık 1931 - Mehmet Rauf, Romancı (d. 1875)

23 Aralık 1939 - Anthony Fokker, Hollandalı uçak üreticisi (d. 1890)

23 Aralık 1948 - Hideki Tojo, Japon asker, düşünür ve devlet adamı (d. 1884)

23 Aralık 1952 - Eli Heckscher, İsveçli tarihçi (d. 1879)

23 Aralık 1953 - Lavrenti Beriya, Sovyet Gizli Polis Şefi (kurşuna dizilerek) (d. 1899)

23 Aralık 1972 - Andrei Tupolev, Sovyet uçak tasarımcısı (d. 1888)

23 Aralık 1973 - Charles Atlas, İtalyan asıllı Amerikalı vücut geliştirmeci (d. 1892)

23 Aralık 2007 - Oscar Peterson, Kanadalı caz müzisyeni (d. 1925)

23 Aralık 2009 - Cüneyt Gökçer, Sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1920)

23 Aralık 2011 - Aydın Menderes, Siyasetçi (Adnan Menderes'in oğlu) (d. 1946)

23 Aralık 2013 - Mihail Kalaşnikov, Rus korgeneral ve hafif silah tasarımcısı (d. 1919)

23 Aralık 2015 - Bülend Ulusu, Asker, siyasetçi, 9. Deniz Kuvvetleri Komutanı, 18. Türkiye Başbakanı.(d. 1923)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Çarşamba.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?