Bu korona nedir?

Bu korona virüs işi daha da ilginç hal almaya başladı..

Zaten ilginçti… Çünkü ilk kafaları karıştıran DSÖ oldu.

DSÖ yaptığı bir açıklamada kullandığı ifade bugün virüse karşı toplumsal başkaldırının nedeni olabilir.

Çünkü DSÖ  Kovid19’u “Çok öldürücü olmayan virüs pandemisi” olarak niteledi…

Bu ifade Türkiye’de tevekkül sahiplerinin başkaldırısına paralel dünya gençliği arasında fazlaca taraftar buldu..

Başkaldırıların yaygınlaştığı bir dönemde; virüsün mutasyon geçirdiği özellikle gençleri etkilediği belirtildi.

Yani insanların virüsle olan bağı kuvvetlendirilmeye çalışılıyordu.

Mutasyon haberleri böylesi bir döneme rastladı.

Ancak bu mutasyon açıklamaları hem tıp dünyasını hem de ilaç sanayini zor durumda bıraktı.

Milyar dolarlık pazarın kaybolacağı telaşına kapılan ilaç üreticileri aşıların etkinliğini koruduğu savını ısrarla belirtmeye başladılar..

Yani bir bilinmez olan Korovirüs yeni bir bilinmezlik yapısına büründü.

Malum bu virüsün nasıl nerede başladığı hala gizemini koruyor.

Çin'den salgınla ilgili ilk açıklamanın gelmesinden önce virüsün dolaşımda olduğuna ilişkin verilere ulaşan başka araştırmalar da var.

Mayıs ayında Fransa'daki bilim insanları 27 Aralık tarihinde Paris yakınlarında zatürre şüphesiyle tedavi gören bir hastanın aslında koronavirüs olduğunu ortaya çıkarmışlardı.

Brezilya ve İspanya'da Wuhan'daki ilk vakanın bildirilmesinden önce alınan kanalizasyon numunelerinde koronavirüse rastlandı.

Bir çok ülkede araştırmacılar, salgının resmi başlangıç tarihinden haftalar ya da aylar önce alınmış atık su örneklerinde koronavirüs bulduklarını açıkladılar.

Uluslararası ajanslara yansıyan bilgilere göre;  koronavirüsün ilk önce Çin’de görüldüğü iddiası yavaş yavaş çürümeye başladı.

Peş peşe gelen açıklamalar ise şaşırtıcı;

Haziran ayında İtalyan bilim insanları ülkedeki ilk koronavirüs vakasının açıklanmasından çok önce, 18 Aralık'ta Milano ve Torino kentlerinde alınmış atık su örneklerinde, koronavirüs izine rastladıklarını bildirdiler.

Bu arada İspanya'da yapılan bir araştırmada da, Barcelona'da ilk koronavirüs vakasının açıklanmasından 40 gün önce Ocak ayı ortalarında toplanan atık su örneklerinde koronavirüs bulundu.

Brezilya'da da ilk vakanın ne zaman yaşandığına ilişkin soru işaretleri var.

İlk resmi vaka 26 Şubat tarihinde açıklanmıştı ve ilk hastanın, o sırada salgının en hızlı yayıldığı ikinci ülke haline gelen İtalya'dan dönen 61 yaşındaki Sao Paolo'lu bir iş adamı olduğu bildirilmişti.

Fakat Santa Catarina Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı aylar önce 27 Kasım 2019'da alınan atık su örneklerinde virüs buldu.

Yine Brezilya'daki Oswaldo Cruz Vakfı tarafından yürütülen bir başka araştırmada da ilk vakanın açıklanmasından bir ay önce 19-25 Ocak tarihleri arasında en az bir koronavirüs vakası yaşandığı bulundu.

Tüm bu bulguların ışığında bu salgınla ilgili henüz açıklanmayan bazı gerçekler var..

 Bu ilk vakaların başka ülkelere yapılan seyahatlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ise henüz bilinmiyor.

Ayrıca bir başka büyük bilinmeyen ise yeni koronavirüsün insanlara tam olarak ne zaman ve hangi hayvandan sıçrayıp enfekte etmeye başladığı.

Bir başka soruda bu virüsün gerçekten önce bir hayvanda şekillenip şekillenmediği.

Önce dikkatler çok sayıda hayvanın canlı ve öldürülmüş olarak satıldığı Vuhan'daki pazar yeri üzerinde odaklanmıştı.

Fakat uzmanlar virüsün insana ilk kez burada mı ortaya çıktığı yoksa bu ortamın uygunluğundan yararlanarak mı insandan insana yayıldığı konusunda kesin bir bilgiye sahip değil.

Hong Kong Üniversitesi mikrobiyoloji uzmanı Yuen Kwok-yung "Hangi ihtimalin daha yüksek olduğunu sorarsanız, bence virüs canlı hayvan satışı yapılan pazarlardan geliyor" dedi.

Çin de virüsün kendi ülkesindeki izini sürerken ilk vakanın düşünüldüğünden daha önce ortaya çıktığını buldu.

Vuhan'da doktorlar tarafından daha önce yapılan ve Lancet tıp dergisinde yayınlanan bir çalışmada, belirlenebilen ilk covid-19 vakasının 1 Aralık 2019 tarihinde görüldüğü ve bu vakanın yerel hayvan pazarıyla bir ilişkisinin bulunamadığı kaydedilmişti.

Bazı uzmanlar salgına dönüşme potansiyeli taşıyan bir virüsün, farkedilmeden aylarca dolaşamayacağını düşünüyor.

Fakat özellikle de kuzey yarımkürede kış aylarında ortaya çıkan virüsün farkedilmesinden bir kaç hafta önce yayılmaya başlamış olması ihtimali olduğu belirtiliyor.

Ama kompo teorisyenleri ise kaynağı Wuhan olduğu konusunda hem fikir..

Teorisyenler virüsün bir hayvan tarafından insana aktarıldığı değil yine Wuhan’da bulunan dünyanın en gelişmiş laboratuvarlarından deneme sırasında kaçan bir virüs olduğu iddiasını dillendiriyorlar.

 Bu teori siyasi destek buluyor. ABD’nin seçimi kaybeden başkanı  Donald Trump yönetimi yetkilileri, Corona virüsü salgınının Çin’in Wuhan kentindeki laboratuvarda yaşanan bir kaza sonucu başlamış olabileceği ihtimalini araştırdıklarını açıklamıştı.

Daha önce virüsün ABD ordusu tarafından üretilmiş olabileceğini iddia eden Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian ise, ABD yönetimini salgınla mücadelede attığı ‘’yanlış adımlar’’dan dikkatleri başka yöne çekmeye çalışmakla suçladı. Başkan Trump, Çin’in Wuhan’daki laboratuvara erişim izni vermesini istedi.

Bazı bilim adamları üretilen virüs teorisine sıcak bakıyor ve bu konuda bazı soru işaretlerini de gündeme taşıyor. Bu soru işaretlerinin gündeme getirilmesinde, saygın tıp dergisi Lancet’te yayımlanan bir araştırma etkili oldu. Araştırmaya göre, Çin’de Kasım ayı ortalarında tespit edilen ilk Corona virüsü vakalarında Wuhan’daki hayvan pazarıyla bir bağlantıya rastlanmamıştı.

VOA Türkçe bugüne kadar dile getirilen “hayvan pazarı” teorisi ve Trump yönetiminin “araştırıyoruz” dediği “laboratuvar kazası” ihtimaliyle ilgili uzmanların görüşüne başvurdu. “Virüsün laboratuvar ortamında yapay olarak üretildiği” teorisinin gerçeği yansıtmadığı konusunda büyük ölçüde mutabakata varan bilim dünyası, laboratuvar kazası teorisi konusunda ise bölünmüş durumda.

ABD istihbaratı ise başkanla aynı filkirde değil. Gizli servislerin genel kanısı da, virüsün yapay olarak üretilmiş bir virüs olmadığı ya da biyolojik silah amacıyla kasıtlı olarak dışarı salınmadığı yönünde.

Şimdi ise bir aşı tartışması başladı. Türkiye Çin aşısını tercih ederken ilaç sanayi yeni bir aşı türünü devreye soktu. Bu konuda yeni tartışma konusu..

İnsanlar kobay olarak mı kullanılıyor tartışması gündemde.

Bir başka tartışma ise Çin’in henüz etkinliği kanıtlanmamış bir aşıyı Çin’de yaygın olarak kullandığı yönünde.

Ancak bu iddia aşıya olan güveni de en üst düzeye çıkardı..

Salgının ilk patladığı günlerde sıkıntılı günler yaşayan Çin’de; dünya virüsten kırılırken Wuhan’da tek vaka bile yok..

Bu kez de başka bir iddia ortaya atıldı. Çin aşısını yaygın olarak kullandı ve virüsü yendi..

Öyle mi?

Pek bilinmiyor, şimdi umutlar bu yaz aylarına kadar aşı ile salgını kontrol altına almakta…

Bu başarılır mı bilinmez…

En büyük iddia ise virüsün insan ırkında ciddi bir nüfus planlaması ve yeni  bir tür siyasal sitemi gündeme getireceği…

Yani daha tartışmaya bile başlamadık..

Gürültü yakında kopar…

Asım Doğan

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Asım Doğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?