Her daireye bir otopark yönetmeliği yine ertelendi

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

İri yarı, kabadayı tipli bir adam kahvede otururken birden ayağa kalkmış ve gürlemiş:

-"Ulan, bu sağ taraftaki masalarda oturan herkes İNBE ,sol taraftaki masalarda oturanlar ise ZEVEPENKtir. Var mı itirazı olan?"

Kahvede çıt yok. Herkesin başı önünde.

Derken sol taraftan ufak tefek biri kalkmış, yavaşça sağ tarafa yürümeye başlamış.

Kabadayı gürlemiş:

-"Nereye lan?"

Adam ıkınmış sıkınmış, korkarak cevap vermiş:

-"Şey, ben yanlışlıkla yanlış yere oturmuşum da."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Aşk; öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz." demiş Sabahattin Ali.

Böyle kaçıp gidecekse hiç gelmesin bence.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Üzerinde iz kalmış porselenleri ya da çay, kahve lekeleri olan fincanları, ıslak bir bezle veya karbonatla ovun."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Rehber köpekler verilen komutların güvenli olmadığını hissederse, komutu yerine getirmeyecektir. Buna 'akıllı itaatsizlik' denir.”

Günün Şairi” olarak 132 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 180. doğum günü olan Namık Kemal’i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Namık Kemal, 21 Aralık 1840 tarihinde Tekirdağ’da dünyaya geldi. Babası Yenişehirli Mustafa Asım Bey, annesi bir Arnavut olan Fatma Zehra Hanım’dır. Tekirdağ’daki evlerinin civarında bulunan tekkenin şeyhi Tokatlı Hafız Ali Rıza Efendi kendisine “Mehmet Kemal” adını verdi. Çocukluğu annesinin babası Abdülatif Paşa’nın yanında geçti. Abdülatif Paşa, Tekirdağ (Tekfurdağ) sancağında vali yardımcısı idi; Afyonkarahisar sancağına tayin edildiğinde ailece Afyon’a taşındılar. 1848 yılında annesi Fatma Zehra Hanım’ı Afyon’da kaybetti. Mehmet Kemal, yaşamını dedesinin yanında sürdürdü. Abdülatif Paşa’nın değişik kentlerde görev yapması nedeniyle düzenli bir eğitime devam edemedi. Özel dersler aldı ve kendi kendini yetiştirmeye çalıştı. Arapça ve Farsça öğrendi. Dedesi Afyon’daki vali yardımcılığı görevinin ardından ailesiyle İstanbul’a gelmişti. Orada, 3 ay Bayezid Rüştiyesine ve ardından 9 ay Valide Mektebi’ne devam etme fırsatı buldu.

Dedesinin Kars’a mutasarrıf olarak atanması sebebiyle 1,5 yıl Kars’ta yaşadı. Karslı şair ve müderris Vaizzade Seyid Mehmet Hamid Efendi'den divan edebiyatını öğrendi. Avcılık, atıcılık, cirit dersleri aldı. Kars’ta görevi sona eren dedesi ile 1854’te İstanbul’a döndü. (Burada görüp yaşadıkları ileride yazacağı tiyatro eserlerine ilham vermiştir.) 1855’te babasının Bulgaristan Filibe mal müdürü, dedesinin Sofya kaymakamı oluşu ile Sofya'ya gitti. Kars’ta öğrendiği aruz ve hece vezinlerini Sofya'da kaldığı dört sene boyunca pekiştirdi. Sofya’da evlerine ziyarete gelen dedesinin arkadaşı şair Binbaşı Eşref Bey, şiirlerini okuduktan sonra Mehmet Kemal’e yazıcı, kâtip anlamlarındaki “Namık” adını verdi. O günden sonra Namık Kemal olarak anılmaya başladı. 18 yaşına kadar kaldığı Sofya’da komşuları Niş Kadısı Mustafa Ragıp Efendi’nin kızı Nesime Hanım ile evlendi. Bu evlilikten Feride ve Ulviye adında iki kızı ve Ali Ekrem adında bir oğlu dünyaya geldi.

1857’de İstanbul’a döndü ve Bab-ı Ali Tercüme Odasıʼnda stajyer olarak memurluğa başladı. 1858’de büyükannesi Mahmude Hanım’ı, 1859’da büyükbabası Abdülatif Paşa’yı kaybetti. Babasının ikinci evliliğini yaptığı Dürrüye Hanım’ın Kocamustafapaşa’daki evinde yaşadı. Babasının bu evliliğinden Naşit adında bir kardeşi oldu. 1859’da Gümrük Kalemi’nde çalışmaya başladı.

İlk şiirlerini Sofya’da yazan Namık Kemal, İstanbul’a geldiğinde kısa sürede şairler arasında tanınmıştı. Henüz Batı edebiyatı ile bir teması yoktu. İstanbul’da divan edebiyatı geleneğini takip ettiren şairlerle tanıştı. Arap ve Fars edebiyatlarını öğrenmeye çalıştı. Leskofçalı Galip Bey adlı şair ile yakın dostluk kurdu. Bu şairin başkanlığında kurulan Encümen-i Şuara adlı şairler topluluğuna katıldı.

1863’ten itibaren dört yıl yeniden Tercüme Odası’nda görev aldı. Bu yeni görevi sırasında batıyı tanıyanlarla tanışma imkânı buldu ve gözlerini batı kültürüne çevirdi. Edebiyatta batılılaşmanın ilk adımlarını atan İbrahim Şinasi ile tanışması hayatını değiştirdi. Sanat ve hayat görüşü değişti. Batı edebiyatını öğrenmeye başladı, ilgisi nesre yöneldi. Tarih ve hukuk alanında kendini geliştirmeye çalıştı. Tercüme odasının bir kâtibinden Fransızca dersleri aldı. Tasvir-i Efkar’da fıkra ve tercüme yazılar kaleme aldı. İlk defa Şinasi’de gördüğü “hak, millet, vatan, hürriyet, millet meclisi” gibi kelimeleri yaygınlaştırdı. 1865’te Şinasi, Tasvir-i Efkar gazetesini kendisine bırakarak Fransa’ya gidince Namık Kemal, tek başına gazeteyi çıkardı. Aynı dönemde İttifak-i Hakimiyet adlı (daha sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti adını alacak) gizli derneğin kurucuları arasına girdi. (Sağırahmetbeyzâde Mehmet Bey'in öncülüğündeki derneğin diğer kurucuları Menâpirzâde Nuri Bey, Kayazade Reşat Bey, Mir'at mecmuasının sahibi Mustafa Refik Bey, Suphipaşazade Ayetullah Bey ve Ziya Bey'dir). Derneğin amacı bir anayasa hazırlanmasını ve parlamenter bir yönetim sistemi kurulmasını sağlamaktı. Namık Kemal gazetesinde, bu görüşler doğrultusunda ve hükûmet aleyhine şiddetli makaleler yayınladı. “Şark Meselesi” üzerine yazdığı bir makale, gazetenin 1867’de kapatılmasına ve kendisinin Erzurum vali muavini olarak atanmasına yol açtı.

Namık Kemal, hükûmet tarafından gönderildiği Erzurum’a gitmek yerine Ziya Paşa ile birlikte Paris’e kaçtı. O ve arkadaşlarını Paris’te yaşayan Mısırlı prens Mustafa Fazıl Paşa davet etmiş ve maddi himayesine almıştı. Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu olan ancak Sultan Abdülaziz’in bir fermanıyla Mısır yönetimindeki haklarından mahrum edilen Mustafa Fazıl Paşa, kendisini Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin reisi ilan etmiş ve Avrupa’ya davet ettiği örgüt üyelerinin finansörlüğünü üstlenmiş birisiydi. M. Fazıl Paşa’nın desteğiyle Londra’da "Muhbir" adlı gazeteyi çıkardılar ancak Namık Kemal, Ali Suavi ile yaşadığı anlaşmazlık üzerine Muhbir'den ayrıldı. Aynı yıl Sultan Abdülaziz Uluslararası Paris Sergisi’ni görmek üzere şehre gelince Fransız hükûmeti Genç Osmanlılar’ı ülkeyi terk etmeye davet etti. Namık Kemal, bazı arkadaşlarıyla birlikte Londra’ya gitti ve orada Hürriyet gazetesini çıkardılar. Bu arada Mustafa Fazıl Paşa, Paris’e gelen Abdülaziz’le ilişkilerini düzeltmiş ve onunla İstanbul’a dönmüştü. Giderken gazeteyi çıkarmaya devam etmelerini, desteğinin süreceğini söylediyse de İstanbul’a döndükten sonra fikrini değiştirdi ve geçici olarak Hürriyet’i kapatmalarını istedi. Bunun üzerine Namık Kemal ile Ziya Paşa gazeteyi kendi imkânları ile çıkarmayı denediler. Bir süre sonra arkadaşları ile arası bozulan Namık Kemal vazgeçti ve 1870’te Sadrazam Âli Paşa ile barışıp yurda döndü.

Siyasetten uzak durmak, yazı yazmamak koşuluyla affedilmiş olan Namık Kemal, İstanbul’a döndükten sonra Diyojen adlı mizah dergisinde imzasız fıkralar yazdı; Sadrazam Ali Paşa’nın ölümünden sonra 1872’de İbret gazetesini çıkararak yeniden muhalefete başladı. Gazete sık sık kapatıldı ve sonunda sadrazam Mahmut Nedim Paşa’yı eleştiren yazılar yüzünden Namık Kemal, İstanbul’dan uzaklaşması için mutasarrıf olarak Gelibolu’ya atandı. Birkaç ay kaldığı Gelibolu’da "Vatan yahut Silistre" adlı oyunu ile "Evrâk-ı Perişan" adlı eserini tamamladı. Gelibolu’nun bazı sorunları ile ilgilendi ve su davasını halletti. Rumeli fatihi Gazi Süleyman Paşa'nın Bolayır’daki kabrini ziyaret etti. Ebüzziya Tevfik Bey'e burada gömülmeyi vasiyet etti.

Namık Kemal, bir yandan da İbret gazetesine “BM” (Baş muharrir) ve Ebuzziya’nın çıkardığı Hadika gazetesine “N.K” imzası ile yazı göndermeye de devam ediyordu. Gelibolu’da salgın haline gelen kuduz hastalığını önlemek için köpekleri sürgün etmesi bahane edilerek Gelibolu mutasarrıflığı görevinden alındı. Osmanlı hükûmeti tarafından açığa alınan Namık Kemal 1872’nin son günlerinde Gelibolu’dan İstanbul’a döndü, İbret’in başına geçti. Çok geçmeden bir makalesi nedeniyle hakkında soruşturma açılıp gazetesi tekrar kapatılınca tiyatro ile ilgilenmeye başladı. Vatan yahut Silistre oyunu, 1 Nisan 1873 gecesi İstanbul’da Güllü Agop’un Gedikpaşa’daki tiyatrosunda sahnelendi. Oyunun sahnelenmesi halkı coşturup olaylar çıkmasına neden olmuştu. Bu konuda İbret’te yayımlanan yazılardan sonra gazete bir daha çıkmamak üzere kapatıldı; Namık Kemal ve dört arkadaşı yargılanmadan sürgüne gönderildiler. Namık Kemal Mağusa'ya, Ahmet Mithat ile Ebüzziya Tevfik Bey Rodos'a, Menapirzade Nuri ve Bereketzade Hakkı Beyler de Akka'ya sürüldü. Namık Kemal'in Mağusa (Kıbrıs) sürgünlüğü 38 ay sürdü. Mağusa'da son derece olumsuz koşullar altında yaşamak zorunda kaldı, pek çok kez sıtmaya ve başka hastalıklara yakalandı. Edebiyatçı Namık Kemal, birkaçı dışında eserlerinin tamamını bu dönemde Kıbrıs'ta vermişti.

Sürgün dönüşü İstanbul’da bir kahraman gibi karşılandı. "Hürriyet Kasidesi" adlı eserini sürgün sonrasında tekrar başkente geldiği dönemde kaleme aldı. Tahta çıkışından 93 gün sonra akıl bozukluğu gerekçesiyle indirilen V. Murat’ın yerine Osmanlı tahtına oturan II. Abdülhamit, ilk Osmanlı Anayasası’nı oluşturmak için bir komisyon kurdu. Namık Kemal, bu komisyonun bir üyesi oldu. Ancak şair, padişahın aleyhine bir tehdit beyti yazıp bunu mecliste okuyunca mahkemede yargılandı. Söylediği Arapça beyit, “Bir şey, ikilendi mi, muhakkak üçlenir de” anlamındaydı ve tıpkı Abdülaziz ve V. Murat gibi Abdülhamit’in de tahttan indirilebileceğini ima ediyordu. Namık Kemal, asayişi bozduğu gerekçesiyle suçlu bulunup 6 ay hapis cezasına çarptırıldıysa da sonradan beraat etti. Girit Adası’nda ikamete mecbur edildi. Kendi isteği üzerine ikameti Midilli Adası’na çevrildi. 2.5 yıl sonra Midilli mutasarrıfı olarak görevlendirildi. Midilli'de tanıdığı genç yaştaki Hüseyin Hilmi Paşa'yı ömrü boyunca koruyup destekledi. Hüseyin Hilmi Paşa, yıllar sonra 1909'da sadrazamlığa kadar yükselmiştir. 1879'dan itibaren 5 yıl süren Midilli’deki görevi sırasında kaçakçılıkları önledi; hazine gelirini arttırdı. 20 Türk ilkokulu açtı. Türklerin hayat seviyesini yükseltti. Adalarda yaşayan Türk ahalisinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli'ye sundu. 1882’de Nişan-i Osmanlı madalyası ile ödüllendirildi. "Vaveyla", "Murabba", "Vatan Mersiyesi" gibi şiirlerini burada yazdı. Mağusa’da yazmaya başladığı Celaleddin Herzemşah adlı eserini tamamladı. Bu eser, okunmak için yazılmış 15 perdelik tarihi bir oyundur. Harzemşahlar Devleti’nin son hükümdarı Celaleddin Harzemşah etrafında gelişen oyunda İslam birliği düşüncesini işledi. Abdülhamit, bu eserinden ötürü onu bâlâ rütbesi ile ödüllendirdi. Namık Kemal’in Midilli’de kaçakçılıkla mücadelesinden çıkarları zarar görenlerin şikâyetinden sonra 1884’te Rodos mutasarrıfı oldu. Rodos adasındaki çalışmaları da padişahın imtiyaz madalyası ile ödüllendirildi. Rodos’ta, Osmanlı tarihi hakkında eser yazmaya başladı. İngiliz ve Yunanların şikayeti üzerine 1887’de Rodos’taki görevi sona erdi. Sakız Adası mutasarrıfı oldu.

Sakız Adası’nın kuru havası nedeniyle rahatsızlanan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 günü 47 yaşında hayatını kaybetti. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Arkadaşı Ebüziyya Tevfik, şairin Bolayır’da gömülme arzusunu Padişah II. Abdülhamit’e iletince naaşı Gelibolu’ya nakledildi. Bolayır’da Orhan Gazi’nin oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa’nın türbesinin yanına gömüldü. Birkaç yıl sonra Sultan Abdülhamit bir türbe yaptırdı. Türbenin planını Tevfik Fikret çizdi. 1912 Mürefte-Şarköy depreminde sütunlar zedelendiği için hâlen mermer kaplı bir kabirde bulunmaktadır. Namık Kemal’in ölümünden sonra II. Abdülhamit, şairin oğlu Ali Ekrem’i sarayda görevlendirdi, babası Mustafa Asım’ı ise saraya müneccimbaşı tayin etti.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah ve batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan Vatan yahut Silistre eserleriyle ünlüdür. Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından birisidir. “Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır. Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düzyazıyı kullanmıştır. Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır. Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda yapıtlar vermiştir. Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.

“Celaleddin Harzemşah” adlı tiyatrosunda tiyatro ile ilgili düşüncelerini açıklamış, tiyatroyu “eğlencelerin en faydalısı” olarak nitelemiş, halkın eğitilmesinde okul gibi görmüş, sahne dili ve tekniği yönünden başarılı yapıtlar vermiştir. Tiyatrolarının hepsi dram türündedir.

ESERLERİ:

Oyunları:

Vatan Yahut Silistre (1873, yeni harflerle 1940)

Gülnihâl (1875)

Âkif Bey

Zavallı Çocuk (1873)

Kara Belâ

Celâleddin Harzemşah

Romanları:

İntibah (1876)

Cezmi (1880)

Tarih konulu eserleri:

Bârika-i Zafer

Devr-i İstîlâ

Evrâk-ı Perîşan Serisi (1872)

Silistre Muhâsarası (1873)

Kanije Muhâsarası (1874)

Osmanlı Tarihi Medhali (1888)

Edebi Tenkitleri:

Lisan-i Osmani'nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazat-ı Şamildir

Bahar-ı Daniş Mukaddimesi (1874)

Terceme-i Hâl-i Nevruz Bey (1875)

Mukaddeme-i Celal (1888)

Tahrîb-i Harabat

Takip

İrfan Paşa'ya Mektup

Renan Müdafaanamesi

İntibah Mukaddimesi

Mes Prison Muahezenesi

Makale türünde eserleri:

Lisan-ı Osmanî'nin Edebiyatımız Hakkında Bazı Mülâhazatı Şamildir

Sizlerle iki kitabından bazı alıntıları ve bir şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

"İntibah" adlı kitabından:

Sevgi birdenbire ortaya çıkabilir;  fakat birdenbire tükenmez.

Ne bileyim, ben böyle herşeyi düşününce her şey de beni düşünür sandım, diyorum ya ben bugünü yaşayabilenlerden değilim.

Her gün içimizi dolduran hayallerin kaç tanesine zafer nasip oldu?

İnsan kalbinin garip bir özelliği de sevilmeyi sevmeden daha üstün tutmasıdır.

İnsanoğlu her adımında mezarından uzaklaşmaya çalışır, ama her adımda biraz daha yaklaşır.

Senden, 'seni seviyorum' sözünü işittiğimden beri nasıl çıldırmadığıma hala şaşırıyorum.

Geceyle sabah arasında daima bir anlaşmazlık vardır.

"Vatan Yahut Silistre" kitabından:

Ah, kendimi öldürüp de düşmanımı düşmansız mı bırakayım?

Gönülde keramet mi vardır nedir? Bazı zamanlar oluyor, görünmeyeni, fark edilmeyeni de biliyor.

Ya Rabbi! İnsanın yüzü gibi gönlünü meydanda yaratsaydın ne olurdu?

Yok, yok... O dünyada benden başka kimseyi sevmez. Kimseyi sevemez. Severse mezarımı parçalar, kanlı kefenimle önüne çıkarım.

Ne kendimi öldürebiliyorum, ne ölü yaşamak elimden geliyor!

#NamıkKemal

YOKTUR

Gül ruhluların misali yoktur.

Hurşidin o rengi âli yoktur.

Ağyar ile ülfet etmek ister

Ben ölmeden ihtimali yoktur.

Cevretme değil fedayı aşka,

Öldürse dahi vebali yoktur.

Allah’adır istinadım ancak

Nevi beşerin kemali yoktur.

#NamıkKemal

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

AKP'li belediyelerin usulsüzlükleri Sayıştay Raporları'nda: Bu kadarına da pes!

AKP'li belediyelerde yapılan usulsüzlükler Sayıştay Raporları'na yansıdı. BirGün'den Nurcan Gökdemir, Hüseyin Şimşek, İsmail Arı ve Mustafa Mert Bildircin o usulsüzlükleri derledi.

Sayıştay Raporları'na yansıyan usulsüzlükler şöyle:

1- ORDU- RİZE

AKP’liye 1 günde memur kadrosu

AKP’li belediyelerde özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalar memuriyete sınavsız girişin bir yöntemi haline getirildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nde bir kişi, bir gün özel kalem müdürlüğü yaptıktan sonra sınavsız olarak memur kadrosuyla başka bir kamu kurumuna atandı. 2014’ten bu yana özel kalem müdürlüğü kadrosuna 9 farklı kişi 13 defa atandı, bu atamalardan yalnızca 6’sı devlet memurları arasından yapılırken diğer atamalarda açıktan atama tercih edildi. 8 kişi açıktan atanarak memur kadrolarına geçirilirken bazıları ise naklen başka kamu kurumlarına tayin oldu. Bu atananlardan sadece biri göreve devam ediyor. Diğer kurumlara atananlardan arasında özel kalem müdürü olarak 1-4 gün çalışanlar da bulunuyor. “2019 yılı mevsimlik çiçek, ağaç ve çalı grubu alım işi” kapsamında 619 bin 264 TL ve “2019 yılı yazlık çiçek alım işi” kapsamında 492 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 112 bin TL’lik mal alımı ihalesiz yapıldı. Rize Belediyesi’nde de istediklerine iş imkânları yaratmak için değişiklik yöntemler uygulandı. Altı şube müdürü önce belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirildi, daha sonra da bu kadrodan doğrudan şube müdürlüğü kadrosuna atandılar.

2- SAMSUN

1028 işyeri ruhsatsız

AKP’li Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kiraya verdiği 1203 işyerinden 1028’inin çalışma ruhsatı olmadan faaliyet yürüttüğü öğrenildi. Ayrıca belediye işçilerinin hakkedilmiş izinlerinin yüzde 45,6’sının kullandırılmadığı tespit edildi. Sayıştay, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı olmadan işletilmeye devam edilen işyerleriyle ilgili gerekli tedbirlerin bir an önce alınması konusunda belediyeyi uyardı. Tespitler bununla da sınırlı kalmadı. Belediyede görev yapan kadrolu işçilerin yıllık izinlerinin kanuna uygun şekilde kullandırılmadığı öğrenildi. Belediyenin son 10 yıllık verilerinde yapılan incelemede, kurum bünyesinde çalışan 174 işçinin kişi başı ortalama 141 gün kullanılmamış izninin bulunduğu, hak edilen izinlerin yüzde 45,6’sının kullanılmadığı görüldü. Ayrıca 15 işçinin de 10 yıl boyunca hiç izin kullanmadığı kayıtlara geçirildi.

3- DENİZLİ

Oyunculuk ve modellik hizmeti

Sayıştay raporları Denizli Büyükşehir Belediyesi’nde de birçok usulsüzlüğü ortaya çıkardı. Temsil ve Ağırlama Bütçesi’nden 185 bin TL’ye modellik ve oyunculuk hizmeti aldı. Belediye bütçesinden ayrıca 1 milyon TL’lik iftar ve lokma şerbet ile 2,7 milyon TL’lik pide ve ayran dağıtımı gerçekleşti. 150 bin TL’ye ise Kongre Kültür Merkezi Açılışı için sanatçı kiralama hizmeti alımı yapıldı. Bunların yanı sıra 2 milyon 868 bin 750 TL’ye taziye çadırı kurulumu ve ikramı da Temsil Ağırlama Bütçesi’nden karşılandı.

4- KAYSERİ

Sınavsız atamalar, milyonluk usulsüzlükler

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kadrolara sınavsız atama yaptığı ve kamu kurumlarına meclis kararı olmaksızın araç tahsis ettiği belirlendi. Belediye, asfalt kaplama işi için anlaştığı bir firmaya, 9,1 milyon TL fiyat farkı ödedi. Belediyenin, sözleşmeli bedeli 35 milyon 733 bin TL olan, “Kayserinin Muhtelif Yerlerinde Sıcak Asfalt Kaplama Yapılması İşi” kapsamında yüklenicinin idareye verdiği iş programında aylık imalat ve iş miktarları, yıllık ödenek dilimleri ve bunların aylara dağılımının açık ve net olarak gösterilmediği görüldü. Yüklenici ile idarenin yaptığı sözleşmede fiyat farkı verilmesi öngörülerek yükleniciye 9,1 milyon TL’lik fiyat farkı ödemesi yapıldı. Belediyenin, kadrolara yaptığı sınavsız atamalar da denetime takıldı. Buna göre, zabıta memuru olarak çalışan kişi zabıta komiserliğine ve itfaiye eri olarak çalışan bazı kişiler itfaiye onbaşılığına atandı.

5- DÜZCE

Kiralık araç oyunu

AKP’li Düzce Belediyesi’ndeki araç kiralama oyunu açığa çıktı. Belediyenin 9 Eylül 2019 ve 31 Aralık 2019 tarihleri arasında kullanmak üzere 1,5 milyon TL’ye kiraladığı 83 aracın bir bölümünün, ihalenin ardından farklı araçlarla değiştirildiği tespit edildi. Kira sözleşmesinde, araçların yabancı menşeili ve 1600 CC silindir hacmini geçmeyeceği belirtilse de ihalenin ardından araçlar, başka araçlarla değiştirildi. İncelemelere göre Düzce Belediyesi, ihaleyle kiraladığı araçları geri göndererek bir adet Wolswagen Passat, dört adet Skoda Super B kiralarken Fiat Egea olan araçları da Fiat Linea ile takas etti. İhale teslim tutanağıyla alınan 17 adet Toyota Corolla marka araçtan hiçbirinin fiili olarak kullanılmadığı, yerlerine ise 12 adet Renault Megane marka aracın konulduğu belirlendi.

6- KAHRAMANMARAŞ

Hedeflenen borç tutmadı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin bir yıllık faaliyetlerini inceleyen Sayıştay, belediyenin 2019 başında 141 milyon TL olarak “hedeflediği” borcun 171 milyon TL’ye ulaştığını belirtti. 2018’de 5 milyon TL ‘bağış’ alan belediye, yerel seçimlerin yapıldığı 2019’da ise tam 21 milyon TL bağış ve özel gelire sahip oldu. Öne çıkan tespitler şöyle: “Taşınmazlara ilişkin yapılan incelemelerde envanter kayıtları ile muhasebe kayıtlarının birbirinden farklı olduğu görüldü. İcmal kayıtları ile muhasebe kayıtları arasında 658 milyon TL’lik bir fark ortaya çıktı. Yevmiye defterinde, yevmiye tarihi ve numaralarının birlikte teselsül etmediği ve bazı yevmiye kayıtlarının silindiği veya atlandığı görüldü. Çevre temizlik vergisi paylarının tahsilatı izlenmiyor. Otopark Yönetmeliği hükümlerine göre ilçe belediyelerince gönderilmesi gereken paylar gönderilmiyor. Belediye şirketine fatura karşılığı yapılan hakediş ödemelerinde sigorta prim borcu tutarları kesilmeden ödeme yapılıyor.”

7- ERZURUM

Kiralamada hülle yapılmış

Fuar alanı yeşil alan olmasına karşın sosyal tesis sayılarak ihaleye çıkılmadan Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş.’ye kiraya verildi. Şirket de fuar merkezini ihaleye çıkmadan özel şirket olan TUYAP A.Ş.’ye kiraladı. İşçi ve sözleşmeli olarak istihdam edilen personel, müdür kadrolarında vekâleten görevlendirildi.

8- İSTANBUL

Engelli alanına kafe, kayıtsız araçlar, usulsüz devirler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) 2019 Sayıştay Denetim Raporu, AKP döneminde belediyede yaşanan hukuksuz uygulamaları ortaya koydu. Sayıştay’ın onlarca usulsüzlük tespitinin tamamına yakını AKP dönemine ait. Tespitler arasında engelliler için tahsis edilen yere kafe yapılması, Başakşehir Stadı’ndaki ‘adrese teslim ihale’ ve belediyenin taşınmazlarının ücretsiz kullandırılması gibi usulsüz uygulamalar yer aldı.

Bazı kişi ve şirketler, 2019 yılına kadar belediyeye ait olan ve aralarında terk edilmiş rezidanslar, otoparklar, büfeler, kafe ve restoranların da yer aldığı taşınmazları herhangi bir ücret ödemeden kullandı. 2009 ve 2015 yılları arasında AKP’li belediye yönetiminin özel şirketlere devrettiği yerler amacı dışında kullanıldı. İBB’ye ait bir diğer dikkat çekici tespit ise 2016 yılına ait. Sayıştay, İBB’nin kendi mülkiyetinde bulunmamasına rağmen bu tarihte bazı iskeleleri Şehir Hatları A.Ş’ye devrettiğini kaydetti. Belediye yönetimi, 2012 ve 2015 yılları arasında ise ihale yapmadan şirketlere devredilmesi mümkün olmayan taşınmazların devrini gerçekleştirdi. Büyükşehir sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı servislere belediye yönetimi tarafından süresiz plaka verildi. Yolcu taşımacılığı yapan bazı kişiler de ruhsat almadan hizmet verdi. Bir kamu bankasından 2011 ve 2012 yıllarında yapılan iki ayrı protokolle Mercedes ve Audi marka araçlar alındı. Bir özel şirketten de “kontrollük” işleri için araç tahsisi yoluna gidildi. Şirketten alınan araçların kaydı tutulmadığı için özel işlerde kullanılıp kullanılmadığı tespit edilemedi.

9- BALIKESİR

Dernek ve vakıflara baştan vize

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde dernek ve vakıflarla içeriği, niteliği, maliyeti, süresi bilinmeyen ortak projeler yürütebilmek için önden karar alındı. Tespite göre, Büyükşehir Belediyesi tarafından dernek ve vakıflarla birlikte yürütülecek tüm ortak hizmet projeleri için meclisten karar çıkartıldı. 95 adet taşınmaz (dükkân, kafeterya, büfe vs.) ihale yapılmaksızın mevzuatta herhangi bir karşılığı olmayan işgaliye sözleşmesi ile kullandırıldı. Belediye, zorunluluktan kaynaklanan nedenlerle ihale yoluyla kiralamanın sağlanamadığını, bu alanların bir kısmının üst yapılarının işgalcilerce yapıldığını, bir kısmının ise ATM cihazı kurulan yerler, taksi durakları, ekmek satış büfeleri, bilet satış büfeleri, demonte yapılar gibi ihaleye konu edilemeyecek yerlerden olduğunu bildirdi. Bazı mal ve malzeme alımları, 90 bin 358 TL’lik parasal limitin altında kalmak amacıyla kısımlara bölünerek, açık ihale usulü yerine doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildi. Temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılan mal alımlarında 4 milyon 795 bin TL, hizmet alımlarında ise 3 milyon 420 bin TL’lik tutar Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü alınmadan aşıldı.

10- GAZİANTEP

İhalelerde usulsüz işlemler

Eski Bakan Fatma Şahin’in başkanlığını yaptığı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ndeki çok sayıda işlemde usulsüzlük tespit edildi. İşletme hakkı devredilen taşınmaz mallar, şirketler tarafından üçüncü kişilere ihale bile yapılmadan yeniden devredildi. Birçok taşınmaz da mevzuata aykırı olmasına rağmen yine ihale yapılmadan belediye şirketlerine verildi. Belediyeye ait taşınmaz kira bedellerinin günün emsal ve rayiç bedellerini yansıtmadığı ve düşük kaldığı tespiti yapıldı. Tapuda kayıtlı taşınmazlarından yaklaşık 200 adedinin, mevcut kullanım şekli ile tapuda yer alan bilgileri farklı. Tapuda kayıtlı olan taşınmazların değer tespiti yapılmadı ve ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmedi.

11- KONYA

Sertifikasız ve lisanssız antrenörler

Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı spor okullarında futbol, basketbol, güreş, masa tenisi, hentbol, bocce, judo, karate gibi spor dallarında lisansı ve sertifikası olmayan kişilerin antrenör olarak çalıştırıldığı tespit edildi. Personelin belirtilen kriterleri taşımaması yönünde usulsüzlükleri tespit eden denetçiler, “Futbol, basketbol, güreş, masa tenisi, hentbol, bocce, judo, karate gibi spor dallarında uzman personel çalıştırılmadığını” belirledi. Selçuklu ilçesinde bir caminin altında bulunan sekiz adet yapının “dini, eğitim, öğretim ve sosyal amaç gözetilerek” Selçuklu İlçe Müftülüğü’ne tahsis edildiği, ancak bu yapılardan yedisinin cami derneği tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği de saptandı.

12- KOCAELİ

En borçlu belediye borç vermiş

Sayıştay, Türkiye’nin en borçlu belediyesi olan AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yine AKP’li Gebze ve Başiskele ilçe belediyelerine mevzuata aykırı bir şekilde borç verdiğini belirledi. Belediyenin 41 personelini de mevzuata aykırı olarak Almanya gezisine gönderdiği tespit edildi. Gezi ile ilgili her türlü gider yüklenici tarafından karşılanmış. Kanuna aykırı bir şekilde 25 yılı aşan sürelerle taşınmaz tahsisleri yapıldı.

13- BURSA

AKP’li belediye ‘işgalcilere’ göz yummuş

AKP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, belediye taşınmazlarını ihalesiz şekilde kullandırdığı belirlendi. Belediyenin, yalnızca Başkanlık makamına ait olması gereken temsil ağırlama bütçesini daire başkanlıkları ve şube müdürlerinin de kullandığı açığa çıkarıldı. Sadece başkanlık makamına ait olması gereken temsil ağırlama bütçesinin, 31 daire başkanlığı ve şube müdürlüğü bütçesinde tertip açmak amacıyla kullanıldığı belirlendi. Belediye Başkanı’nın kullanımına sunulan temsil ağırlama bütçesi diğer harcama birimlerince kullanıldı. Belediyeye ait mülk ve işletmelerin bir kısmının ihalesiz şekilde işgal edilmesi de denetime takıldı. İşgalcilerin mülklerden çıkarılamadığı, bunun yerine işgal edildiği tespit edilen yerlerin kiracı varmış gibi kullandırıldığı bildirildi.

AKP, müteahhitleri 7’nci kez sevindirdi: Otopark yönetmeliği ertelendi

Müteahhitlerin yeni yapacakları apartmanlarda, her daireye en az bir otopark yapmalarını zorunlu hale getiren ve şehirlerdeki otopark sorununu çözecek yönetmelik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yine ertelendi. Müteahhitlerin isteği üzerine yapılan son erteleme ile normalde 1 Haziran 2018 yılından itibaren uygulanması gereken otopark zorunluluğu 7'nci kez ertelenmiş oldu.

Yeni yapılacak binalarda her daireye bir otopark yapma zorunluluğu 31 Aralık 2020'de başlaması gerekirken Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle 31 Mart 2021 tarihine uzatıldı. İlk kez 22 Şubat 2018 tarihinde yayımlanan, ancak uygulama tarihi 1 Haziran 2018 tarihi olarak belirlenen yeni yönetmelikle, normalde her 3 daireye 1 otopark yapma zorunluluğu ‘her 1 daireye 1 otopark' şeklinde değiştirilmişti. Yönetmeliğe göre, ön bahçe genişliği en az 7 metre olan parsellerde, binaya en az 2 metre mesafe bırakmak kaydıyla ön bahçede açık otopark yapılacak. Zeminin altında kalmak kaydıyla yan ve arka bahçelerin tamamının altı, ön bahçenin de yola 3 metre mesafe kalana kadar altı da tamamen otopark yapılabilecek. Otopark yapılamayan binalara yürüyüş mesafesindeki başka bir otoparktan yer gösterilmesi gerekecek, bu durum da tapuya şerh edilecek. Bu şekilde otopark yeri ayırmayan binalara yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinleri verilmeyecek.

Özellikle büyükşehirlerde otopark sorununu çözeceği belirtilen düzenleme müteahhitlerin itirazına rağmen yayımlanmıştı. Ancak uygulamaya geçirmek bugüne kadar mümkün olmadı. Normalde 1 Haziran 2018 gününden itibaren uygulamaya başlaması gereken düzenleme bir gün kala değiştirilerek 1 Ocak 2019'a ertelendi. Daha sonra erteleme adeta otomatiğe bağlandı, yeni uygulama tarihleri sürekli değiştirilerek 30 Haziran 2019, 31 Aralık 2019, 31 Mart 2020, 30 Haziran 2020 ve 31 Aralık 2020 şeklinde ertelendi. En son yeni tarih 31 Mart 2021 olarak ilan edildi.

Korona haberlerine gelince:

TTB açıkladı: 7 sağlık çalışanı daha koronavirüse yenildi

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 7 sağlık çalışanının daha Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiğini duyurdu. Yaşamını yitirenlerin ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dileyen TTB, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda şunları kaydetti:

Trabzon’da çalışan Eczacı Mehmet Raşit UZAR’ı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Kastamonu’nun eski İl Tarım Müdürü ve Tosya’nın eski belediye başkanı olan Veteriner Hekim Sait GÜLABACI’yı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Samsun Çarşamba 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde şoför olarak görev yapan Rıfat ATASEVEN’i COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Balıkesir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin eski başhekimlerinden olan Dişhekimi Serkan MUNİS’i COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Düzce Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı semt polikliniğinde görev yapan Hemşire Hamza Mesut ÖZASLAN’ı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Mersin Tarsus’ta özel bir hastanede çalışan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Nuri OCAK’ı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Gaziantep’te çalışan Eczane Teknisyeni Cuma KARA’yı COVID-19 nedeniyle kaybettik.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

794 yıl sonra bu akşam gün batımı sonrası Jüpiter & Satürn kavuşuyor

(Gün batımı sonrası güney batı ufkuna bakmayı unutmayın)

2020 yılı bitmeden tarihe geçecek bir olay daha yaşanıyor ve en son794 yıl önce yakınlaşan Jüpiter ve Satürn, yeniden yakınlaşıyor. En son 794 yıl önce yakınlaşan Jüpiter ve Satürn gezegenleri yeniden aynı pozisyona gelecek. 21 Aralık gecesi gerçekleşecek bu olayı çıplak gözle izleme şansınız da var. "Kış Gündönümü" olarak da bilinen yılın en uzun gecesinin yaşandığı 21 Aralık tarihinde, gün batımından hemen sonra güneybatı ufkuna baktığınız zaman Güneş Sistemi’nin en parlak gezegenlerinden olan Satürn ve Jüpiter’in birleşmesini görebilirsiniz. Gider ayak bir tarihi olaya daha ev sahipliği yapacak 2020 yılının 21 aralık gecesi yaşanacak büyük buluşma ile ilgili tüm detayları anlattık.

Gökbilimciler, Güneş Sistemi’nin en büyük iki gezegeni olan Jüpiter ve Satürn’ün yakınlaşmasını büyük kavuşum olarak isimlendiriliyorlar. 21 Aralık 2020 gecesi büyük kavuşum gerçekleşiyor ve Jüpiter ile Satürn aralarında yalnızca 0,1 derecelik bir açı kalacak şekilde yakınlaşıyorlar. "Kavuşum" adı verilen bu olay, dünyadan da rahatça gözlemlenebilecek.

Satürn gezegeninin Güneş etrafındaki bir turunu tamamlaması 30 Dünya yılı sürüyor. Jüpiter gezegeni ise bu turu 12 Dünya yılında tamamlıyor. Dönüş hızı ile oluşan bu zaman farkı nedeniyle iki gezegenin birleşmesi her 20 yılda bir tekrarlanıyor. Ancak her kavuşum aynı olmuyor. 21 Aralık 2020 tarihinde gerçekleşecek kavuşumda iki gezegen arasındaki açı farkı 0,1 derece olacak. Gökbilimciler tarafından yapılan hesaplamalara göre bu kadar yakın bir kavuşum, en son 1226 yılında gerçekleşti. Gözlemlenebilir bir diğer kavuşum ise en son 1623 yılında gerçekleşti. Yani 794 yıldır, bu kadar yakınlaşmayan iki gezegen yaklaşık 400 yıldır birlikte, yakın bir şekilde görülmediler.

Jüpiter ve Satürn kavuşumu hakkında bilgi veren Gök Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÖKMER) Müdürü Prof. Dr. Orhan Gölbaşı; Dünya’dan bakıldığı zaman görülen en parlak cismin Venüs olduğunu, diğer en parlak cisimlerin ise Jüpiter ve Satürn olduğunu söylüyor. Gölbaşı, “Gökyüzünün en parlak cisimlerinden olan bu iki gezegenin kavuşumunu izlemek için gün batımından sonra güneybatı ufkuna bakın. Şehir ışıklarından uzak, bulutsuz bir gökyüzü varsa çıplak gözle bu tarihi kavuşumu görebilirsiniz.” diyor.

Ay ve Güneş tutulmalarından alışık olduğumuz bir görüntü olan iki cismin tek nokta haline gelmesi, Jüpiter ve Satürn’ün kavuşumunda gerçekleşmeyecek. Dünya’dan bakıldığı zaman aralarında 0,1 derecelik açı olsa da bu fark, iki dev gezegenin aralarında bizim için büyük, uzay standartları için çok küçük bir mesafe olduğunu unutmamak gerekiyor. Prof. Dr. Orhan Gölbaşı; kavuşum sırasında, ışıksız ve bulutsuz bir gökyüzünde bu iki gezegeni çok yakın ancak yine de ayrık olarak göreceğimizi ifade ediyor. Gölbaşı, basit gibi görünse bile böyle bir olayı yaklaşık 400 yıldır hiç kimsenin görmediğini de sözlerine ekliyor.

Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin dönüş hızları nedeniyle her 20 yılda bir birleştiklerini, ancak her zaman bu kadar yakın olmadığından bahsetmiştik. Yani 2040, 2060, 2080 ve 2100 yıllarında da bu gezegenler yakınlaşacaklar. Ancak her yakınlaşma, aslında bizim algımıza sahip canlılara göre o kadar da yakın olmuyor. Gökbilimciler tarafından yapılan hesaplamalara göre 21 Aralık 2020 tarihinde oluşacak 0,1 derecelik yakınlaşmaya benzer bir kavuşum, en yakın 15 Mart 2080 tarihinde gerçekleşecek. Elbette, bu bile 21 Aralık kavuşumu kadar yakın olmayacak. Bu nedenle 21 Aralık akşamı güneybatı ufkuna bakmayı unutmamanız tavsiye ediliyor.

21 Aralık 2020 gecesi NASA başta olmak üzere pek çok gökbilim izleme merkezi ve topluluğu Jüpiter ve Satürn kavuşumunu internet üzerinden canlı olarak yayınlayacaklar. Çıplak gözle görülse bile özel gözlem cihazları sayesinde kavuşum çok daha net bir şekilde gözlemlenebiliyor. 21 Aralık 2020'deki tarihi anlara tarihi ana tanıklık etmek için hava karardıktan sonra gözünüzü güneybatı ufkuna çevirmeyi unutmayın.

En uzun gece (Şeb-i yelda)

“Şeb-i Yelda” olarak da adlandırılan 21 Aralık, en eski tek tanrılı inanış olan Zerdüştlükte de kış mevsiminin başlangıcı, yeni yılın başı olarak da bilinirdi. Kimi inanışlarda “Horrem Ruz” (Kutlu Gün) olarak geçen Şeb-i Yelda, Eski Ermeni takvimlerinde de “Navasard” olarak adlandırılmış ve yeni yıl olarak kutlanmıştır. Bazı inanışlarda da Eylül’de başlayan günün kısalmasının son gününde tanrıların yaşamı yeniden kuracağına olan inançtır Şeb-i Yelda. Ancak en uzun gece olması sebebiyle de, gece bitip sabah güneş doğana kadar yemekler yenir, eğlenceler düzenlenirdi. Bugün bile başta İran olmak üzere birçok yerde, Şeb-i Yelda günü kutlamaları yapılır. Bölgelere göre değişiklikler gösterse de özellikle İran’da yapılan Şeb-i Yelda kutlamalarında, ailenin en büyüğünün evinde toplanılır, başta karpuz ve nar olmak üzere hemen her tür yiyecek hazırlanır, sabah güneşin doğuşuna şahit olana kadar bu ritüel devam eder. Bu kutlamada amaç bir taraftan en uzun gecenin karanlığında gelecek kötülükleri engellemek, diğer taraftan da güneşin doğuşuna şahit olarak kötülüklerin bitimine şahit olmaktır. Kötülük tanrısı Ehrimen uzun gecelerde kötülüklerine devam eder. Şiddetli soğuklar da bu tanrının işidir. Bu nedenle kutlamalar sırasında ateşler yakılarak şiddetli soğukları yaratan Ehrimen’e bir başkaldırı gösterilir.

Şeb-i Yelda’yı kendi kültürü veya inanışı nedeniyle kutlayan tüm insanların ve toplumların Şeb-i Yelda günü kutlu olsun. 

Kış gündönümü (Kuzey yarımkürede)

Kış gündönümü, güneş ışınlarının Oğlak Dönencesi'ne dik geldiği andır. Kış gündönümüyle birlikte kış mevsimi resmi olarak başlar. Kuzey yarımkürede günler uzamaya, güney yarımkürede kısalmaya başlar. 21 Aralık, kuzey yarımküre için yılın en uzun gecesi ve en kısa gününe sahiptir. Bu günü takip eden günlerde geceler kısalmaya, günler uzamaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarımkürede kışın, güney yarımkürede yazın başlangıcı sayılır. Arjantin, Namibya ve Yeni Zelanda gibi yerlerde yaz başlangıcını ve yılın en uzun gününü işaret eder.  Bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Ülkemizde en uzun gece ise en kuzeydeki ilimiz Sinop’ta yaşanacak.

Gündönümü Fırtınası

Halk takvimine göre 21 Aralık'ta Güneş'in Dünya'ya en uzak olduğu dönem olan "Gündönümü Fırtınası" yaşanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

21 Aralık 1516 - Gazze Muharebesi gerçekleşti.

21 Aralık 1603 - Osmanlı Padişahı III. Mehmet öldü, yerine oğlu I. Ahmet tahta çıktı.

21 Aralık 1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.

21 Aralık 1918 - Osmanlı Padişahı Vahdettin, Meclis-i Mebûsan'ı feshetti.

21 Aralık 1925 - Sovyet sinema yönetmeni Sergey Ayzenştayn'ın, Potemkin Zırhlısı adlı filmi gösterime girdi.

21 Aralık 1937 - İlk uzun, sesli ve renkli çizgi film olan ve Walt Disney'in yapımcılığındaki, Pamuk Prenses ve Yedi Cücelerin galası yapıldı.

21 Aralık 1953 - Türk-Fransız Ticaret Antlaşması imzalandı; antlaşma hükümlerine göre Fransa, Türkiye'ye 100 milyon lira tutarında kredi açacak.

21 Aralık 1958 - De Gaulle, Fransa'da 5. Cumhuriyetin Başkanı seçildi.

21 Aralık 1959 - Farah Diba, muhteşem bir törenle, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ile evlendi.

21 Aralık 1959 - İlk İlhan İskender Tiyatro Armağanı'nı, Nedret Güvenç ve Ulvi Uraz aldı.

21 Aralık 1959 - Kim dergisi bir ay süreyle kapatıldı. Kim'in sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Şahap Balcıoğlu'na 16 ay hapis cezası verildi.

21 Aralık 1961 - Londra'dan Tel Aviv'e giden İngiliz Havayolları British Airways'a ait yolcu uçağı, Esenboğa Havaalanı'ndan ayrılışından bir dakika sonra düşerek parçalandı: 26 ölü, 8 yaralı.

21 Aralık 1963 - Kanlı Noel: Kıbrıslı Türklere karşı silahlı saldırılar başlatıldı.

21 Aralık 1964 - İngiliz Parlamentosu, cinayet suçu için verilen ölüm cezasını kaldırdı.

21 Aralık 1968 - Apollo 8, Ay yörüngesindeki görevleri için fırlatıldı.

21 Aralık 1969 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar istifa etti, yerine Şaban Yıldız seçildi.

21 Aralık 1971 - TL'nin değeri yeniden belirlendi: 1 dolar = 14 lira.

21 Aralık 1971 - Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Avusturyalı diplomat Kurt Waldheim seçildi.

21 Aralık 1972 - Doğu Berlin'de iki Almanya arasında Temel Anlaşma imzalandı.

21 Aralık 1973 - İstanbul'da Hacı Bekir'in Kadıköy, Karaköy, Beyoğlu ve Eminönü işyerlerinde grev başladı.

21 Aralık 1978 - Kahramanmaraş'ta sağcılar, iki sol görüşlü öğretmeni öldürdü.

21 Aralık 1979 - Sovyetler Birliği, Afganistan'ı işgal etti.

21 Aralık 1985 - Konya Genelevi'nde çalışan kadınlar, kendilerini teşhir etmeleri yasaklanınca greve gittiler.

21 Aralık 1986 - Şanghay'da toplanan 50 bin öğrenci demokrasi istedi.

21 Aralık 1987 - Cumhuriyet döneminin 46. Hükümeti olan, 2. Turgut Özal Hükûmeti kuruldu.

21 Aralık 1988 - Lockerbie Faciası: Pan American World Airways'a ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, Londra-New York seferini yaparken, İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde infilak etti: 21 ülkeden 270 kişi öldü (yerde bulunan 11 kişi dahil).

21 Aralık 1989 - Amerika Birleşik Devletleri, Panama'yı işgal etti.

21 Aralık 1990 - Lice Kaymakamlığına baskıları şikayet etmek için giden köylülere ateş açıldı, 1 kadın ve 1 çocuk öldü.

21 Aralık 1991 - Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Moldova, Azerbaycan, Ermenistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Kırgızistan liderleri, bir araya gelerek, Sovyetler Birliği'ne son verdiler ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nu (BDT) (Commonwealth of Independent States) kurduklarını açıkladılar.

21 Aralık 1995 - Beytüllahim şehrinin kontrolü, İsrail'den Filistin'e geçti.

21 Aralık 1999 - Hakkında iki gıyabi tutuklama kararı bulunan, Şişli eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk, Londra'da yakalandı.

21 Aralık 2005 - Birleşik Krallık'ta hemcinsler arasında medeni birliktelik yasallaştı. Elton John ve hayat arkadaşı David Furnish bu yasadan ilk yararlanan çift oldu.

21 Aralık 2012 - Maya takviminde 13. baktunun başlangıcı. (5200 yıl)

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

21 Aralık 1401 - Masaccio, İtalyan ressam (ö. 1428)

21 Aralık 1773 - Robert Brown, İskoç botanikçi (ö. 1858)

21 Aralık 1795 - Leopold von Ranke, Alman tarihçi (ö. 1886)

21 Aralık 1804 - Benjamin Disraeli, Britanyalı politikacı ve Birleşik Krallık Başbakanı (ö. 1881)

21 Aralık 1840 - Namık Kemal, Şair (ö. 1888)

21 Aralık 1874 - Juan Bautista Sacasa, Nikaragualı tıp doktoru ve siyasetçi (1932-36 arasında Nikaragua Başkanı) (ö. 1946)

21 Aralık 1896 - Konstantin Rokosovski, Sovyet asker ve devlet adamı (ö. 1968)

21 Aralık 1917 - Heinrich Böll, Alman yazar (ö. 1985)

21 Aralık 1918 - Kurt Waldheim, Avusturyalı politikacı ve devlet adamı (ö. 2007)

21 Aralık 1928 - Ed Nelson, Amerikalı oyuncu (ö. 2014)

21 Aralık 1937 - Jane Fonda, Amerikalı oyuncu.

21 Aralık 1939 - Malcolm Hebden, İngiliz oyuncu.

21 Aralık 1940 - Frank Zappa, Amerikalı müzisyen (ö. 1993)

21 Aralık 1943 - İstemi Betil, Sinema, tiyatro, dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı (ö. 2011)

21 Aralık 1947 - Paco de Lucia, İspanyol müzisyen (ö. 2014)

21 Aralık 1948 - Samuel L. Jackson, Amerikalı oyuncu.

21 Aralık 1955 - Ali İpin, Tiyatro oyuncusu.

21 Aralık 1965 - Cem Özdemir, Türk ve Çerkes asıllı Alman siyasetçi.

21 Aralık 1966 - Kiefer Sutherland, Amerikalı oyuncu.

21 Aralık 1969 - Julie Delpy, Fransız oyuncu ve müzisyen.

21 Aralık 1973 - Karahan Çantay, Model ve oyuncu.

21 Aralık 1975 - Charles Michel, Belçikalı siyasetçi.

21 Aralık 1976 - Mark Dickel, Yeni Zelandalı basketbolcu.

21 Aralık 1976 - Sedat Kapanoğlu, Bilişimci ve Ekşi Sözlük'ün kurucusu.

21 Aralık 1977 - Emmanuel Macron, Fransız bankacı, bürokrat ve siyasetçi.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

21 Aralık 1375 - Giovanni Boccaccio, İtalyan yazar ve şair (d. 1313)

21 Aralık 1603 - III. Mehmet, Osmanlı'nın 13. Padişahı (d. 1566)

21 Aralık 1824 - James Parkinson, İngiliz hekim, jeolog, paleontolog ve politik eylemci (d. 1755)

21 Aralık 1863 - Giuseppe Gioacchino Belli, Romalı şair (d. 1791)

21 Aralık 1882 - Francesco Hayez, İtalyan ressam (d. 1791)

21 Aralık 1935 - Kurt Tucholsky, Alman gazeteci ve yazar (d. 1890)

21 Aralık 1937 - Frank B. Kellogg, Amerikalı avukat, siyasetçi ve Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1856)

21 Aralık 1940 - F. Scott Fitzgerald, İrlanda asıllı Amerikalı yazar (d. 1896)

21 Aralık 1943 - Mahmut Esat Bozkurt, Akademisyen ve devlet adamı (d. 1892)

21 Aralık 1945 - George S. Patton, Amerikalı asker ve II. Dünya Savaşı'nda ABD Ordusu generali (d. 1885)

21 Aralık 1970 - Elyesa Bazna (Çiçero), Arnavut asıllı Türk casus (d. 1904)

21 Aralık 1991 - Abdullah Baştürk, Sendikacı ve DİSK Genel Başkanı (d. 1929)

21 Aralık 1992 - Stella Adler, Amerikalı oyuncu (d. 1901)

21 Aralık 2006 - Saparmurat Türkmenbaşı, Türkmenistan Devlet Başkanı (d. 1940)

21 Aralık 2017 - Bruce McCandless II, Amerikalı astronot (d. 1937)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?