Ankara'da sosyal konutlar 100 TL’ye kiraya verilecek

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sadece 10.00-17.00 saatleri arasında evinize en yakın market, bakkal, kasap vb. gitme hakkınız var.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Adamın biri bir gün yolda giderken otostop yapan bir kedi görür, durur ve arabaya alır. Kedi ön koltuğa geçer ve dile gelir:

-"Ben aslında bir insanım. Eğer benim başımı bir kere okşarsan çok güzel bir prenses haline gelirim." der.

Adam güler ve arabayı sürmeye devam eder. Kedi tekrar dile gelir:

-"Eğer benim başımı okşarsan çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım." der.

Adam tekrar güler ve iki elini de direksiyondan ayırmayarak sürmeye devam eder.

Kedi sıkılmaya başlar ve der ki:

-"Eğer benim başımı okşar ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin herşeyi yaparım."

Adam yine güler, yola devam eder. Sonunda kedi dayanamaz:

-"Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin herşeyi yapacağımı söyledim.Neden beni öpmüyorsun?"

Sonunda adam konuşur:

-"Bak, ben bir mühendisim ve konuşan bir kedi, bir prensesten daha ilginç geliyor."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Hayatımın yarısı telafisi imkânsız hatalar yapmakla diğer yarısı da buna pişman olmakla geçiyor." demiş Ahmet Hamdi Tanpınar.

Bence telafisi imkansız hatalar için pişman olmanın da bir anlamı yok.

Yapmışsın, bitmiş ve son pişmanlık da fayda etmiyor.

O yüzden pişman olmakla ömrümüzü çürüteceğimize yeni hatalar için yaşamaya devam etmemiz gerekiyor.

Gülümsüyoruz ve devam ediyoruz yani.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Belirli zaman aralıklarında çocukların oyuncaklarının yıkanması zorunludur. Bunun için tüm oyuncakları çamaşır filesine doldurun ve hepsini çamaşır makinesinde yıkayın."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Mumları pastaların üzerine ilk koyanlar Yunanlar'dır. Bunu Artemis'i anmak için yapar ve mumları ay şeklinde yerleştirirlermiş."

Günün Şairi” olarak 31 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız M.Sunullah Arısoy’u seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

M. Sunullah Arısoy, 25 Mart 1925 tarihinde, İstanbul Şile'de doğdu. Babasının subay olması nedeniyle çocukluk yılları Anadolu’da geçti. 1935 yılında Diyarbakır Süleyman Nazif İlkokulu’ndan mezun oldu. Ortaokulun birinci sınıfını Balıkesir'de, ikinci sınıfını Bursa'da okudu. 1939’da İstanbul Üsküdar I. Ortaokulu’nu bitirdikten sonra Haydarpaşa Lisesi'ne girdi ama bitiremedi. İkinci sınıftan bazı aile sorunları sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı. Bir süre bazı işlerde çalıştı ve liseyi sonradan tamamladı.

Liseyi bitirdikten sonra 1942'de Balıkesir'de İktisat Vekâleti Garp Linyitleri Mıntıkası İş Mükellefiyeti Takip Müdürlüğünde daktilo olarak çalışmaya başladı. 24 yaşında iken, 1948-1949 ders yılında Tavşanlı/Kızılçukur köyünde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Garp Linyitleri Tunçbilek İşletmesi Yeni Cezaevi'nde baş kontrolör, sonra da cezaevi öğretmeni oldu. Cezaevi lağvedildikten sonra işsiz kalması üzerine Ankara'ya gitti. 1950 yılının Kasım ayında Sümerbank Ankara Mağazasında muhasebe memuru oldu. Sonra aynı kurumda satın alma müdürlüğü ticaret şefi oldu. Yönetim kurulu raportörlüğü, ticaret servisi şefliği,  “Sümerbank” dergisinin genel yayın yönetmenliği gibi görevlerde bulundu. Emekliye ayrıldıktan sonra Türk Tarih Kurumu Basımevi'nde müdür yardımcılığı yaptı. 1961’de Meydan Sahnesi'nde oyuncu oldu. 1961-1963 yılları arasında Türk Dil Kurumu'nda tanıtma kolu başkanlığı, “Türk Dili” dergisinde yazı kurulu üyeliği yaptı. Bu çerçevede “Arı Dile Doğru” başlıklı radyo konuşmaları hazırladı. Türkçenin arılaşması, özleşmesi adına önemli çalışmalar yaptı.

1968 yılında emekliye ayrıldı. Emeklilik sonrasında bir süre Ankara'da bir bankada çalıştı. Bir yıl süre ile Bilgi Basımevi'nin müdürlüğünü yaptı. 1969 Türk Tarih Kurumu Basımevine atandı. TRT Ankara Radyosunda çalıştı. 1969-1979 yılları arasında TRT Ankara Televizyonunda "Bir Güneş Battı", "Bir Portre", "Çağdaş Türk Edebiyatından Örnekler", "Dostluk Üzerine" gibi programlar yaptı. BBC yapımı "Klasikler" dizisinin sunuculuğunu yaptı. Yerli ve yabancı belgesel filmler seslendirdi. 1982 yılına kadar Türk Tarih Kurumu Basımevi'nin işletmeden sorumlu müdür yardımcılığını yaptı. 12 Eylül 1980'den sonra bu görevinden de alındı. Bundan sonra Kuşadası'na yerleşti.

M. Sunullah Arısoy 19 Aralık 1989 tarihinde, 64 yaşındayken, Aydın Kuşadası'nda hayata veda etti.

"Vasiyet" adlı ilk şiiri 1941 yılında "Yücel" dergisinde yayımlandı. İlk nesir yazısı, 7 Aralık 1943 tarihinde “Balıkesir Postası” gazetesinde çıktı. Dost, Türk Dili, Varlık, Pazar Postası ve Akis gibi dergilerde şiirlerini yayımladı. Ulus Gazetesi'nde yazarlık yaptı. Haftalık "Aktüalite" dergisinin başyazarlığını yürüttü. Şiir, öykü, roman, antoloji ve siyaset türlerinde eserler verdi. 1953'te Cahit Sıtkı Tarancı’nın başkanlığında Suat Taşer, Avni Dökmeci, Zihni Haznedaroğlu gibi bir grup arkadaşıyla Türk Edebiyatçılar Derneğini kurdu. Kendisi de bu derneğin genel sekreteriydi. Ayrıca Ankara Sanatseverler Derneğini de kurdu ve 15 yıl boyunca bu derneğin başkanlığını yaptı.

Şiirlerinde genellikle aşk, yalnızlık, mutluluk, kardeşlik, barış, tabiatın güzellikleri, Anadolu güzellemesi, köylülerin sorunları, Atatürk gibi hem bireysel hem de toplumsal sorunlar ele alınır. Anadolu’nun hem tabiat güzelliklerini, hem kültürel ve folklorik anlamdaki zenginliklerini canlı sahneler hâlinde verir. Atatürk konusunu en özgün boyutlarıyla işleyen şairlerden biridir. Özellikle Atatürk’ün Türk milletine getirdiği millî, medeni ve insani değerleri etkili bir üslupla ortaya koyar. Dilde, üslupta ve şiir tekniğinde zaman zaman Divan şairlerinin, Garipçilerin ve İkinci Yenicilerin etkisi görülse de genellikle Türk Halk Edebiyatı etkisi görülür. Nükteye dayalı kısa, çarpıcı şiirleri de vardır. Ayrıca şiir tekniği olarak zaman zaman anlatı türüne yer vermiştir. Birçok şiiri hikâye anlatmaya dayalıdır. Dilde Öz Türkçecilik akımına bağlıdır. Türkçenin doğru, düzgün ve yalın kullanımından yanadır. Üslubu sade, açık ve anlaşılırdır. Türk halkının canlı konuşma dili özelliklerine yer verir. Atatürk’e bağlı ve sosyal demokrat düşünceye sahiptir.

Hatırasına Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı (KEGEV) her yıl geleneksel olarak "M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü" vermektedir.

ESERLERİ:

Şiir:

Garipler Treni, 1948

Muhteşem Kavga, 1951

Mustafa Kemal Türküsü, 1953

Yaban Mavisi, 1956

Dışa Vuran Karanlık, 1961

Yanlış Yaşadık, 1970

Sabrın Gülü, 1980

Roman:

Karapürçek, 1958

Hikaye:

Tedirginin Biri, 1962

Derleme:

Deste (Yeni Türk Şiiri Antolojisi I), 1953

Dil Devriminin 30 Yılı, 1962

Türk Hiciv ve Mizah Antolojisi, 1967

Türk Hikâye Antolojisi, 1967. (Yaşar Nabi ve Mustafa Baydar'la)

Türk Gülmece ve Yergisinden Seçmeler, 1977

Türk Halk Şiiri Antolojisi, 1985

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten Bize, 1987

Mustafa Kemal Atatürk'ün Söyleyip Yazdıkları 1. Kitap (1906-8.11.1918), 1989

Sizlerle üç şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

SENDİN EY AŞK

Güzle gelen sendin ey aşk, sıcacık!

Üzgün yeşiller arasında büyüyen...

Uykusuz ve sarhoş ve yılgın bir gecede

Sendin ey aşk, yaşamaya el eden!

Sendin ey aşk, habersizce gelişen çocuklarla!

Anılarımızda bir dizi, bitip tükenmeyen...

Sendin ey aşk öfkemde güzelleşen!

Sendin, geldim; yorgun içine giremediğim evren...

Durmadan öğüten, durmadan hem ince

Sendin ey aşk, sendin, o rüzgarsız değirmen!

Direncimde, sendin ey aşk, hem de en!

Sızar kan, acısız, uzanmaz, kesik ellerimden..

M. Sunullah Arısoy

 

NEDEN

Bütün karanlıkları aştım da

Geldim sana takıldım

Işıktın

Neden karardın

M. Sunullah Arısoy

 

BİR ÖYLE YOLCU

Yorgun bir yolcu

Güneye doğru

Güz güneşi altında

Biraz eskimiş

Kimi yeri unutulmuş

Hüzünlü bir şarkı gibi

Acıları suskunlukla sırtlamış

Göğüslemiş nice savaşımları

Yürüyordu.

Gördüm

Yorgun bir güzeldi

Gülümserken

Ve yürürken

Ve bakarken

Ve içerken

(Ne güzel içiyordu

Şiir yazıyordu sanki)

Ve hiç konuşmazken

Sanki unutmuş.

Sabah erden

Uyanan gökyüzüne baktı

Suskun gülümsedi

Dağlarda arandı

Gözleri

Suskun gülümsedi.

Ormanın neftiliğinde

Ve dağ başlarında

Derindi yitiriverecekti

Gözleri

Suskun gülümsedi.

Tavukları sevdi gözleri

Horozlara göz kırptı

Suskun gülümsedi.

Güneşi avuçlarca

Uzandı elleri

Mavilere bulandı

Suskun gülümsedi.

Yürüdü gitti

Gördüm

Bağışlayan gözleri

Kaldı ardında.

Yollar uzayıp gidiyordu

Yollarda yorgun bir yolcu

Görüntüsü gittikçe küçülüyordu

Da izlenimi büyüyordu

Gibime geldi.

Baktım

Yanımda yöremde

Bir büyük boşluk

Almış götürmüş birileri

Birileri bir şeyleri

Diyelim

Sızısını yüreğimin

Acımı, tutkumu, sevimi

Her bir şeyimi.

Biliyorum

Onu amacı iyilikti

Ondan aldı yükümü

Ama ben

Nasıl yaşarım şimdi

Böyle acısız, savaşımsız

Tutkusuz, sevisiz.

Bir sızı mı ki

İnceden ve derinden

Unutmak isterken

Ardından iz süren.

M. Sunullah Arısoy

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İBB, skandal yolsuzluğu açıkladı: AKP döneminde İBB'den 33 milyona alınan arsa 3 yıl sonra İBB'ye 370 milyona satılmış!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CHP Meclis Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, Meclis toplantısında AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediye'sindeki büyük yolsuzluk yapıldığını iddia etti. Balyalı, "Birileri' 33 milyon liraya aldıkları araziyi 3 yıl sonra İBB'ye 370 milyon liraya sattılar" dedi. "Aksaray'da ilçe sınırları içerisinde bir lunapark alanı vardı. Arazinin yarısı Büyükşehir Belediyesi'ne, yarısı bir şahsa aitti ve burası imar planlarında park alanıydı. Birileri, birilerinin yakınları, birilerinin damatları, birilerinin damatlarının ortakları, 33 milyon liraya aldıkları arsayı, park yapılmak üzere bu Büyükşehir Belediyesi'ne 370 milyon liraya sattılar" diyen Balyalı, "Şimdi bu arkadaşlar bize yolsuzluktan, bütçeden bahsediyorlar. Siz ne anlarsınız bütçeden? Sizin anladığınız bütçe, işte bu yolsuzluk bütçesidir" ifadelerine yer verdi.

Mansur Yavaş sözünü tuttu: Konutlar 100 TL’ye kiraya verilecek

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, aylık 100 TL'ye kiralık sosyal konut projesini de hayata geçirdi. Geçmiş dönemde yapılan ve 18 yıldır atıl durumda bulunan Mamak Eserkent Sosyal Konutları’nı yenileyerek oturulabilir duruma getiren Yavaş, bu konutların dar gelirli yeni evli çiftler ile 65 yaş üstü vatandaşlara 100 TL'den kiraya verileceğini açıkladı.

“Bu 29 Ekim'de her hanede çifte bayram yaşansın istiyoruz. Mamak'ta yapılan ve 18 yıldır çürümeye terk edilen 400 adet 1+1 konutun tamamını yeniledik. Yeni evli çiftlerimize ve 65 yaş üstü vatandaşlarımıza çok uygun fiyata kiralayacağız” diyerek 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda konutların açılışını yapan Mansur Yavaş bu sözünü de tuttu.

Özel Projeler ve Dönüşüm Daire Başkanlığı tarafından çalışmaların tamamlanmasının ardından 1+1 400 konut için başvurular alınmaya başlandı. Aylık 100 TL bedelle kiraya verilecek konutlardan yararlanmak isteyen ekonomik durumu iyi olmayan yeni evli çiftler ile 65 yaş üstü vatandaşlar; büyükşehir belediyesi hizmet binasında Özel Projeler ve Dönüşüm Daire Başkanlığına bağlı A Blok 18 numaralı bankoya gelerek ya da belediyenin internet adresinden form doldurarak başvuruda bulunabilecek.

İç ve dış mekanları ile birlikte çevresi tamamen yenilenen ve 5 bloktan oluşan 400 adet 1+1 daire büyükşehir belediyesi tarafından kiraya verilecek. İhtiyaç sahibi vatandaşlara ekonomik yönden destek sağlamak amacıyla aylık 100 TL'den kiraya verilecek konutlarda ikamet etmek isteyen vatandaşların aylık gelirinin 3 bin TL'yi geçmemesi ve eşlerin üzerinde herhangi bir gayrimenkul olmaması şartı aranacak. Başvuru sahiplerinden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak koşuluyla ikametgahlarının en az 6 ay öncesinden itibaren Ankara'da olduğunu belgelemesi istenecek. Başvuru formunu dolduran ya da bizzat başvuru yapanlar, kriterleri karşılayıp karşılamadıklarının değerlendirilmesinin ardından noter huzurunda yapılacak kura çekilişiyle evlerine taşınabilecek.

Türkiye’de yerel yönetimler içinde örnek bir sosyal belediyecilik anlayışını hayata geçirdiklerini belirten Özel Projeler ve Dönüşüm Daire Başkanı Hüseyin Gazi Çankaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

* Mamak Eserkent Sosyal Konutları bilindiği üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2002 yılından beri mülkiyetinde olan konutlardı. Bu konutlar 18 yıldır atıl durumda bırakılmış ve kullanılamaz bir haldeydi. İçerisinde çok ciddi tahribatlar, yer yer hırsızlıklar ve yangınların olduğu bir alandı.

* Büyükşehir belediyesi 7-8 aylık bir süre içerisinde bu alanın tadilatını tamamlayarak 29 Ekim’de açılışını yaptı. Konutlarımızı öncelikli olarak yeni evlenen çiftlere ve 65 yaş üstü vatandaşlarımıza aylık 100 TL kira ile tahsis edeceğiz. Türkiye’de örneği görülmeyen bu uygulamayı ilk defa başlatmış olacağız.

Kiralık konut başvuruları 15 Ocak 2021 tarihine kadar devam edecek.

İşkolik kocaya kötü haber

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocanın eve yeterince vakit ayırmaması ve zamanının büyük bölümünü işyerinde geçirmesini boşanma sebebi saydı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, oy birliği ile verdiği kararla, boşanma davalarına yeni bir boyut kazandırdı. Bir süredir geçimsizlik yaşayan çift boşanmaya karar verdi. Davacı kadın; kendisiyle ilgilenmeyen, hamilelik ve doğum sırasında eşinin yanında olmayan, vaktinin çoğunu iş yerinde ve arkadaşlarıyla geçiren kocasından maddi ve manevi tazminat talep etti. Tarafların boşanmasına hükmeden Aile Mahkemesi, kadının tazminat taleplerini geri geçirdi. Davacı kadın, kararı temyiz etti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalı kocanın vaktinin büyük bölümünü işyerinde geçirdiğine dikkat çekti. Eşinin hamilelik döneminde bile eve yeterince zaman ayırmayan kocanın tam kusurlu olduğuna vurgu yapılan Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: “Geç saatlere kadar eve gelmeyen, eşini ve kayın validesini eve almayan, sonrasında ise eve gelmeyen ve gelmek istemediğini bildiren, özel günlerde dahi eşinin yanında bulunmayan erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurludur. Bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat talebinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme kararının oy birliği ile bozulmasına karar verilmiştir." (İHA)

Korona haberlerine gelince:

Sağlık Bakanlığı'ndan yeni genelge! Vefat eden sağlık çalışanlarının yakınlarına aylık bağlanacak

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs tanısı konan ve vefat eden sağlık çalışanlarının meslek hastalığı veya vazife malülü hükümlerinden yararlandırılmasına ilişkin genelge yayımladı. Genelge ile, koronavirüs tanısı konulan ve vefat eden sağlıkçı yakınlarına aylık bağlanacak.

TRT Haber'in haberine göre, genelge ile sağlık çalışanları vazife malülü sayılacak. Tanı konulan ve vefat eden sağlıkçı yakınlarına aylık bağlanacak. Vefat eden sağlıkçıların aileleri ek ödeme ve istihdam gibi haklardan yararlanabilecek. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı genelge ile, çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı ortaya çıkan çalışma gücü kayıpları ile vefat hallerinde sağlık çalışanlarının, meslek hastalığı veya vazife malüllüğü kapsamındaki sosyal güvenlik haklarından yararlanabilecekleri açıklandı. Genelge ile, koronavirüs nedeniyle meslek hastalığı veya vazife mallülüğünden, üniversite, ve özel dahil tüm sağlık kurumlarındaki çalışanlar yararlanabilecek.

Başvurular ilgili birim amiri (İl, İlçe Sağlık Müdürü, Başhekim) sonrasında ise İl Sağlık Müdürü tarafından onaylanacak. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki memurlar ile ilgili onaylanan başvurular İl Sağlık Müdürlüklerince Sağlık Bakanlığı'na gönderilecek. Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdam şekli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamı dışında görev yapan çalışanlara ilişkin onaylanmış başvurular ise, İl Sağlık Müdürlükleri tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri'ne gönderilecek.

Macron'la temas eden Avrupalı liderler karantinaya giriyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un koronavirüs testinin pozitif çıkmasının ardından kendisiyle son günlerde temas eden Avrupalı liderlerin de karantinaya girmeye başladığı belirtildi. Macron, geçtiğimiz hafta diğer Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleriyle Brüksel'de zirveye katılmıştı. Zirveye, 2 ülke hariç tüm liderler katılmıştı. Macron, zirvenin ardından Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Başkanı Angel Gurria'yla pazartesi günü öğle yemeği yerken, çarşamba günü Portekiz Başbakanı Antonio Costa'yla görüşme gerçekleştirmişti. Macron'un testinin pozitif çıkmasının ardından açıklama yapan Portekiz Başbakanlığı, Costa'nın evinde karantinaya girdiğini ve test sonuçlarını beklediğini kaydetti. Costa'nın herhangi bir semptom göstermediği bildirildi. İspanya Başbakanlığı da, Sanchez'in 24 Aralık'a kadar karantinaya gireceğini açıkladı. Bir AB sözcüsüyse, Michel'in önlem olarak eve kapanacağını aktardı. Macron, çarşamba günü kabine toplantısına da katılmıştı. Fransa Başbakanı Jean Castex'in de son günlerde Macron'la temas ettiği gerekçesiyle karantinaya gireceği belirtildi.

İran'da 60 bin hemşire koronavirüse yakalandı

İran'da yeni tip koronavirüs ( Covid-19) salgınının görüldüğü günden bu yana 60 bin hemşirenin virüse yakalandığı ve 100 hemşirenin ise hayatını kaybettiği belirtildi. AA’da yer alan habere göre, Hemşireler Birliği Başkanı Dr. Muhammed Mirzabeygi, düzenlediği basın toplantısında, "Ülke genelinde yaklaşık 145 bin hemşire bulunuyor. Bunlardan 60 bini Covid-19'a yakalandı" dedi. Şu ana kadar söz konusu virüs nedeniyle 100 hemşirenin hayatını kaybettiğini aktaran Mirzabeygi, Covid-19'a yakalanan hemşirelerden halihazırda 6 bininin karantinada olduğunu kaydetti.

Çin'den dünyaya yayılan Covid-19, İran'da ilk olarak 19 Şubat'ta Kum kentinde görülmüş, ardından ülkenin tamamına yayılmıştı. İran'da dün itibarıyla virüs kaynaklı toplam can kaybı 52 bin 883, vaka sayısı da 1 milyon 131 bin 77 olarak açıklanmıştı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Fırtına:

Halk takvimine göre 19-20 Aralık'ta bir günlük fırtına yaşanmaktadır.

Jüpiter Kova Burcunda:

19 Aralık 2020'de, yani bugünden itibaren Jüpiter nispeten asalet kazandığı Kova burcuna geçiş yapacak ve 17 Aralık 2020 günü Kova burcuna geçen Satürn ile birleşerek 200 Yıllık yeni bir çağ başlatacak. Bu çağa "Kova Çağı" diyoruz. Bu çağın en güçlü etkilerini önümüzdeki ilk birkaç yıl içinde deneyimleyeceğiz. 

Peki bu sözünü ettiğimiz "Kova Çağı" ve "Jüpiter&Satürn birlikteliği" neler getirecek?

Jüpiter ve Satürn kavuşumu, zamanın belirleyicisi anlamına gelen Büyük Kronokratör ismiyle de anılır. Jüpiter ve Satürn kavuşumunun gerçekleşeceği burç da ayrı bir öneme sahiptir. 17 Aralık 2020 tarihinde Kova burcuna geçen Satürn 7 Mart 2023 tarihine kadar burada kalacak. 21 Aralık 2020 tarihinde ise Kova burcunun 0. derece 29. dakikasında, 20 yılda bir olan Jüpiter ve Satürn kavuşumu gerçekleşecek. Jüpiter ve Satürn, Kova burcunun bu derecesinde en son 16 Ocak 1405 yılında birlikteydi ve ve şimdi de 21 Aralık 2020 tarihinde tekrar birlikte olacak.

KOVA ÇAĞI NEDİR?

Jüpiter ve Satürn kendi aralarında hem 20 yıllık bir döngü başlatacak, hem de içinde bulunduğu burç itibari ile de 200 yıllık bir döngü başlatacak. Öncelikli olarak teknoloji ve dijital dönemin altın çağı başlayacak adeta. Yapay zekalar, androidler, transhumanlar… Ekonomi, sağlık, kültür, eğitim, seyahat, cinsel yaşam aklınıza gelebilecek her türlü alanda büyük bir dijital devrim dönemi başlıyor. Başlayacak olan Kova çağının fragmanını aslında biz Mart ile Haziran arasında ufak ufak gördük. Örneğin Amerika'da siyah George Floyd'un beyaz bir polis tarafından öldürülmesi ülkede protestolara neden oldu ve gösteriler sadece Amerika ile sınırlı kalmadı. Londra, Amsterdam gibi diğer ülkelere de yayıldı. İşte bu Kova çağının aslında küçük bir fragmanı idi. Zira Kova burcu demek insan hakları, özgürlük demektir. Kova burcu demek insanların farklılıkları yüzünden ötekileştirmeden aksine bu farkların toplumun rengi olduğunu kabul etmek demektir. Kova burcu demek ileri teknoloji demektir, gen demektir, yapay zeka demektir. İşte tam da bu Kova çağı ile birlikte hükümetlere karşı toplu protestolara ve hatta devrimlere sebep olabilir. Bu etkileşimden ötürü halk arasında büyük huzursuzluklar cereyan edebilir. Nihayetinde liderler ya yasalarda istenen veya artık işlemeyen yasa ve anlayışlardaki değişiklikleri kabul edecekler, ya da oylama sonucu veya cebren görevlerinden alınacaklar, ya da koltuklarını bu protestolar sonucu kaybedeceklerdir.

Jüpiter ve Satürn kavuşumları sosyopolitik meselelere yön verir ve her döngünün sonunda da işler eskisi gibi yürümemeye başlar. Bunun sonucunda da toplumda bir dönüşüm arzusu başlar. Kova çağı bilgi ve data çağıdır. Bu başlayan yeni döngü ile maddi dünyanın hırslarının yerini daha çok bilmek, öğrenmek ve veriyi toplamak alacaktır. Artık parayı elinde tutan değil, veriyi elinde tutanlar güçlü olacaktır. Bilhassa özgün ve yenilikçi fikirlere değer verilecektir. Kova burcu herkesin sistem içinde eşit olduğu bir düzen sisteminden bahseder. Ve biz bunu tüm dünyada deneyimlemeye başlayacağız. Daha sosyal bir dünya düzeni, ya da daha sosyalist bir dünya düzeni. Zira kapitalist sistem, paraya dayalı sistemlerin artık çöktüğünü görmeye başlayacağız. Her türlü kaynak ve gelirlerin daha eşit bir şekilde paylaşılmaya başlanması gerektiği ihtiyacı ortaya çıkacak. Çünkü kaynaklarımız da hızla tükeniyor. 2021 senesinin ana teması, “beslenme ve beslenememe” konusu olabilir. Kıtlık, tarım ürünlerinin veriminin düşmesi, toprak verimliliğinin kaybetmesi riski ile karşı karşıya kalabiliriz. 2021 itibari ile tarım ve toprak çok değerli olacak. Tarım yapabilen ülkelerin artık acilen topraklarını daha verimli bir hale getirmenin planlarını yapması gerek. Beslenme demişken, Kova çağı ile beraber beslenme şekillerimizde de devrimler peşi sıra gelmeye başlayacaktır. Bir çok alıştığımız et ve tahıl orijinal ürünleri yerine belki de laboratuvar ortamında -miş gibi ürünler ortaya çıkabilir. Et-miş gibi, balık-mış gibi, buğday-mış gibi…

İnsan, makine, yapay zeka arasında güçlü bir bağın olacağı çok enteresan bir çağa doğru ilerliyoruz. Zihnimizde yer alan bilgilerin makinelere ve yapay zekalara aktarılması, öldükten sonra bile belki de android bir versiyonumuzun teknolojik olarak var olması gibi bir takım teknolojiler ile karşılaşacağız. Adeta bir “Black Mirror” dizisi içindeymiş gibi yaşayacağımız bir çağ aslında. Tabii Kova burcu uzay demek, bu çağa giriş ile birlikte artık uzay çağına da giriş yapıyoruz. Boşuna Elon Musk yatırımı uzaya yapmıyor! Uzayda yaşamın adımları atılmaya başlanacak, ufak ufak koloniler kurulacak, çok değil bir 15-20 sene içinde uzaya seyahat etmek Kadıköy'den Taksim’e seyahat etmek gibi olacak. Çok önemli bir sürece giriyoruz aslında ve bilincimizi bu döneme hazırlamamız gerekiyor. Gerçi bilincimizi, bilinçli hazırlamasak bile merak etmeyin bunu da halledecekler, çipler ile. Ki zaten bu küresel pandemiye yol açan Covid-19 da boşuna çıkmadı, tamamen bu sürece hız kazandırmak için büyük bir oyunun ufak bir hamlesi idi aslında. Çipleri olan insanlar dünyasına doğru gideceğiz hızla, ki buna karşı çıkan ve isyan eden insanlar da olacak ve bu da başka bir kaos nedeni olacak. Ama bir yerde özgür seyahat etmek, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için bu çiplere ihtiyacımız olacak. Boşuna demiyoruz yeni dünya düzeni diye. Gerçekten A'dan Z'ye yeni bir dünya, hatta başka gezegenlere yolculuğu da hesaba katarsak yeni dünyalar düzenine doğru yol alıyoruz.

Kova çağından sağlık sektörü de nasibini alacak, dijitalleşen ve yapay zekaların öncelikli olduğu bir sağlık sektörü düşünün. Sizi muayene edenlerin artık insan doktor değil, yapay zekaya sahip android doktorların olduğu bir sağlık sistemi… İnanın bunlar fantezi ya da hayal gücü değil, hepsi bu yeni düzenin içinde karşılaşacağımız durumlar. Kova çağında insanın insan olduğu için değerli olduğu bir düzen ve sistemden bahsederken, cinsiyet eşitliğinden ve değişen cinsel yaklaşımlardan da bahsetmesek olmaz. Hem artık insanların yönelimleri ve cinselliği yaşama şekillerinden dolayı dışlanmayacakları, ötekileşmeyeceği bir düzen geliyor, diğer yandan yeni cinsiyet şekilleri de olacak. İnsanların makinelerle, yapay zekalarla ilişki kurmaları, cinsiyet kimliği belirgin olmayan insan modelleri. Ve elbette dijitalleşen bu dünyada ekonomi de nasibini alacak. Dönem kripto paraların dönemi olacak, belki de tüm dünyada ortak piyasada kullanılacak olan bir takım yeni kripto para birimleri ortaya çıkacak. Kova çağı ile birlikte, AB de artık iyice dağılmaya ve parçalanmaya başlayacaktır. AB'nin yıkılmasını da göreceğiz. Aynı şekilde gireceğimiz bu Kova çağı ile birlikte, ABD'nin gitgide gücünü kaybetmesi, eyaletlerin bağımsızlıklarını iyiden iyiye ilan etmesi, ABD'nin ekonomik gücünü ciddi ölçüde kaybediyor oluşunu göreceğiz. Yeni dünya düzeninin lideri artık ABD olmayacak. Çin, Japonya, Rusya ve Hindistan yeni dünya düzeninin lider ülkeleri olarak karşımıza çıkıyor. Yeni dünya düzeninde savaşların teması da artık petrol veya toprak olmaktan çıkıp “Su” ve “Data” ve olacak. Su ve data savaşları bekliyor dünyayı. Dijital büyük veri savaşları… Ülkelerin toprak güvenliğinden çok artık ülkeler dijital olarak da varlıklarını korumak zorunda kalacaklar. Dijital güvenlik meselesi dünyanın en önemli konuları arasında ilk ikide yer alacak.

(kaynak:haberkibris.com/200-yillik-kova-cagina-merhaba-1051-2020-07-15.html)

Kova Çağı hepimize hayırlı olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

19 Aralık 1154 - 25 Ekim'de İngiltere tahtına oturan II. Henry, Westminster Abbey Kilisesi'nde taç giydi.

19 Aralık 1805 - Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız Ordusu, Varşova'ya girdi.

19 Aralık 1909 - Almanya'nın Borussia Dortmund futbol kulübü kuruldu.

19 Aralık 1918 - Hatay İlinin Dörtyol İlçesinde, Fransız güçlerine karşı ilk kurşun, Karakese Beldesinde Ömer Hocanın oğlu Mehmet (Kara Mehmet) tarafından sıkıldı.

19 Aralık 1919 - Mustafa Kemal ve Heyeti Temsiliye, Sivas'tan Ankara'ya hareket etti.

19 Aralık 1920 - Millî Mücadele'yi destekleyen Antalya'da Anadolu gazetesi yayınlanmaya başladı.

19 Aralık 1948 - İzmir Şehir Tiyatrosu ve Sergi Sarayı yandı.

19 Aralık 1950 - Dwight D. Eisenhower, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) Kuvvetleri Komutanlığına atandı.

19 Aralık 1965 - De Gaulle, Fransa Cumhurbaşkanlığına yeniden seçildi.

19 Aralık 1966 - Koç Grubu tarafından üretilen ilk Türk otomobili Anadol satışa sunuldu. Peşin fiyatı 26 bin 800 lira idi.

19 Aralık 1968 - Piyanist İdil Biret, Paris'te Dünyanın ünlü beş virtüözüyle konser verdi.

19 Aralık 1969 - Amerikan 6. Filosu, İzmir'e geldi. Filonun gelişi protesto edildi ve Amerikalı denizciler tartaklandı.

19 Aralık 1975 - 2. Türk Basın Kurultayı yapıldı.

19 Aralık 1978 - "Kahramanmaraş Olayları" başladı. 26 Aralık'a kadar süren olaylarda 111 kişi öldü, 176 kişi yaralandı.

19 Aralık 1984 - Çin ve Birleşik Krallık, Hong Kong'un 1 Temmuz 1997'de Çin Halk Cumhuriyeti'ne devredilmesi konusunda anlaştı.

19 Aralık 1986 - Sovyetler Birliği, rejim muhalifi Andrei Sakharov'u ülke içi sürgünden serbest bıraktığını ve karısını da (Yelena Bonner) affettiğini açıkladı.

19 Aralık 1987 - Uluslararası Cumhuriyet Halter Turnuvası'nda Naim Süleymanoğlu, ilk kez millî mayoyu giydi. 60 kiloda koparma (150 kg), silkme (188,5 kg) ve toplamda (337,5 kg) kendisine ait Dünya rekorlarını yeniledi.

19 Aralık 1992 - Somali'de "Umut Operasyonu" başlatıldı. Türk Birliği bu harekata katıldı.

19 Aralık 1993 - Kanal D yayın hayatına başladı.

19 Aralık 1994 - Olay TV kuruldu.

19 Aralık 2000 - Ölüm orucu ve açlık grevlerinin devam ettiği 20 cezaevine müdahale edildi. Hayata Dönüş adı verilen operasyonun ilk gününde, Çanakkale ve Ümraniye cezaevleri hariç 18 cezaevinde eylem sona erdirildi.

19 Aralık 2001 - Kabil'e en az 3 bin kişiden oluşacak uluslararası güç konuşlandırılması için BM Güvenlik Konseyi onay verdi.

19 Aralık 2003 - Libya lideri Muammer Kaddafi, ülkesinin nükleer ve kimyasal silah üretme hedefinden vazgeçtiğini duyurdu.

19 Aralık 2016 - Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Ankara'da katıldığı bir sergide uğradığı suikast sonucunda öldürüldü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

19 Aralık 1683 - V. Felipe, İspanya Kralı (ö. 1746)

19 Aralık 1852 - Albert Abraham Michelson, Amerikalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1931)

19 Aralık 1861 - Italo Svevo, İtalyan yazar (ö. 1928)

19 Aralık 1868 - Eleanor H. Porter, Amerikalı yazar (ö. 1920)

19 Aralık 1875 - Mileva Marić, Sırp fizikçi (ö. 1948)

19 Aralık 1903 - George Davis Snell, Amerikalı bilim adamı ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1996)

19 Aralık 1906 - Leonid Brejnev, Sovyet siyasetçi (ö. 1982)

19 Aralık 1909 - Mustafa Çakmak, Güreşçi (ö. 2009)

19 Aralık 1910 - Jean Genet, Fransız yazar (ö. 1986)

19 Aralık 1915 - Edith Piaf, Fransız şarkıcı (ö. 1963)

19 Aralık 1925 - Tankred Dorst, Alman oyun yazarı, öykücü ve çevirmen (ö. 2017)

19 Aralık 1926 - Fikret Otyam, Ressam ve gazeteci (ö. 2015)

19 Aralık 1944 - Verda Erman, Piyanist (ö. 2014)

19 Aralık 1956 - Suzan Aksoy, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

19 Aralık 1957 - Hasan Atilla Uğur, Asker, emekli albay.(PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra ilk sorgulamasını yapan kişidir.)

19 Aralık 1963 - Jennifer Beals, Amerikalı oyuncu.

19 Aralık 1963 - Til Schweiger, Alman oyuncu, yapımcı ve yönetmen.

19 Aralık 1969 - Aziza Mustafa Zadeh, Azeri piyanist, besteci ve şarkıcı.

19 Aralık 1972 - Alyssa Milano, Amerikalı oyuncu.

19 Aralık 1973 - Müge Anlı, Televizyon sunucusu ve gazeteci.

19 Aralık 1980 - Jake Gyllenhaal, Amerikalı oyuncu.

19 Aralık 1982 - Tero Pitkämäki, Finlandiyalı atlet.

19 Aralık 1987 - Jacop Kane, Brotherhood of NOD'un kurucusu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

19 Aralık 1848 - Emily Bronte, İngiliz romancı (d. 1818)

19 Aralık 1851 - Joseph Mallord William Turner, İngiliz ressam (d. 1775)

19 Aralık 1915 - Alois Alzheimer, Alman sinir hastalıkları uzmanı (d. 1864)

19 Aralık 1936 - Theodor Wiegand, Alman arkeolog (d. 1864)

19 Aralık 1944 - II. Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı dönemindeki son Mısır Hidivi (d. 1874)

19 Aralık 1946 - Paul Langevin, Fransız fizikçi (d. 1872)

19 Aralık 1953 - Robert A. Millikan, Amerikalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1868)

19 Aralık 1966 - İhsan İpekçi, Yazar ve film yapımcısı (d. 1901)

19 Aralık 1972 - Ahmet Emin Yalman, Gazeteci, Vatan gazetesi'nin sahibi (d. 1888)

19 Aralık 1975 - William A. Wellman, Amerikalı film yönetmeni (d. 1896)

19 Aralık 1980 - Mustafa Parlar Akademisyen ve siyasetçi (d. 1925)

19 Aralık 1989 - M. Sunullah Arısoy, Şair ve yazar (d. 1925)

19 Aralık 1996 - Marcello Mastroianni, İtalyan sinema oyuncusu (d. 1924)

19 Aralık 2002 - Memet Fuat, Eleştirmen ve yazar (d. 1926)

19 Aralık 2004 - Renata Tebaldi, İtalyan soprano (d. 1922)

19 Aralık 2009 - Zeki Ökten, Yönetmen (d. 1941)

19 Aralık 2016 - Andrey Karlov, Rus diplomat (d. 1954)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?