YÖK, Covid-19 aşısında öncelik istedi

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bu akşam saat 21.00'den Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sadece 10.00-17.00 saatleri arasında evinize en yakın market, bakkal, kasap vb. gitme hakkınız var.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Uzun zamandır birlikte olduğu genci bir türlü eve tanışmaya getiremeyen kız en sonunda resti çekmiş. "Ya gelir, ailemle tanışırsın; ya da bu iş biter." demiş. Çocuk iki arada bi derede, "Ya nasıl söyleyeceğim gaz problemim olduğunu?" diye kara kara düşünürken mecburen kabul etmiş. "Sıkarım kendimi, olur biter." demiş kendi kendine. Akşam olmuş, yemek için her şey hazırlanmış. Derken damat adayı geç de olsa gelmiş sonunda. Tanışma faslından sonra yemeği yiyip geçmişler salona. Damat adayı oturmuş bir köşeye, gazdan kıvranmaya başlamış. Evin köpeği Poster de damadın yanına uzanmış.

"Ya, ne olacak sessiz bi tane bıraksam?" diye düşünürken "fııss" çıkarıvermiş.

Kızın babası:

"Posterrrr!" demiş.

Bizimki rahatlamış köpekten bildiler diye. Biraz daha sesli "cııırrtt" diye bırakmış.

Baba yine:

"Poosteeerrrr!" diye köpeğe bağırmış.

Damat adayı "Kimse benden bilmedi nasıl olsa." rahatlığıyla "zoooortt" diye bombayı patlatmış ve köpeğe bakmış.

Kızın babası sinirlii bir şekilde bağırmış:

-"Pooossssteerr, kalk oğlum oradan, adam üstüne sıçacak."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Hiçbir şeye şaşırma; hakikatin de, insanların da iki yüzü vardır." demiş Lübnanlı yazar Amin Maalouf.

Şaşırmamayı hâlâ öğrenemedim sanırım.

Öğrenebileceğimi de sanmıyorum.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"İnsanlar eleştirilmekten ve hatalarını duymaktan hoşlanmazlar. Onlara hatalarını söylemek isterseniz, sadece hatalarını kendilerinin bulmalarına yardım edin. Mesela kendi hatalarınızı anlatın ve durumu gösterin."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Bir dakikalık gülme, 12 dakikalık koşuya eşdeğerdir. Gülmenin ağrı kesici etkisi de vardır."

O halde ne yapıyoruz?

Gülmeyi hayatımızdan eksik etmiyoruz.

***

Günün Yazarı” olarak 11 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 87. doğum günü olan Orhan Duru’yu seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Orhan Duru, 18 Aralık 1933 tarihinde, İstanbul Rumelihisarı'nda dünyaya geldi. Orta öğrenimini Afyon'da tamamladı.  Oyuncu Ülkü Duru'nun ağabeyidir. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden mezun oldu. Mezuniyetten sonra bir süre aynı fakültede, Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı'nda asistan olarak görev yaptı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından kurulan askeri yönetimin Ekim 1960'ta üniversitelerden ihraç ettiği 147 öğretim elemanından biridir. Bir süre veteriner hekimlik yaptı.

Yazın hayatına şiirle başladı. İlk şiirleri Mavi ve Yeni Ufuklar, Şairler Yaprağı adlı dergilerde yayımlandı. Öykü ve deneme yazarlığının yanı sıra tiyatro uyarlamaları da bulunmaktadır. Duru'nun ilk öyküsü “Kadın ve İçki”  1953 yılında Küçük Dergi'de yayımlandı. 1950 Kuşağı öykücüleri arasında öne çıkan isimler­den biri oldu. İlk öykülerinden başlayarak kurgu, anlatım, dil açısından farklı arayışlar içinde olduğunu gösteren bir yaklaşım içindeydi. Anlatımı, dili kullanma yöntemi ve cümle kurguları ile hem olumlu hem de olumsuz eleştiriler alan Orhan Duru,  yazılarında devrik cümleler ve alışılmış cümle yapılarını bozmaya heves eden anlatımı ile dikkat çekti. Yazılarında ironiye yer vermeyi severdi. Mavi, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Yelken ve Dost dergilerindeki yazılarıyla dikkat çekti. Orhan Duru "Ağır İşçiler" adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda başarı ödülü kazandı.

Gazeteciliği kendine meslek olarak seçti. 1961’de Ulus’ta başladığı gazetecilik mesleğini 1993’e dek Ulus, Cumhuriyet, Milliyet, Güneş ve Hürriyet gazetelerinde devam ettirdi. Bir süre Yeni Yüzyıl gazetesinde yazdı. Gazetecilik kariyerinde muhabir, parlamento muhabirliği, haber müdürlüğü ve yazı işleri müdürlüğü gibi görevlerde bulundu. En son Interstar TV'de haber müdürlüğü yaptı. TV kanalında sorumlu müdür olarak çalıştığı yıllarda, yayın yoluyla işlenen suçlardan dolayı, hakkında yüzlerce dava açıldı. Bu görevden ayrıldıktan sonra, yazarlık yapmaya devam etti.

Yazar ve çevirmen Sezer Duru'nun eşidir. Bir süre tedavi gördüğü Surp Agop Hastanesi'nde, 75 yaşındayken, 25 Ocak 2009 tarihinde, İstanbul Şişli'de hayata veda etti. Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Orhan Duru ayrıca İngilizce science-fiction sözünü Türkçeye bilim-kurgu olarak tercüme eden, kullanan ve bu sözcüğü Türkçeye kazandıran ilk kişidir. Bu kullanım daha sonra Türk Dil Kurumu tarafından resmîleştirilmiştir.

ESERLERİ:

Roman:

Az Roman- 2010 ( Ölümünden Sonra

Öykü:

Bırakılmış Biri (1959),

Denge Uzmanı (1962),

Ağır İşçiler (1974),

Yoksullar Geliyor (1982),

Şişe (1989),

Bir Büyülü Ortamda (1991),

Sarmal: Toplu Öyküler (1996),

Fırtına (1997),

Düşümde ve Dışımda (2003),

Kazı (2006), Küp (2008),

Sarmal: Bütün Öyküleri I (2011),

Boğultu: Bütün Öyküleri II (2011).

Deneme:

Hormonlu Kafalar (1992),

İstanbulin (1995),

Tango Gece­leri (1999),

Durgun ve İşsiz (2004),

Öykü Yazmanın Sırları (2008),

Roman Medyadan Önce Gelir –

Seçme Yazılar (2012). [9]

Diğer kitapları:

Kıyı Kıyı Kent Kent (1977; 1987’de Mavi Gezi adıyla genişletildi),

Kısas-ı Enbiya (1979; Cihat Burak’ın desen­leriyle),

Pera’daki Hayalet (1996; Sezer Duru’yla birlikte).

Çeviri ve Uyarlamalar:

Sierra Madre’nin Hazineleri (B. Tra­ven),

Gizli Tarih (Prokopius),

Çağdaş Fizik’te Doğa (Werner Heisenberg, Vedat Günyol’la birlikte),

Amerika (Ginsberg ve Ferlinghetti, Ferit Edgü’yle birlikte),

Durdurun Dünyayı İnecek Var (Antony Newley ve Leslie Bricuss),

Sınırdaki Ev (Slawomir Mrozek), Üzbik Baba (Alfred Jarry’nin Kral Übü’sünden).

Tiyatro:

Durdurun Dünyayı İnecek Var (1968 - “Antony Newley ve Leslie Bricuss'tan” uyarlama)

Sınırdaki Ev (1970 - “Slawomir Mrozek'ten uyarlama)

Üzbik Baba (1990 - “Alfred Jarry'nin Kral Übü'sünden” adlı eserinden uyarlama)

Sizlerle kitaplarından bazı alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

"Şişe" adlı kitabından:

Eskiyi özlüyorum ama alın yazımız bu galiba...

Zaman bir taşıyıcı şerit gibi geriye doğru akıp gidiyor Güncelin dışına çıkınca işin içine duygular karışıyor, romantikleşiyorsunuz. Soyutluyorsunuz.

Yağlı güreş biçimi yaşam.. Yakalayamıyorum.. Elimin altından kaçıyor genellikle..

En iyisi gülümsemek.. Bir şey anlamasanız da gülümsemek.

Aldığı ilk yudum çocukluğundan kalmış eski duyguları ve tatları uyandırdı kendinde çoktan unuttuğu..

Hangi gerçekti bu acaba? Ya da nerenin gerçeğiydi?

Nerede o sevgililer, birbirlerinin ellerini tutarak ya da birbirlerine sarılarak salonun karanlıklarında yiten gölgeler, nerede localar da herkesten uzak kendi mutluluklarının seslerini duymaya çalışanlar? Nerede o insan kalabalığı ve insan sıcaklığı?

İnsanın yüreği temiz olmalı. Gerisi boş.

Sonra birdenbire tüm teknik gelişmenin insanları bireyler olarak parçalayan, birbirinden koparan, onları ayıran ve bencilleştiren, evlerine kapanıp yaşamalarını sağlayan bir yol ve yöntem olduğunu, böylece toplum yaşamına ters bir etkiyle, gerçekte yalnız olan insanı büsbütün yalnızlaştırdığını düşündü bulanık bir biçimde.

"Bırakılmış Biri" adlı kitabından:

Bize sevinçli diyemezdiniz. Hep bir şeyler umar insan, bir yolculuktan sonra bir şehre gelince. Sonra ne umduğunu bulabilirsin ne de istediklerini yapabilirsin.

Ölümden korkan adamın ölümü birdenbire çıkagelir. Benim bir sevgilim vardır ki yanağı, denizler gibi dalgalanır.

Yaşamak zorunda olmaktan tiksiniyorum.

"Sarmal" adlı kitabından:

Ben insanlardan sevgi istiyorum, dostluk istiyorum. Sözlerime dikkat et. Apartman istemiyorum. Sevgi istiyorum.

-Aç bir adama bugün bir balık verirseniz karnı doyar; ama ertesi gün gene açtır. Onun için en iyisi balık tutmayı öğretmektir. O zaman hiç aç kalmaz.

-İyi ama bugünkü dünyada balık tutanlar aç kalıyor. Biraz garip değil mi bu?

Sertlik ancak sertlik doğurur.

Engellerle dolu insanın ömrü. Bitmiyor bir türlü bu engeller.

Duyuyorum ve anlıyorum ki artık kalmamıştır doğruluk. Doğruluk dediğin enayilik.

Kolay mı bütün bu işleri yapmak, yan gelip yatmak ve bilinçaltını özgür bırakmak varken.

#OrhanDuru

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle sevgili Ataol Behramoğlu'nun bir şiirini paylaşmak istiyorum:

BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR

Beyaz, ipek gibi yağdı kar

   Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde    

   Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri

   Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak

   Şarkılar çaldı odalarda 

   Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm

   Düşmanlarımız dışında

   -Düşmanlarımız çünkü 

   Sevgiyi yok ettikleri için

   Düşmanımız oldular-

   Beyaz ipek gibi yağdı kar

   Bir kız kardan hafif yüreğiyle 

   Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.

   Uzaktaki şehir 

   Uykuya dalmıştır şimdi.

   Düşündüm bir bir 

   Kardeşlerimin ne yaptıklarını

   Nihat

   Uyumuyor olmalı.

   -Nefis bir şarkı

   Söylüyor yandaki odadaki kız

   Bir Rus 

   Halk şarkısı.

   Ve şimdi koroyla

   Başladılar-

   Nihat düşünüyordur 

   Karanlıkta.

   -Sanırım

   Bir saatten sonra

   Hapishanede

   Dışardan söndürüyorlar ışıkları-

   Beyaz ipek gibi yağdı kar

   Bir kız kelebek adımlarıyla

   Geçip gitti karın üzerinden.

   İnsanlar kendi şarkılarını

   Kendi hayallerini taşıyorlar.

   Çağdaş şarkılar

   Gerekli onlara

   Hem hayatlarının

   Derinliklerinden söz eden

   Gerçekleştirilmiş

   Gerçekleştirilmemiş duygularından,

   Hem 

   Kavgayı ateşleyen

   Somut

   Anlaşılır

   Akıllı şarkılar.

   Beyaz, ipek gibi yağdı kar

   Acılarla dolu bu dünyaya.

   İnsafsızlık

   Vahşet

   Hala güçlü

   Ve hala iktidarda.

   İnsanlar

   Ölüyorlar.

   Gepgenç

   Sımsıcak

   Ölüyorlar 

   Sanki 

   Ölmüyorlarmış gibi.

   Bir yandan sürüp gidiyor-

   Hayat;

   Bir yanda tel örgüler

   Parmaklıklar.

   Beyaz, ipek gibi yağdı kar

   Yağdı kirpiklerine bir kızın

   Yağdı mavi bir nehre

   Saçlarıma yağdı

   Otobüslere

   Ağaçlara

   Evlere.

   İçimden okşadım onu.

   Kelebek adımlarını

   Yanımdan geçen kızın.

   Herhangi bir kız

   Hayalleri olan.

   İstedim ki 

   Daha güzel 

   Olsun şu dünya.

   İstedim ki

   Beyaz

   İpek gibi yağan karın altında 

   Bitsin artık

   Bu sürüp giden alçaklıklar.

   Bir bebek

   Ölüm tehdidi altında yaşamasın

   Beşiğinde.

   Ve paramparça olmasın 

   Sımsıcak 

   Capcanlı

   Yaşayıp giderken insanlar.

   Bırakın, beyaz

   İpek gibi yağan karın altında 

   Hayallerimiz olsun.

   Yaşayalım

   Özgür 

   Güzel 

   Düşünceli.

   Anlatalım

   Düşündüklerimizi birbirimize.

   Sevinç egemen olsun her yerde

   İnsanca 

   Bir kaygı.

   Beyaz, ipek gibi yağdı kar.

   Yağsın.

   Dünya daha güzel olacak

   İnanıyorum buna.

   Bir insan kalbinin güzelliğine 

   Çocukluğuna

   Sonsuz cesaretine, olanaklılığına

   İnandığım kadar.

#AtaolBehramoğlu

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Erdoğan imzasıyla metro yapımı İBB'den alındı

Cumhurbaşkanlığı kararı ile Çamlıca Camii’ne giden raylı sistem hattının yapımı İBB’den alınıp Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na verildi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan ‘Büyük Çamlıca Raylı Sistem Hattı’nın yapımını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gerçekleştirecek.

Raylı sistemin planına göre Altunizade Köprülü Kavşağı’ndan başlayacak hat, Küçükçamlıca Mahallesi’nden Ferah Mahallesi’ne, oradan da Çamlıca Camisii’ne kadar uzanacak. Planlanan güzergâh üzerinde sırasıyla Altunizade, Çamlıca Tepesi, Ferah Mahallesi ve Camlıca Camii istasyonu olmak üzere dört durak yer alacak. 2019 yılının Nisan ayında ibadete açılan cami için planlanan metro hattının 3,84 kilometre uzunluğunda yapılması planlanmıştı. 2017 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından bakanlığa rapor sunulmuştu. Metronun 2019 yılında bitirileceği belirlenmişti.

Limak Holding, Milli Savunma Bakanlığı’na tahsis edilmiş Hazine arazisine ‘bedelsiz’ yerleşti.

Limak Holding’in Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli Hazine arazisine ‘kalker ocağı’ kurmayı planladığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projeye ilişkin Limak’ın başvurusunu aynı günde karara bağlaması dikkat çekti.

Birgün'den Gökay Başcan'ın haberine göre, Limak Holding’e bağlı Limak Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Pınarhisar’ın Camiikebir ve Beylik mahalleleri sınırları içerisindeki bölgeye kurmayı planladığı kalker ocağı için 14 Aralık’ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Şirketin yaptığı başvuruyu ve proje tanıtım dosyasını ‘jet hızıyla’ inceleyen Bakanlık komisyonu, ‘aynı gün’ içerisinde karar verdi. Böylece 12 Ocak’ta halkın katılım toplantısı yapılması kararlaştırıldı.

Milli Emlak’ın ‘bedelsiz’ olarak verdiği araziye ilişin hazırlanan proje tanıtım dosyasında, “Projenin planladığı alan, Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli Hazine arazisi olduğundan mülkiyet izinleri ilişkin herhangi bir satın alma, kiralama bedeli oluşmayacaktır” ifadeleri yer aldı. Proje tanıtım dosyasına göre de söz konusu arazi, askeri atış ve tatbikat alanı olarak kullanılıyordu. Maliyeti 1 milyon 800 bin 750 TL olarak belirlenen maden ocağından yılda 2 milyon ton kalker ocağı üretilecek. 99,94 hektarlık alanın tamamı proje alanı olarak belirlendi. Bu alanın 91,23 hektarlık bölümünde açık işletme yöntemi ile patlatmalı kazı yapılarak cevher çıkartılacak. Çıkarılan ‘cevher’ 500 metre uzaklıktaki çimento fabrikasında değerlendirilecek. Proje sahasına en yakın ev ise 600 metre uzaklıkta. Limak’ın Hazine arazisinde kurulması planlanan maden ocağı için ‘yer ücreti’ ödemeyecek olması ise dikkat çekti. Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre maden sahası, Meriç-Ergene Havzası ve Lüleburgaz alt havzası içerisinde kalıyor. Kalker ocağı kurulmak istenen bölgede, su kaynakları da mevcut. Üstelik alanın bin 280 metre ötesinde Parkiçi Kaynağı bulunuyor. Bu kaynakdaki su, içme kullanma suyu şebekesine veriliyor.

İktidar, 15 milyon 250 bin lira tutarında bağışa el koydu

CHP'den belediyelerin topladığı bağışlarla ilgili açıklama geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, iktidarın, CHP’li belediyelerin 15 milyon 250 bin lira tutarındaki bağış paralarına el koyduğunu belirterek, “Bu siyasi hazımsızlık hali, en büyük zararı millete veriyor” dedi. “Siz, belediye başkanlarımıza soruşturma açarak, her istediğinizi yaptırmak istiyorsunuz. Ama kusura bakmayın bizim belediye başkanlarımız sizin memurunuz değil, asla da olmayacak” diyen Torun, iktidarın 2002 Seçim Beyannamesi’nde “yerel yönetimleri güçlendirmek için cesur adımlar atacağını” vaat ettiğini anımsattı. "Siz sadece Ankara’yı parsel parsel satarken, İstanbul’a ihanet ederken cesur adım attınız” diyen Seyit Torun, “Sanmayın ki her kalıbın içindeki insandır, insanı insan yapan adalettir, vicdandır” diye seslendi.

Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, TBMM Genel Kurulu’nda 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin 10. maddesi üzerine CHP Grubu adına konuştu. Torun, milletin, iktidarın otoriterleşme çabalarına en sert tepkiyi 2019 yerel seçimlerinde gösterdiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Vatandaş seçimini yaptı, ancak iktidar milletin mesajını anlayamadı, seçim sonuçlarını içine sindiremedi. Belediyelerimizi kötülemek için her türlü haksızlıktan medet ummaya başladı. Milletin iradesini kabul etmek yerine, siyasi hırslarına yenildi. Ancak gururla söylüyorum ki bizim belediyelerimiz, milletimizle el ele vererek, tüm engelleri aştı, aşmaya da devam edecek. Milli iradeyi hiçe sayanların hevesleri kursaklarında kaldı, kalmaya da devam edecek. Belediyelerimiz pandemi sürecinde, iktidarın yoksulluğa mahkûm ettiği halkımıza destek olmak için, tüm imkânlarını seferber etti. Kaynaklar yetersiz kaldığında da dayanışmayı örgütledi, kampanyalar başlattı. Bu hesaplarda çok kısa sürede, 15 milyon 250 bin lira civarında bağış toplandı. Peki; her fırsatta ‘aynı gemideyiz’ diyen iktidar ne yaptı? ‘Sen misin bağış toplayan’ diyerek, banka hesaplarını bloke etti. Garibana ekmek, işsize destek, yoksula yemek olacak bağışlara el koydu. Eskişehir’de aşevinin hesabı bile bloke edildi. Belediyelerimizin ücretsiz ekmek dağıtması bile yasaklandı. Bu siyasi hazımsızlık hali, en büyük zararı millete verdi. İktidar içinden bir vicdan sahibi çıkıp da, ‘Yahu arkadaş yapmayın, bu yanlıştır’ demedi. Şöyle bir söz vardır: ‘Sanmayın ki her kalıbın içindeki insandır, insanı insan yapan adalettir, vicdandır.’ Millet, bu haksızlıkları yapanı da, sessiz kalanı da affetmez.”

Cemal Enginyurt’un yeni partisi belli oldu

MHP'den ihraç edilen Bağımsız Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Demokrat Parti'ye geçti. AKP’ye yönelik sert eleştiriyle gündemden düşmeyen, geçen ağustos ayında da “Tarım Bakanı fındık üreticisine ihanet etmiştir” dediği için MHP’den ihraç edilen Cemal Enginyurt, siyasi kariyerine Demokrat Parti’de devam edecek. Böylelikle Demokrat Parti’nin TBMM’deki sandalye sayısı ikiye yükselmiş olacak.

Korona haberlerine gelince:

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Covid-19 testi pozitif çıktı

Fransız Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee, Emmanuel Macron'un koronavirüs semptomları gösterdiği, yaptırdığı PCR testinin sonucunun pozitif çıktığını ve Macron'un Covid-19'a yakalandığını açıkladı.

YÖK'ten aşıda öncelik talebi

YÖK, Sağlık Bakanlığı'na bir mektup yazarak akademik personel ve idari personelin öncelikli aşı kapsamına alınmasını istedi.

Sağlık Bakanlığı'na gönderilen mektupta şu ifadeler kullanıldı:

"Küresel COVİD 19 salgını ile mücadele kapsamında yapılacak aşılama çalışmalarında çeşitli nüfus grupları arasında enfeksiyon kapma, ölüm oranı, olumsuz toplumsal etki riski gibi unsurlarının göz önüne alınarak genel önceliklerin belirleneceği, bu önceliklere göre aşılama çalışmalarının İlk aşamasında sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacağı açıklanmıştır. Bu bağlamda “sağlık çalışanları” kapsamında üniversitelerimizin Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezleri (Üniversite Hastaneleri) ile Üniversitelerimiz ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde arasında tesis edilen birlikte kullanım mevzuatı çerçevesinde görev yapan akademik personel ve sağlık çalışanlarının da öncelikli aşılama kapsamında değerlendirmesinin çok önemli olduğu açıktır. Ayrıca yükseköğretim kurumlarımızda yüz yüze verilen örgün eğitim ve öğretim faaliyetlerinin en kısa zamanda başlatılabilmesi ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesini temin için “yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelin” de kademelendirme yapılarak öncelikli aşılama programına dâhil edilmesi önem taşımaktadır. Başkanlığımız, bu konudaki önerimiz kabul görür ise, kademelendirme çalışmaları için her türlü işbirliğine açıktır."

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Uluslararası Göçmenler Günü

18 Aralık, 2001 yılında gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun ve aynı yıl içerisinde Paris'te gerçekleştirilen UNESCO Yürütme Kurulu'nun aldığı karar gereği, Uluslararası Göçmenler Günü olarak ilan edilmiştir. Uluslararası kamuoyunun dünya çapında göçmen haklarını tanıdığı gün olarak da bilinen bir gündür. "Uluslararası Göçmenler Günü" dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların yaşadıkları ekonomik, siyasi, psikolojik ve hukuksal sorunlarını vurgulayan, onların yaşamları ve sorunları konusunda bir farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.

18 Aralık Uluslararası Göçmen Günü’nde, tüm ülkeleri iltica-göç nedenleri ile mücadele için üstlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikleri ve insan haklarının, insan onurunun korunduğu bir dünya oluşturmaya davet ediyorum. Dünyanın her yerinde ana vatanından kopup çeşitli sebeplerle başka memleketlere göç etmek zorunda kalmış göçmenlerin ve mülteci sığınmacıların 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nü kutluyorum.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

M.Ö.18 Aralık 218 - Hannibal, Trebia Muharebesi'nde Roma Cumhuriyeti'ne karşı zafer kazandı.

18 Aralık 1271 - Kubilay Han, İmparatorluğunun adını "Yuan" (元 yuán), olarak değiştirdi. Çin'de Yuan Hanedanı'nın hükümranlığı resmen başlamış oldu.

18 Aralık 1777 - ABD'de "Şükran Günü" ilk kez resmî olarak kutlandı.

18 Aralık 1787 - New Jersey, ABD Anayasasını kabul eden üçüncü eyalet oldu.

18 Aralık 1865 - ABD'de kölelik kaldırıldı.

18 Aralık 1892 - Pyotr İlyiç Çaykovski'nin The Nutcracker (Fındıkkıran) adlı balesi, Sankt-Peterburg'da ilk kez sahnelendi.

18 Aralık 1894 - Avustralya'da kadınlar seçme ve seçilme hakkını elde ettiler.

18 Aralık 1917 - Rusya ile Türkiye arasında Erzincan Antlaşması yapıldı.

18 Aralık 1946 - Uluslararası Para Fonu, (IMF) faaliyete geçti. 27 Aralık 1945'te kurulan IMF, 32 üye ülkenin para birimlerinin altın ve Amerikan doları karşılığını ifade eden bir anlaşma ilan etti.

18 Aralık 1954 - Kıbrıs'ta Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD karşıtı gösteri yapan topluluğa İngiliz askerleri ateş açtı; 2 kişi vuruldu, 42 kişi tutuklandı. Gösteriyi Yunanistan'la birleşmek isteyen Kıbrıslılar düzenlemişti.

18 Aralık 1956 - Japonya, Birleşmiş Milletlere kabul edildi.

18 Aralık 1957 - Kwai Köprüsü (The Bridge on the River Kwai) filmi, New York'ta gösterime girdi.

18 Aralık 1965 - Japonya ve Güney Kore arasında resmi ilişkiler başladı.

18 Aralık 1966 - Satürn'ün uydusu Epimetheus, Richard L. Walker tarafından keşfedildi, fakat sonraki 12 yıl boyunca kaybedildi.

18 Aralık 1969 - Yavuz zırhlısı, sökülmek üzere Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna (MKE) satıldı.

18 Aralık 1969 - Birleşik Krallık Parlamentosu, cinayet suçlarında idam cezasını kaldırıldı.

18 Aralık 1969 - Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ile İlkokul Öğretmenleri Sendikası (İlk-Sen)'nın ortak boykotu 3 gün sonra sona erdi. 120 bin öğretmenin katıldığı boykot sonrası, TÖS Başkanı Fakir Baykurt'a işten el çektirildi ve 2000 öğretmen hakkında kovuşturma başlatıldı.

18 Aralık 1970 - 41'ler Demokratik Parti'yi kurduklarını açıkladılar. Kurucular arasında Ferruh Bozbeyli, Saadettin Bilgiç, Talat Asal, Neriman Ağaoğlu, Nilüfer Gürsoy, Mutlu Menderes ve Yüksel Menderes de yer aldı.

18 Aralık 1972 - Uğur Alacakaptan 6 yıl 3 ay, Uğur Mumcu 5 yıl 10 ay hapse mahkûm oldu.

18 Aralık 1973 - Sovyetler Birliği, Soyuz 13'ü uzaya yolladı.

18 Aralık 1975 - İlk Türk denizaltısının yapımına Gölcük Tersanesi'nde başlandı.

18 Aralık 1976 - İstanbul Barosu Başkanlığına, Orhan Apaydın seçildi.

18 Aralık 1980 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul davası başladı. Davada 1477 sanık var.

18 Aralık 1984 - Abdi İpekçi cinayetini planlamak suçundan aranan Mehmet Şener, İsviçre'de tutuklandı. Aynı gün Ülkücü Gençlik Dernekleri İkinci Başkanı Abdullah Çatlı ve Oral Çelik hakkında da soruşturma açıldı.

18 Aralık 1987 - Dört kişilik bir ailenin mutfak harcaması, dört yılda dört kat artarak 128 bin liraya yükseldi. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), "Mutfak harcamalarındaki bu artışa karşın, asgari ücretin net 49 bin lira olması düşündürücüdür" dedi.

18 Aralık 1996 - Peru'da Tupac Amaru gerillaları, Başkent Lima'daki Japon Büyükelçiliği'ni bastılar. Gerillalar binadaki 500 kişiyi rehin aldı.

18 Aralık 1997 - Dünya İnternet Konsorsiyumu (World Wide Web Consortium - W3C), HTML 4.0'ı duyurdu.

18 Aralık 1997 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen yasaya göre; özel radyo ve televizyon kuruluşları seferberlik ve savaş halinde Genelkurmay Başkanlığı'nca denetlenecek.

18 Aralık 2002 - Necip Hablemitoğlu evinin önünde silahlı saldırıya uğrayıp öldürüldü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

18 Aralık 1778 - Joseph Grimaldi, İngiliz palyaço ve komedyen (ö. 1837)

18 Aralık 1828 - Viktor Rydberg, İsveçli yazar (ö. 1895)

18 Aralık 1856 - J.J. Thomson, İngiliz fizikçi (ö. 1940)

18 Aralık 1863 - Franz Ferdinand, Avusturya arşidükü (ö. 1914)

18 Aralık 1879 - Josef Stalin, Sovyetler Birliği'nin lideri (ö. 1953)

18 Aralık 1879 - Paul Klee, Alman kökenli İsviçreli ressam (ö. 1940)

18 Aralık 1880 - Hüseyin Saadettin Arel, Besteci (ö. 1955)

18 Aralık 1904 - George Stevens, Amerikalı sinema yönetmeni (ö. 1975)

18 Aralık 1911 - Jules Dassin, Amerikalı sinema yönetmeni (ö. 2008)

18 Aralık 1913 - Alfred Bester, Amerikalı bilim kurgu yazarı, senarist ve editör (ö. 1987)

18 Aralık 1913 - Willy Brandt, Alman politikacı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1992)

18 Aralık 1916 - Betty Grable, Amerikalı aktris (ö. 1973)

18 Aralık 1921 - Yuri Nikulin, Rus sinema oyuncusu ve palyaço (ö. 1997)

18 Aralık 1933 - Diane Disney Miller, Amerikalı hayırsever (ö. 2013)

18 Aralık 1933 - Orhan Duru, Yazar (ö. 2009)

18 Aralık 1938 - Mehmet Güleryüz, Ressam.

18 Aralık 1946 - Steve Biko, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ırk ayrımına karşı mücadele eden halk önderi (ö. 1977)

18 Aralık 1946 - Steven Spielberg, Amerikalı film yönetmeni ve Oscar ödülü sahibi.

18 Aralık 1959 - Daddy G, Massive Attack grubunun solisti.

18 Aralık 1963 - Brad Pitt, Amerikalı oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi.

18 Aralık 1965 - John Moshoeu, Güney Afrikalı eski millî futbolcu (ö. 2015)

18 Aralık 1968 - Magaly Carvajal, Kübalı voleybolcu.

18 Aralık 1968 - Alejandro Sanz, İspanyol pop müzik sanatçısı.

18 Aralık 1969 - Santiago Cañizares, İspanyol futbolcu.

18 Aralık 1970 - DMX, Amerikalı hip hop müzik sanatçısı.

18 Aralık 1972 - Aleksandr Kodakovski, Donbass Savaşı'nda yer alan isyancı grupların komutanı.

18 Aralık 1974 - Hale Caneroğlu, Oyuncu ve şarkıcı.

18 Aralık 1975 - Sia Furler, Avustralyalı şarkıcı.

18 Aralık 1978 - Katie Holmes, Amerikalı oyuncu.

18 Aralık 1980 - Christina Aguilera, Amerikalı şarkıcı.

18 Aralık 1982 - Kateřina Baďurová, Çek atlet.

18 Aralık 1987 - Miki Ando, Japon buz patenci.

18 Aralık 1989 - Arina Ushakova, Rus buz patenci.

18 Aralık 2001 - Billie Eilish, Amerikalı şarkıcı.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

18 Aralık 1111 - İmam Gazali, İslam düşünürü (d. 1058)

18 Aralık 1420 - Şeyh Bedreddin, Osmanlı mutasavvıf, filozof ve kazasker (Şeyh Bedreddin İsyanı diye bilinen ayaklanmanın lideri) (d. 1359)

18 Aralık 1591 - Marigje Arriens, Cadı olduğu gerekçesiyle idam edilen Hollandalı kadın (d. 1520)

18 Aralık 1737 - Antonio Stradivari, İtalyan keman yapımcısı (d. 1644)

18 Aralık 1803 - Johann Gottfried Herder, Alman filozof, dinbilimci, şair ve edebiyatçı (d. 1744)

18 Aralık 1829 - Jean-Baptiste Lamarck, Fransız doğa bilimci (evrim konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen) (d. 1744)

18 Aralık 1848 - Bernhard Bolzano İtalyan asıllı Çek filozof ve matematikçi (d. 1781)

18 Aralık 1915 - Édouard Vaillant, Fransız devrimci, yayıncı, siyasetçi ve 1871 Paris Komünü üyesi (d. 1840)

18 Aralık 1919 - John Alcock, İngiliz havacı (Atlas Okyanusu'nu ilk kez geçen) (d. 1892)

18 Aralık 1932 - Eduard Bernstein, Alman siyasetçi (d. 1850)

18 Aralık 1967 - İsmail Hikmet Ertaylan, Edebiyat tarihi araştırmacısı ve yazar (d. 1889)

18 Aralık 1971 - Bobby Jones, Amerikalı golfçü (d. 1902)

18 Aralık 1980 - Aleksey Nikolayeviç Kosigin, SSCB Devlet Başkanı (d. 1904)

18 Aralık 1988 - Niyazi Berkes, Toplum bilimci ve yazar (d. 1908)

18 Aralık 1995 - Nathan Rosen, İsrailli fizikçi (d. 1909)

18 Aralık 1999 - Robert Bresson, Fransız yönetmen (d. 1901)

18 Aralık 2001 - Gilbert Bécaud, Fransız şarkıcı, besteci ve oyuncu (d. 1927)

18 Aralık 2002 - Necip Hablemitoğlu, Akademisyen (d. 1954)

18 Aralık 2006 - Joseph Barbera, Amerikalı çizgi film yapımcısı ve animatör (d. 1911)

18 Aralık 2011 - Vaclav Havel, Çek oyun yazarı ve Cumhurbaşkanı (d. 1936)

18 Aralık 2012 - Leman Çıdamlı, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (d. 1932)

18 Aralık 2016 - Zsa Zsa Gábor, Macar asıllı Amerikalı oyuncu (d. 1917)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cuma.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?