İsteyenin bir yüzü kara

Çok severim martıları.
Güvercinleri, serçeleri, kargaları da.
Kuşun kuş olması yetiyor işte.
Adının ne olduğu hiç önemli değil.
Bizimle birlikte yaşıyor hepsi.
Ve aç geziyorlar artık çoğunlukla.

Onları beslemeyi de çok severim ben.
Eminim, çoğunuz seversiniz.
Vapurdan simit atmayı.
Bayat ya da küflenmiş ekmekleri ufalayıp onlara yedirmeyi.
Kendiniz için değil, onlar için ekmek, simit, poğaça vb. alanınız da olmuştur benim gibi mutlaka.

Peki, onları beslemeye çalışırken kuşlara kötülük yaptığımızın farkında olan var mı?
Ben bilmiyordum.
Ekmek, simit vb. un türevlerinin kuşlara zarar verdiğini bilmiyordum.

Bilimsel bazı veriler şimdi yazacaklarım...
Kuşlara ekmek yedirmek zararlıymış.
Çünkü kuşlar bir süre sonra hiçbir besleyici değeri olmayan ekmek vb. un türevlerine alışıyor(ki çoktan alıştılar zaten) ve başka yiyecek yemez oluyorlarmış.
Uzun vadede de tek yönlü beslenme kuşlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyormuş.
Yavruyken ekmekle beslenen kuş yavruları vücutları dengeli vitamin almadığı için büyüdüklerinde kanatlarını çırpamıyor ve düzgün şekilde uçamıyormuş.
Hatta bazı kuşlar bu sebeple hiç uçamıyormuş büyüdüklerinde.

Ama başka bir şey daha var.
Bu konuda Fahri abim kedilerinin veterineriyle konuştu.
Veteriner şunları söylemiş Fahri abime:
"Kuşların ekmek vb. un türevlerine bağımlılık kazanıp başka bir şey yememeleri çok zayıf bir ihtimal. Aç kaldıklarında içgüdüsel olarak bulduklarını yerler. Kuşlara ekmek vb. zararlı diye insanlar ekmek vermeyi keserlerse bu daha kötü olur. Çünkü şehirlerde yaşayan kuşların farklı besinler bulma şansı çok daha az. Sindirim açısından buğday, kuş yemi vb. şeyler yemeleri çok daha iyi olur tabii ki. Ama bu da insanları zora koşmak gibi görülebilir. Yani hiçbir şey vermemektense ekmek, simit vb. un türevleri de verilebilir."

Doğayı öldürdük zaten.
Ağaçları maden arayacağız diye kestik.
Dereleri HES uğruna kuruttuk.
Denizleri çöp, yeşil gördüğümüz her alanı da beton yığını haline getirdik.
Doğanın hayvanları besleyen gücünü elinden aldık.
Ne ağaçlarda yemiş bıraktık, ne sularda balık.
Şimdi de bunca zarar verdiğimiz doğanın besleyemediği kuşları beslemeye çalışıyoruz.

Besleyelim tabii.
Tabii ki kuşlar aç kalmasın.
Sadece kuşlar mı?
Hiçbir hayvan aç kalmasın.
Elimizden geldiğince sahip çıkalım.
Sevelim, koruyalım, besleyelim.
Onlar için sağlıklı olan yiyecekler olursa çok daha iyi olur.
Ama bizler bile sağlıklı beslenemiyoruz ki artık.
Ne aldığımız emekli maaşları yetiyor sağlıklı beslenmeye, ne de asgari ücret yetiyor 3-4 kişilik bir aileye.
Etin tadını da, adını da unuttu çoğumuz.
Gramla alıyoruz.
Çoğu emekli mecburi vejetaryen oldu artık.

"Lütfen kuşların kanatlarını kırmayalım.
Ve lütfen insanlarımızı da kuşlar gibi sadece ekmek vb. un türevleriyle beslenir halden kurtaralım artık." diyeceğim de mecburuz artık sanıyorum.
Kuşlar da, bizler de, diğer canlılar da ne bulabilirsek onu yemeye mecburuz.
Çünkü yaşam koşullarımız bundan fazlasına yetmiyor ne yazık ki bu şartlarda.

Ama böyle kalsın istemiyorum, asıl mesele de bu.
"İsteyenin bir yüzü kara, vermeyen düşünsün." diyorum ve yazıyorum istediklerimi:

Asgari ücrete zam istiyorum.
Asgari ücret açlık sınırının altında kalmasın istiyorum.
Emeklilere zam istiyorum.
Emeklilerimizin de sağlıklı ve dengeli beslenmeye hakları var.
Gençlerimizin en az 1/4 ü işsiz açıklanmayan rakamlara göre.
Gençlerimizin hayalleri bitmesin, umutları tükenmesin istiyorum.
Emeklilikte yaşa takılanlara çözüm bulunsun istiyorum.
SMA hastası çocukların tüm masrafları karşılansın istiyorum.
Kanser hastalarının her türlü tedavisi ücretsiz olsun istiyorum.
Devletin vatandaşını koruyup kolladığını, sahip çıktığını görmek istiyorum.
Geçmediğim köprüye, otobana para ödememek istiyorum.
Müteahhitler dolar üzerinden yapılan sözleşmelerle ülkenin ve dolayısıyla da vatandaşın kanını emmesin istiyorum.
Depremde enkaz altında kalmamak için riskli ve yaşlı binaların yenilenmesini ve bunu da devletin yapmasını istiyorum.me
İnsanların "düşünce suçu" safsatasıyla hapishanelere tıkılmamasını istiyorum.
Adalete inanmak, güvenmek istiyorum.
"Acı reçete" olacaksa buna önce saray harcamalarından başlansın istiyorum.
Devletteki Lale Devri kafası ve yaşantısı sona ersin istiyorum.
Ben et yiyemiyorsam, ben ejder meyvesi yiyemiyorsam; onlar da yemesin istiyorum.
"Faturayı nasıl ödeyeceğim?" diye düşündüğüm için doğalgazı yakmayarak soğukta donmamak istiyorum.
Daha çok şey istiyorum da, kuşlardan nasıl buraya geldim, bilmiyorum.

Sözün özü;
Tüm canlılar insanca yaşasın istiyorum.
Bu çok mu zor?
Çok şey mi istiyorum?

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Fahri Kalın - Bu güzel ve aydınlatıcı makale ile için bir doğasever olarak şükranlarımı sunuyorum...Farkındalık yaratması dileklerimle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Aralık 21:52


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?