Petkimspor'da 6’sı oyuncu 8 kişide Covid-19 tespit edildi

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Kraliçe Elizabeth, Trump ve Erdoğan ölmüşler, doğruca cehenneme gitmişler.

Bir gün Kraliçe Elizabeth "Ben Britanya'yı çok özledim. Britanya ile konuşmak istiyorum. Bakayım ne yapıyor herkes?” demiş. Telefonu açmış ve 5 dakika konuşmuş, sonra da dönüp:

-"Şeytan, borcum ne ?" demiş.

Şeytan, “5 milyon dolar,” diye cevap vermiş. Kraliçe vakur bir edayla derhal bir çek yazmış ve geçmiş koltuğuna oturmuş.

Trump buna fena içerlemiş ve başlamış bağırmaya.

-"Ben de, ben de özledim ABD'yi. Ben de herkes ne yapıyor, bilmek istiyorum." demiş. O da telefona sarılmış, 2 dakika konuşmuş ve telefonu kapatmış ve sormuş şeytana:

-“Borcum ne kadar?”

Şeytan, “10 milyon dolar“ demiş. Trump çok bozulmuş, ama o da bir çek yazmış ve geçmiş sandalyesine, oturmuş.

Erdoğan onları çok kıskanmış, bas bas bağırmaya başlamış.

-“One minute, one minute, sıra bende, sıra bende! Ben de Türkiye'ye telefon açmak istiyorum. Bakanlarımla, yardımcılarımla, muhtarlarımla, meclisteki herkesle konuşmak istiyorum.” demiş.

Türkiye'yi aramış ve konuşmuş, konuşmuş, konuşmuş, susmak bilmemiş. Nihayet konuşması bitince şeytana sormuş:

-“Benim borcum ne şimdi?”

Şeytan “20 dolar" demiş. Erdoğan şaşırmış.

-“Yirmi dolar mı? O kadarcık mı?” demiş.

Şeytan cevap vermiş:

-“Evet. Eğer bir cehennemden diğerini ararsan, şehir içi konuşma oluyor.”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Sabahları sadece ufacık bir pozitif düşünce tüm gününüzü değiştirebilir." demiş Dalai Lama...

Ne yapıyoruz öyleyse?

Sabah uyanıyoruz. Yakınınızda ne varsa ona -güneş, gökyüzü, bulut, kuş, kedi, çiçek, deniz vb.- bakıyoruz ve tüm pozitifliğimizi kuşanarak gülümsüyoruz hayata.

Anlaştık mı?

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Mumların ömrünü uzatmak için kullanmadan iki saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Mum yakıp derdinize yanmayın tabii ki...

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor."

Bambu olmak istemezdim doğrusu.

***

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ‘adaylık’ açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Kılıçdaroğlu "Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?" sorusuna şu yanıtı verdi:

* Bana göre sorulması gereken soru şu. Halk nasıl Cumhurbaşkanı adayı istiyor? Cumhurbaşkanı tek aday mı olsun her şeye o mu karar versin? Cumhurbaşkanı taraflı mı olsun tarafsız mı olsun? Cumhurbaşkanı mal varlığından ötürü kendisine yönelik suçlamaları geçiştiren biri mi olsun, yargıya müdahale mi etsin?

Cumhurbaşkanı ailesiyle beraber mütevazi bir hayat yaşasın yoksa toplumdan kopuk mu olsun?

* Benim düşüncem şu; Bakın tek adam rejiminde hiçbir tartışma yok. Herkes bir kişiyi gösteriyor. Diyorlar ki, bizi de besliyor dünyanın parasını aktarıyor, dolayısıyla bizim adayımız belli.

* Elinde sopası var kim kafasını kaldırısa vuruyor, dolayısıyla bizim cumhurbaşkanı adayımız o. Peki biz ne diyoruz; Millet İttifakıyız, demokrasiye bakıyoruz.

* Biz cumhurbaşkanı olayını kişiselleştirmiyoruz. Ali mi oldu Veli mi oldu önemli değil. Cumhurbaşkanı nasıl olacak, yetkileri nasıl olacak? Bunun üzerinde durmamız lazım. Onlar tek adam rejiminin devamını istiyorlar. Biz tek adam rejimi istemiyoruz.

“ABDULKADİR SELVİ NİYE BENİM ADIMA KONUŞUYOR?”

* Köşe yazarlarının hayal aleminde gezmemeleri lazım. Oturup araştırma yapmaları lazım. Abdulkadir Selvi niye benim adıma konuşuyor, yoksa birileri yazdırıyor mu?

* Onlara belli cümle kalıplarını verip bunu yazacaksınız diyorlar, onlar da ‘elbette' deyip yazıyorlar. Bir devlette hukuk sisteminde adalet sisteminde bozulma olunca bunun medya da yansıdığını görüyoruz. Niye havuz medyası diyoruz?

* Günün 24 saati sarayı öve öve bitiremiyorlar ama televizyonları izlenmiyor, gazeteleri okunmuyor.

Devlet sizi dinliyor mu? Böyle bir iddia dolaşıyor, bu düşünceye nerden varıyorsunuz?

* Devlete duyduğum saygı dolayısıyla “Devlet bizi dinliyor” demem ama bazı çevreler, bazı yerler bizi dinliyorlar tabii.

* Bunu benim söylememe de gerek yok, Erdoğan’da söylemişti “Ey Kılıçdaroğlu, biz senin nefes alışını bile biliyoruz” diye.

* Zaten biliyorlar, dinliyorlar. Bunu söyledim. Sayın İçişleri Bakanı bu konuda ağır bir ifade kullandı dinleyenler açısından o da malum bakanken kendisinin haberi olmadan dinlenmişti.

* Böyle bir tablo var Türkiye’den. Telefonlar dinleniyor mu? Evet dinleniyor. Bunu yalanlamanın da bir manası yok, bilinen bir gerçek. Hukukun olmadığı, demokrasinin, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir yerde rakibinizi dinlersiniz, servis edersiniz otoriter rejime.

* Otoriter rejimde dilini ona göre geliştirir, yapacağı programları ona göre yapar. Bunlar bilinen gerçekler. Gizli kapaklı iş yapmamız söz konusu değil. Ne düşünüyorsak rahatlıkla söylüyoruz.

* Gazetelerde, radyolarda, televizyonlarda. Biz sonuçta büyük aileyiz. O büyük aile içinde zaman zaman dertleşiyoruz, kendi politikalarımızı belirliyoruz. Bunları da olabildiğince kendi içimizde yapıyoruz.

* Bunların iktidar kanadından önceden öğrenilmesi veya buna yönelik farklı bir politika oluşturması bizi çok fazla ilgilendirmiyor. Çünkü biz hem davranışlarımızı hem konuşmalarımızı saydam bir şekilde kamuoyu önünde yapıyoruz.

‘MUHARREM İNCE’ AÇIKLAMASI

Muharrem İnce'nin yeni parti kurmasıyla ilgili Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

* Olabilir. Parti kurmanın kuralları vardır. Gider İçişleri Bakanlığı’na dilekçeyi verirsiniz. Partinizi kurarsınız. Kurduktan sonra görürüz ayrıntılarını.

* Bir insan CHP'de mutlu değilse, izlediği politikaları beğenmiyorsa, ayrılıp farklı yol izleyebilir. Bu konuda söyleyebileceğimiz bir şey yok.

OSMAN KAVALA'NIN TAHLİYE OLMASI MÜMKÜN MÜ?

* Hukuk olsa Osman Kavala’nın tahliye olması lazım. Tahliye oldu ama aynı olaydan dava açtılar. Papaz’a öyle yapmadılar, Brunson'a.

* Trump'ın bir telefonu üzerine derhal tahliye ettiler, uçağını hazırladılar, Amerika’ya gönderdiler. Yani Erdoğan'ın talimatını anladım da ama yabancı bir ülkeden gelen talimatı… Siz bırakıyorsanız, onlar Türkiye'nin bağımsız olmadığını biliyorlardır.

* Türkiye’de yargı Erdoğan’ın taleplerini yerine getiren bir kurum haline geldi. Yargı bağımsız değil, ondandır ki hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.

Azerbaycan'la vizeler kalkıyor!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan ile Türkiye arasında vizesiz seyahat kararının alındığını açıkladı. Twitter'dan paylaşım yapan Bakan Çavuşoğlu, iki ülke arasında sadece kimlik kartının geçerli olacağını duyurdu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,Twitter hesabından yaptığı açıklamada:

"Kardeşim Ceyhun Bayramov ile imzaladığımız protokolle Türkiye-Azerbaycan arasında çok yakında sadece kimlik kartımızla seyahat edebileceğiz. 'Tek Millet İki Devlet'e de bu yakışır! Hayırlı olsun! "dedi.

Korona haberlerine gelince:

MHP açıkladı: Bahçeli, ilk aşı yaptıracaklar arasında olacak

MHP'den yapılan açıklamada, Bahçeli'nin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın yaptığı açıklama doğrultusunda ve Bakanlıkça öngörülen programa uygun olarak aşı yaptırma kararı aldığı belirtildi. Açıklamada, MHP liderinin ilk aşı yaptıracaklar arasında olduğu belirtildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşılamanın 4 aşamada yapılacağını açıklamıştı.

Koca, aşamalara dair şu ifadeleri kullanmıştı:

*İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacaktır.

*İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanacaktır.

*Üçüncü aşama, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk iki grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları kapsamaktadır.

*Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacaktır.

Petkimspor'da 6’sı oyuncu 8 kişide Covid-19 tespit edildi, maç ertelendi

ING Basketbol Süper Ligi’nde 13 Aralık Pazar günü oynanması gereken TOFAŞ - Aliağa Petkimspor müsabakası konuk ekipteki 6’sı oyuncu 8 kişide Covid-19 tespit edilmesi nedeniyle ertelendi.

Aliağa Petkimspor basketbol takımı, 6 oyuncu ve 2 kulüp çalışanının Covid-19 testlerinin pozitif çıktığını açıkladı. Pozitif vaka tespit edilenlerin izolasyon ve tedavi süreçlerinin başlatıldığı açıklanırken, ING Basketbol Süper Ligi’nde 13 Aralık Pazar günü TOFAŞ ile oynayacakları karşılaşmanın ertelendiği bildirildi.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Yazarı” olarak 14 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 109. doğum günü olan Mısırlı yazar Necip Mahfuz’u seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Necip Mahfuz, 11 Aralık 1911 tarihinde, Mısır'da, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gördü.

Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, El-Ahram gazetesinde yazar olarak çalıştı.

Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı.

1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikâyeler yazmaya devam etti.

2006 Temmuz ayında düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.

Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlamıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazinî, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır.

Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı yazıları ve öykülerle başladı. Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939 yılında yayımlandı. 1957'de yazdığı "Kahire Üçlemesi" ile Arap Edebiyatı'nın tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının I. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı.

70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikâye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı. Pek çok kitabı Arap fimlerine konu oldu. Nobel ödülü kazanan ilk Müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır.

ESERLERİ:

Old Egypt (1932)

Whisper of Madness (1938)

Mockery of the Fates (1939)

Rhadopis of Nubia (1943)

The Struggle of Tyba (1944)

Modern Cairo (1945) (YeniKahire, Savrulan Kahire adıyla Türkçeye çevrildi. Ayrıca, Kahire-30 adıyla Mısır'da sinemaya uyarlandı.)

Khan al-Khalili (1945)

Midaq Alley (1947) / Midak Sokağı)

The Mirage (1948)

The Beginning and The End (1950)

Cairo Trilogy (1956-57) / Kahire Üçlemesi

Palace Walk (1956) / Saray Gezisi (Kahire Üçlemesi 1)

Palace of Desire (1957) / Şevk Sarayı (Kahire Üçlemesi 2)

Sugar Street (1957) / Şeker Sokağı (Kahire Üçlemesi 3)

Children of Gebelawi (1959) / Cebelavi Sokağı'nın Çocukları

The Thief and the Dogs (1961) / Hırsız ve Köpekler

Quail and Autumn (1962) / Bıldırcın ve Sonbahar

God's World (1962)

Zaabalawi (1963)

The Search (1964) / Arayış

The Beggar (1965) / Dilenci

Adrift on the Nile (1966)

Miramar (1967) / Miramar

The Pub of the Black Cat (1969)

A story without a beginning or an ending (1971)

The Honeymoon (1971)

Mirrors (1972)/ Aynalar

Love under the rain (1973)

The Crime (1973)

al-Karnak (1974)

Respected Sir (1975)

The Harafish (1977)

Love above the Pyramid Plateau (1979)

The Devil Preaches (1979)

Love and the Veil (1980)

Arabian Nights and Days (1981) / Binbirinci Geceden Sonra

Wedding Song (1981) / Düğün Evi

One hour remains (1982)

The Journey of Ibn Fattouma (1983)

Akhenaten, Dweller in Truth (1985)

The Day the Leader was Killed (1985) / Başkanın Öldürüldüğü Gün

Fountain and Tomb (1988)

Echoes of an Autobiography (1994)

Dreams of the Rehabilitation Period (2004)

The Seventh Heaven (2005)

Sizlerle kitaplarından alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

"Cebelavi Sokağı'nın Çocukları" adlı kitabından:

"...tercihim sevgiden ve barıştan yanadır."

"İnsanlar güce taparlar, gücün kurbanları bile güce tapar!"

Gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa adaletsizlik de bir gün son bulacaktır. Zorbalığın ölümünü de göreceğiz.

"Başkalarının kötü durumundan zevk almak saygınlığımıza yakışmaz."

"Korku ölümü uzak tutmuyor, hayatı uzak tutuyor! Ey sokak halkı, siz yaşamıyorsunuz, ölümden korktuğunuz sürece hayatınız olmayacak, ..."

"Mutlu bir son dışında başka neyin önemi var ki?"

"Miramar" adlı kitabından:

"Yapmam gereken şeyi bildiğim halde yapamıyorsam bunu bilmemin faydası ne?"

"Ben devrimi tüm yüreğimle destekliyorum."

"Geçmiş beni o kadar içine çekiyor ki, bir geleceğimin olmadığını hisseder, buna inanır oldum."

"Benden söylemesi; hiçbir şey uzun sürmüyor, ne keder ne sevinç. Yaşamaya devam etmeliyiz. Talihsizlik bizi çıkmaz bir sokağa sürüklüyorsa dönüp yenisini aramamız gerekiyor. Hepsi bu."

"İdealin inanmak ve inandıklarınızı eyleme dökmek olduğundan hiç şüphem yok.

İnanacak bir şeyiniz kalmadıysa temelli kayboldunuz demektir. Ama inandığınız halde felç inmiş gibi öylece oturmak da düpedüz cehennem azabı."

"Acıyı zamana bırakalım, demir ile taşı bile öğüten zamana."

"Biliyor musunuz? Evren sahiden ölü. Bunlar yalnızca cesedin katılaşmadan önceki son seğirmeleri."

#NecipMahfuz

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle şair dostum Aysel Karaatlı canımın bu yıl yayımlanan ilk kitabından bir şiir paylaşmak istiyorum.

KAVUŞTUR KANATLARINI

dokunmadı sesime biri

bu kadar yakınken kum taneleri

savrulurken ayrı

güneşe sevdalı

eksik eteğimi çırpıştırdığımda

dökülmemişti gelincik

sana gelirken geçtiğim şehirler

kırk yıllık atlasımı bozar

alacakaranlıkta beyazında gölgem kırmızı

ince yollara vedayla karışık aşk yağar

bir damla

tutup kirpiğinden gözlerine okutma derdindeyim

akşam nereye sığınır bu kuşlar

ya sesleri

uçulmaz diyorum bu vakitte kimse görmesin

kavuştur kanatlarını

hani demirlere sarılmış penceren var ya

konmuşum

dışarı dar içerin göğüm

Aysel Karaatlı ( VAR OLMASINI İSTEDİĞİM her şey & İzan Yayınları, 2020)

***

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Dağ Günü

Bir çoğumuzun haberi bile olmasa da, bugün “Uluslararası Dağ Günü” 18. kez kutlanıyor. Birleşmiş Milletler (UN) tarafından 2002 yılından beri her yıl 11 Aralık'ta kutlanan günde çevre, dağlarda yaşayan ve geçimini dağlardan sağlayan insan topluluklarının sorunlarına dikkat çekilmektedir.

Geleceğimiz için dağlara saygının insana saygı olduğunun unutulmaması umuduyla "Dünya Dağ Günü"nüz kutlu olsun.

Dünya Tango Günü

11 Aralık günü "Dünya Tango Günü"  olarak kabul edilmiştir. Önceleri Arjantin'de "Uusal Tango Günü" olarak kutlanmaktaydı. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO), 2009’da Arjantin kökenli tango dansı ve müziğini dünya kültürünün bir parçası ilan etmesinin ardından tango Buenos Aires'ten çıktı ve Arjantin Tangosunun yapıldığı her yerde "Dünya Tango Günü" olarak ilan edildi. 11 Aralık'ın "Tango Günü" olarak seçilmesinin nedeni dansa yön veren efsane isimler Carlos Gardel ve Julio De Caro’nun farklı yıllarda da olsa bugün dünyaya gelmeleridir. Bu isimlerin tango üzerindeki etkisi öyle büyüktür ki Carlos Gardel’in 24 Haziran 1935’te uçak kazasında ölmeden önceki son şarkısı Adios Muchachos'un uğursuzluk getireceğine inanılır ve Arjantin’de kimse bu parça ile dans etmez. Peki, Afrika’dan Arjantin'e gelen ticaret gemilerinin etkisiyle ortaya çıkan tangonun Türkiye'ye ilk defa Atatürk'ün düzenlendiği geceyle geldiğini biliyor muydunuz? 

Tangoya gönül vermiş herkesin "Dünya Tango Günü" kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

11 Aralık 1816 - Indiana, 19. eyalet olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne katıldı.

11 Aralık 1901 - İlk masa tenisi turnuvası, Birleşik Krallık'ta düzenlendi.

11 Aralık 1923 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Times gazetesinde, "Millî hâkimiyet esasına dayanan ve bilhassa Cumhuriyet idaresine malik bulunan memleketlerde siyasi partilerin mevcudiyeti tabiidir. Türkiye'de de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur." şeklindeki demeci yayımlandı.

11 Aralık 1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; Müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.

11 Aralık 1928 - Türkiye İkinci İktisat Şûrası toplandı.

11 Aralık 1931 - Güney Afrika Cumhuriyeti, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.

11 Aralık 1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık, dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.

11 Aralık 1936 - VIII. Edward, Wallis Simpson ile evlenebilmek için Birleşik Krallık tahtından çekildiğini açıkladı.

11 Aralık 1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Krallığı, Milletler Cemiyeti'nden çekildi.

11 Aralık 1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini’nin açıklamasıyla, Nazi Almanyası ve İtalya Krallığı, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.

11 Aralık 1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.

11 Aralık 1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.

11 Aralık 1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan, Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.

11 Aralık 1962 - Türkiye'de Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.

11 Aralık 1962 - Kanada'da son kez bir mahkûma idam cezası uygulandı.

11 Aralık 1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.

11 Aralık 1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.

11 Aralık 1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.

11 Aralık 1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.

11 Aralık 1977 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi seçimlerden birinci parti olarak çıktı.

11 Aralık 1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, “Yol Üstünde Semender” adlı yapıtıyla aldı.

11 Aralık 1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999’un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.

11 Aralık 1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel, Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

11 Aralık 1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a, Rusya yüzlerce tank ve askerle girdi.

11 Aralık 1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı

11 Aralık 1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."

11 Aralık 2001 - Çin, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.

11 Aralık 2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.

11 Aralık 2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.

11 Aralık 2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

11 Aralık 1746 - Jacques Charles, Fransız mucit ve bilim adamı (ö. 1823)

11 Aralık 1803 - Hector Berlioz, Fransız besteci (ö. 1869)

11 Aralık 1810 - Alfred de Musset, Fransız yazar (ö. 1857)

11 Aralık 1843 - Robert Koch, Alman kimyager ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1877)

11 Aralık 1856 - Georgi Plehanov, Rus devrimci ve Marksist teorisyen (ö. 1918)

11 Aralık 1863 - Annie Jump Cannon, Amerikan astronom (ö. 1941)

11 Aralık 1866 - Jack Southworth, İngiliz futbolcu (ö. 1956)

11 Aralık 1882 - Fiorello Henry La Guardia, Amerikan politikacı (ö. 1947)

11 Aralık 1882 - Max Born, Alman fizikçi (ö. 1970)

11 Aralık 1890 - Carlos Gardel, Arjantinli müzisyen, besteci ve şarkıcı (ö. 1935)

11 Aralık 1908 - Amon Leopold Göth, Alman SS subayı (II. Dünya Savaşı sırasında Polonya'daki Kraków-Płaszów toplama kampı'nın kumandanı) (ö. 1946)

11 Aralık 11 Aralık 1911 - Necip Mahfuz, Mısırlı yazar (ö. 2006)

11 Aralık 1912 - Carlo Ponti, İtalyan film yapımcısı (ö. 2007)

11 Aralık 1918 - Alexandr Soljenitsin, Rus romancı (ö. 2008)

11 Aralık 1938 - Enrico Macias, Cezayirli Yahudi kökenli Fransız şarkıcı.

11 Aralık 1943 - John Ayldon, İngiliz opera şarkıcısı (ö. 2013)

11 Aralık 1943 - John Denver, Amerikalı şarkıcı (ö. 1997)

11 Aralık 1943 - John Forbes Kerry, Amerikalı siyasetçi.

11 Aralık 1950 - Christina Onassis, Amerikalı iş kadını (ö. 1988)

11 Aralık 1961 - Fatih Aksoy, Yapımcı ve yönetmen.

11 Aralık 1969 - Viswanathan Anand, Hint satranç büyükustası.

11 Aralık 1970 - Erkan Petekkaya, Sinema ve dizi oyuncusu.

11 Aralık 1972 - Darío Barrio, İspanyol yemek uzmanı TV programcısı (ö. 2014)

11 Aralık 1974 - Rey Mysterio, Amerikalı güreşçi.

11 Aralık 1981 - Zacky Vengeance, Amerikan rock müzisyeni.

11 Aralık 1982 - Ece Gürsel, Manken ve şarkıcı.

11 Aralık 1986 - Zeynep Çamcı, Oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

11 Aralık 1241 - Ögeday Han, Moğol İmparatoru (Cengiz Han'ın oğlu) (d. 1186)

11 Aralık 1757 - Colley Cibber, İngiliz tiyatro oyuncusu ve yazarı (d. 1671)

11 Aralık 1909 - Innokentiy Annensky, Rus şair (d. 1855)

11 Aralık 1951 - Mustafa Muğlalı, Kurtuluş savaşı komutanlarından (d. 1882)

11 Aralık 1953 - Sedat Simavi,  Gazeteci, yazar ve karikatürist. Aynı zamanda Hürriyet gazetesinin kurucusudur. (d. 1896)

11 Aralık 1964 - Sam Cooke, Amerikan şarkıcı (d. 1931)

11 Aralık 1967 - Asım Us, Gazeteci ve siyaset adamı (d. 1884)

11 Aralık 1975 - Nihal Atsız, Tarihçi, yazar, şair ve türkolog (d. 1905)

11 Aralık 1987 - Adile Naşit, Sinema sanatçısı (d. 1930)

11 Aralık 1993 - Çağlar Yücel, Diplomat ve Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi (silahlı saldırı sonucu)

11 Aralık 2002 - André Roch, İsviçreli dağcı (d. 1906)

11 Aralık 2005 - Nihat Aybars, Tiyatro sanatçısı (d. 1916)

11 Aralık 2008 - Bettie Page, Amerikan model (d. 1923)

11 Aralık 2012 - Mücap Ofluoğlu, Tiyatro oyuncusu, seslendirme sanatçısı, yönetmen ve yazar (d. 1923)

11 Aralık 2012 - Ravi Shankar, Hint müzisyen, sitar ustası ve besteci (d. 1920)

11 Aralık 2017 - Mustafa Kemal Uzun, Oyuncu ve film yönetmeni (d. 1959)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cuma.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?