Kadir Topbaş yoğun bakıma alındı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Seksenlik ihtiyar yirmi beş yaşında bir taze ile evlenmiş. Vakit geçirmeden bir çocuk yapmaya niyetlenmiş ve bir doktora danışmaya karar vermişler. Tavsiye üzerine de bu alanda ünlü bir uzman doktorun yolunu tutmuşlar. Doktor kısa bir muayeneden sonra sperm testi yapmayı uygun görmüş. Yaşlı adamın eline bir kavanoz tutuşturmuş:

"Şu kapalı bölmeye geçin. Orada bu kavanozun içine bir miktar sperm bırakıp kavanozu bana getirin.” demiş.

Yaşlı adam denileni yapmış.Biraz sonra bölmeden sıkıntılı sesler, ahlamalar, uflamalar duyulmuş. Doktor ile genç gelin içeride ne olup bittiğini merak ederken dede başını dışarı uzatmış:

"Doktor bey, acaba karım da buraya gelebilir mi?" diye sormuş.

"Elbette!" demiş doktor…

Genç kadın da bölmenin arkasına geçmiş. Bu defa sesler ikileşmiş. Yine ahlamalar, uflamalar… Yeni evli çift bir süre sonra yorgun bir biçimde bölmenin arkasından seslenmiş:

“Doktor Bey, acaba rica etsek siz de gelip yardımcı olabilir misiniz?”

“Eee, o kadar da uzun boylu değil! Tabii ki hayır!” diye cevap vermiş doktor.

Bunun üzerine yaşlı adam :

“Alın o zaman!” diyerek kavanozu umutsuz bir şekilde hekime uzatmış.

Hekim kavanoza bakmış:

"Ama bu kavanoz boş." demiş.

"Evet, demiş yaşlı adam, olmadı."

"Neden olmadı?" demiş doktor.

"Olmadı işte. Sağ elimle denedim, olmadı. Sol elimle denedim, olmadı. İki elimle denedim, gene olmadı.” demiş yaşlı adam.

"Eee, karınızı da çağırdınız!”

"Karım geldikten sonra, o da sağ ve sol elleriyle denedi, olmadı. Ağzıyla denedi, olmadı. Sonra ikimiz birlikte denedik, gene olmadı.”

"Sizi çağırıp yardım istedik.Siz de gelmediniz.” demiş yaşlı adam.

"Siz bu kadar uğraşıp yapamadıktan sonra ben gelseydim ne yapacaktım ki?” demiş şaşkınlıkla doktor.

Yaşlı adam cevap vermiş:

"Siz belki kavanozu açabilirdiniz Doktor Bey! Biz açmak için çok uğraştık, ama açamadık işte!..”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Bir kimsenin düşüncesini açıklayamaması köleliktir." demiş Euripides.

Düşünce suçlusu olarak hapse atılanlar geldi aklıma bir an.

Bir de yönetim şeklimizin #Cumhuriyet olduğu...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Ağzı dar şişe ve kavanozlara biraz deterjan, biraz su ve bir kaşık pirinci koyun, çalkalayın. Tertemiz olur."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Eğer kulaklıklarınızı burun deliklerinize sokup ağzınızı açarsanız konuşuyormuşsunuz gibi ses çıkar."mış.

Kaçınız deneyeceksiniz, çok merak ediyorum.

***

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Erdoğan'ın Mozart hakkındaki sözleri sosyal medyanın gündeminde

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyaca ünlü bestekar Wolfgang Amadeus Mozart hakkındaki sözleri sosyal medyanın gündemine oturdu.

Erdoğan dün inşaatı tamamlanan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) yeni konser salonunun açılışına katıldı. Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmada "Mozart ile Bach'ın portrelerinden tınılar, Şemsettin ile Meragi'den terennümlerle, Şostakoviç ile Chopin’in bestelerinden ritimler burada buluşacaktır. Şehnaz besteler uvertürlere, kâr-ı natıklar andantelere burada yol gösterecektir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın bu ifadeleri geçen yıl usta tiyatrocu Rutkay Aziz’in, “Cumhurbaşkanı bir Mozart bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir” sözlerine verdiği karşılığı akıllara getirdi. Aziz’in bu sözleri üzerine Erdoğan, “Cumhurbaşkanını bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır” demişti.

Erdoğan’ın bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu Açılışında Mozart mesajı vermesi ise son bir aydır Batı’ya verilen mesajların devamı olarak algılandı.

AKP'nin gerici uygulamalarına bir yenisi eklendi: Din İşleri Subaylığı...

Sadece savaş dönemlerinde kullanılan ve ‘Kıbrıs Barış Harekatı’ndan beri ataması yapılmayan ‘Din İşleri Subaylığı’ için yeniden kadro açıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından verilen ilanı Akit, sürmanşetinden verdi.

İlanın açılma gerekçesini BirGün’e değerlendiren emekli askerler, yandaş kadroların TSK içine doldurulduğunu hatırlatarak, iktidarın yine bir din istismarı peşinde olduğunu belirtti. Emekli askerler kararın yanlış olduğunu vurguladı:

Emekli Amiral Türker Ertürk:

Ordu içerisinde kendi kadroları olduğu zaten bilinen bir gerçek. Buralara şimdiye dek böyle bir kadro açma ihtiyacı duymamışlardı. Ancak bugün iktidarın bitip tükenmekte olduğunu görüyoruz. Bu durumda ellerinde iki koz kaldı kullanabilecekleri. Bunlardan biri milliyetçilik, diğeri ise din istismarı.

Tabii ki çok uzunca süredir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temel kodlarını da değiştirmeye çalışıyorlardı. Önce kadro açıp sonra buralara kendi yandaşlarını atayacaklar. Amaç tabii ki din hizmeti değil din istismarı.

Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş:

Meseleyi tarihsel yönleriyle düşünelim. Atatürk zamanında imam subaylar vardı. Bu subaylar kendi alanlarında gereken okullardan mezun olan, oldukça başarılı insanlardı. Öncelikle askerlik mesleğini biliyorlardı ve ancak ondan sonra imam subaylık yapıyorlardı. Ancak Atatürk’ün kurduğu düzen başkaydı. Siyaset ile din ilişkisini ayrı tutan bir noktada askerin maneviyatını yükseltmek üzerineydi. Fakat bugün kurulmak istenen daha çok ordunun siyasallaşması için yapılan başka bir amaç gibi görünüyor.

 Emekliye yüzde 8.1, memura yüzde 7.1 zam göründü

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) memur ve memur emeklilerinin yılbaşında alacağı enflasyon farkı ile işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin yeni yılda alacağı 6 aylık zammı büyük ölçüde ortaya çıkardı. Kasım ayı itibarıyla temmuzdan bu yana geçen 5 aylık TÜFE artışı yüzde 7.03 oldu.

Aralık ayında TÜFE'nin yüzde 1 artması halinde 6 aylık TÜFE yüzde 8.1'e çıkacak. Böylece memur ve memur emeklileri yeni yılda yüzde 3 zamma ilave olarak 4.1 puan da enflasyon farkı alacak, toplam zam oranı da yüzde 7.1'e ulaşacak. İşçi, esnaf ve çiftçi emeklileri ise 6 aylık enflasyon kadar, yani yüzde 8.1 zam alacak. Aralık TÜFE yüzde 0.5 artarsa memur ve memur emeklilerinin zammı yüzde 6.5'te, işçi emeklilerinin zammı yüzde 7.5'te kalacak.

Memur ve memur emeklilerine toplu sözleşme gereği 2020'nin ikinci 6 ayı için yüzde 4 zam yapılmış, ayrıca 2021 yılının ilk 6 ayında yüzde 3, ikinci 6 ayında yüzde 3 zam verilmesi kararlaştırılmıştı. Aralık ayı enflasyonu yüzde 1 açıklanırsa 6 aylık enflasyon yüzde 8.1 olacak. Bu durumda 4.1 puan enflasyon hakkı doğacak. Bu durumda memur ve memur emeklilerinin maaş ve aylıklarına 1 Ocak'tan geçerli olarak yüzde 3 normal sözleşme zammı artı yüzde 4.1 enflasyon farkı verilecek.

Toplamda zam oranı yüzde 7.1'e ulaşacak. Bu hesaba göre en düşük memur maaşı toplam yüzde 7.1 zamla 3 bin 812 liradan 4 bin 82 liraya, en düşük memur emeklisinin aylığı da 2 bin 717 liradan 2 bin 910 liraya çıkacak.

SGK ve eski Bağ-Kur emeklilerine 6 ayda bir, gerçekleşen TÜFE oranı kadar zam yapılıyor. 2020'nin ikinci 6 ayında TÜFE artışı yüzde 8.1 olacağı için 2021'in ilk 6 ayı için yüzde 8.1 zam alacaklar. Böylece en düşük işçi emeklisi aylığı 1.335 liradan 1.443 liraya çıkacak. Ancak en düşük emekli maaşı 1.500 liraya çıkarıldığı için kalan kısmı Hazine tamamlayacak. En düşük esnaf maaşı 1.627 liradan 1.759 liraya, en düşük çiftçi emeklisi aylığı 1.534 liradan 1.658 liraya çıkacak.

 İmamoğlu müjdeyi açıkladı: Artık metro inşaatları daha hızlı bitecek, trafik rahatlayacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "İstanbul’un metro hatlarının finansmanı için uluslararası sermaye piyasalarına 580 Milyon Dolarlık Eurobond ihraç etmeyi başardık" açıklaması yaptı. İmamoğlu, “Çabalarımız başarıyla sonuçlandı. İstanbul’un metro hatlarının finansmanı için uluslararası sermaye piyasalarına 580 Milyon Dolarlık Eurobond ihraç etmeyi başardık. Artık metro inşaatları daha hızlı bitecek, trafik rahatlayacak” açıklamasını yaptı. İmamoğlu, "Dünyada tam 248 yatırımcı kurumun ilgi gösterdiği bir tahvil ihracı başarısını hep birlikte elde ettik. 33 yıl sonra bir belediye tarafından yurtdışına ihraç edilen ilk eurobond satışından elde ettiğimiz sonuç, büyüklüğü, faiz oranı ve vadesiyle birlikte değerlendirildiğinde gerçekten şeffaflık ve liyakat açılarından yeni büyükşehir belediye yönetimine duyulan uluslararası güvenin çok değerlli bir özetidir. İhraç ettiğimiz bu tahvil sonucu, İstanbul'a 4 metro daha hattında daha inşaatlara hızla başlayacağız. Böylelikle İstanbul, 52.1 kilometre yeni metro ve 39 yeni istasyona daha kavuşmuş olacak. Bu hatlar da tek yönde saat başına 275 bin olmak üzere günde 5 milyonu aşkın yolcu taşınmasını sağlayacak." dedi.

Korona haberlerine gelince:

Kadir Topbaş yoğun bakıma alındı

Covid-19'a yakalanan eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş, yoğun bakıma alındı. Topbaş'ın oğlu Mustafa Ömer Topbaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, babası Kadir Topbaş'ın yoğun bakıma alındığını belirtti.

Topbaş, şunları kaydetti:

"Babamız Kadir Topbaş bu sabah yoğun bakıma alındı. Doktorlar önümüzdeki saatlerde şu an uygulanan basınçlı oksijen desteğinden pozitif bir ilerleme kaydedilemezse entübe etme durumunda kalabileceklerini söylüyorlar. Bu zor anımızda arkadaşlarımız, dostlarımız ve sevenlerinden dua bekliyoruz. Sizlerin duası ve Allah’ın izniyle babamızın kısa zamanda sağlığına kavuşacağına inanıyoruz. Selam ve dua ile Allah’a emanet olun."

On büyükşehir belediye başkanı buluştu: Vefat sayıları açıklanandan 2-3 kat fazla 

On Büyükşehir Belediye Başkanı, bir kez daha çevrimiçi toplantıda bir araya geldi. Başkanlar, kendi ellerindeki bulaşıcı hastalık kaynaklı ölüm sayılarının açıklanan verilerden 2-3 kat daha fazla olduğunu söyledi. Toplantıya, bugüne kadarki tüm buluşmalarda yer alan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yaklaşık 2 aydır gördüğü Covid-19 tedavisi nedeniyle katılamadı.

CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanı, sanal toplantıda bir araya geldi. Yaklaşık 2 aydır Covid-19 tedavisi gören Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, toplantıda yer alamadı. Ülkenin toplam nüfusunun yüzde 49'unun yaşadığı kentleri yöneten Büyükşehir Belediye Başkanları, kentlerinde yaşanan bulaşıcı hastalık kaynaklı vefat sayılarıyla ilgili bilgiler paylaştı. Merkezi hükümetin yayınladığı rakamlarla, kendilerine ulaşan sayılar arasında 2-3 kat fark olduğunu aktaran Başkanlar, şehirlerindeki hastanelerin artık talepleri karşılayamayacak doluluklara ulaştığını aktardı. Altında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın imzası olan açıklama şöyle:

“Türkiye nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı 11 Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanları olarak, Kovid-19’la verilen topyekûn mücadelede, devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Son dönemde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan artış ile bu rakamlar üzerinde oluşan ‘bilgi kirliliğini’ üzüntüyle, endişeyle takip etmekteyiz. Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz. Artık neredeyse her eve giren bu virüsle ve sonuçlarıyla ilgili gerçekleri, tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak, her kamu görevlisinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk duygusundan uzak durmanın ne kamusal anlamda ne de vicdani olarak anlaşılır bir yanı yoktur. Her evden bir cenazenin kalkmaya başladığı böylesi bir süreçte, kamu idarecilerini, gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmaları konusunda kararlılığa davet ediyoruz. 

Aynı kararlılığın; toplumun pandemiden olumsuz etkilenen tüm kesimlerine yapılması zorunlu olan maddi yardım, destek ve teşvikler gibi konularda da gösterilmesi zorunludur.  Merkezi yönetimi, sosyal devlet olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye ve tüm kurumlarını bu konuda seferberlik duygusuyla sürecin içine katmaya davet ediyoruz. Toplum sağlığının korunması açısından, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda, 2 ya da 3 haftalık bir kapanmanın elzem olduğu noktasında görüş birliği içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurmayı bir borç biliyoruz. Saygılarımızla.”

Diyanet'ten 'cuma namazı' açıklaması

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Cuma namazına ilişkin açıklamada bulundu.

"Bulaşıcı hastalıklara karşı gereken tedbirlerin alınması dinimizin bir gereğidir" denilen açıklamada, "Meşru bir mazeretin varlığı, Cuma namazının farziyetini  düşürmektedir. Hastalık, şiddetli yağış, aşırı sıcak ve soğuk gibi elverişsiz hava şartları yanında salgın hastalık da kişiye cumanın farz olmasını düşüren bu tür mazeretler kapsamındadır" ifadesi kullanıldı. Açıklamada ayrıca, "Bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve teması' olanların cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riayet etmeleri dinen zorunludur" denildi.

Diyanet'ten yapılan açıklama şöyle:

“Tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını ile ilgili tedbirler, kış mevsiminin getirdiği elverişsiz hava şartlarıyla birleştiğinde, cemaatin bir kısmının camide yer bulamaması ve Cuma namazını kılamamasına yol açabilmektedir.

Camide mesafe şartını sağlayacak şekilde yer bulamayanların, hem kendilerini hem de cemaati tehlikeye atacak şekilde içeriye girmeleri doğru değildir. Bu şekilde Cuma namazını kılamayan kişilere, diğer meşru mazeretlerde olduğu gibi, öğle namazını kılmak farz olmaktadır. Dolayısıyla bu durumdaki kişiler imkân buldukları bir yerde öğle namazını kılmakla yükümlüdürler. Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde sabit olduğu bilinen ve günümüze kadar ittifakla uygulanan hüküm böyledir. Burada bir kez daha ve önemle ifade edelim ki, bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve teması' olanların cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riayet etmeleri dinen zorunludur.

 KKTC'den flaş karantina kararı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanlığı, koronavirüs (Covid-19) salgınının artması nedeniyle, 8 Aralık'tan 23 Aralık’a kadar 3 gün ve daha kısa süreli ülkeye karantinasız giriş uygulamasının iptal edildiğini duyurdu.

 Sokağa çıkma yasağında flaş gelişme! Muaf olacaklar

Kan bağışında bulunmak isteyenler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacak.

Türk Kızılay'dan yapılan açıklamada, hafta içi vakit bulamayan vatandaşların hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasına dahil olmadan kan bağışında bulunabilecekleri bildirildi. Hafta sonu kan bağışında bulunmak isteyenlerin, Türk Kızılay'ın "www.kanver.org" sitesinden alacakları randevu sonrasında telefonlarına gelen mesaj ile kısıtlamaya dahil olmadan kan bağışı merkezlerine başvurabilecekleri ifade edildi. Kan bağış merkezlerinin son derece hijyenik ortamlar olduğu ve maske ile sosyal mesafe kurallarına titizlikle uyulduğu vurgulandı. Açıklamada, Türk Kızılay'ın ulusal kan stoklarının, salgının yeniden yükselişe geçmesi ve kış koşularının hissedilmeye başlaması ile düşüş eğilimine girdiğine dikkat çekilerek, bu çerçevede hastanelerde acil kan ve yoğun bakımlarda immün plazma bağışı bekleyen hastaların sıkıntı yaşamaması için bağışçıların, hafta sonları için alınan sokağa çıkma kısıtlamasına dahil olmadığı ifade edildi.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Şairi” olarak 6 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Talât Sait Halman’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Talât Sait Halman, 7 Temmuz 1931 tarihinde, İstanbul Kadıköy’de dünyaya geldi. Babası İhtiyat Filosu Komutanı Tümamiral Sait Bey, annesi Nemlizade Tahsin Paşa’nın kızı Fatma İclal Hanım’dır. Aile, Sait Bey’in Trabzon’un Holamana Köyü’nden olması nedeniyle “Halman” soyadını almıştır.

Talât Halman, Robert Kolej'i bitirdikten sonra (1951), yüksek lisansını 1954 yılında Columbia Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nde tamamladı. 1954’te Barbara Teitz ile evlendi; bu evlilikten oğlu Hür (Hugh) Talat Halman dünyaya geldi. 1998'e kadar ABD'de yaşayan Halman, 1960'a kadar Columbia Üniversitesi'nde bulundu; geçici sürelerle Türkiye'de bulundu. Askerlik görevi nedeniyle Türkiye’de bulunduğu sırada Devlet Planlama Teşkilatı'nda yayın ve temsil şubesini kurmakla görevlendirildi; ardından ilk Yüksek Planlama Kurulu'nun raportörü oldu. Bu sivil görev sayesinde Türkiye’deki siyasi çevreyi tanındı; askerlikten sonra ABD’ye döndü.

1960 yılında Türkiye’nin ilk hava subaylarından Salim Taşkıranel’in kızı Seniha Taşkıranel ile evlendi. Bu evlilikten tiyatro oyuncusu kızı Defne Halman ile bir kaza sonucu 17 yaşında hayatını kaybeden oğlu Sait Salim dünyaya geldi.

Akademik hayatına Columbia Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri vererek başladı. 1966 yılında Princeton Üniversitesi’ne geçti. Akademik çalışmalarının yanı sıra New York'taki WBAI Radyosunda Türk şiiriyle ilgili programlar yapmış; 1969-1971 arasında Milliyet gazetesinde köşe yazıları yayımlamıştır.

12 Mart Muhtırası’nın ardından Türkiye’ye döndü ve birinci Nihat Erim kabinesinde oluşturulan Kültür Bakanlığı’nda ilk Kültür Bakanı olarak görev alma teklifini kabul etti. Beş ay süren(13 Temmuz 1971 - 13 Aralık 1971) bakanlığı döneminde Galata Mevlevîhânesi’nin sema gösterileri için yeniden açılması kararına imza attı. Ekim ayında Türkiye’yi ziyaret eden İngiltere Kraliçesi Elizabeth kendisini, “Sir” unvanı kullanmasını sağlayan Büyük Haç Şövalyelik Nişanı ile onurlandırdı. Halman, Aralık ayında besteci Itrî’nin 259. ölüm yılı nedeniyle düzenlenen bir Klasik Türk müziği konseri için Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nun tahsis edilmesini onayladı. Bu karar, Atatürk devrimlerine aykırı olduğu düşüncesi ile tepki topladı. 11 Aralık 1971’de birinci Erim hükümetinin sona ermesinin ardından kurulan ikinci Erim hükümetinde Kültür Bakanlığı kaldırılmış ve Halman, ABD’ye dönerek Princeton Üniversitesi’nde akademik hayatına devam etmiştir.

12 Eylül darbesinden sonra Türkiye’nin yurt dışındaki kültür faaliyetlerini organize etmesi için Dışişleri Bakanlığı Kültür Elçisi olarak görevlendirildi.

Akademik çalışmalarına 1984-1986 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesi'nde, ardından New York Üniversitesi'nde devam etti. İslam ve İslam Kültürü ile Ortadoğu konularında dersler veren Halman, 1986-1996 arasında New York Üniversitesi Ortadoğu Dilleri ve Edebiyatı bölüm başkanlığını yürüttü.

Kültür ve Dışişleri Bakanlıkları’nın isteği üzerine UNESCO genel kurullarına katılan Halman, 1989’da düzenlenen 25. genel kurulda Yunus Emre’nin 750. doğum yılının dünyada "Yunus Emre Yılı" olarak kutlanması kararının verilmesinde rol oynadı. 1991-1995 arasında UNESCO Yönetim Kurulu üyeliği yaptı; 1993’te Planlama Komisyonu’na başkanlık etti.

1998’de Türkiye’ye dönerek Bilkent Üniversitesi’nde "Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü"nü kurdu. 2005 yılında üniversitenin İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nin dekanı oldu.

Kendisine 1988 yılında Boğaziçi Üniversitesi, 2006 yılında Ankara Üniversitesi, 2010 yılında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından onursal doktor unvanı verilmiştir.

2008'den 2014'teki vefatına kadar İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın Mütevelliler Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 2015 yılı itibarıyla Halman anısına "Talât Sait Halman Çeviri Ödülü"nü vermektedir.

5 Aralık 2014 tarihinde, kalp krizi sonucu, Ankara'da öldü. İstanbul Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.

Türkçeye William Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini; İngilizceye ise Dağlarca, Orhan Veli gibi şairlerin şiirlerini kazandırmış bir edebiyat adamı olan Halman, 1971’de Türkiye’nin Kültür Bakanlığı'nı kuran ve ilk Kültür Bakanı olarak yöneten kişidir.

ESERLERİ:

İngilizce ve Türkçe olarak yayımlanmış, on ikisi şiir kitabı olmak üzere elli kadar kitabı, bin beş yüzden fazla gazete yazısı, beş yüze yakın bilimsel makalesi, ansiklopedi maddesi ve eleştiri yazıları bulunur. En önemli yayınları arasında eski uygarlıkların şiirlerinden oluşan bir antoloji, Shakespeare'in sonelerinin çevirisi, Eski Mısır, Orta Doğu ve Eskimo şiirleri, seçilmiş makalelerinden oluşan kitaplar, William Faulkner'dan Türkçeye yaptığı çeviriler, Amerikan şairleriyle ilgili kitaplar, Mevlana ve Yunus Emre hakkındaki kitaplar sayılabilir.

Şiir Kitapları:

Sessiz Soru, Uzak Ağıt, Canevi, Birler, Can Kulağı, İkiler, Dört Gök Dört Gönül, Tuyuğlar, A Last Lullaby, Shadows of Love / Les ombres de l'amour.

ÖDÜLLERİ:

Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü, 1999

ABD Türk Dernekleri Asamblesi: ABD'deki en başarılı Türk bilim adamı armağanı

Columbia Üniversitesi Thorn Wilder Çeviri Armağanı

Rockfeller Vakfı Bilimsel Araştırma Bursu

Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü

Knight Grand Cross Madalyası (“Sir” karşılığı), 1971

Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

 

İSTANBUL

Hangi ayazmadan su içsem

Başında kaç batın

Susuzluktan ölmüştür.

Irıpları çekmeyegör

Boğazda her balığa

Bir orospu gömülmüştür.

Dinmişse

Saraylarda düğünler

Harem ağası gülmüştür.

Yangın yerlerinde tekbir

Yoksulların

Canevinden dökülmüştür.

İstanbul

Çağların görmekten korktuğu

Düştür...

Talât Sait Halman

SEVMESEN DE OLUR

Vadideki rüzgâr biliyor

yenilgiye uğratacaktır eceli

ısırgan otlarıyla börtü böcek

ve ikimizden kalan yankı.

Sen sormasan da olur.

Nazlı gelen bahar biliyor

ayçiçeği güneşe değmeden, arzuyla ürperecek

artık ne kışlalar, ne yaylalar deli:

Yörükler göçmese de olur.

Dağda ateş yakanlar biliyor

umutsuz bir ülkünün şavkı

yaratır kavlardan bir tanrı eli;

can pazarı biterken belki başlar düğün dernek...

Bengisu akmasa da olur.

Yarılan nar biliyor

tanelerinden birine gömülmüş günseli

sessizliğe ve sonsuzluğa erecek.

Her yasak meyveden doğar bir zafer tâkı.

Cennet karanlıkta kalsa da olur.

Ben seni çift yürekle

dört gözle

yüz canla

bin coşkuyla sevdim

Sen hiç sevmesen de olur.

Talât Sait Halman

***

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Gönüllüler Günü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1985 yılında, gönüllü çalışmaları ve faydalarını dünya çapında duyurmak ve gönüllü programlara katılımı arttırmak amacıyla '5 Aralık' tarihinin her yıl "Dünya Gönüllüler Günü" olarak kutlanmasına karar vermiştir.

Dünya Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Gönüllüleri Günü

5 Aralık tarihi her yıl "Dünya Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Gönüllüleri Günü" olarak kutlanmaktadır.

Dünya Kadın Hakları Günü

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk Kadınına “Seçme ve Seçilme Hakkı” tanındı. 5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece 17 idi. 5 Aralık 1934'de Türkiye Cumhuriyetinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınırken, o dönemde Avrupadaki bazı gelişmiş ülkelerde bile kadınların bu hakkı bulunmuyordu. Seçme ve seçilme hakkına Fransa’da kadınlar 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuştular. 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü, tüm dünyada kadınların daha insanca yaşama isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma gündür.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde, saygıdeğer Türk ve dünya kadınlarına sağlık ve mutluluk dolu bir gelecek diliyorum.

Dünya Leo Günü

Dünyada ilk Leo Kulübü, 5 Aralık 1957 tarihinde A.B.D. ’nin Pennsylvania Eyaleti’nde Glenside Lions Kulübü’nün bir aktivitesi olarak Lion James Graver ve arkadaşı Lion William Ernst tarafından Abington High School adlı bir okulun beyzbol takımı oyuncularının da bulunduğu 35 kişiden oluşan lise öğrencisinin katılımı ile kurulmuştur. İlk Leo Kulübünün kurulduğu tarih olan 5 Aralık günü tüm dünyada "Dünya Leo Günü" olarak kutlanmaktadır.

Dünya Ninja Günü

Ortaçağ yıllarında Japonya eyaletler halinde, derebeylikler şeklinde yönetilmekteydi. Kim güçlüyse onun kazandığı bir dönemde Japonya’da kurulan Ninjalar ön plana çıkmıştır. Yani Ninja terimi Japonya'dan gelmektedir. Japonya'da Japon kültürünün en önemli öğelerinden ninjalara özel "Ulusal Ninja Günü" vardır. Japonya’da Ninja Günü, 22 Şubat’ta kutlanmaktadır. Günün tarihi ise bir kelime oyunuyla belirlenmiştir. Japonca’da iki anlamına gelen “ni” kelimesinin “ninja”nın da içinde bulunması bunda etken olmuştur. Dünyada ise 5 Aralık günü "Dünya Ninja Günü" olarak kutlanmaktadır.

Dünya Toprak Günü

Birleşmiş Miletler Genel Kurulu, Aralık 2013'teki 68. olağan toplantısında, 5 Aralık tarihini “Dünya Toprak Günü” olarak kabul etti. Daha önce Toprak Bilimleri Birliği tarafından 2002 yılında önerilen toprak günü, ancak 2013'te resmileştirilebildi. İnsan için yaşamsal önem arz eden toprağın önemini vurgulamak amacıyla 2002 yılından itibaren her yıl 5 Aralık "Dünya Toprak Günü" olarak kutlanmaktadır. 

Dünya Toprak Günü’ne herkes dahil olabilir. Daha sağlıklı topraklar ve daha az erozyon için her türlü etkinliği, çalışmayı ve araştırmayı destekleyen BM’nin internet sitesinde, tüm dünyadan çeşitli etkinlikleri bulabilirsiniz. Seminerler ve gönüllü çalışmaların yanı sıra, ağaç dikme kampanyaları da Dünya Toprak Günü’ne destek veren çalışmalardandır.

Tayland: Ulusal Gün, Babalar Günü

Tayland'ın kralı Bhumibol Adulyadej’in doğumgünü olan 5 Aralık ülkede 'Babalar Günü' olarak kutlanmaktadır. Kral ülkedeki herkesin ‘babası’ sayıldığından Tayland'da 'Babalar Günü' için kralın doğumgünü olan 5 Aralık tarihi seçilmiştir.

Dünya Türk Kahvesi Günü

Türk kahvesi ve onun değişmez geleneğinin "UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak kabul edilmesinin yıldönümü "Dünya Türk Kahvesi Günü" olarak kutlanmaktadır.

Kokusuyla, tadıyla, kırk yıllık hatırıyla, 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü kutlu olsun.

Mühendisler Günü (Türkiye)

Bilgisayar, makine, kimya, inşaat ve daha birçok alanda mühendisler bulunmaktadır. Toplumlar için çalışan mühendislerin günü ise 5 Aralık'ta kutlanıyor. Dünya çapında kutlanan tek bir "Dünya Mühendisler Günü" bulunmuyor. Bunun yerine çeşitli ülkelerde birbirinden farklı tarihlerde "Mühendisler Günü" kutlanıyor. Türkiye'de Mühendisler Günü 5 Aralık iken; Belçika'da 1 Temmuz, İtalya'da 15 Haziran, Rusya'da 22 Aralık günü olarak kabul edilmiştir.

Farklı çalışmalar ve projelerle hayatımızı kolaylaştıran mühendislerin 5 Aralık "Mühendisler Günü" kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

5 Aralık 1360 - İlk frank, İngilizlerce esir alınan Fransa Kralı II. Jean'ın fidyesini ödemek üzere Compiègne'de basıldı. Ağırlığı 3.88 gramdı ve bir yüzünde haç diğer yüzünde ise ata binmiş II. Jean tasviri vardı.

5 Aralık 1492 - Kristof Kolomb, Hispanyola adasını keşfetti.

5 Aralık 1904 - Japonlar, Port Arthur’da Rus donanmasını yok etti.

5 Aralık 1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal Grup Başkanlığına seçildi

5 Aralık 1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi, Ahmet Muhtar Mollaoğlu güven mektubunu sundu.

5 Aralık 1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.

5 Aralık 1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi, Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.

5 Aralık 1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.

5 Aralık 1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.

5 Aralık 1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.

5 Aralık 1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.

5 Aralık 1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.

5 Aralık 1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.

5 Aralık 1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.

5 Aralık 1951 - Uluslararası Göç Örgütü (IOM) kuruldu. İlk kuruluş adı "Geçici Hükümetlerarası Göçmen Komitesi" idi.

5 Aralık 1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınır dışı edildi.

5 Aralık 1957 - Sukarno, tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınır dışı etti.

5 Aralık 1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.

5 Aralık 1978 - Sovyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.

5 Aralık 1981 - Türkiye millî basketbol takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.

5 Aralık 1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.

5 Aralık 1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.

5 Aralık 1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.

5 Aralık 1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.

5 Aralık 1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.

5 Aralık 2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile Hükûmet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.

5 Aralık 2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.

5 Aralık 2003 - Türk Telekomünikasyon A.Ş. hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açtı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

5 Aralık 1479 - Ayşe Hafsa Sultan, ilk Valide Sultan (ö. 1534)

5 Aralık 1782 - Martin Van Buren, ABD'nin 8. Başkanı (ö. 1862)

5 Aralık 1839 - George Armstrong Custer, Amerikalı asker ve süvari komutanı (ö. 1876)

5 Aralık 1868 - Arnold Sommerfeld, Alman fizikçi (ö. 1951)

5 Aralık 1879 - Clyde Vernon Cessna, Amerikalı uçak üreticisi (ö. 1954)

5 Aralık 1890 - Fritz Lang, Avusturyalı yönetmen (Metropolis filminin yaratıcısı) (ö. 1976)

5 Aralık 1901 - Walt Disney, Amerikalı film yapımcısı (ö. 1966)

5 Aralık 1901 - Werner Heisenberg, Alman fizikçi (ö. 1976)

5 Aralık 1902 - Vasfi Rıza Zobu, Tiyatro ve sinema sanatçısı (ö. 1992)

5 Aralık 1903 - Cecil Frank Powell, İngiliz fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1969)

5 Aralık 1903 - Johannes Heesters, Hollandalı oyuncu, şarkıcı ve komedyen (ö. 2011)

5 Aralık 1905 - Otto Preminger, Avusturya asıllı Amerikalı film yönetmeni (ö. 1986)

5 Aralık 1907 - Lin Biao, Çinli asker ve siyaset adamı (ö. 1971)

5 Aralık 1911 - Władysław Szpilman, Polonyalı piyanist (ö. 2000)

5 Aralık 1912 - Sonny Boy Williamson II, Amerikalı şarkıcı ve besteci (ö. 1965)

5 Aralık 1925 - Anastasio Somoza Debayle, Nikaragua Devlet Başkanı (ö. 1980)

5 Aralık 1927 - Erich Probst, Avusturyalı futbolcu (ö. 1988)

1932 - Sheldon Lee Glashow, Amerikalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi

5 Aralık 1935 - Bozkurt Kuruç, Tiyatro sanatçısı.

5 Aralık 1938 - Heidi Schmid, Alman eskrimci.

5 Aralık 1939 - Mehmet Akan, Tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2006)

5 Aralık 1945 - Moşe Katsav, İsrail'in 8. Cumhurbaşkanı.

5 Aralık 1954 - Gülşen Bubikoğlu, Sinema oyuncusu.

5 Aralık 1955 - Koray Aydın, Siyasetçi ve eski bakan.

5 Aralık 1966 - Demet Sağıroğlu, Türk pop müziği şarkıcısı, eski manken.

5 Aralık 1970 - Saba Tümer, TV sunucusu.

5 Aralık 1975 - Ronnie O'Sullivan, İngiliz profesyonel snooker oyuncusu.

5 Aralık 1976 - Amy Acker, Amerikan sinema ve dizi oyuncusu.

5 Aralık 1978 - Irina Tebenikhina, Rus voleybolcu.

5 Aralık 1987 - James Argent, İngiliz televizyoncu.

5 Aralık 1989 - Kwon Yuri, Güney Koreli şarkıcı ve aktris.

5 Aralık 1994 - Alexandra Beaton, Kanadalı aktris.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

5 Aralık 1791 - Wolfgang Amadeus Mozart, Avusturyalı besteci (d. 1756)

5 Aralık 1870 - Alexandre Dumas père, Fransız yazar (d. 1802)

5 Aralık 1921 - Said Halim Paşa Osmanlı devlet adamı (d. 1864)

5 Aralık 1926 - Claude Monet, Fransız ressam (d. 1840)

5 Aralık 1930 - Musa Kazım Göksu, Siyasetçi (d. 1897)

5 Aralık 1934 - Ali Cenani, Siyasetçi (Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nda ve TBMM'de milletvekilliği yapan) (d. 1872)

5 Aralık 1945 - Suphi Nuri İleri, Gazeteci, iktisatçı ve profesör (d. 1887)

5 Aralık 1951 - Abanindranath Tagore, Hint yazar (d. 1871)

5 Aralık 1967 - Fazıl Ahmet Aykaç, Şair, öğretmen ve Milletvekili (d. 1884)

5 Aralık 1971 - Andrey Andreyev, Sovyet siyasetçi, bakan (d. 1895)

5 Aralık 1973 - Robert Watson-Watt, İskoç mühendis ve radarın mucidi (d. 1892)

5 Aralık 1983 - Robert Aldrich, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1918)

5 Aralık 1986 - Nezahat Tanyeri, Tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1917)

5 Aralık 1988 - Ağasadık Geraybeyli, Azeri sinemacı (d. 1897)

5 Aralık 1998 - Erhan Akyıldız, Gazeteci (d. 1947)

5 Aralık 2002 - Ne Win, Burmalı diktatör (d. 1910)

5 Aralık 2007 - Tankut Öktem, Heykeltıraş (d. 1940)

5 Aralık 2012 - Oscar Niemeyer, Brezilyalı mimar (d. 1907)

5 Aralık 2013 - Nelson Mandela, Güney Afrikalı siyasetçi ve Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1918)

5 Aralık 2014 - Talât Sait Halman, Şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat ve siyasetçi (Türkiye'nin ilk Kültür Bakanı) (d. 1931)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?