Dönülemeyen Yanlış: Köy Enstitülerinin kapatılması

DÖNÜLEMEYEN YANLIŞ

KÖY ENSTİTÜLERİNİN KAPATILMASI…

Geçenlerde kutladığımız “Öğretmenler Günü” bir anlamda bana, hep ‘Köy Enstitüleri’ni hatırlatır. Köylerin boşaldığı, köy okullarının kapandığı, eğitim sisteminin bozulduğu, laik eğitimin yok edildiği, öğretmene verilen değerin iyice azaldığı bu günlerde 80 yıl önceki Köy Enstitülerinden alınacak çok dersler var. 1935’te İlköğretim Genel Müdürü ‘İsmail Hakkı Tonguç’un hazırladığı rapora göre 1933-1934 eğitim öğretim döneminde köylerde, çoğu 1-3 sınıflı 4999 köy ilkokulunda 6786 öğretmen, 313 bin 169 öğrenci vardı. Oysa uzaklarda kalan bu düşünüşe hala dönülemeyen yanlış gözüyle de bakabiliriz!

1946 seçimlerinde ‘Demokrat Parti’nin 61 milletvekiliyle meclise girmesi Köy Enstitüleri’ne yönelik eleştirilerin artmasına neden oldu. Eleştiriler sonucunda Köy Enstitüleri’nin kurucuları Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç görevden alındı. Yeni Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer’in ilk icraatı enstitülerde karma eğitime son vermek oldu. 1947’de Köy Enstitüleri’nin kalbi durumundaki Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı. Aynı yıl enstitü programları değiştirildi. Teknik dersler azaltıldı. Enstitü mezunu öğretmen ve sağlık memurlarına verilen geçim toprakları ellerinden alındı. 1946’dan itibaren kan kaybeden enstitüler, 27 Ocak 1954’te 6234 sayılı yasayla –geleneksel İlk Öğretmen Okulları ile birleştirilerek- kapatıldı. Köy Enstitüleri’nin kapanmasına neden olanlar, çoğu TBMM’deki toprak ağaları, aşiret reisleri ve onları destekleyen tutucu eğitimcilerdi. Çıkarlarının bozulacağından kaygı duyuyorlardı! Köylünün aydınlanması bazı kesimleri rahatsız etmişti…

1940-1954 arasında Köy Enstitüleri’nde 17 bin 364 öğretmen, 8675 eğitmen ve 1599 sağlık memuru yetişti. Böylece Türkiye 1950’lerde 25 bini aşkın, iyi yetişmiş “öğretmen, eğitmen ordusuna” sahip oldu. Türkiye’nin çağdaşlaşmasında bu Köy Enstitülü kuşağın etkisi büyüktür.

Kısa süren Köy Enstitüleri deneyi, Türkiye tarihinin tabandan, köyden başlatılmış en özgün aydınlanma projesidir. Köy Enstitüleri’yle sadece köy okullarına klasik öğretmen yetiştirilmemiş, işe dayalı eğitim-öğretim mantığıyla halkın doğrudan hayatını kolaylaştıracak, halkı her bakımdan bilgilendirip, bilinçlendirip çağdaşlaştıracak bir aydınlanma seferberliği başlatılmıştır.

Geçen hafta, öğretmenler haftası nedeniyle yazdığım makaleye bunu da ilave etmek isterim. Çünkü “dönülemeyen bir yanlış” var. O da kimilerinin hala Cumhuriyetin kapattığı düşüncelerinde olmaları!

Bu düşüncelerden arınarak, Başöğretmen Atatürk’ü, Köy Enstitüleri’nin kurucuları İsmet İnönü’yü, İsmail Hakkı Tonguç’u, Hasan Ali Yücel’i ve Köy Enstitülü öğretmenleri saygıyla, minnetle anıyorum…

Mustafa Gökçek / yazarmgokcek@hotmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?