Gençlik ve Spor Bakanı da Corona'ya yakalandı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

İki avcı ava çıkmışlar. Avları hiç iyi gitmemiş. En sonunda biri ağaçta gördüğü kargayı vurmuş:

– "Vurdum, vurdum, bıldırcın!.." demiş.

Öbürü :

– "Ne bıldırcını? Resmen karga bu."

– "Hayır, hayır, bıldırcın bu." demiş vuran.

– "Geçen karısını vurmuştum da üzüntüden karalar giymiş."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür." demiş Mahatma Gandhi...

Kaderimize küsmek yerine, karakterimizi düzeltmek gerekiyor belki de.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Evlerde paslanan yerler pek çok kişi için kabus olmaktadır. Uzun uzun fırçalamak yerine çamaşır suyu kullanabilirsiniz. Paslı olan yerlere çamaşır suyu damlatarak pamuk ile üzeri kapatılmalıdır. Birkaç dakika bekledikten sonra pamuğu kaldırarak hafif hareketler ile pasları temizleyebilirsiniz."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Yıldız kayması diye adlandırılan şey atmosfere girdiğinde yanmaya başlayan küçük göktaşlarıdır."

Şimdiye kadar boşuna dilek tutmuşuz desenize...

***

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Eski bakanlardan Nevzat Ayaz İstanbul'da hayatını kaybetti

Milli Savunma ve Milli Eğitim eski bakanlarından Nevzat Ayaz, İstanbul'da hayatını kaybetti. Nevzat Ayaz'ın ölümüyle ilgili hastaneden yapılan açıklamada, "22 Kasım'da tarihinde hastanemize getirilerek septik şok tablosu ile genel yoğun bakıma alınan hastamız tüm müdahalelere rağmen bu sabah 06.33'te hayatını kaybetti" denildi. 90 yaşında ölen Nevzat Ayaz'ın yarın İstanbul'da toprağa verileceği öğrenildi.

Nevzat Ayaz 1975-1979 yılları arasında Zonguldak valisi , 1979-1988 yılları arasında İstanbul valisi, daha sonra İzmir valisi, Çankırı milletvekili, Demirel döneminde Milli Savunma Bakanı, Çiller döneminde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapmıştı.

Nevzat Ayaz’ın yakınlarına sabır, kendisine de rahmet diliyorum. Nur içinde uyusun.

 

CHP'den Erdoğan'a çok sert tepki:

A Haber'in servis ettiği fotoğraf photoshop çıktı

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi'nde düzenlenen Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 86. Yıldönümü Programı'nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, “Biz teröristlerle savaşırken, bunların milletvekilleri onların tabutlarına omuz vermek suretiyle ortaya çıktılar.” dedi.

Konu A Haber'de haberleştirilirken, Sezgin Tanrıkulu’nun, PKK cenazesine katıldığına dair fotoğraf paylaşıldı. Fakat o fotoğraf, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenazesine aitti ve fotoğrafa PKK bayrağı photoshop ile eklenmişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, söz konusu haberlere ve Erdoğan’ın açıklamasına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sezgin Tanrıkulu'nun katıldığı o cenaze, Tahir Elçi'nin cenaze törenidir. Tahir Elçi, 'Terör istemiyoruz' diye basın açıklaması yaptığında öldürüldü. Sezgin Tanrıkulu o cenazeye gidiyor. Sadece sosyal medyada photoshop yapılıyor, terör cenazesi ile bir araya getiriliyor. Terör cenazelerine partinin yöneticilerinin, milletvekillerinin, il, ilçe başkanlarının katılmasını doğru bulmayız” dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise TBMM’de CHP’li vekillerin terörist cenazesine katıldığı yalanıyla açıklama yapmış, görüntülerin photoshop olduğunu söylemişti.

Meclis gündemine geldi: AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan askerlik yaptı mı?

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın askerliğine ilişkin soru önergesini TBMM’ye sundu. Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar tarafından yazılı olarak yanıtlanması beklenen önergede şu ifadeler yer aldı:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın çürük raporu alarak askerlikten muaf tutulduğu üzerine basında çeşitli haberler yer almaktadır.

Bu bağlamda;

1- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan askerliğini yapmış mıdır? Yaptı ise hangi yıl nerede yapmıştır?

2- Ahmet Burak Erdoğan’ın çürük raporu alarak askerlikten muaf tutulduğu haberleri doğru mudur? Doğru ise muaf tutulma sebebi nedir? Hangi hastanede bu rapor düzenlenmiştir?”

 

Korona haberlerine gelince:

Bakan Kasapoğlu'nun koronavirüs testi pozitif çıktı

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, yeni tip koronavirüs ( Covid-19) testinin pozitif çıktığını açıkladı. Kişisel sosyal medya hesabı Twitter'dan açıklama yapan Kasapoğlu, "Eşimle birlikte yaptırmış olduğumuz Covid-19 testlerimiz pozitif çıktı" dedi. Kasapoğlu, açıklamasında şunları söyledi: "Çok şükür genel durumumuz iyi, doktorlarımızın tavsiyesiyle evde tedavi olmaktayız. Dualarınızı istirham eder, bu vesile ile herkes için sağlık ve afiyet temenni ederiz."

PTT'den işçiye, "Pozitif de olsa imzalat" emri

PTT Genel Müdürlüğü tüm ülke illere 1 Aralık'ta gönderdiği “Koronavirüs tedbirleri kapsamında tebligat dağıtımı” başlıklı genelgede çalışan posta dağıtım çalışanlarına “Muhatap pozitif olsa da tebligatı imzalat” emri verdiği ortaya çıktı. Tebligatı sosyal medya hesabından duyuran CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, “Ey yetkili git pozitif hastaya kentin imzalat” diyerek, sendikaları göreve çağırdı.

Pandemi sürecinde tebligat dağıtımının nasıl gerçekleştirileceği, pozitif ya da temaslı olması nedeniyle karantinaya alınan muhataba veya kapalı işyerlerinde tebliğ işlemlerinde nasıl bir yol izleneceği konularında tereddüt yaşandığı belirtildi.

Sözcü'de yer alan habere göre; genelgede, hatalı işlemlerin önlenmesi ve tekdüzeliğin sağlanmasını teminen söz konusu süreçte yapılması gereken işlemlerin yeniden açıklaması ihtiyacın doğduğu belirtilerek şu uyarılarda bulunuldu:

“Adrese gidildiğinde muhatap (pozitif ya da temaslı olsun) karantinada olduğunu beyan ederse, imza karşılığında tebligatın muhataba teslim edilmesi, imtina edilmesi halinde durumun tebliğ mazbatasına açık ve anlaşılır bir şekilde şerh edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin uygulanması.

Adrese gidildiğinde muhatap adına tebligatı teslim alabilecek kişiler tarafından muhatabın koronavirüs teşhisiyle hastanede yattığı ya da farklı bir adreste karantinada olduğu beyan edilirse anılan Kanunun 20 inci maddesi çerçevesinde; bu beyanı veren şahsa tebligatın teslim edilmesi, imtina edilmesi halinde ise tebligatın mahalle muhtarına teslim edilerek muhatap adresine Tebligat Haber Kağıdının yapıştırılması”

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, genelgeyi “PTT posta memuru kardeşlerimize ‘Muhatap pozitif de olsa tebligatı imzalat' diyor. Ey yetkili, git pozitif hastaya kendin imzalat! Saçmalamayın posta memurlarının ve ailelerinim yaşamlarını riske atmayın. Sendikalar da uyumayın' paylaşımı ile sosyal medya hesabından duyurdu.

Antmen konu ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Çok ciddi bir salgın dönemi yaşıyoruz. PTT çalışanları evlerimizde işyerlerimize resmi dairelere her gün geliyorlar gidiyorlar. Bu salgın sürecinde özellikle PTT yönetiminin pozitif hastalardan da imza alın demesi iki anlamda ciddi sıkıntılar yaratır. Hem posta memuru arkadaşımızın teması olur ve virüs kapma riski doğar. Bu hem kendisi için hem ailesi için hem de dolaştığı her yerde tehlike yaratır. Bir de ayrıca hasta kişinin, süre başladığı için, yasal haklarını kullanmasında sıkıntı yaratır. Bu nedenle yapılması gereken iş ve tebligatın bekletilmesi ya da muhatabın pozitif olması nedeniyle tebligatın iadesinden ibarettir.”

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Şairi” olarak 889 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız İranlı matematikçi, astronom, şair ve filozof Ömer Hayyam’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Ömer Hayyam, 18 Mayıs 1048 tarihinde, şu an İran sınırları içinde bulunan Nişabur kentinde, çadır yapma işiyle uğraşan(hayyam-''çadır yapan'') bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tam adı Gıyaseddin Eb'ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam'dır. Çocukluğunun bir bölümünü günümüzde Afganistan'ın kuzey bölgesinde bulunan Belh'de tanınmış bir araştırmacı olan Şeyh Muhammed Mansuri'nin yanında eğitim gördü. Bu eğitiminin ardından Nişabur bölgesinin en büyük hocalarından olan İmam Nişaburlu Mowaffaq'ın yanında eğitim gördü. Hayyam hayatı boyunca yorulmak bilmeksizin, gündüz vakitlerinde Cebir ve Geometri çalışmalarında bulundu. Selçuk hükümdarı Melikşah'a danışmanlık yaptı ve geceleri Astronomi çalışmaları yapardı, Celali takviminin büyük bir kısmını tamamlamıştır. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizamül-Mülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede zamanın ünlü alimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad'dan eğitim görmüş ve hayatı boyunca her ikisi ile de ilişkisini kesmemiştir. Bazı kaynaklar; Hasan Sabbah'ın Rey kentinden olduğu Nizamül-Mülk'ün de yaşça Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah'tan büyük olduğunu ve böylece aynı medresede eğitim görmediklerini belirtmektedir. Yine de Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk'ün ilişki içinde olduklarını inkar etmemektedir.

Ömer Hayyam, birçok bilim insanınca Bâtınî ve Mu'tezile anlayışlarına dâhil görülür. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hâkim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.

Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Üçüncü dereceden bilinmeyen denklemlerle ilgili yazdığı bir eserinde bilinmeyen rakamın yerine Arapçada "şey" anlamına gelen kelimeyi kullanmıştır. Daha sonra bu eseri diğer dillere çevrilirken İspanyolcaya "Xay" olarak geçmiştir. Bu kelime ilk harfine indirgenerek bilinmeyen rakamın simgesi "x" olarak kullanılmaya başlamıştır. Binom açılımını ilk kullanan bilim insanıdır. Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı rubaileri ile ünlenmiştir.

Geçmişte yaşamış birçok ünlünün aksine Ömer Hayyam'ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam'ın birçok konuda olduğu gibi takvim konusunda da uzman olması ve kendi doğum tarihini araştırıp tam olarak bulmasıdır.

Rubailerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak "evrenselliğe" ulaşmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam'ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.

Hayyam, aynı zamanda dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir. Günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi'ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal üçgeni Fransız matematikçi Blaise Pascal'ın soyadıyla olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim insanlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir. Hayatta kalan matematiksel çalışmaları şunlardır: Öklid'in Elementlerinin varsayımlarıyla ilgili zorluklar üzerine bir yorum' (Risāla fī šarḥ mā aškala min muṣādarāt kitāb Uqlīdis', Aralık 1077'de tamamlandı.), Bir çemberin çeyreğinin bölünmesi üzerine', (Risālah fī qismah rub‘ al-dā’irah, tarihsiz ancak cebir üzerine yapılan incelemeden önce tamamlandı.) ve Cebirle ilgili sorunların ispatları hakkında (Maqāla fi l-jabr wa l-muqābala, büyük olasılıkla 1079'da tamamlandı.). Ayrıca binom teoremi çıkarılması ve doğal sayılarının kökü üzerine sonradan kaybolan bir inceleme yazdı

Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.

Pek çok rubai ünü sebebiyle Hayyam'ın rubailerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla rubailerinin sayısı 158'dir. Fakat kendisine mâl edilenler binin üzerindedir. Rubailerinin Türkçeye çevirisi birçok farklı çevirmen tarafından yapılmışsa da rubaileri Türk halkına sevdiren çeviri Sabahattin Eyüboğlu tarafından yapılmıştır. Hayyam'ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir. Çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır.

Ömer Hayyam, 4 Aralık 1131 tarihinde, 83 yaşında iken İran'ın Nişabur kentinde hayata veda etti.

İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde Tarlabaşı bulvarında Sakızağacı ışıklardan başlayıp Tepebaşı'na kadar inen caddeye onun adı verilmiştir.

ESERLERİ:

Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah'a ithaf edilmiştir)

Kitabün fi'l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)

Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)

Müşkilat'ül Hisab. (Aritmetiğe dair)

İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)

Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)

Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)

Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid'in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)

Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)

Muhtasarun fi't Tabiiyat (Fizik ilimine dair.)

Risaletün fi'l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).

Levazim'ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)

Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)

Mizan'ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)

Abdurrahman'el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ'nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)

Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)

Eş'arı bil Arabiyye (Arapça rubaileri)

Fil Mutayat (İlim prensipleri)

Sizlerle iki eserinden alıntılar paylaşarak değerli insanı anmak istiyorum:

Nerdesin? Sana başkaldırmışım işte;

Karanlık içindeyim, ışığın nerde?

Cenneti ibadetle kazanacaksam

Senin ne cömertliğin kalır bu işde?

Gerçek erenlere güzel çirkin, hepsi bir;

Sevenler için cennet, cehennem, hepsi bir;

Kendini veren ha ipekli giymiş, ha çul;

Yastığı ha pamuk olmuş ha diken, hepsi bir.

Camiye gittim, ama Allah bilir niye:

Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.

Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:

O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

Dünyada akla değer veren yok madem,

Aklı az olanın parası çok madem,

Getir şu şarabı, alsın aklımızı:

Belki böyle beğenir bizi el âlem !

Dert içinde sevinci bul da yaşa;

Haksız düzende haklı ol da yaşa;

Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,

Varından yoğundan kurtul da yaşa.

#ÖmerHayyam (Dörtlükler)

Ey kara cübbeli, senin gündüzün gece;

Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere.

Onlar Yaradan’ın sanatı peşindeler:

Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde.

Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi

Neden ölüme mahkum eder hepsini?

Yaptığı güzelse neden kırar atar

Çirkinse suçu kim kime yüklemeli?

Dünyada olan biteni ben de görmedeyim;

Haksızları hep baş köşelerde görmedeyim;

Fesuphanallah! Nereye bakarsam bakayım

Kendi mutsuzluğumu her yerde görmedeyim.

Bu çürük temelli kubbede neyiz ki biz?

Tasta delik arayan karıncalar gibiyiz.

Ne korku, ne umut kapılarını bilen

Şaşkın, gözü bağlı, avanak öküzleriz.

Dünya hangi gülü bitirdiyse yerden

Kırıp atmış, toprağa gömmüş yeniden.

Su yerine toprağı çekseydi bulut

Sevgili kanları yağardı göklerden.

Benden Muhammed Mustafa’ya saygı ve selam:

Deyin ki, hoş görürse, bir şey soracak Hayyam:

Neden Yüce Efendimizin buyruklarında

Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram?

Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin

Şimdi: “çekil önümden” diye ferman edersin

Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez

Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?

#ÖmerHayyam (Rubailer)

***

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Fırtına

Halk takvimine göre 4 Aralık'ta 2 günlük bir fırtına olacağı bilgisi yer almaktadır.

Dünya Madenciler Günü

Dünya Madenciler Gününün 4 Aralıkta kutlanmasının özel bir anlamı vardır. Hırıstiyanlıkta en çok bilinen ve azizlerden olan, madenci, jeolog, çan imalâtçı, demirci, duvarcı, marangoz, çatı kaplamacısı, elektrikçi, mimar, itfaiyeci mesleklerinin piri olarak düşünülen Aziz Barara her yıl 4 Aralıkta anılmaktadır. Rivayete göre Roma İmparatorluğu zamanında, babasının gazabından kaçarak, İzmit yakınlarında madencilerin çalışmakta olduğu bir mağaraya sığınan, çalışmakta olan madencileri koruduğuna inanılan ve bu nedenle madenciler tarafından azize kabul edilen Santa Barbara’nın 4 aralık tarihinde bu mağaraya yerleşmesi, önce Anadolu’da daha sonra da Avrupa ve tüm dünyada “Dünya Madenciler Günü” olarak kutlanılmaktadır. Ayrıca Avrupa’nın pek çok madeninde Aziz Barbara’ya ayrılmış bir köşe ve bu köşede sergilenen bir de heykeli bulunmaktadır.

Yer altından yer üstüne değer veren madencilerimizin günü kutlu olsun. Bir avuç kömür için bir ömür veren madencilerimizi saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

4 Aralık 1154 - Nicholas Breakspear, IV. Hadrianus ismiyle Papa oldu ve bu göreve gelen ilk İngiliz olarak tarihe geçti.

4 Aralık 1791 - The Observer'ın (Dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.

4 Aralık 1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.

4 Aralık 1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.

4 Aralık 1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.

4 Aralık 1918 - ABD Başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD Başkanı oldu.

4 Aralık 1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.

4 Aralık 1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.

4 Aralık 1943 - İnönü, Churchill ve Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.

4 Aralık 1945 - Tan Olayı gerçekleşti. İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, ABC ve Berrak kitabevleri, Tan gazetesi, Görüşler dergisiyle Yeni Dünya ve La Turquie Kemaliste gazeteleri tahrip edildi ve yağmalandı. Olaydan sonra Tan gazetesi yayın hayatına son verdi.

4 Aralık 1945 - ABD Senatosu, 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'te kuruldu).

4 Aralık 1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.

4 Aralık 1961 - Birleşik Krallık'ta doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.

4 Aralık 1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.

4 Aralık 1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.

4 Aralık 1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak; "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.

4 Aralık 2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.

4 Aralık 2002 - BM Güvenlik Konseyi, Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

4 Aralık 1800 - Emil Aarestrup, Danimarkalı şair (ö. 1856)

4 Aralık 1835 - Samuel Butler, İngiliz yazar (ö. 1902)

4 Aralık 1840 - Crazy Horse (Çılgın At), Oglala Siyu Kızılderili şefi (ö. 1877)

4 Aralık 1875 - Rainer Maria Rilke, Alman şair (ö. 1926)

4 Aralık 1881 - Erwin von Witzleben, Nazi Almanyası'nın mareşali (ö. 1944)

4 Aralık 1890 - Fuad Köprülü, Tarihçi ve eski Dışişleri Bakanları'ndan (ö. 1966)

4 Aralık 1892 - Francisco Franco, İspanya'nın faşist diktatörü (ö. 1975)

4 Aralık 1910 - Alex North, Amerikalı besteci (film müzikleri ile tanınmış) (ö. 1991)

4 Aralık 1913 - Claude Renoir, Fransız görüntü yönetmeni (ressam Pierre Auguste Renoir'ın torunu) (ö. 1993)

4 Aralık 1920 - Abdullah Yüce, Türk sanat müziği sanatçısı (ö. 1995)

4 Aralık 1921 - Carlos Franqui, Kübalı yazar, şair, gazeteci, devrimci ve siyasetçi (ö. 2010)

4 Aralık 1921 - Deanna Durbin, Kanadalı aktris (ö. 2013)

4 Aralık 1925 - Albert Bandura, Kanadalı psikolog.

4 Aralık 1927 - Aptullah Kuran, Akademisyen, yazar ve Boğaziçi Üniversitesi kurucusu (ö. 2002)

4 Aralık 1929 - Şakir Eczacıbaşı, İş adamı ve fotoğrafçı (ö. 2010)

4 Aralık 1931 - Ken Bates, İngiliz iş adamı ve futbol yatırımcısı

4 Aralık 1932 - François Deguelt, Fransız şarkıcı (ö. 2014)

4 Aralık 1949 - Jeff Bridges, Amerikalı sinema oyuncusu ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi.

4 Aralık 1962 - Alexander Litvinenko, Rus casus (ö. 2006)

4 Aralık 1964 - Sertab Erener, Türk pop müziği şarkıcısı, söz yazarı ve besteci.

4 Aralık 1964 - Marisa Tomei, Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusu

4 Aralık 1969 - Jay-Z, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.

4 Aralık 1973 - Tyra Banks, Amerikalı manken.

4 Aralık 1977 - Çağlar Çorumlu, Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu.

4 Aralık 1977 - Ertan Saban, Türk kökenli Makedon oyuncu.

4 Aralık 1977 - Lyubov Sokolova Kılıç, Rus voleybolcu.

4 Aralık 1992 - Kim Seok-Jin, Güney Koreli şarkıcı ve söz yazarı.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

4 Aralık 1131 - Ömer Hayyam, İranlı matematikçi, astronom, şair ve filozof (d. 1048)

4 Aralık 1609 - Alexander Hume, İskoç şair (d. 1560)

4 Aralık 1679 - Thomas Hobbes, İngiliz felsefeci (d. 1588)

4 Aralık 1680 - Thomas Bartholin, Danimarkalı hekim, ilahiyatçı ve matematikçi (d. 1616)

4 Aralık 1798 - Luigi Galvani, İtalyan fizikçi (d. 1737)

4 Aralık 1932 - Samih Yalnızgil, Şair, dil bilimci ve siyasetçi (Türk Dil Kurumu’nun ilk başkanı) (d. 1875)

4 Aralık 1948 - Rakım Elkutlu, Bestekâr (d. 1869)

4 Aralık 1952 - Karen Horney, Amerikalı psikanalist (d. 1885)

4 Aralık 1957 - Naciye Sultan (Killigil), Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecit'in torunu ve Şehzade Süleyman Efendi'nin kızı (d. 1898)

4 Aralık 1967 - Salih Murat Uzdilek, Türk fizikçi

4 Aralık 1975 - Hannah Arendt, Alman filozof (d. 1906)

4 Aralık 1976 - Benjamin Britten, İngiliz piyanist (d. 1913)

4 Aralık 1987 - Rouben Mamoulian, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1897)

4 Aralık 1992 - Perihan Tedü, Tiyatro oyuncusu (d. 1927)

4 Aralık 1993 - Frank Zappa, Amerikalı müzisyen (d. 1940)

4 Aralık 2004 - Mahmut Atalay, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu güreşçi (d. 1934)

4 Aralık 2009 - Eddie Fatu, Amerikalı güreşçi (d. 1973)

4 Aralık 2011 - Sócrates, Brezilyalı futbolcu (d. 1954)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cuma.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?