Oku güzel kardeşim oku

Birkaç gün önce bir ileti düştü mail adresime…

Hiç tanımadığım…

Şimdiye dek hakkında hiçbir bilgim olmayan birinden geliyordu…

Önce hemen silmek geçti aklımdan…

Hani cep telefonunuza, tanımadığınız bir arayıcının numarası düştüğünde açmazsınız ya…

İşte onun gibi bir duyguydu benimki de…

Tam sil tuşuna basarken ilk satırlar takılınca gözüme…

Peşin hüküm vermekten vazgeçtim…

Satırlar bir birini kovaladı… Okudukça satırlardaki samimi ve insani duygular içimi ısıtmaya başladı…

İnsanca yaşamak isteyen herkesi ilgilendiren çok önemli bir konuyu, halk ağzıyla, halkın anlayacağı dille yazabilmek herkesin harcı değildi…

…Ve bu güzel yazıyı ve bilgileri sizlerle paylaşmak benim için farz olmuştu artık…

Buyurun keyfini çıkararak okuyun…

***

Günaydın!..   Cehaletin ne olduğunun basit hali… Beyninde "korteks" adında bir godamanı beslediğini biliyor musun?..   Ve yine beyninin içinde, o büyük patrona getir götür işleri yapan "nöron" isminde milyonlarca nakliyeci (hamal) işçin olduğunu?   Korteksi’nin, Hulusi Kentmen tadında bir işveren olması için de; ona gerekli malzemeyi taşıyacak, Halit Akçatepe kıvamında nöronlara sahip olman gerektiğini?   Nöronlarının bu nakliye eylemini gerçekleştirmek için tek gereksinim duyduğu enerji kaynağının sadece "bilgi" olduğunu?   Anlayacağın benim güzel kardeşim; sen bilgiye ulaştıkça nöronların da canlanıp coşuyor... .   Haliyle ne kadar çok sayıda enerjik nöronun olursa o kadar zıpkın bir korteksin oluyor...   Peki bu "korteks" denilen zımbırtı yaşaman için şart mıdır? Sırf nefes almaksa yaşama anlayışın, şart değildir...   Parazit gibi, yani ot gibi yaşamak istiyorsan bu şart değildir.   Peki, nöronlarını " eğitim"le beslemezsen ne gelir başına bunu biliyor musun?   Nöronların aç kaldıkça hayatta kalman ve yaşamaya devam etmen için beyninin "amigdala" bölgesi devreye girer...   Yani hayvani içgüdülerini kontrol eden karanlık bölge...   Sahneyi devralan bu "amigdala" bölgen; kalkıp da sana "oku, araştır, aşık ol, şiir yaz, eğlen, tatil yap, güzel bir Kore filmi ? izle, balkonundaki saksıda çiçek, biber yetiştir hayvanları sev" filan demez...   Bilakis; "yaşamını tehdit eden her şeyi yok et, seninle aynı kümeyi paylaşmayan her canlıyı imha et" diye dikte eder...   Eğer kendini eğiterek "Korteks" bölgeni geliştirmezsen; işte bu "amigdala" bölgen darbe yapıp yönetimi ele geçirir ve sen de cehaletinin verdiği cesaretle; sığ tartışmaların gölgesinde, kendini bir kümeye dahil edip, seninle aynı safta saf tutmayan her canlıyı yaşaman için tehdit kabul edersin...   Teröristlerin kafası da budur, partizanların kafası budur, holiganların kafası da budur, köktendincilerin de kafası budur, satanistlerin de kafası budur...   Haliyle ne hacı hocalar çözer bu kördüğümü, ne de papazlar hahamlar...   Ne tütsü yakarak dağıtabilirsin bu lağım kokusunu, ne de parfüm sıkarak...   Bu kaosun tek çıkış yolu:

EĞİTİM VE OKUMAK… OKUMAK… OKUMAK...   Oku okuuuuu güzel kardeşim…     

Cahil Kardeşiniz.. Hayrettin Ertekin

Fikret Kalmuk / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdurrahim Çokgüngör - Evet çok faydalı bir yorum. İnsanı diğer bütün yaratıklardan ayrına en önemli özelliğin beyin ve onun fonksiyonları olduğu hakikati. Bir manada insanı insan yapan niteliğin de beynin çalışmasına bağlı olduğudur. Yani böyle bir fonksiyona ve faaliyet yeteneğine sahip beynin her insana biyolojik veraset yoluyla değil de bütün kainatı yaratan üstün bir ilim sahibi kudretin bir amaca hizmet etmesi için verildiği hakikatini akla getiriyor. Yazıda dikkatimi çeken en önemli husus eğitimin gerekliliği ve insanda oynadığı tayin edici özelliğidir. Kısaca insanı insan yapanın eğitimin olduğu. Eğitim insanı insan eder aksi halde eğitimsizlik ile vahşileşerek hayvanlaşır. Yazıyı okuyunca dinin ilk emrinin de niçin oku olduğu anlaşılıyor. Tabi buradaki okuma iki türlüdür. Bir kitabı eseri okuma, diğeri ise ilim ürünü kanunlar ve kurallar ve programlar manzumesi kainat kitabını okumadır. Peki üstün zeka yani kudret sahibinin bunda maksadı nedir. Kur’anda sık sık tekrar edilen, “akıl etmez misiniz, öğrenmez misiniz, bilmez misiniz” vurgusu. Yani eğitim insanı ilim ve bilgi sahibi yapması ile ona verilen gaye ve vazife için çalıştırılmış oluyor. Böylece ilim sahibi olunduğunda görmeden Yaradın’ı tanımak ve bilmek istenmiştir. Öyle olunca ne oluyor? Kainattaki İlahi saltanatı tasdik ve güzelliklerini hayretle gözlemlemektir. Sonra ise insanın ala-yı illiyine çıkaracak aşama başlıyor. Aslında ilim bir manada bilinen ve bilinmeyen alemin kesiştiği pak vicdanla iş başlıyor. Onun kalbe verdiği hislerin, fikirlerin doğrulanması işi ise akla havale edilir. Tasdik makamı odur. Onun için beyin insanı eğitimle ilim sahibi yaparak gayb olan yani bilinmeyen ve meçhul olanı bulduruyor. Sonsuz güzellikler resmi geçidi başlıyor. Sayfgalı sayfasız kitapları okuyalım. Ebedi aleme gidiş bileti budur. Oyum seninle Fikret Bey.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 02:50


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?