İmamoğlu'na yönelik suikast alarmı: Koruma sayısı artırıldı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

CIA ve MİT hangi istihbarat örgütünün daha iyi olduğu konusunda bahse girmişler. Kurallar belirlenmiş. Ormana bi zürafa salınacak, saklanması için iki gün süre verilecek , bu sürenin sonunda zürafayı en kısa sürede bulup yakalayan taraf bahsi kazanmış olacakmış.

Her şey hazırlanmış, zürafa ormana bırakılmış.

İki gün sonra önce CIA ajanları zürafayı aramaya başlamış. Uydu fotoğrafları, termal kameralar, ormandaki ajanlar vs. vs. derken iki saat içinde zürafa elleri kolları bağlı, paketlenerek getirilmiş.

Sıra MİT'e gelmiş. Zürafa tekrar ormana bırakılmış, saklanması için iki gün süre verilmiş. İki gün sonra MİT ajanları zürafayı aramaya başlamışlar. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, beş saat geçmiş, ormandan ses yok. Bir gün olmuş, ses yok. İkinci günün sonunda karga tulumba vaziyette ağzı gözü patlamış, kafası kolu kırılmış, her tarafı mosmor bir fili jürinin karşısına getirmiş MİT ajanları.

-“İşte zürafayı yakaladık” demişler.

Jüri şaşırmış:

-“Bunun neresi zürafa yahu, basbayağı fil bu!” demişler.

Fil bunu duyar duymaz ağlamaya başlamış ve şöyle demiş:

-“Abilerim, ne alakası var, ne fili? Anam avradım olsun ki zürafayım ben!"

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"İki şey sonsuzdur: Evren ve insan aptallığı ve evrenden emin değilim.” demiş Albert Einstein...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Kuru fasulyeyi haşlarken su kaynamaya başladığında içine yarım limon sıkın. Limon suyu fasulyenin dağılmasını ve diri kalmasını sağlar."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır."

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İmamoğlu'na yönelik suikast alarmı: Koruma sayısı artırıldı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik suikast emri verilen IŞİD militanlarının yakalandığını duyuran Odatv, 23 Kasım'da Ekrem İmamoğlu’nun koruma polislerine, "Artık daha dikkatli ve duyarlı olun" denildiğini belirtti.

Odatv'de yer alan haberde, "İçişleri Bakanlığı ve Valilikle koordine olunarak güvenlik çemberi yeniden ele alındı, tüm güvenlik kurumları uyarıldı. İstanbul Valiliği emriyle Ekrem İmamoğlu’nun koruma sayısı artırıldı" ifadelerine yer verildi.

BirGün'ün ulaştığı İBB kaynakları, suikast hazırlığını doğrularken söz konusu IŞİD militanlarının yakalandığına dair bir bilginin kendilerine ulaşmadığını söyledi.

Halk TV Haber Koordinatörü Bengü Şap da, canlı yayında Ekrem İmamoğlu'na suikast alarmı verildiğini ve İmamoğlu'nun koruma çemberinin genişletildiğini ancak militanların henüz yakalanmadığını ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaynaklarından olayı doğrulayan Bengü Şap, İmamoğlu'nun koruma çemberinin genişletildiğini ve korumaların teyakkuzda olduğunu ifade etti.

Bengü Şap, olayı henüz İçişleri Bakanlığı'na doğrulatamadığını ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaynaklarına doğrulattığını ifade etti.

Gazeteci İsmail Saymaz, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast ihbarı ile ilgili İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile yaptığı görüşmeyi Halk TV'de Gürkan Hacır'ın sunduğu Şimdiki Zaman Siyaset programında anlattı. İsmail Saymaz İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle yaptığı görüşmenin detaylarını paylaştı.

Saymaz, “İstihbari duyum alındığını söyledi. Uyarı yapıldığını söyledi. Ani bir şey değil. Genel bir duyum olarak ilettiler” dedi.

Korona haberlerine gelince:

İçişleri'nden 'sokağa çıkma kısıtlaması' genelgesi

İçişleri Bakanlığınca 81 ilin valiliğine "Sokağa Çıkma Kısıtlamaları" konulu genelge gönderildi.

Kabine toplantısının ardından AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yeni 'kısıtlama'lara ilişkin gönderilen genelgede bugünden (1 Aralık Salı) itibaren uygulanacak kısıtlamalar şöyle

►Yeni bir karar alınıncaya kadar hafta içi 21.00-05.00 arası, hafta sonu cuma 21.00'den pazartesi 05.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

►Yeni önlemler kapsamındaki ilk sokağa çıkma kısıtlaması bugün 21.00’de başlayıp çarşamba sabah 05.00’te bitecek.

►Kısıtlamanın olduğu cumartesi ve pazar günleri market, bakkal, kasap ve kuruyemişçiler 10.00-17.00 arasında faaliyet gösterebilecek.

►Kısıtlama kapsamında hafta içi ve hafta sonu ekmek üretilen fırın/unlu mamul ruhsatlı iş yerleriyle bu iş yerlerinin ekmek satan bayileri açık olacak.

►Lokanta ve restoranlar cumartesi ve pazar günleri 10.00-20.00 arasında sadece paket servis şeklinde hizmet verebilecek.

►Sokağa çıkma kısıtlamasına uyulabilmesi için istisna dışındaki tüm iş yerleri hafta içi 20.00’de kapanacak.

►Sokağa çıkma kısıtlaması getirilen süre ve günlerde 65 yaş ve üzerindekilerin temel ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek Birimleri aracılığıyla karşılanacak

►Zorunlu haller dışında şehirlerarası seyahatler toplu ulaşım araçlarıyla yapılabilecek.

►Kısıtlama olan gün ve saatlerde zorunlu hallerde özel araçla şehirlerarası seyahat izne tabi olacak

KISITLAMALARDAN KİMLER MUAF OLACAK?

Genelgede, Covid-19 tedbirleri doğrultusunda sokağa çıkma kısıtlamasından muaf sayılacak kişiler de tek tek sıralandı.

► TBMM üyeleri ve çalışanları, Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (özel güvenlik görevlileri dâhil), Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, PTT vb.), buralarda çalışanlar ile ibadethanelerdeki din görevlileri,

►Acil Çağrı Merkezleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri, Göç İdaresi, Kızılay, AFAD ve afet kapsamındaki faaliyetlerde görevli olanlar ve gönüllü olarak görev verilenler,

►Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri ile buralarda çalışanlar, hekimler ve veteriner hekimler,

►Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay’a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil), İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar,

►Üretim ve imalat tesisleri ile inşaat faaliyetleri ve bu yerlerde çalışanlar, Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, sulanması, işlenmesi, ilaçlanması, hasadı, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar, Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dâhil) ve lojistiğini yapan firmalar ve bunların çalışanları, Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar,

►Oteller ve konaklama yerleri ile buralarda çalışanlar, Hayvan barınakları, hayvan çiftlikleri ve hayvan bakım merkezleri ile bu yerlerin görevlileri ve gönüllü çalışanları, 30.04.2020 tarih ve 7486 sayılı Genelgemizle oluşturulan Hayvan Besleme Grubu üyeleri ile sokak hayvanlarını besleyecek olanlar, İkametinin önü ile sınırlı olmak kaydıyla evcil hayvanlarının zorunlu ihtiyacını karşılamak üzere dışarı çıkanlar,

►Gazete, dergi, radyo ve televizyon kuruluşları, gazete basım matbaaları, bu yerlerde çalışanlar ile gazete dağıtıcıları, 16. Akaryakıt istasyonları, lastik tamircileri ve buralarda çalışanlar, Sebze/meyve ve su ürünleri toptancı halleri ile buralarda çalışanlar,

►Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı işyerleri, üretilen ekmeğin dağıtımında görevli olan araçlar ile buralarda çalışanlar, Cenaze defin işlemlerinde görevli olanlar (din görevlileri, hastane ve belediye görevlileri vb.) ile birinci derece yakınlarının cenazelerine katılacak olanlar, Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet gösteren büyük tesis ve işletmeler (rafineri ve petrokimya tesisleri ile termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi) ile bu yerlerde çalışanlar,

►Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken iletim ve altyapı sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar ile servis hizmeti vermek üzere görevde olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları,

►Kargo, su, gazete ve mutfak tüpü dağıtım şirketleri ve çalışanları, Mahalli idarelerin toplu taşıma, temizlik, katı atık, su ve kanalizasyon, karla mücadele, ilaçlama, itfaiye ve mezarlık hizmetlerini yürütmek üzere çalışacak personeli,

►Şehir içi toplu ulaşım araçlarının (metrobüs, metro, otobüs, dolmuş, taksi vb.) sürücü ve görevlileri, Yurt, pansiyon, şantiye vb. toplu yerlerde kalanların gereksinim duyacağı temel ihtiyaçların karşılanmasında görevli olanlar, İş sağlığı ve güvenliği ile iş yerlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla iş yerlerinde bulunması gerekli olan çalışanlar (iş yeri hekimi, güvenlik görevlisi, bekçi vb.),

►Otizm, ağır mental retardasyon, down sendromu gibi ‘Özel Gereksinimi' olanlar ile bunların veli/vasi veya refakatçileri, Mahkeme kararı çerçevesinde çocukları ile şahsi münasebet tesis edecekler (mahkeme kararını ibraz etmeleri şartı ile), Seyircisiz oynanabilecek profesyonel spor müsabakalarındaki sporcu, yönetici ve diğer görevliler,

►Çalışanları inşaat alanında bulunan şantiyede konaklayarak yapımı devam eden büyük inşaatlar ile buralarda çalışanlar (Bu madde kapsamında inşaat ve konaklama aynı şantiye alanı içinde ise izin verilir, başka bir yerden çalışanların gelmesine ve şantiyede kalanların başka bir yere gitmelerine izin verilmez. Çalışma sadece inşaat alanı ile sınırlıdır.),

►Bankalar başta olmak üzere yurt çapında yaygın hizmet ağı olan kurum, kuruluş ve işletmelerin bilgi işlem merkezleri ile çalışanları (asgari sayıda olmak kaydıyla),

►ÖSYM tarafından ilan edilen ve diğer merkezi sınavlara katılacağını belgeleyenler (bu kişilerin yanlarında bulunan eş, kardeş, anne veya babadan bir refakatçi) ile sınav görevlileri,

►İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurullarınca izin verilen, şehirlerarası karayolları kenarında bulunan dinleme tesislerinde yer alan yeme-içme yerleri ve buralarda çalışanlar, Yaklaşan yılsonu işlemleri nedeniyle serbest muhasebeci, mali müşavir, yeminli mali müşavirler ve bu meslek mensuplarıyla birlikte çalışanlar.

MHP'li Milletvekili Kaşıkçı'nın koronavirüs testi pozitif çıktı

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, yeni tip koronavirüs (Covid-19) testinin pozitif çıktığını duyurdu. Kaşıkçı, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, bugün Covid-19 testi yaptırdığını belirtti.

Test sonucunun pozitif çıktığını kaydeden Kaşıkçı, şu ifadeleri kullandı:

"Genel sağlık durumum gayet iyi. Herhangi bir semptom görünmüyor. Doktorlarımızın tavsiyesiyle bu süreci evde atlatacağız inşallah. Tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum."

Kovid-19'lu obez kişilerin ölüm riski yüksek

Wiley Online Yayın Platformu'nda yayımlanan ve 75 çalışmanın yer aldığı meta analizde, Kovid-19'lu yüksek kiloda ve obeziteli hastaların hastaneye yatışlarında ve yoğun bakımda tedavi ihtiyaçlarındaki artışlarda ilişki olduğu gözlemlenirken, normal kilodaki hastalara göre ölüm riskinin yüksek olduğuna da işaret edildi.

"Obez ve Kovid-19'lu Bireyler: Epidemiyoloji ve Biyolojik İlişkiler Üzerine Küresel Bir Perspektif" başlıklı meta analiz için Çin, Fransa, İtalya, İngiltere ve ABD'nin aralarında bulunduğu 10'un üzerinde ülkeden çalışmalar tarandı. Analizdeki 399 bin 461 tanı almış hastanın yüzde 55'ini erkek, yüzde 45'ini kadınlar oluşturdu.

Aralık 2019-Temmuz 2020 dönemindeki çalışmaları kapsayan meta analizde, yüksek kiloda ve obeziteli Kovid-19 hastalarının, normal kiloda olan hastalara göre Kovid-19 pozitifliğinde yüzde 46'lık, hastaneye yatışta yüzde 113'lük, ölüm sonlanımında yüzde 48'lik artış gösterdiği ortaya konuldu.

Avrupa Obezite Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Volkan Yumuk, çalışmanın sonuçlarını değerlendirirken, kronik bir hastalık olan obezitenin Kovid-19 karşısında ne kadar büyük bir risk oluşturduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Kovid-19 nedeniyle obezite riskinin de giderek artığına dikkati çeken Yumuk, bu konuda bilinç ve farkındalık yaratılması konusunun her geçen gün daha fazla önem kazandığına işaret ederek, şu uyarılarda bulundu:

"Pandemi devam ettiği sürece de bu risk devam edecek. Bu nedenle fazla kilolu veya obeziteli bireylerin içinde bulunduğumuz dönemde tedavilerini sürdürmeleri ve doktorlarıyla sürekli temas halinde olmaları ciddi önem taşıyor. Obezite 21. yüzyıl pandemisidir ve Kovid-19 öncesi de ciddi bir halk sağlığı problemiydi, ancak bu dönemin de getirdiği olumsuz etkilerle eğer önlem almazsak obezitenin yayılma hızı daha da artacak."

Pandemi sürecinde insanların evde kaldıkça daha fazla yemeğe yöneldiğini anlatan Yumuk, "Fazla kilolu ve obeziteli bireyler bu süreçte psikolojik destek ve kilo kaybı tedavilerine ara verebiliyor, bu da kilo alımı ve metabolik hastalık risklerini arttırıyor. Pandemi sürecinde evde kalma süresinde yaşanan artış, psikolojik faktörlerle fazla kalori alımı ve hareketsizlik toplum genelinde kilo artışına sebep oldu. Bu da özellikle diyabet ve tansiyon hastalarında olası bir koronavirüsü enfeksiyonunda hastalığın ağır geçirilme riskini artırabiliyor." diye konuştu.

Yumuk, obezite hastalığının önlenmesi, tanı ve tedavisinde uzman bir ekibin birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirerek, "Hekim, diyetisyen, psikolog, egzersiz uzmanı, hemşire olmak üzere tüm disiplinleri içinde barındırmalı. Bu nedenle Türkiye'de sayısı 13'e ulaşan obezite merkezleri büyük önem taşıyor." dedi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, Kovid-19'lu obeziteli hastaları inceleyen meta analizi şöyle değerlendirdi:

"Kilolu kişinin diyabet, hipertansiyon, safra taşları, akciğer problemleri, uyku apnesi sendromu gibi birtakım sorunları oluyor. Bu sorunlar nedeniyle obez kişinin diğer kişilere göre 3-4 kat daha fazla problemli bir hastalık süreci oluyor. Yoğun bakıma ihtiyaç duyulduğunda bu kişilerde, yoğun bakım sürecinde yapay solunum cihazına bağlanması veya oksijenizasyonu daha iyi yapması için birtakım manevraların yapılması daha zor oluyor. Dolayısıyla bu kişilerin entübasyon ihtimalleri daha çabuk oluyor. Meta analizde de görüldüğü üzere diğer kişilere göre, hastane yatış ve mortalite oranları çok yüksek, neredeyse yüzde 100'e yakın hastane yatış fazlalığı var. Bu, sadece obezite değil, eşlik eden hastalıklardan da kaynaklanıyor."

Türkiye'de de durumun farklı olmadığına değinen Tükek, yapılan çalışmaya göre diyabet, hipertansiyon, KOAH gibi hastalıklarla birlikte obezitenin de en fazla hastaneye yatış ve ölüm nedenlerinden biri olduğunu belirterek, "Çalışmamızda obezitenin yüzde 6 oranında etkilemesi görülüyor ilave mortaliteyi artırdığı yönünde. Diyabeti de katarsak bu oran yükseliyor." dedi.

Tükek, obez kişilerin egzersiz yapması, sağlıklı beslenmesi gerektiğine işaret ederek, evde kalmak, dışarıya çıkışın zorlaşması, Kovid-19 korkusunun, spor yapma konusunda isteksiz olan bu kişilerde kilo artışının devam etmesine neden olduğunu anlattı.

Obez kişilere önem vermek gerektiğini dile getiren Tükek, "Bir kişinin 5 kilogram kaybetmesi, diyabet gelişme olasılığını yüzde 50'ye yakın azaltıyor, tansiyonu regüle etme şansı yükseliyor. Bu tip hastalıkları, obezite döneminden başlayarak ortadan kaldırırsak, diyabet, hipertansiyon, KOAH gibi birçok hastalığı önleme şansımız var." diye konuştu.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Şairi” olarak 26 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız ve Orhan Şaik Gökyay’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Orhan Şaik Gökyay, 16 Temmuz 1902 tarihinde babasının edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı Kastamonu İnebolu'da dünyaya geldi. 93 Harbi’nden sonra Filibe’den Anadolu’ya göç eden bir ailenin yedi çocuğundan birisidir. Babası Mehmet Cevdet Efendi, annesi Şefika Hanım’dır. Asıl adı Hüseyin Vehbi’dir. Rıza Nur’un Millî Eğitim Bakanlığı döneminde yayımlanan "Her öğrencinin bir Türk adı alması"yla ilgili genelge uyarınca adını "Orhan" olarak değiştirmiştir. Balıkesir’de bulunduğu sırada da Şaik’i ilâve etmiştir. Nüfus kaydında adı Hüseyin Vehbi Şaik Gökyay olarak geçmektedir. Gökyay’ın, ilk öğrenimini gördüğü Kastamonu’da çocukluğu kendi tabiriyle “bir inanç ve şiir dünyasında” geçmiştir. Babasının devam ettiği Şeyh Merdan Efendi Tekkesi’nin onun dinî eğitiminde önemli bir yeri vardır. Kastamonu’da başladığı orta öğrenimini ağabeyinin öğretmen olarak bulunduğu Aydın’da sürdürdü. Daha sonra döndüğü Kastamonu’da idâdînin dokuzuncu sınıfında okurken, ailesinin maddi sıkıntıya düşmesi sebebiyle öğrenimine ara verdi. Kâtip olarak özel idarede çalışmaya başladıktan sonra edebiyatla ilgilendi.

Onun halk diline ve edebiyatına ilgisi, halk gelenek ve görenekleriyle içli dışlı yaşadığı bu yıllarda uyanmaya başladı. Edebiyat hocası İsmail Habip’in (Sevük) teşvikiyle yazdığı ilk şiirleri Kastamonu'da çıkmakta olan "Açıksöz" gazetesinde 1922 yılında yayımlandı. “Annemin Mezarında” başlığını taşıyan bu şiiri, kardeşi Kenan’a atfetmişti. İzmir’in işgaline duyduğu üzüntü ile yazdığı “İzmir Rüyası” adlı ikinci şiirini edebiyat öğretmeni Vasfi Bey’e ithaf etti. Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul’dan Ankara’ya geçen pek çok kişinin yol üzerinde uğradığı bir yer olan Kastamonu’dan geçtiği sırada ünlü şair Mehmet Akif ile de görüşme fırsatı bulmuş, ilk şiirlerini ona göstermiş ve beğenisini kazanmıştır.

Aynı yıl öğrenimini tamamlamak üzere Ankara'ya gitti. Ankara Darülmuallimîni'nin (Öğretmen Okulu) son sınıfına kaydoldu. Ankara Darülmuallimîni'ni "çok iyi derece" ile bitirdikten sonra 1923 yılından itibaren Piraziz, Samsun ve Balıkesir'de öğretmenlik yaptı. Balıkesir'de görev yaptığı sırada şair Edremitli Ruhi Naci’nin (Sağdıç) desteğiyle "Çağlayan" isminde bir edebiyat dergisi çıkardı ve takma isimle yazı ve şiirlerini yayımladı. 1924-1926 yılları arasında çıkan 15 günlük bu dergide Mehmet Akif, Tokadizade Şekip ve Hasan Basri (Çantay) gibi devrin önemli şair ve yazarlarının da eserlerini yayınladı.

1927 tarihinde önce Kastamonu İdadisi’nin son sınıfına kaydolarak bu okuldan kaydoldu, ardından hem İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi’ne, hem Yüksek Öğretmen Okulu’na kaydoldu ve öğrenimini her iki okulda birden sürdürdü. Edebiyat fakültesinde hocası Fuat Köprülü'den etkilendi. Almancasını ilerletti. Bu yıllarda Köprülü’nün tavsiyesiyle kendilerine Türkçe dersi verdiği Theodor Menzel, Franz Taeschner, Paul Wittek ve Herbert Duda gibi Türkologlar’la münasebetlerini daha sonra da devam ettirdi. Wittek ve Duda ile olan ilişkileri bir hayat boyu sürecek dostluğa dönüştü. İlmî formasyonunun teşekkülünde bilhassa Wittek’in önemli rolü olmuştur. Yüksek öğrenimini 1930’da tamamladıktan sonra tekrar öğretmenliğe başladı. Kastamonu, Malatya, Edirne, Ankara, Eskişehir ve Bursa'da edebiyat öğretmenliği yaptı. "Bu Vatan Kimin" şiirini Bursa'da iken yazdı. Edirne'de görev yaptığı sırada kendisi gibi öğretmenlik yapan Ferhunde Sarıoğlu ile evlendi. Çiftin çocukları olmadı.

1938 yılında "Dede Korkut Hikâyeleri"ni yayınladı. Bu eser ile “Dede Korkut’un torunu” ünvanını aldı. Öğretmenlik yaşamına 1939’dan itibaren Ankara’da, yeni kurulan Musiki Muallim Mektebi’nde (Ankara Devlet Konservatuvarı) öğretmen ve müdür olarak devam etti. Bestesini Necil Kazım Akses ile Ulvi Cemal Erkin'in müştereken yaptıkları Konservatuvar Marşı’nın güftesini yazdı. En önemli araştırmalarından birisi olan “Kabusname” ilk defa 1944’te yayımlandı. Bu kitap, Emir Unsurü'I-Meali Keykavus'un 1082 yılında, oğlu Giylanşah için "Nasihat-name" türünde yazılmış bir eserdir.

1944 yılında konservatuvar müdürü iken okul arkadaşı Nihal Atsız’ı evinde misafir etmesi üzerine “Irkçılık-Turancılık davası" nedeniyle görevine son verildi, tutuklanarak İstanbul’a gönderildi, işkence gördü. Onbir ay süren tutukluluk ve yargılanma sürecinin ardından beraat etti ve öğretmenlik mesleğine geri iade edildi. Galatasaray Lisesi’nde öğretmenlik (1947-1951), Londra kültür ateşeliği ve öğrenci müfettişliği (1951-1954), İstanbul (Çapa) Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik (1954-1959) görevlerinde bulundu.

1957’de “Katip Çelebi Hayatı, Şahsiyeti, Eserleri” adlı kitabını yayımlayan Gökyay, büyük önem verdiği Katip Çelebi’nin eserleri üzerinde çalışmalarını onun "Tuhfetü'l-Kibar fi Esfari'l-Bihar" ile "Mizanü'l-Hakk fi ihtiyari'l-Ahakk" adlı eserlerini çağdaş Türkçe ile yayınlayarak sürdürdü.

1959-1962 yılları arasında Londra’da bir okulda Türk dili ve edebiyatı okutmanı olarak çalıştı. 1962'de Türkiye'ye döndükten sonra Çapa Eğitim Enstitüsü'ndeki görevine tekrar başladı. 1967 yılında yaş haddinden emekli oldu. Gökyay, emekli olduktan sonra da eğitimcilikten kopmadı. Son yıllarında hâtıralarını yazmayı düşünüyordu. Ancak hastalığı bu çalışmayı engellediğinden hayatının ilk yıllarıyla ilgili çok az bir kısmını kaleme alabildi. 81 yaşında tekrar mesleğine döndü; eski görev yeri olan Çapa Eğitim Enstitüsü’nde, Marmara ve Mimar Sinan Üniversiteleri'nde ders verdi.

Yetmiş yılık öğretmenlik hayatında binlerce öğrenci yetiştiren Orhan Şaik Gökyay, 2 Aralık 1994 tarihinde vefat etti ve cenazesi ertesi gün Üsküdar'daki Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Hayatı boyunca Türk Dili, Nesil, Türk Folklor Araştırmaları, Çağrı, Oluş, Ülkü, Türk Folkloru, Musiki Mecmuası, Türk Dili, Tarih ve Toplum, gibi dergilerde eleştiriler yayınladı. Eleştirilerini 1982’de “Destursuz Bağa Girenler” adlı bir kitapta topladı. ABD’deki Princeton Üniversitesi, 1984’te iki ciltlik bir eser hazırlayarak ona ilk bilim armağanını sundu. 1988’de Türklük Bilgisi Araştırmaları Dergisi’nin 6. ve 7. sayıları ‘Gökyay' a Armağan’ olarak çıktı. 1989’da İstanbul Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktorluk diploması verdi. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanı ile ödüllendirildi. Değerli kitaplardan oluşan kütüphanesini 1984’te kurulan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Kütüphanesi’ne bağışladı. Prof. Dr. Günay Kut, onun eserlerini “şiirleri, makaleleri, telif kitapları ve çevrileri” olarak dört bölümde inceledi. Bu çalışma, 1989’da yayımlandı. Bestesi Arif Sami Toker’e ait olan ve Türk müziğinin klasikleri arasında sayılan “Çıksam Şu Dağların Yücelerine” şarkısının güftesinin yazarıdır.

Yaşamı boyunca yalnızca beş şiirini Türkçe ve İngilizce olarak 1976’da yayımlamış olan şairin şiirleri ölümünden sonra “Bu Vatan Kimin” adı altında kitaplaştırıldı (1994). 2001 yılından bu yana eşi Ferhunde Gökyay ve öğrencisi Kudret Ünal tarafından “Orhan Şaik Gökyay Şiir Ödülü” verilmektedir. 2002 yılında Rıdvan Çongur ile Nail Tan’ın hazırladığı "‘Bu Vatan Kimin?’ şairi, yazar Orhan Şaik Gökyay” adlı kitap yayımlandı. Doğum yeri olan İnebolu’da ismi bir sokağa verilmiş ve büstü yerleştirilmiştir.

ESERLERİ:

Dede Korkut (İstanbul, 1938)

Dedem Korkut'un Kitabı(İstanbul, 1973)

Katip Çelebi'den Seçmeler (İstanbul, 1968, 1982, 1988)

Destursuz Bağa Girenler (Dergâh yayınları, İstanbul 1982)

Molla Lutfî (Ankara, 1987)

Şiirleri:

Bu Vatan Kimin? (İstanbul, 1994)

Tenkit ve Tanıtma Yazıları:

Dûçent-nâme (İstanbul 1964)

Destursuz Bağa Girenler (İstanbul 1982)

Seçme Makaleler 1: Eski, Yeni ve Ötesi (İstanbul 1995)

Bugünkü Türkçe’ye Çevirip Açıklamalarla Yayımladığı Eserler: 

Orhan Şaik Gökyay, eski kültürümüzü yeni yetişen nesillere aktarabilmek için titiz bir şekilde günümüz Türkçe’sine aktardığı aşağıdaki eserleri bazan metni kadar notlar ilâve ederek yayımlamıştır:

Mercimek Ahmed, Kābusnâme (İstanbul 1944, 1966, 1974); Ahmed Râsim, Eşkâl-i Zaman (İstanbul 1969); Gelibolulu Mustafa Âlî, Hâlâtü’l-Kahire mine’l-âdâti’z-zâhire (Ankara 1984); Gelibolulu Mustafa Âlî, Görgü Toplum Kuralları Üzerinde Ziyafet Sofraları (Mevâidü’n-nefâis fî kavâidi’l-mecâlis) (I-II, İstanbul 1978); Zekeriyyâzâde, Ferah Cerbe Fetihnâmesi (İstanbul 1975; Ankara 1988; eserin Ferah Cerbe Savaşı adıyla bir başka baskısı daha vardır [İstanbul 1980]). “Risâle-i Mimariyye” ile (İsmail Hakkı Uzunçarşılı Armağanı, Ankara 1972, s. 113-215) “II. Sultan Osman’ın Şehadeti” (Atsız Armağanı, İstanbul 1976, s. 187-256) adlı makaleleri de bu tarzda yapılmış kitap hacminde çalışmalardır. Orhan Şaik Gökyay Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sini neşretmek üzere bazı çalışmalar yapmış, eserin teybe okuduğu I. cildinin daktilo nüshası ölümünden sonra yayımlanmıştır. (İstanbul 1996)

Sizlerle en bilinen şiirlerinden birini paylaşarak değerli şairi anmak istiyorum:

BU VATAN KİMİN?

Bu vatan toprağın kara bağrında

Sıradağlar gibi duranlarındır,

Bir tarih boyunca onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir.

Tutuşup kül olan ocaklarından,

Şahlanup kan akan ırmaklarından,

Hudutlarda gaza bayraklarından

Alnına ışıklar vuranlarındır.

Ardına bakmadan yollara düşen

Şimşek olup çakan, sel olup coşan

Huduttan hududa yol bulup koşan,

Cepheden cepheyi soranlarındır.

İleri atılup sellercesine

Göğsünden vurulup tam ercesine,

Bir gül bahçesine girercesine,

Şu kara toprağa girenlerindir.

Tarihin dilinden düşmez bu destan,

Nehirler gazidir, dağlar kahraman,

Her taşı yakut olan bu vatan,

Can verme sırrına erenlerindir.

Gökyay'ım ne desen ziyade değil

Bu sevgi bir kuru ifade değil,

Sencileyin hasmı rüyada değil

Topun namlusundan görenlerindir.

#OrhanŞaikGökyay

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Köleliğin Kaldırılması Günü

"Dünya Köleliğin Kaldırılması Günü" İlk kez 1949 tarihinde BM kararı ile kutlanmaya başlanmıştır. Amaçlarından biri de insan haklarını korumak olan BM, 1948 yılında Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nde köleliğin açıkça bir insan hakları ihlali olduğunu tanımlamıştır. Birleşmiş Milletler (BM), insanlara köleliğin temel insan haklarını ihlal ettiğini hatırlatmak ve modern kölelik biçimleri konusunda farkındalık yaratmak için 2 Aralık’ta çeşitli etkinlikler düzenlemektedir.

Kölelik, dünyada tüm toplumlarda var olmuş ve tarih boyunca farklı biçimler almıştır. Köleliğin tarih boyunca en büyük örneği, 400 yıldan fazla süren ve milyonlarca Afrikalı’nın yakalanıp Amerika’ya ve Karayiplere götürüldüğü Transatlantik Köle Ticaretiydi. Kölelik artık yasadışı olsa da, günümüz dünyasında 40 milyonu aşkın insanın köle olarak yaşadığı tahmin edilmektedir.

Modern çağda ise köleliğin yeni biçimi "zorla çalıştırma" olarak nitelendirilimektedir. Pek çok insanın köleliğin geçmişte kaldığını düşündüğü Avrupa ve Kuzey Amerika’da bile, insan kaçakçılığı ve çocuk işçiliği gibi yeni biçimlerde kölelik devam etmektedir. Özellikle çağdaş kölelikte insanlar, bir tür ceza ve tehdit altında kendi iradeleri dışında zorla çalıştırılmakta ve hatta zorla ticari cinsel sömürü altında tutulmaktadır. Çağdaş kölelik biçimleri arasında en yaygın olanlarından bir tanesi de çocuk işçiliğidir. Zorla veya borç karşılığı fuhuş, pornografi ve yasa dışı faaliyetlerde bulunması için çocuklar kullanılmaktadır. Bazı ülkelerde bulunan örgütler çocukları zorla askere almakta ve ellerine silah vermektedir. Günümüzde yaygın olan kölelik biçimlerinden bir diğeri ise erken yaşta zorla evliliktir. Bu, seçim yapma özgürlükleri olmadan evlenen ve genellikle fiziksel şiddetin eşlik ettiği kölelik hayatına zorlanan kadınlar ve kızları etkilemeye devam etmektedir.

Her tür köleliğin sona erdiği, özgür bir dünya dileği ve umuduyla...

Ülker Dönümü Fırtınası

2-3 Aralık'ta Ülker takımyıldızının Boğa burcundan ayrılması olarak bilinen Ülker Dönümü Fırtınası yaşanmaktadır. Halk takvimine göre birkaç gün sapma payı olmakla birlikte 2-3 Aralık'ta beklenen fırtınadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

2 Aralık 1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.

2 Aralık 1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.

2 Aralık 1848 - Franz Joseph, Avusturya İmparatoru oldu.

2 Aralık 1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.

2 Aralık 1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.

2 Aralık 1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.

2 Aralık 1908 - Çin'de çocuk İmparator Puyi, 2 yaşındayken tahta çıktı.

2 Aralık 1909 - Leo Hendrik Baekeland, ilk yapay plastik "bakalit"in patentini aldı.

2 Aralık 1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye Tepesinden, Bulgar Hastanesine indi.

2 Aralık 1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.

2 Aralık 1918 - Ermenistan, Osmanlı Devletinden bağımsızlığını ilan etti.

2 Aralık 1918 - Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Mehmed Talat Paşa tarafından Edirne'de kuruldu. Türk Ulusal Hareketi yanlısı olan cemiyet, Talat Paşa'nın da üyesi bulunduğu Teşkilât-ı Mahsusa tarafından desteklenmiştir.

2 Aralık 1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.

2 Aralık 1928 - Celâl Sahir Erozan'ın hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.

2 Aralık 1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.

2 Aralık 1942 - Chicago'lu bilim adamları, ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.

2 Aralık 1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler, borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.

2 Aralık 1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.

2 Aralık 1956 - Fidel Castro, Granma yatıyla Küba'ya çıktı.

2 Aralık 1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.

2 Aralık 1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.

2 Aralık 1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon'da açıldı.

2 Aralık 1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon Hükümetinin Başkanı İsmet İnönü, 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği Başbakanlık görevinden istifa etti.

2 Aralık 1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.

2 Aralık 1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.

2 Aralık 1974 - Keban ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralleriyle, Seyitömer Termik Santrali'nin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine, tüm Türkiye'de her gün 1,5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.

2 Aralık 1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yükseköğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.

2 Aralık 1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.

2 Aralık 1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.

2 Aralık 1988 - Benazir Butto, Pakistan Başbakanı olarak yemin etti.

2 Aralık 1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.

2 Aralık 2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002’de Siirt’te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt’teki seçimin yenilenmesine oy birliğiyle karar verdi.

2 Aralık 2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kayıp trilyon davasında kapatılan Refah Partisi'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a, "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen, 2 yıl 4 ay hapis cezasını oy birliğiyle onayladı.

2 Aralık 2015 - Rusya, Irak ve Şam İslam Devleti'nin petrol üretimi sonucu üretilen petrolün Türkiye tarafından satın alındığını açıkladı. Açıklamada ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin de bu ticaretin içinde olduğu da bildirildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

2 Aralık 1710 - Carlo Antonio Bertinazzi, İtalyan aktör ve yazar (ö. 1783)

2 Aralık 1816 - Amedeo Preziosi, Maltalı ressam (ö. 1882)

2 Aralık 1842 - C. W. Alcock, İngiliz futbolcu, futbol hakemi, kriketçi, gazeteci, yazar ve spor yöneticisi (ö. 1907)

2 Aralık 1846 - René Waldeck-Rousseau, Fransız politikacı (ö. 1904)

2 Aralık 1859 - Georges Seurat, Fransız ressam (ö. 1891)

2 Aralık 1876 - Yusuf Akçura, Türk Tarih Kurumu’nun kurucu üyesi ve Türkçülük akımının temsilcilerinden olan yazar ve siyasetçi (ö. 1935)

2 Aralık 1884 - Yahya Kemal Beyatlı, Şair, yazar, siyasetçi ve diplomat (ö. 1958)

2 Aralık 1885 - George Minot, Amerikalı tıp araştırmacısı ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1950)

2 Aralık 1891 - Otto Dix, Alman ressam ve gravürcü (ö. 1969)

2 Aralık 1923 - Maria Callas, Yunan soprano (ö. 1977)

2 Aralık 1944 - İbrahim Rugova, Arnavut siyasetçi (ö. 2006)

2 Aralık 1946 - Gianni Versace, İtalyan moda tasarımcısı ve iş adamı (ö. 1997)

2 Aralık 1946 - Zihni Göktay, Tiyatro ve sinema sanatçısı.

2 Aralık 1954 - Ahmet Uluçay, Yönetmen (ö. 2009)

2 Aralık 1968 - Lucy Liu, Çin asıllı Amerikalı film yapımcısı ve aktris.

2 Aralık 1972 - Gökçe Özyol, Oyuncu.

2 Aralık 1974 - Sermiyan Midyat, Oyuncu, yönetmen ve senarist.

2 Aralık 1978 - Nelly Furtado, Portekiz asıllı Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı.

2 Aralık 1980 - Benjamin Mako Hill, Amerikalı bilişimci, Debian ve Ubuntu projelerinde özgür yazılım geliştiricisi, hacker, aktivist ve yazar.

2 Aralık 1981 - Britney Spears, Amerikalı pop müzik şarkıcısı, dansçı, söz yazarı ve sinema oyuncusu.

2 Aralık 1984 - Natalya Mammadova, Azeri voleybolcu.

2 Aralık 1991 - Charlie Puth, Amerikalı şarkıcı.

2 Aralık 1998 - Juice Wrld, Amerikalı rapçi.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

2 Aralık 1547 - Hernán Cortés, İspanyol denizci ve kâşif (d. 1485)

2 Aralık 1594 - Gerardus Mercator, Belçikalı haritacı ve matematikçi (d. 1512)

2 Aralık 1814 - Marquis de Sade, Fransız romancı (d. 1740)

2 Aralık 1859 - John Brown, Amerikalı kölelik karşıtı isyancı (d. 1800)

2 Aralık 1888 - Namık Kemal, Şair, siyaset ve fikir insanı (d. 1840)

2 Aralık 1918 - Edmond Rostand, Fransız oyun yazarı (d. 1868)

2 Aralık 1980 - Roza Eskenazi, Türk-Yunan şarkıcı. (d. 1895)

2 Aralık 1980 - Romain Gary, Fransız yazar ve siyasetçi (d. 1914)

2 Aralık 1982 - Marty Feldman, İngiliz komedyen, oyuncu ve yazar (d. 1933)

2 Aralık 1985 - Philip Larkin, İngiliz şair ve yazar (d. 1922)

2 Aralık 1990 - Robert Cummings, Amerikalı oyuncu (d. 1908)

2 Aralık 1990 - Aaron Copland, Amerikalı klasik müziğinin öncüsü ve besteci (d. 1900)

2 Aralık 2 Aralık 1993 - Pablo Escobar, Kolombiyalı uyuşturucu imparatoru (d. 1949)

2 Aralık 1994 - Orhan Şaik Gökyay, Edebiyat tarihi ve dil araştırmacısı ve şair (d. 1902)

2 Aralık 1995 - Kemal Sülker, Sendikacı, gazeteci ve araştırmacı yazar (d. 1919)

2 Aralık 2002 - Mehmet Emin Toprak, Oyuncu (d. 1974)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Çarşamba.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdurrahim Çokgüngör - Senelerce magazin dünyasında yaşanan flaş veya skandal veya acip haberleri okumuşumdur. Sonra zamanla derinlemesine inceleyince bunun meşhur olmak veya gündemde kalmaya matuf u propagandaya yönelik asparagas haberleri olduğunu anladım. Zamanla diğer alanlarda da böyle reklam ve prezente amaçlı propagandaya dayalı asparagaslar okudum ve duydum. Maksat menfi yolla da olsa gündemde tutunmak ve reklam yapmaktır. Bu Ekrem ortaya çıktığında onun asparagasları türemeden menşeini araştırdım. Beni malum bir dini gruba ve eski Cumhurbaşkanı Gül’ün CHP’ye tavsiyesine derken bir lider çıkarmak isteyen odakların imalatı olduğunu gösterdi. Genelde ben şaşırmam. Niçin ve sebebine bakarım. Bu adam seçileli beri bir icraatını gören var mı? Ama harikalar aleminin imalatçılarının balonları uçuşuyor. Harika dünyanın kurgucularının hayal oyunlarına şimdi biri daha eklendi. Suikast olacakmış. İyi de niçin DAEŞ ile uğraşan güvenlikçilere ve siyasilere değil de böyle birinin adı geçiyor. Hemen kaynaklara baktım. Tanıdık harikacılar, lafazan, geveze ve propagandist kişi ve odaklar arz-ı endam etti. Ben yemem. Yiyen olursa da niye yedin demem. Ama ülkemin çıkarı söz konusu olduğunda “Büyük Türkiyeci” olarak “Hop hemşerim” derim. Kızartılan bayat ekmeğin küfü zarar verir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 03:19


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?