Yoğun Bakım Derneği'nden uyarı: Herkes bir adım geri çekilsin

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

İki sevgili bir ağacın gölgesinde oturuyorlarmış.

Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldamış:

-"Sevgilim, sana apandisit ameliyatı olduğum yeri göstereyim mi?"

Delikanlı bir anda heyecanlanmış, gözleri parlamış, kalp atışları hızlanmış. Gayet heyecanlı bir ses tonuyla;

-"Göster canım, göster hadi!" demiş.

Kız eliyle uzak bir yeri göstererek;

-"Bak, şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı." demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Kimse, görmek istemeyenler kadar kör değildir." demiş Jonathan Swift.

Bazen görmek istemiyor insan bazı şeyleri.

Yüreğimiz kör olmak istiyor belki de.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Cevizi dalından ve taptaze yemek güzeldir ancak sonrasında ellerimiz yeşil ceviz lekeleri içinde kalır. Bu lekelerden kurtulmak için Ellerinizi 1- 2 dakika sirkeye batırılmış pamuk ile ovun ve sonrasında soğuk su ile ovarak yıkayın. Ellerinizdeki ceviz lekesinden tamamen kurtulmuş olacaksınız."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Uğur böcekleri 60 km/sa hızla uçabilirler."miş.

Bundan sonra "Uç uç böceğim, annen sana terlik, pabuç alacak" derken daha dikkatli olmak gerekiyor demek ki.

Nereye kadar uçacağı belli olmuyor çünkü...

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 Marmaray'da aktarma indirimi TCDD'nin itirazıyla kaldırıldı

İlk olarak 2013 yılında Ayrılıkçeşmesi ile Kazlıçeşme arasında 5 istasyonda yolcu taşımacılığına başlayan Marmaray raylı sistem hattında, ücret tarifeleri UKOME tarafından aktarma ücreti uygulanacak şekilde belirlenmişti. 2019 Yılı Mart Ayı’na kadar aktarma ücreti bu şekilde uygulanmıştı. 2019 yılında Gebze-Halkalı arasında 43 istasyonun tamamının işletmeye alınmasının ardından, bir önceki İBB yönetiminin aldığı UKOME kararıyla, Marmaray Hattı’nın “aktarma almayacağı, aktarma vereceği” karar altına alınmıştı.

Yeni İBB Yönetiminin Şubat 2020’de UKOME’ye sunduğu teklifle, Marmaray’ın yeniden aktarma uygulamasına dahil edilmesi sağlandı. Hat, diğer tüm raylı sistem hatlarının yanında, metrobüs, otobüs ve minibüs hattıyla entegre hale getirildi. Alınan kararla, metrobüsün yoğunluğun bir kısmının Marmaray Hattına kaydığı da tespit edildi.

Ancak, TCDD tarafından açılan dava sonucunda; Temmuz 2020'de UKOME kararında yer alan elektronik bilet ücret düzenlemelerinin Marmaray ile ilgili hükümler içeren kısımlarının yürütmesinin durdurulmasına karar verildi. İBB, Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulundu ve koşulları oluşmayan yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildi. 6 Kasım tarihinde, İstanbul 10. İdare Mahkemesi TCDD'nin açmış olduğu davaya istinaden, “TCDD'ye ağır külfet getireceği ve bu düzenlemenin hangi sebeple yapıldığı somut tespitlere yer verilmediği” gerekçesiyle, yeniden yürütmenin durdurulmasına karar verdi. İBB, bu kararı da Bölge İdare Mahkemesi'ne taşıdı ve hukuki süreç devam ediyor.

İBB Ulaşım Daire Başkanlığı; yolculukların tek biletle sağlanması ve vatandaşların ulaşımının en ekonomik şekilde sağlanması amacıyla, Marmaray hattının aktarma almaya devam etmesi konusunu, 26 Kasım'da UKOME gündemine taşıdı. Ancak yapılan oylama sonucunda, İBB temsilcilerinin dışında kalan merkezi yönetim temsilcilerinin oyu ile Marmaray hattında “aktarma alır” uygulamasının reddine karar verildi.

Yarından itibaren Marmaray'da seyahat eden İstanbullular, ne kadar durak gittiği fark etmeksizin 7,00 TL ücret ödeyecek. Marmaray'dan sonra metro ve otobüs gibi diğer toplu ulaşım araçlarında yapılan yolculuklarda ise aktarma indirimi devam edecek.

Bugün sona erecek “Aktarma alır” uygulamasıyla, Marmaray'a aktarma yapan tam İstanbulkart kullanan bir vatandaş, 3,50 TL metro ücreti ödedikten sonra 3,50 TL daha ücret ödeyerek yolculuğunu Marmaray Hattı'nda ne kadar durak gittiği fark etmeksizin 7,00 TL toplam ücretle tamamlıyor. Seyahat 3,50 TL daha ucuza yapılabiliyor. Marmaray'ın aktarma sistemine dahil edilmesinin hemen ardından 19 Şubat 2020 tarihinde merkezi yönetimin yayınladığı genelge ile UKOME'nin üye sayısında değişiklik yapılarak, İBB'nin çoğunluk oyu elinden alınmıştı. Bu karar da İBB tarafından mahkemeye taşındı.

Korona haberlerine gelince:

Erdoğan yeni corona virüsü yasaklarını açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine toplantısı sona erdi. Erdoğan, toplantı sonrası yaptığı son dakika açıklamasında corona virüsü salgınına karşı alınan yeni tedbirleri duyurdu:

- Hafta içi her gün gece saat 21:00 ile sabah 05:00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacaktır.

- Bu kısıtlama hafta sonları Cuma akşamı 21:00'den pazartesi sabahı saat 05:00'e kadar kesintisiz devam edecektir. Yani cumartesi Pazar artık evlerimizdeyiz.

- Tarım, orman gibi genelgede yer alacak sektörler bu kapsamın dışındadır.

- Market, bakkal, kasap, manav gibi işletmeler ile eve paket hizmeti veren yerler belirlenecek saatler çerçevesinde hafta sonu kısıtlamasının dışındadır. Restoranlar paket servis haricinde hizmet veremeyecektir.

- 65 yaş üstü ve 20 yaş altı toplu taşıma araçlarını kullanamayacak.

- Umumi Hıfzıssıhha Kurulları illerdeki toplu taşıma hizmetlerinde salgının yayılmasına yol açan aksaklıkların tespiti ve giderilmesi amacıyla gereken tedbirleri alacaktır.

- Evlerde gün, mevlit, taziye, yılbaşı gibi etkinlikler yapılamayacaktır.

- Cenaze namazları yakınları dahil 30 kişiyle kılınacak, nikahlar bu sayıyı geçirmeyecektir.

- Hamam, sauna, masaj salonu, yüzme havuzu, lunapark gibi yerler faaliyetlerine ara verecektir.

- Her alışveriş merkezi, semt pazarı için hıfzıssıhha kurulu sayıyı tek tek belirleyecektir. Ayrıca alışveriş merkezlerine girişlerde HES kodlamasına geçilecektir. Kalabalık caddeler ve meydanlara girecek kişi sayısı sınırlanabilecektir.

- Kamu kuruluşlarının mesai saatleri 10.00 ile 16.00 arası uygulanabilecektir.

- 50 kişiden fazla çalışan işyerlerinde, işyeri hekimin öncülüğünde, güvenlik uzmanı ve belirlenen personel tarafından salgın tedbirlerin uygulaması sıkı bir şekilde denetlenecektir. İçişleri Bakanlığımız yayınlayacağı genelgede yer alacak salı akşamından itibaren uygulamada yer alacaktır.

- Yasaklar salı akşamından itibaren uygulanmaya başlanacaktır.

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı duyurdu: Kırmızı alarm verildi

Birçok ilde yoğun bakımlarda yer bulunamadığı konuşulurken, Sağlık Bakanlığı’nın yüzde 71 civarında açıkladığı yoğun bakım doluluk oranları kafa karışıklığına neden oluyordu.

Konuyla ilgili Sözcü’ye açıklamalarda bulunan Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, “Yüzde 70-75 doluluk demek, aslında yüzde 100’ü dolu demektir” dedi.

Yoğun bakım ünitelerinin dolu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İsmail Cinel, şöyle konuştu;

“Tıbbi sağlık hizmetini sunarken, sizin servislerinizde 400 hasta yatıyorsa bunların çoğunluğu zaten yoğun bakıma girecektir. Çünkü Covid’le ilişkili yatanlar olduğu kadar Covid dışı hastalar da var. Hastalığı ağır geçirenler yoğun bakıma giriyor. Orta geçirip hastalığı ilerleyenler de yoğun bakıma giriyor. Covid dışı hastalar için yoğun bakım yataklarının yüzde 20’sinin boş olması lazım. Yoğun bakım gereksinimi olan hastanın yoğun bakıma giriş süresi önemlidir. Servislerden yaklaşık 10 dakikada karar verildikten sonra 15 dakikada yoğun bakım yatağına hastalar çekilebilmelidir. Budur tıbbi kalite. Aslında yoğun bakımlar dolu. Bunu şu örnekle açıklayayım: Bir araba çok hızlı giderken kaza yaptı dediğimiz zaman, siz bu arabanın 180 ile gittiğini düşünebilirsiniz. Arabanın kadranı 300 gösteriyor olabilir. Bu demek değildir ki tam hızla gidiyordu, 300’ü gördü. 180-200’dür zaten maksimumu.”

Covid-19 olmayan hastaların yoğun bakımlarda yaşadığı sıkıntılara değinen Cinel, “Covid olmayan hastaların yoğun bakım ihtiyacını da karşılamak zorundayız. Trafik kazaları, beyin kanamaları, kalp krizleri geçirenler yoğun bakıma ulaşması gereken hasta grubudur. Yoğun bakıma ulaşmaları Covid hastalarının fazlalığı nedeniyle eğer süre açısından gecikiyorsa, ortada bir kırmızı alarm durumu söz konusu. O yüzden herkes bir adım geri çekilsin. Hareketliliği azaltın. Sosyalleşmeyi bir süre askıya alın” diye konuştu.

Covid-19 hastalığının tıbbi tedavisinin yanı sıra organizasyonel tedavisinin önemine vurgu yapan Cinel, “Kısıtlamaların zamanında, etkin bir şekilde alınması bir yana, bu kararlar alındıktan sonra yansımaların 15 gün sonra görüleceği bilinmeli, ona göre davranılmalıdır. Önümüzdeki 10 günü nasıl geçireceğiz bu çok önemli. Ağır hasta sayısı her geçen gün artmaktadır. Vatandaşların kendi sosyal izolasyonlarını gerçekleştirmeleri gerekir. Kısıtlılık varken apartmanda ikinci kattaki kişinin, beşinci kattaki kişinin evine akşam yemeğine gitmesi hiçbir şekilde kabul edilemez bir durum. Hastalık çok yayıldı ve asemptomatik taşıyıcılar, bilmeden bulaştırıyorlar. Kendileri hafif geçirse de başkaları ağır geçirebilir. Yüzde 10-15 kadarı şiddetli geçirerek yoğun bakımlara düşüyor. Ağır hasta sayımız her geçen gün artıyor” dedi.

“Ağır hasta sayısı her geçen gün artıyorsa diken üstünde olduğumuz günleri yaşamamız lazım” uyarısında bulunan Cinel, “Bize bir şey olduğunda, yakınımıza bir şey olduğunda yoğun bakımda yer bulmamız sorun. Normalde 1 saatte yoğun bakıma ulaşılıyorken şimdi 6 saatte ulaşılıyor. Yoğun bakıma ulaşma saatleri altın saatlerdir. Erken müdahale yoğun bakımda hayat kurtarır. Erken müdahale için yoğun bakıma erken girebilmek lazım” ifadelerini kullandı.

Cinel, yoğun bakımlardaki en önemli unsurun sağlık personeli olduğunu belirtti. Yoğun bakım hemşiresinin uzun yıllarda yetiştiğini, tecrübenin çok önemli olduğunu, herhangi bir sağlık personelinin sorumluluk alamayacağını, sadece yetiştirilmiş personelin hizmet verebileceğini kaydederek, tecrübeli personellerin de karantinaya alınmaları nedeniyle her geçen gün sayılarının azaldığını söyledi. Cinel, şöyle devam etti:

“Ünitede 6 kişi görevliyken 3-4 kişi gidiyor. Sağlık personeli de hastalanabiliyor. Onları korusanız bile eşleri çocukları hastalanınca karantinaya giriyorlar. İş gücü kaybı, sağlık personellerinde olmaması gerekiyor. Pandemi çok yayıldığı için sağlık personelindeki iş gücü kaybı, geride kalan sağlık personelinin üzerine yük bindiriyor.

Yetişmiş insan gücü çok önemli. Bu farklı bir şey. Bir cildiye, göz doktoru pandemi süresince farklı yerlerde çalışabilir. Filyasyon ekibinde, servislerde çalışabilir. Ama bu hekimlerin yoğun bakımda çalışıp taşın altına elini koyma şansları yoktur. Yoğun bakım sağlık çalışanlarının üstüne ekstra bir yük getirebilirler. Buradaki hastalara uygulanan tedavide yanlışa yer yoktur. Taşın altına elini koyacak sağlık personelinin vereceği destek maalesef yoğun bakım dışı alanlardır. İstediğiniz kadar yoğun bakım yatağını artırın, elemanı yetiştirme şansınız yok. Bu yüzden yoğun bakımlardaki sorun ancak sahada çözülebilir.”

Yoğun bakımlarda yatak sayısı artırılsa bile kısıtlamalar ile pandemiyle sahada mücadele edilmediği sürece sağlık personelinin üstündeki yükün devam edeceği vurgusunda bulunan Cinel, “Yoğun bakım personelinin üstüne anormal yük binmiş durumda. Bu yük yukarıda bir yerde. Aşağı çekmemiz lazım” dedi.

Cinel, yoğun bakımların büyük bir kısmının şu an için Covid-19 hastalarına ayrıldığını, kalan kısmının ise Covid-19 olmayan yoğun bakım hastalarına ayrıldığını ifade etti. “Covid olmayan yoğun bakım hastasını, Covid hastalarının boşalttığı yoğun bakımlara yatıramazsınız” diyerek, vaka sayılarındaki artışla diğer hastalara yoğun bakımların yetmeme olasılığının çok yüksek olduğunu söyledi.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Yazarı” olarak 11 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Cahide Birgül’ü seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Cahide Birgül, 9 Nisan 1956 tarihinde, Ankara'da doğdu. Tam adı Cahide Birgül Sesveren'dir. İlkokulu Erzurum’da, ortaokul ve liseyi Ankara’da bitirdi. Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Mimarlık Bölümü'nü bitirdi. Mimar olarak devlet kuruluşlarında on beş yıl çalışarak 1999 yılında emekliye ayrıldı. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürdü.

Yazarlığa TRT Ankara Radyosunda “Arkası Yarın” skeçleri ve radyo oyunları ile başladı. Yirmi kadar oyunu oynandı. “Kaplumbağa Sever misiniz?” adlı oyunu Türkiye’yi temsil etmek üzere Avrupanın Sesi radyosuna gönderildi. Kadın Eserleri Kütüphanesinin açtığı ana-kız temalı oyun yarışmasında “Biblolar” Özendirme Ödülü aldı. Daha sonra Tiyatrokarede Nedim Saban’ın gerçekleştirdiği work shop çerçevesinde “Fotoğraflar” adlı çalışması sergilendi. Yazıları Radikal gazetesi ile Pazartesi dergisinde yayımlandı. Radyo oyunları TRT Ankara Radyosunda seslendirildi, TRT İstanbul Televizyonu için metinler yazdı. Emin Bey Pansiyonu adlı oyunu ile 1999 Devlet Tiyatroları Tiyatro Oyunu Yarışmasında üçüncülük ödülünü aldı.

Cahide Birgül, 1 Aralık 2009 tarihinde, 53 yaşındayken, kanser nedeniyle Ankara'da hayata veda etti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cahide Birgül, romanlarında gerilim türüne örnek oluşturacak hikâyeler anlatırken, çok sıradan hayatlar yaşayan, dikkat çekmeyen insanların iç dünyalarına ışık tutmuştur.  “Dostoyevski’nin izinden giden” yazarlar taifesinin parlak bir üyesi olmuştur. Birgül’ün romanlarında sıkça rastlanan unsurlardan biri de, anlatıya kasvetli ve karanlık bir atmosferin hâkim olmasıdır. Birgül romanlarında hava ekseriya bulutlu ve yağmurludur. Tasvir edilen evler ise penceresinden pek güneş ışığı girmeyen, roman kişilerinin kapkara gölgelerinin dolaştığı kasvetli, dehşetengiz yerlerdir. Bununla birlikte -üniversitede aldığı mimarlık eğitiminin etkisinden olsa gerek-, Birgül romanlarında mekânları, olay örgüsüne bağlı olarak çok iyi kullanır. Okurun zihninde hikâyenin/olayların/kişilerin birbirini tamamladığı neredeyse kusursuz bir tablo meydana getirir. Ancak yine de, anlatı esnasında okuyanın zihninde çeşitli imgeler uyandıran Birgül’ün romanlarından ayrılırken okurun belleğinde kalan, -Geceye Uyananlar’daki kamçı gibi özel nesneleri saymazsak- eşyalar veya mekânlar değildir. Onun metinlerinin iz bırakan tarafı okuru o karanlık ve kasvetli dünyalara sokmaktaki, yaşanan bunalımı hissettirmekteki başarısıdır.

ESERLERİ:

Oyunları:

Fotoğraflar

Düşlerin İçinden

Biblolar

Romanları:

Gölgeler Çekildiğinde - Metis Yayınları (1998)

Geceye Uyananlar - Oğlak Yayınları (2000)

Ah Tutku Beni Öldürür müsün? - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (2004)

Eflatun Koza - Everest Yayınları (2008)

Söyleşi:

Aklın Yolu Bindir, Talat Halman Kitabı - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (2003)

Sizlerle "Gölgeler Çekildiğinde" isimli romanından bazı alıntılar paylaşarak değerli yazarı anmak istiyorum:

"Hayatımıza gidenlerle bazı cümleler de sızıyordu içeri. İnsanlar kaldıkça kalıyor, onlar çekip gittiklerinde ise silinip yok oluyorlardı."

"Çaresizlik yaratıcıdır. İnsana umulmadık kapılar açar."

"Kelimelerin bu örtük gücü beni hep şaşırtmıştır."

"Artık biliyorum ki, sadece hayal dünyamızda yarattıklarımızı severiz."

"Güneş sizin topraklarınızda batmışsa, başka bir yerlerde doğduğunu düşünmezsiniz. Gecenin bütün dünyayı kapladığını sanırsınız."

"Güneşin altında kavrulan tozlu bir kasaba meydanı gibiydi hayatlarımız. Açık ve Gölgesiz."

"Mutluluk hiç de uzağımızda değildir. Neden onu bize en yakın yerde aramıyoruz?"

“Av ile avcıyı ayıramıyorsanız işiniz zordur.”

"Ben unutmaya yatkınımdır. Çok akıllıca olduğunu iddia etmiyorum. Ama hatırlamak yoruyor beni. Oysa unutursanız, bunu başarabilirseniz, dingin zamanlar ve temiz bir bellek sizin demektir."

#CahideBirgül

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle değerli arkadaşım şair Deniz Ayfer Tüzün'ün bir şiirini paylaşmak istiyorum:

Gölge Angelica İçin Ölüm Zamanı

kral ayağını uzattı şöminenin ateş gölgesine

duvarda başka bir gölge vardı

nasıl anlatılır bilmiyorum ama

biraz esmerdi, biraz dalgın, biraz kadın

gölge çok, ateş çok, gölgenin hiçliği birazdı

yakuttan bir keman sesi

kralın şarap kadehine değiyordu

duvarı delip geçmek isteyen guguklu saat

sanki yasak elmaları dişliyordu

duvardaki gölge yakaladı saati tam on ikide

ve bağırdı,

bağırdı

çok bağırdı! kral çıplaktı!

gölgenin adını engizisyonda yağlı kağıda yazdılar:

düşes angelica!

gölgeyi soydular

göğüsleri 

guguklu saatin dişlemeyi heves ettiği 

elmaları andırdı cellada

cellat bağırdı

bağırdı

hep bağırdı! gölge çıplaktı!

şamdanları pırıl pırıl hayal ediyordu angelica

tavandan sarkan kristal avizeler

pencereden doluşan rüzgarla

uygunsuz bir Valse kalkmıştı

celladın yanaklarına baktı

gözlerine

ellerine

siyah ellerine! celladın elleri çıplaktı!

son bir günahı işler gibi

alelacele yerinde sayıyordu saatin guguk sesi

o sabaha karşı

sisli

kirli

son derece yerle bir olmuş bir şiir

angelicanın ölüm zamanını sarsıyordu

şiir kraldan, cellattan, gölgeden mısralar dişlemişti

çıplaktı!

#DenizAyferTüzün

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya AIDS Günü

İlk kez 1980'li yıllarda tanımlanan HIV Enfeksiyonu tüm dünyada din, dil, ırk, cins, ülke ayırımı yapmadan yayılmaya devam etmektedir. Uluslararası sağlık kuruluşları 1988 yılından itibaren HIV/AIDS konusunda toplum farkındalığını artırmak üzere, 1 Aralık Gününü Dünya AIDS günü olarak belirlemiştir. Bu gün HIV'in yayılması ve AIDS hastalığının artışına karşın bilincin yükseltilmesi amacına adanmıştır. Böyle bir günün varoluşunun diğer bir amacı ise bu hastalıktan yaşamını yitirenleri anmak ve onları onurlandırmaktır. Hükümetler ve sağlık yetkilileri bu günde çeşitli forumlar ve konuşmalar düzenlerler. 1995 yılından bu yana ABD Dünya AIDS Gününü resmi olarak tanımıştır. Diğer ülke hükümetleri de benzer tutumlar alarak, aynı konuda açıklamalar yapmıştır. AIDS hastalarının küresel sembolü ise kırmızı kurdeledir.

Dünya Barış Tutsakları Günü

1 Aralık, "Uluslararası Barış Tutsakları Günü"dür. Bu gün dünyanın farklı yerlerinden örgütler ve gruplar küresel eylem için sokağa çıkmaktadır. Barış tutsaklarından kimisi dini inançları, kimisi politik görüşleri dolayısıyla orduya katılmayı reddetmektedir. ABD'nin Irak işgaline karşı çıkarak vicdani red hakkını kullanan ilk subay Teğmen Wa-tada'dır.

Tüm devletlerin vicdani red hakkını tanıdığı, tüm barış tutsaklarının bir an önce koşulsuz serbest bırakıldığı, vicdani redçilerin üzerindeki baskıların sona erdirildiği bir dünya umuduyla...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

1 Aralık 1402 - Timur, Rodos şövalyelerinin 57 yıldır hüküm sürdüğü İzmir'i kuşattı.

1 Aralık 1640 - Portekiz, İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.

1 Aralık 1906 - Dünyanın ilk sinema salonu, Paris'te açıldı.

1 Aralık 1913 - Ford Motor Company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.

1 Aralık 1918 - Yugoslavya Krallığı ilan edildi.

1 Aralık 1925 - Locarno Antlaşması, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Polonya, Belçika ve Çekoslovakya arasında İsviçre'nin Locarno şehrindeki konferansın ardından Londra'da imzalandı.

1 Aralık 1928 - Yeni Türk harflerinin kullanımı yürürlüğe girdi. Gazeteler, mecmualar, levha, tabela ve ilanlar yeni harflerle basılmaya başladı.

1 Aralık 1928 - II. İktisat Şûrası toplandı.

1 Aralık 1928 - Vakit gazetesinin, 30 Kasım'da başlattığı "Mutlu Çiftler Müsabakası" ilgiyle karşılandı.

1 Aralık 1928 - Osmanlı borçlarının tasfiyesine ilişkin anlaşma, TBMM'de onaylandı.

1 Aralık 1931 - İlk sesli Türk filmi, "İstanbul Sokaklarında" gösterildi.

1 Aralık 1935 - Türk kadınının siyasal haklarını kazanması.

1 Aralık 1940 - II. Dünya Savaşı dolayısıyla Türkiye'de geceleri karartma uygulaması başladı.

1 Aralık 1943 - Roosevelt, Churchill ve Stalin'in katıldığı Tahran Konferansı sona erdi.

1 Aralık 1945 - Kore Merkezi Tarih Müzesi'nin inşası tamamlandı.

1 Aralık 1950 - Türk Tugayı, Kore'de Kunu-ri Muharebesi'ni kazandı.

1 Aralık 1954 - Adıyaman ve Sakarya il oldu.

1 Aralık 1954 - Gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın cezaevine girdi.

1 Aralık 1955 - Montgomery, Alabama'da (ABD) Rosa Parks adındaki zenci kadın, otobüste yerini beyaz adama vermediği için tutuklandı.

1 Aralık 1964 - Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık kurulmasını öngören, 12 Eylül 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması yürürlüğe girdi.

1 Aralık 1965 - Ereğli'de grizu patlamasında 9 işçi öldü.

1 Aralık 1973 - Papua Yeni Gine, Avustralya'dan özerklik elde etti. 16 Eylül 1975'te bağımsızlığını ilan etti.

1 Aralık 1980 - Turgut Özal, Başbakanlık Müsteşarlığına atandı.

1 Aralık 1980 - Sanat dergisi "Gösteri" yayımlanmaya başladı.

1 Aralık 1981 - Yugoslavya Hava Yollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Korsika'da düştü: 178 kişi öldü.

1 Aralık 1986 - Yazar Demir Özlü, hakkında açılan davaya katılmaması gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarıldı.

1 Aralık 1987 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya AIDS Günü'nü ilk kez duyurdu.

1 Aralık 1989 - Doğu Almanya Parlamentosu, komünist partiyi iptal etti.

1 Aralık 1990 - Manş Tüneli'nin Birleşik Krallık ve Fransa'dan başlayan bölümleri deniz dibinin 40 m altında buluştu.

1 Aralık 1991 - Nursultan Nazarbayev, oyların %98,7’sini alarak Kazakistan’ın halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.

1 Aralık 1999 - 321 metre yükseklikle dünyanın en yüksek oteli olan "Burj Al Arab" hizmete açıldı.

1 Aralık 2000 - Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet'nin, iktidarı dönemindeki cinayet ve insan kaçırma suçlarından dolayı tutuklanmasına karar verildi.

1 Aralık 2002 - Solcu gerillalara karşı savaşan Kolombiya'daki en büyük sağcı paramiliter grup, tek taraflı ateşkes ilan etti.

1 Aralık 2007 - TBMM, Türk Ordusu'na Kuzey Irak'a sınır ötesi operasyon izni verdi.

1 Aralık 2004 - Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, yaş haddinden emekliye ayrıldı.

1 Aralık 2008 - Lucas Arts tarafından yapılan Star Wars oyunu için Stargate: Empire at War isminde bir mod çıkmıştır.

1 Aralık 2011 - Kırgızistan'da Almazbek Atambayev, Cumhurbaşkanı seçildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

1 Aralık 1761 - Marie Tussaud, Londra'da, balmumundan figürlerin yer aldığı Madame Tussaud Müzesi'nin Fransız asıllı kurucusu (ö. 1850)

1 Aralık 1792 - Nikolay İvanoviç Lobaçevski, Rus matematikçi (ö. 1856)

1 Aralık 1920 - Pierre Poujade, Fransız politikacı (ö. 2003)

1 Aralık 1923 - Maurice de Bevere, Belçikalı çizer (çizgi roman Red Kit'in yaratıcısı) (ö. 2001)

1 Aralık 1935 - Woody Allen, Amerikalı aktör, yazar, yönetmen ve En İyi Yönetmen Akademi Ödülü, En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü sahibi.

1 Aralık 1940 - Richard Pryor, Amerikalı sinema oyuncusu, komedyen ve yazar (ö. 2005)

1 Aralık 1945 - Bette Midler, Amerikalı sinema oyuncusu.

1 Aralık 1949 - Pablo Escobar, Kolombiyalı uyuşturucu taciri (ö. 1993)

1 Aralık 1953 - Akif Hamzaçebi, Maliyeci, ekonomist ve politikacı.

1 Aralık 1954 - Tuğrul Türkeş, Ekonomist ve siyasetçi.

1 Aralık 1958 - Altan Gördüm, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

1 Aralık 1959 - Candace Bushnell, Amerikalı yazar.

1 Aralık 1961 - Mehmet Çevik, Oyuncu ve tiyatrocu.

1 Aralık 1967 - Nestor Carbonell, Amerikalı oyuncu.

1 Aralık 1968 - Stephan Beckenbauer, Alman futbolcu (ö. 2015)

1 Aralık 1970 - Sarah Silverman, Amerikalı komedyen, yazar ve müzisyen.

1 Aralık 1973 - Abdurrahman Önül, Türk tasavvuf müziği sanatçısı

1 Aralık 1977 - Brad Delson, Amerikalı müzisyen ve Linkin Park grubunun gitaristi.

1 Aralık 1977 - Özgül Kavruk, Dizi oyuncusu ve manken.

1 Aralık 1988 - Tyler Joseph, Twenty One Pilots grubunun solisti.

1 Aralık 2001 - Prenses Aiko, Japon prenses.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

1 Aralık 1455 - Lorenzo Ghiberti, İtalyan heykeltıraş (d. 1378)

1 Aralık 1825 - I. Aleksandr (Rusça: Александр I Павлович), Rus Çarı (d. 1777)

1 Aralık 1934 - Sergey Mironoviç Kirov, Bolşevik lider (d. 1886)

1 Aralık 1947 - Aleister Crowley, İngiliz yazar (d. 1875)

1 Aralık 1947 - G. H. Hardy, İngiliz matematikçi (d. 1877)

1 Aralık 1968 - Dario Moreno, Yahudi asıllı şarkıcı, gitarist, piyanist ve sinema oyuncusu (d. 1921)

1 Aralık 1971 - Hüseyin Avni Şanda, Türk gazeteci (d. 1902)

1 Aralık 1973 - David Ben-Gurion, İsrail'in ilk Başbakanı (d. 1886)

1 Aralık 1978 - Cengiz Polatkan, Gazeteci.

1 Aralık 1987 - James Baldwin, Amerikalı yazar (d. 1924)

1 Aralık 1994 - Şecaettin Tanyerli, Tango şarkıcısı (d. 1921)

1 Aralık 1998 - Mazhar Apa, İş adamı, ressam, klişeci ve Apa Ofset’in kurucusu (d. 1905)

1 Aralık 2006 - Claude Jade, Fransız oyuncu (d. 1948)

1 Aralık 2009 - Cahide Birgül, Yazar (d. 1956)

1 Aralık 2011 - Christa Wolf, Alman romancı ve senaryo yazarı (d. 1929)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Salı.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları.

Ve hoş geldin Aralık...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?