Bahçeli İmamoğlu'nu hedef aldı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Temel’in üç tane sevgilisi varmış. Biri öğretmen, biri doktor, biri de santral görevlisiymiş. Sonunda Temel öğretmenle evlenmeye karar vermiş. Bunu duyan Dursun Temel’e sormuş:

-“Temel, niye öğretmen de diğerleri degil?” diye.

Temel cevap vermiş:

-“Ula Dursun, bilmez misin?” demiş. “Doktor Bugün git, yarın gel der.Santral görevlisi Şu an meşgul, daha sonra tekrar deneyin der. Peki, öğretmen ne der? Haydi, bir daha tekrarlayalım.”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur." demiş Ahmet Hamdi Tanpınar...

Oktay Akbal'ın da dediği gibi "Önce Ekmekler Bozuldu", sonra da insanlar.

Onarmak da pek mümkün değil gibi artık...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Çamaşır makinesini temizlemek için pahalı temizlik ürünlerine ihtiyacınız yoktur. Bunun yerine sıradan sirkeleri kullanabilirsiniz. Deterjan için ayrılan çekmeceye biraz sirke koyun ve uzun bir yıkama yapın. Bittiğinde, çamaşır makineniz tam anlamıyla parlayacaktır."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"İlk kredi kartı, yemek yediği lokantaya cüzdanını unuttuğu için hesap ödeyemeyen bir adamın utancı yüzünden icat edilmiştir."

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 

Bahçeli İBB'yi hedef aldı, mafyaya destek çıktı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "bulaşıcı hastalık" nedeniyle yaşanan ölümleri açıklayan İBB'yi hedef aldı, "Yoksa CHP zihniyeti virüsün bulaşma hızından memnun mudur? Yalan bilgilerin paylaşıldığını ima etmek virüs kadar tehlikelidir" dedi. Mafya ele başı Alaattin Çakıcı'ya da "ülküdaşımdır" diyerek sahip çıkan Bahçeli, AKP'li Bülent Arınç'ı 'terörsevici' ilan etti.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bulaşıcı hastalıktan ölüm verilerini açıklamasını eleştiren Bahçeli, "İBB'nin vefatlarla ilgili Sağlık Bakanlığı'nı tekzip eden açıklamalarının itibar edilecek hiçbir yanı yoktur. Siyasi çıkar peşinde koşup devlet ile vatandaş arasında güvensizlik oluşturmaya çalışmak gafilce bir anlayıştır. Belediye işlerinden başka her şeye dil uzatan bu kendini bilmezin maksadı nedir. Yoksa CHP zihniyeti virüsün bulaşma hızından memnun mudur? Yalan bilgilerin paylaşıldığını ima etmek virüs kadar tehlikelidir" dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçen akşam bulaşıcı hastalıktan İstanbul'da 186 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamış, "Ben şimdi ne yapayım yani; susayım mı, yutkunayım mı? Ben, uyuyamadım ki gece" demişti.

Bahçeli, Cumhur İttifakı'ndaki çatlağa da değinerek, "Korkak bir kalem sahibi, "Recep Tayyip Erdoğan Bahçeli'yi harcar, Bahçeli de Recep Tayyip Erdoğan'ı" diyebilecek kadar kendinden geçmiştir. Çünkü bunların canı böyle istiyor. MHP ile AK Parti, iki kahraman millet eseridir. Biz harcarsak sadece hainleri harcarız," ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç'ın Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş açıklamalarına tepki gösteren MHP lideri Bahçeli, ''Siyaset eskisi bir şahsın Kavala ile Demirtaş'a güzellemeler yapması çarpıklıktır, ahmaklıktır. Bu suçluyu övmektir. "Demirtaş teröristtir, Devran isimli kitap terör propagandasıdır. Bizim nazarımızda aksini iddia eden kim olursa olsun bölücüdür, terörsevicidir, fitnenin elebaşıdır,'' dedi.

Bülent Arınç istifa etti

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki sözleri nedeniyle isim vermeden eleştirdiği Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Bülent Arınç istifa etti.

Bülent Arınç, geçen hafta katıldığı televizyon programında HDP’li Selahattin Demirtaş’ın tahliye olabileceğini ve iş insanı Osman Kavala’nın tutuklu kalmasına hayret ettiğini söylemişti. Bunun üzerine Erdoğan hafta sonu “Son günlerde bizimle asla ilgisi olmayan kimi bireysel açıklamalar ile reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz” diyerek eleştirmişti. Erdoğan’ın tepkisinin ardından gözlerin çevrildiği Bülent Arınç’tan cevap sosyal medya üzerinden geldi.

Twitter’dan istifasını açıklayan Bülent Arınç’ın ilgili yayınladığı duyuru metni şöyle:

– Bir televizyon kanalında yaptığım konuşmalar, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Konuşmamın ana ekseni, yargıda yapılacak reform konusuydu. Bir hukukçu olarak bu konudaki görüşümü açıkladım. Ömrüm boyunca hukukun üstünlüğü ve adalet kavramını savunan olarak yine aynı görüşümü dile getirdim.

– Gazeteci arkadaşımız program sormak sorarken isim zikrettiğinde, “İsimler üzerinden tartışamayalım” diye altını çizmeme rağmen evrensel hukuk, adalet ve yargının sorunları üzerine dileğim uyandıran bu isimlerin gölgesinde kalmasından ve meselenin özünün kaçırılmasından endişe duyduğumu belirtmeliyim. Yasin Börü’nün katilleriyle, 15 Temmuz şehitlerimizin katilleri FETÖ ile yan yana gösterme gafletine kadar gitti.

– Asla bu ithamları kabul etmiyorum ve reddediyorum. Börü için döktüğüm göz yaşı da terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya yönelik sözlerim ve tavrım da bellidir. Yine aynı televizyon programında dile getirdiklerim, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle yönlere çekildi. Oysaki programda görüşümü, YİK üyesi değil, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim.

– Saygın eleştirilere saygı duyuyor ve not alıyorum. Ancak şahsıma karşı içlerinde duydukları kin ve nefretlerin nefretlerin olan seviyesiz hakaretleri sahiplerine iade ediyorum. Türkiye'nin yargı, ekonomi ve başka çevrelerinde reformlara duyduğu ihtiyaç aşikardır. Ülkemizin rahatlamasına ve milletimizin dertlerine çare bulunmasına ihtiyaç vardır. Bahsi geçen televizyon programında da defalarca belirttiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesini gördüm ve destekliyorum.

– Ancak benim konuşmamın, şahıslar üzerinden farklı zeminlere kaydırılması, reform dairenin farklılaştığınıdan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevimden ayrılmamın daha uygun olacağına karar verdim. Kurul üyeliği görevimden ayrılma talebimi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim ve kendileri de bunu uygun gördüler.

– Karşılıklı iyi niyet temennileriyle helalleştik ve görevimden ayrıldım. Bu süre zarfında verimli çalışmalar sürdürdüğüm Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin ülke yararına yapacağı her türlü çalışmayı, milletin faydasına olacak her türlü reformu destekleyeceğimin bilinmesini isterim.

– Hayatım boyunca doğru söz, doğru ilke, dürüstlük ve vicdanımın sesi rehberim oldu. Bu yüzden çok bedel ödedim ama bundan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. Derdimiz memleket derdidir. Memleketimizin huzura, refaha ve mutluluğa kavuşması için ne fedakârlık yapmamız gerekirse, tereddüt etmeden yaparız. Yeter ki vatan sağ olsun. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Bülent Arınç’ın istifasını duyurmasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Twitter hesabından şu açıklama yapıldı: Sayın Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliği görevinden ayrılmayı talep etmiş, sayın Arınç’ın talebi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Korona haberlerine gelince:

Koronavirüse yakalanan Onur Akın hastaneye kaldırıldı

Koronavirüs testi pozitif çıkan Onur Akın, sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Tedavisinin hastanede devam edeceğini belirten Onur Akın'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

"Sevgili dostlar,5 gündür evimde sürdürdüğüm covid tedavi süreci doktorlarımın lüzum görmesi üzerine hastanede devam edilecektir. Bu süreçte aramalara cevap veremeyeceğim. Sağlıklı günlerde görüşmek üzere."

İlçenin yüzde 70’i karantina altına alındı

Kütahya Emet ilçe Kaymakamı Hasan Çiçek Başkanlığında toplanan İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, ilçede corona virüsü salgınının artması nedeniyle bazı kararlar aldı. Alınan kararlar çerçevesinde ilçenin neredeyse yüzde 70’i karantinaya alındı.

Corona virüsü salgınında artış nedeniyle Kütahya Emet ilçesinde çok sayıda mahalle-sokak İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararınca karantinaya alındı. Yaklaşık 20 bin nüfusa sahip ilçede yine yaklaşık 14 bin kişinin yaşadığı bölge karantina altına girdi. Corona virüs vakaları nedeniyle bireysel izolasyonun yeterli olmayacağı için pozitif vaka ve temaslıların çoğunlukla yaşadığı çok sayıda mahalle ve sokak 14 gün boyunca karantina altına alındı.

Genellikle konutların bulunduğu, Akpınar Mahallesi, Hamam Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi, Esentepe Mahallesi’ndeki çok sayıda sokak ve cadde karantina altına alınırken, küçükbaş hayvan yetiştiricileri için tüm gün, büyükbaş hayvan yetiştiricileri için 07.00-11.00 ile 16.00-20.00 saatleri arasında her haneden en fazla iki kişi olmak kaydıyla dışarı çıkmalarına izin verilmesine karar verildi. Ayrıca tarım ile uğraşanların arazide kalmak kaydıyla tüm gün faaliyetlerine izin verilmesine, kamu çalışanlarının, Bağ-kur ve SGK kaydı olan işyeri sahiplerinin ve çalışanşarının faaliyetlerine izin verilmesi kararlaştırıldı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Yazarı” olarak 64 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 131. doğum günü olan Reşat Nuri Güntekin’i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Reşat Nuri Güntekin, 25 Kasım 1889 tarihinde, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybettiği için tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında okuduğu Fatma Aliye Hanım’ın "Udi" isimli romanı hayatında iz bırakan ve onu sanata heveslendiren eserler arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre okuduktan sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece 23 yaşında öğrenim hayatını bitirmiş oldu.

1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi.

Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı. Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikâyeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu.

Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu. Bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasını sağlayan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. Kızı Ela oyuncu Mehmet Keskinoğlu ile evlendi. Yine 1947'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı.

Güntekin kendisine akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavi için Londra'ya gitti. 7 Aralık 1956'da Lonra'da iken hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine "Reşat Nuri Güntekin" ismi verilmiştir.

ESERLERİ:

Roman:

Gizli El (1922), Çalıkuşu (1922), Damga (1924), Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen (1944), Miskinler Tekkesi (1946), Harabelerin Çiçeği (1953), Kavak Yelleri (1961), Son Sığınak (1961), Kan Davası (1961)

Hikâye:

Roçild Bey (1919), Eski Ahbap (1919), Sönmüş Yıldızlar (1923), Tanrı Misafiri (1927), Leyla ile Mecnun (1928), Olağan İşler (1930), Aşk Mektupları"Boyunduruk"

Oyun:

Hançer (1920), Eski Rüya (1922), Ümidin Güneşi (1924), Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (1925, üç oyun), Taş Parçası (1927), Yeşil gece (1928), İstiklâl (1933), Hülleci (1933), Yaprak Dökümü (1971), Eski Şarkı(1971), Balıkesir Muhasebecisi (1953), Tanrıdağı Ziyafeti (1954), Bir Köy Öğretmeni, Çalıkuşu 2, Kavak Yelleri.

Gezi Yazısı:

Anadolu Notları (Cilt 1: 1936, Cilt II: 1966.)

Sizlerle "Çalıkuşu" kitabından alıntılar paylaşarak değerli yazarı anmak istiyorum:

Belki birgün kalbimi yormayan birine denk gelirim diye yaşıyorum.

"Aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan, er ya da geç birbirlerine kavuşurlar.”

"Hangi ümide sarılsam elimde kalıyor, neyi seversem ölüyor."

Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.

"Daha o gün anlamıştım...

Ben ömrümce seninle sınanacaktım."

Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.

Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!..

"İnsan daima sevdiği ile sınanır."

"Hâlbuki gönlüm baştan başa, sevdiklerimin ölüleriyle dolu."

"Merhem kullanmamam yaralarım olmadığı anlamına gelmez."

"Sorsan etle tırnak gibiyiz ama nedense hep tırnak benim. Uzadıkça kesilen, kesildikçe atılan."

"Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin..."

"Dünyada zamanla yıpranmayan, kuvvetini kaybetmeyen hiçbir his yok."

"Yara sıcakken acımaz."

Seninle artık iki düşman bile değiliz; birbirimizi hiç, ama hiç göremeyecek iki yabancıyız.

"Ben seni sevmeyi, senden ayrıldıktan sonra öğrendim."

"Doğru değil...

Ümit verdikten sonra gitmek doğru değil."

#ReşatNuriGüntekin #Çalıkuşu

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle yürek abim, değerli şair Necdet Arslan’ın bir şiirini paylaşmak istiyorum:

 

ZIPKIN

Oysa

Kaç kez söyledim durdum

Her söylediğimde bir sözcüğü eksiltmekten korkar olduğumu

Hiç konuşmasam öteki sözcüklerin küseceğini de

İçimdeki hangi ince suların sesinde yankılandığını

Ve ak göklerce bulutun oynaştığı gizemlerin kokusunu

Tülü aralayınca bulduğum gözlerine

Işınladığımı nerden bileceksin

Daha dün,bu sabah,biraz önce

Yüreğime usulcacık dokunuyorken

Çekmen var ya ellerini birden

Darağacında sallanırcasına

Loş avlu boşluğunda başka bir infaz

Yonca çiçekleri gibi ışılayan gözlerin için

Kaç Zühre yıldızını en ulu vakitlerinde buruşturarak yırtıp attığıma dair

Nar taneli buse dokunuşlarıyla uyanılan sabahlarda

Okyanuslardan da büyük andlar içtiğime inanır mısın

Şiirlere sığınışım

Sanma ki depreşen umarsızlıklarımı avutmak içindir

Bak adıl topluyorum bir başıma dağlarda

Hep ikinci tekil kişi

Hep –i durumu

Elimi kanata kanata dikenler arasında

Kanımı usulca mayalayan buyurgan duygularını

Alıp öteki kentlere taşıdığın zamanlarda

Mehtap yangınlarımı söndüremeyen susuz çeşmeler sıraladığını ardın sıra

Söylesem de inanmazsın

Sana anlatmaya gücüm kalmadı,desem

Bu kez başka bir zıpkın saplanacak yarama

Anladım ki

Bütün sellerin sorumlusu

Yağmurlar falan değil gözlerinmiş meğer...

Yoksa o hüzzam şarkı dolanır mıydı dilime

‘’Seni,sesini,gözlerinin rengini…’’

İşte bundan iki gözüm

Yüreğimdeki buz dağlarının sessizce büyümesi

İşte bundan…

#NecdetArslan

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Edirne'nin Kurtuluş Günü:

25 Kasım 1922 tarihi Edirne'nin Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Edirne ilimizin 98. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1999 yılında, kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla 25 Kasım'ı “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” ilan etti. 25 Kasım 1960'ta Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kız kardeş Patria, Minerva, Maria Mirabel'in cesetleri bir uçurumun dibinde bulundu. Mirabel kardeşlerin, tecavüz edilerek vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı ve onlar diktatörlüğe karşı mücadelenin sembolü oldu. 1981'de Dominik'te toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında; 25 Kasım , "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü" olarak kabul edildi. Bütün dünyada yankı bulan bu gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler 17 Aralık 1999'da, 25 Kasım'ın "Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" olarak benimsenmesine karar verildi.

25 Kasım bu gidişe dur demenin ilk adımıdır. Kadına yönelik şiddet insanlık suçudur. "Bir kişi daha eksilmemek" adına bugünü destekliyorum. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yaşam hakları elinden alınmış tüm kadınlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

25 Kasım 1870 - İstanbul'da ilk mizah dergisi "Diyojen"in birinci sayısı yayınlandı.

25 Kasım 1922 - Edirne Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.

25 Kasım 1924 - Kazım Özalp Paşa, TBMM Başkanlığı’na seçildi

25 Kasım 1925 - Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi.

25 Kasım 1934 - Mustafa Kemal Atatürk, İsmet Paşa'ya "İnönü" soyadını verdi.

25 Kasım 1936 - Almanya ve Japonya, Avrupa kültürünü ve Dünya barışını Bolşevik tehditten korumak amacıyla Anti-Komintern Paktını imzaladı.

25 Kasım 1940 - Ağaçkakan Woody, Knock Knock isimli çizgi filmle ilk kez seyirci karşısına çıktı.

25 Kasım 1943 - Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Çan Kay Şek Kahire'de bir araya geldiler; Japonlar teslim olana kadar savaşa devam kararı alındı.

25 Kasım 1948 - Türkiye'de öğrenci velilerinin talebiyle, ilkokullara isteğe bağlı din dersi kondu.

25 Kasım 1955 - Bir yıl önce büyük bir yangınla hasar gören Kapalıçarşı yeniden açıldı

25 Kasım 1958 - Ahmet Adnan Saygun'un bestelediği Yunus Emre Oratoryosu, BM'nin yeni çalışma dönemi dolayısıyla New York'ta seslendirildi. Orkestra ve koroyu şef Leopold Stokowski yönetti.

25 Kasım 1967 - ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, Atina'nın önerilerini Ankara'ya getirdi. NATO Genel Sekreteri Manlio Brosio da arabuluculuk için Ankara'ya geldi. BM Güvenlik Konseyi, savaştan kaçınılması çağrısı yaptı.

25 Kasım 1968 - İstanbul'da Dr. Siyami Ersek ve ekibi, trafik kazasında ölen bir memurun kalbini bir işçiye taktı; hasta 39 saat yaşayabildi.

25 Kasım 1969 - Beatles müzik grubundan John Lennon, İngiltere'nin Biafra'ya müdahalesi ile Amerika'nın Vietnam politikasına verdiği desteği protesto amacıyla, İngiltere Kraliçesinin verdiği unvanı reddetti.

25 Kasım 1973 - Yunanistan'da Yorgo Papadopulos liderliğindeki askerî cunta, ikinci bir askerî darbe ile devrildi.

25 Kasım 1975 - Surinam, Hollanda'dan bağımsızlığını kazandı.

25 Kasım 1979 - Abdi İpekçi'nin katlinden sanık Mehmet Ali Ağca, Kartal-Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden kaçtı.

25 Kasım 1998 - 55. Hükümet, gensoru ile düşürüldü. Devlet Bakanı Güneş Taner'in Bakanlık görevi sona erdi. Başbakan Mesut Yılmaz, istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.

25 Kasım 1999 - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen ölüm cezasını onadı.

25 Kasım 2000 - Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde deprem meydana geldi. 26 kişi hayatını kaybetti.

25 Kasım 2001 - Türkiye'nin ilk ve tek Yahudi müzesi olan 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi açıldı.

25 Kasım 2002 - Uzay mekiği Endeavour uluslararası uzay istasyonuna kenetlenerek bir Amerikalı ve iki Rus astronotu bıraktı.

25 Kasım 2009 - Şiddetli yağmurun yol açtığı sel, Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde 122 kişinin ölümüyle sonuçlandı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

25 Kasım 1738 - Thomas Abbt, Alman yazar (ö. 1766)

25 Kasım 1814 - Julius Robert von Mayer, Alman fizikçi (ö. 1878)

25 Kasım 1835 - Andrew Carnegie, İskoç-Amerikan Yatırımcı

25 Kasım 1844 - Karl Benz, Alman makine mühendisi ve motor tasarımcısı (ö. 1929)

25 Kasım 1857 - Archibal Garrod, İngiliz hekim (ö. 1936)

25 Kasım 1881 - XXIII. Ioannes, Papa (ö. 1963)

25 Kasım 1889 - Reşat Nuri Güntekin, Yazar (ö. 1956)

25 Kasım 1895 - Ludvík Svoboda, Çek general ve siyaset adamı (ö. 1979)

25 Kasım 1899 - W.R. Burnett, Amerikalı romancı ve senaryo yazarı (ö. 1982)

25 Kasım 1900 - Rudolf Höß, Nazi Almanyası'nda asker ve Auschwitz toplama kampının komutanı (ö. 1947)

25 Kasım 1905 - Samiha Ayverdi, Mütefekkir ve mutasavvıf yazar (ö. 1993)

25 Kasım 1915 - Augusto Pinochet, Şilili diktatör general (ö. 2006)

25 Kasım 1917 - Alparslan Türkeş, Siyaset adamı ve MHP eski genel başkanı (ö. 1997)

25 Kasım 1919 - Kemal Sülker, Sendikacı, gazeteci ve araştırmacı yazar (ö. 1995)

25 Kasım 1920 - Ricardo Montalbán, Meksika asıllı Amerikalı aktör (ö. 2009)

25 Kasım 1934 - Asuman Korad, Tiyatro oyuncusu (ö. 1994)

25 Kasım 1936 - Yıldırım Gencer, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (ö. 2005)

25 Kasım 1938 - Erol Güngör, Sosyal psikoloji profesörü (ö. 1983)

25 Kasım 1951 - Gökben, Şarkıcı.

25 Kasım 1955 - Mustafa Uğurlu, Tiyatro ve sinema oyuncusu.

25 Kasım 1958 - Nusret Özcan, Gazeteci ve yazar (ö. 2007)

25 Kasım 1959 - Chrissy Amphlett, Avustralyalı şarkıcı (ö. 2013)

25 Kasım 1965 - Laçin Ceylan, Oyuncu.

25 Kasım 1966 - Billy Burke, Amerikalı sinema ve televizyon oyuncusu.

25 Kasım 1971 - Göksel, Şarkıcı, besteci ve şarkı sözü yazarı.

25 Kasım 1977 - Memet Ali Alabora, Sinema ve tiyatro oyuncusu.

25 Kasım 1977 - Serkan Keskin, Oyuncu ve müzisyen.

25 Kasım 1980 - Dilşad Şimşek, Dizi ve sinema oyuncusu.

25 Kasım 1997 - Sevgi Uzun, Basketbolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

25 Kasım 734 - Bilge Kağan, Türk hükümdar ve II. Göktürk Devleti'nin II. Kağanı (d. 683 (684?))

25 Kasım 1560 - Andrea Doria, Cenevizli amiral (d. 1466)

25 Kasım 1730 - Patrona Halil, Osmanlı yeniçeri ve Patrona Halil İsyanı'nın öncüsü (d. 1690)

25 Kasım 1768 - Franz Georg Hermann, Alman ressam (d. 1692)

25 Kasım 1922 - Sütçü İmam, Kahramanmaraşlı Kurtuluş Savaşı kahramanı (d. 1871)

25 Kasım 1945 - Lemi Atlı, Bestekâr (d. 1869)

25 Kasım 1946 - Henry Morgenthau, Amerikalı siyasetçi (d. 1856)

25 Kasım 1950 - Mao Anying, Çinli asker (Mao Zedong'un Kore Savaşı sırasında hayatını kaybeden oğlu) (d. 1922)

25 Kasım 1950 - Johannes Vilhelm Jensen, Danimarkalı yazar, şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1873)

25 Kasım 1964 - Ahmet Naci Tınaz, Asker ve siyasetçi (d. 1882)

25 Kasım 1967 - Ossip Zadkine, Rus heykeltıraş ve ressam (d. 1890)

25 Kasım 1968 - Upton Sinclair, Amerikalı yazar ve Pulitzer Ödülü sahibi (d. 1878)

25 Kasım 1971 - Ahmet Ferit Tek, Diplomat ve siyasetçi (d. 1878)

25 Kasım 1973 - Laurence Harvey, Litvanya doğumlu İngiliz oyuncu (d. 1928)

25 Kasım 1970 - Yukio Mishima, Japon yazar (d. 1925)

25 Kasım 1974 - U Thant, Birmanyalı eğitimci, diplomat ve BM Genel Sekreteri (d. 1909)

25 Kasım 1974 - Nick Drake, Büyük Britanyalı şarkıcı, söz yazarı ve besteci (d. 1948)

25 Kasım 1995 - Nesim Malki, Yahudi asıllı Türk iş adamı ve tefeci (Bursa'da uğradığı silahlı saldırıda) (d. 1952)

25 Kasım 2002 - Karel Reisz, Çek asıllı İngiliz film yönetmeni (d. 1926)

25 Kasım 2016 - Fidel Castro, Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi'nin önderi (d. 1926)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Çarşamba.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Necdet Arslan / Şair-y - Hatice NAYIR..

Benim için çok özel bir insan,bir can.Yeterli değil bu tanımlama.Bir kardeş; dertlerimizi ve sevinçlerimizi paylaştığımız bir yürek...

Hep kıskanmışımdır O'nu kötücül olabilecek şeylerden,kılına bile zararı dokunabilecek çevrelerden.Bundan dolayı gözümden bile sakınırım Hatice'yi.

Öncelikle güçlü bir duruştur Hatice.Bir birikim,yaşama sevinciyle dopdolu , zorlukları bileğine ve yüreğine güvenerek büküp parçalayan güç! Bir yaşam insanı...Diğer yandan ise,edebiyatımıza kazandırdıklarıyla elit bir kalem.Bambaşka bir birikim

Şu nada içinde olduğum köşesine taşıdıkları bile bu doluluğu kanıtlar nitelikte...

Şiirim ZIPKIN'ın burada kendine yer bulmasıysa başka bir övünç kaynağı.

Çok teşekkür ediyorum alnı ışıklı yüreği altın Kardeşim.

Seninle her zaman kıvanç duyacağım. Başarı dileklerimle..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 12:19


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?