Zam zama baka baka kabarır

İster sistemin içinde olun, isterseniz kendi halinizde izole bir hayatınız olsun, bir bütünden baktığınızda herkes her şeyi soğukkanlılığı ile görüyor olacaktır. Gözardı ettiğimiz her şeyin fiyatı bir çığ gibi üstümüze düştü.

Yoğurulduk…

Delikler büyüdü yamalar yetersiz kaldı…

Yormanın yorulmanın da bir yere açıldığını fark ettik.

Kabardık…

Enflasyonun yarattığı maliyetlerle kabardık…

Dahası…

Enflasyonun dozajı artarsa yarattığı maliyetler neler mi olur?

Enflasyon birçok maliyeti yaratmakla kalmaz. Ücretle çalışanların satın alma güçleri sürekli azalır. Gelir ve servet dağılımı bozulur. Üretim ve yatırım kararları olumsuz yönde etkilenir. Ekonomide kaynak dağılımı bozulur. Faizler artacağı için borçlanma maliyetleri de artar. Spekülatif kazançlar öne çıkar. Bütçe açığı ve cari açık artar. Firmalar fiyat listelerini, kataloglarını sürekli değiştirmek zorunda kalır. Nominal ücret artışlarının sıklığı ve artan oranlı vergi tarifesi nedeniyle bireylerin ödediği vergiler artar. Devletin vergi gelirinin tahakkuk ve tahsilatı arasındaki zaman farkı nedeniyle tahsil ettiği verginin reel değeri düşer.

Herkesin tüketim kalıpları farklı…

Temel sorun tüketim harcamalarını kısmaktan daha ne ölçü de ödün vereceğimiz baskısıdır.

Düşük gelirli olanları gıda maddelerinin fiyatları çok daha fazla etkiliyor. Öyle olunca da herkesin enflasyon hesabı farklı olabiliyor.

Düşük gelirli kesim parayı faiz ve benzeri finansal araçlara yatıramayıp sadece harcamalarında kullandığından dolayı enflasyondan doğrudan etkilenir. Oysa yüksek gelirli kesimin elindeki para enflasyona paralel olarak finansal araçların nominal getirisinin artmasıyla değerini korur.

Enflasyon vergisi acıtır mı?

Fiyatları doğru belirleyemediğiniz noktada enflasyon vergisine maruz kalırsınız. Gelir elde eden açısından vergi özelliği taşımaktadır. Dolayısıyla vergi gibi satın alma gücünün devlete transferine neden olur. Elinde para bulunduranların fiyatlardaki artıştan dolayı satın alma güçlerinin, devlet açısından ise borç vb. yükümlülüklerinin azalması demektir. Yani enflasyon, paranın satın alma gücünü düşürdüğü için parayı ihraç eden devletin yükümlülüğünü, parayı elde tutanların ise varlığını reel olarak azaltır.

Örneğin; iş sözleşmesi yapan bir işçi vatandaş belli bir aylık ücret üzerinden işverenle anlaşır ve bu anlaşma sırasında gelecekteki enflasyonu da dikkate alır.

Kritik oran ‘’Yüksek enflasyon sarmalı’’ ne demek ister?

%8<Enflasyon oranı <%20 arasında olduğunda sorunun giderek ciddileştiğini ve çözümün giderek zorlaştığını gösteriyor demektir. Bu oranın düşürülebilmesi için toplumsal bazı fedakarlıklar yapılması gerekir. Ücretlerin sınırlandırılması, kiraların denetlenmesi gibi.

Bu oranı aşacak olursa hiper enflasyona geçme tehlikesi artıyor sinyalleri ile karşı karşıya kaldığımız andır. Çözüm için ücretlerin, kiraların belirli sürelerle dondurulması, kamu harcamalarının düşürülmesi gibi çok ağır toplumsal fedakarlıklara girişilmesi gerekir.

Serra Aytaç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?