Boşanma davanızda haklı iken haksız olmayın

Hukukumuzun temel prensibi olan ‘ispat yükümlülüğü’ ne göre, “iddia eden, iddiasını ispat etmekle mükelleftir.” Ancak burada önemle dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, iddia eden, iddiasını sadece hukuka uygun delillerle ispat edebilir.

Bir davada ileri sürülebilecek her türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması gerekir. Yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu delillerin caiz olmadığına karar verilir.

Böylelikle, haklı olduğunu düşünen taraf, haklılığını ispat edemediği gibi, gerçekleştirmiş olduğu eylem suç teşkil ettiği için de, ceza alma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş deliller, en çok boşanma davalarında karşımıza çıkmaktadır. Zira, boşanmak isteyen çiftler, boşanma davasında haklılığını ispat edebilmek için kimi zaman hukuka aykırı yollara başvurmaktadır.

Hukuka Aykırı Deliller Boşanma Davasında Kullanılamaz

Hukuka aykırı olarak ‘yaratılan’ ve/veya ‘elde edilen’ deliller, boşanma davalarında delil olarak kullanılamaz. Aksi halde, TCK 132. ve 134. madde kapsamında haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları oluşur.

Özel hayat; sadece kişinin gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği ve bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen özel hayat olaylarını ve bilgilerin tamamını içerir.

Eşler Arasında Da Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçu Oluşur

Kişilerin evli olması, ona, eşinin özel hayatının gizliliğini ihlal etme ve/veya ifşa etme hakkı vermez!

Yargıtay’a göre de, boşanma davasında eşinin sadakatsizliğini ileri süren bir kişinin; eşinin facebook sayfasında üçüncü kişilerle yapmış olduğu yazılı görüşmelerin ve internet ortamında indirmiş olduğu ve kendi sayfasına kaydettiği fotoğrafların çıktılarını delil olarak boşanma davasına ibraz etmesi, eşinin cep telefonuna gelen smslerin ve/veya whatsapp mesajlarının fotoğraflarını çekerek mahkemeye sunması, açıkça özel hayatın gizliliğinin ihlalidir.

Son olarak Yargıtay yine sosyal medya ile ilgili emsal niteliğinde bir karara imza atmış olup “boşanma davası açtığı eşine ait yazışmaları izinsiz şekilde "whatsapp web" uygulamasından alıp mahkemeye sunan kocaya, haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle ceza verilmesi gerektiğine” hükmetmiştir.

Görüldüğü üzere kanun, bu konuda oldukça açıktır. Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden her kimse cezalandırılır. Uygulamada, boşanma davasında delil olarak kullanılabilmesi için, eş açısından, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşmayacağı yönünde birtakım kararlar bulunmakta ise de bu konuda yasa hükmünde açıkça yer almayan bir istisna hükmünün içtihatlarla doldurulmasının beklenemeyeceğini belirtmek isteriz.

Boşanma davasında delil olarak kullanabilmek için hukuka aykırı yollarla delil eden eşler açısından bu eylemin suç olmaktan çıkarılması veya bu şekilde yorumlanması ancak kanuni bir düzenlemeyle mümkündür! Kanımızca da kanun koyucu TCK’nın 134. maddesine böyle bir fıkra eklemediği sürece, eşler arasında olsa dahi, bu suçtan kurtulma mümkün olmayacaktır!

Bir boşanma davasında, eşinin bir başkasıyla ilişkisinin bulunduğunu ve aldatıldığını düşünen, bunu iddia eden eş, iddiasını hukuka uygun delillerle ispat etmelidir. Bu konuda mahkeme kanalıyla ilgili operatörden konuşma ve mesajlaşma kayıtlarının istenmesi, kredi kartı ekstrelerinin istenmesi ve dahi mahkeme huzurunda tanıkların dinletilmesi, en etkili ve hukuki yöntemler olacaktır.

Yasal olarak elde edilmeyen delillerin boşanma davasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu deliller sunulsa dahi mahkeme tarafından karar verilirken dikkate alınmayacak ve üstelik ayrı bir ceza davasına da neden olabilecektir.

Ortak Kullanım Alanında Elde Edilen Deliller Kullanılabilir

Aynı çatı altında yaşayan kişilerin boşanmak için elde edecekleri delillerin yasallığı konusundaki en önemli ölçüt, bu delillerin “ortak kullanım alanlarında” elde edilip edilmediğidir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de, eşler, birlikte kullandıkları alanlarda elde edecekleri delilleri boşanma davasında kullanabileceklerdir.

Örneğin çekmeceden çıkan bir not veya mektup, evin ortak telesekreterine gelen bir mesaj, boşanma davasında kullanılabilir. Ancak cep telefonuna gelen bir SMS veya whatsapptan gelen bir mesaj delil olamayacaktır. Çünkü cep telefonu, ortak kullanıma tabi değildir.

Görüldüğü üzere boşanma davalarında kişinin haklılığını ispat edebileceği birçok yöntem ve/veya delil bulunmaktadır, yeter ki bu deliller hukuka uygun şekilde elde edilsin…

Av. Çiler Nazife Koşar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?