Yeni Covid-19 genelgesi yasakları başladı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Dostoyevski bir mekânda karşılaştığı bir kadına:

-"Çok güzelsiniz" diye iltifatta bulunmuş.

Kadın:

-"Maalesef ben size aynı iltifatta bulunamayacağım." demiş.

Dostoyevski şöyle cevap vermiş:

-"Siz de benim gibi yapın o halde, yalan söyleyin hanımefendi!.."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." demiş Oğuz Atay.

En güzel yer bence de, kendinle baş başa kalmak.

Kendini kıramıyorsun nasıl olsa.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Kaynayan tencerenin taşmasını engellemek için tahta kaşığı ters bir şekilde tencereye oturtabilirsiniz."

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Dünya genelinde fotokopi makinelerinin yüzde 23'ü insanların üzerine oturması ve popolarının görüntüsünü alması yüzünden bozuluyormuş."

***

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 

İşte, Ekrem İmamoğlu’nun savunması

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul projesi afişleri sebebiyle soruşturma başlatılmıştı. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın yazılı ifadesini istediği İmamoğlu'nun savunmasına SÖZCÜ ulaştı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından ‘Ya Kanal Ya İstanbul’ afişlerinin billboardlara asılması nedeniyle başlatılan ön inceleme kapsamında dün ifade verdi. İmamoğlu, Kanal İstanbul’un bir devlet projesi değil, AKP’nin seçim vaadi olduğunu söyledi. Bu projeye karşı çıkmanın, görevleri arasında olduğunu vurgulayan İmamoğlu, belediyenin bütçesinden harcama yapılmadığını ifade etti. İmamoğlu, ifadesinde, Kanal İstanbul’a karşı oluş nedenlerini sıraladı. İmamoğlu, bu projenin yeraltı yerüstü su kaynaklarına zarar vereceğini, nüfus yoğunluğunu iki katına çıkaracağını, deprem riski yaratacağını, şehirde suni ada yaratılarak 8 milyonun bölgede sıkıştırılacağını, ekolojik tehdit yaratacağını, trafik yükü getireceğini, belediye hizmetlerinin aksayacağını, Montörü Sözleşmesi’ni tartışmaya açarak milli güvenliğe zarar göreceğini savundu.

İmamoğlu, Kanal İstanbul’un ülkeye vereceği zararı vatandaşlara anlatmanın, idare ve devletin bütünlüğüne aykırı olmadığını anlatarak, şunları söyledi:

ANAYASAL HAKKI KULLANDIM: 

Belediyenin hak ve menfaatlerini korumakla, halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almakla görevlendirilen bir belediye başkanı tarafından Anayasa'nın 26. maddesi kapsamında dile getirilen hususlardır. Belediye başkanlarının belde hakkındaki politika ve kararlara müdahil olması, kararlar lehinde veya aleyhinde görüş belirtmesi, kamuoyu oluşturması, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin bilgisi ve görüşüne başvurması, elde edilen bilgilerin, çözüm yollarının kamuoyuna ve yerel halkın değerlendirmesine sunması pek tabiidir.

HALKI BİLGİLENDİRDİK: 

Kanal İstanbul ile ilgili Büyükşehir Belediyesi 2020 içinde çok paydaşlı ve yetkin kimselerin yüksek katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirmiştir. Kanal İstanbul’un coğrafi, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, jeopolitik, kentsel ve kültürel açıdan geri dönülmesi imkânsız ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı bilimsel gerçeklerle ortaya konulmuştur. Geri dönülmesi imkansız zararlara yol açacak projeyi durdurmak, çevreye ve insan hayatına yönelik karşılaşılabilecek olumsuz etkilerini önlemek, muhtemel sonuçları ortada olan proje için Büyükşehir Belediyesinin bütçesinden kamu kaynağının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçmek adına İstanbul halkı bilgilendirilmiştir.

DEVLET PROJESİ DEĞİL, SEÇİM PROJESİ: 

Kanal İstanbul, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçimler için kullandığı bir kampanya projesidir. Ak Parti'nin ‘Çılgın Proje’ olarak tanıtımını yaptığı proje, ilgili partinin seçim vaadidir. Bu projenin devlet projesi olarak adlandırılması mümkün değildir. Anayasamızda, mevzuatımızda ve teamüllerimizde ‘Devlet Projesi’ diye bir tanım yoktur. Ak Parti'nin 2011 seçim kampanyası kapsamında ‘çılgın proje’ olarak dillendirilmiş olan Kanal İstanbul 8 yıl sonra tartışmalı bir ÇED raporu ile yeniden gündeme taşınmıştır.

KANAL İSTANBUL’UN BÜTÇESİ YOK: 

Kanal İstanbul için bugüne kadar bütçe tanımlanmış değildir. Proje için ne 2019, ne 2020, ne de 2021 Merkezi Yönetim bütçesinde ayrılmış ödenek söz konusu olmadığı gibi bakanlığın yatırım stokuna da konmamış ve kamu yatırım programına dahil edilmemiştir. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının sitesinde bulunan programlar kısmında bile 2021 programı kapsamında ‘Kanal İstanbul’ diye tanımlanan bir proje yoktur. Kanal İstanbul bağlantı yolu adı altında bir yol projesi görünse de, bu sadece fikir düzeyinde bir bilgi notu olup, kamu planlaması ve bütçesi içinde Kanal İstanbul'un izi yoktur.

GÖRÜŞ BELİRTME YETKİMİZ VAR: 

Bu projenin neden olacağı olumsuzluklar hakkında İstanbul halkını bilgilendirmek adına düşünce ve kanaatlerimi söz, yazı, veya başka yollarla açıklama ve yayma hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. Ayrıca konunun ilgi yazıda belirtildiği şekilde idarenin ve devletin bütünlüğü ilkesi ile bir ilgisinin bulunmadığı gibi, devletin egemenlik yetkisiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır.

İSTANBULLU İSTEMİYOR: 

İBB tarafından düzenlenen, 606.317 kişinin katıldığı ankette, projeye karşı olanların oranı yüzde 64,2, destek verenlerin oranı yüzde 34,1 çıkmış, yüzde 11,7 oranında kişi projenin yapılıp yapılmamasının fark yaratmayacağı görüşünü dile getirmiştir. İBB'nin kurumsal görüşü esasen yapılan anketin sonucunda oluşan halkın ezici çoğunluk görüşünün de bir tezahürüdür. Demokratik hukuk devletinde millet iradesinin nasıl ve ne yönde oluştuğu ne kadar önemliyse, iradenin ortaya koyduğu görüşü meşru vasıtalarla duyurmak düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün de bir gereğidir.

AKP'li Zengin: Polislerin işçileri tartaklamasını anlamakta zorlanıyorum

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, ödenmemiş hakları için mücadele eden maden işçilerinin Ankara'da kendisiyle görüşmesinden sonra polis müdahalesiyle karşılaşmasına ilişkin "Açık söyleyeyim ben bunu anlamakta zorlanıyorum" dedi.

Soma ve Ermenek'ten Ankara'ya yürüyüş yapmaları engellenen maden işçilerinden bir grup, geçtiğimiz ay Meclis'te AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'le görüşmüş, bu görüşmelerinin ardından yapacakları basın açıklaması ise polislerce engellenmişti.

AKP Tokat Milletvekili ve Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Haber Global kanalında yayınlanan '40' programında Jülide Ateş'in konuyla ilgili sorusuna yanıt verdi. Ateş'in konuya ilişkin "Soma ve Ermenekli maden işçileri sürekli polis ve jandarma ablukasında. Sanki topluma bir tehdit içeren grupmuş gibi lanse edildiklerini görüyoruz. Oysa insanlar haklarını arıyorlar." demesi ve bunun nedenini sorması üzerine Zengin şu ifadeleri kullandı:

"Buna çok üzüldüğümü söylemem lazım. Onları ben davet ediyorum. Güzel yemek ikram ediyoruz. Oturuyoruz, nasıl yardımcı olabileceğimizi anlatıyoruz. Sonra Kızılay'da çıkıyorlar bir basın açıklaması yapacaklar, bir bakıyorum tartaklanıyorlar. Açık söyleyeyim ben bunu anlamakta zorlanıyorum. En ufak bir ihtimal görseydim böyle birşeyle karşılacaklarına dair elimden ne geliyorsa yapardım. Söyleyecekleri tek şey de şuydu bence: 'Biz gittik Özlem Hanım'la konuştuk. Yardımcı olacağını, elinden geleni yapacağını söyledi.' Jandarma da polis de elbette görevini yapacak. Ama bu görevini yaparken her an onların insanların onları gördüğünü, bütün toplumun nazarının orda olduğunu görerek yapmaları gerekiyor."

Korona haberlerine gelince:

Yeni koronavirüs genelgesi dün akşam başladı. Yasaklar neler?

İçişleri Bakanlığı'nın, koronavirüs ile mücadele amacıyla valiliklere gönderdiği genelge kapsamında uygulanacak tedbirler, Cuma saat 20.00'de başladı.

Bu kapsamda, alışveriş merkezi, market, berber, kuaför ve güzellik merkezleri, bugün 20.00'de kapanacak, 21 Kasım Cumartesi'den itibaren 10.00-20.00 saatleri arasında açık olacak.

Restoran, lokanta, pastane, kafe, kafeterya gibi yeme­içme yerleri 10.00-20.00 saatlerinde sadece paket servis veya "gel-al" şekilde hizmet verecek. Restoran, lokanta veya online yemek sipariş firmalarınca saat 20.00'den sonra sadece telefonla ya da online sipariş üzerine paket servis hizmeti verilebilecek.

İl ve ilçe Umumi Hıfzıssıhha kurullarınca tek tek belirlenmek ve yerleşim sahasında bulunmamak kaydıyla şehirlerarası kara yolları kenarında bulunan ve şehirlerarası toplu ulaşım ve lojistik amaçlı araçlara hizmet veren dinlenme tesislerinde yer alan yeme içme yerleri kısıtlamalardan istisna tutulacak.

Sinema salonları 31 Aralık 2020'ye, kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe/salonu, elektronik oyun salonları, bilardo salonları, lokaller ve çay bahçeleri ile halı sahaların faaliyetleri ise yeni bir karar alınıncaya kadar durdurulacak.

Daha önce faaliyetleri durdurulan nargile salonları ile ilgili uygulama devam edecek.

Tüm illerde Cumartesi gününden itibaren 65 yaş ve üzeri kişiler gün içerisinde 10.00-13.00 saatlerinde, 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğan 20 yaş altı bireyler ise gün içerisinde 13.00-16.00 saatlerinde sokağa çıkabilecek. Bu saatler dışında belirtilen yaş gruplarındaki vatandaşların sokağa çıkmaları kısıtlanacak.

İş yerleri ile illiyetlerini gösteren çalışma, SGK kaydı gibi belgeleri ibraz eden çalışanlar ise bu uygulamadan istisna tutulacak.

Yeni bir karar alınıncaya kadar, hafta sonları saat 10.00-20.00 dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Üretim, imalat ve tedarik zincirleri bu kısıtlamadan muaf tutulacak.

Bu doğrultuda ilk uygulama, 21 Kasım Cumartesi günü saat 20.00'den 22 Kasım Pazar günü saat 10.00'a kadar, 22 Kasım Pazar günü saat 20.00'den 23 Kasım Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Bu tarihlerden sonraki hafta sonlarında da uygulama, yeni bir karar alınıncaya kadar belirtildiği şekilde devam edecek.

Sokağa çıkma kısıtlamasının günlük hayata etkisini en az düzeyde tutma amacıyla kısıtlama süresinde bazı iş yeri, işletme ve kurumlar açık olacak.

Bu kapsamda, ilaç, tıbbi cihaz, maske, dezenfektan üretimi yapan yerler ile kamu ve özel sağlık kurumları, eczaneler, veteriner klinikleri, hayvan hastaneleri, zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ve acil çağrı merkezlerinin de aralarında bulunduğu bazı yerler faaliyetlerini sürdürecek.

Buralarda görev alan personel ile bazı istisnai durumları olan kişiler, bu kısıtlamalardan muaf tutulacak.

Daha önce uygulamaya konulan "vatandaşların yoğun olarak bulunduğu/bulunabileceği cadde sokaklar, ihtiyaç duyulan meydanlar ve toplu taşıma durakları gibi alanlarda/bölgelerde sigara içme yasağı" İl ve İlçe Umumi Hıfzıssıhha kurullarınca genişletilebilecek.

İl Umumi Hıfzıssıhha kurullarınca, yerel yönetimler tarafından şehir içi toplu ulaşım araçlarındaki yoğunluğu azaltacak, seferlerdeki seyrekleşmeyi sağlayacak şekilde başta sefer sayılarının artırılması olmak üzere her türlü tedbirin alınması sağlanacak.

Nikah törenleri/merasimleri, maske, mesafe, temizlik kurallarına uyulması, asgari düzeyde katılım ve her nikah töreni arasına en az 20 dakika süre şartıyla gerçekleştirilecek.

Düğünlerin oturma düzeni, maske, mesafe ve temizlik kuralları ile nikah merasimi şeklinde en fazla bir saat süre içerisinde yapılacak.

Ayrıca 30 Temmuz'da yayımlanan genelge çerçevesinde toplu taziye yapılmamasına ilişkin hükümler eksiksiz uygulanacak.

Hafta sonları sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı süreler içerisinde vatandaşların özel araçlarıyla şehir içi ya da şehirler arası seyahate çıkmamaları esas olacak.

İçişleri Bakanlığı'na ait "e-Başvuru" ve "Alo 199" sistemleri üzerinden ya da valilik/kaymakamlıklara doğrudan başvuru yoluyla Seyahat İzin Kurullarından izin alınarak özel araçla seyahat edilebilecek.

Alınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince idari işlem yapılacak, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu'nun 195'inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak.

Turistler, hafta sonu başlayacak sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutuldu.

İçişleri Bakanlığı’nın salgın önlemlerine ilişkin açıkladığı soru-cevaplara göre, turistler sokağa çıkma yasağından muaf olacak.

Bakanlık tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Turistik faaliyetler kapsamında geçici bir süreyle ülkemizde bulunan yabancı turistler hafta sonları uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacaktır.”

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***

Günün Yazarı” olarak 19 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Adnan Cemgil'i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Adnan Cemgil, 1909 yılında, Zeyrek mahallesi,Fatih, İstanbul'da doğdu. Çocukluğunun sonları Osmanlı İmparatorluğunun çatırtılarına, gençliğinin ilk yılları Milli Mücadele günlerine tanıklık etti. İlk ve ortaöğrenimini tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden mezun oldu (1935). Yurt dışına gidip, Paris ve Moskova'da Fransızca ve Rusça öğrendi.

1938 yılında Türkiye'ye dönen Cemgil, Ankara Meslek Öğretmen Okulu ve Atatürk Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. 1941 yılında kendisi gibi sol görüşlere sahip öğretmen Nazife Müren'le evlendi. 1941-1944 yılları arasında “Yurt ve Dünya” dergisinin, 1947’de de “24 Saat” gazetesinin yazı işleri müdürlüklerini yaptı. 1944-1945 yıllarında İnönü Ansiklopedisi’nde redaktör olarak çalıştı. 1945’te bakanlık emrine alındı; Danıştay kararıyla görevine döndü; bir süre sonra öğretmenlikten ayrıldı (1947). Kurucularından olduğu Türk Barışseverler Cemiyeti’nin genel sekreterliğini yaptı (1950). Varlıklı bir aileden gelmesine karşın; sosyalist düşünceyi benimseyen yazar, 1950 yılında "Türk Barışseverler Cemiyeti" kurucusu olarak Kore'ye asker gönderilmesini protesto eden bildiri dağıttığı için tutuklandı. Cemgil'e karşı siyasi iktidarın baskıları, eşine yönelik bir şekle bürünerek; Nazife Cemgil, Ankara'dan Yozgat'a sürgün edildi. Adnan Cemgil'in de birkaç yıl Yozgat'ta kalmasının ardından Nazife Hanımın istifasıyla İstanbul'a döndüler.

1961 yılında eşiyle birlikte "Evren Yayınevi"ni kurup, ansiklopedi çıkardı. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından Türkiye İşçi Partisi'ne girdi, sendikal çalışmalar yaptı. Seçimler sırasında 1965 yılında Bursa'da Komünizmle Mücadele Derneği'nin yönlendirdiği bir grubun saldırısına uğradı. Emekli Sandığı Reklam Bölümü'nde çalışarak, takma adla şiir ve yazılar yazdı, İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda figüranlık, ve tanıdıklarının su dağıtan kamyonunda evlere su taşıyıp sakalık yaptı. Kısa ömürlü olan bir bakkal dükkânı açtı.

31 Mayıs 1971 tarihinde Nurhak Dağları'nda meydana gelen bir çatışmada oğlu Sinan Cemgil'i kaybetti. Diğer oğlu Dumrul Cemgil’dir.

İlk yazıları, 1934’te “Yeni Adam” dergisinde yayımlandı. Cumhuriyet gazetesi ve Yeni Ortam'da yazılar yazdı. 1942-1987 yılları arasında Romain Roland, Diderot, Emile Zola, Vincente Blasco Ibanez, Balzac, Tagore, Roger Martin, Pirandello, Sillanpaa, Amado, Gramsci'den birçok eseri Türkçeye kazandırdı.

Adnan Cemgil, 21 Kasım 2001 tarihinde, 92 yaşındayken, İstanbul'da hayata veda etti. 23 Kasım 2001 tarihinde Erenköy Galip Camii'nde kılınan öğle namazından sonra toprağa verildi.

ESERLERİ:

Çeviri:

Menon (Platon’dan, 1942), Epinomis (Platon’dan, 1943), Gündoğarken (Romain Rolland’dan, 1944), Jean-Christaphe (Romain Rollann’dan, 1945), Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup (Denis Diderot’dan, 1945), Romeo’nun Yeğeni (Denis Diderot’dan, 1946), Kaderci Jacques ile Efendisi (Denis Diderot’dan, 1949), Jamaika Hanı (Daphné du Maurier’den, 1956), Adalet Tarihi (Marcel Rouselet’ten, 1963), Modern Basın (Pierre Denoyer’den, 1963?), Rahibenin İsyanı (Denis Diderot’dan, 1965), Aşk Çocuğu (Philippe H. É riat’dan, 1965), Gora (Rabindranath Tagore’dan, 1966), Yaşama Sevinci (Romain Rolland’dan, 1966), Taşra Kızı: Silja (Frans Emil Sillanpaa’dan, 1967), Aile Çevresi (Emile Salomon Wilhelm Herzog’dan, 1968?), Sevgi Çağı (Romain Rolland’dan, 1968), Felsefe Konuşmaları (Denis Diderot’dan, 1968), Problem Çocuklar (René Félix Allendy’den, 1968), Germinal (Emile Zola’dan, 1968), Birinci Dünya Savaşı Tarihi [1914-1918] (Pierre Renouvin’den, 1969), Karl Marx’ın Fikir Dünyası (Roger Garaudy’den, 1969), Bir Aşk Hikâyesi (Emile Zola’dan, 1969), Gece Uçuşu (Antoine de Exupéry’den, 1969), Baharlar Açarken (Vivente Blasco Ibanez’den, 1970), Therese Raquin (Emile Zola’dan, 1970), Çağdaş Arap Düşüncesi: Bağımsızlık Sosyalizm -Müslüman Kardeşlerden Marksizm’e Kadar (Abdal El Malik Enver’den, 1971), Gölgelenmiş Yıllar (Luigi Pirandello’dan, 1971), Askerin Öyküsü (Guy Sajer’den,1972), Nana (Emile Zola’dan, 1972), Gecenin Çobanları (Jorge Amado’dan, 1973?), Klim Samgin’in Hayatı: Kırk Yıl (Maksim Gorki’den, 1975), Osmanlı İmparatorluğu’nda Yenileşme Hareketleri: Türkiyenin Meseleleri (Paul Imbert’den, 1981), Hapishane Defterleri: Seçmeler (Antonio Gramshi’den, 1986), Thibault’lar (Roger Martin Du Gard’dan, 1987), Diyaloglar (Platon’dan, Teoman Aktürel, Metin Cevdet Anday, Tacettin Ünlü, Sabahattin Eyüboğlu ile, 1989), Rahibe (Denis Diderot’dan, 1993), Büyük Otel (Wicki Baum’dan).

Derleme:

İlim Karşısında Irk Meseleleri: Etütler (1945), Nâzım Hikmet’in Yaşadığı Adalet Dramı ve Açlık Grevi Olayındaki Gerçekler (1993).

"Günün Şiiri" köşemiz olacak bundan sonra "Günün Şairi" olmadığında. Bugün sizlerle son yazdığım, daha dumanı üzerinde bir şiirimi paylaşmak istiyorum:

TİYATRO GİBİ

Kendime ayırdığım her anı

Harcanmış bir ömürdür şimdi

Ve çürümüş yalnızlığım

Hayat sunuyor

Mangalda bırakmadığım küller

Yüreğimde gizli

Düştüğüm çukur

Canımı yakıyor

Göz göz açmış yaralarım

Üzerime yıldızlar serili

Bastığım toprak bile

Aşk kokuyor

Gidemediğim öyle çok ki artık

Gitmek de istemiyorum ama

Attığım her adıma

Rahat batıyor

Susuyorum tenhalarda

Yakalıyor beni hüzün

Yüzümde bir tebessüm

Gönlüm yanıyor

Bildiğimi söylemiyorum artık

Bilmediğim bende saklı

Gizleniyor son bahar

Zaman bitiyor

Seyirciyim artık

Alkış yetmiyor.

#haticenayır

***

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Mardin’in Kurtuluş Günü:

21 Kasım 1919 tarihi Mardin ilinin Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Mardin ilinin ve tüm Mardinli hemşerilerimin 101. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Dünya Televizyon Günü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Mart 1999'da aldığı karar neticesinde, her yılın 21 Kasım günü “Dünya Televizyon Günü” olarak kutlanmaktadır. 21 Kasım "Dünya Televizyon Günü"nde hem bu akıllı kutunun hayatımızdaki varlığını kabul ederken, diğer yandan da onun esiri olmamayı da düşünmemiz gerekmektedir. Yani "Televizyona teslim olmayın, televizyonsuz da kalmayın." diyorum.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

21 Kasım 1783 - Paris'te, Jean-François Pilâtre de Rozier ve François Laurent d'Arlandes, sıcak hava balonuyla ilk uçuşu gerçekleştirdiler.

21 Kasım 1789 - Kuzey Karolina, ABD'nin 12. eyaleti oldu.

21 Kasım 1791 - Albay Napoléon Bonaparte, generalliğe terfi ettirildi.

21 Kasım 1877 - Edison, pikabı (ses kayıt cihazı) icat ettiğini duyurdu.

21 Kasım 1905 - Albert Einstein'ın, enerji ile kütle arasındaki ilişkiyi meşhur E=mc2 denklemi ile ifade ettiği, "Cismin ataleti içerdiği enerji miktarına bağlı mıdır?" adlı makalesi, "Annalen der Physik" dergisinde yayımlandı.

21 Kasım 1919 - Mardin şehrinin kurtuluşu.

21 Kasım 1927 - Samsun-Amasya Demiryolu hattı işletmeye açıldı.

21 Kasım 1938 - Atatürk'ün naaşı, törenle Etnoğrafya Müzesi'ndeki geçici istirahatgâhına getirildi.

21 Kasım 1955 - Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve Birleşik Krallık'ın katılımıyla Bağdat Paktı kuruldu.

21 Kasım 1967 - Kıbrıs nedeniyle Türkiye-Yunanistan gerginliği sürüyor. Yunanistan, "Silahlı bir çatışmadan kaçınarak sorunlarımızı görüşmeler yoluyla çözmeye hazırız" açıklamasını yaptı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Cemal Tural, "Kıbrıs'a çıkarız, kimse kaygılanmasın; ancak zaman söyleyemem" dedi. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lyndon Johnson, savaştan kaçınılması önerisinde bulundu.

21 Kasım 1969 - İlk ARPANET hattı, Kaliforniya Üniversitesi ile SAE'deki işlemciler arasında kuruldu.

21 Kasım 1980 - Las Vegas - Nevada'da bir otelde çıkan yangında 87 kişi öldü, 650'den fazla kişi yaralandı.

21 Kasım 1980 - ABD'de tahminen 83 milyon TV izleyicisi, Dallas dizisinde, JR'ı kimin vurduğunu öğrenmek amacıyla televizyonlarının karşısına geçti.

21 Kasım 1985 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov Cenevre'de buluştu. Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.

21 Kasım 1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) antlaşması Paris'te imzalandı.

21 Kasım 1996 - Porto Riko'nun başkenti San Juan'daki bir ayakkabı mağazası ve mağazanın bulunduğu iş merkezinde meydana gelen propan patlamasında 33 kişi öldü.

21 Kasım 1996 - Zagreb'te binlerce kişi muhalif radyo istasyonu, Radio 101'in kapatılmaması için eylem yaptı.

21 Kasım 2002 - Prag'daki NATO zirvesi'nde; Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya'ya, ittifaka katılmaları çağrısı yapıldı.

21 Kasım 2002 - Dünya güzellik yarışmasının yapılacağı Nijerya`da bir gazetede İslam peygamberi Muhammed hakkında yayınlanan yazı yüzünden çıkan çatışmalarda 100 kadar kişi öldü, 500 civarında kişi de yaralandı.

21 Kasım 2009 - Çin'in Heilongjiang eyaletinin Hegang şehrindeki bir maden ocağında meydana gelen patlamada 104 kişi öldü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

21 Kasım 1694 - François Voltaire, Fransız filozof (ö. 1778)

21 Kasım 1852 - Francisco Tárrega, İspanyol besteci ve gitarist (ö. 1909)

21 Kasım 1854 - XV. Benedictus, Papa (ö. 1922)

21 Kasım 1870 - Alexander Berkman, Amerikalı yazar, radikal anarşist ve aktivist (ö. 21 Kasım 1936)

21 Kasım 1883 - William Frederick Lamb, Amerikalı mimar (ö. 1952)

21 Kasım 1898 - René Magritte, Belçikalı ressam (ö. 1967)

21 Kasım 1899 - Jobyna Ralston, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 1967)

21 Kasım 1914 - Nusret Hasan Fişek, Siyasetçi ve tıp doktoru (ö. 1990)

21 Kasım 1919 - Jacques Sénard, Fransız diplomat (ö. 2020)

21 Kasım 1926 - Şükran Güngör, Tiyatro sanatçısı ve oyuncu (ö. 2002)

21 Kasım 1935 - Fairuz, Lübnanlı şarkıcı.

21 Kasım 1936 - Ergün Arıkdal, Metapsişik araştırmacı ve yazar (ö. 1997)

21 Kasım 1941 - İdil Biret, Piyanist.

21 Kasım 1944 - Harold Ramis, Amerikalı aktör, yönetmen ve senarist (ö. 2014)

21 Kasım 1945 - Goldie Hawn, Amerikalı oyuncu.

21 Kasım 1947 - Andrew Davis, Amerikalı yönetmen ve yapımcı.

21 Kasım 1952 - Alper Görmüş, Gazeteci.

21 Kasım 1961 - Alexander Siddig, İngiliz aktör.

21 Kasım 1965 - Björk, İzlandalı şarkıcı.

21 Kasım 1969 - Süleyman Soylu, Siyasetçi ve İçişleri Bakanı.

21 Kasım 1975 - Erlend Oye, Norveçli müzisyen.

21 Kasım 1975 - Zeynep Türkeş, Şarkıcı ve besteci.

21 Kasım 1985 - Carly Rae Jepsen, Kanadalı şarkıcı.

21 Kasım 1991 - Almaz Ayana, 10.000 m kadınlar dünya rekorunun sahibi Etiyopyalı atlet.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

21 Kasım 1555 - Georgius Agricola, Alman bilim insanı (d. 1490)

21 Kasım 1695 - Henry Purcell, İngiliz erken Barok dönemi bestecisi (d. 1659)

21 Kasım 1811 - Heinrich von Kleist Alman yazar (d. 1777)

21 Kasım 1916 - I. Franz Joseph, Avusturya-Macaristan İmparatoru (d. 1830)

21 Kasım 1938 - Leopold Godowsky Leh asıllı Amerikalı piyano virtüözü ve besteci (d. 1870)

21 Kasım 1946 - Sami Karayel, Spor yazarı ve gazeteci.

21 Kasım 1959 - Max Baer, Amerikalı boksör (d. 1909)

21 Kasım 1963 - Robert Franklin Stroud, Amerikalı mahkûm (Alkatraz Kuşçusu) (d. 1890)

21 Kasım 1977 - Tevfik İnce, Geleneksel tuluat tiyatrosunun son temsilcisi (d. 1907)

21 Kasım 1993 - Tahsin Öztin, Gazeteci (d. 1912)

21 Kasım 1995 - Victoria Hazan, Şarkıcı, udi ve besteci (d. 1896)

21 Kasım 1996 - Abdus Salam, Pakistanlı fizikçi ve (Nobel Fizik Ödülü'nü alan ilk Pakistanlı) (d. 1926)

21 Kasım 1999 - Quentin Crisp, Britanyalı yazar, hikâyeci ve aktör (d. 1908)

21 Kasım 2001 - Adnan Cemgil, Öğretmen, yazar ve çevirmen (d. 1909)

21 Kasım 2004 - Tuncay Akdoğan, Müzisyen (d. 1959)

21 Kasım 2010 - Kaya Gürel, Tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1933)

21 Kasım 2011 - Gregory Halman, Hollandalı profesyonel beyzbolcu (d. 1987)

21 Kasım 2019 - Yaşar Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 25. Genelkurmay Başkanı (d. 1940)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?