Bahçeli'ye Ram olmak!

Korona kıskacı giderek daralırken, alınan son önlemlerin ne kadar işe yarayacağı merak konusu…

Bir taraftan da, Cumhurbaşkanı’na Ram mı olacağız, Bahçeli’nin koç yumurtasını mı merak edeceğiz şaşırdık…

Toplumdaki cinnet hali de cabası…

Ufacık çocuğu betona vuran ahlaksıza mı, yavru köpeğin bacaklarını kesenlere mi, yaşlı bir adama acımasızca dayak atan gençlere mi daha çok kızalım bilemez haldeyiz…

Şimdilerde Türkiye nefesini tuttu, Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz günlerde yapacaklarını vaat ettiği ekonomi ve hukuk alanındaki reformları bekliyor.

İktidar kanadında söylenenlere bakıldığında, sanki 18 yıl önce değil de 1 ay önce yönetime gelmişler gibi bir hisse kapılıyorsunuz…

Reformlar beklenilmesine bekleniyor da, bugüne kadar nelerin vaat edilip nelerin yapıldığına baktığımızda hayal kırıklığına uğruyoruz…

Örnekler çok:

- Güya hayvan hakları yasası çıkarılacaktı. 600 vekil yıllardır bir yasa metni hazırlayıp, bu konudaki beklentiyi gerçekleştiremedi…

- Güya İş Bankası’ndaki CHP hisseleri Hazine’ye devredilecekti. Bunu onayladığım anlamı çıkmasın. Atatürk’ün mirasına dokunulmaması gerektiğini düşünüyorum. Ama hatırlarsanız “10 gün içinde yasayı hazırlayıp önüme getirin” diye talimat verilmişti. Bu konu, öylece unutulan ya da unutturulan konular arasındaki yerini aldı. İyi ki de öyle oldu.

- Güya bütün konutların tapuda gerçek değerleri belirlenecek ve alım satım işlemlerinde gerçek değerler üzerinden harçlar alınacak, dolayısıyla devlet zarara uğramaktan kurtulacaktı. Bu da lafta kaldı...

- Güya seçim barajı düşürülecek, millet iradesinin TBMM’de tam temsili sağlanacaktı. Bu aralar konuşulmuyor bile…

- Güya Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin uyum yasaları çıkarılacaktı. Tek bir yasanın bile 2.5 yıldır çıkarıldığına şahit olmadık.

- Güya Avrupa Birliği’nin istediği yasalar düzenlenecek ve Türk vatandaşlarına vize serbestisi gelecekti. Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerden sonra herhalde artık yalan oldu…

Örnekleri daha da çoğaltmak mümkün…

Yeni sistemde güya kararlar çabuk alınıyor, yasalar süratle çıkarılıyormuş!

Çıkarılıyor da biz mi görmüyoruz bilmiyorum…

Görüldüğü gibi, vaatler “yapacağız”, “edeceğiz” derken lafta kalıyor.

Ayrıca, reform kelimesinin bilmediğimiz bir anlamı mı var?

18 yıldır kendi düzenlediklerini düzeltmekten mi söz ediyorlar?

Bence ülkenin, zamanında Avrupa ile birlikte yaşayamadığı rönesansa ihtiyacı var. Cumhurbaşkanı’nın söz ettiği reform format atmaksa, 18 yıl önceki ayarlara bile razıyız biz…

Atatürk’ün yaşatmaya ömrü yetmediği bu Rönesans, bilim, sanat ve teknikle yeniden doğuş anlamına geliyor. Bizim yıllardır konuşmadığımız konular bunlar…

Avrupa’da reform nedenleri, Katolik kilisesinin bozulması ve dinin siyasete alet edilmesi, din adamlarının halka zulmetmesi değil miydi?

Umarım ekonomi ve yargıda yapılması gerekenler bu sefer “cekler”, “caklar” arasında kaybolmaz…

Çakıcı’nın son mektupları ve Bahçeli’nin ona desteği, reform balonunun şimdiden patladığının sinyallerini veriyor.

Bakalım siyaset, Bahçeli’ye mi Cumhurbaşkanı’na mı “Ram” olacak?

Siyaset diline mafya jargonu hakim olursa, Susurluk dönemi hortlar…

Uçurumun kenarından geri dönemeyiz!

Baydu Can

19 Kasım 2020

baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?