İBB Başkanı İmamoğlu: İstanbul'u 2-3 hafta kapatalım


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
Bektaşi camiye gitmiş. Hoca hutbeyi okumuş. Herkes duasını etmeye başlamış. Kimi "Allah'ım dinimi, imanımı ver.”, kimi "Allah'ım sağlık, huzur ver.", herkes kendine göre dua ediyormuş. Bektaşi kaldırmış elini, açmış avuçlarını, "Allah'ım bana bir kiloluk rakı ver.” demiş. Yanındaki sofu hemen yakasına yapışmış, "Allah'ın evinde rakı istenir mi?" demiş. Bektaşi hiç istifini bozmamış. “Herkes kendinde olmayanı istiyordu, ben de bende olmayanı istedim." demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:
"Para her kapıyı açar, lakin kilitleyemez." demiş Friedrich Engels.
Paranın gücü de bir yere kadar işte.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:
"Ucunu açacağınız kurşun kalemi alüminyum folyoya sararak kalemtıraşınızın bıçaklarını keskinleştirebilirsiniz."
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:
“Çakmak kibritten önce bulunmuştur.”

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İzmir'de can kaybı 116'ya çıktı
Bugüne kadar alınmayan önlemler nedeniyle İzmir’e büyük darbe vuran depremde, can kaybı sayısı arttı.

AFAD, İzmir'deki 6.9 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 116 olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamaya göre hastanede tedavi altına alınan 1034 kişinin 1021'i taburcu oldu, 8 kişinin de tedavisi sürüyor.

HSK, iş insanı Osman Kavala hakkında tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden tüm hakimlerin listesini istedi. HSK’nin hamlesinin, yaşanan son gelişmeler ardından yargıdan reform işareti verilmesinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İstanbul Adalet Komisyonu’na ‘acele’ kodlu bir yazı yazarak iş insanı Osman Kavala’yı tutuklayan ve AYM’nin kararına rağmen tahliye etmeyen hakimlerin listesini istedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçen Pazar günü, yayınladığı metinle görevinden istifa ettiğini duyurdu. 24 saati aşan bir kriz ve yandaş medyanın sessizliği ardından istifa, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildi. Bu gelişmelerin ardından ise Erdoğan, AKP Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamada ekonomide ‘yeni dönem’ sinyali verirken bunun hukuk alanında da desteklenmesi gerektiğini söylemişti. Dün konuşan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de, yargının kararlarını hukuka göre vermesi gerektiğini söylemiş, AYM kararlarına uyulmasını istemişti.
Tüm bu gelişmeler, ABD seçimlerinin sonuçları ortaya çıktıktan hemen sonra yaşandı.
Yargıya dair verilen sinyallerin ardından, Osman Kavala davasındaki tüm hukuksuzluklara rağmen adım atmayan HSK’den dikkat çekici bir hamle geldi. HSK, Kavala dosyasındaki tüm bilgileri, tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden tüm hâkimlerin listesini istedi.
11 Kasım’da İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na yazılan yazıda, şu ifadeler kullanıldı:
“Hakim ve Savcıların Derece Yükselmesi Esaslarına ilişkin 05/04/2017 tarihli 675/1 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu İlke Kararı ve Birinci Sınıfa Ayrılan ve Birinci Sınıf Olan Hâkim ve Savcıların Çalışmalarının Değerlendirilmesi Esaslarına ilişkin 675/2 sayılı İlke Kararında yapılan 15/012020 tarih ve 31009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ek düzenlemede: "Yargı bağımsızlığı ve Hâkimlik teminatı ilkeleri temelinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesine yapılan incelemelerde ihlal kararına sebebiyet verip vermedikleri, neden oldukları ihlalin niteliği ve ağırlığı ile ilgililerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile teminat altına alman hakların korunması konusundaki gayretleri, göz önünde bulundurularak yükselmeye layık olup olmadıklarına karar verilir" hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan ilke karan uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/74 Esas sayılı dosyasında taraf olan Mehmet Osman KAVALA'nın tutuklanmasına yönelik, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 01/11/2017 tarihli tutuklama kararı, bu tutuklama kararına karşı yapılan itirazı değerlendiren İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 13/112017 tarihli karar, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki başvurusunun tutukluluk halinin devamına ilişkin tüm kararlar (re'sen ya da talep üzerine değerlendirilen) ve bu kararlara karşı yapılan itirazların değerlendirilmesine ilişkin kararlar, iddianame, duruşma zabıtlarının hazırlanarak UYAP üzerinden Genel Sekreterliğimize gönderilmesi hususunda,
Gereğini rica ederim.”

Korona haberlerine gelince:
Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu, Covid-19'a yakalanan sağlık çalışanlarının sayısını açıkladı.
Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu tarafından ulaşılan ve teyit edilen Covid-19 (+) tanısı alan sağlık çalışanlarının sayısının 13 Kasım 2020 tarihi itibariyle 1192'ye yükseldiği bildirildi.
Yaşamını yitiren sağlık emekçisi sayısı ise Ankara'da 13 olarak açıklandı.

 İmamoğlu’ndan korkutan salgın uyarısı: İstanbul’da kontrol dışı bir süreç yaşanıyor, 2-3 haftalık kapanma şart
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Ben İstanbul adına konuşmak zorundayım” diyerek corona virüsü salgını ile ilgili dikkat çeken uyarılarda bulundu. İstanbul’da kontrol dışı bir süreç yaşandığını vurgulayan İmamoğlu “Bu iş mart-nisan-mayıs dönemindeki gibi değil. İstanbul’umuzun şu anki verilerine baktığımızda 2-3 haftalık kapanma şart” dedi.
Ataköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin ikinci etabının açılışını yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, corona virüsü salgını ile ilgili çok önemli uyarılarda bulundu. Pandeminin tek başına maske ve mesafe ile tanımlanacak bir süreç olamayacağını dikkat çeken İmamoğlu Covid 19 salgının Türkiye'de ve İstanbul'da çok endişe verici boyutlara ulaştığını vurguladı.

Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre hasta sayılarının yüzde 50'sinin İstanbul'da olduğunu hatırlatan İmamoğlu “İstanbul'da kontrol dışı bir süreç yaşıyoruz. Ben de bunu deneyimledim. Görüyoruz ve herkes farkındaki bu iş, mart-nisan-mayıs dönemindeki gibi değil. Çemberi gittikçe daralan biçimde çok yakın çevremizde neredeyse herkesin bu hastalığı yaşadığını görüyoruz” diye konuştu. İmamoğlu, salgının 7. ayına girdiğini, her geçen gün artan sayıya bağlı olarak bazı hastanelerin yoğunluk nedeniyle zorlanmaya başladığını belirtti.

Açıklanan vaka ve ölüm sayılarının gerçeğini yansıtmadığını söyleyen İmamoğlu şunları dile getirdi:

* Nüfusu İstanbul'dan az olan Avrupa ülkelerinden dahi daha az sayı açıklamanın salgınla mücadelede ne anlama geldiğini ben anlayabilmiş değilim.

* Toplumda ‘gerçekleri konuşmuyorsunuz' intibası oluşmasına katkı sunan yetkililerin, bu tavrını ben çözemiyoruz bir türlü. Madem biz nüfusu 10 milyonu bile aşmayan bir kısım ülkelerden 83 milyonluk ülke olarak çok daha iyi durumdaysak dünyanın gelip bunu incelemesi bizi alkışlaması, bizim de bunun insanlık adına bütün dünyaya anlatmamız gerekir.

* Düşünün ki; 11 milyonluk Belçika'dan bile bizde vaka- ölüm sayısı 2-3 kat az ise gerçekten bunu bütün dünyaya insanlık namına öğretelim, anlatalım. Ama eğer bir yanlış varsa açıklamalarda bunun anlamlı olmadığını, milletimizi yanlış bilgiler vermenin doğru olmadığının altını çizmek zorundayım.

İstanbulluların yaşam hakları için en sert uyarıları yapması gereken makamda olduğunu dile getiren İmamoğlu “Bulaşıcılığı derhal azaltmak zorundayız. Yazıktır insanlarımıza, sağlık çalışanlarımızın emeklerine, yaşamlarına. Her şeyi yerine koyabiliriz ama kaybettiğimiz yaşamı canları tekrar yerine koyma şansımız yoktur” diye konuştu.

“Ben İstanbul adına konuşmak zorundayım” diyen İmamoğlu şu çarpıcı açıklamaları yaptı:

* Madem işin yarısı İstanbul'da, madem Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği hususlarla süreci teminat altına alabiliriz o zaman benim de bu anlamda bütün doğruları vatandaşlarımızla ve yetkilileri uyararak paylaşma zorunluluğum var. Dünya Sağlık Örgütü'nün iki adet açılma kriteri var. Birincisi en az 14 gün boyunca test sayısı artacak ama vaka sayısı da azalacak ki açılma olsun.

* İkincisi en az 14 gün boyunca ölüm sayıları ve sağlık personeli hastalanma sayısı azalacak. Türkiye'mizin ve özellikle İstanbul'umuzun şu anki verilerine baktığımızda iki kriteri de önümüze koyduğumuzda kesinlikle bir kapanmanın şartlılığı ortada.

* Bilim Danışma Kurulumuzun özellikle salgının hızını düşürmek ve çok hızlı şekilde bulaştığı bu dönemi radikal şekilde kontrol etmek adına 2-3 haftalık kapanmanın ve bu sürecin ardından da güçlü bir takip dönemi ile beraber kontrollü bir açılma dönemini İstanbul'a öneriyorlar.

* Verilerimizin nisan mayıs aylarından çok daha ileride olduğunun altını kalın bir şekilde çizelim. İstanbul için çok hızlı hareket etmemiz gerektiğinin altını çizelim.

“İstanbul'da bir gerçeği sizinle paylaşalım” diyen İmamoğlu, “Bugün İstanbul'da bize sağlık kurumlarının kendi notu ile ‘bulaşıcı hastalık’ diye gönderilen vefat sayılarına baktığımızda; son bir hafta için özellikle konuşuyorum Türkiye için açıklanan vefat sayısının en az 50 kadar fazlası sadece İstanbul'da var. Bu kadar net. Mezarlıklar Müdürlüğü'ne sağlık kuruluşlarından yanlış bilgi geliyorsa bize bildirsinler doğruyu biz de görelim. Az insan vefat ediyorsa pandemiden ben de mutlu olurum. Bu doğruların vatandaşlarımızla paylaşılması gerek ve bu doğrular üzerinden gerekli tedbirleri ciddiyetle almalıyız” dedi.

2-3 haftalık bir fedakarlıkla tırmanmakta olan hasta-vefat sayısını aşağı doğru indirmek zorunda olduklarını vurgulayan İmamoğlu “Nisan- mayıs gibi yaza giden bir dönem içinde değiliz. Daha soğuk günlere doğru giden bir dönemin başındayız. Kasım ayındayız. Bilim insanlarını, hekimleri dinlediğimde benim de bu uyarıları yapma zorunluluğum ortaya çıkıyor. Devletimiz güçlüdür. İnsanlarımızın ihtiyaçlarını giderme konusunda donanımlı bir hazırlık yaparız, seferberlik süreci tanımlarız. Büyükşehir, belediyeler, valilik top yekun donanımlı bir hazırlık yaparız, doğru zamanı açıklarız ve hep birlikte İstanbulluların tüm ihtiyaçlarını seferberlik duygusu ile gideririz. Nasıl daha bunu önce hep birlikte hallettik, yine hallederiz” dedi.

İmamoğlu, kendileri ile hasta verilerinin paylaşılmamasına da tepki göstererek şunları söyledi:

* İnsanların dışarıya çıkışlarında en önemli takip sistemi bizim elimizde; İstanbulkart. Milyonlarca kullanıcısı var. Hasta verilerini bize verin, biz de İstanbulkart kullanıcılarını engelleyelim.

* Otobüse geldiğinde kartı alarm verecek, uyarıyı yapacak ve biz gerekli işlemleri vatandaş hakkında başlatacağız. Israrla bize tek bir hasta verisi verilmedi. Bunu anlayabilmiş değilim.

* Bu talebimizi haksız bulan hiçbir devlet yetkilisine de rastlamadım. Madem haklıyız, bize hasta verisini niye vermezsiniz. Şu yapılıyor; biz yolcuların sayısını göndereceğiz, bindikten sonra takip edilecek.

* Hasta araçlara bindikten sonra takip etsen ne olacak, bulaştırdıktan sonra bulsan ne olacak, bulmasan ne olacak? Sebepsiz yere uzatılan bu tür yanlış uygulamaları gidermeliyiz.

 
İstanbul’da Covid-19 için tehlike çanları çalıyor
Prof. Dr. Murat Karaman başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin her yerinde pandeminin endişe verici boyutlarda olduğunu belirterek “Bu yüzden sağlık hizmetleri de aksıyor” dedi.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de coronavirüs vakalarındaki hızlı artış devam ediyor. “Her gün trafikte ve hastane acil girişlerinde susmayan aralıksız siren sesleri tablosuna hiç de uzak değiliz. Hastanelerin yoğun bakımlarında, servislerinde ve morglarında yer kalmama noktasına dayandık” diyen Prof. Dr. Murat Karaman, sağlık çalışanlarının sorunlarından virüse karşı alınması gereken önlemlere kadar birçok kritik konudaki tavsiyelerini şöyle sıraladı:
– Esnafa asgari bir geçim ödemesi yapılarak; işine ara verdirilen her çalışanımıza işsizlik maaşı düzenli ve anında ödenerek başta İstanbul'a giriş-çıkış kısıtlaması, en az SARS-CoV-2'nin kuluçka süresi olan 14 güne kadar toplumsal hareketliliğin azaltılması/ sokağa çıkma kısıtlaması, temel/zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışmanın durdurulması olmak üzere virüsün yayılmasını azaltacak/durduracak önlemler hızla hayata geçirilmelidir.

– Esnek çalışma saatleri uygulaması devreye acilen sokulmalıdır.

– Okulların uzaktan eğitim ile bir süre daha devam etmesi bir zorunluluk halini almıştır.

– AVM, restoran, kafe vb. toplu kullanım alanlarıyla ilgili kararların gözden geçirilerek gerekli kısıtlamalar tekrar uygulanmalıdır.

– Devletin her vatandaşa maskeyi ücretsiz temin etmesi; maske kullanımının denetimlerinin artırılması gerekir.

– Sadece “Maske-Mesafe-Hijyen” önermesi ile pandemiyle başa çıkılamaz. Sürüntü testi ile Covid-19 tanısı almış hastalara uygulanacak izolasyon evde değil yurt ve otel gibi sistematik kontrolü mümkün alanlarda yapılmalıdır. Bu izolasyon kuralına uymayan hastalar toplum suçu işlemiş sayılır ve ona göre cezai işlem uygulanmalıdır.

– Grip mevsiminin gelmesi nedeniyle yeterli aşı temin edilmesi gerekir.

– Hastaneler pandemi hastanesi olanlar ve olmayanlar şeklinde iki ayrı gruba ayrılmalıdır. Covid-19 dışı hastaların aylardır ertelemek zorunda kaldıkları sağlık hizmeti ihtiyacı daha fazla bekletilemez. Bölge ve nüfus özellikleri dikkate alınarak “pandemi dışı hastaneler” belirlenmeli ve ilan edilmelidir.

– Salgınla mücadele hastanelerde değil, sahada kazanılır. Etkin bir filyasyon çalışması için birinci basamak sağlık hizmetlerindeki Aile Hekimliği-İlçe Sağlık Müdürlüğü ikiliği kaldırılmalı, Aile Sağlığı Merkezleri hızla bölge tabanlı olarak organize edilmelidir.

– Aylardır pandemi mücadelesi nedeniyle yorgun düşmüş sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük hakları hızla düzeltilmelidir. Sağlıkçıların dönüşümlü çalışacak şekilde gerektiğinde izin kullanmaları teşvik edilmelidir.

– Mobil hastane istasyonları kurulmalı ve böylece belirlenmiş pandemi hastanelerine yığılmanın önüne geçilmesi hedeflenmelidir.


Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi” olarak 36 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 117. doğum günü olan Ercüment Behzat Lav’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Ercüment Behzat Lav, 15 Kasım 1903 tarihinde, İstanbul'da doğdu. Babası topçu subayı Yozgatlı Hasan Sıtkı Bey’dir. Babası Hasan Sıtkı Bey de şairdir ve iki divanı vardır. Eğitimine babasının Bingazi’de görev yaptığı sırada Bingazi’deki Cizvit Ana mektebinde başlamıştır. Ailesi İstanbul’a geldikten sonra Fransız Assomption mektebine, Hadikat-i Meşveret Ortaokuluna, daha sonra da  İstanbul Sultanisi'ne (İstanbul Erkek Lisesi) gitti ve bu okulları bitirdi.  Okulunu bitirdikten sonra bir süre Vakit Gazetesinde çalıştı. Öğretmenlik yapmayı da deneyen şair Numune-i Mektebiye okulunda Türkçe öğretmenliği yaptı. 1921’de Darülbedayiye girerek tiyatro çalışmalarına başladı. Dört yıl süreyle(1921-1925) Almanya’da Stern Müzik Konservatuarı ve Reinhart Tiyatro Akademisinde tiyatro ve müzik öğrenimi gördü. Dönüşünde İstanbul Şehir Tiyatrosunda aktörlük ve rejisörlük (1935-47), Devlet Konservatuarında öğretmenlik (1951-61) yaptı. Bir süre gazetecilik, Ankara radyosunda spikerlik ve yayın şefliği görevlerinde bulundu. 1930 larda şehir tiyatrolarının egemen olduğu  sinemamızda M. Ertuğrul  yönetiminde filmlerde oynadı. Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" adlı filminde Emel Rıza ve Ercüment Behzat Lav'ın dudak dudağa öpüşmesi Türk filmlerinde ilk öpüşme sahnesi olarak tarihe geçmiştir.

Fakat yine bu yıllarda edebiyat tutkusu depreşti ve yayın organlarında görev almaya başladı. Gündüzleri tiyatroda, geceleri ise gazetelerde çalışmaya başladı.  Vakit, Hareket ve Akşam gazetelerinde gece sekreterliği görevlerinde bulundu. Bu yıllarda (1930-1935) vezinli, kafiyeli ve ölçülü şiirlere karşı çıkan, serbest ölçüyle yazılan şiirler yazmaya ve yayınlamaya başladı. İlk şiirleri dokuz arkadaşıyla birlikte çıkardığı Çelenk adlı ortak kitapta (1920), daha sonra 1926’da Resimli Ay ve Servet-i Fünûn dergilerinde yer aldı. Mektep, Hareket, Sanat Hareketleri, Yeni Yol, Yedigün, Yücel, Ses, Yarın, Savaş, Ulus gibi dergi ve gazetelerde yazdı. İlk şiir kitabı SOS 1931-ve KAOS 1934 bu yıllarda yayımlandı. Bu kitaplarının içinde serbest ölçüyle yazılmış şiirler de vardır. Orhan Veli ve arkadaşlarından sekiz yıl önce yazılmış bu serbest şiirler  Dadaizm,  Fütürizm,   Kübizim  ve Sürrealizm  akımlarından izler taşımaktadır. Fakat onun bu yenilikçi tutumu ve şiirimizde fark yaratan anlayışı bugün dahi gözardı edilmektedir. Çünkü birkaç yıl sonra Nazım Hikmet’in de serbest tarzda yazılmış şiirleri çıkmaya başlayacak, Orhan Veli ve arkadaşları da serbest şiir hareketini başlatacaklardır. Edebiyat tarihçileri bu yüzden bu iki şairin arasında kalan E. B. Lav’ı göz ardı edeceklerdir.

Daha sonra radyoculuğa geçti. Ankara'ya taşındı ve Ankara  Radyosu'nda spikerlik, ardından yayın şefliği yapmaya başladı. Uzun bir müddet (1935-1943) bu görevini sürdürdü. Bu görevinden sonra (1941-1947) Halk evlerinde rejisörlük yapmaya başladı. Halk evlerindeki rejisörlük görevinden sonra İstanbul’a dönerek İstanbul Konservatuarında Bale Tiyatro bölümlerini kurdu. İstanbul Konservatuarı'nda öğretim görevine başladı. 1951-1962 yılları arasında İstanbul Konservatuarı’nda öğretmenlik yaptı. Türk Edebiyatçılar Birliği başkanlığına gelen şair bu görevini 1970 yılına kadar sürdürdü. 1971 yılında Sosyalist Gerçek dergisini kurdu.17 Kasım 1984 tarihinde, 81 yaşındayken, İstanbul'da ölen şairin mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.

Türk şiirinde 40 kuşağının öncüleri arasında adı ön sıralarda geçen, özgür koşuğu ilk kullananlardan olan Ercüment Behzat, her zaman toplumsal bir duyarlılığın izini sürmüştür. Bazen üstü örtülü sürrealistlerin çizgisini taşıyan buluşları ile öne çıkmaktadır. Bu anlamda Ercüment Behzat çağdaş şiirimizde önemli bir yere sahip olan; ironik şiir türünün ilk önemli temsilcileri arasındadır. Toplumsal konuları ve ülke meselelerini irdeleyen şiirler yazdı.

ESERLERİ:
Şiir:
Çelenk (ortak, 1920)
S.O.S. (1931)
Kaos (1934)
Açıl Kilidim Açıl (1940)
Mau Mau (1962)
Üç Anadolu (1964)
Bütün Eserleri (1996)
Meltemi Anlamak (1998)
Oyun:
Karagöz Stepte (Manzum Oyun,1960)
Altın Gazap (1971)
İşsizler Fevkalasriler
Hayvan Fikri Yedi
Kör İmralı’nın İnsanları
Sanatkâr Aşkı
Hep Ve Hiç
Siyah Beyaz
Aşağıdan Yukarı
Sahte Kahramanlar
Anı:
Yıllar Böyle Geçti
Deneme – İnceleme:

Kemalizmin Dramı
Atatürk Olmasaydı

Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli şairi anmak istiyorum:

MEKTUP'TAN
Sen bir asmasın,
küpe salkımlarla asma bellim..

Elim değmesin,
değmesin dilim sana, asma bellim..

Küpe salkımlarında, kütür kütür,
buğulu üzüm başlar, asma bellim..

Niye kendini sevdiğin zamanlar;
daha olmadan başkasınının,
öper dudakların suda,
dudaklarını,

Niye sana benziyor köpükler, güneşe sarılırken?
Niye şu bulut, kaçırmıyor seni
ve kaçmıyor senden balıklar?

Niye çarpınca mantılar sana kanat,
niye ağzımda yüreğim,
niye içerim göz göz,
niye gözlerim pervane?

RÛHÜL KUDÜS
 
Melih Cevdet'e

I.
Avrupalı İsâ sırasına göre ihtilâlcidir
İçlidir sofudur sırasına göre
Affeder geldi mi işine
Kin güder gelmedi mi de
Zulmü sevmez çekinmez zulümden de

Dostluğu da düşmanlığı da açıktır
Ara sıra haksızlığa başkaldırır
Her şeyi bağlamaz oluruna
Ama iş Afrika'ya geldi mi Hân-ı Yağma

II.
Ne devrimcidir ne de ihtilâlci Amerikalı İsâ
Makine insan tipi iş adamı
Hasmını kündeden atmak günah mı?

Sandık başında oy pusulası,
Birdir Yeni Dünya'nın Siyah'ıyla Beyaz'ı
Bir yanıl da sandığa yaklaş
Biter ensende Beyaz'ın sopası
Yaşasın İnsan Hakları Beyannâmesi
Sonsuz hürriyet içindeler
Karası Kızılderilisi Melezi

III.
Afrikalı İsâ tam İsâdır
Kin gütmez affeder unutur
Sabrı sonsuzdur

Hoş görmeli fenalığı
Böyle buyurmuş Beyaz Tanrı
Sefâlet onun cilvesi
Lûtfu inâyeti hediyesi

Bu çilenin mükâfatını Kara Böcekler
Ahrette görecekler
Ruhlarının akıyla çıkarlarsa bu sınavdan
Cennet bahçelerinden derecekler
Dünyada erişemedikleri nimetleri
Kara Böcekler

Hak taalâ Hazretleri
Karaları sınamak için yarattı
Beyaz Efendileri

#ErcümentBehzatLav


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Bağımsızlık Günü (Filistin)
1987 de başlayıp 1992’ye kadar devam eden intifada sırasında Cezayir'de toplanan Filistin Ulusal Konseyi, 15 Kasım 1988 günü bağımsız Filistin devletini ilan etti. Filistin her yıl 15 Kasım’da bağımsızlık ilanını kutlamaktadır.

Cumhuriyetin İlanı (Brezilya)
Brezilya'da 15 Kasım 1889 tarihinde monarşi devrilmiş ve cumhuriyetin kurulmuştur. Her yıl 15 Kasım günü cumhuriyetin kuruluşu çeşitli etkinliklerle kutlanmakta olup Brezilya'da bu gün resmi tatildir.

Shichi-Go-San Festivali (Japonya)
Japonya ’da her yıl 15 Kasım’da Shichi-Go-San (yedi-beş-üç) üç ve yedi yaşlarındaki kız çocukları ve üç ve beş yaşlarındaki erkek çocukları için kutlanan geleneksel bir etkinliktir. Resmi bir bayram olmadığı için Shichi-Go-San genellikle 15 Kasım’ı takip eden hafta sonu kutlanmaktadır. Shichi-Go-San festivalinin kökeninin Heian Dönemi’inde sarayda yaşayan soyluların küçük çocukların çocukluk dönemine geçmeleri için yapılan kutlamaya dayandığı biliniyor. Tek rakamların şanslı olduğunu kabul eden Japon Nümerolojisi ile uyum içinde olan yedi, beş ve üç yaşındaki çocuklar için Kamakura Dönemi’nde ayın on beşinde kutlanmaya başlanmıştır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

15 Kasım 1315 - Morgarten Muharebesi'nde İsviçre Konfederasyonu, Habsburg Hanedanının kontrolündeki Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'na karşı zafer kazandılar.
15 Kasım 1638 - Osmanlı Ordusu Bağdat'ı kuşatmaya başladı.
15 Kasım 1687 - II. Süleyman'ın dağıttığı ulufeyi az bulan yeniçeri ve sipahiler ayaklandı.
15 Kasım 1808 - Alemdar Vakası olarak adlandırılan yeniçeri ayaklanması başladı.
15 Kasım 1889 - Brezilya'da monarşi devrildi ve cumhuriyet kuruldu.
15 Kasım 1908 - Belçika, Kongo Bağımsız Devleti'ni ilhak etti.
15 Kasım 1920 - Milletler Cemiyeti'nin ilk toplantısı İsviçre'nin Cenevre şehrinde yapıldı.
15 Kasım 1937 - Dersim Harekâtı'nın ilk adımı tamamlandı. İsyanın lideri Seyit Rıza ve 6 arkadaşı Elazığ'da idam edildi.
15 Kasım 1942 - İki fiyatlı ekmek satışına başlandı. Memurlar 14, halk 27 kuruştan ekmek alacak.
15 Kasım 1956 - Orta Doğu Teknik Üniversitesi kuruldu.
15 Kasım 1967 - Kıbrıs'ta üç Türk köyüne saldırarak işgal eden Rum tedhişçiler, 28 Türk'ü öldürdü, 200'ün üzerinde Türk kayboldu. Olağanüstü toplanan Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile durumu değerlendirdi.
15 Kasım 1969 - Washington, DC'de çeyrek milyon kişi Vietnam Savaşı'na karşı gösteri yaptı.
15 Kasım 1971 - Intel şirketi, Dünyanın ilk ticari tek çipli mikroişlemcisi olan 4004'ü satışa sundu.
15 Kasım 1975 - İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu kuruldu.
15 Kasım 1977 - Türk atleti Veli Ballı, Pakistan'da yapılan Uluslararası Atletizm Yarışmaları'nda "Maraton" dalında birinci oldu.
15 Kasım 1979 - Yunan şilebi Evrenia ile Haydarpaşa mendireği açıklarında çarpışan Rumen tankeri İndependenta'nın infilak etmesi sonucu 51 Rumen denizci öldü.
15 Kasım 1983 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
15 Kasım 1988 - Başbakan Turgut Özal, Türkiye'nin Filistin Devleti'ni tanıdığını açıkladı.
15 Kasım 1995 - Türkiye millî futbol takımı, İsveç'le berabere kaldı. Böylece, ilk kez Avrupa Şampiyonası'na katılma hakkı kazanıldı.
15 Kasım 2000 - Manisa'da 16 gence işkence iddiasıyla üçüncü kez yargılanan polislere 5 ila 10 yıl arasında ceza verildi. Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.
15 Kasım 2003 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu ve Bet İsrael Sinagogu'na, Cumartesi duası sırasında eş zamanlı intihar saldırılarında bulunuldu; 28 kişi öldü.
15 Kasım 2007 - Taraf gazetesi, yazar Ahmet Altan'ın Genel Yayın Yönetmenliğinde, "Düşünmek taraf olmaktır" sloganı ile günlük olarak yayınlanmaya başladı.
15 Kasım 2012 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk millî muharebe tankı Altay'ın tanıtımı yapıldı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

15 Kasım 1397 - V. Nicholaus, Papa (ö. 1455)
15 Kasım 1738 - William Herschel, Alman asıllı İngiliz astronom (ö. 1822)
15 Kasım 1757 - Jacques-René Hébert, Fransız gazeteci ve siyasetçi (ö. 1794)
15 Kasım 1778 - Giovanni Battista Belzoni, İtalyan Mısır bilimcisi ve kaşifi (ö. 1823)
15 Kasım 1852 - Tevfik Paşa, Mısır Hidivi (ö. 1892)
15 Kasım 1862 - Gerhart Hauptmann, Alman yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1946)
15 Kasım 1874 - August Krogh, Danimarkalı zoolog ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1949)
15 Kasım 1881 - Franklin Pierce Adams, Amerikalı çevirmen, şair ve radyocu (ö. 1960)
15 Kasım 1886 - René Guénon, Fransız metafizikçi ve yazar (ö. 1951)
15 Kasım 1887 - Georgia O'Keeffe, Amerikalı ressam (ö. 1986)
15 Kasım 1891 - Erwin Rommel, Alman general (ö. 1944)
15 Kasım 1896 - Horia Hulubei, Rumen fizikçi (ö. 1972)
15 Kasım 1903 - Ercüment Behzat Lav, Şair (ö. 1984)
15 Kasım 1905 - Mantovani, İtalyan asıllı besteci (ö. 1980)
15 Kasım 1907 - Claus von Stauffenberg, Alman subay (Hitler'e suikast teşebbüsünde bulunan) (idam) (ö. 1944)
15 Kasım 1912 - Cemal Bingöl, Ressam ve resim öğretmeni (ö. 1993)
15 Kasım 1929 - Ed Asner, Amerikalı sinema oyuncusu.
15 Kasım 1930 - J. G. Ballard, İngiliz yazar (ö. 2009)
15 Kasım 1932 - Petula Clark, İngiliz oyuncu ve şarkıcı.
15 Kasım 1935 - Yıldırım Akbulut, Avukat ve Türkiye'nin 20. Başbakanı.
15 Kasım 1936 - Wolf Biermann, Doğu Alman muhalifi sosyalist şair ve şarkıcı.
15 Kasım 1937 - Yaphet Kotto, Amerikalı sinema oyuncusu.
15 Kasım 1940 - Roberto Cavalli, İtalyan bir moda tasarımcısı.
15 Kasım 1942 - Yavuz Donat, Gazeteci.
15 Kasım 1942 - Daniel Barenboim, Arjantin asıllı İsrailli orkestra şefi ve piyanist.
15 Kasım 1944 - Deniz Türkali, Oyuncu ve şarkıcı.
15 Kasım 1944 - Ümit Tokcan, TürkHalk Müziği şarkıcısı.
15 Kasım 1944 - Sinan Cemgil, Devrimci ve THKO örgütünün kurucularından (ö. 1971)
15 Kasım 1945 - Ferdi Tayfur, Arabesk müzik şarkıcısı, besteci ve oyuncu.
15 Kasım 1946 - Cemil Çiçek, Avukat ve siyasetçi.
15 Kasım 1947 - Bill Richardson, Amerikalı siyasetçi.
15 Kasım 1947 - İsmail Düvenci, Sinema ve dizi oyuncusu.
15 Kasım 1949 - Suat Geyik, Sinema oyuncusu (ö. 2015)
15 Kasım 1951 - Beverly D'Angelo, Amerikalı aktris.
15 Kasım 1951 - Ruhat Mengi, Gazeteci ve yazar.
15 Kasım 1956 - Celso Fonseca, Brezilyalı şarkıcı ve gitarist.
15 Kasım 1956 - Mustafa Sarıgül, İş adamı, siyasetçi ve eski Şişli Belediye Başkanı.
15 Kasım 1965 - Tuluyhan Uğurlu, Piyano virtüözü ve besteci.
15 Kasım 1967 - François Ozon, Fransız sinema yönetmeni.
15 Kasım 1971 - Uğur Işılak, Şarkıcı, besteci, sunucu ve politikacı.
15 Kasım 1973 - Fernanda Serrano, Portekizli model ve oyuncu.
15 Kasım 1973 - Nalan Tokyürek, Şarkıcı, söz yazarı ve besteci.
15 Kasım 1974 - Chad Kroeger, Kanadalı müzisyen ve Nickelback grubunun vokalisti.
15 Kasım 1976 - Nadide Sultan, Şarkıcı, oyuncu ve sunucu.
15 Kasım 1983 - Fernando Verdasco, İspanyol tenisçi.
15 Kasım 1986 - Sania Mirza, Hint tenisçi.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

15 Kasım 1280 - Albertus Magnus, Alman düşünür (d. yaklaşık 1193)
15 Kasım 1630 - Johannes Kepler, Alman astronom ve matematikçi (d. 1571)
15 Kasım 1670 - Jan Amos Comenius, Çek öğretmen, bilim adamı, eğitimci ve yazar (d. 1592)
15 Kasım 1787 - Christoph Willibald Gluck, Alman besteci (d. 1714)
15 Kasım 1808 - Alemdar Mustafa Paşa, Osmanlı Sadrazamı (d. 1755)
15 Kasım 1916 - Henryk Sienkiewicz, Polonyalı romancı ("Quo Vadis"in yazarı) (d. 1846)
15 Kasım 1917 - Émile Durkheim, Yahudi kökenli Fransız sosyolog (d. 1858)
15 Kasım 1937 - Seyit Rıza, Dersim İsyanı lideri (d. 1863)
15 Kasım 1953 - Wilhelm Stuckart, Alman siyasetçi ve avukat (d. 1902)
15 Kasım 1954 - Lionel Barrymore, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1878)
15 Kasım 1958 - Tyrone Power, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1914)
15 Kasım 1959 - Charles Thomson Rees Wilson, İskoç fizikçi (d. 1869)
15 Kasım 1976 - Jean Gabin, Fransız sinema oyuncusu (d. 1904)
15 Kasım 1980 - Sedat Veyis Örnek, Halk bilimci, etnolog ve dinler tarihi araştırmacısı (d. 1927)
15 Kasım 1998 - Faruk Erem, Hukukçu ve yazar (d. 1913)
15 Kasım 2013 - Barbara Park, Amerikalı yazar (d. 1947)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazar.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?