"Medya"nın namusu

Medya tarihine damga vuran olaylar vardır.
Gerçek gazeteciler her dönemde sansüre başkaldırdı.
Bunlar genellikle sıkıyönetim dönemlerinde yaşandı.
70'li, 80'li, 90'lı yıllarda sansürü atlatmak için;
Yüzbaşılar geceyarısı "YASAK" tebligatına gelmeden;
Gazeteyi baskıya verir, arka kapıdan evimize kaçardık.

*     *     *

Şüphesiz Bakan istifası medya tarihinin en büyük sansürü.
Resmen "Gazeteciliğin" namusu kirletildi.
CNN'de, Kanal D'de NTV'de, a ile başlayan kanallarda,
Hürriyet'te, Milliyet'te, Sabah'ta, Akşam'da, Yeni Şafak'ta v.s.
Gazeteci geçinen yüzlerce insan çalışmaktadır.
Bir başkaldırı, bir istifa duydunuz mu?
Berat Albayrak bile isyan etti "İSTİFA" etti.
Mehmet Barlas bile pespayeliği eleştirdi.

*     *     *

Üniversiteden bir arkadaşım telefon etti sordu;
"Medya bu kadar mı korkak, bu kadar mı menfaatçi?
Bu gazeteciler neden yazmıyor, yazamıyor?
Ekmek parası için mecburen mi çalışıyorlar?" diye sordu.
Bir aydın olarak aklı almıyordu böylesi bir durumu.
Orhan'a buradan yanıt vereyim:
"Evet, muhabirler, editörler ekmek parası için mecburlar.
Ama bil ki; yönetimdekilerin durumu senden-benden daha iyi kardeşim."

*     *     *

Nereden nereye geldik.
1998 yılı sonları;
Milliyet satılmış.
Yeni patron Korkmaz Yiğit binaya gelmişti.
Anlı şanlı yazarların patlattığı şampanyalar arasında.
İki gün geçti,
Patronla Alaattin Çakıcı'nın kaseti çıktı ortaya.
Pazarlık, mafya ilişkileri, siyasi kirli çamaşırlar...
Ne yapacağız, nasıl kullanacağız.
Haberi kullanmamak hiç aklımızdan geçmedi.
Haberi kullanmalıydık ama patronla da papaz olmamalıydık.
Taşra baskısında birinci sayfaya 2 sütün kadar koyduk haberi.
Çalışanlar "İSYAN" etti.
Yayın yönetmeninin odasını bastı.
Geceyarısı "VE SON KASET" başlığıyla manşet yaptık.
Sabaha kadar makina başında bekledik.
Yeni patron manşeti sabah evine gelen gazetede gördü.
O MİLLİYET çalışanları,
Patronu aleyhindeki kaseti manşet yapan ekip olarak tarihe geçti.

*     *     *

O cesur ve fedakar ekip;
O dönemde Milliyet'in 5.katındaki cunta tarafından beğenilmeyen bir ekipti.
Nitekim bir süre sonra dağıtıldı.
Yerlerine 3 misli maaşlar verilerek "Yalçın" bir ekip getirildi.
Akılları sıra Milliyet'i kurtaracaklardı.
Bir yıl bile dayanamadılar.
Medya tarihine;
Milliyet'i Milliyet yapan değerleri yok eden ekip olarak tarihe geçtiler.

*     *     *

Üç dört gündür sansürün nasıl işlediği konuşuluyor.
Halen sahada olan gazeteci arkadaşlar anlatıyor.
aa beklenmiş v.s.
Arkadaşlar defalarca yazdım.
Ajans falan hikaye.
Dönem WhatsApp gazeteciliği dönemi.
Sayfalar yapılıyor, belirli yerlere gönderiliyor.
Onay geldiğinde baskıya geçiliyor.
İletişim merkezleri, medya odaları boşuna mı kuruldu.
Ahmet'in Mehmet'in eli kolu bağlı.
Yap diyorlar yapıyor,
Çıkar diyorlar çıkarıyor.
Büyüt diyorlar büyütüyor,
Küçült diyorlar küçültüyor.
Yani gazeteci değil uygulamacı.

*     *     *

İnanılmaz bir haber geldiğinde,
Olayın büyüklüğünü anlatamadığımızda;
"TUZ KOKTU" başlığını atardık.
Medyada sonunda tuz da koktu.
Mesleğe ihanet edenler her dönemde vardı.
Ama gazeteciliğin namusu hiç bu kadar kirletilmemişti...

Ercüment ERKUL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

02

Uğur Uzun - Neyin namusundan bahsediyorsun abi, namus mu kaldı artık. O dediklerin eskilerde kaldı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 14:37
01

Cemil Berber - Kokuşmuş tüm erklerin direk olarak müdahele edebildikleri yerde, dördüncü kuvvetin tamamının sağ kalması beklenemezdi zaten.

Sizin gibi geri kalan birkaç basın emekçisine 'gazanız mübarek olsun' demek son sözümüz olabilir ancak...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 06:38


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?