Önemli olan anmak mı, anlamak mı?

Açıklamaya gerek yok, bugün 10 Kasım. Sevdiğimiz, saygı duyduğumuz vatanımızın kurtarıcısını rahmet ile anma günümüz.

Türkiye Cumhuriyetinin var olmasında imzası olan,

Sakarya Meydan Muharebesi’nde, Türk Orduları Başkumandanı olarak gösterdiği başarı nedeniyle gazi ünvanı almış,

Nasıl bir vatanseverdiyse, eline geçen ilk fırsatta yabancılara verilen ekonomik üstünlüğe son verip, yap, işlet, devret demeden her şeyi millileştirmiş,

‘’örtüsüz kadın perdesiz eve benzer’’ gibi akıl dışı bir düşünce yerine, "Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." Demiş,

‘’bir kereden bir şey olmaz’’ gibi ahlak ve insanlıktan uzak düşünce yerine ‘’ "Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, Onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır." Demiş,

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz." Diyerek devam etmiş,

Yetmemiş, muhteşem bir Gençliğe Hitabe yazısı kaleme almış. Danışmanla filan değil, oturmuş kendisi kaleme almış. Bu nasıl bir öngürüdür ki, 1927 yılında kaleme alırken bu günleri işaret ederek önlem alın demiş,

Milletine ‘’ benim aziz milletim’’ diye hitap edecek kadar kadar asilmiş,

Köylüye ‘’ananı da al git’’ yerine ‘’ köylü bu memleketin efendisidir’’ demiş,

Geometrik terimlere türkçe karşıtlar bulmuş,

Nutuk gibi, dahiyane bir eser kaleme almış,

‘’Dinsiz’’ dedikleri insan, Diyanet Başkanlığını kurmuş,

Fakülteler, bankalar, haber ajansı, Çocuk Esirgeme Kurumu,gibi gerekli ne kadar kurum varsa onları da kurmuş,

Siyasi, toplumsal, ekonomik, hukuk ve eğitime yönelik, reformlar yapmış.

Daha burada yazamadığım, bu vatana dair sayısız hizmeti var.

Peki biz ne yapmışız?

Kanun koyarak korumaya çalıştığımız bu değeri, kanun gücü ile bile koruyamamışız ki ağzı olan konuşuyor.

Savaştan çıkmış bir ülkenin kısıtlı imkanları ile bu vatana bıraktığı hiç bir emaneti koruyamamışız ki limanlarımız bile artık bizim değil.

Beni görmeseniz de olur, fikirlerimi, duygularımı anlayın yeter demiş.

Ne Mutlu Türküm Diyene bile diyemediğimiz, resimlerinin büstlerinin resmi kurumlardan kaldırılıp çöpe atıldığı, sıfatsız kişilerin hakaretlerine maruz kaldığı bir dönemde hangi yüzle Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı anacağız, hangi yüzle Atatürkçü düşüncenin savunucusuyuz diyeceğiz bilmiyorum.

Yaşadığı süre boyunca şahsı için yaptığı tek şey, vatanını ve milletini düşünmek olmuş bu sayede aklı ve vicdanı hür, vatan sever insanların sevgisini kazanmış.

Eğer bugün ezanımız dinmiyor, bayrağımız dalgalanıyorsa bu, Atatürk ve silah arkadaşları sayesindedir.

Rahmet ve minnet ile anmayı bilmeyenler, Atatürk’ün yaptıklarından rahatsızlık duyanlardır ki bunlar kendilerini vatansever olarak adlandıramazlar.

Canım Ata’m, çizdiğin yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içeriz. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?