Acının rengi olmaz, dayanışmaya devam

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
Napolyon tekrar dünyaya gelmiş. Beyaz Saray'a gitmiş. Başkan Biden ile yemek yerken demiş ki: 
"Eğer benim elimde sizin sahip oldugunuz silahlar olsaydı, ben Waterloo savaşını kesinlikle kaybetmezdim."
Daha sonra Rusya'yı ziyarete gitmiş. Kremlin Sarayı'na çıkmış. Putin ile yemek yerken Putin'e dönmüş: 
"Sayın Putin, sizin elinizdeki KGB'ye benzer güçlü bir istihbarat teşkilatı, gizli servis bende olsaydı ben Waterloo savaşını asla kaybetmezdim" demiş.
Sonra da Türkiye'ye gelmiş, Ak Saray'a gitmiş. Başkan Tayyip Erdoğan ile yemek yemişler. Yemekten sonra Tayyip Bey'e dönmüş ve şöyle demiş:
"Mosyö Tayyip, sizin elinizdeki mükemmel basın benim elimde olsaydı Waterloo savaşını kaybettiğimi hiç kimse duymazdı." 

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:
"Özgürlük sorumluluk demektir. O yüzden çoğu insan ondan korkar." demiş Bernard Shaw.

Özgürlüğü sevmem ve ondan korkmamam iyi bir özellik demek ki.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:
"Kadehlerinizin sıcak suda çatlamasına engel olmak istiyorsanız, ayaklarından değil, kenarlarından suya daldırın."
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:
"Burma Pitonu'nun kalbi yemek yedikten sonra %40 oranında büyür."müş.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

HaberTürk: İstifa paylaşımı teyit edildi!
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın resmi Instagram hesabından istifa açıklaması yapıldı. Ancak Twitter hesabına ulaşılamadığı görüldü. Konuya ilişkin bakanlıktan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Akşam saatlerinde gerçekleşen istifayı 1 saat sonra son dakika olarak duyuran Habertürk, internet sitesinde yer alan haberde istifanın teyit edildiğini yazdı.

Konuya ilişkin Habertürk sitesinin haberinde, "Albayrak’ın istifa paylaşımı ulaştığımız Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynakları tarafından teyit edildi. İstifanın Cumhurbaşkanlığı tarafından kabul edilip edilmediği yönünde henüz bir bilgi yok." ifadelerine yer verildi.

Göztepe taraftarları: Acının rengi olmaz, dayanışmaya devam
İzmir depreminin ardından yurttaşların yaralarını sarmasına yardımcı olan Göztepe taraftarları Evrensel'e konuştu.

İzmir’de yaşanan depremde yıkılan apartmanlardan biri olan Emrah Apartmanı çok sayıda sağlık emekçisinin yakınlarına mezar oldu. İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nuri Seha Yüksel’in eşi Burcu Yüksel ve çocukları Ege Ilgaz ile Dila ve SES Üyesi Hemşire Fatma Ertaş’ın oğlu Göztepe taraftarı Ali Çağın Kaygısız da Emrah Apartmanı enkazında yitirdiklerimizden.

Daha arama kurtarma çalışmaları sürerken apartmanın yanında bulunan parka kurulan çadır alanında dayanışma için bulunan siyasi parti ve gençlik örgütleri de polis zoruyla çıkarıldı. Ali Çağın’ın arkadaşları olan Göztepe taraftarlarının kurduğu dayanışma ağı da tıpkı diğer yardım ağları ve stantları gibi alandan uzaklaştırıldı. Göztepe taraftarları topladıkları ve parkta bulunan basketbol sahasına istifledikleri yardımları, Büyükşehir Belediyesine teslim etti. Nasıl yardımlar gelirken elden ele taşıdılarsa yardım malzemelerini kaldırırlarken de öyle elden ele taşıdılar.

Enkaz alanına önce okuluyla birlikte gelen sonra Göztepe taraftarlarının yardım çalışmalarına dahil olan ve artık bir Göztepeli olduğunu söyleyen Ayça, yardımlaşmanın önemli olduğunu dile getirdi.

Parkta kurulan dayanışmaya dikkat çeken Ayça, “Burada sadece gönüllüler ve belediyeler var, biz başka bir şey görmedik. Kızılay, AFAD, başka bir devlet kurumu yok” diye konuştu.

İhmallere dikkat çeken Ayça, “Kolon kesmelerinden tutun denetimsizliğe kadar hata yapan tüm kişilerin buranın katili olduğunu düşünüyorum. Depreme dayanıksız yapılar, izin alınmadan yapılan binalar… O kadar çok suç var ki. Burada bir sürü insan hayatını kaybetti, anneler çocuklarını, çocuklar annelerini kaybetti. Bunların hepsinin sorumluları tek tek yargılansın” dedi.

Sıradan bir Göztepeli olduğunu söyleyen Ramazan ise “Ali Çağın ve diğer yitirdiklerimiz için buradayız. Kalanların acılarını hafifletmek için. Burada tüm ayrımlar ortadan kalktı. Dili, dini, rengi, siyasi görüşü ne olursa olsun birlik olduk. Önemli olan bu” derken depremin yarattığı acıların sorumlularının yargılanmasını istedi.

Başka bir Göztepeli taraftar da dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Manavkuyu, Bayraklı, Bornova bölgesinin depreme dayanıksız olduğunun yıllardır bilindiğini söyleyen Göztepe taraftarı, “Biz vatandaşlar olarak bu durumun farkındaysak devletin farkında olmaması mümkün değil. Halkı değil inşaat şirketlerini düşünen bir yönetim anlayışı. İnşaat şirketleri denetlenmiyor, vergileri affediliyor, asgari ücretliden vergi alınıyor. Askıda ekmek, yardım için güzel bir uygulama… Ama asıl olan halkı yardım etmek zorunda kalmayacak hale getirmek. Ali abiyi tribünlerden tanıyorduk, Emrah Apartmanı’nda oturuyordu. Benim doğrudan bir samimiyetim olmasa bile birçok arkadaşımız tanıyordu. Kulübümüzü desteklerdi, tribünlerden destek verirdi takıma. Acının rengi ve tarifi olmaz diyelim ve dayanışmaya devam edelim” diye konuştu.

ABD’nin yeni başkanı Biden ilk icraatını açıkladı
Resmi olmayan sonuçlara göre ABD’nin 46’ncı başkanı seçilen Joe Biden, dün yardımcısı olarak seçtiği ilk kadın ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile halkın karşısına çıktı. Konuşmasında birlik mesajı veren ve ülkeyi ve insanları bölmemeye söz veren Biden ilk icraatını da açıkladı.

Biden, corona virüsü, ekonomi, sağlık hizmetleri, sistematik ırkçılıkla mücadele ve ırkların eşitliğine ulaşma çabası, iklim krizi ve ülkemizdeki demokrasiyi sağlama savaşı vereceklerini duyurdu.

Biden, pazartesi günü yapacağı ilk icraatı da kamuoyuna duyurdu. Biden, “Pazartesi günü ilk işim Covid geçiş ekibi için bilim insanları atamak olacak. İşimiz Covid-19’u kontrol altına alarak başlıyor. Bu salgını ters yöne çevirmek için bütün çabamı ve sözümü yerine getireceğim” ifadesini kullandı.

Biden’ın ilk icraatının bilim insanları ve bilimle ilgili olması sosyal medyada gündem oldu. Birçok sosyal medya kullanıcısı, bilimin etkisine inanmadığını sık sık dile getiren Trump’ın aksine Biden’ın bu açıklaması sonrasında, “Bilim kazandı” yorumlarını yaptı.

ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden ve ilk kadın başkan yardımcısı Kamala Harris, aileleriyle birlikte zafer konuşması yaptı.
BIDEN’IN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLIKLARI:
* Bu ulusun insanları bize çok net bir zafer kazandırdılar.
* Bu ülkede ve dünyada yarına karşı güven görüyoruz. Ben bölmeyi değil, birleştirmeyi hedefleyen bir başkan olacağım. Hepinizin güvenini kazanmak için çalışacağım.
* Eyaletleri kırmızı ve mavi olarak görmeyeceğim.
* Hayatımın en büyük onuru bu. Bu kadar Amerikalı bu vizyona oy verdi. Bunu gerçekleştirmek bizim en önemli görevimiz. Ben Jill'in kocasıyım onun desteği olmadan burada olamazdım. Jill bir anne, bir eğitimci. Harika bir first lady olacak.
* Harika bir başkan yardımcısı ile ülkeyi yönetmenin onurunu yaşayacağım. Kendisi Güney Asyalı, beyaz olmayan ilk kadın başkan yardımcısı. Bana ABD'de bir şeylerin mümkün olmadığını sakın söylemeyin.
* Başkan Trump'a oy veren herkesin hayal kırıklığını anlayabiliyorum. Ama bence birbirimize şans verelim.
* Amerika'yı birleştirmenin zamanı geldi. Amerika bence bizden şunu istedi, adaleti, ahlakı, umudu geri getirmemizi istedi. Virüsle savaşı kazanmamızı istedi. İklimi kontrol altına alarak gezegeni korumamızı istediler. Demokrasiyi savunmak, bu ülkede herkese eşit bir şans sunmak istedi.
* Covid-19 ile mücadelede hiçbir fırsatı kaçırmayacağım.
* Bana oy verenler kadar bana oy vermeyenler için de çalışacağım.

Joe Biden'den önce konuşma yapan Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Biden için “Birleştirici, iyileştirici” ifadelerini kullandı. Başkan Yardımcısı olarak kendisinin seçilmesinin önemine atıfta bulunan Harris, “Ben bu ofiste ilk kadın olabilirim ama sonuncusu olmayacağım. Bizi izleyen her küçük kız çocuğu şunu görüyor ki, bu ülke olasılıklar ülkesi” dedi.

Korona haberlerine gelince:
AKP’li gençler coronaya aldırmadı, kol kola yürüdü
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı AKP Kocaeli 7’inci Olağan Kongresi'ne giden AKP Kocaeli il Gençlik Kolları üyeleri, kongre salonuna kol kola girerek yürüdü. Şarkılar söylenip, sloganların atıldığı toplu yürüyüşte sosyal mesafe kuralı hiçe sayıldı. O anlar bir cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Kongre salonu içinde geniş tedbirler alınmasına rağmen gençler tedbirlere uymayarak sağlıklarını tehlikeye attı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

***
“Günün Yazarı” olarak 30 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Kerim Korcan’ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Kerim Korcan, 31 Ocak 1918 yılında Sakarya'nın Hendek ilçesine bağlı Aktefek köyünde doğdu. Asıl adı Abdülkerim Korcan’dır. Babası Adapazarlı saat tamircisi Murat Korcan’dır. Bulgaristan’ın Kavarna köyünden göçen bir ailenin çocuğudur. Çocukluk yılları Adapazarı’nda geçti. Bu yıllarda köyünün düşman işgaline uğraması nedeniyle ailesi Eskişehir’e göç etti. Savaş zamanı düzenli bir eğitim göremediğinden ilk eğitimine Demiryolları Çırak Okulu'nda başladı. Yoksulluk nedeniyle eğitimine dört yıl devam edebildi; daha sonra kahveci, dondurmacı, köfteci ve berber çırağı olarak küçük yaşta çalışma hayatına atıldı. Aynı sebeple okula gidemeyen yazar, kendi imkânlarıyla düşünce dünyasını geliştirerek şekillendirdi. Gençlik yıllarında devrimci fikirlerle tanıştı, İstanbul’da Türkiye Komünist Partisi’nin üyesi oldu. Aynı zamanda TKP’nin Tophane Mıntıka Komitesi’ne bağlı bir hücrenin elemanı olarak görev yaptı. Diğer taraftan yazar, Küçükpazar’da "Kitapsevenler" adı altında bir dernek kurdu.

Yazar daima işçi sınıfının haklarını gözetti ve savundu. Ancak onun bu düşünceleri ve inandığı değerler, daha sonra yıllarca mahkûm edilmesine neden oldu. 1938'de siyasi polis tarafından gözaltına alınarak Donanma Kor Askerî Mahkemesinde isyan suçlusu olarak yargılandı ve on iki yıl ağır hapse mahkûm edildi. Kızı Sema Korcan’ın röportajında yer alan bilgilere göre Sinop Cezaevi’nde on yıl kaldıktan sonra 1948'de tahliye edildi. Ardından da askere alındı. 1950’de İstanbul’a gelerek burada marangozluk işi yapmaya başladı. 1953'te Zübeyde Hanım’la evlendi; bu evlilikten 1954'te Sabah, 1955'te Yıldız, 1956'da Sema adlı çocukları dünyaya geldi. Yazar, 1957 yılında Vatan Partisi yöneticiliğinden tekrar kovuşturmaya uğrayarak tutuklandı. İki yıl Sultanahmet Cezaevi’nde kaldıktan sonra 1959’da beraat etti.

İkinci tahliyesinden sonra, Kartal'da bir fabrika önünde ailesini geçindirebilmek için fabrika işçilerine peynir, ekmek, zeytin sattı ve tenzilatlı kitap satışı işini yaptı. Hapishane yılları ve sıkıntılı zamanlardan sonra kanser hastalığına yakalanan Korcan, uzun süre hastalıkla mücadele etmesine karşın 9 Kasım 1990 tarihinde hayata veda etti. İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Yazın hayatına 1962'de ‘‘Köse’’ adlı hikâyesiyle başlayan yazar; roman, hikâye, şiir, anı türlerinde eserler vermiştir. Çocukluğu yoksulluk içinde geçen Korcan, eğitimini yarıda bırakmasına karşın okuma ve öğrenme hevesinden hiç vazgeçmemiştir. Ailesinin Eskişehir’den İstanbul’a göç etmesiyle edebiyat dünyasında yer alması kolaylaşmıştır. Özellikle burada usta yazarları takip ederek fikir dünyasını geliştirmiştir. Evliya Çelebi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Rıza Tevfik, Mehmet Akif, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Kemal Bilbaşar, Sait Faik, Faik Baysal yazmaya başlamadan önce okuduğu yazarlardır. Şiir yazmaya da ilgisi olan yazarı etkileyen şairler Nâzım Hikmet ve Mehmet Akif’tir. Diğer taraftan sol düşünceye ait yayınları da okumuş ve takip etmiştir. Kendisini yazmaya teşvik eden ilk kişinin de Kıvılcım Kütüphanesi’nin kurucusu Dr. Hikmet Kıvılcım olduğunu ifade eder. Şiiri, düzyazıya geçtikten sonra, 1962'de bırakmıştır.

Eserlerinde uzun yıllar geçirdiği hapishane gözlemlerini, toplumsal aksaklıkları, işçi sınıfının sıkıntılarını, yoksul kesimi, adaletsizliği başlıca konular olarak ele almıştır. Diğer taraftan yazarı, yazma konusunda destekleyenler olduğu gibi eleştirenler de vardır. Hamdi Şamilof, Nuri Tahir, Ali Kapan gibi arkadaşları yazdıklarının amatör olduğunu düşündüklerinden yazarlığını desteklememişlerdir. Korcan, bu eleştirileri aksine destekleyici görmüş, daha iyi yazma konusunda daha dikkatli olması gerektiğini düşünmüştür.

Hapis hayatından sonra Çetin Altan, Hasan Pulur, Abdi İpekçi, Nadir Nadi, Adnan Tahir, İlhan Selçuk gibi isimler kendisini yazma konusunda daima teşvik etmişlerdir. 1962'de Korcan, Milliyet'in açtığı ''Bir Memleket Gerçeği'' konulu yarışmada ''Köse'' adlı hikâyesiyle ikincilik kazandı. Dünya edebiyatıyla da yakından ilgilenen yazar Tolstoy, Gogol, Gorki, Sholokhov, E. M. Remarque, Emile Zola, Steinbeck, I. Silone gibi yazarları okumuş ve onlardan etkilenmiştir. Yazarın, müspet ilmin çerçevesini hurafe ile zorlamayan, halkının hayat kavgasında her kahrı göze alarak onun yanında yer alan kişi olduğunu düşünen Korcan'ın bu bağlamda da yazdıklarından ödün vermediği söylenebilir.

Korcan, yazarın halkın sorunlarını, sıkıntılarını dile getirmesi gerektiğini düşünür. Kendi dönemindeki hikâye ve roman türündeki ürünlerin daha da gelişmesi gerektiğini belirtir. Yazar her zaman gelişime ve değişime açık olmalıdır. Toplumdan kendini soyutlamamalıdır. Ona göre yazar ancak bu şekilde çağdaşlarına ulaşabilir. Bu nedenle eserlerinde yerel kullanımlara, argo sözcüklere, atasözü ve deyimlere sık sık yer vermektedir. Kullandığı canlı üslup birçok edebiyatçı tarafından beğeni ile karşılanmıştır. Korcan, bu şekilde halktan biri olduğunu anlatmak istemiştir.

Doğan Hızlan, yazarın en önemli özelliğinin keskin gözlemciliği ve hapishane düzenine dair yargılarının doğruluğu olduğunu söylemektedir. Tarık Dursun ise Korcan'ın çarpıcı gerçekçiliği romanın tezgâhında pişirerek verdiğini belirtmektedir. Kerim Korcan'ın eserleri, yerelliğin yanında güçlü bir kurguya sahip olmaları bakımından önemlidir. Kahramanların ve olay örgülerinin gerçekçiliği bu bağlamda önemlidir. "Türk edebiyatında gölgede kalan bir yazar" olarak anılan Korcan, yarattığı "Tatar Ramazan" karakteriyle tanınır. 1970'te "Linç" romanı, 1990'da da "Tatar Ramazan" adlı hikâyesi sinemaya, "İdamlıklar" romanı ise tiyatroya uyarlanmıştır. Tatar Ramazan oyunu İstanbul Şehir Tiyatrolarında da (1976) oynandı.

ESERLERİ:
Roman:
Linç (1967)
İdamlıklar (1971)
Ter Adamları (1975)
Patrona (1983)
Ateşten Köprü (1988)
Acılar Çemberi (1990)
Öykü:
Köse Kadı (1962)
Tatar Ramazan (1969)
Canlı Bayraklar (1971)
Ölüm Pusuda (1990)
Capon (1990)
Diğer kitapları:
Ey Gaziler (1989) (şiir)
Dimitrof Geçiyor (1978) (tarih)
Harbiye Kazanı (1989) (anı)

Sizlerle "Tatar Ramazan" adlı kitabından bazı alıntılar paylaşarak değerli yazarı anmak istiyorum:

Kirmastılı : "Hep böyle mi gidecek bu?"
Ramazan : "Evet böyle gidecek"
Kirmastılı : "Ne zamana kadar?"
Ramazan : "Namussuzlar tükenene kadar!"
Kirmastılı : "Namussuzlar tükenir mi?"
Ramazan : "Tükenir"

"İnsanın kötüsü canavarın azmışından daha da tehlikelidir."

"Bu dünyanın hesabı ahrete kalmamalı. Mahpushanelerde de yolsuz bir iş görünce hesabını ahrete bırakmadım."

"İnsan bir kere ayaklandı mı günlerce gider yorulmaz ve fakat bir fırsatını bulup oturdu mu olanca yorgunluğu çöker üstüne."

"Terbiye denen bir nane vardır ki onu bakkaldan dirhemle satmazlar!...
Adam ol biraz! ...
Sana her zaman söylüyoruz boyunca konuş. Bundan başka İstambol yok! Aç gözünü, topu topu bir tanedir İstambol!"

"Sürüyüp geçer zincirini tembel zaman."

"İyi olmak ve herkese iyi davranmak zordu zaten hayatta. Ve insan daima bu
yolda olmalıydı. Yoksa kötü davranmak insanları kırmak ve gücendirmekten kolay ne vardı?"

"Kalb kırmaktan bir şey çıkmaz. Sırçaya benzer bu kalb denilen şey. Şimdi ben kolaylığınan birinizin kalbini kıranın. Lakin yapması zordur."

#KerimKorcan


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Çocuk Kitapları Haftası (9-15 Kasım)
Kasım ayının 2. Pazartesi günü ile başlayan hafta "Dünya Çocuk Kitapları Haftası" olarak kutlanmaktadır. Geleceğimizin güvencesi olan çocuklara kitabı sevdirmek, okuma alışkanlığı kazandırmak; anne, baba ve öğretmenlere çocuklar için kitap seçme imkânı sağlamak amacıyla düzenlenen bir haftadır. Hafta kapsamında, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, Türk Kütüphaneciler Derneği Ankara Şubesi ve Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliği ile zengin bir kutlama programı hazırlanır. Çocuk tiyatrolarının bazı oyunları ücretsiz olarak gösterime sunulur. Hafta boyunca yurt düzeyine yayılmış 55 gezici kütüphanenin yanı sıra, 1.091 halk, 45 çocuk ve 14 yazma eser kütüphanesi olmak üzere toplam 1.150 kütüphanede, çocukların ve gençlerin kütüphanelere olan ilgisini artırmak ve okuma alışkanlığını geliştirmek üzere panel, sempozyum, açıkoturum, konferans, konser, yarışma ve benzeri konularda çeşitli etkinlikler düzenlenir.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

9 Kasım 1888 - Karındeşen Jack, beşinci kurbanı olan Mary Jane Kelly'yi öldürdü.
9 Kasım 1912 - Yunanistan, Selanik'i işgal etti.
9 Kasım 1918 - Almanya'da Weimar Cumhuriyeti ilan edildi.
9 Kasım 1921 - Benito Mussolini, İtalya'da Ulusal Faşist Parti'yi kurdu.
9 Kasım 1924 - Refet Paşa (Refet Bele), Rauf Bey (Rauf Orbay) ve Adnan Bey'in (Adnan Adıvar) aralarında bulunduğu bir grup milletvekili Halk Fırkası'ndan istifa etti.
9 Kasım 1930 - Avusturya'da yapılan seçimleri sosyalistler kazandı. Naziler ve komünistler Parlamentoya giremedi.
9 Kasım 1936 - Montreux Boğazlar Sözleşmesi yürürlüğe girdi.
9 Kasım 1937 - Japonya, Şanghay'a girdi.
9 Kasım 1938 - Kristal Gece: Yahudilere karşı toplu saldırılar başladı. Berlin'de 7 bin Yahudi dükkânı yağmalandı, yüzlerce sinagog ateşe verildi ve çok sayıda Yahudi öldürüldü.
9 Kasım 1953 - Kamboçya, Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
9 Kasım 1968 - ABD'nin Illinois Eyaletinde, 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
9 Kasım 1977 - Başbakan Süleyman Demirel eleştirileri yanıtladı. "70 sente muhtaç olduğumuz devirde hacılarımıza 70 milyon dolar bulduk" dedi.
9 Kasım 1982 - 12 Eylül Anayasası, yürürlüğe girdi. Buna göre; Millî Güvenlik Konseyi oluşturuldu ve Devlet Başkanı Kenan Evren, Cumhurbaşkanı ilan edildi.
9 Kasım 1985 - Satrançta Gary Kasparov, Anatoly Karpov'u yendi; Dünya satranç şampiyonu oldu.
9 Kasım 1988 - Galatasaray Futbol Takımı, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda çeyrek finale çıktı; Galatasaray İstanbul'da Neuchâtel Xamax takımını 5-0 yendi.
9 Kasım 1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Fikri Sağlar, 9 Kasım 9 Kasım 1980-1988 arasında işkenceden 149 kişinin öldüğünü açıkladı.
9 Kasım 1989 - Kenan Evren'in Cumhurbaşkanlığı görevi bitti, Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçildi.
9 Kasım 1989 - Doğu Alman Hükümetinin, iki Almanya arasında seyahati serbest bırakması üzerine, binlerce kişi Berlin Duvarı'nı aşarak Batıya geçmeye başladı. 13 Ağustos 1961'de inşa edilen Duvar'ın yıkılmasıyla Soğuk Savaş dönemi sona erdi.
9 Kasım 1990 - Mary Robinson, İrlanda'nın ilk kadın Devlet Başkanı oldu.
9 Kasım 1993 - Hırvat topçu bataryaları, Bosna'nın Mostar kentindeki Osmanlı Mostar Köprüsü'nü tahrip etti. Köprü 16. yüzyılda yapılmıştı.
9 Kasım 1994 - Urfa tüneli'ne törenle su verildi. Tünel, Fırat'ın suyunu Harran'a kavuşturacak.
9 Kasım 1994 - Aziz Nesin, "Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü"nü aldı. Ödülü, merkezi New York'ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi verdi.
9 Kasım 1995 - Avrupa Parlamentosu, hapisteki DEP milletvekili Leyla Zana'ya Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü verdi.
9 Kasım 2005 - Şemdinli'de patlayan bir bombanın ardından olaylar çıktı.
9 Kasım 2011 - Van'da 5.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

9 Kasım 1818 - İvan Sergeyeviç Turgenyev, Rus romancı ve oyun yazarı (ö. 1883)
9 Kasım 1841 - VII. Edward, Büyük Britanya Kralı (ö. 1910)
9 Kasım 1877 - Muhammed İkbal, Pakistanlı şair (ö. 1938)
9 Kasım 1894 - Varvara Stepanova, Rus ressam ve desinatör (ö. 1958)
9 Kasım 1897 - Ronald George Wreyford Norrish, İngiliz kimyager ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1978)
9 Kasım 1914 - Hedy Lamarr, Avusturyalı oyuncu ve mucit (ö. 2000)
9 Kasım 1918 - Spiro Agnew, ABD Başkan Yardımcısı (Richard Nixon'ın yardımcısıydı) (ö. 1996)
9 Kasım 1918 - Thomas Ferebee, Amerikalı pilot (Hiroşima'ya atom bombası'nı atan Enola Gay uçağının pilotu) (ö. 2000)
9 Kasım 1921 - Viktor Çukarin, Sovyet jimnastikçi (ö. 1984)
9 Kasım 1922 - Imre Lakatos, Macar filozof (ö. 1974)
9 Kasım 1928 - Anne Sexton, Amerikalı şair ve yazar (ö. 1974)
9 Kasım 1934 - Carl Sagan, Amerikalı gök bilimci (ö. 1996)
9 Kasım 1936 - Mikhail Tal, Sovyet Dünya satranç şampiyonu (ö. 1992)
9 Kasım 1948 - Luiz Felipe Scolari, Brezilyalı futbol teknik direktörü.
9 Kasım 1964 - Sonja Kirchberger, Avusturyalı oyuncu.
9 Kasım 1968 - Erol Sander, Türk asıllı Alman aktör.
9 Kasım 1970 - Chris Jericho, Amerikalı güreşçi.
9 Kasım 1978 - Birol Namoğlu, Müzisyen ve Gripin grubunun vokalisti.
9 Kasım 1981 - Gökçe Bahadır, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
9 Kasım 1983 - Maite Perroni, Meksikalı oyuncu, şarkıcı ve şarkı sözü yazarı.
9 Kasım 1987 - Şanışer, Rap şarkıcısı ve söz yazarı.
9 Kasım 1989 - Baptiste Giabiconi, Fransız şarkıcı ve model.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

9 Kasım 1801 - Carl Stamitz, Alman besteci (d. 1745)
9 Kasım 1856 - Étienne Cabet, Fransız felsefeci, ütopik sosyalist ve kuramcı (d. 1788)
9 Kasım 1911 - Howard Pyle, Amerikalı yazar ve çizer (d. 1853
9 Kasım 1918 - Guillaume Apollinaire, Fransız şair (d. 1880)
9 Kasım 1937 - Ramsay MacDonald, Britanyalı siyasetçi ve Birleşik Krallık Başbakanı (d. 1866)
9 Kasım 1939 - Ali Cemal Ben'im, Asker ve ressam (d. 1881)
9 Kasım 1940 - Neville Chamberlain, İngiliz siyasetçi (d. 1869)
9 Kasım 1952 - Chaim Weizmann, İsrail'in ilk Devlet Başkanı (d. 1874)
9 Kasım 1953 - Dylan Marlais Thomas, İngiliz şair (d. 1914)
9 Kasım 1953 - İbn Suud, Suudi Arabistan'ın kurucusu ve ilk kralı (d. 1875)
9 Kasım 1961 - Ferdinand Bie, Norveçli atlet (d. 1888)
9 Kasım 1970 - Charles de Gaulle, Fransız asker, siyasetçi ve Cumhurbaşkanı (d. 1890)
9 Kasım 1972 - Namık Zeki Aral, Maliyeci (Rahşan Ecevit'in babası) (d. 1888)
9 Kasım 1983 - Rüştü Erdelhun, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 10. Genelkurmay Başkanı (d. 1894)
9 Kasım 1990 - Kerim Korcan, Yazar (d. 1918)
9 Kasım 1991 - Yves Montand, İtalyan asıllı Fransız aktör ve şarkıcı (d. 1921)
9 Kasım 1995 - Yılmaz Zafer, Sinema oyuncusu (d. 1956)
9 Kasım 1997 - Helenio Herrera, Arjantin kökenli Fransız futbolcu ve teknik direktör (d. 1910)
9 Kasım 2004 - Stieg Larsson, İsveçli yazar ve gazeteci (d. 1954)
9 Kasım 2006 - Markus Wolf, Doğu Alman casus ve Stasi'nin Başkanı (d. 1923)
9 Kasım 2010 - Enver Demirbağ, Türk halk müziği sanatçısı (d. 1935)
9 Kasım 2013 - Savaş Ay, Gazeteci ve muhabir (d. 1954)
9 Kasım 2017 - Mehmet Baturalp, Eski millî basketbolcu ve antrenör (d. 1936)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazartesi.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?