Kimse Var Mı?

En son Van depreminde kaybettiğimiz canlara bir umutla bağırdığımız bir soru değil miydi bu soru?

Her "kimse var mı?" sorusunda bir umutla sessizlik içinde bir ses duymak için bekledik...
Bir nefes bir ses çok mutlu ediyordu hepimizi...

İşte yine "kimse var mı?" sorusunu 3 gündür dinliyoruz...
Enkaz yanındaysak susuyoruz bekliyoruz, evimizde izliyorsak elimizde ne varsa bırakıyoruz ve o sessizliğe biz de televizyon arkasında katılıyoruz sanki sessiz olmazsak duyamayacaklarmış gibi...vicdanımızı rahatlatıyoruz...bir umut bir nefes bir can duyulsun istiyoruz...

***

Şimdi, 58. Saat sonra kurtarılan İdil Şirin olalım mı 2 dakikalığına?

Evdeydim, belki televizyon izliyordum belki kız kardeşime hikaye anlatıyordum belki de duşa girmek için hazırlık yapıyordum ya da akşam ne yemek yersiniz diyen anneme menü söylüyordum...bir şey yapıyordum o an...
Hatırlamıyorum ama koca bir gürültüyü hatırlıyorum...
Gürültü ve sarsıntı oldu gidecek yer saklanacak bir yer bakarken ayağım yerden kesildi...
Betonların arasında zemine uçtum...
Kız kardeşim de yanımdaydı...
Belki yaşıyordu ilk 2 gün, konuşuyorduk belki de...
Ama O'nun sesi kesildi...belki hiç konuşmamıştık belki uzun uzun sohbet edip birbirimizi ayakta tutmaya çalışmıştık...
Karanlıktı...
Sesler geliyordu ama biz sessizliğin içinde 58 saat o betonların arasında üzerimizde binlerce ton ağırlığı taşımaya çalışırken bir aydınlık aralandı...

Ama aralanmadan öncesini de anlatmak isterim sizlere...
Çok açtım...hayır hayır hiç açlık hissetmiyordum...
Korkuyordum...
Çok korkuyordum...
Acaba öldüm de beni toprağın altına mı koydular diye bile düşündüm...
Ne olduğunu bilmiyordum...
Yaşıyor muydum yoksa ölmek bu muydu?
Bilemedim...
14 yaşındaki bedenim direniyordu...
Açlığa, susuzluğa direniyordum...
Çünkü aç mıydım susuz muydum 58 saat boyunca bilmiyordum...
Nefes alıyordum ama ölmek de böyle miydi onu da bilmiyordum!

Aydınlık açıldı...
Sadece gözlerimi kırpabiliyordum...
Bana baktılar konuştular...
Cevap verdim "iyiyim " diyebildim...

Kurtulmuş muydum?
Soğuktu ama dışarıya çıkarıldığımda daha da üşümüştüm...ya da belki de üşümüyordum, heyecandan titriyordum...

Saçlarımı temizlediler, kafamı ve ellerimi okşadılar...
Kimdi, kimler dokunuyordu, neden alkışlıyorlardı anlamıyordum...
Ben ne yapmıştım da alkışlanıyordum?

Çıktım...
Çıkarıldım...
Anlatabilecek miyim yaşadıklarımı yoksa anlatamayacak mıydım? 
Anlayabilecekler miydi ki?

Ben 58 saat neler düşündüm, ne yaptım da hayatta kalmayı başarabilmiştim, bilebilecekler miydi anlatsam da...?

O psikolojiyi 14 yaşımdaki bedenimle ben yaşadım...
Acaba 20 yaşıma geldiğimde normal olabilecek miydim?

Annem babam kardeşim vardı benim?
Onlar nerede?

Dün bahçesinde oynadığım evime dönebilecek miyim?
Neredeyim? Neden oldu? Nasıl oldu?
Arkadaşlarım da binlerce ton ağırlıkların üzerinde olduğu o karanlıkta 58 saat kalabilmişler miydi? 
Onlar da benim gibi direnebilmişler miydi?

***

İdil henüz konuşmadı...
İdil'in 58 saatini ben size dillendirmeye çalıştım...
Başarabildim mi?
Onun düşüncelerinin yaşadıklarının onda birini bile size yaşatamadım...
Onu sadece İdil bizlere anlatabilecek...
Ama anlatırken bize yaşatabilecek mi? 
Onda birini siz yaşamayacaksınız...

İdil yaşadıklarıyla kaybettikleriyle hep tek başına olacak...

KİMSE VAR MI?

İdil ve İdil gibilerin, ölen ailelerin, ölen aile bireylerinin, eksikliğin, noksanlığın, dedemin, anneannemin, amcamın, kız kardeşimin, annemin, babamın, kız kardeşimin, yeğenimin, kuzenimin, halamın ölümünün bana hesabını kim verecek?

KİMSE VAR MI?

5 saatin ya da 58 saatin ya da ölmüş bedenimin, hayallerimin, umutlarımın, ümitlerimin hesabını kim verecek biliyor musunuz?

KİMSE VAR MI?

Aynı soruyu benim gibi hayalleri göçüp gidenler bir daha soracak mı?

KİMSE VAR MI?

Biz niye depremleri acı sonuçlarla atlatıyoruz?

Bizim suçumuz, günahımız neydi depremlerde bu kadar insanımızı kaybettik?

SESİMİZİ DUYAN KİMSE VAR MI?

Birileri de çıksın desin ki bizler varız...
Birileri de çıksın desin ki bizler suçluyduk ama bundan sonra düzeltecegiz...

Düzelir mi?
Düzelmez...
Bizim düzelen tek bir şeyimiz varsa o da depremde çöken binalarımız olacak...

Sesleniyorum sizlere...
SESİMİZİ DUYAN KİM VAAAAARRRRRR?????

Burçin YARKENT / 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burçin Yarkent - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?