İYİ Partili Ümit Özdağ, Disiplin Kurulu'na sevk edildi


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Küçük Temel, ayakkabılarını çıkarmadan yatağa girmiş. Annesi:
-“Ne o çildirdun mi?” demiş.
Temel:
-“Ne yapayim anacuğum, dün gece korkuli bir rüya gördüm da.”
-“Nasi rüya?” diye sormuş annesi.
Temel cevap vermiş:
-“Rüyamda çiplak ayakla kırık camlarun üstünde dolaşayidum. Bu akşam da aynı rüyayı görürsem ayaklarım kanamasun diye giydum.”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Kediler büyülüdür. Onları ne kadar çok severseniz, ikiniz de o kadar uzun yaşarsınız.” demiş #ArthurAsley
Kedilerin insanların ve özellikle de yalnız yaşayan insanların sağlığına olumlu katkıları olduğu tıbben de ispatlandı diye biliyorum.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.”
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Tuvalet” anlamında kullandığımız “100 numara” İngilizcedeki "loo" kelimesinden gelir ve “Evet tuvalet!” anlamındadır. Tamamen algı meselesi yani.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
İYİ Partili Ümit Özdağ, Disiplin Kurulu'na sevk edildi
İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, partinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'ya yönelik 'FETÖ'cü' suçlamasında bulunan İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini duyurdu.
İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, "İYİ Parti İstanbul Milletvekili sayın Ümit Özdağ’ın, partimiz ve İstanbul il başkanımız ile ilgili açıklama ve ithamları, kamuoyunun malumudur. Gelişmeler üzerine, il başkanlarımız ve 108 ilçe başkanımız, 'Disiplin sürecinin' başlatılması yönünde talepte bulunmuştur. Genel Sekreterliğimize yapılan başvurular, bugün Sayın Genel Başkanımıza iletilmiş, Sayın Genel Başkanımız da, başvuru ve talepleri değerlendirerek, Sayın Ümit Özdağ’ın Disiplin Kurulu’na sevkine karar vermiştir" açıklamasını yaptı.
 
Korona haberlerine gelince:
İmamoğlu ameliyattan sonra corona olduğunu öğrendi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun covid 19 testi pozitif çıkmadan önce 21 Ekim Çarşamba günü apandisitinin alındığı ortaya çıktı. İmamoğlu’nun 23 Ekim Cuma gecesi ateşinin yükseldiği, geçirdiği operasyondan dolayı ateşinin yükseldiğini düşünerek hastaneye gittiği ve yapılan test sonucu corona tedavisine başlandığı öğrenildi.

İBB Sözcüsü Murat Ongun, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun sağlık durumu ile ilgili yaptığı açıklamada “Salı gecesi sabaha karşı şiddetli karın ağrısı oldu. 21 Ekim Çarşamba günü saat 11.00'da 42. İstanbul Maratonu'nun basın toplantısına giderken hastaneden randevu aldık. Toplantının ardından saat 13.00'da kontrole gittik. MR çekildi, apandistin ameliyatla alınmasına karar verildi. Önce covid 19 testi yapıldı. Negatif çıkınca, aynı gün akşam üzeri 16.00 sıralarında operasyon geçirdi. Yaklaşık 25 dakika süren operasyonla apandisti alındı” dedi.

İmamoğlu'nun ertesi gün 22 Ekim Perşembe sabah 08.00'da taburcu olup işinin başına döndüğünü anlatan Ongun “Perşembe günü Semtpati projesinin protokolünün imza törenine ve daha sonra bir TV programına katıldı. Cuma akşamı ateşi çıkınca, apandisit ameliyatından kaynaklanabileceğini düşünerek hastaneye gittik. Tekrar covid testi yapıldı. Pozitif çıktığını öğrendik ve tedavisine başlandı” diye konuştu.

24 Ekim'den beri Amerikan Hastanesi'nde tedavi gören İmamoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Damardan ilaç tedavisi uygulanan İmamoğlu'nun ateşinin de normale indiği belirtildi. Doktorlarının, 29 ve 30 Ekim'in önemli olduğunu söylediği, bu 2 günü de iyi geçirirse sağlık durumunun daha olumlu bir seyre gireceği yönünde bilgi verdiği kaydedildi.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi” olarak 48 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 135. doğum günü olan Amerikalı şair Ezra Pound’u seçtim.

Ezra Pound, 30 Ekim 1885 tarihinde ABD’nin Idaho sınırına yakın Hailey şehrinde doğdu. Asıl adı Ezra Weston Loomis Pound’dur. Babası darphane memuru, büyükbabası ise kongre üyesiydi. 1901 yılında Pensilvanya Üniversitesine yazıldı. Kısa zamanda Anglosakson, Klasik ve Ortaçağ edebiyatına büyük merak duydu. 1906 yılında Sanat diplomasını aldığında hayatının en önemli eseri olan Cantos'a başlamıştı. Üniversiteden sonra, müzisyen şairler, Güney Fransa Provansal halk şairleri üzerine çalışmaya devam etti.

1908 yılında Venedik'e gitti. İlk şiir kitabı A Lume Spenton'u (Sönmüş Mumlarla) yayınladı. Pound, W.B.Yeats ile karşılaşmak için İngiltere'ye gitti. Orada kısa zamanda ünlü bir edebiyatçı olarak tanındı. Yeats ile tanıştı ve Yeats'in pazartesi akşamları toplantılarının vazgeçilmez siması oldu.

Pound aynı zamanda, D. H. Lawrence gibi yeni kabiliyetleri ve ressam&eleştirmen Wyndham Lewis gibi yazarları yayınlayan English Review ile bağlantı kurdu. 1911 yılında New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyasını başlattı. Pound için, yüzyılın şiiri ciddi, direkt, coşkusallıktan kurtulmuş olmalıydı.

Pound bir yıl sonra, İmgeci şiir akımını kurdu. Bu dönemde William Carlos Williams, T. S. Eliot, Robert Frost, Ernest Hemingway, James Joyce ve Richard Aldington gibi yazar ve şairlerin kariyerlerine yardımcı olmaya çalışıyordu. Aynı zamanda, kendinden 20 yaş büyük, dünyaca meşhur şair Yeats ile ilgileniyor ve T.S Eliot'ın The Waste Land (Çorak Ülke) adlı eserinin editörlüğünü de yapıyordu.

Amerika ve İngiltere arasında bir bağ oluşturuyor, Harriet Monroe'nun önemli Chicago dergisi olan Poetry’de yardımcı editörlük yapıyor ve İmgecilik şiir ekolüne bağlı şairleri yayınlıyordu. Bu akım açık ve oldukça görsel bir sunuşu savunuyordu. İmgecilikten sonra çeşitli şiirsel yorumları da yaydı. Pound imgeciliği mektuplarla, denemelerle ve bir antolojiyle daha da ilerletti. 1915’te Monroe’ya yazdığı bir mektupta klişeler ve belli cümleler den kaçınan, modern ses veren görsel bir şiiri tartıştı. 1913’te yayınladığı A Few Don'ts of an Imagiste (Bir İmgecinin Yapmaması Gereken Birkaç Şey, 1913)'te imgeyi bir zaman biriminde zihinsel ve duygusal bir karışım sunan şey olarak tanımladı. Pound’un 1914’te yayınladığı 10 şairi kapsayan Des Imagistes (İmgeciler) adlı antolojisi William Carlos Williams, Hilda Doolittle ve Amy Lowell gibi önde gelen imgecilerin şiirlerinden örnekler içerir.

1914'te, İngiliz kültürü üzerinde sürekli bir etkisi olacak daha ciddi bir akımı, Vortisizm'i lanse edecekti. Fikrin temelinde, Henri Gaudier-Brzeska adlı genç bir heykeltıraş vardı. Wyndham Lewis ve diğer yakınlarıyla akımın gazetesi Blast'ı yayınladılar. Aynı yıl, birçok vortisist sanatçının ölümüne sebep olacak I. Dünya Savaşı patlayacaktı.

Vortisizm, Pound için, ilk devrimci propaganda tecrübesinin aleti ve gelenekçilik sınırlarının dışına düşmesinin sebebi oldu. Pound, vortisizmi medeniyetin feneri ve önderi olarak, sanatı hak ettiği yere koyan bir akım olarak görüyordu. Böylece, sanatlar, daha evvel Yeats'in da öngördüğü gibi, mistik bir şekilde siyasete bağlanıyorlardı.

Pound, ticariliği, kendi sanatsal ve siyasi idealine her zaman engel olarak gördü. 1918'de Sosyal Kredi'nin kurucusu C.H.Douglas'la karşılaşır; Douglas moneter reformdan yana bir teori geliştirmektedir; para, üretimin ve yaratıcılığın ölçüsü olmaktan çıkıp, kullanışlılık kazandıkça, bir millet ve kültürü, haliyle, ticari emellerin devamının kurbanı olurlar. Pound bu teoriyi şevkle kabullendi. Kültürü yozlaştıran paranın iktidarının ortadan kaldırılmasına gerekli bir vasıta vardı elinde. 1930 ve 1940'lı yıllarda, ekonomi ve politika üzerine birkaç broşür yayınladı; Sosyal Kredi: bir şok ( 1935), Bir kartvizit (1942), Altın ve Iş (1944), ve Amerika, Roosvelt, ve savaşın sebepleri (1944) ; bu broşürlerin çoğu faşist İtalya'da yayınlandı.

Pound'un bu tür ekonomi politik doktrinlerine varması, Yeats'in takip ettiği mistik yolla mukayese edilebilir. 1913 yılında Pound, Yeats'in sekreteri olmuştu. Pound, 1905 yılından bu yana , doğu dinlerine, yogaya, yıldız falcılığına merak salmıştı. Pound, aynı Yeats gibi yaratıcı ruhların belirli bir reenkarnasyonuna inanıyordu.

Faşizm ise, Pound için, eski bir geleneğin doruk noktası oluyordu; bu noktada ise Mussolini, Hitler ve Sir Oswald Mosley gibi kişileri görüyordu. Pound “Mussolini, halkına şiirin bir devlet davası olduğunu söyledi ve bu şekilde, Roma'da, Londra ve Washington'dan daha yüksek bir medeniyet seviyesini dile getirdi” diyecek kadar ileriye gitti.

Pound, karısı Dorothy ile 1924'te İtalya'ya yerleşti. 1933'te Mussolini'yle karşılaştı ve moneter bir reformla ilgili fikirlerini iletti. İngiliz faşist Mosley'le 1936'da tanıştı ve sahibi olduğu British Union of Fascists dergisinde yazdı ve 1959 yılına kadar yazıştılar.

1940'ta, Aks ülkelerine karşı savaşa muhalefet gruplarına yardım için gittiği ABD turundan döndüğünde, İtalya'da radyo çalışmaları yaptı. “Amerikan saati” adlı programları 1941'de başladı. Pound kendisini bir Amerika yurtseveri olarak gördüğünden, Japonların Pearl Harbor hücumundan sonra ABD'ye geri dönmek istese de Amerikan Başkonsolosluğu buna mani oldu. Hiçbir geliri olmadığından, radyo çalışmalarına devam etti ve tüm gücüyle Roosvelt yönetimine saldırdı. Hücumları ekonomik olmakla beraber, belirli bir sanat ve kültür eleştirisini de içerir.

Mussolini'nin katledilmesinden iki gün sonra Pound, Amerikan askeri güçlerine teslim olmaya çalışmasına rağmen İtalyan partizanlar tarafından tutuldu. Büyük bir ihtimalle, kendisinin de katledileceğine inanmış olmalı ki, cebine Konfüçyus'la ilgili bir kitap almıştı. Bunun yerine, Pisa'da bulunan bir Amerikan kampında, tabanı betondan, tüm gece aydınlanan, demir bir kafes içerisine hapsedildi. Pound fiziken yıkıldı ve bir sağlık merkezine yollandı; burada Pisan Cantosları üzerine çalışmak için izin aldı. Aynı yıl Washington'a yollandı ve hapse atıldı. 1943'te ABD'ye ihanet ile suçlandı. Hemingway, eski dostunun savaştan sonra, geleceğinden endişe ederek, delilik savunması yapmanın mümkün olduğunu ileri sürdü. Bu fikir, Pound'un, Amerikan hükûmeti nezdinde ilişkileri olan yakın dostları tarafından kabul edildi. Diğer bir grup ise Pound'un ölümle cezalandırılmasından yanaydı. Fakat daha sonra deli olduğu kabul edilerek, St Elizabeth katiller için akıl hastanesine kapatıldı. Bu yerde edebi çalışmalarına devam etti. Çevirdiği 300 Çin şiiri 1954 yılında Harvard'da yayınlandı.

1950'li yılların ortasına doğru, birçok etkin sanatçı ve aydın, serbest bırakılması için kampanya başlattı. 1953 yılında, Pound henüz kesin ve yasal bir teşhise tâbi tutulmamıştı. Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı. 13 yıl hapis yattıktan sonra, 18 Nisan 1958 yılında, vatan hainliği ile ilgili suçu terk edildi. Aynı yıl, 30 Haziran'da İtalya'ya geri döndü ve Napoli'ye vardığında gazetecilere faşist selamı verirken, ''Tüm Amerika bir tımarhaneden ibaret'' dedi. “Cantos” eserine devam ederken, eski faşist dostlarıyla ilişkilerini sürdürdü. Amerikan diplomasisinin tüm kınamalarına rağmen, radyo ve gazetelere verdiği her söyleşide Amerikan sistemini eleştirdi. 1 Kasım 1972 tarihinde İtalya Venedik'te hayata gözlerini yumdu.

1949'da Bollingen Şiir Ödülü'nü almıştır. Batı sanat ve kültürünü her yanıyla inceleyen Pound, klasik İlkçağdan Çin ve Japon şiirine ilgi göstermiş, bunlardan esinlenerek şiire yeni olanaklar ve zenginlikler kazandırmıştır.

ESERLERİ:
A Lume Spento (Sönmüş Mumlarla, 1908)
Exultations (Kutlamalar, 1909)
Personae (Kişiler, 1909)
Ripostes (Karşılıklar, 1912)
Lustra (Görkem, 1916)
Hugh Selwyn Mauberley (1920)
The Cantos (Kantolar, 1976, ö.s.)

TÜRKÇE'DE EZRA POUND
Ezra Pound & Seçilmiş Canto'lar, (Hazırlayan: İlhan Berk, Adam Yayınları, İstanbul, 1995)
Cathy, Ezra Pound (Türkçesi: Ülkü Tamer, BFS Yayınları, İstanbul, 1987)

Sizlerle bir şiirini paylaşarak Ezra Pound’u anmak istiyorum:
 
GÖL ADASI
Ey Tanrım, ey Venüs, ey Mercury, hırsızların koruyucusu
Son günlerimde, n'olursun, bir küçük tütüncü dükkânı ver bana,
Küçük, parlak kutularım olsun
tertemiz raflara dizilmiş
Yumuşak, kokulu tütünlerim de
Pırıl pırıl Virginia tütünü de
serilmiş altına parlak, cam tezgâhımın
Bir terazi ver bana, çok yağlı olmasın,
Orospular da damlasın ara sıra
İki çift lâf etmeye, saçlarını düzeltmeye ya da.

Ey Tanrım, ey Venüs, ey Mercury, hırsızların koruyucusu,
Bir küçük tütüncü dükkânını ödünç ver bana,
ya da hangi mesleğe yazarsan yaz
İnsana her zaman beyninin gerektiği
bu kahrolası yazarlık mesleğinden başka.

#EzraPound
(Çeviri: Ülkü Tamer)

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Kars’ın Kurtuluş Günü:
30 Ekim 1920 tarihi Kars ilinin Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Doğu Cephesi Kumandanı Kazim Karabekir Paşa'nın emrindeki kuvvetler 28 Ekim 1920' de Kars'ı kurtarmak için harekete geçmiş ve 9.Kafkas Tümeni' nin şehre girmesiyle, 30 Ekim 1920 de serhat şehrimiz Gazi Kars düşman işgalinden kurtarılmıştır.
Kars ilinin 100. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

30 Ekim 1757 - Osmanlı Padişahı III. Mustafa'nın tahta çıkışı.
30 Ekim 1873 - Teodor Kasap tarafından çıkarılan mizah gazetesi Hayal yayınlanmaya başlandı.
30 Ekim 1905 - Aspirin ilk kez satışa sunuldu.
30 Ekim 1918 - Çekoslovakya'da Cumhuriyet ilan edildi.
30 Ekim 1918 - I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu ile galip devletler arasında Mondros Mütarekesi imzalandı.
30 Ekim 1919 - Sedat Simavi tarafından çıkarılan siyasi mizah dergisi Diken yayınlanmaya başladı.
30 Ekim 1920 - Kars'ın kurtuluşu: Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Ordu büyük bir zafere imza attı.
30 Ekim 1920 - Avustralya Komünist Partisi Sidney'de kuruldu.
30 Ekim 1923 - Mustafa Kemal Paşa, Başbakanlığa İsmet Paşayı (İnönü) atadı.
30 Ekim 1937 - Ankara Gar binası törenle açıldı.
30 Ekim 1942 - İngiliz ordusu, El Alameyn'de Alman ordusuna karşı saldırıya geçti
30 Ekim 1956 - Birleşik Krallık ve Fransa, İsrail ve Mısır'a Süveyş Kanalı'nı 12 saat içinde terk etmelerini bildirdi.
30 Ekim 1960 - Birleşik Krallık'ta ilk başarılı böbrek nakli Michael Woodruff tarafından gerçekleştirildi.
30 Ekim 1961 - Sovyetler Birliği, Arktik Okyanusu'nda yer alan Novaya Zemlya takımadasında 58 megaton gücünde bir Hidrojen bombası denemesi yaptı. Bu Dünyada meydana gelmiş insan elinden çıkmış en güçlü patlamaydı. Nikita Kruşçev "Çar Bombası" kod adlı bu denemenin aslında 100 megaton gücünde planlandığını, ancak serpintiden korktukları için gücü kısıtlı tuttuklarını bildirmişti.
30 Ekim 1961 - Türkiye ve Almanya resmî işçi alım anlaşmasını imzaladılar.
30 Ekim 1970 - Vietnam'da son altı yılın en şiddetli muson yağmurları: 293 kişi öldü, 200 bin kişi evsiz kaldı.
30 Ekim 1973 - Boğaziçi Köprüsü, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açıldı.
30 Ekim 1974 - Muhammet Ali, Kinşasa-Zaire'de George Foreman'ı yenerek tekrar dünya ağır sıklet boks şampiyonu oldu.
30 Ekim 1980 - Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanlığından istifa etti.
30 Ekim 1980 - El Salvador ve Honduras sınır ihtilaflarına son veren bir barış antlaşması imzaladılar. İki ülke 1969'da aralarında yaptıkları bir millî futbol maçından sonra tarihe "Futbol Savaşı" olarak geçen beş günlük bir savaşa tutuşmuşlardı.
30 Ekim 1983 - Erzurum ve Kars'ta meydana gelen depremde, 1330 kişi öldü, 534 kişi yaralandı.
30 Ekim 1983 - Arjantin'de yedi yıllık askerî rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.
30 Ekim 1984 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Mürted'de uçak fabrikasının (TAI) temelini attı.
30 Ekim 1995 - Kanada'nın Québec Eyaletinde özerklik isteyenler, bu konuda yapılan halk oylamasını kıl payıyla kaybettiler (Oy oranı 49.4% 'a 50.6% idi). Kazansalardı Québec'in Kanada'dan bağımsızlığı için görüşmelere başlayacaklardı.
30 Ekim 2001 - Michael Jackson, Invincible albümünü piyasaya sürdü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

30 Ekim 1735 - John Adams, ABD'nin ilk Başkan yardımcısı ve 2. Başkanı (ö. 1826)
30 Ekim 1762 - André Chénier, Fransız yazar (ö. 1794)
30 Ekim 1839 - Alfred Sisley, Britanyalı ressam (ö. 1899)
30 Ekim 1858 - Duiliu Zamfirescu, Rumen yazar (ö. 1922)
30 Ekim 1861 - Antoine Bourdelle, Fransız heykeltıraş (ö. 1929)
30 Ekim 1864 - Theodor Wiegand, Alman arkeolog (ö. 1936)
30 Ekim 1871 - Paul Valery, Fransız yazar (ö. 1945)
30 Ekim 1882 - Günther von Kluge, Nazi Almanyası'nın Generalfeldmarschall'i (ö. 1944)
30 Ekim 1885 - Ezra Pound, Amerikalı şair (ö. 1972)
30 Ekim 1895 - Andrey Andreyev, Sovyet siyasetçi, bakan (ö. 1971)
30 Ekim 1906 - Giuseppe Farina, İtalyan otomobil yarışçısı (ö. 1966)
30 Ekim 1910 - Miguel Hernández, İspanyol şair ve drama yazarı (ö. 1942)
30 Ekim 1930 - Clifford Brown, Amerikalı caz trompetçisi (ö. 1956)
30 Ekim 1932 - Louis Malle, Fransız sinema yönetmeni (ö. 1995)
30 Ekim 1951 - Mehmet Ağar, Bürokrat ve siyasetçi.
30 Ekim 1960 - Diego Maradona, Arjantinli futbolcu
30 Ekim 1961 - Fatih Özal, Basketbolcu ve antrenör.
30 Ekim 1962 - Stefan Kuntz, Alman futbolcu ve teknik direktör.
30 Ekim 1970 - Nia Long, Amerikalı oyuncu.
30 Ekim 1972 - Fuat Ergin, Müzisyen.
30 Ekim 1973 - Edge, Kanadalı profesyonel güreş emeklisi.
30 Ekim 1973 - Raci Şaşmaz, Senarist ve yapımcı.
30 Ekim 1976 - Ümit Özat, Türk futbolcu ve teknik direktör.
30 Ekim 1978 - Doğa Rutkay, Sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu.
30 Ekim 1981 - Ivanka Trump, ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump'ın kızı.
30 Ekim 1981 - Tan Taşçı, Şarkıcı.
30 Ekim 1985 - Gülçin Ergül, Şarkıcı.
30 Ekim 1987 - Yumi Uchiyama, Japon seslendirme sanatçısı.
30 Ekim 1989 - Nastia Liukin, Amerikalı artistik jimnastikçi.
30 Ekim 1992 - MC Daleste, Brezilyalı rapçi (ö. 2013)

Bugün kimler ölmüş derseniz?

30 Ekim 1730 - Nedim, Türk divan şairi (d. 1681)
30 Ekim 1757 - III. Osman, Osmanlı'nın 25. Padişahı (d. 1699)
30 Ekim 1910 - Jean Henry Dunant, İsviçreli yazar, iş adamı ve Kızılhaç'ın kurucusu (d. 1828)
30 Ekim 1968 - Ramón Novarro, Meksikalı aktör (d. 1899)
30 Ekim 1975 - Gustav Ludwig Hertz, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1887)
30 Ekim 1987 - Joseph Campbell, Amerikalı yazar ve mitoloji uzmanı (d. 1904)
30 Ekim 1993 - Ömer Asım Aksoy, Dil bilimci (d. 1898)
1997 - Samuel Fuller, Amerikalı sinema yönetmeni (d. 1912)
30 Ekim 2004 - Peggy Ryan, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1924)
30 Ekim 2009 - Claude Lévi-Strauss, Yahudi asıllı Fransız antropolog ve etnolog (d. 1908)
30 Ekim 2011 - Ralph Steinman, Kanadalı immünolog ve hücre biyoloğu (d. 1943)
30 Ekim 2015 - Sinan Şamil Sam, Profesyonel ağır sıklet boksörü (d. 1974)
30 Ekim 2015 - Üstün Akmen, Tiyatro eleştirmeni ve yazar (d. 1943)
30 Ekim 2017 - Judy Martz, Amerikalı kadın bürokrat ve iş kadını. (d.1943)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Cuma.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?