TÜCCAR

Tüccarı bilirsiniz, anlamına girmekten ziyade;

Bugünlerde yaşanılanlara biraz değinmek istiyorum. Ama önce 29 Ekim 2020 tüm ulusumuza kutlu olsun. Evet, tüccar yaptığın işin erbabıdır, ama abarttığı zaman sömürü aracı haline dönüşür. Bu tip yaşamlar, uygulamalar hemen her zaman karşımıza çıkarlar. Geçmişlerden bir söz çağrışımdadır, düşüncelerimde! Hatırlarsanız gazimizin dediğini; “tekke ve zaviyelerin kapatılması, hilafetin kaldırılması…” bunları yadsıyamayanların rahatsızlığı! Bu rahatsızlıklar anlamsız tüccarlara dönüşüyor anlaşılan!

Konuya girizgâh tarzında yaklaşımımdan sonra;

Platon’un dediği gibi, “Batıl inanışın, zayıf kafaların dini” bilmeyecek durumda değildi elbette. Yine Einstein’ in dediği gibi; “Evrenin yaratıcısına olan inancın, bilimsel araştırmanın en güçlü ve en soylu itici gücü” olduğunu bilmeyecek biri de değildi. Aksi halde Kur’an tefsirini hem de Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır gibi bir büyük din bilgininden istemezdi. Dokuz ciltlik tefsirin yazılması yoluyla dinin herkes tarafından doğru bilinmesini sağlamaya çalışmazdı. Mehmet Akif gibi dini bütün bir şair tarafından kaleme alınan Hakk’a tapmaktan, imandan, şehit olmaktan, ezandan, secde etmekten söz eden o dizeleri İstiklal Marşı olarak kabul etmezdi. Eğer dine karşı olsaydı Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurdurmazdı! Eğer yine kimi müfterilerin iddia ettiği gibi Allah demeyi yasaklamış olsaydı, aynı tefsirde “Allah” yerine “Tanrı” sözcüğünün kullanılmasını sağlardı. Eğer Allah’ın vazettiği dine, dolayısıyla gerçek İslam’a, yine dolayısıyla Kur’an’a düşman olsaydı bunların hiçbirini yapmazdı. Dolayısıyla ve hiç kuşkusuz ki dine değil; din tüccarlığına, din sömürüsüne, irticaya, yobazlığa karşıydı, hatta düşmandı. Olmasa mıydı?

Ne yapmak istediğini anlamak için bugünlere bile bakmak yeterlidir. Hepsi bir yana, hem de en zor koşullar içinde dahi ülkesini düşman işgalinden kurtarmış, milletinin bağımsızlığını ve özgürlüğünü söküp almış, çöken bir de3vletin küllerinden yeni bir devlet çıkarmış bir insana zerre kadar dahi şükran ve minnet duymamanın, dolayısıyla Allah’a şükretmemenin Müslümanlıkla ilgisi olamaz. Kaldı ki her insan hata yapabilir. Nitekim Atatürk’te bir insan olduğuna göre onun da hataları olmuştur hiç kuşkusuz, ama onca artılarını bir yana bırakıp, sadece eksiklerini görmenin vicdanla ve adalet duygusuyla bağdaşır yanı olamaz. Vicdanı ve adalet duygusu olmayanın da Müslümanlık iddiası laftan öteye geçemez. Böylesi, Müslümanlık taslamaktan başka bir şey olamaz. Müslümanlık taslayanın da bir başkasının Müslümanlığını sorgulamaya hakkı olamaz. Bunu yapmaya kalkmak da bir başka şekilde ters düşmektir İslam’a… Ayrıca;

Öyle bir şeyi sevmek; takiyeyi, riyakârlığı, düzenbazlığı, ikiyüzlülüğü, istismarı, kindarlığı sevmek demekti. Allah’ı bile aldatmaya kalkmayı, paranın tapılacak kadar sevilmesini sevmek demekti. Haksızlığı, adaletsizliği, kul hakkı yemeyi sevmek demekti. Dar-ül harp gerekçesiyle her soygunu, yolsuzluğu, hırsızlığı, kötülüğü meşru ve mubah görmeyi sevmek demekti. Taciz ve tecavüzcülüğünü, kadın düşmanlığını, bizi yeniden var eden İstiklal Savaşı’na karşı savaş açmayı, ihaneti, işbirlikçiliğini sevmek demekti. “Keşke Yunan galip gelseydi” diyebilecek kadar vatanlarına ihanet edecekleri daha o günden onaylamak, desteklemek demekti…

Atatürk, dini değil; kimi çevrelerin halka din diye yutturdukları şeyi sevmedi.

Din; insanı iyiye, güzele, doğruya sevk etmek için Allah’ın peygamberleri aracılığı ile bildirdiği ilahi kurallar bütünü ve her şeyden önce de güzel ahlak demek olduğuna göre; öyle bir şeyi, öyle bir din anlayışını sevemezdi zaten…

Bugün özellikle bu düşünceyi kaleme aldım. Çünkü kurtuluşumuzu ve vatan birliğimizi koruyan bu güzel bayramımızı, kimi meczuplar, kendilerini koruyup kollayan odaklardan aldıkları gazla, vatanı düşman işgalinden kurtarıp bağımsızlığımızı sağlayan, bu nedenle her şeyimizi borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ve iftira yarışı içindeler!

Bu tür aymazları, yobazları bir kenara bırakıp güzel Cumhuriyetimize sahip çıkan herkese selam olsun… Nice şerefli yıllara…

www. haberhurriyeti.com/ Mustafa Gökcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?