Gerçekten batıya doğru koşar mıyız

Ekonomist Mahfi Eğilmez’in son yazısını okuyunca, ülkemizi yakın gelecekte ekonomi ve eğitimde nasıl sorunların beklediğine bir kere daha dehşetle şahit oldum.

Eğilmez, sırasıyla tarım devrimi, sanayi devrimi, finans devrimi sonrasında küreselleşmenin ve kapitalizmin sisteme nasıl egemen olduğunu anlatıyor.

Eğilmez’in yazısından da anladığımız üzere küreselleşme, sermayeye erişimi, teknolojiye erişimi kolaylaştırdı.

Covid-19 salgını da şu an yaşadığımız dijitalleşme devrimini hızlandırdı.

Birçok konu, salgınla dijital alana taşındı.

Salgın süresinde e-ticaret hem çok ilgi çekti hem de ciddi bir hizmet gördü. Bir başka gelişim eğitim alanında ortaya çıktı. Eğitim faaliyeti evlere taşındı.

Çalışanların çoğu da salgın süresinde evinden bağlanarak işlerini yürütmeye devam etti. Önümüzdeki dönemde bu eğilim artarak devam edecek. Hiç kuşkusuz bu gelişim birçok mesleğin de yeni bir çerçeveye oturmasına yol açacak.

Sizce Türkiye bu yeni döneme hazır mı?

Önümüzdeki dönemin belki de en büyük etkisi eğitim alanında görülecek. Eğitim düzeyini ve kalitesini yükseltebilen kurumlara ve dolayısıyla ülkelere ilgi artacak. Yeni dönemin gereklerine uygun yetişmeyen insanlar büyük olasılıkla aldıkları eğitim düzeyinin çok altındaki ücretlere rıza göstermek zorunda kalacaklar.

Böyle bir ortamın yeni buluşlara çok açık olduğunu tahmin edebiliyoruz. Ne var ki bu ortamda buluş yapabilmek ancak buna uygun eğitim almakla mümkün. Türkiye’de okullarda ‘kodlama’ dersi konulmuş olması oldukça iyi bir adım. Ama bu yeterli mi?

Okullarımızın bilime yönelik olarak yeniden yapılandırılması şart.

Hal böyleyken Türkiye ne yapıyor? Yetersiz dijital altyapısını güçlendirebiliyor mu?

Eğer geleceğin dünyasında açıkta kalmak istemiyorsak, gereksiz altyapı yatırımları yerine hiç zaman yitirmeden dijital altyapıyı geliştirmeli ve bu sisteme ulaşamayan insanlarımıza gerekli araçları en kolay yoldan sağlamalıyız.

Türkiye, bugüne kadar değişime gösterdiği dirençle inanılmayacak kadar zaman yitirdi. Eğer böyle devam edersek önümüzdeki dönemde çok daha büyük sıkıntılar çekeceğimiz açıktır.

Mahfi Hoca’nın yazısını okuduktan sonra nedense aklıma birden bire Sakallı Celal’in ünlü sözü geldi:

“Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisizdir. Türkiye’de aydın geçinenler, Doğu’ya doğru seyreden bir geminin güvertesinde Batı yönünde koşturarak ‘batılılaştıklarını’ sanırlar…”

Pek umudum olmasa da, bu şartlardaki Türkiye’nin dijital devrimi başarmasını diliyorum.

Yazımı bitirirken, Orhan Karaveli’nin, Galatasaray Lisesi’nin ünlü Fransızca öğretmeni Sakallı Celal’in hayatını konu alan kitabını, okumamış olan herkese tavsiye ediyorum.

Baydu Can

16 Ekim 2020

baydu1963@gmail.com

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?