Koronavirüs vakalarının tamamı 15 Ekim'den itibaren açıklanacak


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Araştırmacılar doğum sırasında “Annenin ağrısını babaya transfer eden bir aygıtı” geliştirmişler. Başarılı olup olmadığını haber vermeden gizlice test etmek için bu aygıtı doğum yapmak üzere olan bir kadına yerleştirmişler. Oluşan ağrının %50'lik bir kısmını da kocaya transfer edip evde haber bekleyen adamı “Nasılsın?” diye aramışlar.
-“Çok iyiyim, maç seyrediyorum.” demiş adam ve telefonu kapatmış.
Ağrı transfer şiddetini %75’e çıkartıp “Affedersiniz, şimdi bir şey hissediyor musunuz?” diye adamı tekrar aramışlar.
-“Yahu, ne hissedeceğim?.Yok bir şey, iyiyim, maç seyrediyorum, meşgul etmeyin.” demiş adam ve tekrar kapatmış telefonu.
Araştırmacılar hayli şaşkın, bu sefer aletin acı aktarım gücünü %100’e çıkartmışlar, hamile kadında ağrılar tamamen kesilmiş, kocayı arayıp sormuşlar:
-“Peki, şimdi bir şey hissedebiliyor musun?” diye...
-“Öff, yetti be!..” diye artık zıvanadan çıkmış adam:
-“Yahu, bir maç seyrettirmediniz. Bizim takım mağlup, üst kattaki delikanlı manyak mıdır, nedir; deli gibi çığlıklar atıp duruyor, bu arada zırt pırt siz arıyorsunuz, yetti be!..”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Kediler köpeklerden daha zekidir. 6 kediye karda kızak çektiremezsiniz.” demiş #JefValdez

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Bazı kıyafetler kedi ve köpek tüyleri için mıknatıs gibidir. Bu giysileri yıkarken bir miktar beyaz sirke kullanırsanız, bu etki kaybolacaktır.”
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Devekuşunun yumurtası, 15 ila 20 cm uzunluğunda ve yaklaşık 1,7 kg. ağırlığındadır. Eğer haşlayarak pişirmek isterseniz 40 dakika boyunca kaynatmanız gerekecektir.”

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
Konuşan Duvarlar Projesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehir genelindeki kara yollarında duvarlarda bulunan dikey bahçeleri yüksek maliyet gerekçesiyle kaldırarak, yerlerine "Konuşan Duvarlar Projesi" kapsamında grafiti çalışması başlattı.

İBB Sözcüsü ve Başkan Danışmanı Murat Ongun dikey bahçelerin yüksek maliyetli olduğunu, yapılacak çalışma ile duvarlara renk geleceğini savundu. Ongun, Twitter'dan yaptığı diğer paylaşımda ise dikey bahçelerin arkasında bulunan metal aksamın fotoğraflarını paylaşarak, "Yeşilliğin yanı sıra çürümüş askıların da devamlı yenilenmesi ciddi bir maliyet. İstanbul'u bu yüksek mali yükten kurtaracağız, duvarları sanat tablolarına dönüştüreceğiz ve aktif yeşil alanları artıracağız." ifadelerini kullandı.

İBB'den yapılan açıklamada ise duvarlara yapılacak çalışmaların, İstanbul'un enerjisini vurgulayan soyutlamalardan oluştuğu ifade edildi. Çalışmaların sponsorluk antlaşmasıyla yürütüleceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Doğa, birlik, ev, barış, komşu, gençlik, paylaşım, saygı gibi kavramların maneviyatını ortaya çıkarmak amacıyla tasarlanmış olan bu kompozisyon, doğadan ilham alan renklerle canlanıyor. Farklı sponsorlarla İstanbul'un duvarlarına sanatın renk yeteneğinin yansıması devam edecek."

Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kaldı
KKTC´de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 50’nin üzerinde hiç bir aday oy alamayınca, seçimler ikinci tura kaldı. Seçimlerin 18 Ekim´de yapılacak ikinci turunda, Başbakan Ersin Tatar ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yarışacak.

Korona haberlerine gelince:
Sağlık Bakanı Koca: 15'inden itibaren tüm vakaları açıklayacağız
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Ekim'den itibaren semptom göstermeyenler de dahil olmak üzere tüm koronavirüs vakalarının açıklanacağını söyledi.
Bakan Koca, "Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları da toplumla paylaşacağız. Semptomu olmasa da paylaşacağız" dedi. Vaka sayılarının Dünya Sağlık Örgütü'ne de (DSÖ) bu şekilde bildirileceğini söyleyen Koca, "Bu ayın 15’inde başlıyoruz. Ortalama 1.5-2 ayı geçmeyecek şekilde bütün toplumu kapsayacak şekilde saha taramaları yapmaya devam ediyor olacağız. Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları semptomu olmasa da paylaşacağız. Bunu da Dünya Sağlık Örgütü’ne bildireceğiz" dedi.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi” olarak 64 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Cahit Sıtkı Tarancı’yı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910 tarihinde Diyarbakır'da dünyaya geldi. Doğduğunda kendisine büyükbabasının adı olan Hüseyin Cahit adı verildi. Tarancı, pirinç ziraati ve ticaretle uğraştıkları için "Pirinççizadeler" diye bilinen Diyarbakır'ın köklü ve soylu ailelerinden birine mensuptur. Tarancı öğrenim hayatına 1917'de Diyarbakır Nümune-i Terakkî-i Hamidî Mekteb-i İptidâî'sinde başladı. Sonraki yıl Mekteb-i Sultani'nin iptidai kısmına gönderildi. Burayı "üstün başarı" ile bitirdi. İlkokuldan sonra okuyup vali olmasını ve ailesinin adını yüceltmesini arzu eden babası tarafından eğitimine devam etmesi için İstanbul'a yollandı. Tarancı, Kadıköy'deki Saint-Joseph Fransız Lisesinde belli bir müddet okuduktan sonra 1927-28 eğitim-öğretim döneminde ortaokul son sınıf öğrencisi olarak Galatasaray Lisesi’ne girdi. Burada Ziya Osman Saba ile tanıştı. Bir sonraki eğitim-öğretim yılında ise aynı okulda lise öğrenimine başladı.

Şiir yazma girişimlerine lisedeyken başlamıştır. Haftasonu tatillerinde dayısı Nafia Vekili Feyzi Bey'in evinde geçirirken yaz tatillerini memleketi Diyarbakır'da geçirmiştir. 1931'de buradan mezun olduktan sonra Yıldız'daki Mülkiye Mektebi'ne yatılı olarak başlamıştır. Bu dönemde yazmış olduğu "Uzak Bir İklimde", "Gece Bir Neticedir" ve "Güneşe Âşık Çocuk" gibi şiirler Tarancı'nın ilk şöhretini sağlamıştır. Peyami Safa da 1932'de Cumhuriyet gazetesindeki üç yazısıyla onu kamuoyuna tanıtmıştır. Cahit Sıtkı, derslere karşı ilgisizliği ve çirkinliği dolayısıyla kendini içkiye vermesi, birtakım gönül maceraları yaşaması yüzünden dört yıl sonunda mülkiye tahsilini tamamlayamayıp İstanbul'daki Yüksek Ticaret Okulunda öğrenim görmeye başladı. Cumhuriyet gazetesi sahipleri Nadir Nadi ile Doğan Nadi'nin desteği ile üniversite yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Paris'e gitti. 1938-40 yıllarında Paris'te Sciences Politiques'te öğrenimine devam etti. Bu dönemde geçimini sağlamak için Paris Radyosu'nun Türkçe yayınlar servisinde spikerlik yaptı, bir yandan da gazeteye öyküler göndermeye devam etti. Paris'teki öğrenciliği sırasında Oktay Rifat ile tanıştı. Paris yıllarında "Sıla", "Kuşlar", "Bir Hatıram Vardı Benim", "İmkânsız Dostluk", "Sulh Bir Hatıra Oldu", "Nü", "Bugün Hava Güzel", "Desem Ki" şiirlerini yazdı. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası uçakları 1940 yılında Paris'i bombalamaya başlayınca öğrenimini tamamlayamadı; 13 Haziran 1940'ta bisiklet ile kaçarak önce Lyon'a, sonra Cenevre'ye geçti. Burada kısa bir süre kaldıktan sonra Türkiye'ye geri döndü. Cahit Sıtkı, hiç bir yüksek okul bitiremeden Diyarbakır'a döndü.

İstanbul'daki Yüksek Ticaret Okulu'nda öğrenim görmekte olan Tarancı, babasının pirinç ziraatinden zarar görmesi ve maddi durumunun bozulmasıyla babasından kendisine eskisi kadar para gönderilmemesi üzerine 1936 yılının sonlarına doğru Sümerbank'ın açtığı bir imtihanı kazanarak memuriyete başladı ve bu dönemde Cumhuriyet'e hikâyeler yazmaya devam etti. Görevinin Karabük'teki bir fabrikaya nakledilmesiyle istifa ederek bu memuriyeti yalnızca bir yıl devam ettirdi. Ekim 1943'te terhis olduktan sonra Eminönü, Yemiş semtindeki bir yazıhanede ticaret işlerini sürdürmekte olan babasının yanında çalışmaya başladı. Burada babasının ticari defterlerini tuttu. 1944 yılı sonlarına doğru Ankara'ya giderek Anadolu Ajansı'nda mütercimlik yaptı. Buradan ayrılarak Toprak Mahsulleri Ofisi'ne, ardından Çalışma Bakanlığı bünyesindeki bir mütercimlik kadrosuna geçti.

Tarancı, Çalışma Bakanlığı'nda çalışırken görüp aşık olduğu Cavidan Tınaz'a bir mektup yazarak evlilik teklifinde bulundu. Cavidan Hanım, bu mektuba şairin içkiye olan bağımlılığından ötürü olumsuz yanıt verdi. Bunun farkına varan Cahit Sıtkı, "Affet beni Cavidan'ım, gözümde dünyanın en paha biçilmez mücevheri olan o güzel başın için yemin ediyorum, mezara gireceğim güne kadar ağzıma alkol namına tek damla bir mayi koymayacağım." diyerek Cavidan Hanım'ı evliliğe razı etti. Çift, 4 Temmuz 1951 Çarşamba günü Ankara Halkevi'nde nikâhlandı.

Tarancı, 1954 yılının ocak ayının ikinci yarısında sağ tarafına gelen felçle Ankara Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Sağ tarafından felç olan Cahit Sıtkı, konuşma yetisini kaybetti. Üç ay hastanede kaldıktan sonra taburcu edilen şair, tıbbî imkânların daha iyi olacağı düşüncesiyle İstanbul'a götürüldü. Doktorların, şairin iyileşme ümidi olmadığı ve baba evine gitmesinin uygun olacağını belirtmesiyle bir yıl kalacağı Diyarbakır'a ve 7 Ekim 1955'te tedavi amaçlı yeniden Ankara'ya götürüldü. Ankara'daki tıp fakültesinde on bir ay boyunca tedavi gördü Ayrıca kendisine şiirleri okunup hafızasına tekrar işlerlik kazandırılmaya çalışıldı. Söylenenleri anlamaya başlayan şair 15-20 kadar kelimeyi de söyleyebilir hâle geldi. Felçli olan sağ ayağını oynatmaya ve bükülü kalan kolunu kıpırdatmaya, hatta yavaş yavaş yürümeye bile başladı. Dönemin bakanı Samet Ağaoğlu'nun yardımıyla 6 Eylül 1956'da kardeşi Halit Tarancı refakatinde Viyana'da gönderildi. Viyana'daki bir hastanede tedavi gördüğü sırada 12 Ekim 1956'da zatülcenpten ötürü 46 yaşında hayatını kaybetti. 26 Ekim Cuma günü Ankara'ya getirilen cenazesi Ankara'da Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.

Cahit Sıtkı, aile çevresinin edebi faaliyetlere ilgi duyması yönü ile küçük yaşlarda edebiyat dünyasına ilgi duymaya başladı. Saint-Joseph Lisesi'ne giderken Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul ile Pierre Corneille, Jean Racine, Molière, Alphonse de Lamartine gibi sanatçıları da okuma fırsatı buldu. Galatasaray Lisesi'ndeyken şiire olan eğilimi giderek arttı ve 2. sınıftayken Ziya Osman'ın yönlendirmesiyle Fransız şair Charles Baudelaire'i okumaya başladı.
Lise son sınıftayken ilk şiirleri Servet-i Fünun ve Muhit dergilerinde yayımlandı. Aynı dönemde Servet-i Fünun ile Galatasaray Lisesi'nin Akademi ve Galatasaray adlı dergisinde de şiirleri yayımlanmaya başladı. Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer verdi. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de şiirlerine konu oldu.

Yirmi bir şiirden oluşan Ömrümde Sükût, Cahit Sıtkı'nın 1933'te yayımlanan ilk şiir kitabıdır. Necip Fazıl Kısakürek tesiri altındaki bu şiirlerde, Fransız şiirinin tür ve biçim etkisi görülmekte ve Tarancı'nın çocukluk anıları, özlemleri, içinde yaşadığı zamanın kişisel bunalımları ele alınmıştır. Şairin lise yıllarında yazdığı ve Akademi, Muhit ve Galatasaray dergilerinde neşrettiği bazı şiirleri de içinde barındıran kitap, yedi bölüm halinde 21 şiiri ihtiva etmektedir.

Cahit Sıtkı, şairliğiyle tanınmak istedi ve ömrünün büyük bölümünü şiirle iştigal ederek geçirmiş bir sanatçı olmasının yanında hikâyeler de kaleme aldı. Hikâyelerini gerek Fransa'ya gitmeden önceki yıllarda gerekse Cumhuriyet gazetesinde çalışıp yüksek öğrenimini tamamlamaya çalıştığı yıllarda yazdı ve aynı gazetede yayımlattı. Daha çok maddî sıkıntılardan dolayı (dostu Baki Süha Edipoğlu'nun aktardığına göre sigara ve içki parasını çıkarmak için) 1935-1947 yılları arasında yazdı. Bunlar kısa hacimli, günlük yaşamın içinden bazı gözlemlere dayalı hikâyelerdir. Toplam seksen hikâye yazan Tarancı, hikâyelerinde aile özlemi, güzellik-çirkinlik karşıtlığı, aşk, karşılıksız aşk, kadınlar tarafında sevilme arzusu, yaşama sevinci-ölüm korkusu karşıtlığı, içkiye sığınış, memuriyeti ve işi sevmeme ve baba korkusu gibi konuları ele aldı.

Cahit Sıtkı'nın Diyarbakır'da doğduğu ev günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Şehir merkezinde, Camii Kebir Mahallesi, Cahit Sıtkı Tarancı Sokak No:3'te bulunan ev, 1733 tarihinde inşa edilmiştir. 1973 tarihinde Kültür Bakanlığı tarafından satın alınıp restore edildikten sonra, Cumhuriyetin 50. yılında 29 Ekim 1973 tarihinde Tarancı'nın anısını yaşatmak ve ismini ebedileştirmek amacı ile müze olarak hizmete açılmıştır. Müzede Tarancı'nın şahsî eşyaları, el yazısı ile yazılmış mektupları, aile fotoğrafları ve kitaplarından oluşan bir koleksiyon sergilenmektedir.

Cahit Sıtkı'nın birçok şiiri, farklı bestekârlar tarafından çeşitli makam ve farklı usûllerde bestelenmiştir. Bunların dışında "Memleket İsterim" şiiri, Onur Akın tarafından söylenmiştir.

ESERLERİ:
Şiir
Ömrümde Sükût (1933)
Otuz Beş Yaş (1946)
Düşten Güzel (1952)
Sonrası (1957)
Bütün Şiirleri (1983)

Mektup
Ziya'ya Mektuplar (1957)
Evime ve Nihal'e Mektuplar (1989)

Hikâye
Gün Eksilmesin Penceremden (2006)

Biyografi
Peyami Safa: Hayatı ve Eserleri (1940)
 
Sizlerle iki şiirini paylaşarak değerli şairi anmak istiyorum:

ABBAS

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

BAHAR SARHOŞLUĞU

İlk sevgilinin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allah\'a ısmarladık kaldırımlar.

Giyenler düşünsün dar elbiseyi,
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erik ağacı gelin olduğu gün.

Hayranım bu şehrin bacalarına
İrili ufaklı hep bir ağızdan.
Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz!
Dumanın daim olsun güzel baca!

Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yavrusu dallara emanet serçe,
Derken camiler üstünde güvercin
Minareler katından geçiyorum
Gökyüzü mahallesi İstanbul\'un

Süt beyaz bir martıyım açıklarda
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!

#CahitSıtkıTarancı

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

M.Ö. 12 Ekim 539 - Ahameniş Hükümdarı Büyük Kiros, Babil'i ele geçirdi.
12 Ekim 1492 - Amerika'nın keşfi: Kristof Kolomb, Karayipler'e ulaştı. Fakat Doğu Hint Adaları'na geldiğini düşünüyordu.
12 Ekim 1596 - Macaristan'daki Eğri Kalesi Osmanlıların eline geçti.
12 Ekim 1654 - Hollanda'nın Delft kentinde bir barut deposu infilak etti; 100'den fazla ölü, 1000'in üzerinde yaralı var.
12 Ekim 1692 - Salem cadı mahkemeleri Massachusetts Valisi William Phips'in emriyle sona erdi.
12 Ekim 1775 - ABD Deniz Kuvvetleri kuruldu.
12 Ekim 1822 - Pedro kendisini Brezilya İmparatoru olarak ilan etti.
12 Ekim 1847 - Alman sanayici Werner von Siemens, Siemens AG şirketini kurdu.
12 Ekim 1917 - I. Dünya Savaşı: Belçika'nın Ypres şehri yakınında 1. Passchendaele Muharebesi'nde hardal gazı ilk kez kullanıldı ve bir günde yaklaşık 20.000 asker öldü.
12 Ekim 1925 - Mustafa Kemal, İzmir'de manevraları izledikten sonra ordunun Türk topraklarını savunmaya hazır olduğunu söyledi.
12 Ekim 1928 - Suni solunum cihazı ilk kez Boston'daki bir çocuk hastanesinde kullanıldı.
12 Ekim 1937 - Seyit Rıza'nın yargılanmasına başlandı.
12 Ekim 1944 - II. Dünya Savaşı: Atina'daki Nazi Almanyası işgali sona erdi.
12 Ekim 1953 - Pancar Kooperatifleri Bankası (Şekerbank) Eskişehir'de kuruldu.
12 Ekim 1958 - Başbakan Adnan Menderes yurttaşlardan "vatan cephesi" kurmalarını istedi.
12 Ekim 1960 - Japonya Sosyal Demokrat Partisi lideri Inejiro Asanuma, bir televizyon programı sırasında bıçaklanarak öldürüldü.
12 Ekim 1962 - ABD'nin kuzey batısında kasırga: 46 kişi öldü.
12 Ekim 1968 - 19. Yaz Olimpiyat Oyunları, Meksiko'da başladı.
12 Ekim 1968 - Ekvator Ginesi, İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
12 Ekim 1969 - Genel seçimler yapıldı. Adalet Partisi 256 milletvekiliyle iktidarını korudu. CHP 143, Güven Partisi 15, Millet Partisi 6, MHP 1, Türkiye Birlik Partisi 8, Yeni Türkiye Partisi 6, Türkiye İşçi Partisi 2 milletvekili çıkardı.
12 Ekim 1974 - İzmir'de belediyeye bağlı iş yerlerinde başlatılan grevin beşinci günü. İzmir sokak ve caddeleri çöp yığınlarıyla doldu.
12 Ekim 1975 - Bursa'daki TOFAŞ otomobil fabrikasında 100.000 Murat otomobil üretildiği açıklandı.
12 Ekim 1980 - 11. Genel nüfus sayımı yapıldı. Sokağa çıkma yasağı sırasında güvenlik güçleri operasyonlar yaptı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Türkiye'nin nüfusu: 44.736.957 olarak belirlendi.
12 Ekim 1983 - Japonya'nın eski başbakanlarından Tanaka Kakuei, Lockheed şirketinden 2 milyon dolar rüşvet almak suçundan 4 yıl hapse mahkûm oldu.
12 Ekim 1984 - IRA, Margaret Thatcher'in kaldığı otele bomba attı. Thatcher kurtuldu, fakat 5 kişi öldü.
12 Ekim 1991 - Sovyetler Birliği Başkanı Gorbaçov ile diğer Cumhuriyet liderlerinin bir araya geldiği Devlet Konseyi toplantısında KGB'nin lağvedilmesi' kararı alındı.
12 Ekim 1999 - Pervez Müşerref, Pakistan'da kansız bir darbe ile yönetime geldi.
12 Ekim 2000 - Yemen'in Aden limanında bir ABD destroyerinde meydana gelen patlamada 17 Amerikan askeri öldü.
12 Ekim 2002 - Endonezya'nın turistik adası Bali'de kalabalık bir gece kulübüne düzenlenen bombalı saldırıda, çoğunluğu yabancı 202 kişi öldü, 300'den fazla yaralı var.
12 Ekim 2002 - Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Doğal Afetleri Azaltma Günü ilan edilmiştir.
12 Ekim 2003 - Beyaz Rusya'daki bir akıl hastanesi yangınında 30 hasta öldü.
12 Ekim 2004 - İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği'nin yöneticisi Metin Kaplan, gözaltına alındığı Almanya'dan özel uçakla Türkiye'ye getirildi. 13 Ekim'de tutuklanan Kaplan, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
12 Ekim 2005 - Çin'in ikinci insanlı uzay aracı olan Shenzhou 6 fırlatıldı ve 5 gün boyunca yörüngede kaldı.
12 Ekim 2006 - Fransa'da Sosyalist Parti'nin sunduğu ve "Ermeni soykırımının inkârının suç sayılması"nı öngören yasa teklifi, Fransa Parlamentosunda 19'a karşı 106 oyla kabul edildi.
12 Ekim 2006 - Nobel Edebiyat Ödülü yazar Orhan Pamuk'a verildi.
12 Ekim 2006 - İsrail-Lübnan savaşında BM Barış Gücü kapsamında görev yapacak 261 kişilik TSK kara birliği Lübnan'a hareket etti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

12 Ekim 1008 - Go-Ichijō, Japonya İmparatoru (ö. 1036)
12 Ekim 1240 - Trần Thánh Tông, Vietnam imparatoru (daha sonra Đại Việt) (ö. 1290)
12 Ekim 1350 - Dmitri Donskoy, Moskova Büyük Dükü ve Vladimir Büyük Prensi (ö. 1389)
12 Ekim 1490 - Bernardo Pisano, İtalyan şarkıcı, söz yazarı ve rahip (ö. 1548)
12 Ekim 1533 - Asakura Yoshikage, Japon hükümdar (ö. 1573)
12 Ekim 1537 - VI. Edward, İngiltere ve İrlanda Kralı (ö. 1553)
12 Ekim 1798 - I. Pedro, Brezilya İmparatoru (ö. 1834)
12 Ekim 1808 - Victor Prosper Considerant, Fransız sosyalist ve Fourierci ütopyacı hareketin önderi (ö. 1893)
12 Ekim 1859 - Diana Abgar, Ermeni diplomat ve yazar (ö. 1937)
12 Ekim 1865 - Arthur Harden, İngiliz kimyacı (ö. 1940)
12 Ekim 1866 - Ramsay MacDonald, Britanyalı siyasetçi ve Birleşik Krallık Başbakanı (ö. 1937)
12 Ekim 1872 - Ralph Vaughan Williams, İngiliz besteci (ö. 1956)
12 Ekim 1875 - Aleister Crowley, İngiliz yazar (ö. 1947)
12 Ekim 1889 - Christopher Dawson, İngiliz tarihçi (ö. 1970)
12 Ekim 1891 - Edith Stein, Alman filozof ve rahibe (ö. 1942)
12 Ekim 1896 - Eugenio Montale, İtalyan şair (ö. 1981)
12 Ekim 1917 - Roque Máspoli, Uruguaylı futbolcu ve teknik direktör (ö. 2004)
12 Ekim 1920 - Reha Oğuz Türkkan, Hukukçu, tarihçi, yazar ve Türkolog (ö. 2010)
12 Ekim 1928 - Türkân Akyol, Akademisyen ve siyasetçi (ö. 2017)
12 Ekim 1934 - Oğuz Atay, Yazar (ö. 1977)
12 Ekim 1935 - Luciano Pavarotti, İtalyan tenor (ö. 2007)
12 Ekim 1949 - Ilich Ramirez Sanchez (Çakal Carlos), Venezuelalı eylemci.
12 Ekim 1955 - Ashley Adams, Avustralyalı atıcı (ö. 2015)
12 Ekim 1968 - Hugh Jackman, Avustralyalı sinema oyuncusu.
12 Ekim 1970 - Kirk Cameron, Amerikalı sinema oyuncusu.
12 Ekim 1971 - Güntekin Onay, Spor spikeri ve yazarı.
12 Ekim 1972 - Kâmil Güler, Sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu.
12 Ekim 1974 - Ebru Gündeş, Şarkıcı, sunucu ve oyuncu.
12 Ekim 1975 - Fettah Can, Şarkıcı, besteci, söz yazarı ve aranjör.
12 Ekim 1977 - Young Jeezy, Amerikalı rapci ve söz yazarı.
12 Ekim 1981 - Engin Akyürek, Dizi ve sinema oyuncusu.
12 Ekim 1984 - Deniz Gönenç Sümer, Tiyatro sanatçısı (ö. 2010)
12 Ekim 1988 - Calum Scott, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı.
12 Ekim 1990 - Bora Akkaş, Dizi, sinema oyuncusu ve rap şarkıcısı.
12 Ekim 1992 - Josh Hutcherson, Amerikalı oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

12 Ekim 1492 - Piero della Francesca, İtalyan ressam (d.~ 1420)
12 Ekim 1576 - II. Maximilian, Kutsal Roma İmparatoru (d. 1527)
12 Ekim 1870 - Robert Edward Lee, Amerikalı general (d. 1807)
12 Ekim 1924 - Anatole France, Fransız yazar (d. 1844)
12 Ekim 1940 - Tom Mix, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1880)
12 Ekim 1943 - Tayyar Yalaz, Güreşçi ve Güreş Federasyonu Başkanı (d. 1901)
12 Ekim 1956 - Cahit Sıtkı Tarancı, Şair (d. 1910)
12 Ekim 1958 - Gordon Griffith, Amerikalı sinema oyuncusu ve yönetmen (d. 1907)
12 Ekim 1965 - Paul Hermann Müller, İsviçreli kimyacı ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (d. 1899)
12 Ekim 1967 - Recai Akçay, Mimar (d. 1909)
12 Ekim 1969 - Sonja Henie, Norveçli buz patencisi ve sinema oyuncusu d. 1912)
12 Ekim 1974 - Felix Hurdes, Avusturyalı avukat ve siyasetçi (d. 1901)
12 Ekim 1987 - Fahri Korutürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin 6. Cumhurbaşkanı (d. 1903)
12 Ekim 1990 - Rrahman Morina, Yugoslav komünist politikacı, Kosova Komünistler Ligi'nin son genel sekreteri (d. 1943)
12 Ekim 1991 - Arkady Strugatsky, Rus romancı (d. 1925)
12 Ekim 1996 - René Lacoste, Fransız tenisçi ve Lacoste'nin kurucusu (d. 1904)
12 Ekim 1997 - John Denver, Amerikalı şarkıcı (d. 1943)
12 Ekim 1999 - Udo Steinke, Alman yazar (d. 1942)
12 Ekim 1999 - Wilt Chamberlain, Amerikalı basketbolcu (d. 1936)
12 Ekim 2001 - Hikmet Şimşek, Orkestra şefi (d. 1924)
2002 - Ray Conniff, Amerikalı müzisyen (d. 1916)
12 Ekim 2011 - Dennis Ritchie, Amerikalı bilgisayar mühendisi (d. 1941)
12 Ekim 2015 - Levent Kırca, Tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1950)
12 Ekim 2016 - Kemal Unakıtan, Bürokrat ve siyasetçi (d. 1946)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve olabildiğince keyifli bir hafta diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazartesi.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?