Mağrurlanma müdürüm senden büyük Allah var

Önce şunu söylemek istiyorum. Eğer bir suçlama ile karşılaşıyorsanız, sizi ele veren ilk tepkinizdir. Örnek vereyim, biri size ‘’seni hırsızlık yaparken görmüşler’’ derse, siz de ‘’kimden duydun’’ derseniz, bu ‘’ eyvah kim gördü acaba’’ anlamı taşır.

Bunun benim yazılarımla ilgisine gelince, yazımın içeriğine değil de bu haberin kimden çıktığına odaklanıyorsanız, demek ki içerik doğru ve siz suçluluk psikolojisi ile bu konuyu zaten biliyorsunuz ve kimden çıktığını bulma telaşındasınız demektir. Benden söylemesi.

Bu Antalya olayının benzerini Gaziantep olayında da yaşadık. Hani nöbet klubeleri kilitliydi. ‘’Klubeler kilitli mi, kim kilitledi’’ diye sormadan, bu haberi kim sızdırdı diye poliscanların canına okumuşlardı utanmadan.

Tarih tekrardan ibaret derler, aynı şey Antalya olayında da gelişti. Bazı kişiler bu olayın aslı nedir, ne değildir diye değil de, haberi kim sızdırdı derdine düşmüş. Sanırsınız devlet sırrı sızdırıldı.

Üstelik o yazımda sadece yüzeysel dokunmuştum. Esas çivili sorular şimdi geliyor inanın bana. Yazıyı sanki yüksek sesle düşünüyor gibi yazsam nasıl olur dedim, aklımda deli sorular. Başladım sormaya.

Birisini arkasından görürseniz, ‘’bir dakika bakar mısın mı’’ dersiniz, yoksa selam mı verirsiniz? Ben şahsen yüzünü görmediğim insana selam vermem, sırtına mı selam vericem ne yani?

Hadi verdi diyelim bir insan Allah’ın selamını nasıl sert bir üslupla verebilir? Valla tüm ev halkı denedik, en sonunda gülme krizine girdik, baktık olmuyor denemekten vazgeçtik.

Deli sorulardan biri de, bir insan, resmi bir lojmanda dört sene hiç kimseye görünmeden nasıl yaşar ki? Hem de makam aracı olan, yani her sabah, akşam arabası ile kapıya kadar getirilen bir insan. Hani siz Manavgat ilçesinde görevlisiniz ya, lojmanda Antalya’da ya, yoksa o lojman söylendiği gibi evlada mı tahsil edilmişti? Benimki sadece merak, öylesine sordum yani!!

Psikolojik testlerde bir takım kelimeler, cümleler bireyin kişiliği hakkında ip ucu verir. ‘’Ben’’ odaklı kişiler hep soru işareti bırakır akıllarda. Çünkü kişiliği oturmuş hiç kimse ‘’ben’’odaklı konuşmaz. Bu yüzden de, kişiliği sağlam bireyler ‘’ sen benim kim olduğumu biliyor musun, Beni tanımadın mı’’ gibi kişiliğini onaylatıcı soru sormazlar. Buna gerek duymazlar. Örneğin, bir polis müdürü, üzerinde üniforması olmadan gezerken kendisini herkesin tanımasını beklememelidir. Çünkü üniforma ve makam bireyin kişiliğini yansıtmaz. Yansıtırsa fena. Bu makamdan ayrılınca kişiliksiz kalır. Üstelik bunu ben söylemiyorum Hz. Ömer demiş.

Sonra oturup yeni soru düşündüm, hangi seviyeli insan, eşinin, çocuklarının yanında birisine ‘’lan’’ diye hitap eder. Gerçi benim aldığım terbiye kuralları içerisinde hiç kullanılmamalı ama, herkes aynı şekilde aile terbiyesi almıyor bunu da öğrenmiş olduk.

Poliscan’a karşı kullanılan çeşitli suçlamalar var. ‘’üzerime yürüdü, arabamın kapısını tuttu’’ gibi. Ama ‘’ hadi bana vursana, kafa atsana ‘’ gibi kışkırtıcı cümlelerinde kurulduğu duyumları aldım. Bu lojmanın kamera sistemi yok mu acaba? Hani kayıtlara bakılsa kim kime ne demiş, ne yapmış görülse de iş sadece görgü şahitlerine kalmasa. Çünkü en yakın görgü şahitlerinden biri makam şöförü, aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık misali. Bir diğeri lojmanda kalan polisin eşi. Diğeri olaya konu olan poliscanın eşi. Yani aslında görgü şahitleri de var.

Görgü şahitleri var, var ama her ne hikmetse gelen bir takım telefonlar sonrası şahitlerden biri ifadesinde değişiklik yaptı. Diğerlerinin ifadeleri, lisede kopya çekmiş çocuk misali neredeyse virgülüne kadar aynı. Mesela ben savcı olsam, bu görgü şahitlerini son 24 saatte kim, kaç kere, neden aramış araştırırdım. Yani o ifade neden nasıl değişti araştırırdım.

Savcı demişken, sadece 1 aylık süreç içinde bir olay neden dört savcı değiştirir ki? Hani tayin olur, hasta olur, birinci dereceden yakın olur anlarım. Ama bunların hiç biri yoksa, savcılar yerindeyse neden bir dosya dört defa savcı değiştirir ki?

Olay demeye elim varmıyor ama, olay sonrası müdür bey Asayiş Şube Müdürünü arayarak lojmana çağırmış. Bak yine ben olsamlı bir cümle geliyor. Ben olsam, ‘’PARDON??’’ derdim. Sen amir ol, personelinle sorun!! yaşa, aç telefonu mahalle kavgasında, eve koşup abisini çağıran çocuklar gibi, astın bile olsa başka bir amiri ayağına çağır. Çağırana mı darılayım, gidene mi şaşırayım bilemedim.

Hadi diyelim ki ortada bir sorun var, bu sorun poliscan kaynaklı, neden 24 saat içinde Yunus ekiplerden alınıp Hassas bölgeye verildi ki? Bunun adı sürgün değilse nedir? Sürgünse hangi hakla ve neye dayanarak sürgün edilmiştir? Ben biliyorum, poliscan gider aslanlar gibi görevini orada da yapar. Ama gideceği birimin amirini arayıp dedikodu yapmak da ne demek oluyor? Hadi biri dedikodu yaptı, birimine gelen polisin kim olduğunu bilmeden ‘’ müdürüne terbiyesizlik yapan sen misin’’ diye karşılama da ne demek oluyor? Terbiyesizliğin tarifi, tanımadığın bilmediğin birini sırf duyumlarla terbiyesizlikle suçlamak olsa gerek.

Son merakım şu, Türkçede ‘’anan avradın üzerine yemin et’’ diye bir yemin şekli var mı? Ben hiç duymadım da.

Aslında yazacak soracak şey çok ama sayfa kısıtlı.

Kısa sözün özüne gelelim. Sırf egonuzu tatmin etmek için Poliscanlara, kıymayın lütfen. Bu poliscanların da aynı sizin gibi gözünün içine baktığı aileleri var. Siz esip, yağıp, gürleyip gidiyorsunuz ama arkanızda psikolojisi darmadağın küçücük çocuklar bırakıyorsunuz. Yetişkinler mukayese yeteneğine sahip olduğu için bu tür olayları yaralansalar da, daha kolay atlatabiliyor ama çocuklarda travma nedenidir bu olaylar. Kolay kolay unutamazlar. Kul affeder belki ama Rabbim affeder mi bilemiyorum.

Sizi tanımamış olması suç değil. Esas suç, sizin kendinizi tanıtamayışınız. Poliscan size ‘’ birine mi baktınız’’ dediği zaman, kim olduğunuzu söyleyip, bu duyarlı davranışı yüzünden poliscanı kutlasaydınız, ne sosyal medyada ne de benim yazımda bu kadar soru ile muhatap olmazdınız.

Siz de biliyorsunuz ki polis lojmanlarında ya da yakınlarında gerçekleşen üzücü olaylarda canlarımızı kaybettik. Şahsen tanımadığı birine kim olduğunu sormak, terbiyesizlik değil duyarlılıktır. Üzerinizde üniformanız yokken de herkes sizi tanıyacak diye bir kural yoktur. Üniformanız olur, poliscan size saygısızlık eder o zaman sonuna kadar yanınızda olurdum. Ama bu olayda Poliscan’ın aksine, siz baya bir yalnızsınız müdür bey.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

02

Abuzer - vay be kıskoca emn teşkilatında bmyke düşünen kimse yok yazıklar olsun bu jardeşimçzide kutjarın

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 08 Ekim 14:26
01

İzmir Emekli Polis - Teşekkürler ederim ağzına sağlık sesimiz oldunuz polislerin yarayan kanadı bu gibi olaylar ama çok Yiğit babacan müdürlerimizde var hak yemeyelim

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Ekim 21:04


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?