Müziği hayvanlar da sever

Bugün 4 Ekim ‘’Dünya Hayvanları Koruma Günü’’ Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu tarafından , bu günün ilan edilmesinin amacı, adından da anlaşılacağı gibi, hayvanların korunması açısından farkındalık yaratmak. Daha da özeli, ‘’Hayvanları, insanların kötülüklerinden korumak’’

Halbuki insanlara ne çok faydaları vardır hayvanların.En başında kedi ve köpeklerin, çocukları , hatta büyükleri de rehabilite etmede kullanıldığını; köpeklerin , görme özürlülerin hayatlarını kolaylaştırıp, onlara rehberlik yaptığını. Güvenlik görevlilerinin en yakın dostları olduğunu, atların hırçın insanları sakinleştirdiğini, kuşların insanların ruhlarına olumlu etkiler yarattığını biliyoruz.

Kızımın İngiliz terier köpeği de, bir sabah şekerim düştüğünde, kızlarımın odasının kapısını tırmalayıp havlayarak, onlara haber verip , kızlarımın müdahalesini sağlamıştı. İnternette gezinti yaptığımızda , her seferinde hayvanların neler yaptığını görüyor, tebessüm ediyor, mutlu oluyoruz. Neredeyse insanların yaptığı herşeyi yapabiliyorlar. Hem de karşılık beklemeden.

MENFAAT , SEVGİDEN ÖNCE GELİYOR

Her insanın içinde az da olsa bir hayvan sevgisi vardır. (sadistler hariç) Ancak, yine de insanlar bu sevgiden de önce menfaatlerini düşünür. O hayvandan azami fayda sağlamayı araştırır.

Yıllar önce Tercüman Gazetesi’nde görev yaparken -ki en az 35 yıl olmuştur. Kemalpaşa ilçemize, benim Amasya’dan tanıştığım Erdi Batur Bey kaymakam olarak atanmıştı. Telefonla görüştüğümde, ‘’ İki adımlık mesafedeyim, ziyaretime gelmedin!’’ diye sitemde bulundu. Ben de Kemalpaşa’da yapılan ‘’Tavukculuk Semineri’’ni izlemek Erdi beyi de ziyaret etmek için Kemalpaşa’ya gittim. Erdi Bey de seminerdeydi. Etkinliği izledikten sonra bizi uğurlarken, bahçenin kapısıda aşağıdan gelen Kutlu Payaslı’yı gördük. Bana, ‘’İşte hemşehrin de geliyor’’ dedi.Bekledik. Kapıda kısa bir hoşbeşden sonra Kutlu Bey, bizi çiftliğine davet etti. Ben, bir ses sanatçısının tavuklarla ne ilgisi olabilir diye düşünürken , Erdi Batur, ‘’Senin hemşehrinin güzel ve modern bir tavuk çiftliği var’’ dedi.

DÜŞÜNÜYORDUM GERÇEĞİNİ GÖRDÜM

Çiftliğe doğru yol alırken, kafamda bir senaryo hazırladım. ‘’Güzel bir magazin olur’’ diye de kendimi onayladım. Çiftlikte Kutlu Payaslı’ya şarkı söylettirip,gazeteye ‘’Kutlu Payaslı tavuklara da şarkı söylüyor’’ diye haber yapacaktım. Çiftlikte düşündüğüm şeylerin gerçek olduğunu gördüm. Kutlu Payaslı’ya isteğimi ilettiğimde, ses sanatçısı tebessümle, ‘’Biz zaten onu yapıyoruz.Ben, tavuklara sürekli müzik dinletiyorum’’ dedi ve açıkladı:

‘’Tavuklarda en çok ölüm, ‘YIĞILMA’ dediğimiz olay sonrası oluşur. Ufak bir seste, hepisde kümesin bir tarafına koşar ve üst üste yığılır. Bu esnada alttakiler ölür. Biz onun için müzikle onu önlüyoruz. Tavuğu sese alıştırıp paniği ortadan kaldırıyoruz. Hem müzik , tavukta et ve yumurta verimini de artıryor’’

Kümese gittiğimizde, bir defa daha yanıldığımı gördüm. Ben kümesi küçük küçük kulübeler olarak düşünüyordum. 350-400 metrekarelik , 5-6 metre yüksekliğinde koca hangarla karşılaştım. Hopörlörde düşük frekansta şarkı söyleniyordu. İçeri girmeden önce maske ve eldivenlerimizi taktık. Zaten çifliğe girerken araçlar da ilaçlı suların bulunduğu çukurdan geçiyordu. Özetle tavukları görmek için bile bugünkü pandemi kurallarına uyuyorduk. Tavuklar, olabildiğince özgürdü. Kapalı alanda ama, istedikleri kadar gezebiliyorlardı.

Diğer tarafda, kilo kaybetmesinler diye, oturduğu yerden sağına-soluna bile dönemeyen mahkûm tavuklar vardı. Onlar da çiftlikte yaşıyor. 100 gram et için kafesler ardında geçen bir tavuk ömrü… Tavuk/horoz olsam hiç tercih etmezdim. Gerçi onlara soran kim ! diyeceksiniz. Sorsunlar efendim (!)

HAYVAN HAKLARI

İşte burada ‘’Hayvan Hakları’’ geliyor gündeme. Onların da sınırlı da olsa bir yaşam hakları var.

Bana göre; hiçbir tavuk böyle bir ortamda yaşamak istemez.

Hiçbir at-eşek, taşıyamayacağı yükün altında ezilmek istemez.

Hiçbir hayvan sürekli, gücünün üstünde gayretle çalıştırılmak istemez.

Hiçbir hayvan aç-susuz kalmak istemez.

Hiçbir hayvan,alışmadığı iklim koşullarında yaşamak istemez.

Hiçbir hayvan acımasızca döğülmekten, dayakla eğitilmekten hoşlanmaz.

Hiçbir hayvan sahibinden veya bir başkasından işgence görmek istemez.

Hiçbir hayvan taciz ve tecavüzü haketmez.

NE YAPMALI ?

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ‘’Hayvan Hakları’’ dersi Öğretim Üyesi Dr. Petek Durgeç, insanların kendileri için reva görmedikleri hiçbir şeyi hayvanlara da uygulamaması gerektiğine işaret ederek, ‘’Horoz döğüşlerinde, köpek döğüşlerinde hayvanlar kan revan içinde kalıyor, acı çekiyorlar. Buna hakkımız yok’’ diyor.

Çeşitli hayvan hakları derneklerinin yöneticileri; hayvanlara karşı hiçbir vijdanın kabul edemeyeceği suçlar işlenirken olayın ‘’Kabahatler Kanunu’’ çerçevesinde değerlendirilmesiyle, suçlunun küçük bir para cezasıyla kurtulduğunu belirtiyorlar. Derneklerin bu konudaki çabasI, bu suçları Ceza Kanunu kapsamına girmesi ve gerektiğinde özgürlüğü kısıtlayıcı cezaların da verilebilmesi.

Temennimiz, bütün hayvan dostlarının tatmin olmasını sağlayacak bir düzenlemeye kavuşmak…

Oğuzhan KAVAKLI  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?