Anlamak mı zor, anlatmak mı?

Poliscanlar mesaj yazıyor ‘’abla, iyi misin yazmıyorsun hayır olsun’’ diye. ‘’Sussam gönül razı değil, söylesem tesiri yok ‘’ modunu kendime yakıştıramadığım için, şu benim sağır duvara bir kaç çivi çakayım dedim.

Ama öyle klasik 3600 ek gösterge, çalışma saatleri demeden yazacağım. Ne de olsa namus sözü verdiler. Mutlaka tutacaklardır. Yoksa’sını düşünmeye cesaret bile edemiyorum.

Bir insana yapılabilecek en büyük hakaret onu görmezden gelmektir. Bu fiziksel görmezden gelme ile kısıtlı değil. Onun sorunlarını, düşünce ve duygularının önemsenmemesi de bu görmezden gelme kapsamı dahilindedir.

Aslında benim çivilerden her biri, bir suç duyurusu. Çünkü poliscanlar baskı altında. Bu baskılar ve baskılardan doğan mağduriyetler resmen organize suç kapsamında ele alınabilecek durumda ama, sağır duvardan başka duyan yok.

Gelelim çivilere.

Çivi 1- Korona

Hepimizin baş belası Korona, polislerin de belası oldu. Ama çoklu bela. Bu yüzden şıklar halinde yazmak istedim. Kısa ve öz. Biz zaten biliyoruz, okumasını istediklerimiz de anlayabilirle bu şekilde.

‘’ Maske zorunlu, sokağa çıkma sınırlı’’ diye kural koyan devlet, denetleyen polis. Maske takmamak, sokağa çıkmak için bin türlü bahanesi olan vatandaşla cebelleşen sadece polis. Ya polise tam yetki verirsin ve ‘’polis devletin temsilcisidir’’ der yanında durursun, ya da polise bu vesile ile hakaret edenlere gereken işlemi uygularsın.

Rabbim gani gani rahmet eylesin hayatını kaybeden sağlıkçılarımıza. Ama el insaf. En az sağlıkçılarımız kadar poliscanlar da bu Korona belası yüzünden hayatını kaybediyor. Ve poliscanlar da bu belaya meslekleri gereği maruz kalıyorlar. Sen 12/18 saat halkla birebir temasta olan polise 2 maske ver, tepe tepe kullansın!!!... Olmuyor işte o tül gibi maskeler poliscanları korumuyor. Ve sessiz sedasız onlar da hayattan kayıp gidiyorlar. Sağlıkçılarımız için kopan kıyamet, poliscanlarım için de kopsun istiyorum. Hatta gerekli önlem alınsın bu kıyametler artık hiç kopmasın istiyorum.

Düğün yasağı koyuyorsun. Polise ‘’denetle yapanı uyar, dinlemezse ceza yaz’’diyorsun. EEE görevini yapan polisi neden yerinden edip sürgüne yollatıyorsun? Bir zamanlar ‘’Dayısı Olan Ayılar’’ diye yazı yazmıştım. O zaman da söylemiştim, ya polise görev vermeyeceksin ya da ayılara ve dayılara karşı polisine sahip çıkacaksın ki Antalya Korkuteli böyle saçma olaylarla değil, başka yönleri ile anılsın.

Ve en acıtan çivi KORONA VİRÜS EK ÖDEMELERİ. Az ya da çok neredeyse her meslek dalı ek ödeme aldı. Hatta imamlar %100 ek ödeme alacak. Bu ek ödemede ismi geçmeyen meslek POLİS. Her şeyi geçtim millete bakkal çırağı bile oldular, bari ayıp olmasın diye % 5 filan verseydiniz!!! Ama nerdeee..( BAKIN BURADA ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ BİR NOKTAYI GÖZ ARDI ETMEYİN. KONU ASLA VE ASLA PARA DEĞİL. KONU GÖRÜNÜR OLABİLMEK, ÖNEMSENMEK)

Çivi 2- Son zamanlarda türeyen, şereflerini arayıp da bulamayanlar. Adam kılıklı şeyi gözaltına almaya çalışıyorlar ‘’siz önce içinizdeki hainleri temizleyin’’ diye bağırıyor adam. Var ya ben Emniyet Genel Müdürü olsaydım o lafı o adam kılıklı şeye bırak yedirmeyi çiğnemeden yuttururdum. Koskoca emniyet teşkilatının içerisinde hainlerin olabileceğini değil, direk olarak olduğunu söylüyor adam.

Çivi 3- Başka adam kılıklı, zil zurna sarhoş. Ayakta duramıyor. Ama polis ‘’ sen kimsin lan ... ‘’diyerek küfür ediyor. Polis her küfürü canı acıya acıya sineye çekiyor, adam sulh ceza hakimi, ne yapsın ki? Ne zaman bu dengesizlerin değilde, polisin yanında olacaksınız çok merak ediyorum.

Çivi 4-Buket Keleş, Uğur Sarıkaya ve niceleri. Rabbim gani gani rahmet eylesin. Göreve giderken vefat ettiler. Ama şehit sayılmadılar. Neymiş göreve başlamamış. İşinize gelince polis 24 saat görevli, gelmeyince göreve başlamamıştı.

Fahri Can Acamoğlu ve niceleri. Trafik kazasında vefat ediyorlar. Karşı taraf 8/8 suçlu. Poliscanlar toprak altında, suçlular dışarıda. Bu suçluların neden ceza almadığını , poliscanların çocuklarına nasıl açıklamayı düşünüyorsunuz?

Çivi 5- Eğer elinizdeki son çiviyse yetti gari der, son kuvvet hırsla vurursunuz ya . Bu da benim son çivim.

Yer yine Antalya. Polis lojmanları. Polis memuru işe giderken binada sivil birini görüp Allah’ın selamını verir. Cevap ilginç . ‘’Beni tanımadın mı’’ Yeminle söylüyorum kişilik bozukluğunun bir göstergesidir bu. Alnında yazmıyor ki kimsin. Cümle ‘’ evladım ben asayişten sorumlu il emniyet müdür yardımcısı, duyarlılığın nedeniyle kutluyorum seni’’ dese, helal olsun sana müdürüm diyeceğiz. Ama rütbesi alnında yazıyor sanan sayın müdür, eşinin yanında memuruna hakaret ettiği yetmiyor gibi, klasik uğraşma yöntemi uygulamayı seçti. Şimdi fazla yer kalmadı. Bekle beni sayın müdürüm. Bir sonraki yazıda siz de beni tanıyacaksınız. Böylelikle Gaziantep’ten Antalya’ya kadar tanınmış kişi olmanın gururunu yaşayacağım.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?