GÜNAYDIN TÜRKİYE


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Bir gün adamın biri çölde giderken devesini kaybeder. Adam perişan ve susuz bir biçimde ilerlerken bir galeri görür. Galeriye girer, içeride bir sürü devenin olduğunu görünce galeri sahibinden kaliteli bir deve ister. Deveyi alıp galeriden çıkarken adamın aklına bir şey gelir ve galeri sahibine dönerek sorar:
-Bu deve nasıl gider?
Galeri sahibi cevap verir:
-“Oh bee!” deyince gider.
-Peki nasıl durur?
Galeri sahibi cevap verir:
-“Allahım, sen beni kurtar” deyince durur.
Adam deveyi alarak galeriden çıkar.
-“Oh bee!..” diyerek yola koyulur. Belli bir süre gittikten sonra adam ileride bir uçurum görür ve deveyi durduracağı kelimeyi unutur bir anda. Deve tam uçurumun kenarına geldiğinde son anda adam :
-“Allahım, sen beni kurtar.” der.
Deve “zınk” diye durur.
Ve arkasından adam:
-“Oh bee!..” der.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Sonbaharın doğanın mevsiminden çok ruhun mevsimi olduğunu fark ettim.” demiş #Nietzsche
Benim ruhumun da mevsimi bence.
Hüzünle ve hazanla beslenen bir ruhum var, farkındayım.
Hiç şikayetçi de değilim hani.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Kendinizi çabucak iyi hissetmek için hayatınızın 5, 10, hatta 20 yıl sonra nasıl olacağını düşünün. Geleceğe dair hayaller kurmak kendinizi iyimser ve mutlu hissetmenizi sağlayacaktır.”
20 yıl biraz fazla gibi.
Görür müyüm, bilmiyorum.
Aslında geleceğe dair hayallerim de sadece çocuklarımın geleceğiyle ilgili.
Kendim için hiçbir şey istemiyorum artık.
Sağlığım iyi olsun, kimseye muhtaç olmayayım, yeter bana.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Victor Hugo’nun ciddi bir yaşlanma korkusu varmış.”

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
RTÜK'ten Halk TV'ye 5 gün 'ekran karartma' sansürü
RTÜK tarafından muhalif kanallara verilen ekran karartma sansürü sürüyor. RTÜK Ayşenur Arslan'ın 16 Haziran 2020 tarihli Medya Mahallesi programındaki bazı ifadeleri nedeniyle Halk TV'ye 5 gün ekran karartma cezası verdi. Ayşenur Arslan programda iktidarın dış politika tercihlerini eleştiririrken bazı cümleleri suç unsuru olarak değerlendirildi.
Ceza kesilen madde ise şöyle oldu:
“Yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz”
 
Korona haberlerine gelince:
Zatürre ve grip aşısı Covid-19’un yaptığı zatürreden korumaz
Zatürre aşısı tartışma yarattı. Bir kısım uzman, "Riskli gruptakiler olmalı" derken Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Zatürre ve grip aşısı sizi Covid-19’un yaptığı zatürreden korumaz. Zatürre aşısı başka bir mikroorganizmanın neden olduğu zatürreden koruyan bir aşıdır” dedi.
Corona virüsü salgını sürecinde grip ve zatürre hastalığından korunmanın önemi daha da arttı. Uzmanlar bu hastalıkların corona ile birlikte görüldüğünde etkisini daha sert göstereceğini vurgularken, özellikle riskli gruptakilerin aşı olmaları gerektiği yönünde uyarıyor.
Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, insanlarda zatürre ve grip aşılarına karşı sanki Covid-19 virüsünden korur gibi bir algı oluştuğunu, bu sebeple sağlık kuruluşlarının önlerinde aşı yaptırmak için yığılmalar olduğunu ancak durumun böyle olmadığını ifade etti.

Son zamanlarda insanlarda grip ve zatürre aşıları konusunda yanlış bir algının oluştuğunu belirten Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Kayıpmaz şunları söyledi:

“Zatürre ve grip aşısı sizi Covid-19'un yaptığı zatürreden korumaz. Zatürre aşısı başka bir mikroorganizmanın neden olduğu zatürreden koruyan bir aşıdır. Grip aşısı da gribin ağır seyretmemesi için her sene, özellikle de bu sonbahar aylarında vurulan bir aşıdır.

*Bu sene Covid-19'un yaygın olarak görünmesi nedeniyle grip ve zatürre aşılarına olan talep de ciddi anlamda arttı. Hatta bu talep bazen Aile Sağlığı Merkezlerinde ciddi kalabalıklaşmalara ve ne yazık ki sağlık personellerine fiziki ve sözlü şiddete kadar vardı.

*Zatürre veya gribi Covid-19 ile eş zamanlı geçirdiğinde daha yüksek olabilecek risk grubunda kişiler var. Bu hastaların kimler olduğuna yönelik olarak da şu an da Bilim Kurulumuzun da bir rehber hazırlığı devam ediyor” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca:
“Bugün tespit edilen 1.665 yeni hastamız var. Bölgesel çalışmalarımızın neticesini görmeye başladık. Önümüzdeki günlerde yeni hasta sayılarının salgını kontrol altına aldığımızı göstereceğine inanıyorum. Virüsle hep birlikte mücadele edelim.”
covid19.saglik.gov.tr
 
Bugünkü test sayısı: 112885
Yeni vaka sayısı: 1665
Ağır hasta sayısı: 1601 (Dün: 1573)
Bugünkü vefat sayısı: 73 (Dün: 74) Yapılan test sayısının vaka sayısına oranı dün 1,52 iken, bugün azalarak 1,47 olmuş. Bu oranda testlerin kimlere yapıldığı da çok önemli tabii. Ağır hasta sayımızın günlerdir sürekli artması kötü haber.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi” olarak 55 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 132. doğum günü olan T.S.Eliot’u seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

T.S.Eliot 26 Eylül 1888 tarihinde ABD St. Louis, Missouri'de doğdu. Asıl adı Thomas Stearns Eliot’tur. Harvard Üniversitesi’nde okudu. Daha sonra İngiltere'ye yerleşti, evlendi ve bir bankada memur olarak çalıştı. Anglikan mezhebine geçti ve daha sonra şiirlerini yayımladığı Faber and Faber yayınevini kurdu. 4 Ocak 1965 tarihinde Londra'da vefat etti.

T.S. Eliot’ın şiiri sıklıkla zaman bağımlı, zaman güdümlü gelenekten kaçma arzusunu yansıtmaktadır. Klasik kültürün malzemesini şiirde çok fazla kullanır. 19. yüzyıl şiirindeki şen, iyimser ve umut dolu havaya karşı bir ayaklanmayı temsil eder. Yeats, Ezra Pound ile başlayan 'yenileşme' hareketini ileriye götürerek yaymıştır. Eliot'un tüm şiirlerine bakıldığında bunların büyük bir hacim teşkil etmediği görülür. Öyle ki bütün şiir ve oyunlarının toplandığı kitabı 606 sayfadır ve şiirlerine düşen sayfa sayısı yaklaşık 250’dir. Eliot, kendi dengindeki şairlere göre nispeten daha az şiir ortaya koymuştur; kariyerinin başında bile bu durumun farkındaydı. Eski Harvard profesörlerinden J.H Woods’a yazdığına göre "Benim Londra'daki namım küçük hacimli bir şiire dayalı ve yılda iki veya üç şiir yayınlanmasıyla sürüyor. Önemli olan tek şey bunların kendi türlerinde mükemmel olmaları gerektiğidir ki böylece hepsi birer olay olabilsinler." demiştir.

Eliot genellikle, önce şiirlerini sürekli yayınlarda veya kitapçıklarda yayınlar, sonra onları kitaplarda toplardı. İlk derlemesi “Prufrock and Other Observetions”dır (1917). 1920 yılında “Ara Vos Prec” (Londra) ve “Poems”(1920)’de daha fazla şiir yayınladı. Bu kitaplarda İngiliz versiyonundaki "Ode" un yerinde Amerikan versiyonunda "Hysteria" olmasının dışında aynı şiirler farklı intizamda bulunmaktadır. 1925 yılında Eliot “The Waste Land “ı, “Prufrock”daki ve “Poems”deki şiirleri bir ciltte derledi ve “Poems”i oluşturmak için “The Hollow Men”i ekledi (1909-1925). Sonraları bu işlerini “Collected Poems” adıyla güncelledi. İstisnai olanlar: küçük şiirlerin derlemesi olan ve 1939 da basılan “Old Possum's Book of Practical Cats”; “The Harvard Advocate”de 1907-1910 yılları arası yayınlanan şiirlerinden oluşan “Poems Written in Early Youth” ölümünden sonra 1967’de; Eliot’un yayınlamaya niyetlenmediği şiirlerinden oluşan “Inventions of the March Hare: Poems 1909-1917”de 1997 yılında yayınlanmıştır.

Eliot Baudelaire'den Paul Valery'e kadar Fransız şairlerden de derinden etkilenmiştir.

Eliot 1939'da Old Possum's Book of Practical Cats (Old Possum"Yaşlı keseli sıçan” Ezra Pound'un kendisine taktığı isimdir) adlı küçük şiir kitabını yayınladı. İlk nüsha kapağında yazarın resmini de bulunduruyordu. 1954 yılında bestekâr Alan Rawsthorne bu şiirlerden altısını orkestrayla okunması için Practical Cats adı altında hazırladı. Ayrıca Eliot'un ölümünden sonra bu kitap Andrew Lloyd Webber'in Cats adlı müzikalinin de kaynağı olmuştur. London's West End’de 1981 yılında yazılmış ve bir sonraki sene Broadway açılışlarında sergilenmiştir

1948 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasını sağlayan “Four Quartets” adlı kitabını Eliot başyapıtı olarak kabul etmiştir. Kitap her biri ilk olarak ayrı ayrı basılan dört uzun şiirden oluşur. Burnt Norton (1936), East Coker (1940), The Dry Salvages (1941) and Little Gidding (1942). Her birinin beş bölümü vardır. Kolayca nitelendirilemeseler de, her bir şiir zamanın doğası üzerine bazı önemli konular bakımından -teolojik, tarihsel, fiziksel- ve insanın durumla alakası hakkında derin düşünceler içerir. Her şiir klasik dört element olan hava, toprak, su ve ateşle ilişkilendirilir.

ESERLERİ:
Şiir:
Poems (1919)
Ara Vos Pree (1920)
Gerantion (1920)
The Waste Land (1922)
Sweney Agonistes (1923)
Ash Wednesday (1930)
Old Possum's Book of Practical Cats (1939)

Tiyatro:
The Family Reunion (1934)
The Rock, The Cocktail Party (1950)
The Confidential Clerk (1953)

Sizlerle bir şiirini paylaşarak değerli şairi anmak istiyorum:

Kedileri Adlandırmak

Kedileri Adlandırmak zor meseledir,
Tatil oyunlarınızdan biri kesinlikle değildir;
Bir kedinin ÜÇ DEĞİŞİK ADI olmalı dediğimde
Bir zırdeli olduğumu düşünebilirsiniz önce.
Aile arasında günlük kullanılan adlar vardır öncelikle,
Peter, Augustus, Alonzo ya da James gibi,
Victor ya da Jonathan, George ya da Bill Bailey gibi –
Bütün bunlar makul gündelik adlardır.
Eğer kulağınıza şirin gelirse daha göz alıcı adlar da vardır,
Bazıları centilmenler, bazıları da hanımefendiler için adlardır:
Plato, Admetus, Electra, Demeter gibi –
Fakat bütün bunlar makul gündelik adlardır.
Ancak demem o ki, bir kedinin hususi bir adı olması gerektiğidir,
Kendine has ve daha kellifelli bir adı olmalıdır,
Yoksa nasıl dik tutabilir kuyruğunu,
Ya da yayabilir mi bıyığını, ya da okşayabilir mi gururunu?
Bu tür isimler arasında şunları yeterlice sayıyorum,
Munkustrap, Quaxo, ya da Coricopat gibi,
Bombalurina, ya da olmazsa Jellylorum –
Bu adları asla taşıyamaz bir tane kediden başkası.
Fakat bunların haricinde hâlâ bir ad daha vardır ki,
Asla tahmin edemezsiniz bu adı;
Bu adı hiçbir insan araştırması keşfedemez –
Ancak KEDİNİN KENDİSİ BİLİR, ve bunu hiç ifşa etmez.
Engin bir tefekkür içinde görürseniz bir kediyi,
Hep aynıdır, efendime söyleyeyim, bunun nedeni:
Aklı meşguldür esrimeli bir dalgınlıkla
Düşünmekten, düşünmekten, düşünmekten kendi adını:
Tarifsiz tarifli
Tarifi imkansız
Derin ve esrarlı tekil Adı'nı.

T.S.Eliot


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dil Bayramı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla 1932 yılında düzenlenen I. Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Eylül her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Türkçemize emek verenlerden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere herkesi saygı ve minnetle anıyorum. Dil Bayramı kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

26 Eylül 1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
26 Eylül 1907 - Yeni Zelanda, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını ilan etti.
26 Eylül 1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
26 Eylül 1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
26 Eylül 1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
26 Eylül 1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
26 Eylül 1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
26 Eylül 1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
26 Eylül 1971 - Yılmaz Güney'in filmleri 3. Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı.
26 Eylül 1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
26 Eylül 1990 - Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski müsteşar yardımcısı Hiram Abas, İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
26 Eylül 1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
26 Eylül 1999 - Ankara Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi'nde düzenlenen operasyonda 10 mahkûm öldü.
26 Eylül 2019 - İstanbul Silivri açıklarında saat 13.59'da 5,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 1 kişi kalp krizi sebebiyle ölürken, 43 kişi yaralandı. 473 binada hasar meydana geldi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

26 Eylül 1869 - Winsor McCay, Amerikalı çizgi film ve grafik sanatçısı (ö. 1934)
26 Eylül 1884 - Arnaldo Foschini, İtalyan mimar ve akademisyen (ö. 1968)
26 Eylül 1888 - T. S. Eliot, İngiliz şair (ö. 1965)
26 Eylül 1889 - Martin Heidegger, Alman filozof (ö. 1976)
26 Eylül 1898 - George Gershwin, Amerikalı besteci (ö. 1937)
26 Eylül 1926 - Julie London, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı (ö. 2000)
26 Eylül 1932 - Manmohan Singh, Hindistan'ın 17. Başbakanı.
26 Eylül 1933 - Donna Douglas, Amerikalı oyuncu ve komedyen (ö. 2015)
26 Eylül 1939 - Kerem Güney, Müzisyen (ö. 2012)
26 Eylül 1945 - Bryan Ferry, İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı.
26 Eylül 1948 - Olivia Newton-John, Yahudi asıllı Avustralyalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu.
26 Eylül 1949 - Minette Walters, İngiliz yazar.
26 Eylül 1956 - Linda Hamilton, Amerikalı oyuncu.
26 Eylül 1968 - James Caviezel, Amerikalı oyuncu.
26 Eylül 1971 - Pelinsu Pir, Tiyatro ve sinema oyuncusu.
26 Eylül 1977 - Kerem Özyeğen, Gitarist.
26 Eylül 1981 - Christina Milian, Amerikalı R&B ve pop şarkıcısı.
26 Eylül 1981 - Serena Williams, Amerikalı tenisçi.
26 Eylül 1984 - Müjde Uzman, Oyuncu.
26 Eylül 1987 - Kiira Korpi, Fin buz patenci.
26 Eylül 1991 - Berk Atan, Manken ve oyuncu.
26 Eylül 1991 - Yusuf Çim, Şarkıcı ve oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

26 Eylül 1328 - İbn Teymiye, Arap İslâm âlimi (d. 1263)
26 Eylül 1860 - Miloş Obrenoviç, Sırp Prens (d. 1780)
26 Eylül 1902 - Levi Strauss, Amerikalı giysi üreticisi (Levi's Blue Jean) (d. 1829)
26 Eylül 1914 - August Macke, Alman ressam (d. 1887)
26 Eylül 1945 - Bela Bartok, Macar besteci (d. 1881)
26 Eylül 1945 - Miki Kiyoşi, Japon marksist düşünür (Japonya'da II. Dünya Savaşı sonrasında komünist olmayan demokrat bir sosyalizm düşüncesinin yaygınlaşması için çaba harcayan) (d. 1897)
26 Eylül 1948 - Gregg Toland, Amerikalı görüntü yönetmeni (d. 1904)
26 Eylül 1959 - Solomon Bandaranaike, Sri Lanka Başbakanı
26 Eylül 1973 - Anna Magnani, İtalyan oyuncu (d. 1908)
26 Eylül 1975 - Danyal Topatan, Sinema sanatçısı (d. 1916)
26 Eylül 1983 - Tino Rossi, Fransız şarkıcı ve oyuncu (d. 1907)
26 Eylül 1990 - Hiram Abas, MİT mensubu istihbaratçı (d. 1932)
26 Eylül 1990 - Alberto Moravia, İtalyan romancı (d. 1907)
26 Eylül 1999 - Ayşen Aydemir, Oyuncu (d. 1964)
26 Eylül 2003 - Kerim Afşar, Tiyatro sanatçısı (d. 1930)
26 Eylül 2003 - Robert Palmer, İngiliz şarkıcı (d. 1949)
26 Eylül 2008 - Paul Newman, Amerikalı oyuncu (d. 1925)
26 Eylül 2009 - Nihat Nikerel, Oyuncu ve yazar (d. 1950)
26 Eylül 2010 - Gloria Stuart, Amerikalı oyuncu (d. 1910)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve olabildiğince keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Cumartesi.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?