DERS: Üçgenin yapısı KONU: ZOOM

Zoom yani Türkçesi yakınlaştırıp ele almamız gereken, yapmamız gereken kritik güncel bir olayımız var...

Yazmasam olmazdı!!! 
Yorum yapmak istemedim ama az da olsa yorum yapmak zorunda kaldığım noktalar oldu...

Yanlışım varsa affola!

Pazartesi günü ziller çalmadı...
Öğrenciler önlük giyip okula gitmediler...
Beslenme çantaları hazırlanıp, kapıdan hızlıca çıkan çocukların ellerine tutuşturulmadı...
Servisler gelip kapıların önünde beklemedi, geç kalan ögrenciye korna çalınmadı...

Peki ne oldu?
2020-2021 yılının eğitim dönemine nasıl giriş yapıldı? 

İşte tam da bu noktada ZOOM programı burada devreye girdi...

Akıllı telefonlara ve bilgisayarlara indirilen bu program bu yıl öğrencilerimiz ile öğretmenlerimizin arasında eğitim sisteminde kurulacak bağı sağlayacaktı...

Her bir veliye ders programları mesaj şeklinde atıldı...
Öğrenciler ders programlarını okudular saatler belli oldu...

Akıllı telefonlar ya da bilgisayarlar üzerinden öğrenciler derse giriş yapacak ve bu derslere katılım için herbir öğrencinin programı indirmeleri istendi...

Programımızın adı ZOOM...
Zoom aplikasyonu telefonlara veya bilgisayarlara indirildi...
Herşey hazır derslere başlanacaktı ki
Tek bir sorun vardı...
Karşımıza çıkan programın yazılımı İngilizce idi...
İngilizce evrensel bir dil tamam kabul ediyoruz ama her bir evin içinde İngilizce bilen biri veya birileri var mıydı?

Ve başlıyoruz...

Benim yakın çevremde bir dostumun kızı da bu eğitim sisteminin indirilmesi istenen öğrencilerden biriydi... Zoom programında nasıl giriş yapılacağını anlamadığı için, istenen kullanıcı adı ve şifre bölümü ingilizce olduğundan, telefonu benim elime koşarak tutuşturdu...
"Derse girecem ama İngilizce anlamıyorum benim için giriş yapabilir misin? dedi..
Öğretmenler tarafından velilere gönderilen şifrenin ve kullanıcı adının nereye yazılacağını bilen anlayan ve uygulayan kaç kişi olmuştur acaba?

Bendeki soru işaretleri bu şekilde belirmeye başladı...
Merakla sordum...
Herkes bu derslere katılım yapıyor mu, ya da yapabiliyor mu?
Gelen ilk yanıt çok acı oldu...
Sınıfta 23 öğrenci varsa yedimiz derse katılabiliyoruz Burçin Abla...
Diğer öğrenciler ya ellerindeki eksik elektronik aletten ya da ingilizce bilmeyip giriş yapamadıklarından kaynaklı nedenlerden derse giremiyorladı.

Bu ZOOM programını bir öğrenci, eğitmen ve veliden dinlemek zorunda olduğumu hissettim... çünkü yanlış gidiyordu herşey...

Araştırmacı-gazeteci olarak bu olayı köşemde kaleme almayı istedim. Bu büyük kaosu bir şekilde duyurmalıydım herkese...
Üç tarafı açık bir üçgen belirdi kafamda...
Öğrenci-eğitmen-veli
Üçgeni oluşturdum uçlarını birleştirmeye geldi sıra...
Merak etmek başlangıcım oldu, öğrenmeye anlamaya açık olmam konuyu çözmemdeki tek kalkanımdı ve başladım bu sistemi derinden araştırmaya...

Üçgenimin ilk parçası öğrenciydi...
Dayanamadım arkadaşımın kızından umutsuzluğunu ve mutsuzluğunu dile getirecek bir dilekçe yazmasını istedim. 
Önce şaşırdı "nasıl yani şikayet mektubu gibi mi yazmamı istiyorsun? " dedi. Evet dedim "mutsuzsan bu sistemden ve seni rahatsız eden birşeyler varsa şikayet mektubu gibi, ya da memnunsan hiçbir sorun yoksa herşeyden mutluysan iyi bir mektup yazmanı istiyorum" dedim...

Yazı yazıldı...
Sizlerle de bu yazıyı değiştirmeden paylaşıyorum...

Yazılan yazı bana şikayet yazısı şeklinde geldi. Yani öğrencimiz ZOOM programından oldukça memnuniyetsiz ve mutsuzdu...
Sizler de benimle beraber okudunuz...

Sıra üçgenin diğer parçasına geldi...
Bir eğitmen...
Hemen yan komşum özel bir okulda her gün zoom dedikleri programla öğrencilerine ders veriyordu. 
Sesini her gün duyuyordum. Ama hiç merak edip sormamıştım... 
Şimdi ise meraklanmıştım...
Çok saygıdeğer eğitmen arkadaşıma 2 dakikasını rica ederek sordum...
Zoom programını kullanıyordu ve sadece programdan mutlu ya da mutsuz olup olmadığını sordum..
Cevap saniyeler içinde sitem şeklinde dilinden çıkıverdi...
"Aman kabus gibi bir program, şu an bile ders veriyordum program kendi kendine kapandı" 

Öğrencimizin dilekçesini elimin altına koydum, eğitmenimizin dakikalık sitemini duydum, sıra üçgendeki son çubuğu bağlamaya geldi. 

VELİMİZ...
Öğrencimizin velisini yani aslında çok yakınımda olan en yakın arkadaşımı aradım. 
Telefonda bana dediği tek şey berbat bir sistem arkadaşım...sınıfta 25 öğrenci varsa derse katılan öğrenci sayısı 7'yi geçmiyor...herkes katılamıyor herkes anlamıyor, kimi şartlarından dolayı bilgisayarsız kimi de İngilizce anlayamadığı için girişi yapamıyor...

Bu bir anda benim kafamda felakete dönüştü...
Eğitimimiz aslında bitikti, harabeydi, çökmüştü ve bizler bunun  farkında bile değildik...

Bu eğitim sistemimizdeki fakirliğimizi yazamamazlık yapamadım, görmezden gelemedim!

Program İngilizce dilinde öğrencilere sunulmuş...
Evlerimizde en az bir kişi ingilizce biliyoirdu ve konuşuyordu da bizler mi bunu bilmiyorduk?

Yanlış giden bir şeyler var...
Yanlış giden birçok şey var...
Yanlış giden her şeyi bizlere alıştırmışlar, Olağanlaşmış yanlışlıklar...

Eğitim sistemimiz, çöküşte miydi, çökmek üzere miydi, yoksa çökmüştü de kimse söylemeye cesaret mi edemiyordu?

Neden susuluyordu?
Biz nereye gidiyoruz?
Geleceğimize ne yapıyorlardı?
Üçgen oluşturmaya çalıştım ama bu üçgenin uçları asla birleşmedi birleşemedi...
Veli sistemden mutsuz ve umutsuz...
Öğrenci eğitim sisteminden mutsuz ve umutsuz...
Eğitmen sistemden mutsuz umutsuz bunun yanında bir de endişeli kaygılı...

Uçları açık bir üçgen varken elimizde, biz nasıl bir eğitim sistemi yaratmalıydık ki bu uçlar birleşebilsin?

Ucu açık olan asıl kurmaya çalıştığımız öğrenci-veli-eğitmen üçgeni miydi?
Yoksa Türkiye'nin çatırdayan eğitim sistemi mi?

Siz karar verin...

Burçin YARKENT

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burçin Yarkent - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?