GÜNAYDIN TÜRKİYE


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bugün 17 Eylül.
Bugün annemi sonsuzluğa uğurlayışımızın 10.ayı bitiyor.
Aylar geçtikçe özlemi artıyor, boşluğu daha da büyüyor.
Nurlarda uyu canım anneciğim.

Şimdi beni bırakalım ve biraz gülümsetelim sizleri güne başlarken:

Şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün ormana düşmüş. Bir süre yürüdükten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış, bir ağacın altına oturmuş. Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş ve uykuya dalmış. Birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmış. Bir de bakmış ki yanındaki sepet bomboş. Şapkalar gitmiş. Bir de kafasını kaldırıp ağaca bakmış ki, ağacın dallarında bi sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları... Adam düşünmeye başlamış:
-"Ben şimdi ne yapacağım, şapkaları bu maymunlardan nasıl alacağım?”
Düşünceli bir şekilde kafasını kaşırken bir bakmış maymunlarda adamın taklidini yapıyorlar ve kafalarını kaşıyorlar. Adam ellerini havaya kaldırmış , maymunlar da aynısını yapmışlar. Derken adam ne yapacağını bulmuş. Kendi başındaki şapkasını çıkartıp yere atmış, tabii maymunlar da kafalarındaki şapkaları hemen yere atmışlar. Adam böylece bütün şapkaları toplayıp sepetine koymuş.

Aradan 50 yıl geçmiş. Artık adamın bir torunu doğmuş, büyümüş, o da dedesi gibi şapka satıcısı olmuş. Günlerden birgün onun da yolu aynı ormana düşmüş. Hava yine çok sıcakmış ve genç adam bir ağacın altına oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanına koymuş ve uykuya
dalmış. Bir saat sonra uyanmış, bir de bakmış; sepetin içinde şapkalar
yok. Derken tuhaf sesler duymuş, bir de kafasını kaldırmış ki ağacın üstünde bir sürü maymun, hepsinin kafasında birer şapka. Adam düşünmüş:
-“Dedem yıllar önce bana bir hikaye anlatmıştı. Ne yapacağımı çok iyi
biliyorum"
Adam kafasını kaşımaya başlamış, maymunlar da aynısını yapmışlar. Adam ellerini havaya kaldırmış, maymunlar da ellerini kaldırmış ve adam gülümseyerek kendinden emin bir tavırla başındaki
şapkayı çıkarmış, yere fırlatmış. O anda maymunlardan biri ağaçtan inmiş, adamın yere attığı şapkayı kapmış, adama da bir tokat atmış ve şöyle demiş:
-“Sadece senin mi deden var lan!..”

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Kariyer yapmak harika! Ama soğuk gecelerde kariyerinize sarılıp yatamazsınız. “ demiş #MarilynMonroe.
“Yalnızlık Allah’a mahsustur” un farklı bir versiyonu sanki...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Yer silerken zeminin pırıl pırıl ve lekesiz olması için silme suyuna bir miktar sirke ekleyin.”
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Eğer horlayan bir yakınınız varsa ve geceleri bezen sustuğunu duyuyorsanız, onun muhtemelen rüya gördüğünü bilmelisiniz. Zira bir insan aynı anda rüya görüp horlayamaz.”mış.

Dün akşam internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Karamollaoğlu'ndan GSM operatörlerine çağrı: Elinizi taşın altına koyun
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, uzaktan eğitim sürecinde interneti olmayan ailelerin ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çekerek, GSM operatörlerine çağrıda bulundu. Karamollaoğlu, "Mağdur öğrencilerimize ücretsiz internet alt yapısı sağlayın" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, uzaktan eğitim sürecinde yaşanan sorunlara ilişkin konuştu.
Karamollaoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şu şekilde:
"Online eğitime ulaşmak için gerekli bilgisayarı, tableti, interneti hatta televizyonu olmayan ailelerin durumu en ciddi problem olarak karşımıza çıkıyor. Yaklaşık Mart ayından beri pandemi süreci başlamış olmasına rağmen, bu süreçte maddi durumu yeterli olmayan vatandaşlarımızın bu ihtiyaçlarının karşılanması yönünde iktidarın hiçbir adım atmamış olması üzüntü vericidir. Zaten eğitim eşitsizliğinin var olduğu bilinen ülkemizde pandemi ve uzaktan eğitim süreci ile bu eşitsizliğin çok daha büyüyeceği endişesi artmıştır. Yükselen döviz kurunun etkisi ile teknolojik araç gereçlerin pahalandığını da göz önüne alırsak bu yıl dar gelirli velilerimiz kara kara düşünmektedir. Şimdi bu şartlar altında öğrencilerimizin verimli bir eğitim öğretim süreci geçirmesini nasıl bekleriz. Ben burada devlete olduğu kadar Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom’a seslenmek istiyorum; sizler de bu süreçte elinizi taşın altına koymalı, mağdur öğrencilerimize ücretsiz internet alt yapısı sağlayarak verimli bir adım atmalısınız.”

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu'ndan Yunanistan'a: Bizim sizin aldığınız silah kadar dolandırılmışlığımız var
İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, Yunanistan'ın 12 milyar dolarlık yeni silahlanma programını değerlendirirken, şunları dedi:
“Yunanistan’ın almayı hesapladığı silah kadar parayı biz Telekom’da dolandırıldık. Yani, biz 12 milyar dolandırılmış bir ülke olarak Telekom’da, Yunanistan’ın almayı hesap ettiği 12 milyar dolarlık silahtan korkacak durumda değiliz. Biz 500 milyar dolar faiz ödemiş bir ülkeyiz. Yunanistan’ın biraz şöyle düşünmesi lazım, yahu adamlar bizim silaha ayırdığımız kadar parayı dolandırıldılar, yani ben de biraz haddimi hududumu bilmem lazım demesi lazım.”

 Korona haberlerine gelince:
Türkiye’de koronavirüs aşısında ilk uygulama başladı
Dünyanın dört gözle beklediği corona virüsü aşısında tarihi bir aşama Türkiye'de katedildi. Çin'in geliştirdiği corona virüsü aşısı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gönüllülere yapıldı.

Çin’de 100’den fazla bilim insanının üzerinde çalıştığı corona virüsü aşısında nihayet son aşamaya ulaşıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 3 Eylül tarihli açıklamasına göre corona virüsü aşı adayları içerisinde şu anda dünyada 8 firma Faz 3, yani aşının üretime geçilmeden önceki son aşaması olan binlerce kişilik gönüllü insan çalışmalarına başlamış durumda.

Bunlardan biri de Çin merkezli Sinovac Biotech firmasına ait olan ve halk arasında ölü virüs olarak bilinen inaktif virüs aşısı. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlı Fahrettin Koca’nın faz 3 denemelerine Türkiye’de de başlanacağı haberini verdiği aşının klinik araştırmalarına 9 ülke dahil edilecek.

Brezilya ve Bangladeş gibi vakaların çok yüksek oranda görüldüğü ülkelerde şimdiye kadar yaklaşık 10 bin gönüllüye aşı uygulandı. Türkiye’deki ilk uygulama ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde üç sağlık çalışanı ile başlatıldı.

Faz 3 klinik araştırmaların Türkiye ayağında ilk etapta 25 merkezde yaklaşık 1200 gönüllüye aşı uygulanacak ve daha sonra bu sayı 10 binin üzerine çıkarılacak. Aşılamalar ve gönüllü takiplerinin 2,5 ay içerisinde bitirilmesi planlanıyor.

Bakanlık etkinliklerinde virüs tatilde mi?
Salgın ile mücadele sürecinde ekonomik kaygıları öne alan hamleleri ile tepki çeken hükümet, tartışma yaratacak bir yeni etkinliğe daha imza attı. Turizm tesislerinin açılması, camilerde toplu ibadete izin verilmesi gibi çok sayıda tartışmalı kararın ardından şimdi de Ankara’da geniş katılımlı bir fuar hazırlığı başladı.

Ticaret Bakanlığı, Ankara’da “Türkiye Kooperatifler Fuarı” düzenleyecek. 24-27 Eylül tarihleri arasında ATO Congresium’da düzenlenecek fuara 194 kooperatifin katılacağı bildirildi. Çok sayıda kooperatif, “Salgında fuar mı olur?” diyerek daveti geri çevirirken Ticaret Bakanlığı fuarın, “ Covid-19’a yönelik sıkı tedbirlerle” ziyarete açılacağını duyurdu.

Fuara ilişkin ATO’dan stantlar kiralanırken ATO Congresium’da fuar hazırlıkları da başladı. Türkiye genelindeki 194 kooperatiften en az iki temsilcilinin katılacağı fuar için özel internet sitesi yaptıran bakanlık, hazırlattığı özel davetiyeleri de tüm bakanlıklara ulaştırdı. Ticaret Bakanlığı, fuar için belediyeden reklam panoları kiralarken fuar alanı kirası ve konaklama giderleri de karşılandı. Bazı kooperatifler salgın endişesi ile fuara katılmayı reddederken büyük kooperatiflere “Fuara katılın” baskısı yapıldığı öne sürüldü.

Beşiktaş'ta koronavirüs vakası
Beşiktaş’ta 7 sporcu ve 5 teknik çalışanın testi pozitif çıktı. Beşiktaş'tan yapılan açıklamada Covid-19 testi pozitif sonuç veren sporcular ve teknik ekip üyelerinin izolasyon ve tedavi süreçlerinin başlatıldığı açıklandı.

 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca:
YATAK DOLULUK ORANI
Koca, ''Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 51.6, yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 66.3, solunum cihazı doluluk oranı yüzde 33.6'' açıklamasını yaptı.

EN ÇOK VAKA GÖRÜLEN İLLER
En çok vaka görülen iller, son hafta günlük ortalama vaka sayısına göre, En yüksek artış Kayseri yüzde 39,37, yüzde 38,84 Ankara, yüzde 36,99 Mersin.
Son üç günün son haftayla karşılaştırmasıyla artış yaşanan ilimizin olmaması da son derece umut vericidir.

HASTA SAYISINDA AZALIŞ OLAN İLLER
Artvin yüzde 27,1, Bartın yüzde 26,37

ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR'DE SON DURUM
Koca, ''Ankara yatak doluluk oranı yüzde 52,9. Yoğun bakım yüzde 64,8, ventilatör yüzde 28,1. Günlük ortalama zatürre vaka oranı yüzde 6,02. Zatürre oranı bizim için son derece önemli, erken tedaviyle zatürrenin azaldığını, tedavi etmekte başarılı olduğumuzu gösteren bir tablo. Son hafta günlük ortalama vaka sayısı son ay vaka sayısına göre artış oranı yüzde 38, 84. Son hafta günlük ortalama vaka sayısı son ay vaka sayısına göre artış oranı yüzde 38, 84. Son hafta Ankara'nın kontrol altına alındığını söylemek istiyorum. Bu tedbirleri aynı şekilde devam ettirirsek gelecek haftadan sonra bu stabilleşen Ankara'nın durumunun aşağıya doğru düşeceğini rahatlıkla söyleyebilirim. İstanbul'da yatak doluluk oranı yüzde 55,3, yoğun bakım yüzde 60,2, son ay günlük ortalama zatüre oranı yüzde 6,53, son üç gün ise zatürre oranı yüzde 67. İzmir'de son ayda yarı yarıya zatüre oranının düştüğünü, orada da filyasyon ve tadevinin erken başladığını, hastane yükünün azaldığını söylemek istiyorum. Yoğun bakım yataklarımızın doluluk oranlarında az da olsa kısmi bir düşme, buna karşı ventilatör doluluk oranlarımızda son haftalara göre hafif bir yükselme eğilimini görüyoruz'' dedi.

İL BAZINDA YATAK DOLULUK ORANI
Koca, ''Karşılaştırdığımızda en dolu illerimiz yatak doluluk oranı, Bartın yüzde 77,32, Batman yüzde 76,4, Sakarya yüzde 76,33, Ordu yüzde 75,98, Samsun yüzde 75,74, Giresin Yüzde 75,34, Hatay yüzde 74,92'' ifadelerini kullandı.
 
Bugünkü test sayısı: 112645
Yeni vaka sayısı: 1771
Ağır hasta sayısı: 1351 (Dün: 1327)
Bugünkü vefat sayısı: 63 (Dün: 67) Yapılan test sayısının vaka sayısına oranı dün 1,58 iken, bugün aynı seviyelerde kalarak 1,57 olmuş. Bu oranda testlerin kimlere yapıldığı da çok önemli tabii. Ağır hasta sayımızın günlerdir sürekli artması kötü haber.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

“Günün Şairi” olarak 45 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Hayalet Oğuz’u seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Hayalet Oğuz, 1929 yılında dünyaya geldi. Asıl adı Oğuz Haluk Alplaçin’dir. Babası Doktor Kazım Alplaçin’in, Tevfik Rüştü Aras’ın yakın bir akrabasıyla yaptığı evlilikten dünyaya gelmiş, ancak annesi kısa süre sonra babasını terk etmiştir. Oğlunu da bir daha görmemiştir. Kazım Alplaçin bunun üzerine yazar Nezihe Araz’ın ablası Samiye hanımla ikinci evliliğini yapmıştır. Oğuz da Araz’ların Ankara’daki evine üvey oğul olarak geldi ve orada yetişti. Ankara’da Atatürk Lisesi’nden mezun oldu.

1950’li yılların başında havaalanları yapan bir İngiliz şirketinde çalışmaya başladı. 1954 yılında İstanbul’a geldi ve Dolmuş, Tef, Taş gibi mizah dergilerinde yazıları, Seçilmiş Hikâyeler, Dost ve Pazar Postası’nda da şiirleri yayımlandı. Bir ara Limasollu Naci’nin İngilizce dershanesinde çalıştı. Çeşitli yayınevlerine kitaplar ve romanlar çevirerek, senaryolar yazarak yaşamını sürdürdü. Hayalet Oğuz daha çok çeviriler yaparak, kimi yayınevlerinin ansiklopedilerine katkıda bulunarak, halk tipi bilgi kitapları hazırlayarak geçimini sağladı. Bir ara Mayk Hammer kitapları çevirdi ve yazdı. Önemli pek çok yazarın kitabını Türkçeye kazandırdı. Günümüze “Oğuz Haluk” imzasıyla yayımladığı ve başta toplumsal konulardan bahsederken daha sonra İkinci Yeni’ye yakın bir çizgiye kaydığı şiirleri, “Beş Adet İsmail” adlı bir kısa hikâyesi ve kendi adıyla yayımlanmış rock’n’roll üzerine Dünya Sarsılıyor adında bir kitabı ulaşmıştır. On yıl boyunca Bülent Oran’ın yanında yüzlerce Yeşilçam filminin senaryosuna katkıda bulunmuştur. Ama hangileri olduğu bilinmemektedir.

Hayalet Oğuz’un çok fazla gizli yönü vardı. Ölümünden sonra da merak uyandıran bir yazar olmuştur. Aslında bilinmeyen yönleriyle efsaneleşmiştir. Bu yüzden arkadaşlarının şiirlerine, yazılarına, çizimlerine konu olmuştur.

Vücudunun inceliği, zarifliği ve gece hayatına düşkünlüğünden  “Hayalet” lakabı takılmıştır. Çok zayıf ve çelimsiz olan Hayalet Oğuz kara gözlük takmayı çok severmiş. Sık sık böyle görünürmüş. Elinde İngilizce bir polisiye romanla akıllarda kalmıştır. Mülkiyeti reddetmiş. Birine, bir yere bağlı olmaya karşı olan Oğuz üzerindeki giysileri bile para kazanınca değiştirirmiş.

Birçok yazar, şair, ressamla arkadaşlığı vardı. Hayalet Oğuz’u en çok arkadaşlarının yazdığı anılarda görüyoruz. Hayatına ilişkin pek bir şey bilinmiyor. Oğuz Haluk Alplaçin‘in “hayalet” lakabını nasıl aldığı tam olarak bilinmiyor, ama hayatına bakıldığında bundan daha iyisinin bulunamayacağı görülüyor. Nerede, kiminle yaşadığını arkadaşları bile bilmiyormuş. Hiç evi olmadığı söylenir. Göçebe gibi yaşarmış. Arkadaşlarının evinde kalırmış. Zaten arkadaşları da bu durumdan hiç rahatsız değilmiş. Evde olduğu bile anlaşılmayan Oğuz’un varlığıyla yokluğu birmiş. En çok Beyoğlu’nda görülürmüş. “Bir lokma, bir hırka” felsefesiyle yaşar, eline para geçti mi hemen harcarmış. Demir Özlü’nün anlattığına göre parası olunca arkadaşlarına çok cömert davranırmış. Parası olmayınca da onun payı arkadaşları tarafından toplanıp, ödenirmiş. Bir görev gibi.

O dönem Balık Pazarı’ndaki meyhanelerden birinde siyah ve iyi giyimli, ağzında Bafra sigarası, elinde İngilizce bir kitap olan birini görürseniz, bunun Hayalet Oğuz olma ihtimali yüksekmiş. Ona çok yakın olduğu söylenen Tezer Özlü’nün anlattığına göre yeni çıkan kitapları hemen edinir, ilginç filmleri ilk gören o olurmuş. Yaşamdan zevk alan, neşeli ve esprili birisi olduğu söylenen Hayalet, müthiş bir kara mizah anlayışına ve süper bir zekaya sahipmiş. Ayaklı kütüphane gibiymiş. Her şeyi belleğine kaydedermiş. Son derece bilgili ve kültürlü bu bohem kişilik, güncel yazın akımlarını ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eder, çevresinin kültür dünyasını da renklendirirmiş. Yazdığı tek kitap olan “Dünya Sarsılıyor” adlı eserinde, o yıllarda (1956) henüz Türkiye’de bilinmeyen rock’n roll akımını her yönüyle ele alıyor oluşu dikkat çekici. Dünyada olan biteni yakından takip ettiğini bu kitapla çok net görebildiğiniz Hayalet, çok okurmuş. Yeni çıkan kitapları ilk günden edinirmiş. Nasıl başardığı tam anlaşılmayan bir şekilde, filmleri de ilk gören o olurmuş. İrlanda müziğini ve yazınını çok severmiş. İstanbul’un göbeğinde St Patrick gününü kutlarmış her sene. Değişik yemek zevkleri varmış. Öte yandan, cüssesine ve kültürel birikimine rağmen kavgacıymış. Ama bir o kadar da duyarlı ve onurluymuş.

“Hep siyahlar giyerdi. Koltuğunun altında ya da ceketinin cebinde daima bir İngilizce kitap bulunurdu ve 48 kiloydu.” diye bahseder Ahmet Oktay.  Tezer Özlü’nün ise “Eski bahçe Eski Sevgi” kitabında yer alan öyküsünde görüyoruz Hayalet Oğuz’u. Yazılanlarla anlamaya çalışıyoruz. Arada bir kadınlarla görülen Hayalet Oğuz’un tek ciddi ilişkisi Mine adında bir kadınla olmuş. Bu ciddi ilişki 2 ay sürmüş. Arkadaşları Hayalet Oğuz’un ilgisiz tavırlarından ilişkinin bittiğini söylüyor.

17 Eylül 1975 tarihinde, “46 yaşında ve 46 kilo”yken vefat etmiştir. Her türlü toplumsal norma, sahiplenmeye ve hatta kendine bile karşı olan Hayalet Oğuz öldüğünde üzerinde bir kimlik bile bulamamışlar. Öldüğünde Özlü’nün bulduğu zarftan sadece fotoğraflar, hesaplar, otel faturaları, şiirler ve çizimler çıkmış. Bir de, ‘daktilo otelde, gömlek temizlikçide’ gibi notlar… Hayatına dair anlatılan pek çok şey arkadaşlarının hatıralarından ibaret olan Oğuz Haluk Alplaçin, yalnız başına geldiği dünyadan aynı yalnızlığı omuzlayarak ayrılmıştır.

Cenaze töreni de kendi gibi farklı oldu. Demirtaş Ceyhun ile Fethi Naci üstlendi cenaze işlemlerini. Arkadaşlar aralarında para topladılar. Artan parayı da sonradan, tedavi gören bir şaire verdiler. Zincirlikuyu mezarlığında hoca merhumun annesinin adını sorduğunda kimse cevap veremedi. Dürnev Tunaseli ses verdi uzaktan ve “Havva” diye bağırdı.

Tezer Özlü cenaze töreniyle ilgili şöyle yazmıştır:
“Oğuz’un çok güzel, neredeyse kitap adı gibi “Eğlentili Bir Gömme Töreni” oldu. Mezarına sahip çıkacak bir hısmı bulunamadı. Yanına kimse gömülmesin, mezar cemaatin olmasın diye, tapusu Sinematek Derneği adına çıktı. Oğuz’un çok güzel bir mezarı oldu. Üzerine açık leylek rengi kır çiçekleri diktik. Mezarlıklarda ekmek paralarını çıkaran çocuklar da bol su döktüler. Toprak canlandı. Güzel koktu. Çelenklerini üst üste yığdık. Çocuklar gene diri gonca gülleri suladı. Görevimiz bitmişti.
Otuz kadar yakın dostu Krepen Pasajı‘ndaki Neşe Meyhanesinde oturup, onun anısına yedik, rakı içtik, üstelik iştahla yedik. Akşamüstü aşuresi bile pişip geldi.”
Can Yücel ise “Hayalet’e Bir Ölüm İlanı” şiirinde:
“zaten hayalet olan
Gölge yazar olan Oğuz’un ölümü de
Herhalde kendinden rivayet”  diye bahsetmiştir Oğuz’dan.

Ölümünden 20 yıl sonra Sezer Duru ve Orhan Duru tarafından “O Pera’daki Hayalet; Oğuz Haluk Alplaçin’in İnanılmaz Yaşam öyküsü ve Yapıtları” isimli bir kitap yayımlandı.

İnternette yaptığım araştırmada şiirlerine ulaşamadım. Sizlerle şiirleriyle ilgili bulduklarımı paylaşarak bu ilginç ve değişik şair insanı anmak istiyorum:

sevişseler mi, bu konuda hiç bilgileri yok
çaresiz en kolayını yapıyor, yani yaşıyorlar
sayın değil bir bay kızların bakmasıyla eskiyor
[Donatien şiirinden  s.114 ]

Hangisine inansak ki
Söylenti çeşitli
Beyimin ak dediği
Aslında kirli.
[Çamaşır şiiri s.99 – Taş, 4 Aralık 1958 ]

 
Eksik şafaklara karşı sarhoş
Yaşanmadan eskimiş günlere çıkıyoruz.
(Hayalet Oğuz’un “Gece Kulübü” şiirinden, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Nisan 1957)


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Bandırma’nın Kurtuluş Günü:
17 Eylül 1922 tarihi Balıkesir’in Bandırma ilçesinin Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarıldığı tarihtir. 17 Eylül aynı zamanda Milli Mücadele’nin son kurşununun atıldığı gündür. Hasan Tahsin’in ilk kurşunuyla başlayan Kurtuluş Savaşımız Bandırma Ayyıldıztepe’ de yaşanan çarpışmalarda düşmana sıkılan son kurşunun bu tepede atılıp, savaşın zaferle sonuçlanmasıyla bitmiştir.
Bandırma ilçesinin 98. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Dünya Eş Takdir Günü
17 Eylül “Dünya Eş Takdir Günü” olarak kabul edilmiştir. Unutulmayacak anların baş kahramanı eşlerinizin gününü kutlamayı unutmayın.

Anayasa Günü (ABD)
Amerika Birleşik Devletleri anayasası 17 Eylül 1887 tarihinde kabul edilmiştir. Bu nedenle 17 Eylül ABD’de “Anayasa Günü” olarak kutlanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

17 Eylül 1176 - Miryakefalon Savaşı.
17 Eylül 1787 - ABD Anayasası kabul edildi.
17 Eylül 1908 - Havacı Orwill Wright ve beraber uçtuğu arkadaşı Thomas E. Selfridge, uçak kazası geçirdiler. Kazada yaşamını kaybeden Selfridge, uçak kazasında yaşamını yitiren ilk insan oldu.
17 Eylül 1922 - Bandırma işgalden kurtarıldı.
17 Eylül 1934 - Türkiye, Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) üyeliğine kabul edildi.
17 Eylül 1941 - İngiliz ve Sovyet işgali altındaki İran'da Şah Rıza Pehlevi tahttan indirildi, yerine oğlu Muhammed Rıza Pehlevi geçti.
17 Eylül 1943 - Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kuruldu.
17 Eylül 1948 - Lehi (İsrail Özgürlük Savaşçıları) örgütü, Birleşmiş Milletler Filistin Arabulucusu Folke Bernadotte'yi Kudüs'te öldürdü.
17 Eylül 1960 - Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Devrim Ocakları başkanı oldu.
17 Eylül 1961 - Adnan Menderes idam edildi. Millî Birlik Komitesi, 65 yaşını aşan Celâl Bayar ile idam kararları çoğunlukla alınan öteki hükümlülerin cezalarını müebbet hapse çevirdi.
17 Eylül 1967 - Kayseri'de yapılan Kayserispor-Sivasspor futbol maçında çıkan olaylarda 40 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
17 Eylül 1978 - Mısır ile İsrail arasında Camp David Sözleşmesi imzalandı.
17 Eylül 1980 - Nikaragua'nın eski diktatörü Anastasio Somoza Debayle öldürüldü.
17 Eylül 1990 - Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun cenazeleri İstanbul'a nakledildi ve devlet töreniyle Topkapı'da yaptırılan anıtmezara defnedildi.
17 Eylül 1993 - Sakarya Üniversitesi Vakfı kuruldu.
17 Eylül 1996 - ABD başkanı Bill Clinton, Kuveyt'e 3.500 asker gönderdi. Bill Clinton, Irak'ı saldırgan davranışlarına son vermesi konusunda uyardı.
17 Eylül 2002 - Bakü-Ceyhan Boru Hattı'nın temeli Türkiye cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ve Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze tarafından atıldı.
17 Eylül 2004 - The Sims 2 isimli simulasyon oyunu satışa sunuldu.
17 Eylül 2013 - Grand Theft Auto V isimli video oyunu piyasaya sürüldü.
17 Eylül 2014 - Minecraft'ın yapımcısı olan Mojang, Microsoft tarafından 2.500.000.000 dolara satın alındı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

17 Eylül 1743 - Marquis de Condorcet, Fransız matematikçi ve filozof (ö. 1794)
17 Eylül 1774 - Giuseppe Caspar Mezzofanti, İtalyan din adamı, dilbilimci ve hiperpoliglot (ö. 1849)
17 Eylül 1826 - Bernhard Riemann, Alman matematikçi (ö. 1866)
17 Eylül 1886 - Feyhaman Duran, Ressam (ö. 1970)
17 Eylül 1914 - James Van Allen, Amerikalı uzay bilimci (ö. 2006)
17 Eylül 1918 - Haim Herzog, İsrail Cumhurbaşkanı (ö. 1997)
17 Eylül 1922 - Agostinho Neto, Angolalı şair ve Devlet Başkanı (ö. 1979)
17 Eylül 1928 - Roddy McDowall, İngiliz oyuncu (ö. 1998)
17 Eylül 1931 - Anne Bancroft, Amerikalı oyuncu (ö. 2005)
17 Eylül 1935 - Ken Kesey, Amerikalı yazar (ö. 2001)
17 Eylül 1948 - John Ritter, Amerikalı oyuncu (ö. 2003)
17 Eylül 1950 - Narendra Modi, Hint politikacı ve Hindistan'ın 15. Başbakanı
17 Eylül 1956 - Almazbek Atambayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı
17 Eylül 1958 - Janez Janša, Slovenyalı politikacı
17 Eylül 1965 - Bryan Singer, Amerikalı sinema yönetmeni
17 Eylül 1967 - Kaan Girgin, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
17 Eylül 1968 - Anastacia, Amerikalı şarkıcı ve müzisyen.
17 Eylül 1968 - Tito Vilanova, İspanyol futbolcu ve teknik direktör (ö. 2014)
17 Eylül 1970 - Goncagül Sunar, Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve müzisyen.
17 Eylül 1974 - Yonca Lodi, Türk pop müzik sanatçısı.
17 Eylül 1980 - Yıldız Asyalı, Şarkıcı ve oyuncu.
17 Eylül 1981 - Onur, Şarkıcı.
17 Eylül 1982 - Barış Yıldız, Oyuncu.
17 Eylül 1990 - Sefa Topsakal, Şarkıcı.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

17 Eylül 1665 - IV. Felipe, İspanya Kralı (d. 1605)
17 Eylül 1676 - Sabetay Sevi, Osmanlı Yahudisi din adamı ve tarikat lideri (d. 1626)
17 Eylül 1863 - Alfred de Vigny, Fransız yazar ve şair (d. 1797)
17 Eylül 1877 - Henry Fox Talbot, İngiliz mucit (fotoğrafın öncülerinden) (d. 1800)
17 Eylül 1948 - Folke Bernadotte, İsveçli asker, insan hakları savunucusu ve diplomat (d. 1895)
17 Eylül 1961 - Adnan Menderes, Başbakan ve siyasetçi (d. 1899)
17 Eylül 1972 - Akim Tamiroff, Rus asıllı Amerikalı oyuncu (d. 1899)
17 Eylül 1975 - Hayalet Oğuz, Şair ve yazar (d. 1929)
17 Eylül 1980 - Anastasio Somoza Debayle, Nikaragua Devlet Başkanı (d. 1925)
17 Eylül 1982 - Manos Loïzos, Mısır doğumlu Yunan besteci (d. 1937)
17 Eylül 1984 - Richard Basehart, Amerikalı oyuncu (d. 1914)
17 Eylül 1994 - Karl Popper, İngiliz düşünür (d. 1902)
17 Eylül 1996 - Spiro Agnew, ABD'nin 39. Başkan Yardımcısı (Richard Nixon'ın yardımcısı) (d. 1918)
17 Eylül 1997 - Red Skelton, Amerikalı oyuncu ve komedyen (d. 1913)
17 Eylül 2005 - Pekcan Koşar, Tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1936)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve olabildiğince keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Perşembe.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?