Düşman işgalinden kurtulamayan İzmir

Aslında her şeyden önce ''kurtulmak'' nedir, onu anlamak gerek belki. Belki , kurtulduğumuzu sandığımız yerde, başka şekilde bir esaret, başka bir düşman saldırısı başlıyordur.

Uzun yıllardır Avrupa'da yaşayan biri olarak buradan örnek vereyim isterseniz. Avrupa, pek çok kimsenin gözünde kurtuluş kapısıdır. Sanırlar ki Avrupa'ya gittiler mi hayatları kurtulacak. Oysa en basitinden, istediğiniz zaman vatanınıza gidemezsiniz. İzin dönemini beklemek zorundasınızdır. En yakınınızı kaybetseniz, işvereninizden izin almak zorundasınızdır son vedanızı yapmak için. Çevremde pek çok kişi izin alamadığı için bu vedayı bile yapamadı mesela. Kurtuluş kapısı sandığın yer, seni görünmez zincirlerle bir yere bağlar. Kurtulmak istesen de kurtulamazsın. Vatanındakiler ''dön o zaman'' derler, ama çocuklarının okuluydu, kurulu düzendi, alıştığın sosyal devlet düzeniydi, dönmek istesen de dönemezsin. Çünkü bir bakıma görünmez zincirlerle bağlandığınız yerdeki özgürlüklerin esiri olmuşsundur.

Nasıl bir özgürlük mü? Hemen anlatayım.

Bir zamanlar kaldığımız belediyenin uyum (integrasyon) kurulundaydım. Uyum bakanı şehrimizi ziyarete geldi. Ve yabancı kökenli vatandaşlardan '' yeni Danimarkalılar'' diye söz etmeye başladı. Söz istedim. '' bizden ya da çocuklarımızdan yeni Danimarlılar diye söz etmeniz , integrasyon değil, asimilasyondur. O zaman siz integrasyon bakanı değil asimilasyon bakanısınız. Siz Türkiye'ye çalışmaya gelseniz ve bizim bakanımız sizden ve çocuğunuzdan yeni Türkler diye bahsetse bunu kabul eder miydiniz'' dedim. Ne koruma polisi, ne çevresindekiler beni susturmak için bir tepki vermediler. Bakan kem küm etti konuya farklı yönden baktığımı söyledi, ama net bir cevap veremedi. Ama konuşmasının devamında da yeni Danimarlalılar benzetmesini bir daha kullanmadı.

Burada istediğiniz kişiyi saygı kuralları çerçevesinde eleştirip fikrinizi özgürce söyleyebiliyorsunuz. Yani sonsuz fikir özgürlüğü olan bir yere görünmez zincirle bağlı yaşıyorsunuz. Zinciri kırıp geri dönme fikri, gideceğiniz yerdeki özgürlüğünüzün sınırı ile düz orantılı.

Yaşadığım ülkede adalet ve özgürlük yaşanası boyutta olduğu için kötüleyecek bir şey de söz konusu olmuyor.

İzmir'in kurtuluşu ile ne alaka derseniz. Alaka çok.

İzmir son zamanlarda iç göç yaşayan şehirler arasında, en talihsiz şehirlerden biri diye düşünüyorum. Her şeyden önce sosyal yapısı bozulan İzmir'de, İzmir ve İzmir'in değerlerine düşman bir kitle oluşturuldu. Eğer İzmir ile ilgili sosyal medya sayfalarını takip ederseniz olayın boyutunu siz de anlayabilirsiniz. Eğer Atatürk, şehrin güzelliği, insanların sıcak kanlı oluşları ile paylaşım yapılırsa, yorum sayısı patlama yapıyor. ''İzmir’in pis kokusu, insanların alkolik! olduğu, Atatürk'e hakaretler''baş yorumlar. Bu insanlar İzmir'de yaşıyor, başka şehirden öyle ya da böyle getirilmiş insanlar. Yaşadıkları şehirden, o şehri düşman işgalinden kurtarmış kişiden nefret ediyorlar. Sosyal medya da devletin askerine, polisine , kurtarıcısına açık açık hakaret edebiliyorlar.

İşte benim bahsettiğim görünmez zincir, bu insanlar için geçerli değil. Bu kitle İzmir'i, İzmir olmaktan çıkartmak için kurulmuş oyuncaklar. Kuruldukları sürece işleyen, onun dışında hiç bir şeye yaramayan oyuncaklar.

9 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarılan İzmir, son yıllarda bu oyuncakların işgalinde, ama biz farkına varmada zorlanıyoruz.

Ve biz, her 9 Eylül'de güzel İzmir'imizin düşman işgalinden kurtuluşunu anımsatan güzel yazılar okuyoruz. Bu vatanı, bu şehrin kurtarılmasında emeği geçenlere şükran ve dualarımızı sunuyoruz.

Peki ya sonra.

İzmir 1922'de düşman işgalinden kurtarıldıktan sonra, sizce düşman işgali son buldu mu?

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?