İzmir'in Düğünü

Yıl 1922'ydi.

Eylül ayının 10'u.

İstanbul tam 4 yıldır işgal altındaydı.

İngiliz, Fransız ve İtalyan askerleri Türkler'e nefes aldırmıyordu.

İşgale direnen hemen yargısız, sualsiz kurşuna diziliyordu.

Halkın toplanması, gösteri yapması yasaktı.

Gazetelere ağır sansür vardı, İstanbul basını kör ve sağırdı.

Halkta korku dağları sarmıştı.

Ama bir gün.

Yani 10 Eylül günü bir şey oldu.

Türk mahallerinde cesaret bulaşıcı bir virüs gibi her yeri sardı.

İnsanlar o kadar baskı ve zulüme rağmen evlerinde duramıyordu.

Bayrağı kapan meydanlara koşuyordu.

Örneğin Sultanahmet Meydanı ana baba günüydü.

İnsanlar “Yaşasın Ordu, Yaşasın Anadolu, Yaşasın asker, Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Paşa" diye bağırıyordu.

Kürsüye çıkan Nakiye hanımın "Siyahlara bürünen şanlı bayrağımız şimdi hakiki rengini buldu" sözleri alkışlarla kesilirken, mutluluktan gözyaşlarını tutamayanlar vardı.

Eyüp Sultan, Kadıköy, Üsküdar, Çengelköy, Beylerbeyi ve bütün semtler tezahüratlarla çalkalanırken, kurbanlar kesiliyor, mevlid-i şerifler okunuyordu.

Beşiktaş’ta halk kadın erkek demeden gece muazzam bir fener alayı düzenlemişti. “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa, Yaşasın kahraman ordumuz, milletimiz!" sesleri yankılanıyordu.

Mütarekeden sonra Türkleri ve Türk bayrağını tahkir etmiş olmakla meşhur bir palikarya olan Kalbisu Oteli sahibi, otelinin kapısında üç senedir asılı duran Venizelos’un büyük bir fotoğrafını kendiliğinden kaldırmıştı.

Fenerbahçe'de de halk sokaklardaydı. Büyük bir şenlik, muazzam bir kutlama vardı. Fenerbahçeli futbolcular da şenliklere katılırken, gündüz müzikler çalıyor, boks maçları yapılıyordu. Gece ise insanlar dans ediyordu. Hatta Alafranga dansta birinci olan Said Şakir Bey ödüllendiriliyordu.

Kadıköy, Üsküdar, hatta Adalar'da yaşayan Türkler de sokaklardaydı.

Büyük Ada’da yapılan kutlamalarda muhteşem gösteriler yanında Asilandid Oteli’nin önüne zarif bir zafer takı inşa edilmiş ve yüksek bir mevkiye Mustafa Kemal Paşa’nın resmi asılmıştı.

İstanbul'un her yerinde gündüz marşlar okunuyor, gece Fener alayları düzenleniyordu.

Bu adeta bir bayramdı.

Evler, dükkanlar bayraklarla, çiçeklerle süslenmişti.

Halk işgal altında bayram yapıyordu.

İnsanlar korkuyu yenmişti artık, işgal kuvvetlerinin zülmu , ölüm tehditleri kimsenin umurunda değildi.

Peki ne olmuştu?

Nedendi bu heyecan,bu coşku?

Adeta evlerine hapsedilmiş, esir İstanbul Türk'ünü sokaklara döken olay neydi?

Neye seviniyordu, ne kutlanıyordu?

Elbette ki İzmir'in kurtuluşu kutlanıyordu.

9 Eylül'de Türk Ordusu'nun İzmir'e girdiği haberi, bir gün sonra İstanbul'a ulaşmış ve halk sokaklara dökülmüştü.

Dönemin İleri, Vakit, Akşam gibi İstanbul Gazeteleri yoğun sansüre rağmen İstanbul'daki kutlamaları sayfalarına böyle aktarmıştı.

Gazeteler "İzmir'in Düğünü", "İstanbul'da Bayram" başlıkları atmıştı.

O yüzden 9 Eylül sadece İzmir'in değil Türkiye'nin kurtuluşulur.

9 Eylül bir ulusun yeniden doğuşudur.

İzmir'in kurtuluşundan bir yıl sonra da işgal kuvvetleri İstanbul'dan da geldikleri gibi geri gitmişlerdir.

9 Eylül Anadolu insanı için

hürriyet ve ümit, su ve rüzgar olmuştur.

Değerini bilinmeli.

Kaynak: Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi

Journal Of Modern Turkish History Studies XVII/35 (2017-Güz/Autumn), ss. 121-136.

SEDAT KAYAkayasedatt@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedat Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?