Hoş geldin Eylül

Ne serin ne sıcak olan hep ilk gününün büyüsüne kapıldığım yüreğime yerleşen en duygulu ay...

Resmen olmasa da resen yaz bitti demektir aslında.

Ege kıyılarının en güzel zamanı, sonbaharın başlangıcı, insanın tenini yalayıp geçen meltem serinliği, güz ve hüznün garip birlikteliği...

İlk 20 günü yazdan ödünç, son 10 günü sonbahardan emanet olan ay...

Ağaçların kızıl sarı düşsel resmi geçidi...
Zaman zaman sarı sarı sarıp sarmalanmış dallarda yapraklar, bazen yarı çıplak rüzgara kapılmış yerlerde yaramazca uçuşanlar...
Dokunmaya çalıştığında avucunun içinde iç çeken hışırtılar...
Hepsi bir vakit evvel dallarda yemyeşil yapraktı oysa!

Ara sıra bulutların arasından gülümseyen güneş...
Gece gökyüzünde zifiri karanlıkta aranan yıldızlar...

Bir başlangıcın bitişi, bitti sandığının başlaması gibi!

Aynen İnsanoğlu gibi;
Sanki bir varmış da bir yokmuş gibi...

Öylesine durgun, duru,öylesine yalın ve güzel.
Siestaya benzeyen bir öğlen zamanı uyku arası düşü gibi.

Yaz artığı vakitler ile yaprak dökümü zamanların arasında melankolik medcezir halleri.

Hüznün milâdi takvimde arsızca kendine ayırdığı loca misali olsa gerek eylül.

Ne ağustos kadar altın sarısı ne ekim kadar kan kırmızı.

Hazanın tüm renklerini kuşandığımız hüznünden kaçmak isteyip kurtulamadığımız ay..

Denizin çarşaf gibi olduğu zamanların durgunluğu çöker insanın içine içine...
Nedenini bilemediği kaygılar kaplar etrafını...
Bir yandan yaşamak isterken bu hüznü, bir yandan da hasreti vuslata çevirip Eylül de bekleriz eski sevdaları sevinmek için.

...kim bilir belki bir hazin mazidir yüreğimizi hüzne boğan,içimizi dağlayan.
Sisli hatıralar arasında bekleyip bekleyip gelmeyenlerimizin ayıdır eylül, belki de her eylül kalbimizde kanayan bir yaradır.

Gidişlere ve gelişlere en yakışan ay...
Bitişlere gebe;
...dolayısıyla bazen de başlangıçlara..

"Geliyorum olduğun kente.." ya da "Gidiyorum bu kentten... artık" ayı.
Yaz sonu mahmurluğu, kış başı huzuru.
Konuşur gibi kendine has sesi olan;
"Gitti ne yazık ki..." diyen "Geldi nihayet..." diye müjdeler veren aydır eylül.

İnanmayan sakın takvimlerin yazdığı yalandır.
Koskoca 365 günü barındıran senenin ölüm günü eylül ayındadır.

Senenin öldüğü gün hangi gün olursa olsun;
Ben gibiler için hüzün de sevinç de bu ayda doğmuştur bence ve eylül benim için,iki hafta kadar fazla sürer.

Yaz bitti evet ama;
" Kızaran, sararan, bozaran yaprakları seviyorum ben ve tüm hüznüyle kabul ediyorum.

SEFA GELDİN HOŞ GELDİN EYLÜL


NUR SAYLAN
HABER HÜRRİYETİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nur Saylan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?