Kalemşorlara kanmayın

Kendi görüş ve düşüncelerinin en iyi, en doğru olduğunu zanneden yazarlarımız giderek çoğalmakta ne yazık ki…

Kişilikleri gibi kalemleri de çok kıvrak…

Ama dik durmasını bilmeyen…

Güç karşında eğilip bükülen…

Hem İsa’ya hem de Musa’ya aynı anda yaranmaya çalışan…

Okuyucuyu, her yazdıklarına inanacak kadar aptal yerine koyan…

Zamanın iktidarını her fırsatta anan, hatalarını bile övgüyle sunan…

İktidar değişince eskisini tu kaka ilan edip, yenisine biat eden…

Tarihi olayları bile saptırmayı görev edinen kalemşorlara cevap vermek şart oldu artık…

Malazgirt muharebesi ile Kurtuluş savaşını aynı düzleme oturtmak nasıl bir aklın eseridir bilemem…

Yanlış anlaşılmasın Sultan Alparslan’ın Malazgirt zaferini küçümsemek gibi bir düşüncem asla olamaz…

Büyük Selçuklu toprakları 6 Ülke (İngiltere, Fransa, İtalya,Rusya, Yunanistan, Ermenistan),tarafından işgal edilip paylaşılmış mıydı?

Bizans İmparatorunun hedefi Türklerin Anadolu içlerine ilerlemesini durdurmaktı.

Üstün bir güce sahip olduğu halde, Alparslan’ın savaş dehası karşısında tutunamadı…

Bunda, Bizans ordusu içinde Paralı asker olarak görev yapan, Peçenek ve Uz Türkleri ile Gürcü, Abaza ve Kürtlerin savaşın başlamasından sonra Alparslan’ın tarafına geçmelerinin de büyük payı olduğu inkâr edilemez…

Peki, kurtuluş savaşında, böyle bir olay yaşandı mı?

Yani, İngiliz, Fransız, İtalyan, Ermeni ve Yunan askerlerinden

Türk kuvvetlerine katılan bir Allah’ın kulu var mı?...

Tersine içimizdeki hainler, Mustafa Kemal’in kazanmaması için ellerinden gelini yaptılar…

Adı üstünde kurtuluş savaşı…

Yedi düvelin boğazımızı sıktığı…

Ordusuz… Silahsız… Umutsuz bıraktığı…

Kadınların ırzlarına geçildiği, küçük yaştaki erkek çocukların acımasızca katledildiği, Padişahın bile düşmana teslim olduğu

bir karanlık dönem…

Alparslan tüm bunlardan hangisini yaşadı…

İşte bu karanlığı,”geldikleri gibi gider” sözleriyle delip geçme inancına sahip bir yürek…

Görevinden istifa ettiği halde, düşman istilasına karşı durmak isteyen paşaları, generalleri emri altında toplayabilen bir irade…

Ayağına giyecek çarık bulamayan Mehmetçikle…

Kucağında bebesiyle cephane taşırken can veren kadınımızla…

Düşmanın silah depolarını gizlice soyarak orduya kan veren kahramanlarımızla…

Yirmi iki gün yirmi iki gece süren Kurtuluş savaşını aynı seviyede görmek…

Her iki savaştaki şartları eşit olarak vehmetmek…

Tarih bilgisi… Akıl… İrfan… Ve vicdan yoksunluğundan başka bir şey değildir.

Fikret Kalmuk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?