Persembenin Şairi: ATTİLÂ İLHAN

 

 SOKAKTAKİ ADAM

 Şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen Attilâ İlhan’ın aydın çalışmaları Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olur.

 15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde dünyaya gözlerini açar. Babası Bedri Bey aruzla şiir yazan bir divan şairidir. Etkilenir. Şiire düşkün ve ince duygulu bir çocuk olarak yetişir. 

İlk şiiri Balıkçı Türküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde çıktı (sayı: 23,1.10.1941). İlk düzyazısı ise (Kültürümüz Üzerine Düşünceler) Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili gazetesinde (29.10.1944) yayınlandı. Yayımlanan ilk şiirinden başlayarak toplumcu gerçekçilikle bezeli bir şiire yönelir. Nevin Yıldız ve Beteroğlu takma adıyla Yücel dergilerinde şiirleri yayınlanır.

 1948’te üniversite ikinci sınıftayken Paris'e gider. Fransız toplumuna ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde karakterlerine ve olaya esin kaynağı olur.

 İstanbul - Paris - İzmir Üçgeni

 1951’de Paris'e tekrar gider. Fransızcayı öğrenir. 1950'li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, adını yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başlar.

 Yurda döner; hukuk Fakültesi'ne de. Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanır. Son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bırakır. 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmaya başlar.1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi olanaklarıyla çıkarır.

Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda ikincilik almasıyla daha çok tanınır. Ünlü edebiyat dergilerinde şiirleri ve yazıları yayınlanır.  Türk edebiyatının önemli isimleri arasına girmeyi başarır.

 Birçok gazete ve dergide çalışır. İzmir’de Demokrat İzmir gazetesinin genel yayın yönetmenliği ve başyazarlığını üstlenir. Bilgi Yayınevi danışmanlığını yapar.  (1973-1980). Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan gibi gazetelerde köşe yazarıdır. (1968- ) 50’lilerde Vatan’da sinema eleştirileri yazar.

 Senaryo yazarlığı başlar. Ali Kaptanoğlu’dur adı. Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon).

Atilla İlhan Garip Akımı ve İkinci Yeni Şiire karşı gelen şairlerden olur.  Maviciler adı ile bilinen ‘toplumcu gerçekçi’ şiir akımını başlatır. Şiirlerinde yeni bir ses düzeni oluşturur. Kendine özgü bir anlatım biçimi geliştirir. Yağmur Kaçağı ve Ben Sana Mecburum gibi şiir kitapları ile genç şair kuşağını etkilemeyi başarır.

 Ve televizyon senaryo yazarıdır

1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri döner. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler olur.

 Şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işler. Sadece İstanbul, İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmez.

Batı kültürünün hangi biçimde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde irdeler. Olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda önyargı oluşturmaz.

“Hoşça kalın” demeden önceki son yıllarını tarih araştırmalarına verir. Türkiye'nin yakın tarihini belgelere dayandırarak televizyon ekranından topluma seslendirir.

 Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez romanlarında tarihsel konulara ağırlık veren Atilla İlhan birçok ödülün de sahibidir.

 1946 CHP Şiir Armağanı Yarışması ikincilik ödülü

 1974 TDK Şiir Ödülü – Tutuklunun Günlüğü

 1974 Yunus Nadi Roman ödülü – Sırtlan Payı

 2003 Sertel Demokrasi ödülü

 2007’de Atilla İlhan Bilim ve Sanat Kültür Vakfı kurulur. Kendi adına verilen Atilla İlhan Edebiyat ödülleri her sene sahiplerini buluyor.

 1985’te kalp ameliyatı olur. Yaşamı boyunca iki kere kalp krizi geçirir. İkincisi 10 Ekim 2005’te. Ve 80’inde herkese “Hoşça kalın” der.

 ==========================================

 BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.

 

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum sen yoksun.

 

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

 

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor

Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum sen yoksun.

 

Belki haziranda mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

 Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız   fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin.

 ==========================================

 YAPITLARI

Şiir kitapları

Duvar (1948), Sisler Bulvarı (1954),Yağmur Kaçağı (1955), Ben Sana Mecburum (1960), Bela Çiçeği (1962), Yasak Sevişmek (1968), Tutkunun Günlüğü (1973), Böyle Bir Sevmek (1977), Elde Var Hüzün (1982), Korkunun Krallığı (1987), Ayrılık Sevdaya Dahil (1993).

Romanları

Sokaktaki Adam (1953), Zenciler Birbirine Benzemez (1957), Kurtlar Sofrası (1963/64), Bıçağın Ucu (1973), Sırtlan Payı (1974), Yaraya Tuz Basmak (1978), Fena Halde Leman (1980), Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981), Haco Hanım Vay (1984), O Karanlıkta Biz (1988).

 Gezi notları

Abbas Yolcu (1957).

 Deneme-anı

Hangi Sol (1970), Hangi Batı (1972), Faşizmin Ayak Sesleri (1975), Hangi Seks (1976), Hangi Sağ (1980), Gerçekçilik Savaşı (1980), Hangi Atatürk (1981), Batının Deli Gömleği (Gazete yazıları, 1981), İkinci Yeni Savaşı (1983), Sağım Solum Sobe (Gazete yazıları, 1985), Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar (1985), Ulusal Kültür Savaşı (1986), Sosyalizm Asıl Şimdi (1991), Aydınlar Savaşı (1991), Kadınlar Savaşı (1992), Hangi Edebiyat (1993), Hangi Laiklik (1995),Hangi Küreselleşme (1997), Bir Sağ Kırmızı Karanfil

(gazete yazıları, 1988).

 Senaryoları

Sekiz Sütuna Manşet (6 bölüm) 1982’de, Kartallar Yüksek Uçar (12 bölüm) 1984’te, Yarın Artık Bugündür 1986’da, Yıldızlar Gece Büyür (16 bölüm) 1992’de, Tele-Flaş (13 bölüm) 1993’de TV dizisi olarak oynanır.

 

 * * *

 Murat TEPEBAŞILI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?