Tek Adam olmak için yola çıktı

Türkiye günlerdir Muharrem İnce’nin parti kurmasını ya da yola çıkmasını tartışıyor. Yol yol mudur bilinmez ama, ülkenin tek gündemi buymuş gibi, ekranlar sürekli olarak bu konuyu gündemde tutuyor.

Bu durum, AKP kadar Muharrem İnce’nin de o kadar işine geliyor ki, yapacağı açıklamaları sürekli erteliyor, ortalıkta görünmüyor.

Sesi ya da oyunculuğu kötü olduğu halde magazin basınında yer almak için atmadık takla bırakmayan sanatçılar gibi gündemde kalmayı başarıyor.

CHP kongresini takiben artık kendini dizginleyemeyeceğini anlayan Muharrem İnce’nin daha önce “çekirdekten gelmiş evladıyım” dediği partisiyle gemileri yaktığı anlaşılıyor.

Elbette demokratik bir ülkede, partisinden ayrılıp yeni bir parti kurmak herkesin hakkıdır. Ancak bu noktada bazı eleştirilerimiz olacak İnce’ye…

AKP’yi iktidardan indirmenin tek yolu, muhalefetin geniş bir demokrasi platformunda ve tek adayda buluşması. Sağır sultanın da artık bildiği bu gerçek ortada iken, parti kurmaya kalkan İnce’nin, CHP seçmenlerinin büyük çoğunluğunun tepkisini alması yüksek ihtimal…

İnce, bunun CHP’yi bölmeyeceğini, çünkü artık Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetildiğimizi ileri sürüyor.

Yani kendisinin parlamenter sisteme dönmek gibi bir iddiası yok. Oysa muhalefet cephesinin birinci gündemi güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmek.

İnce’nin böyle bir derdi yoksa, ikinci tura kalabilecek bir seçimde CHP’nin adayını destekleyeceğini açıklaması komik olmuyor mu?

Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden şikayet etmeyeceksin. Bu sistemle hem 2018’de hem de önümüzdeki seçimde aday olmaya kalkacaksın. Diğer taraftan parlamanter sistemi savunan muhalefet cephesi adayını ikinci turda destekleyeceğini söyleyeceksin.

İsmet İnönü hayatta olsa “Hadi canım sen de” demez miydi?

Aynı İnce’nin 2018’deki seçimde “Adam kazandı” demesi de, “Saray’a giden CHP’li” meselesinde Rahmi Turan ve Talat Atilla’nın oyuncağı olması da henüz unutulmadı.

Fatih Altaylı’ya yaptığı açıklamada Saray’a ben gitmedim, ama Genel Merkez’den bir CHP’li gitti diyor, yine net konuşmuyor, açıklamıyor bu CHP’linin kim olduğunu…

Bu kadar kaçak güreşen bir siyasetçinin ülkeye ne gibi bir gelecek vaad ettiği merak konusu.

Bu noktada İnce’yi, Ecevit’in hastalığı sırasında DSP’den ayrılıp Yeni Türkiye Partisi’ni kuran ve ardından siyasetin çöplüğüne gömülen İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan’a benzetmek hiç yanlış olmaz.

İnce Fatih Altaylı ile son görüşmesinde, parti kurmayacağını, yüzde 51 almak için oluşum başlatacağını açıkladı.

İlk turda olmasa bile ikinci turda çoğunluğu alacağından emin bu durumda… Hala da oyları bölmediğinden bahsedebiliyor.

Ayrıca “Oluşumum, ileride partiye dönüşür mü bilmem” diyerek parti kurma konusunda açık kapı bırakıyor. Yani yine ne dediği, ne yapmak istediği net olarak anlaşılamıyor.

İnsana sormazlar mı: Şimdi bilmiyorsan ne zaman bileceksin? Böyle bir dönemde CHP seçmeninin kafasını allak bullak etmek büyük haksızlık değil mi?

Altaylı’ya parti kurmayacağını söylüyor ama kulislerde, İnce’nin partisi için 3 isim önerildiği, bunların “Birinci”, “Ulusal Sol” ve “Çağdaş” olduğu gelen haberler arasında.

SONUÇ:

Türkiye 1990’lardaki “İnce İnce Yasemince” gibi bir komediyi yıllar sonra yeniden izliyor.

CHP seçmeni, böyle kritik bir dönemde bu narsizme, bölücülüğe prim vermez.

Anlaşılan o ki İnce, şu anki Cumhurbaşkanlığı sisteminden oldukça memnun ve hedefi 2023 seçiminde yüzde 51 oy alıp “tek adam” olabilmek.

İnce’nin siyasetinin Türkiye’nin tamamını ne kadar kucaklayabileceği de şüpheli. Bugüne kadar meydanlarda yüksek sesle nara atmak dışında pek bir çözüm siyaseti geliştirdiği söylenemez. Aldığı yüzde 31 oyun tamamının kendisine verilmiş bir oy olduğu yanılgısının da içinde…

Bu satırların yazıldığı saatlerde Kılıçdaroğlu’ndan İnce ile ilgili bir açıklama gelmemişti. CHP lideri, sadece partiyi bölmek isteyenlerden söz etti, isim vermedi.

Bakalım, önümüzdeki günlerde meşhur açıklamasını yapacak olan İnce’den başka ne gibi manevralar göreceğiz. Merakla bekliyoruz.

ERDOĞAN SÜRPRİZ YAPAR MI?

Gündemi ısıtan bir diğer konu Bahçeli’nin Akşener’e yaptığı eve dön çağrısı… Cumhur ittifakının köşeye iyice sıkıştığını ortaya koyan bu çağrıya İyi Parti lideri “siyasi magazin” yanıtını verdi. Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan da topa girdi ve çağrıyı destekledi, Akşener’i kendi cephelerine davet etti.

Siyasette olmaz olmaz derler. Önceki yazılarımdan birinde, üçüncü bir ittifaktan bahsetmiştim. Davutoğlu, Babacan, Akşener ve Karamollaoğlu ittifakıydı bu.

Akşener, Bahçeli’nin davetine icabet ederse buna gerek kalmadan AKP-MHP-İyi Parti ittifakı kurulabilir. Bu ittifakın, HDP’yi de resmi olarak yanına alamayan CHP’yi çok zor durumda bırakacağı açık.

2018 seçimlerinde Gül’ün ortak muhalefet adaylığını engelleyenin Akşener olduğunu unutmayalım. Kısacası çözümü gittikçe güçleşen bu denklemde Kılıçdaroğlu’nun, sağı solu pek belli olmayan Akşener’e fazla güvenmemesi gerekir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ani bir hamleyle,kendisinin de lehine olan parlamenter sisteme dönme kararı alıp, Akşener’in de desteğiyle AKP-MHP-İYİ PARTİ koalisyonu kurması da kimseyi şaşırtmasın.

Baydu Can

9 Ağustos 2020

baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?