Dernek ve vakflara 1 milyar TL


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Yavru tavşan yeni dünyaya gelmiş ve ormanı tanımak için gezmeye
başlamış. Her gördüğü canlıya:
-"Ben tavşanım, sen kimsin? Sana neden ...... diyorlar?" diye meraklı meraklı soruyormuş. Böylece herkesle tanışmaya
çalışıyormuş. Canlılardan köpek, kurt, at, eşek, kuş, deve, ayı, tilki vs. canlılarla tanıştıktan sonra karşısına bir canlı daha çıkmış:
-“Merhaba, ben tavşanım. Sen kimsin?”
+”Ben katırım.”
-“Sana niye ‘katır’ diyorlar?”
+”Benim babam at, annem eşek. İkisi beraber olunca ben dünyaya gelmişim, bana da ‘katır’ diyorlar.” demiş katır.
Tavşan yine yola koyulmus, yine birine rastlamış:
-“Merhaba, ben tavşanım. Sen kimsin?”
+”Ben kurt köpeğiyim.”
-“Sana neden ‘kurt köpeği’ diyorlar?
+”Benim babam kurt, annem köpek. İkisi beraber olunca ben dünyaya geldiğimden bana da ‘kurt köpeği’ diyorlar.” demiş. Tavşan yine yola koyulmuş, yine bir canlıyla karşılaşmış:
- “Merhaba, ben tavşanım. Sen kimsin?”
+”Ben deve kuşuyum.”
Yavru tavşan düşünmüş ve şaşkınlıkla:
-“Yok artık!...” demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Yaşamın hızlı temposu değil, can sıkıntısı öldürür. İnsanları hasta ve mutsuz yapan, hiçbir şeyin değer olmadığı hissidir.” demiş Dr.Harold Dodds...
Ne yapıyoruz öyleyse uzun yaşamak için?
Canımızın sıkılmasına fırsat bırakmıyoruz.
Anlaştık mı?

(Söz için ##FahriKalın abime çok teşekkür ediyorum.)

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Mutfağınızda ya da evinizin bazı kısımlarında oluşan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanabilirsiniz. Ayrıca kahve telvesini mutfak lavabonuza döküp, bol su ile akıttığınızda kötü kokuları ve su borusunda biriken yağları yok edebilirsiniz.”
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Türkiye üzerinde tam 82.000 cami bulunmaktadır.”
Soru: Toplam cemaat sayısı ne kadar? Ve cami başına ortalama kaç kişi düşüyor acaba?

“Günün Şairi” olarak 12 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün doğum günü olan Filistinli şair Mahmud Derviş’i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Mahmud Derviş 13 Mart 1941 tarihinde bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akko kentinin köylerinden El-Berva’da doğdu. Babası Selîm Dervîş köyündeki küttâbdan sonra eğitimine devam edememiş, köydeki topraklarını da yahudi işgaliyle birlikte kaybedince bir tarım işçisi olarak yoksulluk içinde hayatını sürdürmüştür. Ailenin altısı erkek, üçü kız olmak üzere dokuz çocuğu vardı. En büyük kardeşi Ahmed’in edebiyata ilgi duyması sonucu edebiyatla tanıştı. Üçüncü erkek kardeşi de edebiyatla ilgilendi ve yaşadıkları topraklarda ortaya çıkan sorunları ele aldığı kısa hikâyeler yazdı.

Mahmûd Dervîş, yedi yaşında iken İsrail işgali sırasında köyünün saldırıya uğraması üzerine ailesiyle birlikte Lübnan’a kaçtı, burada bir süre mülteci kampında yaşadı. Ülkelerine döndüklerinde kendi köyleri yıkıldığından Deyrülesed köyünde yine sığınmacı olarak kaldılar. Okula burada başlayan Dervîş klasik Arap edebiyatına ait pek çok şiir ezberledi ve yazdığı ilk şiirlerinde bunları taklit etti. Eğitim sürecinde karşılaştığı olumsuzluklara olan tepkisini zaman zaman şiirleriyle ve katıldığı eylemlerle gösterdi. İsrail Komünist Partisi’nin yayımladığı er-Raḳḳa gazetesinde yazılar yazmaya ve tercümeler yapmaya başladı. Bu arada aynı partiye yakınlığıyla bilinen el-İttiḥâd ve el-Cedîd gazetelerinde redaktörlük yaptı. İsrail’in sürdürdüğü zulme şiiriyle karşılık verdi, her gittiği yerde bu zulmü anlatmayı vazife bildi. Bundan dolayı “şâirü’n-nahda” (uyanış şairi) olarak tanındı. İsrail ordusu onun katılacağı şiir gecelerini engellemeye çalıştı, ardından yaşadığı mahalleden çıkmasına izin vermedi. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra 1961’de Hayfa’ya geçti; aynı yıl tutuklandı ve iki hafta süreyle hapishanede kaldı. Moskova’ya gidinceye kadar dört defa daha hapse atıldı ve ilk tutuklanma deneyimini “ilk aşk” şeklinde ifade etti. 1967’de İsrail’in eli kalem tutan bütün Filistinliler’in tutuklanması emri üzerine gizlendi, ancak el-İttiḥâd dergisindeki yayınlarına devam etti. 1970 yılının başında siyasî ekonomi öğrenimi için Moskova’ya gittiyse de hayalindeki Moskova’yı bulamadı.

1971 yılı başlarında Kahire’ye geçti ve el-Ehrâm gazetesinde çalıştı. Burada Muhammed Heykel, Necîb Mahfûz, Yûsuf İdrîs gibi Mısır’ın önde gelen simalarıyla birlikte bulundu. Ertesi yıl Beyrut’a gitti ve 1981’e kadar orada kaldı. Beyrut’ta eş-Şuʾûnü’l-Filisṭîniyye dergisinde başyazarlık ve Filistin Kurtuluş Örgütü Araştırmaları Merkezi’nde müdürlük yaptı. Buradaki son yılında edebiyat dergisi el-Kermel’i yayımladı. Fâiz Ahmed Fâiz, İbrâhim Merzûk, Ahmed ez-Za‘ter, Gassān Kenefânî, İkbâl Ahmed gibi edebiyatçılarla zaman zaman bir araya geldi. Beyrut’ta iken şiirleri bütün Ortadoğu’da dilden dile dolaşmaya başladı. Yine bu dönemde Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komisyonu üyeliğine getirildi ve Yâsir Arafat’ın danışmanlığını yaptı. 16 Eylül 1982’de İsrail’in desteklediği aşırı sağcı hıristiyan Falanjist milislerin Beyrut’un güneyindeki Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına saldırarak 2000 sivili öldürmeleri Filistin yönetimini ve Mahmûd Dervîş’i Beyrut’tan ayrılmaya mecbur bıraktı. Mahmûd Dervîş önce Şam’a, oradan Filistin yönetiminin daha önce gittiği Tunus’a ulaştı. Burada Yâsir Arafat’ın el-Kermel dergisini çıkarmasını talep etmesi üzerine önce Tunus’ta, ardından Paris’te dergiyi çıkardı. Kendi ifadesine göre Paris kendisinin ciddi bir değişim yaşamasına, bir tür yeniden doğmasına önemli katkıda bulundu. 1994 Temmuzunda Filistin’e döndü. İsrail güçleri tarafından sürekli kontrol altında tutulduğu Ramallah’ta ve Amman’da ikamet etti. 9 Ağustos 2008 tarihinde Amerika’da geçirdiği bir kalp ameliyatı sonrası öldü.

Semîh el-Kāsım ve Tevfîk ez-Zeyyât gibi şairlerle birlikte Filistin direniş edebiyatının en önemli isimlerinden olan Mahmûd Dervîş şiirlerinde Filistin halkının direnişini, acılarını ve umutlarını lirik bir dille anlatmıştır. Hem kendisinin hem halkının oradan oraya savrulduğu çileli hayatını şiirlerinden takip etmek mümkündür. 1965’te bir şiir gecesine katılmak üzere gittiği Kudüs’te öğrencilere okuduğu “Neşîdü’r-ricâl” adlı şiiri İsrail Parlamentosu’nda sert tartışmalara yol açmıştır. 1974’te yazdığı “Filistinli Sevgili”, 1979’da Tel Za‘ter Kampı’nın Lübnan iç savaşı sırasında kuşatılmasını konu alan “Aḥmed Zaʿter” destanı, Sabra ve Şatilla kamplarındaki katliamı anlatan “Beyrut Kasidesi” onun meşhur şiirlerindendir. Yirminin üzerinde divanı bulunan Mahmûd Dervîş’in şiirinin geçirdiği merhaleleri divanları üzerinden takip etmek mümkündür. Kendisi modern Filistin şiirinin ilk temsilcileri olan İbrâhim Tûkān, Abdürrahîm Mahmûd ve Ebû Selmâ gibi isimlerin ardından gelen ikinci kuşaktandır. 1960’ta çıkardığı ilk divanı ʿAṣâfîr bilâ ecniḥa’da bu şairlerin ve klasik Arap şiirinin etkilerini görmek, ayrıca onun bir sanatçı olarak çocukluk dönemini yansıttığını söylemek mümkündür. Daha sonra yayımlanan Evrâḳu’z-zeytûn yine ilk dönem şiirlerinin toplandığı bir eser olarak kabul edilirse ardından peş peşe gelen üç divanda sanat açısından daha olgun bir aşamaya geçtiği söylenebilir. Filistin tecrübesini semboller, efsaneler ve hikâyeler vasıtasıyla dile getirmiş, bu tarzda söylediği şiirler kalplerde derin izler bırakmıştır. Ancak kullandığı semboller, mitolojik öğeler ve destanlar şiirinin anlaşılmasını güçleştirmiştir. Dervîş’in şiirinde genel olarak modern şiirin, özel olarak da Bedr Şâkir es-Seyyâb, Salâh Abdüssabûr, Ahmed Abdülmutî Hicâzî, Edonis, Halîl Hâvî gibi modern şairlerin etkisi görülür.

1970’te vatanından ayrıldıktan sonraki şiirleri, özellikle de Beyrut’ta yazdığı şiirler İsrail askerlerinin silâhları altında ezilen vatanına özlemini ve İsrail’e karşı direnişi ifade eder. Üḥıbbüke ev lâ üḥıbbüke, Muḥâveletü raḳam 7, Tilke ṣûretühâ ve hâẕâ intiḥâru ʿâşıḳ, Aʿrâs bu dönemde yayımlanan divanlarıdır. Dervîş’in 1980’den sonraki şiirlerini olgunluk şiirleri olarak görmek mümkündür; bu şiirler sanat açısından şairin ulaştığı en üst seviyeyi temsil eder. Zaman zaman romantizmin, bazan da gerçekçiliğin hâkim olduğu şiirlerinde doğrudan siyasî konularla varoluşçuluğun işlendiği şiirler hem kulağa hem kalbe hitap eder. Mahmûd Dervîş’in divanları yanında yine İsrail’e karşı direnişi ele aldığı ondan fazla nesir kitabı mevcuttur. Günlük, makale ve hâtıra türlerine dahil edilebilecek olan bu eserlerde de şiirsel bir üslûp göze çarpar. Onun eserleri yalnız Filistinliler ve Arap halkları arasında değil bütün dünyada büyük ilgi görmüş ve yirmiden fazla dile çevrilmiştir.

Eserleri:
Şairin hepsi Beyrut’ta yayımlanmış olan eserleri şunlardır:

Divanları:
ʿAṣâfîr bilâ ecniḥa (1960), Evrâḳu’z-zeytûn (1964), Âşıḳ min Filisṭîn (1966), Âḫirü’l-leyl nehâr (1967), el-ʿAṣâfîr temût fi’l-Celîl (1970), el-Aʿmâlü’ş-şiʿriyyetü’l-kâmile (1971, 1973), Üḥıbbüke ev lâ üḥıbbüke (1972), Muḥâveletü raḳam 7 (1973), Tilke ṣûretühâ ve hâẕâ intiḥâru ʿâşıḳ (1975), Aʿrâs (1977), Medîḥu’ẓ-ẓılli’l-ʿâlî (1983), Ḥiṣâr li-medâʾiḥi’l-baḥr (1984), Hiye uġniye, hiye uġniye (1986), Verdü’l-eḳal (1987), Erâ mâ ürîdü (1990), Eḥade ʿaşere kevkeben (1992), Limâẕâ terekte’l-ḥiṣâne vaḥîden (1995), Serîrü’l-ġarîbe (1999), Cidâriyye (1999), Ḥâletü’l-ḥiṣâr (2002), Lâ taʿteẕir ʿammâ feʿalte (2004), Ke-zehri’l-levz ve ebʿad (2005), Lâ ürîdü en yentehiye hâẕe’ş-şiʿr (2008).

Nesirleri:
Şeyʾün ʿani’l-vaṭan (1971), Yevmiyyâtü’l-ḥüzni’l-ʿâdî (1973), Vedâʿan eyyühe’l-ḥarb, vedâʿan eyyühe’s-selâm (1974), Ẕâkirâtün li’n-nisyân (1987), Fî Vaṣfi ḥâletinâ (1987), Resâʾilü Maḥmûd Dervîş ve Semîḥ el-Ḳāsım (1989), ʿÂbirûne fî kelâmin ʿâbirin: Ḳaṣîde ve maḳālât (1991), Ḥâletü Ḥiṣâr (2002), Fî Ḥażrati’l-ġıyâb (2006), Es̱erü’l-firâşe (yevmiyyât, 2008), Yevmiyyâtü cerḥi Filisṭînî (Beyrut, ts. [Dârü’l-avdet]), el-Kitâbe ʿalâ ḍavʾi’l-bündüḳıyye (Beyrut, ts. [Dârü’l-avdet]).

Ödülleri
Uluslararası Nazım Hikmet Ödülü, 2002
The Lotus Prize (1969; from the Union of Afro-Asian Writers)
Lenin Peace Prize (1983; from the USSR)
The Knight of the Order of Arts and Letters (1993; from France)
The Lannan Foundation Prize for Cultural Freedom (2001)
Prince Claus Awards (2004)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak ruhunu ışıtmak istiyorum:

Bu Yolu Katedeceğim

Katedeceğim sonuna dek bu yolu, bu uzun ve uzun ve uzun
Sonuna dek kalbimin, katedeceğim bu uzun yolu
Toz ve kendimde ölenden başka hiçbir şey kalmadı kaybedilecek
Kaybolana işaret eder sırası ağaçların
Geçeceğim sırasını ağaçların…
Şairine ihtiyaç duyar mı bir yara
Kayaboluşun imgesinde bir nar çizmek için.
Atın üstünde inşa edeceğim, sizlere simge için otuz pencere
Bir göçten çıkarsanız, yeni bir göçe girmek için;
Bu uzun yolu katedeceğiz.
Daralsa da yeryüzü, daralmasa da…
Yayın sonuna dek gerilsin adımlarımız ok gibi
Burada mıydık bir an önce?
Ve yakında erişecek miyiz son oka?
Savurdu bizi rüzgâr, savurdu
Ne denir o halde?
Denir ki
Bu uzun yolu katedeceğim
Sonuna kadar,
Sonuna kadar…
Ve güllerden çokça atacağım denize
Kavuşmadan önce,
Celile’de bir çiçeğe…
#MahmudDerviş

Kudüs’te

Kudüs’te
Eski surların içi anlamında
Bir çağdan bir çağa yürüyorum
Beni düzeltecek bir hatıra olmaksızın.
Peygamberler orada paylaşırlar kutsal olanın tarihini
Çıkarlar göğe
Daha az hüzünlü, daha az bunalımlı dönerler.
Barış ve sevgi
Kutsaldır çünkü,
O şehre gelen
Bir yokuş aşağıya iniyordum fısıldayarak:
Tarihçiler nasıl da ayrışır
Taştaki ışık üzerine.
Kısık ışıklı bir taştan mı doğar savaşlar?
Uykumda yürüyorum,
İnceliyorum rüyamı
Hiç kimse yok ki arkamda,
Önümde de kimse yok.
Bütün bu ışık benim
Yürümüyorum
Hafifliyorum
Uçuyorum
Ve başkası oluyorum yükselişte…
Çimen gibi bitkiler büyür
Eşia’nın peygambersel ağzından.
Güvenli olmazsınız,
İnanmazsanız eğer.
Yürüyorum,
Bir başkasıyım sanki
Ve yaram
İncil’de beyaz bir gül gibi…
Ellerim
Haçtaki yeryüzünü taşıyıp yükselen
İki güvercin gibi.
Yürümüyorum
Uçuyorum
Ve başkası oluyorum yükselişte…
Yersiz yurtsuz
Kimim ki ben?
Miraç’ın yüceliğinde ‘ben’ yok ki benlikte
Düşünüyorum ki:
Bir tek Muhammed (s.a.v.) Hazretleri
Arapça konuşabilenleriydi
Sonra ne,
Sonra ne?
Bağırdı birden
Asker bir kadın
Yine mi sen?
Yine mi sen?
Öldürmemiş miydim seni?
Yanıtladım ki:
Öldürdün beni,
Yalnız unuttum
Senin gibi ölmeyi!
#MahmudDerviş

Dün akşamki internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 Dernek ve vakıf isimleri açıklanmalı
“AKP iktidarının arka bahçesi” olarak nitelendirilen ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarının yönettiklerinin de aralarında bulunduğu dernek ve vakıflar bütçeden yine büyük bir ödenek aldı. Geçen yıl dernek ve vakıflara aktarılan tutar 1 milyar TL’ye yaklaştı.
Genel bütçeli idarelerden dernek, vakıf ve diğer kuruluşlara yapılan ödenek transferleri sırasıyla şöyle: “Milli Eğitim Bakanlığı 428.5 milyon TL, Kültür ve Turizm Bakanlığı 212 milyon TL, Sağlık Bakanlığı 111.2 milyon TL, Gençlik ve Spor Bakanlığı 88.2 milyon TL, Diyanet İşleri Başkanlığı 29.2 milyon TL, İçişleri Bakanlığı 27 milyon TL, Dışişleri Bakanlığı 10.3 milyon TL, Türk Standardları Enstitüsü 10.2 milyon TL, Cumhurbaşkanlığı 7.5 milyon TL, Türkiye Bilimsel Ve Teknolojik Araştırma Kurumu 2.1 milyon TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 1.7 milyon TL, Milli Savunma Bakanlığı 835 bin TL, Türkiye Büyük Millet Meclisi 200 bin TL, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 140 bin TL, Adalet Bakanlığı 5 bin TL, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bin TL, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 467 bin TL.”
DERNEK VE VAKIFLAR BİLİNMİYOR
Her yıl genel bütçeden büyük ödenekler aktarılan bu dernek ve vakıflarla diğer kuruluşların isimleri yine açıklanmadı.

Muharrem İnce açıklama yaptı
Yeni parti kuracağı iddiaları gündemde olan CHP'li Muharrem İnce, iddialarla ilgili açıklama yaptı. İnce, Fatih Altaylı'ya yaptığı açıklamada, "Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum" dedi.

CHP'den ayrılarak yeni parti kuracağı iddia edilen Muharrem İnce, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"İşler kötüye giderken kendi hatalarını dış mihraklara bağlayanlarla, kendileri gibi düşünmeyenleri iktidarla ilişkilendirip ihanetle suçlayanlar aslında aynı yolun yolcusudur."
 
Korona haberlerine gelince:
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca:

“Zatürre oranı tüm Türkiye’de düştü. Günlük test sayısında 64 bine çıktık. En yüksek sayı yaklaşık 58 bindi. Hastane doluluk oranlarımızda, yeni yatan ve taburcu olan hastaların yakın sayılarda olması sebebiyle değişiklik yok. İyi sonuç sıkı tedbire bağlı.”

 
Bugünkü test sayısı: 63.842
Yeni vaka sayısı: 1172
Vaka sayısının 1000’in altına düşüşünün devam etmesi iyi.
Yapılan test sayısının vaka sayısına oranı dün 2,08 iken bugün epey azalarak 1,83 olmuş. Bu oranın 2’nin altına inmesi güzel gelişme.
 
Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

9 Ağustos 378 - Hadrianapolis Muharebesi: Doğu Roma İmparatoru Valens, Vizigotlar'a yenildi; müstahkem Konstantinopolis (İstanbul) ve Andrinopolis (Edirne) haricinde tüm Trakya yağmalandı.
9 Ağustos 1173 - Yapımı iki asır sürecek olan Pisa Kulesi'nin inşası başladı.
9 Ağustos 1554 - Osmanlı ve Portekiz arasında Hürmüz Deniz Muharebesi gerçekleşti.
9 Ağustos 1578 - Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında Çıldır Muharebesi gerçekleşti.
9 Ağustos 1805 - Avusturya İmparatorluğu, Birleşik Krallık, İsveç, Rus İmparatorluğu ve Napoli Krallığı, Napolyon'a karşı ittifak oluşturdular.
9 Ağustos 1892 - Thomas Edison, iki yönlü telgrafın patentini aldı.
9 Ağustos 1902 - VII. Edward, Birleşik Krallık Kralı olarak taç giydi.
9 Ağustos 1912 - Tekirdağ ilinin Mürefte beldesinde 7,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
9 Ağustos 1915 - Birinci Anafartalar Muharebesi başladı.
9 Ağustos 1928 - Türkiye'de Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin benimsendiği Harf Devrimi: Atatürk, harfleri Cumhuriyet Halk Partisi'nin Gülhane'deki galasına katılanlara tanıttı. Sonraki süreçte yeni alfabe yasal olarak kabul edildi ve yaygınlaştırılmaya başlandı.
9 Ağustos 1936 - 1936 Yaz Olimpiyatları: Jesse Owens dördüncü altın madalyasını kazandı.
9 Ağustos 1942 - Dimitri Şostakoviç'in Leningrad Senfonisi, Alman kuşatması altındaki Leningrad'da ilk kez seslendirildi.
9 Ağustos 1942 - Mahatma Gandhi, İngiliz birlikleri tarafından Bombay'da tutuklandı.
9 Ağustos 1945 - Amerika Birleşik Devletleri, Japonya'nın Nagazaki şehrine atom bombası attı: yaklaşık 70.000 kişi o anda öldü.
9 Ağustos 1949 - Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi oldu.
9 Ağustos 1951 - Ücretli Hafta Tatili Kanunu yürürlüğe girdi. İşçilerin resmi tatil günleriyle hafta tatilinde çalıştıkları yerlerden yarım yevmiye almaları karara bağlandı.
9 Ağustos 1965 - Singapur, Malezya'dan ayrılarak bağımsızlığını kazandı.
9 Ağustos 1969 - Charles Manson liderliğindeki bir kült grup üyeleri, Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate, Abigail Folger, Polonyalı oyuncu Wojciech Frykowski, erkek kuaförü Jay Sebring ve lise mezunu bir genç Steven Parent'i Los Angeles'ta öldürdüler.
9 Ağustos 1973 - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın genelgesiyle, dolar alımı kısıtlandı ve İstanbul'da bankaların 200 dolardan fazlasını bozmayacakları açıklandı.
9 Ağustos 1974 - Watergate skandalının sonucu olarak, istifa eden Richard Nixon'ın yerine Başkan Yardımcısı Gerald Ford ABD Başkanı oldu.
9 Ağustos 1992 - Barselona'da düzenlenen 25. Olimpiyat Oyunları sona erdi.
9 Ağustos 1994 - Aydın Doğan, Hürriyet grubunu satın aldı.
9 Ağustos 1996 - Boris Yeltsin yemin ederek, Rusya Federasyonu Başkanı olarak ikinci dönemine başladı.
9 Ağustos 1999 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Başbakan Sergei Stepashin'i azletti.
9 Ağustos 2007 - Köksal Toptan, 535 geçerli oyun 450'sini alarak TBMM başkanı seçildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

9 Ağustos 1631 - John Dryden, İngiliz yazar (ö. 1700)
9 Ağustos 1819 - William Thomas Green Morton, Amerikalı tıp insanı (ö. 1868)
9 Ağustos 1864 - Roman Dmowski, Polonyalı devlet adamı (ö. 1939)
9 Ağustos 1871 - Leonid Andreyev, Rus dışavurumcu yazar (ö. 1919)
9 Ağustos 1881 - Ebül’ula Mardin, Hukukçu, akademisyen ve siyasetçi (ö. 1957)
9 Ağustos 1896 - Jean Piaget, İsviçreli psikolog (ö. 1980)
9 Ağustos 1900 - Boris Bajanov, Sovyet siyasetçi, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Politbürosu sekreteri ve 1923-1925 yılları arasında Josef Stalin'in sekreteri (ö. 1982)
9 Ağustos 1906 - Robert Surtees, Amerikalı görüntü yönetmeni (ö. 1985)
9 Ağustos 1914 - Tove Jansson, Fin yazar, ressam ve karikatürist (ö. 2001)
9 Ağustos 1918 - Robert Aldrich, Amerikalı sinema yönetmeni (ö. 1983)
9 Ağustos 1920 - Willi Heinrich, Alman yazar (ö. 2005)
9 Ağustos 1922 - Philip Larkin, İngiliz şair ve yazar (ö. 1985)
9 Ağustos 1927 - Robert Shaw, İngiliz oyuncu ve yazar (ö. 1978)
9 Ağustos 1929 - Abdi İpekçi, Yazar ve gazeteci (ö. 1979)
9 Ağustos 1930 - Jacques Parizeau, Kanadalı ekonomist ve siyasetçi (ö. 2015)
9 Ağustos 1937 - Füruzan, İranlı oyuncu (ö. 2016)
9 Ağustos 1942 - Erman Şener, Sinema eleştirmeni, gazeteci, senaryo ve kitap yazarı (ö. 2002)
9 Ağustos 1944 - Andrzej Przybielski, Polonyalı müzisyen (ö. 2011)
9 Ağustos 1944 - Nevra Serezli, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı.
9 Ağustos 1944 - Sam Elliott, Amerikalı oyuncu.
9 Ağustos 1951 - Memet Baydur, Oyun yazarı (ö. 2001)
9 Ağustos 1954 - Olga Knyazeva, Rus eskrimci (ö. 2015)
9 Ağustos 1957 - Melanie Griffith, Amerikalı aktris.
9 Ağustos 1958 - Muazzez Ersoy, Türk sanat müziği sanatçısı.
9 Ağustos 1958 - Per Herrey, İsveçli müzisyen.
9 Ağustos 1963 - Jay Leggett, Amerikalı komedyen ve oyuncu (ö. 2013)
9 Ağustos 1963 - Whitney Houston, Amerikalı ses sanatçısı (ö. 2012)
9 Ağustos 1973 - Oleksandr Ponomaryov, Ukraynalı şarkıcı.
9 Ağustos 1975 - Rodrigo Mendes, Brezilyalı futbolcu.
9 Ağustos 1976 - Audrey Tautou, Fransız oyuncu.
9 Ağustos 1976 - Oylum Talu, Televizyoncu ve sunucu.
9 Ağustos 1978 - Senan Kara, Oyuncu.
9 Ağustos 1982 - Kate Siegel, Amerikalı oyuncu ve senarist.
9 Ağustos 1983 - Ashley Johnson, Amerikalı oyuncu ve seslendirme sanatçısı.
9 Ağustos 1984 - Pierre Perrier, Fransız aktör.
9 Ağustos 1985 - Anna Kendrick, Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusu.
9 Ağustos 1986 - Taner Ölmez, Dizi ve sinema oyuncusu.
9 Ağustos 1992 - Burkely Duffield, Kanadalı aktör.
9 Ağustos 1993 - Rydel Lynch, Amerikalı şarkıcı ve dansçı.


Bugün kimler ölmüş derseniz?

9 Ağustos 378 - Valens, Roma imparatoru (d. 328)
9 Ağustos 803 - İrini (Atinalı İrini), Bizans İmparatoriçesi (d. 752)
9 Ağustos 833 - Memun, Abbasi Halifesi (d. 786)
9 Ağustos 1516 - Hieronymus Bosch, Hollandalı ressam (d. 1450)
9 Ağustos 1523 - Ulrich von Hutten, Alman düşünür ve şair (d. 1488)
9 Ağustos 1919 - Ernst Haeckel, Alman zoolog (evrim teorisinin savunucularından ve evrime ilişkin yeni kuramların kurucusu) (d. 1834)
9 Ağustos 1919 - Ruggero Leoncavallo, İtalyan besteci (Pagliacci operası) (d. 1857)
9 Ağustos 1927 - Kral Sisowath, Kamboçya Kralı (d. 1840)
9 Ağustos 1943 - Chaim Soutine, Rus dışavurumcu ressam (d. 1893)
9 Ağustos 1949 - Edward Thorndike, Amerikalı psikolog (d. 1874)
9 Ağustos 1954 - Mehmet Münir Çağıl, Siyasetçi ve hukukçu (d. 1870)
9 Ağustos 1957 - Carl Clauberg, Alman tıp doktoru (Nazi Almanyası'nda Toplama kamplarında insanları kobay olarak kullanan) (d. 1898)
9 Ağustos 1962 - Hermann Hesse, Alman yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1877)
9 Ağustos 1969 - Sharon Tate, Amerikalı sinema oyuncusu (cinayet) (d. 1943)
9 Ağustos 1972 - Sıddık Sami Onar, Hukuk profesörü (d. 1897)
9 Ağustos 1973 - Georges Duthuit, Fransız sanat eleştirmeni ve yazar (d. 1891)
9 Ağustos 1974 - Aliye Berger, Gravür sanatçısı ve ressam (d. 1903)
9 Ağustos 1975 - Dmitri Şostakoviç, Rus besteci (d. 1906)
9 Ağustos 1978 - James Gould Cozzens, Amerikalı yazar (d. 1903)
9 Ağustos 1992 - Aytekin Kotil, Siyasetçi ve İstanbul eski Belediye Başkanlarından (d. 1934)
9 Ağustos 1994 - Aykut Sporel, Radyo programcısı ve Türkiye radyolarının ilk disk jokeylerinden (d. 1935)
9 Ağustos 1995 - Jerry Garcia, Amerikalı müzisyen (Grateful Dead) (d. 1942)
9 Ağustos 1996 - Sir Frank Whittle, İngiliz ordu mühendisi ve jet motorunun mucidi (d. 1907)
9 Ağustos 2003 - Gregory Hines, Amerikalı oyuncu ve dansçı (d. 1946)
9 Ağustos 2003 - Jacques Deray, Fransız film yönetmeni (d. 1929)
9 Ağustos 2005 - Coşkun Ertepınar, Şair ve eğitimci (d. 1914)
9 Ağustos 2005 - Marco Cavagna, İtalyan astronom (d. 1958)
9 Ağustos 2005 - Matthew McGrory, Amerikalı aktör (d. 1973)
9 Ağustos 2007 - Ulrich Plenzdorf, Alman yazar (d. 1934)
9 Ağustos 2008 - Ahmet Sezgin, Türk halk müziği sanatçısı (d. 1936)
9 Ağustos 2008 - Bernie Mac, Amerikalı oyuncu (d. 1957)
9 Ağustos 2008 - Mahmut Derviş, Filistinli şair (d. 1942)
9 Ağustos 2014 - Charles Keating, İngiliz oyuncu (d. 1941)
9 Ağustos 2014 - Ed Nelson, Amerikalı oyuncu (d. 1928)
9 Ağustos 2015 - Fikret Otyam, Ressam, gazeteci ve yazar (d. 1926)
9 Ağustos 2015 - Mustafa Kayabek, Şair ve yazar (d. 1931)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve olabildiğince keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazar.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?